T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/729
KARAR NO : 2026/430
DAVA : İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173))
DAVA TARİHİ : 10/08/2018
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipten Doğan İflas (İİK 173)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde "Davalı şirketin davacıya olan borcuna istinaden 6.000-TL bedelli 24.06.2018 vadeli ve 26.000-TL bedelli 24.06.2018 vadeli 2 adet senedi müvekkiline verdiğini, ödemelerin yapılmaması nedeniyle, 20.07.2018 tarihinde davalı şirket aleyhine iki adet kambiyo senedi dayanak yapılarak ... 36. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü iflas yoluyla takip başlatıldığını, davalı şirketin bu takip kapsamında gönderilen 32.480,66 TL’lik ödeme emrine karşı hiçbir şikayet ve itiraz yoluna başvurmadığını, Davalı şirket ...A.Ş.’nin İİK’nın 173. Maddesi uyarınca iflasına karar verilmesini ,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
İflası istenen davalının konkordato teklifinin tasdiki istemi mahkememizin...Esas , 12/12/2024 tarihli, .. K. sayılı kararı ile reddedilmiş, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08/05/2025 tarih ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile bozulmakla dosya yeniden mahkememizin... Esas sırasına kaydedilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde mahkememizin 25/09/2025 tarih ... Esas ... K. sayılı kararı ile davalının iflasına dair verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05/03/2026 tarih ... Esas ...sayılı kararı ile onandığı, iflas kararının 05/03/2026 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Dava, İİK 173.maddesi kapsamında takipli iflas istemine ilişkindir.
Yargıtay 6.Hukuk Dairesi ... Esas, ... K. Sayılı kararı "...Uyuşmazlık, takipli iflas istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanununun 232. maddesi uyarınca, alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflâs idaresinin seçilmesinden itibaren en geç iki ay içinde iflâs idaresi tarafından alacaklıların sırasını gösteren bir sıra cetveli yapılır. İflas idaresi bu iki aylık süre içinde alacaklıların alacakları ve varsa istihkak iddiası bulunan mallar hakkındaki kararları verir. Daha sonra ise alacaklıları ikinci alacaklılar toplantısına çağırır. İkinci alacaklılar toplantısına alacağı kısmen veya tamamen kabul edilen gerçek alacaklılar katılır. İflas eda davası olmayıp iflasa karar verilirken veya talep reddedilirken (bankalar kanunundaki özel hüküm hariç) alacağın tesbitine karar verilmez. Bu açıklamalar ışığında iflas kararının kesinleşmesiyle birlikte borçlunun alacaklıları hakkında karar vermek evvela iflas idaresinin görevi ve sorumluluğunda olup mahkemece iflas kararı verilirken hükmün gerekçesinde davacının alacağının tespit edilmesi doğru görülmemiştir. Zira iflasına karar verilen borçlunun iflas sıra cetvelinde yer alacak alacakları hakkında iflas idaresi karar verdikten sonra olası ihtilaflar ancak şikayet veya itiraz yoluyla bir sonraki aşamada mahkemece değerlendirilecektir. Öte yandan davalı hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas,...Karar sayılı ilamıyla daha önceden iflas kararı verildiği ve kesinleştiği dosya kapsamıyla ile sabittir. İflasın kaldırılmasına veya kapatılmasına karar verilmedikçe başka bir mahkeme tarafından yeniden iflas kararı verilemez. Bu husus iflasın tekliği prensibinin bir görünümü olup mahkemece de isabetli olarak tespit edilmiştir. Ancak hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir iflas kararı bulunan borçlu hakkında iflas talebinin reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş bu husus bozmayı gerektirmiştir..." şeklindedir.
İflasta yurt içinde birlik ( vahdet) ilkesi geçerlidir. Bu nedenle borçlu hakkında muhtelif iflas davalarının açılması eşyanın tabiatı icabı ise de ancak tek iflas kararı verilebilir. İflasın tekliği prensibi sadece yurt içinde geçerli olup borçlunun muamele merkezindeki ticaret mahkemesinde birden fazla iflas davasının derdest bulunması durumunda, bu davalardan birisinde iflas kararı verildiği takdirde, diğer iflas davalarının iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapmaları zorunluluğu vardır. Bu zorunluluğun nedeni, bir borçlu hakkında birden fazla iflas kararı verilemeyeceği ve mameleki hakkında birden fazla iflas tasfiyesi açılamayacağı esasına dayanmaktadır. Bu durum birlik (vahdet) ilkesinden kaynaklanmakta ve iflasın inşai karakterinin doğal sonucunu oluşturmaktadır. Bununla birlikte borçlu hakkında verilen iflas kararı Yargıtayca bozulduktan sonra, daha önce iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapan diğer iflas davalarına bakan mahkemelerin artık bekletici sorun hakkındaki ara kararlarını kaldırarak yargılamayı sürdürmeleri gerekir. Şu kadar ki; iflasa daha önce karar veren ve kararı Yargıtayca bozulan hüküm mahkemesinin direnme kararı vermesi de ihtimal dahilinde olduğundan bozma hakkında yerel mahkemece verilecek karara kadar diğer mahkemeler bekletici sorun hakkındaki ara kararını sürdürmeli, bozmaya uyulması halinde kendi mahkemelerindeki iflas davasına ilişkin yargılamayı devam ettirmelidirler. Direnme kararı doğrultusunda yeniden iflasa karar verilmesi durumunda ise daha önce oluşturulan bekletici soruna dair kararın sürdürülmesi gerektiğinde kuşku yoktur.(Türk İflas Hukuku, Sümer Altay, Sayfa 132)
Somut davada, müflis ... Şirketi hakkında Mahkememizin ... Esas ...Karar sayılı ilamıyla iflas kararı verildiği, iflas kararının işbu yargılama sırasında 05/03/2026 tarihinde kesinleştiği, emsal Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... K sayılı ilamında belirtildiği üzere iflas koşullarının oluşmaması durumunda davanın konusuz kaldığından söz edilemeyeceği bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00TL olduğundan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 696,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Dava açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, alacaklı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/05/2026 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP Full & Egal Universal Law Academy