Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-2-12 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 07-16/149-49
Karar Tarihi : 22.2.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK 10
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M. Sıraç ASLAN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖR : Ekrem KALKAN, Adnan AKGÜN, Remzi Özge ARITÜRK
C. ŞİKAYET EDEN : Mep İletişim ve Dış Ticaret A.Ş.
Hattat Halim Sok. No:15 Balmumcu/İstanbul
Temsilcisi: Av. Abdülkadir AKSOY
Çatallı Sok. No:25 06500 Gazi Mah. Ankara
D.HAKKINDA 20
İLK İNCELEME
YAPILAN : Sony Ericsson Mobile Communications AB Türkiye Şubesi
Büyükdere Cad. No:61 USO Center K.1 Maslak/İstanbul
E. DOSYA KONUSU : Sony Ericsson’un alıcıları arasında ayrımcılık yapmak
suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayetçi tarafından yapılan başvuruda;
Mep İletişim ve Dış Ticaret A.Ş.’nin (Mep İletişim) 2000 yılından bu yana GSM
sektöründe cep telefonu ve aksesuarları dağıtımı ve ilgili hizmetlerin sunumu 30
alanında faaliyet gösterdiği, bu süreç içersinde diğer marka ve ürünlerin yanı sıra
2001 ve 2004 yılları arasında Ericsson marka cep telefonlarının da dağıtıcılığını
yaptığı ve bu faaliyetlerinde üstün bir başarı gösterdiği,
Sony Ericsson Mobile Communications AB’nin (Sony-Ericsson) ise 2003 yılından
itibaren çok satan ve satma ihtimali yüksek bulunan ürünleri yalnızca Genpa ve
KVK şirketleri aracılığı ile dağıtma yoluna gittiği ve bu ürünleri kendilerine ya da
diğer dağıtıcı firmalara vermekten kaçındığı,
Bu uygulamanın Mep İletişim de dahil olmak üzere diğer işletmeleri cep telefonu
dağıtım pazarında dezavantajlı konuma getirmiş ve maddi ve manevi zarara
sebebiyet vermiş olduğu, 40
Buna karşın, Mep İletişim’in ise sahip oldukları bayi ağının memnun edilmesi
amacıyla 2005 yılı içerisinde en çok satan Sony-Ericsson markalı bazı ürünlerin
paralel ithalatını gerçekleştirdiği,
Söz konusu paralel ithalatın gerçekleştirilmesinin ertesinde, Sony-Ericsson
firmasına bağlı saha çalışanlarınca Mep İletişim’e olumsuz bir tavır sergilenmeye
07-16/149-49
2
başlandığı ve bayiler nezdinde Mep İletişim’in olumsuz eleştirilerin hedefi haline
getirildiği,
Bu olay sonucunda Mep İletişim ile Sony-Ericsson arasındaki ilişkinin durma
noktasına geldiği, 2005 yılının Kasım ayından itibaren Sony-Ericsson’la ilişkilerin
yeniden canlandırılması amacıyla görüşmeler başlatıldığı fakat her türlü bilgi 50
talebinin karşılanmasına rağmen kendilerinden olumlu bir cevap alınamadığı,
Mep tarafından Sony Ericsson’a gönderilen 5.10.2006 tarihli ihtarname ile
aralarındaki sözleşme çerçevesinde ürün talep edildiği, bu olay karşısında Sony-
Ericsson’un Mep İletişim’e aralarında akdedilmiş bulunan “Mobil telefon ve
Aksesuarlarının Alım ve Satımına İlişkin Çerçeve Anlaşma”sının feshedildiğini
bildiren bir cevap verdiği,
Nokia’nın pazar lideri olduğu ancak adı geçen teşebbüsün pazarda hakim
durumda bulunan tek teşebbüs olmadığı, Sony-Ericsson’un da içinde bulunduğu
üç dört teşebbüsün sahip oldukları teknolojik üstünlük, finansal güç, ürün çeşitliliği
ve müşteri bağımlılığı gibi unsurlarla pazardaki ekonomik parametreleri 60
etkileyebilme gücüne sahip oldukları diğer bir deyişle hakim durumda
bulundukları ve
Sony-Ericsson’un bu şekilde marka içi ve markalar arası rekabete zarar verdiği,
Mep İletişim’e mal vermeyi reddetmek suretiyle alıcıları arasında ayrımcılık
yaparak hakim durumunu kötüye kullandığı
belirtilerek konunun incelenerek gereğinin yapılması talep edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 26.1.2007 tarih ve 689 sayı ile giren başvuru
üzerine yapılan ilk inceleme sonucunda düzenlenen 14.2.2007 tarih ve 2007-2-12/İİ-07-
EK sayılı İlk İnceleme Raporu, 19.2.2007 tarih, REK.0.06.00.00-110/65 sayılı Başkanlık 70
önergesi ile 07-16 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRÜN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; şikayet dilekçesinde yer alan iddialar
hakkında 4054 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir işlem tesis edilmesine gerek
olmadığı ve başvurunun reddedilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 6. maddesinin (b) bendinde, "Eşit
durumdaki alıcılara aynı eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek,
doğrudan veya dolaylı olarak ayrımcılık yapılması..." hakim durumun kötüye kullanılması
hallerinden biri olarak sayılmıştır. Bu bakımdan şikayetin değerlendirilebilmesi için
şikayet edilen teşebbüsün pazardaki konumu diğer bir deyişle hakim durumda bulunup 80
bulunmadığı tespit edilmelidir.
Bu değerlendirmeye geçmeden önce başvurunun ayrımcılık iddialarını içermesi
nedeniyle şikayete konu eylemlerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (e) bendinde
yer alan, “münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit
durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması” hükmü çerçevesinde de değerlendirilip
değerlendirilemeyeceği hususuna açıklık getirmek gerekmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi rekabeti sınırlayan teşebbüsler arası anlaşmalar,
uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarını yasaklamaktadır. Dolayısıyla ayrımcı
uygulamalara ilişkin hükmün uygulanabilmesi için öncelikle ayrımcılık yapılmasına temel
07-16/149-49
3
olabilecek bir işbirliği ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Bu işbirliği ilişkisi teşebbüsler 90
arası anlaşmalar ya da uyumlu eylemler yoluyla kurulabileceği gibi teşebbüs birliği
kararları ile de kurulabilecektir. Başvuruda ise herhangi bir şekilde böyle bir iddiaya yer
verilmediğinden söz konusu şikayet, Kanun’un 4. maddesinin (e) bendi hükmü
çerçevesinde değerlendirilmemiştir.
Hakim durum, bir veya birden fazla teşebbüsün birlikte belirli bir pazarda rakipleri ve
müşterilerinden bağımsız hareket ederek ekonomik parametreleri belirleyebilme
gücüdür. Dolayısıyla hakim durum tespitinin yapılabilmesi, öncelikle ilgili ürün pazarının
ve ilgili coğrafi pazarın belirlenmesini gerekli kılmaktadır.
Dosya konusu ilgili ürün pazarı “cep telefonu ve aksesuarları pazarı” olarak
tanımlanmıştır. İlgili coğrafi pazar ise cep telefonu sağlayıcısı ve dağıtıcısı olan 100
teşebbüslerin ilgili ürünlerin tüm Türkiye çapında satışı yapılacak şekilde üretip
dağıttıkları göz önünde bulundurulduğunda “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak
belirlenmiştir.
İlgili ürün pazarının dosya bazında gerekli olabilecek daha ayrıntılı bir araştırma ile alt
pazarlara ayrılma ihtimali bulunmakla birlikte şikayetin konusu ve rekabet ihlali olduğu
iddia edilen eylemlerin anlaşılması bakımından böyle bir alt sınıflandırmaya ihtiyaç
bulunmamaktadır.
Dosyadaki bilgilere göre, 2006 Mayıs ayı itibarıyla cep telefonu satış pazarında markalar
bazında ve satış gelirlerine göre tahmini pazar paylarının dağılımı aşağıdaki gibidir:
Tablo 1: Cep telefonu pazar payları: Mayıs 2006 110
Markalar Satış gelirleri pazar payı %
Nokia 64,8
Samsung 16,8
Sony/Ericsson 6,8
Motorola 5,8
Siemens 2,2
LG 1,9
Diğerleri 1,7
Toplam 100
Tablo 2: Cep telefonu pazar payları: Ocak-Mayıs 2006 arası toplam
Markalar Satış gelirleri pazar payı %
Nokia 63,1
Samsung 17,3
Sony/Ericsson 7,2
Motorola 6,4
Siemens 3,0
LG 1,8
Diğerleri 1,2
Toplam 100
Yukarıdaki tablolardan da görüleceği üzere Nokia, cep telefonu satışı pazarında
halihazırda pazar lideri olarak faaliyet göstermektedir. Nokia’nın %60’ın üzerindeki pazar
payına karşın Sony-Ericsson’un pazar payı %7,5’in altında bulunmaktadır. Her ne kadar
pazar payı bilgisi hakim durumun belirlenmesinde tek gösterge olmasa dahi bu konuda
öncelikli olarak dikkate alınması gereken bir unsurdur. Dolayısıyla şikayet dilekçesinde
ifade edildiği üzere %7,5’in altında pazar payı ile Sony-Ericsson firmasının hakim
durumda bulunması mümkün görünmemektedir.
07-16/149-49
4
Rekabet hukuku uygulamalarında bir teşebbüsün sözleşme yapmayı reddetme
şeklindeki davranışının rekabet ihlali olarak kabul edilebilmesi ancak söz konusu 120
teşebbüsün hakim durumda bulunduğunun tespit edilmesi ile mümkün olabilmektedir.
Yukarıda da ifade edildiği üzere şikayet edilen teşebbüs olan Sony-Ericsson firmasının
ise böyle bir pazar gücüne sahip olmadığı kanaatine varılmıştır.
Buna ek olarak Türkiye’de cep telefonu dağıtım işinde bulunan teşebbüslerin birden
fazla markanın ürünlerinin dağıtıcılığını yaptığı ve 10’dan fazla orta ve büyük çaplı
işletmenin bu alanda oldukça rekabetçi pazar şartları altında faaliyet gösterdikleri
görülmektedir. Başvuru sahibi teşebbüs olan Mep İletişim de Sony-Ericsson’un yanında
Nokia ve Motorola markalı ürünlerin dağıtıcılığını yapmaktadır. Bir başka deyişle
herhangi bir şekilde hakim durumda olmayan Sony-Ericsson’un başvuru sahibi firmaya
mal vermeyi ya da sözleşme yenilemeyi reddetmesinin herhangi bir şekilde Mep İletişim’i 130
zorunlu olarak pazar dışına çıkarabilecek bir etkisi bulunduğundan söz edilemez.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, şikayet konusu iddialar ile ilgili
olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önaraştırma yapılmasına ya da soruşturma
açılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy