T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/413
KARAR NO: 2019/80
DAVA: TAZMİNAT (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/07/2014
KARAR TARİHİ: 12/02/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davalı ..., davacı ....ve Tic.A.Ş' ye karşı ... 3.İş Mahkemesi'nde kıdem tazminatı talebi ile alacak davası açmış, dosyada yetkisizlik kararı verilmekle, ... 8.İş Mahkemesi'ne tevzi edilmiştir.Davacı ....ve Tic.A.Ş cevap dilekçesi ile karşı dava açmış ve ... 8.İş Mahkemesi tarafından karşı dava olarak açılan rekabet etmeme yasağına aykırı davranış nedeniyle talep edilen cezai şart talebi yönünden tefrik kararının ardından dosya görevsizlik kararı verilmekle, görevsizlik kararı ile gelen dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 02/01/2014 tarihi ile 05/01/2014 tarihleri arasında yıl sonu toplantısına katıldığı, söz konusu toplantıda davacı şirketin 2014 yılındaki hedefleri, primler ve şirket stratejileri üzerinde görüşülerek, bu konularda önemli ve gizli kararlar alındığını, görüşülen konular arasında rakiplerle ilgili stratejik hususlara da yer verildiğini ve şirketin bu sektörde nasıl bir strateji ile ilerleyebileceği hakkında kararlar alındığını, toplantıya katılan davacının, toplantının bitmesini takiben ve birden bire 06/01/2014 tarihinde verdiği dilekçesi ile prim gün sayısını doldurduğunu beyan ederek emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiğini, ara vermeksizin davacı şirketin rakibi olan ... İlaç şirketinde işe başlayarak rekabet yasağına aykırı davrandığını, davalarının kabulü ile 15.000,00 TL. tutarındaki cezai şart miktarının davacının istifa tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini, her türlü dava takip ve avukatlık giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 11 yıl boyunca her yıl sonu toplantısına katılan müvekkiline, kıdem tazminatına hak kazandığı zaman sırları ifşa ettiği iması yapıldığını, yıl sonu toplantısına katılmasından kısa süre sonra evrakı sunarak istifa etmesinin, şirket sırlarına vakıf olarak başka şirkete geçerek sırları ifşa ettiği anlamına gelmeyeceğini, müvekkilinin istifasından kısa bir süre sonra başka bir şirkette çalışmaya başlamasının nedeninin kıdem tazminatının kendisine ödenmeyeceğinin beyan edilmesi olduğunu, sözleşmenin yedinci maddesine dayanılarak ceza-i şart davası açıldığını, ancak şirketlerin çoğunun yaptığı bu tür rekabet sözleşmelerinin taşıması gereken şartların Borçlar Kanunu ve ilgili mevzuat içinde sayıldığını, rekabet yasağının açık ve net olması, iş kolunun açıkça belirtilmesi ve yerinin belli olması gerektiğini, ilaç dağıtım şirketlerinin çalışanlarını elinde tutabilmek için ve çalışmaya ihtiyaçları olduğunu bilerek bu tür sözleşmeleri çalışanlarına imzalattırdıklarını, imzalanan sözleşmede yer ve hudut belirtilmediğini ve sözleşmenin karşılıklılık esasına dayanmadığını, tek taraflı olduğunu, yani kanunda belirtilen şartları haiz olmadığını, bu nedenle de geçersiz olduğunu, ayrıca eşitlik ilkesine aykırı olarak davacı şirketten ayrılan hiç kimseye de uygulanmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflar delil ve belgelerini ibraz etmişler, taraf tanıkları dinlenmiş, dosya kapsamında uzman bilirkişi tarafından 24.04.2017 tarihli bilirkişi raporu ve 17.04.2018 tarihli ek bilirkişi raporu düzenlendiği anlaşılmış, SGK kayıtları, dava dışı ...Tic. A.Ş yazı cevapları incelenmiş, deliller toplanmıştır.
Dava, B.K.'nun 351. (T.B.K.'nun 444.) madde hükmüne göre açılmış, rekabet yasağı ihlalinden doğan cezaî şart tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tanığı ...'nin ''Ben ...A.Ş. 'de merkez yöneticisi ve tanıtım müdürü olarak çalışırım. Davalı ...' i işten ayrılmadan önce aynı firmada benimekibime bağlı bölge müdürü olarak çalışması nedeniyle tanırım. ... Sanayi beşeri ilaçların tanıtım ve satışı işini yapar. Bizim yıl sonlarında bir sonraki yılın stratijelerini belirlemek için toplantılarımız olur. Davalı 10 yıldır bizimle birlikte çalışıyordu. Bu toplantılara merkez yöneticileri ve bölge müdürleri katılır. En son 2013 yılı sonu itibariyle toplantımızı yaptık. Davalı da toplantıya katıldı. Toplantıya katıldığında işten ayrılacağına ilişkin herhangi bir şey söylememişti. Zira söylemiş olsaydı toplantıya katılamazdı. Bu toplantılarda şirket ile ilgili strajik kararlar alınır. Toplantı içerikli genel olarak starijiler flas bellek olarak toplantıya katılan bölge müdürlerine verilir. Zira onlarda kendi bölgelerinde alınan kararlara göre kendi toplantılarını yapıp strajilerini belirler. 2013 yılı sonunda yapılan toplantıda da flas bellek davalıya verilmiştir. Toplantı cuma günü bitti. Pazartesi günü telefonla beni arayarak 15 yıllık primlerinin dolduğunu, noterden insan kaynaklarına ihtarname çektiğini söyledi. Akabinde de işten ayrılacağını ... İlaç firmasında işe başlayacağını söyledi. Ben kendisine aramızda arkadaşlık boyutu da olduğu için yaptığının uygun olmadığını, eğer böyle bir düşüncesi varsa toplantıya katılmaması gerektiğini söyledim. O da beni affedin bu şekilde olması gerekiyor dedi. İş sözleşmelerimizi rekabet yasağına ilişkin hüküm vardır. Davalı süreci de hızlandırarak toplantıdan hemen sonra bizimle aynı faaliyet alanın da çalışan ... firmasında aynı görevde ve aynı ürünlere ilişkin olarak çalışmaya başlamıştır ve halen orada çalışmaya devam etmektedir.'' şeklinde; davacı tanığı ...'in ''Benim ... sanayi AŞ de 9 yıldır çalışmaktayım. Son üç yıldır pazarlama müdürü olarak çalışıyorum, davalıyı aynı firmada birlikte çalışmamız nedeniyle çalışırım. Kendisi Bölge Müdürü olarak çalışıyordu. Aynı ekipte çalışıyorduk. En son ben davalının yönetici konumunda çalışıyordum. Davalı tahminen 10 yıldır ... Sanayi AŞ de çalışıyordu. ... Sanayi A.Ş. 'nin faliyet alanı ilaç üretimi ve tanıtım ve pazarlamasıdır. Geniş bir üretim alanımız sözkonusudur. Davalının şu anda çalıştığı şirket ... faaliyet alını aynıdır. Her yıl yılsonunda bir sonraki yılın strajilerini belirlemek için toplantı yaparız. Bu toplantılara bölge müdürleri ve satış mümessilleri kalıtır. Ancak 2013 yılı sonunda yapılan toplantıya bölge müdürleri katıldı. Toplantı da alınan kararlar ve belirlenen strajileri flas bellek ile satış müsellerine aktarmaları ve kendi bölgelerindeki strajileri belirleyip uygulabilmeleri açısından toplantıya katılan bölge müdürlerine verdik. Bu toplantıya davalı da katıldı. Toplantıya katıldığımızda davalının işten ayrılma düşüncesinde olduğundan haberimiz yoktu. Toplantı bittikten sonraki ilk iş gününde istifa dilekçesini verdiğini duydum. İstifa dilekçesini verdikten bir hafta sonra ... şirketinde işe başladığını biliyorum , aynı görevde ve aynı ilaç ile ilgili olarak bu şirkette çalışmaya devam ediyor. İlacın etken maddesi aynı ticari isimlerimiz farklıdır. Çalışanlarla sözleşme imzalanırken rekabet yasağına ilişkin bir hüküm olup olmadığını bilmiyorum.'' şeklinde; davalı tanığı ...'in '' Ben ve ... Sanayi Ticaret A.Ş. 'de aynı dönemde ben İstanbul Anadolu Yakası, ...'de Batı Karadeniz Bölge Müdürü olarak görev yaptık. 2014 Nisanında ben ayrıldım. Benden önce Ocak ayında da ... işten ayrıldı. ... başka bir firma ile daha iyi koşullarda çalışma olanağı olduğundan istifa etti. İşe girerken yapılan sözleşme ile işini yürütmüştür. ...'in sözleşmesinin şartlarının koşullarının ne olduğunu net bilmiyorum. ... 'in sözleşmesinde rekabet etmeme yasağı olup olmadığını bilmiyorum. ... istifa ettikten sonra ... firmasına bölge müdürü olarak başladı. Bende ... firmasında çalışıyorum ,...'le benim yaptığım iş aynıdır. Bölgelerimiz farklıdır. ... A.Ş. 'de çalıştığımız gibi aynı şekilde ilaç tanıtım ve pazarlamasını yapıyoruz. ... San.A.Ş. 'nin dağıtımı yaptığı ilaçlar ile ...'in dağıtımını yaptığı ilaçlarla aynı grup ve aynı hastalığa yönelik ilaçlar olabilmektedir. 2013 yılının değerlendirmesinin yapıldığı toplantıya katıldım. ... 'de katıldı. Değerlendirmeler Flash Bellek olarak bizlerle paylaşıldı. ... 'lede paylaşılmıştır. Daha sonra ... istifa ettiği için kendi çalıştığı ekibiyle herhangi bir toplantı yapmamıştır. Onun ekibiyle ve kendi ekibimle çalışmayı ben paylaştım. Almış olduğumuz flash belleği hem ...'in ekibine hem de kendi ekibime mail yoluyla aktarmış olabilirim hatırlamıyorum. Bana karşı rekabet nedeniyle ... Sanayi A.Ş tarafından dava açılmış değildir. Ben haklarımı aldım. ... A.Ş.ne karşı herhangi bir alacağıma yönelik dava açmış değilimdir dedi. ... A.Ş ile ... İlaç piyasada birbirine rakip firmalardır. ... Sanayi A.Ş. 'de çalıştığı ilaç grubunu bilmiyorum, ... Firmasında 150 den fazla ilaç dağıtımı işini yapmaktadır. Davalının hangi gurup ilaçların tanıtımını yaptığını bilmiyorum'' şeklinde; davalı tanığı ...'ın ''Ben 2003 'de ... A.Ş.'de işe başladım 2014 yılı Haziran ayında istifa ederek aynı ayda ... İlaç A.Ş. De bölgee yöneticisi olarak işe başladım. ... bizden daha önce 6 ay kadar önce işten ayrılmıştı. O da ... Firmasında Batı Karadeniz Bölge Müdürü olarak başladı. Halen orda görevini sürdürmektedir. ... A.Ş. 'de yine Batıkaredeniz Bölgesi yöneticisi idi. ... istifa ederek ... A.Ş. 'den ayrıldı. ... A.Ş.' de iken antibiyotik gurubu ilaçların tanıtım ve pazarlama işini yapıyordu. ... 'de aynı şekilde antibiyotik ,ağrı kesici ve mide grubu ilaçların yine tanıtım ve pazarlamasını yapmaktadır. Haksız rekabetten kaynaklı olarak benim hakkımda dava açılmamıştır. Piyasada tanıtım, pazarlama ve dağıtım yapan firmalar birbirlerinin rakipleridir. ... A.Ş ile ... firması da birçok gurupta birbirinin rakibidir.'' şeklinde; davalı tanığı ...'in ''Ben Ağustos 2014 yılından buyana ... İlaç firmasında İstanbul Bölge müdürüyüm. Öncesinde 2014 Ağustos tarihine ... A.Ş. de bölge müdürü olarak çalışıyordum. ... beyde benden önce ... A.Ş. 'den ayrılıp ... İlaç A.Ş.ne transferolmuştur. ... A.Ş. 'de kadıköy -Batı Karadeniz bölge müdürü idi. ...'de de yine bulunduğu bölge Anadolu Yakası Batıkaradeniz bölge müdürü olarak çalışmaktadır. ... A.Ş. 'de akut grup dediğimiz antibiyotik , ateş düşürüca ilaç,. Mide koruyucu ilaçlar vardı. ... A.Ş. 'de aynı grup ilaçların tanıtım vesatışından sorumludur. Aynı gurup aynı tür ilaçları satan A.Ş. ... A.Ş ve ... A.Ş bu şekilde aynı grup ilaçları tanıtan yüzlerce rakip firma vardır. Benim hakkımda haksız rekabetten dava açılmış değildir. Ben bilim A.Ş. 'den bütün yasal haklarımı aldım, dava açmadım . ... A.Ş ne karşı haklarını alamadığından dava açtığını biliyorum, ... A.Ş ile ... firmaları aynı ilaç gurupları açısından birbirinin rakipleridir. İki firmanın yüzlerce ilaçları vardır. Bazı ilaçlar yönünden rakipledir. ... A.Ş. 'de 2005 yılında işe başlarken bir sözleşme imzaladım. İçeriğinde haksız rekabete yönelik olarak cezai şart bulunup bulunmadığını bilmiyorum, ...'in yapmış olduğu sözleşmeye ilişkin de bir bilgi sahibi değilim.'' şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
24.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda, davalının imzalamış olduğu maddenin içeriği dikkate alınarak kendi nam ve hesabına çalışması halinin oldukça geniş bir alanı kapsadığı ve çalışma özgürlüğünü sınırlandıracak nitelikte olduğunun kabulü halinde ise aksine davacı talebinin yerinde olmadığı, 17.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda da ...gerek sözleşmenin geçerliliği ve gerekse şartın geçerliliğinin hukuki bir tartışma konusu olduğu , davacının talebinde haklı çıkması halinde ise cezai şart alacağının 15.000TL olacağı belirtilmiştir.
Davacı-işveren ve davalı-işçi arasında 01.02.2003 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 6. Maddesinde cezai şart ve diğer hususlar, 7.maddesinde de rekabet memnuiyeti başlığı ile rekabet yasağı düzenlenmiş olup ilgili maddelerde cezai şart tutarı gösterilmemiş ancak "Kefaletname-Taahhütname" belgesine atıf yapılmıştır.
27.01.2003 tarihli "Kefaletname-Taahhütname" başlıklı belge de incelenmiş, kefil olarak ...' nin imzası bulunduğu görülmüştür.01.02.2003 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde rekabet yasağının öngörüldüğü, davalının davacının işyerindeki çalışmasının sona erdiği ve sonrasında 6 ay geçmeden ... Tic. A.Ş' de çalışmaya başladığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen 01.02.2003 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. Maddesi ile öngörülen rekabet yasağının geçerli olup olmadığı, geçerli ise rekabet yasağının gerçekleşip gerçekleşmediği, buna bağlı olarak cezai şartın talep edilip edilemeyeceği noktalarındadır.
Davalı-işçinin davacıya ait işyerinde bölge sorumlusu olarak çalıştığı, dolayısıyla davalı-işçinin davacı şirketin müşteri çevresine veya iş sırlarına nüfuz etme imkanı bulunduğu ve işverenin önemli bir zarara uğraması ihtimalinin olduğu; davalı-işçinin sonradan çalışmaya başladığı ...Tic. A.Ş' nin de davacı şirketle aynı sektörde faaliyet gösterdiği anlaşılmakla, bu yönlerden rekabet yasağı sözleşmesi şartlarının geçerli olduğu düşünülebilir ise de; mahal bakımından bir sınır belirlenmediğinden sözleşmenin geçerli olmadığı değerlendirilmiştir.
Kaldı ki, hizmet sözleşmesinin ve bu sözleşmenin bir parçası olan rekabet yasağı şartının ve rekabet yasağı sözleşmesinin kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin olmasına göre 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7.maddesi gereğince, görülmekte olan bu davaya uygulanması gereken T.B.K.'nun 420/1.madde hükmü uyarınca, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan cezai şart geçersizdir.Cezai şartı öngörülen sözleşmede sadece davalı işçi aleyhine cezai şart konulmuş, davacı işveren aleyhine cezai şart konulmamış olduğundan sözleşmedeki rekabet yasağı şartı bu sebeple de geçersizdir.
Bu açıklamalar ışığında, taraflar arasında akdedilen belirsiz süreli iş sözleşmesinde öngörülen rekabet yasağının geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye bağlı olarak bir hak ve alacak talep edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının cezai şart talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının davasının REDDİNE;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 44,40 TL maktu karar harcından peşin yatırılan 25,20. TL harcın mahsubu ile noksan kalan 19,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6100 Sayılı HMK'nın 345/1 maddesi uyarınca ilgililere kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize vereceği bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar alenen okunup usulen tefhim kılındı.12/02/2019
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç: 25,20 TL
Karar Harcı : 44,40 TL
Noksan Harç: 19,20 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 764,00 TL
Yargılama gideri detayları
Bilirkişi Ücreti: 500,00 TL
Posta Giderleri : 245,00 TL