T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1080
KARAR NO : 2025/673
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/11/2018
KARAR TARİHİ : 26/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 28.06.2012 günü ..., ... karayolu kamu loj. ... karşısında yaya halinde iken ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in dikkatsiz ve tedbirsiz olarak müvekkiline çarpması sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında ambulans ile "... Üniversitei ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini, sonrasında ölüm tehlikesi olan müvekkilinin acil olarak tedavileri yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin Epikriz raporları ve ameliyat notlarının tamamının işbu hastaneden celbini talep ettiklerini, kaza sonrasında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, her üç davalı da müvekkilinin uğramış olduğu kazadan sorumlu olduğunu, davalılardan ... müvekkiline çarpan aracı süren kişi olması sebebi ile diğer davalı ... ise araç işleteni olması dolayısıyla diğer davalı ...Ş. ise müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren aracı sigortalayan olması sebebi ile sorumlu olduğunu, müvekkili normal bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalışırken yola bakarak geçebileceği mesafeyi ölçelere yola girdiğini, ancak davalı araç sürücüsünün çok hızlı ve dikkatsiz olması sebebiyle kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle asli kusurlu olduğunu, davacı müvekkilinin kaza sonrası "... Üniversitei ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne" sevk edildiğini, ilk tedavilerinin burada yapıldığını, ancak tedavi sonrasında sakat kaldığını, ... Üniversitesi Rektörlüğü Adli Tıp Başkanlığı'ndan rapor aldırıldığını, iş bu rapora göre davacının toplam iş göremezlik oranı %43 olduğu yönünde kesin, net ve nihai rapor tanzim edildiğini, davacı müvekkilinin öğretmen olduğunu, kaza tarihinde 38 yaşında olduğunu, 2 çocuk sahibi olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davada maddi tazminat hesabında müvekkilinin almış olduğu aylık bu bedeli üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, huzurdaki dava konusu kaza sebebi ile müvekkili bundan sonra geçireceği hayatını hep eksik olarak devam ettireceğini, hiçbir zaman tam ve sağlam olamayacağını, hatta ve hatta işini tam layıkıyla yerine getiremeyecek olduğunu, bu sebeple müvekkilinin çok büyük üzüntü duyduğunu, bu sebeple müvekkilinin yararına 2,3 numaralı davalılardan manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, sigorta şirketi tarafından eksik ödeme yapıldığını, açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin kusuru olmadan sakat kalmasından dolayı şimdilik 1.100,00 TL maddi tazminatın (1.000,00 TLsi geçici iş göremezlik, daimi iş göremezlik ve bakıcı giderleri, 100 TL’si hastane masrafları olmak üzere) davalılardan olay tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararının bir nebze olsun giderilmesi için 50.000 TL manevi zararının olay tarihinden itibaren işletilecek olan en yüksek mevduat faiziyle birlikte 2 ve 3 numaralı davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafınların Savunmalarının Özeti:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, her ne kadar davacı tarafından Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılmış ise de müvekkilinin davacının Anagold firmasında çalışmadığını, sigorta kayıtları da incelendiğinde müvekkili davacının kaza tarihinde Anagold firmasında çalışmadığı açıkça görüleceğini, bu kapsamda davanın Ticaret Mahkemesinde açılması usul hükümlerine açıkça aykırı olup davanın görev yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu trafik kazası 28.06.2012 tarihinde meydana gelmiş olup dava tarihi itibariyle üzerinden 6 yıldan fazla bir zaman dilimi geçtiğini, yine müvekkili davalı hakkında başlatılan soruşturma 03.07.2012 tarihinde takipsizlikle sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle açılan iş bu dava zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kazaya ilişkin ... C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin davalı hakkında 03.07.2012 tarihinde davacının (müştekinin) şikayetçi olmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, kaza tespit tutanağında müvekkili davalıya atfedilen kusuru kabul etmediklerini, olay günü kazanın meydana geldiği saat gündüz vakti olduğu gibi kazanın meydana geldiği tarihte yaz ayına denk gelmekte olup hava şartlarında da (yağmur, sis, kar vb.) her hangi olumsuz bir durum söz konusu olmadığını, yine müvekkili sanık kendi şeridinde ve hız kurallarına uygun bir şekilde seyir halindeyken davacının birden bire önüne atlaması nedeniyle kaza meydana geldiğini, davacının iddiasının aksine müvekkiline davalının hızlı olduğuna ilişkin her hangi bir bilgi ve beyan, fren izin dahi olmadığını, dava konusu kazanın üzerinden 6 yıldan fazla bir zaman geçmiş olup davacı tarafın bu dönem içerisinde başka vaka veya olaylar nedeniyle sağlık durumunun bozulmuş olma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğu gibi aldırılan ilk raporlarında iş göremezlik oluşturacak nitelikte bir kırığın bulunmadığı sabit olduğunu, yine her ne kadar davacı taraf kaza nedeniyle hayati tehlike geçirdiğini iddia ve beyan etmiş ise de dosya içerisinde yer alan doktor raporlarında hayati tehlikesinin olmadığı açıkça belirtilmiş olduğunu, bu yöndeki iddia ve beyanları da kabul etmediklerini, davacı taraf kaza tarihi itibariyle öğretmen olduğunu beyan ettiğini, bu kapsamda kaza nedeniyle her hangi bir maddi zarının bulunması mümkün olmadığını, tüm tedavi giderleri devlet memuru olması nedeniyle devlet tarafından karşılandığı gibi yine devlet memuru olması nedeniyle işe gidemediği günler var ise devlet memurlarında maaş kesintisi gibi bir durumun da söz konusu olmayışı nazara alındığında her hangi bir maddi zararı olmadığını, manevi tazminata ilişkin talepleri ise izah edildiği üzere müvekkili davalının olayın gerçekleşmesinde her hangi bir kusuru bulunmadığını, olaydan sonra müvekkilinin davalı, davacıyı hastanede ziyaret ettiğini, kendisi ile ilgilendiğini, hatta birden bire önüne atlaması nedeniyle intihar etmiş olabileceğini düşünerek çevresi ile dahi görüşmüş ve yardımcı olmaya çalıştığını, bu kapsamda fahiş ve hayatın olağan şartlarına uygun olmayan manevi tazminat talebinin reddine, aksi kanaat hasıl olması halinde adeta müvekkili davalıyı cezalandırma amacı taşıyan fahiş manevi tazminat talebinin reddi ile makul bir manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini, arz edilen cevapların kabulü ve delillerin celbi ile yetkiye göreve ve zamanaşımına ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine, aksi kanaat hasıl olması halinde müvekkili davalının kusurunun bulunmayışı nedeniyle davacı tarafça açılan haksız ve kötüniyetli tazminat davasın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe davacıya ödeme yapılmış olup bakiye tazminat talebinin reddi gerektiğini, kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranın tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, yapılacak hesaplamada ödeme tarihi verileri dikkate alınması gerektiğini, davacının sürekli bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı hususunda hekim bilirkişi tarafından rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının bakıcı ihtiyacı bulunduğunun tespiti halinde yapılacak hesaplama asgari ücret üzerinden olması gerektiğini, davacının bakım ihtiyacı aile içersinden karşılanıyor olması halinde tazminattan %50 oranında indirim yapılması gerektiğini, tedavi giderlerine ilişkin sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumu’na ait olup söz konusu talebin müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, davacının en yüksek mevduat faizi işletilmesi istemi yasaya aykırı olduğunu, hiçbir hukuki temeli bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, tazminata hükmedilmesi halinde, faiz başlangıç tarihi olarak ödeme tarihi esas alınması gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle davacının bakiye tazminat talebinin reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine, davacının maluliyeti bulunup bulunmadığını ve varsa oranının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine, davacının kalıcı maluliyeti bulunması halinde hekim bakıcı ihtiyacına ilişkin rapor alınmasına, davacının tedavi giderleri talebi yönünden davanın Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava haksız fiilden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğundan zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyasında vermiş olduğu ifadede karşıya geçip geçmeme konusunda tereddütte kalmasına rağmen yola çıktığını açıkça ikrar ettiğini, davacının şikayetçi olmaması sebebiyle dosya hakkında 03.07.2012 tarihinde takipsizlik kararı verildiğini, davacı taraf olay anında yayalara ait asli kusurlardan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralını ihlal etmiş olduğunu, bu husus trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğunu, doktrindeki ağırlıklı görüşe göre işletilen motorlu aracın sebep olduğu kazalardaki manevi zararlardan aracın işleteni sorumlu olmadığından davacının manevi tazminat talebinin müvekkili açısından reddi gerektiğini, izah olunan nedenlerle öncelikle zamanaşımına ve kusura ilişkin itirazları sebebiyle davanın reddine, davanın şoförün işvereni olan ... Ltd. Şti.'ne ihbarına, dosyanın, tarafların kusur durumu ve davacının varsa maluliyet durumunun (Kaza tarihinden itibaren geçen altı yıllık süreçte davacının sağlık durumunda meydana gelen harici değişiklikler de değerlendirilmek sureti ile) tespiti için Adli Tıp Kurumuna tevdiine, neticede usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelen ...'nın tedavi evrakları,
2-... Teknik Üniversitesinden gelen ...'nın adli kurul raporu,
3-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından gelen ...'nın geçirmiş olduğu kaza nedeni ile tarafına malullük aylığı bağlanmadığı, hakkında bir rücu işlemi yapılmadığı bilgisi,
4-... Devlet Hastanesinden gelen ...'nın tedavi belgeleri,
5-... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelen ...'nın yeni çekilmiş EMG raporu,
6-... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası,
7-... Sigorta A.Ş.'den gelen ... numaralı ve ... poliçe numaralı hasar dosyası,
8-... Şehir Hastanesinden gelen ...'nın tedavi belgeleri, (CD)
9-Bilirkişi kök ve ek raporu,
10-Adli tıp kurumu raporları,
11-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası yaralamalı trafik kazası nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderinden oluşan maddi tazminat ile manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasında davalı ... tarafından sigortalanan ve davalı ...A.Ş. Adına kayıtlı, davalılardan ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarpması nedeniyle 28.06.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, davalılardan ... Sigorta A.Ş. Tarafından davacıya, dava tarihi olan 18.11.2018 tarihinden önce 31.08.2018 tarihinde maddi tazminat olmak üzere 142.936,70 TL ödeme yapıldığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya dayanak trafik kazası nedeniyle davacının davalılardan talep edebileceği bakiye kalıcı ve geçici iş göremezlik ile bakıcı giderinden oluşan maddi tazminat miktarı ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan talep edebileceği manevi tazminat miktarının kadar olduğu hususundadır.
Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılan müzekkere cevabına göre, dava dışı SGK tarafından davacıya davaya dayanak yaralanma nedeniyle ödeme yapılmadığı, anlaşılmıştır.
Dosyaya celp edilen hasar dosyası ve poliçenin incelenmesinde, davalı tarafından diğer davalı sigortalıya ait ... plaka sayılı aracın 05.01.2012 başlangıç, 05.01.2013 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığı, kaza tarihi itibariyle meydana gelen zararın poliçe kapsamında kaldığı ve sağlık giderleri teminatının 225.000,00 TL, sakatlanma ve ölüm teminatının da 225.000 TL olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu trafik kazasına ilişkin davalı ... tarafından tanzim edilen hasar dosyası ve davacının tedavi belgeleri ve olaya ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...sayılı soruşturma dosyası ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen soruşturma dosyasında dava konusu trafik kazasına karışan araç sürücüsünden davacının şikayetçi olmaması nedeniyle Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dava konusu trafik kazasına karışan davacı ile davalı araç sürücüsünün kusur oranlarının tespiti için bir trafik bilirkişisinden rapor alınmıştır.Dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 21.06.2019 tarihli raporunda özetle, davalı ...'in sevk ve idaresi altında bulunan ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucunda meydana gelen 28.06.2012 tarihli yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesinde davacının asli kusurlu, davalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu, davacının % 90, davalı araç sürücüsünün ise % 10 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
İbraz edilen kusur raporuna, dosya içeriği ve somut olay ile uyumlu, gerekçeli, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli, raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olması nedeniyle Mahkememizce itibar edilmiştir.
Davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2. Adli İhtisas Kurulundan alınan 28.03.2022 tarihli maluliyet raporuna göre davacının kalıcı maluliyet oranının % 34, iyileşme süresinin 18 ay olduğu bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 28.03.2022 tarihli raporuna taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosya Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kuruluna gönderilmiş, davacının maluliyet durumuna ilişkin yeniden rapor alınmış, dosyaya sunulan 15.12.2024 tarihli maluliyet raporunda ,Adli Tıp Kurumu 2. Adli İhtisas Kurulundan alınan 16.03.2022 tarihli rapordaki görüşler tekrar edilmiş, davacının başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiştir.
ATK İkinci Üst Kurulu tarafından dosyaya ibraz edilen maluliyet raporuna, somut olaya ve dosya içeriğine uygun, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli, gerekçeli olması nedeniyle Mahkememizce itibar edilmiştir.
Mahkememizce itibar edilen kusur ve maluliyet raporları ve celp edilen diğer belgeler nazara alınarak davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için bir aktüer bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.
Dosyaya sunulan 31.10.2023 tarihli bilirkişi kök raporunda ve 09.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, davalı ... tarafından dava tarihi öncesinde yapılan ödeme ile davacının kalıcı iş göremezlik nedeniyle maddi zararının fazlasıyla karşılandığı, geçici iş göremezlik zararı hesabının geçmiş (bilinen) dönemde sonlanmış bir hesap olduğu, ödeme tarihi itibariyle davacının her iki yönteme göre de hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının aşarak karşılandığı tespit edildiğinden, günümüz rapor/hesap tarihi verilerine göre hesaplamaya gerek olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce, somut olaya uygun, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli gerekçeli aktüer bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir. Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu yönünde bir iddia ve talep bulunması hâlinde gerçek zararın tespit edilebilmesi bakımından kusur durumu, kişinin gelir durumu, yaşam tablolarına göre belirlenen bakiye ömür süresi, maluliyet oranı gibi birden fazla veri bir arada göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmaktadır. Dolayısıyla tazminat hesabında (varsa geçici işgöremezlik süresinin ve) maluliyet, (sürekli iş gücü kaybı) oranının usulüne uygun belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları uyarınca kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmak koşuluyla bu belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi, üniversite ya da araştırma hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıkları aracılığıyla tespit edilmesi gerekmektedir. Söz konusu bu belirlemenin kayba uğradığı iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay uygulamaları ile benimsenen mevzuata uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 56. (BK m. 47) maddesinde;
"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere TBK’nın 56. maddesi gereğince vücut bütünlüğü zarara uğrayanların manevi tazminat isteme hakları vardır.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. (BK m. 47) maddesi hükmüne göre takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar 22.06.1966 tarihli ve ...E., ... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü Kanun’un takdir hakkı verdiği hususlarda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 4. maddesinde belirtilmiştir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O hâlde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve ... E.,... K.; 02.03.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ...Tic.A.Ş. Adına kayıtlı, davalı ... tarafından sigortalanan ve diğer davalı davalı ...'in sevk ve idaresi altında bulunan ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucunda meydana gelen 28.06.2012 tarihli yaralamalı trafik kazasının meydana gelmesinde davacının %90 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacıda % 34 oranında kalıcı iş göremezlik oluştuğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, dava tarihinden sonra davalı ... tarafından yapılan ödemenin davacının kusur oranı ve maluliyet durumu nazara alındığından davacının maddi zararını kaza tarihi itibariyle fazlasıyla karşıladığı, bu durumda davacının davalılardan maddi tazminat istemine ilişkin bakiye alacağının bulunmadığı, tarafların kusur oranı, davacıda meydana gelen kalıcı maluliyet oranı ile iyileşme süresi ve paranın alım gücü gibi hususlar nazara alındığında davacının davalı ... dışındaki davalılardan takdiren 5.000,00 TL manevi tazminat talep edebileceği anlaşılmakla davacının maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
A-Davacının maddi tazminat davasının REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 35,90 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 579,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ne verilmesine,
Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ne verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... tarafından yapılan 80,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
Davalı ... Tarafından yapılan 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ne verilmesine,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
B-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE,
1-5.000,00 TL manevi tazminatın 28/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İle ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.073,95 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 3.038,05 TL harcın davalı ... İle ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... İle ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ne verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 16.658,75 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.665,87 TL yargılama gideri ile 35,90 TL peşin harç toplamı 1.701,77 TL'nin davalı davalı ... A.Ş. İle ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalılardan ... A.Ş. Vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/09/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır