T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK ULUSU ADINA HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
İSTANBUL BİRİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO: 2018/29
KARAR NO: 2018/171
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 10/01/2018
KARAR TARİHİ: 26/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 19/09/2016 tarihli ... adresinde bulunan ... isimli lokantanın, müvekkili tarafından 2017 sezonu işletilmesi amacıyla kullanım sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilince gerekli ödemelerin davalıya yapıldığını, müvekkilinin ayrıca mekana ait ecrimisin ve sair giderler için davalıya 40.000 TL depozito bedeli ödediğini ve 30.000 TL bedelli teminat senedi verdiğini, davalı tarafından depozito bedelinin iade edilmediği gibi teminat senedinin 08/01/2018 olarak vade tarihi olarak belirleyip ... A.Ş. 'ye verdiğini, ... Noterliğinden 08/01/2018 tarihli ihtarnamenin gönderilmesine rağmen senedin ve depozito bedelinin iade edilmediğini belirterek teminat olarak verilen 30.000 TL'lik teminat senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kira kontratına dayandığını ve bu sözleşme kapsamındaki teminata ilişkin sözleşmenin de Sulh Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğini belirterek, bu nedenle davanın öncelikle görev yönünden usulden reddine karar verilmesini ileri sürmüş, ayrıca yetkili mahkemenin de ... Mahkemeleri olduğunu belirterek davanın esas yönünden de haksız olup reddi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE /
Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen ayrıca davalı tarafından da sunulan işletme kullanım sözleşmesi, ihtarnameler, dava konusu senedin bir sureti ve tüm dosya kapsamı incelenmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen işletme kullanım sözleşmesi kapsamında verilen teminat senedinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, İİK 72 maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasındaki işletme kullanım sözleşmesinin bedelinin 65.000 TL olduğu, ...'da kurulu ... isimli lokantanın 2017 yılı için işletme ve kullanım hakkının davacıya verildiği, davacının anılan sözleşme kapsamında kiracı olduğu ve kira bedelinin ne şekilde ödeneceğinin de kararlaştırıldığı, ayrıca 40.000 TL depozito bedelinin de davacı tarafından davalıya nakden ödendiğinin ifade edildiği, davalının kiraya veren konumunda olduğu, dava konusu 30.000 TL bedelli 19/09/2016 tanzim tarihli senedin lokantanın önündeki sahil üzerinde yapılan ahşap platformun ecrimisin ödemesinin kiraca ... tarafından yapılacağı ve bu senedin Milli Emlak'a ödenecek olan 2016 yılı ecrimisin bedeli olarak alındığının belirtildiği, bu hususun senet metni altına yazılarak her iki tarafça imzalandığı anlaşılmaktadır.
Kira sözleşmesi TBK'nun 299. maddesi ve devam maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK 299 maddesinde sözleşmenin tanımı yapılmış ve kira sözleşmesinin, kiraya verenin bir şeyi kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını, kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşme olduğu ifade edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen ve varlığı ve içeriği konusunda uyuşmazlık bulunmayan sözleşme içeriği değerlendirildiğinde TBK 299 maddesinde tanımlanan kira sözleşmesi olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava konusu senet kira sözleşmesi kapsamında verilen bir senet olup, anılan senetten dolayı davalının davacıya borçlu olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinin mahkememizin görev alınına girmediği kabul edilmiştir.
Nitekim HMK. 4. maddesinde ''Sulh hukuk mahkemeleri dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların 09.06.1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları ...... görürler.'' şeklinde düzenlemenin olduğu anlaşılmakla, iş bu davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu kanaatine varılmıştır.
HMK 114. Maddesinde; Mahkemenin görevli olması hususunun dava şartı olarak belirtildiği, HMK 115. maddesinde de, dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceğinin açıklandığı ve HMK. 138. maddesi uyarınca, dava şartlarıyla ilgili olarak dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşılmakla, iş bu davanın mahkememizin görev alanında bulunmayıp, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevinde olduğu kanaatine varılarak, davanın görev yönünden reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın dava şartı-görev görev yönünden usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın ... Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
HMK 331/2. maddesi uyarınca, harç, masraf ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak karar verildi.26/02/2018
KATİP ...
HAKİM ...