T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2014/1516
KARAR NO: 2019/557
DAVA TARİHİ: 13/10/2014
KARAR TARİHİ: 11/06/2019
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların aralarında üstlenilmiş işlerde, net karın paylaşımı ve iş bu işlere ilişkin olarak yapılacak ön ödemeler konusunda kar paylaşım sözleşmesi akdettiklerini, kar paylaşım sözleşmesine konu edilen üç adet projenin mevcut olduğunu, işbu projelerin hepsinin tamamlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre kar paylaşımının tüm masraflar hesaplandıktan sonra kalan net kar üzerinden bu işle ilgili ödenecek vergi miktarı hesaplanıp düşüldükten sonra %65'i davalıya %35'inin de müvekkiline ait olacağının taraflarca kabul edildiğini, tarafların yapılan harcamalara ilişkin bir hesap dosyası oluşturulmasına karar verdiklerini, davalı davranışları nedeniyle hesap dosyasının bugüne kadar incelenip denetlenmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen Kar Paylaşım Sözleşmesi uyarınca, bakiyesi iş sonunda kesin hesap yapıldığında ödenmek kaydı ile müvekkile yapılması gereken ödemelerin, ara ödemelerinin hiç birinin yapılmadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya dair haklan saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında akdedilen Kar Paylaşım Sözleşmesi uyarınca, müvekkile yapılması gereken ara ödemelerin ve nihayetinde kar paylaşımı neticesinde müvekkilinin hissesine düşen bedelin fazlaya dair talep ve dava, ihtiyati haciz hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan avans faiziyle birlikte tahsilini, gecikme sebebiyle davalının malvarlığında yapacağı kötüniyetli tasarruflar sebebiyle,... Teknik Üniversitesi bünyesinde alınan ve kar paylaşım sözleşmesine konu edilen projeler sebebiyle, işverence (... Teknik Üniversitesi) davalıya ödenmemiş hak edişlerine öncelikle teminatsız olarak aksi halde uygun göreceği teminat karşılığında davalıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri, masrafların ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA/
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, taraflar arasında akdedilen protokol kapsamında belli projeler için ön görülen kar paylaşımına ilişkin davacının hissesine düşen bedelin tahsili talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki protokol,... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü ve... Vergi Dairesi Başkanlığı...Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları incelenmiştir.
26/06/2012 tarihli, 6335 sayılı yasa ile değiştirilen TTK 4. maddesinde, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
TTK 4. maddesinde; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun mal varlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır" denilmektedir.
Anılan maddede, tek tek belirtilen davaların, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Ayrıca, mutlak ticari davadan başka, nispi ticari davaların da tanımı yapılmış ve bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalı taraf tacir olsa da davacı taraf tacir değildir.Davacı taraf şirket ortağı da değildir.TTK hükümlerine göre, nisbi ticari davanın varlığından söz edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması gerekir.Bu iki koşuldan birinin olmaması halinde ortada bir ticari davanın varlığından bahsedilemez. Başka bir deyişle yasada ifade edilen iki koşulun aynı anda gerçekleşmesi zorunludur.Taraflardan birinin tacir olması durumunda ticari işten bahsedilebilirse de, ticari davanın mevcut olduğundan söz edilemez.
Davacının iddiası, dava konusu ve sunulan deliller kapsamında uyuşmazlığın, TTK 4. maddede belirtilen, mutlak ticari davalardan olmadığı gibi, aynı maddede dayanağını bulan nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı görülmektedir.
HMK 114. Maddesinde; mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği açıklanmakla, iş bu davanın mahkememizin görev alanında bulunmayıp, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde olduğu kanaatine varılarak, davanın görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulması halinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2019
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)