AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞME KARARI
Başvuru No. 22263/10
Gülden SÖNMEZ ve diğerleri / TÜRKİYE
Başkan
Julia Laffranque,
Hâkimler
Ivana Jelić,
Arnfinn Bårdsen
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“İkinci Bölüm”), 10 Aralık 2019 tarihinde Daire halinde toplanarak, yukarıda belirtilen 6 Nisan 2010 tarihli başvuruyu ve davalı Hükümet’in, Mahkemeyi, başvurunun kayıttan düşürülmesine davet ettiği 12 Haziran 2019 tarihli deklarasyon ile bu deklarasyona başvuran tarafından verilen cevabı dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
Başvuran tarafların isim listesi ekte yer almaktadır.
Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranlar, Sözleşme’nin 11. maddesini ileri sürerek, barışçıl toplanma özgürlüklerinin ihlal edildiğinden şikâyet etmişlerdir.
Başvuru, 26 Eylül 2017 tarihinde Hükümete bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Başvuran taraf, toplanma özgürlüğü hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Bu bağlamda Sözleşme’nin 11. maddesini ileri sürmüştür.
Dostane çözüm amacıyla yapılan girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Hükümet, 12 Haziran 2019 tarihli bir yazıyla, Mahkemeyi, söz konusu başvuruda ileri sürülen sorunun çözülmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon metni sunmayı tasavvur ettiği hakkında bilgilendirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Deklarasyon metni şu şekildedir:
“ Türk Hükümet, mevcut davada, Mahkeme içtihatları ışığında, başvuranların Sözleşme’nin 11. maddesiyle korunan haklarının ihlal edildiğini kabul etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest bulunan yukarıda anılan başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere, başvuranlar Gülden Sönmez, Ali Karakuş, Ahmet Mercan, Ömer Sarıoğlu, Ümit Sönmez, Gönül Yıldız ve Abdullahim Yılmaz’ın her birine, kendileri tarafından ödenmesi gereken her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere, maruz kaldıkları her türlü maddi ve manevi zarar ile masraf ve giderleri karşılığında 1.800 EUR (bin sekiz yüz avro) ödemeyi önerdiğini beyan eder.
Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak, Mahkeme tarafından kabul edilen kayıttan düşürme kararının tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağların belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın nihai çözüme kavuşturulduğu anlamına gelecektir. ”
Başvuran taraf, 23 Temmuz 2017 tarihli bir yazıyla, başvurunun Mahkeme önünde dokuz yıldır derdest olduğu gerekçesiyle, tek taraflı deklarasyonda verilen taahhütlerin kendisini tatmin etmediğini belirtmiştir. Bu sebeple, kararı Mahkemenin takdirine bırakmaktadır.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, yargı sürecinin her aşamasında dava koşullarının bu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde yer alan durumlardan biri ile sonuçlanması durumunda davanın kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi, davanın kayıttan düşürülmesine şu durumda imkân vermektedir:
“ (...) Mahkeme’nin saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse.”
Mahkeme ayrıca, başvuran, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayalı olarak 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi gereğince, bazı koşullarda, davanın kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
Mahkeme bu amaçla, deklarasyon metnini, özellikle Tahsin Acar kararında (Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003‑VI, WAZA Sp. z o.o./Polonya (kabul edilebilirlik hakkında karar) No. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska/Polonya (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 28953/03, 18 Eylül 2007)) ortaya konulan içtihadında yer alan ilkeler ışığında incelemiştir.
Mahkeme Türkiye aleyhinde açılanlar da dâhil olmak üzere bazı davalarda, Sözleşme’nin 11. maddesinin ihlaline ilişkin şikâyetlerle ilgili uygulamasını tespit etmiştir (diğer kararlar arasında bk. Akarsubaşı/Türkiye, No. 70396/11, §§ 42-47, 21 Temmuz 2015).
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı - ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur - göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
Ayrıca yukarıda belirtilen değerlendirmeler ışığında ve bu yönde açık ve çok sayıda içtihadın bulunduğu göz önünde alındığında, Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun bu kısmının incelenmesini gerekli kılmadığı kanaatindedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrası son cümlesi (in fine)).
Mahkeme, bu deklarasyon metnini yorumladığı üzere, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilen ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulan bu meblağın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37. maddesinin 1. fıkrası uyarınca verilen Mahkeme kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödenmesi gerekecektir. Bu miktar, söz konusu süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankası’nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağına taahhüt etmektedir.
Mahkeme son olarak, Hükümet’in tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan, (kabul edilebilirlik hakkında karar) No.18369/07, 4 Mart 2008).
Bu nedenle, davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyonunda, Sözleşme’nin 11. maddesi ile ilgili açıklamaları ve verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulları dikkate alarak,
Başvurunun, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 9 Ocak 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
EK
No.
Adı SOYADI
Doğum Tarihi
Uyruğu
İkamet yeri
1
Gülden SÖNMEZ
04.01.1966
Türk
Gaziantep
2
Ali KARAKUŞ
10.03.1981
Türk
Malatya
3
Ahmet MERCAN
13.03.1957
Türk
İstanbul
4
Ömer SARIOĞLU
03.03.1981
Türk
İstanbul
5
Ümit SÖNMEZ
28.06.1970
Türk
Oğuzeli
6
Gönül YILDIZ
01.01.1975
Türk
Sinop
7
Abdulhalim YILMAZ
01.09.1975
Türk
İstanbul
Full & Egal Universal Law Academy