T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/599 Esas
KARAR NO : 2025/660
DAVA : Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Tahsil İstemli)
DAVA TARİHİ : 08/10/2014
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Tahsil İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında "..." adresinde kurulu akaryakıt istasyonuna ilişkin 08.09.2010 tarihli "İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi" ve "Otogaz bayilik sözleşmesi” sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği davacıya 500.000,00 TL limit açıldığını ancak daha sonra davalı tarafından herhangi bir bilgi verilmeksizin limit düşürüldüğünü, davacıya ... kredisi ile verilen akaryakıt açıklanmayan sebeplerle, çek karşılığının alıma çevrildiğini, davalı şirkete ait tesislerde dolum yapmış olan davacıya ait tankerler çek alınmadan bırakılmadığını, davalı taralından limit gerekçe gösterilerek, günü gelmeyen çekler ödenmeden yani ödemeler tahsil edilmeden yakıt verilmediğini, davacıya peşin alım yapılmasına rağmen peşin iskontosu dahi uygulanmadığını, akaryakıt ikmaline giden davacıya ait tankerler de defalarca tonajının yarısı kadar akaryakıt verilerek müvekkile ait istasyonda birçok kere akaryakıt yokluğu çekilmesine neden olunduğunu, davacı tarafından gerek taşıt tanımada, gerekse davacının anlaşmalı müşterilerine peşin alıp gününden önce ödeme yapmasına rağmen, davalı tarafça, davacıya iki ay gibi bir sürede ödeme yapılmakta, sözleşme gereğince ödenmesi gereken primler müteakip ayın ay sonunda ancak hesaplarına intikal ettirildiğini, davacı müvekkilin davalı şirketten olan alacakları ise ödenmeyerek ileri tarihte alınacak veya günü gelmemiş LPG karşılığında kesilme yoluna gidildiğini, konu davalının hem saha müdürüne hem de Bölge Müdürüne intikal ettirilmesine, bu şartlarda bayiliğe devam edemeyeceğini bildirilmesine rağmen ilgisiz kalındığı davacı talepleri dikkate alınmadığını, davacı tarafından sipariş verilip ... tarafından davacıya önceden haber verilmeden satış defalarca durdurulduğunu, bu nedenle davacıya ait istasyonda LPG defalarca yok satıldığını, davacının istasyon müşteriIeri karşısında güç durumda kaldığını, davacının davalıdan alacağı olmasına rağmen LPG satışı nedeniyle davacı anlaşmalı müşterilerine kendisi peşin alıp gününden önce ödeme yapmasına rağmen davalı şirket ise davacıya iki ay gibi bir zamanda ödeme yapıldığını, tüm bu nedenlerden dolayı taraflar arasındaki İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ... 16. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile; Otogaz bayilik sözleşmesi ... 16. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile feshedildiği ve davalıya tebliğ edildiği; taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi davalı tarafından haksız ve kötüniyetli uygulanmadığından davacının mağduriyeti oluştuğunu; davacı tarafından verilen 90.000,00 TL ve 40.000,00 TL değerindeki 2 adet teminat mektubunun iade edilmediği; bankaya ibraz edilerek nakde çevrilme talebinde bulunduğu; teminat mektuplarının halen davalıda olduğu; ... 10. ATM ... d.İş sayılı dosyasında 90.000,00 TL teminat mektubu yönünden teminat mektubunun nakde çevrilmesinin teminen durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verildiği; tedbir kararının ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında uygulandığı neticeten 08.09.2010 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve Otogaz bayilik sözleşmelerinin haklı sebeple feshine ve ...bank ... şubesinden verilme kesin ve süresiz olan seri no ... sayılı ....tarihli 90,000,00 TL miktarlı ve seri no ... ve ... sayılı 16/08/2011 tarihli 40.000,00 TL miktarlı teminat mektubunun iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 08.09.2010 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve aynı tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi mevcut olduğunu, davacı-karşı davalının 10.09.2014 tarihli ve 10.09,2014 tarihinde davalıya tebliğ edilen iki adet ihtarnamesiyle müvekkil ile arasındaki bu İstasyonlu Bayilik Sözleşmesini vc Otogaz Bayilik Sözleşmesini feshettiğini bildirdiğini, davacı-karşı davalının fesih gerekçeleri müvekkilce kendisine 500.000TL limit belirlenmişken, herhangi bir bilgi vermeden limitin düşürüldüğünü, yakıt alım ve ödeme yönteminin değiştirildiğinden ibaret olduğunu, davacı - karşı davalının davalıya vadeli alım yapmak için 130.000 TL tutarında teminat verdiği, davalının teminat karşılığında davacıya vadeli 500.000 TL alım limiti tanımladığı, yani davacı - karşı davalıya teminatsız olarak 370.000 TL limit tanımlandığı, 130.000 TL teminat karşılığında 500.000 TL vadeli alım limiti tanımlanması, davacı - karşı davalının ödeme performansının iyi olması sebebiyle gerçekleştirildiğini, ancak bayilik ilişkisinin ilerleyen zamanlarında, davacı-karşı davalının ödemelerinde gecikmeler başlandığını, yalnızca 2014 yılının ilk 9 ayında, davacı-karsı davalının ödemeleri 122 defa geciktirdiğini, hal böyle olunca, davalının, davacı-karşı davalıya tanımladığı limit çok fazla ticari risk yaratmaya başladığını, bu sebeple de davacı-karşı davalının vadeli alım limiti 346.000 TL’ye indirildiğini, İstasyonlu Bayilik Sözleşmesinin 4/h maddesine göre, zaten davacı - karşı davalının peşin satış yapması gerektiğini, davacının bayilik sözleşmesini imzalamakla bu hükmü kabul ettiği, davalı tarafından davacı - karşı davalıya vadeli alım limiti tanımlanması tamamıyla davalı inisiyatifiyle gerçekleştiği, davalının tanımladığı bu limiti kaldırmak yetkisi de 4/h maddesi uyarınca mevcut olduğu, bu sebeplerle, davacı-karşı davalının bayilik sözleşmelerinin feshinin haksız olduğunu, haksız fesih sebebiyle davalı şirketin huzurdaki davaya da konu elliği alacaklarını tahsil etmek için davacı - karşı davalı tarafından verilmiş banka teminat mektuplarını nakde çevirme talebinde bulunması ticari hayatın bir gereği ve de '’banka teminat mektubu" kavramının özüne uygun olduğu neticeten davanın reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, sözleşmelerin feshi ve banka teminat mektubunun iadesi ve depo edilmesi davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmelerin feshinde hangi tarafın kusurlu olduğu; davacı tarafın teminat mektubunun iadesini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan 23.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "...davalı tarafça ticair defterlerin sunulmadığı; davacı tarafça sunulan ticari defterler incelendiğinde "Davacının 2015 yılına devreden davalıya borcu 700,00 TL hesaplanmıştır. Ancak davacının 24.10.2014 tarihli ödemesi nazara alındığında davacının davalıya borcu kalmamıştır. Taraflar arasında 10.09.2014 fesih tarihinden sonra mal ve hizmet hareketi bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının davalı nezdinde riski bulunmamakta olup, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dava konusu teminat mektuplarının iadesi gerektiği kanısına varılmıştır." ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 2014/1364 esas 2016/460 karar sayılı ilamında özetle "...ihtarnamelerin davalı-karşı davacı tarafa 10/09/2014 tarihinde tebliğ edildiği, Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor ile tespit edildiği üzere , davalı-karşı davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını Bilirkişi incelemesine sunmadığı, davacı-karşı davalı tarafın ticari defterleri ile dosya kapsamında ki deliller üzerinde inceleme yapıldığı, ticari defterlerinin 6102 Sayılı Kanunun 64.md/3f kapsamında usulüne uygun tutulduğu,6100 Sayılı Kanunun 222.md uyarınca davacı tarafın lehine delil olma niteliğinin bulunduğu,davalı-karşı davacı tarafça davacı-karşı davalı tarafın Ticari defterlerinin aksini kanıtlar delil ibraz edilmediği, davacı-karşı davalı tarafın karşı davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşılmakla birlikte davalı-karşı davacı tarafın sözleşme uyarınca belirlenen limiti gerekçe göstermeksizin düşürmesi ve siparişleri kesmesinin davacı-karşı davalı tarafın sözleşmeyi haklı sebep ile fesih ettiği yönünde mahkememizce kesin kanaat hasıl olmakla davacı tarafın risk bulunmadığından teminat mektupların iade davasının kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş, Karşı tarafın cezai şart davasına ilişkin olarak yukarıda belirtilen gerekçelere ilaveten davacı-karşı davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışı tespit edilmediğinden;karşı davalının borcu bulunduğuna ilişkin delil elde edilemediğinden karşı davanın reddine" karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından ilama karşı temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 19. HD ...Esas ... Karar sayılı ilamında özetle, "Asıl dava haklı olarak feshedildiği iddia edilen sözleşmeden dolayı verilen teminat mektuplarının iadesi istemine ilişkindir.Karşı dava ise haksız feshinden kaynaklanan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının tahsiline ilişkindir. Davacı fesih sebebi olarak davalının peşin satışa geçmesi ve bundan dolayı kendilerine yeterli ürün gönderilmemesi sebebine dayanmıştır.Taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinin nasıl ve ne şekilde olacağına ilişkin sözleşmelerin 4-h maddesinde düzenleme yapılmıştır. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki akaryakıt satışının nasıl ve ne şekilde yapıldığı (peşin\vadeli )daha sonra bu uygulamanın davalı tarafça değiştirilip değiştirilmediği,4-h maddesi kapsamında denetlenmesi için taraf defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak öncelikle sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının tespiti ile buna göre asıl ve karşı davada talep konusu olan alacak kalemleriyle ilgili ret yada kabul hükmü kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden" bahisle bozma kararı verildiği anlaşılmıştır.
Bozma ilamı sonrası dosyanın ... esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya devam olunduğu ve bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 12.02.2020 tarihli celse 1 nolu ara karar uyarınca dosyanın bozma ilamı öncesi bilirkişi heyetine tevdi ile ek rapor alınmasına karar verildiği; 14.04.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle "...Asıl dava yönünden ;Davacı ve davalı ticari defterlerinde yapılan incelemede davalı/davacı adına açılmış 320/120 Satıcılar/Alıcılar Hesaplarının mukayeseli olarak karşılaştırılmasında ;a) Her iki şirket 2013 yılından 2014 yılına devreden 2014 yılı açılış kayıtları farklıdır. b) Her iki şirket 2014 yılı mal alış/mal satış tutarları kayıtları farklıdır.c) Her ârket 2014 yılı Prim faturaları toplarm tutarları kayıtları farklıdır. d) Her iki şirket 2014 yılı ödeme/tahsilat toplam tutarları kayıtları farklıdır. İstasyonlu Bayilik şözlemesinin “Kayıtlar” başlıklı 24. Maddesinde “Bayi kayıtları ve sözleşmeler ile ... kayıtları ve sözleşmeler araşında mübayenet olması halinde ...'nun kayıtları ve ...'da mevcut sözleşmelere itibar edilecektir. ”
Davacı defterleri ve davalı defterleri yukarıda yapılan mukayeselere göre HUMK.222/2. ve HUMK. 222/3, Maddelerine göre takdiri Sayın Mahkemede de olduğunu, Davalı ...A.Ş, ticari defter kayıtlarına göre 08.10.2014 dava tarihi itibari ile davacı ...Ltd. Şti,'den 7.266,58 TL alacaklı olduğunu, bu nedenle davacının davalı nezdinde 08.10.2014 dava tarihi itibari ile riski 7.266,58 TL olup, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dava konusu teminat mektuplarının riski aşan kısmının iadesi gerektiği kanısına varıldığını, bu nedenlerle sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının takdiri mahkemeye bırakıldığı hususu tespit edilmiştir.
Mahkememizin 26/05/2021 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın resen seçilecek bir sözleşme uzmanı, bir mali müşavir ve bir sektör bilirkişisine tevdi ile taraflar arasında gelişmiş olan ticari ilişki kapsamında taraf iddia ve savunmaları nazara alınmak suretiyle ileri sürülen fesih sebeplerinin nazara alınması suretiyle feshin haklı olup olmadığı ve bu çerçevede davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı ve karşı dava bakımından karşı davacı - davalının kar mahrumiyeti, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ile otomasyon sistemi servis bakım, automatic ve lojistik kart sözleşmesinin 19. Maddesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ile 24.177,663 TL cari hesap alacağının mevcut olup olmadığı, talep edilen cezai şartların sözleşme kapsamında elde edilen fiili kar miktarı da nazara alınmak suretiyle öncelikli olarak belirlenen miktarın TBK m.27 kapsamında ahlaka aykırı olup olmadığı, değilse aynen tazmini halinde davalının ekonomik mahvına neden olup olmayacağı hususları ve de bozma ilamın da nazara alınmak suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir. Mali müşavir ... ve sektör bilirkişisi ...'tan alınan 29/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle "...davacının Ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı ancak 2011 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süre içinde yapılmadığının görüldüğü, Davacının ticari defterlerinin tekdüzen muhasebe sistemi ilkelerine göre muhasebe kayırlarının yapıldığı, Davalının Ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapılmadığının görüldüğü, Davacının ticari defterlerinin tekdüzen muhasebe sistemi ilkelerine göre muhasebe kayıtlarının yapıldığı, Davalı ...A.Ş. ticari defter kayıtlarında; davacı ... Tic. Ltd. Şti adına açılmış cari hesabına göre Davalı/karşı davacının 8.215,57 TL alacaklı olduğu, Davacı ... Ltd. Şti. ticari defter kayılarında; herhangi bir borç-alacak bakiyesi görülmediği, Cezai şart alacağının takdiri tamamen Yüce Mahkeme ait olmak üzere; Karşı dava bakımından sözleşmenin haklı feshi söz konusu olduğu şeklinde karar verilirse Davalı/karşı davacının kar mahrumiyeti ve cezai şart alacaklarının talep edemeyeceği, fakat sözleşmenin haksız feshedildiğine karar verilirse 20.000 USD cezai şart ve 176.276,30 TL kar mahrumiyeti talep edilebileceği, yukarıda belirtilen tüm hususlar dikkate alındığında feshin haksız olduğu kanaati oluştuğunu, o yüzden kalan süre için kar mahrumiyeti ve 20.000 USD cezai şart talep hakkı doğduğunu, Eğer Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi 4h maddesinde ...'nun dilerse herhangi bir zamanda yazılı ihbar akabinde 7 gün içinde kredili satış-cari hesap usulüne son verebileceği ifadesine rağmen, bildirim yapılmadan limitin düşürülmesi Sayın Mahkemece sözleşme ihlali veya haklı fesih olarak kabul edilirse o zaman sadece tarihli, 1.931 kg ve 8.215,57 TL tutarındaki otogaz faturası tahsil edildikten sonra kalan tutarın iadesi gerektiği" tespit edilmiştir.
Mahkememizin 10/07/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda denetime elverişli olmayacak şekilde ve ek raporda tartışılması gereken hususlar çözüme kavuşmadığından, dosyanın resen seçilecek yeni bir sözleşme uzmanı, bir mali müşavir ve bir sektör bilirkişisine tevdi ile Yargıtay Bozma ilamında yer alan ''taraflar arasındaki akaryakıt satışının nasıl ve ne şekilde yapıldığı (peşin\vadeli )daha sonra bu uygulamanın davalı tarafça değiştirilip değiştirilmediği,4-h maddesi kapsamında denetlenmesi için taraf defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak öncelikle sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının tespiti'' taraflar arasında gelişmiş olan ticari ilişki kapsamında taraf iddia ve savunmaları nazara alınmak suretiyle ileri sürülen fesih sebeplerinin nazara alınması suretiyle feshin haklı olup olmadığı ve bu çerçevede davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı ve karşı dava bakımından karşı davacı - davalının kar mahrumiyeti, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ile otomasyon sistemi servis bakım, automatic ve lojistik kart sözleşmesinin 19. Maddesinden kaynaklanan cezai şart alacağı ile 24.177,663 TL cari hesap alacağının mevcut olup olmadığı, talep edilen cezai şartların sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle tenkis gerektirip gerektirmediği ve TBK m.27 kapsamında ahlaka aykırı olup olmadığı, değilse aynen tazmini halinde davalının ekonomik mahvına neden olup olmayacağı hususları ve de bozma ilamın da nazara alınmak suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir. Mali müşavir ..., sözleşme uzmanı ..., sektör bilirkişi ...'dan alınan 05.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle " Asıl Dava Bakımından: Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: Taraflar arasında adi yazılı şekilde 08.09.2010 tarihli “İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi” ve “Otogaz Bayilik Sözleşmesi'nin; 14.10.2010 tarihli protokolün kurulduğu; davalı tarafından sözleşmelerde üstlenilen yükümlülüklere aykırı davranıldığının iddia edildiği ve davacı tarafından davalıya gönderilen ... 16. Noterliği'nde ...tarihinde düzenlenen ... ve ... yevmiye sayılı ihtarnameler ile sözleşmelerin haklı sebeple feshedildiğinden bahisle davalı lehine ...bank ... Şubesi'nden verilme kesin ve süresiz olarak verilen seri no ..., ... sayılı, 28.03.2008 tarihli, 90.000TL. miktarlı; seri no ..., ...sayılı, 16.08.2011 tarihli, 40.000TL. miktarlı teminat mektubunun iadesinin talep edildiği;"Taraflar arasındaki akaryakıt satışının nasıl ve ne şekilde yapıldığı (peşinlvadeli), daha sonra bu uygulamanın davalı tarafça değiştirilip değiştirilmediği, 4-h maddesi kapsamında denetlenmesi için taraf defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması” hususunda mali inceleme yapıldığında:
Taraflar arasındaki 08.09.2010 tarihli sözleşmenin “SATIŞLAR” başlıklı 4. Maddesinin 4-h başlıklı alt maddesinin “Bayiye satış, peşin bedelle yapılır. BAYİ'ye vadeli olarak satış yapıldığı taktirde ...'nun tayin ve tespit edeceği geri ödeme şart ve vadeleri, BAYİ tarafından aynen kabul ve ifade edilecektir. Vadeli satış halinde BAYİ ile ... arasında hesabı cari mevcuttur. Hesaplar ...'nun muhasebe usul ve talimatına göre bu hesabı cariye geçirilerek tasfiye edilir. ... dilerse, herhangi bir zamanda ilk yazılı ihbarına müteakip 7 gün içinde kredili satış ve hesabı cari usulüne son verir. Bu takdirde BAYİ mubayaa edeceği emtia bedellerini peşin olarak ödemekle mükelleftir.” şeklinde olduğu; davalı - karşı davacı tarafından davacı - karşı davalıya tanınan ödeme vadelerinde fesih sebebi olacak mahiyette bir vade değişikliğinin olmadığı,
Davacı - karşı davalının ibraz olunan ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerindeki eksiklik nedeniyle sahibi lehine delil vasfında olmadığı, Davalı - karşı davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksizsiz olduğu, ticari defterlerin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu,
“Sözleşmelerin feshinin haklı olup olmadığının, bu çerçevede davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı” hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: ... yevmiye sayılı ihtamamede özetle Otogaz Bayilik Sözleşmesi uyarınca davalının haber vermeksizin davacının 500.000 TL'lik limitini düşürdüğünün ve siparişlerin defalarca kez davalı tarafça durdurulduğunun, sözleşmenin feshedildiğinin ileri sürüldüğü; ... yevmiye sayılı ihtanamede ise özetle İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi uyarınca çek alınmaksızın tanekerlerin bırakılmadığının; davalının haber vermeksizin davacının 500.000 TL'lik limitini düşürdüğünün; akaryakıtın yeteri kadar bırakılmadığının ve sözleşmenin feshedildiğinin ileri sürüldüğü; ihtarnamelerdeki ve dosya kapsamındaki gerekçeler uyarınca davacının haklı nedenle sözleşmeleri feshedip etmediği hususunun uzmanlık alanımın dışında kaldığı; zira feshe ilişkin iddiaların teknik ve mali yönden incelenebileceği,
Sözleşmelerin haklı sebeple feshedildiğinden bahisle seri no ..., ... sayılı, 28.03.2008 tarihli, 90.000TL. miktarlı ve seri no ..., ... sayılı, 16.08.2011 tarihli, 40.000TL miktarlı teminat mektubunun iadesinin talep edildiği; her iki si de haklı nedene dayanarak maddesi gerekse davacının ödeme performansı gözetildiğinde, hele ki bir dönem bakiye alacak miktarının 500.000TL seviyesinin üstünde seyrediyorken vadenin kısılması gerekçesiyle davacının sözleşmeleri feshetmesinde haklı nedene dayanmadığı kanaatine varılmadığı" tespit edilmiştir.
Mahkememiz 12/02/2025 tarihli duruşma ara kararı ile Karşı dava davacı vekilince 06/03/2024 tarihli celsede mazeret dilekçesi sunduğu, 10/07/2024 tarihli 13.celseden haberdar olduğu, 05/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun tebliğine ilişkin mazbatadan işbu duruşma gün ve saatinin davalı-karşı davacı vekiline usule uygun şekilde tebliğ edildiği, dosya kapsamında sunulan mazeret dilekçesi bulunmadığı anlaşılmakla, davacı-karşı davalı vekilince karşı dava takip edilmediğinden karşı dava yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Karşı dava yönünden süresi geçtikten sonra davalı karşı davacı vekilinin yenileme talebinde bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin 29.05.2025 tarihli ara karar uyarınca 3 aylık yasal süre içerisinde yenileme dilekçesi sunulmadığından karşı dava yönünden davanın tefrik edildiği; mahkememizin 2025/388 esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve iş bu dosyada karşı dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bozma öncesi ve bozma sonrası alınan heyet raporlarında sektör uzmanı değerlendirmeleri arasında farklılıklar bulunduğu anlaşılmakla dosya kapsamında görev yapmayan 3 kişilik sektör uzmanı bilirkişiye dosyanın tevdi ile asıl dava yönünden davalının davacıya bilgi vermeden limit düşürme işlemi yapıp yapmadığı; taraflar arasındaki akaryakıt satışının nasıl ve ne şekilde yapıldığı (peşin\vadeli) daha sonra bu uygulamanın davalı tarafça değiştirilip değiştirilmediği; peşin alım yapıldığında davalı tarafın peşin iskonto uygulayıp uygulamadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 4-h maddesi kapsamında tespitinin yapılarak davalının davacı satışlarını durdurup durdurmadığı; davalının davacıya ödemeleri geç yapıp yapmadığı; ileriye dönük kesinti yapıp yapmadığı; davacının ödemelerini geciktirip geciktirmediği; son bilirkişi raporunda yer alan mali müşavir ve sözleşme hukuku bilirkişisinin iş bu heyete dahil edilerek sözleşmenin haklı ve haksız fesih durumuna göre ihtimalli olarak tarafların talep edebileceği kalemler yönünden değerlendirme yapılmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Mali müşavir ..., sözleşme uzmanı ..., ... ve İşletme Uzmanı ...3.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda (sektör uzmanı olarak atanan ... tarafından raporda görüş ibraz edilmemesi nedeniyle) usule uygun şekilde bilirkişi heyetince rapor tanzim edilmediğinden iş bu rapor hükme esas alınmamıştır.
Mahkememiz 15/05/2025 tarihli ara kararı ile mahkememiz dosyasında bilirkişilik görevi yapabilecek sektör bilirkişi dosyaya eklenmek suretiyle dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile yeni bir rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Mali müşavir Mustafa Yıldız, sözleşme uzmanı ..., ..., İşletme Uzmanı ...'dan ve sektör bilirkişi ...'dan alınan 21.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle ".... Sektörel olarak rapor özelinde üçüncü madde de detay verildiği üzere “Dava dosyasında yer alan KÖK raporda yer alan Bayiye ait Cari Hesap ekstresinde“ yer alan mali verilerden de anlaşılacağı üzere Bayinin 130.000.- TL'lik Banka Teminat Mektubu karşılığında ... tarafından aynı tutarda RİSK limitinin bayiye tanınmış olduğu, Sektörel olarak bayinin bayilik sözleşmesini Noter kanalı feshettiği 10.09.2014 tarihinde ...'dan Otogaz alımı yaptığı vadesinin 22.09.2014 olduğu, 31.08.2014 tarihinde de 99.274,71 TL tutarında 22.09.2014 ödem vadeli Akaryakıt alımı yaptığı, ...'nun vadeli ürün satışına devam ettiği, Vadeli satış yaparken Bayiden vadeye uygun çek aldığı, Bayinin risk limitleri dahilinde ...'nun sattığı ürünün vadesine uygun vadeli çek almasının ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu, Bayinin ürün alımını ... tarafından engellenmediği, ... tarafından uhdesinde yer alan Teminat tutarı kadar Bayiye risk limiti tanımladığı, kuvvetle muhtemeldir ki Bayiye ait risk limiti olan 130.000.- TL'nin Bayinin alımları için yeterli limit olmadığı, Bayinin sözleşmenin kalan süresinde yeterli ürün alımı için ticari uygulama olarak limit artırımı için ...'ya artı Teminatlar vererek limit artırımına gitmesi gerekirken bayilik sözleşmesini fesh ettiğinin kuvvetle muhtemel olduğu, Dava dosyasında yer alan belgeler ışığında Bayinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: Taraflar arasında adi yazılı şekilde 08.09.2010 tarihli “İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi” ve “Otogaz Bayilik Sözleşmesi'nin; 14.10.2010 tarihli protokolün kurulduğu; davalı tarafından sözleşmelerde üstlenilen yükümlülüklere aykırı davranıldığının iddia edildiği; Şavacı tarafından davalıya gönderilen ... 16. Noterliğinde ... tarihinde düzenlenen ... ve ... yevmiye sayılı ihtarnameler ile sözleşmelerin haklı sebeple Teneahliş le davalı lehine ŞekerbankŞuhut Şubesi'nden verilme kesin ve süresiz olarak verilen seri no ..., ... sayılı, 28.03.2008 tarihli, 90.000 TL. miktarlı; seri ..., ... sayılı, 16.08.2011 tarihli, 40.000 TL. miktarlı teminat mektubunun iadesinin talep edildiği, “Davalının davacıya bilgi vermeden limit düşürme işlemi yapıp yapmadığı” hususunda: Mali inceleme yapıldığında bu hususa ilişkin bir delile rastlanmadığı, “Taraflar arasındaki akaryakıt satışının nasıl ve ne şekilde yapıldığı (peşinvadeli); daha sonra bu uygulamanın davalı tarafça değiştirilip değiştirilmediği; peşin alım yapıldığında davalı tarafın peşin iskonto uygulayıp uygulamadığı; sözleşmenin 4-h maddesi kapsamında tespitin yapılarak davalının davacı satışlarını durdurup durdurmadığı; davacının davalıya ödemeleri geç yapıp yapmadığı; ileriye dönük kesinti yapıp yapmadığı; davacının ödemelerini geciktirip geciktirmediği” hususunda mali inceleme neticesinde;
Taraflar arasındaki 08.09.2010 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesinin “SATIŞLAR” başlıklı 4. maddesinin 4-h başlıklı alt maddesinin “Bayiye satış, peşin bedelle yapılır. BAYİ 'ye vadeli olarak satış yapıldığı taktirde ...'nun tayin ve tespit edeceği geri ödeme şart ve vadeleri, BAYİ tarafından aynen kabul ve ifade edilecektir. Vadeli satış halinde BAYİ ile ... arasında hesabı cari mevcuttur. Hesaplar ...'nun muhasebe usul ve talimatına göre bu hesabı cari geçirilerek tasfiye edilir. ... dilerse, herhangi bir zamanda ilk yazılı ihbarına müteakip 7 gün içinde kredili satış ve hesabı cari usulüne son verir. Bu takdirde BAYİ mubayaa edeceği emtia bedellerini peşin olarak ödemekle mükelleftir.” şeklinde olduğu; davalı tarafından davacıya tanınan ödeme vadelerinde fesih sebebi olacak mahiyette bir vade değişikliğinin olmadığı,
Davalının davacı satışlarını durdurduğuna dair dosyaya sunulu bir veri olmadığı, Sektörel değerlendirme kısmında açıkça yer almakla birlikte Davalı ...'sinin ticari defter kayıtları incelendiğinde sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği 10.09.2014 tarihinde 10.09.2014 tarihli ... numaralı 8.215,57 TL fatura ile otogaz satışı ve 31.08.2014 tarihinde de ... tarihli ... numaralı 9.274,71 TL tutarlı akaryakıt satışı yapıldığı,
Davacı Bayii'nin davalı ...'ya ödemeleri ağırlıklı olarak vadeli olarak yapmakta olup geç yaptığına dair kaydı bir verinin tespit edilemediği,
Sözleşmenin haklı ve haksız fesih durumuna göre ihtimalli olarak tarafların talep edebileceği kalemler yönünden değerlendirme yapılması” hususunda: “sözleşmelerin feshinin haklı olup olmadığının, bu çerçevede davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı” hususunda:
Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: ... yevmiye sayılı ihtarnamed özetle; Otogaz Bayilik Sözleşmesi uyarınca davalının haber vermeksizin davacının 500.000.TL.lik limitini düşürdüğünün ve siparişlerin defalarca kez davalı tarafça durdurulduğunun, sözleşmenin feshedildiğinin ileri sürüldüğü; ... yevmiye sayılı ihtarnamede ise özetle İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi uyarınca çek alınmaksızın tankerlerin bırakılmadığının; davalının haber. vermeksizin davacının 500.000.TL.lik limitini düşürdüğünü; akaryakıtın yeteri kadar bırakılmadığının ve sözleşmenin feshedildiğinin ileri sürüldüğü; ihtarnamelerdeki ve dosya kapsamındaki gerekçeler uyarınca davacı Bayinin haklı nedenle sözleşmeleri feshetmediğinin sektörel değerlendirme kısmında yer verildiği, 01.12.2015 tarih itibari ile Bayinin Cari Hesaptan kaynaklı 6.528,50 TL'a ...'dan alacaklı olduğu Bayinin sözleşmeyi süresinden önce haksız feshettiğinden dolayı ... firmasına 20.000.- USD cezai şart ve 149.386.70 TL kar kaybı borcunun oluştuğu, Üstteki paylaşımlar ışığında Bayiye ait teminat mektuplarının iadesini gerektiren bir durumun bulunmadığı, Bayiye ait teminat mektuplarının ...'nun alacağını karşılamaya yetmediği kanaatine varıldığı, Sayın Mahkeme Bayinin Haklı Fesih yaptığı kanaatinde ise dava tarihİ itibari ile ... nezdindeki 130.000. TL değerindeki banka Teminat mektubu ile Bayinin cari hesaptan kaynaklı 6.528,50 TL tutarın BAYİYE iade edilmesi gerekeceği, İşletme uzmanı tarafından yapılan incelemede sayfa 8 ve 9 daki IV-VI İşletme Uzmanı Sonuçları başlığındaki sonuçlara ulaşıldığı" tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı ile davalı arasında "..." adresinde 18.09.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5 yıllık İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi imzalandığı; sözleşmenin 4.h maddesi uyarınca bayiye satışın peşin bedelle yapılacağının kararlaştırıldığı; vadeli satış halinde taraflar arasında hesabı cari mevcut olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin feshi hususunda m.31 kapsamında davalı ...'ne tanındığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında "..." ... mevkii adresinde 18.09.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 5 yıllık Otogaz bayilik sözleşmesi imzalandığı; Sözleşmenin feshi hususunda m.34 kapsamında davalı ...'ne tanındığı anlaşılmıştır. Fiyat ve Ödemeler kapsamında Madde 5. Bayi'ye satılacak her türlü ürün fiyatı ...'ca saptanır ve uygulanır.Bayi işbu sözleşme uyarınca satın aldığı LPC-Otogaz bedellerini ...'ca belirlenecek fiyatlar üzerinden ...'nun belirlediği vadelerde ödeyecektir. Ödememe, eksik ödeme veya geç ödeme hallerinde ... işbu sözleşmeyi feshedip etmemekle serbestir. Ödemelerde gecikme halinde ... alacakları için faizle ilgili yasal mevzuatta belirlenen ve ticari işlerde uygulanan gecikme faizinin altında kalmamak üzere ve kendisinin belirleyerek tüm bayilerince tatbik ettiği oran üzerinden gecikme faizi talep etmeye, her türlü takipte bulunmaya ve verilmiş olan teminatları herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın nakde çevirmeye yetkilidir.Bayi'nin ...'dan satın alacağı LPG-Otogaz karşılığında keşide ve ciro edeceği her türlü çek, bono vs senedatın zayii, yok olması veya zamanaşımına uğraması hallerinde dahi Bayı ayrıca bir temerrüt ihtarına hacet kalmaksızın aradaki temel ilişkiye göre borçlarını bahse konu çeklerde yazılı keşide tarihlerinden ve sair senedatın vadelerinden itibaren faizi ile birlikte ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Madde 7 kapsamında Bayi çek, doğrudan tahsilat sistemi, peşin ödeme sistemi ve ...'nun uygun göreceği sair ödeme şekillerinden biri ile ödeme şekillerinden biri ile ödeme yapabilir.
Davaya konu davacının ... 16. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi'nin " 500.000,00 TL limit açıldığını ancak daha sonra davalı tarafından herhangi bir bilgi verilmeksizin limit düşürüldüğünü, davacıya ... kredisi ile verilen akaryakıt açıklanmayan sebeplerle, çek karşılığının alıma çevrildiğini, davalı şirkete ait tesislerde dolum yapmış olan davacıya ait tankerler çek alınmadan bırakılmadığını, davalı taralından limit gerekçe gösterilerek, günü gelmeyen çekler ödenmeden yani ödemeler tahsil edilmeden yakıt verilmediğini, davacıya peşin alım yapılmasına rağmen peşin iskontosu dahi uygulanmadığını, akaryakıt ikmaline giden davacıya ait tankerler de defalarca tonajının yarısı kadar akaryakıt verilerek müvekkile ait istasyonda birçok kere akaryakıt yokluğu çekilmesine neden olunduğunu, davacı tarafından gerek taşıt tanımada, gerekse davacının anlaşmalı müşterilerine peşin alıp gününden önce ödeme yapmasına rağmen, davalı tarafça, davacıya iki ay gibi bir sürede ödeme yapılmakta, sözleşme gereğince ödenmesi gereken primler müteakip ayın ay sonunda ancak hesaplarına intikal ettirildiğini, davacı müvekkilin davalı şirketten olan alacakları ise ödenmeyerek ileri tarihte alınacak veya günü gelmemiş LPG karşılığında kesilme yoluna gidildiğini, konu davalının hem saha müdürüne hem de Bölge Müdürüne intikal ettirilmesine rağmen ilgisiz kalınması nedeniyle " sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini davalıya ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Davacının Otogaz bayilik sözleşmesi kapsamında ... 16. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile "sözleşme gereği tarafına 500.000,00 TL limit açılmışken tarafına herhangi bir bilgi verilmeksizin limit düşürüldüğünü, sipariş verilip ... tarafından davacıya daha önceden haber verilmeden defalarca durdurulduğu; davacının anlaşmalı müşterilerine peşin alıp gününden önce ödeme yapmasına rağmen, davalı tarafça, davacıya iki ay gibi bir sürede ödeme yapıldığı, taraflar arasında imzalanan Otogaz bayilik sözleşmesinin feshedildiği; ariyet olarak verilen malların yedi gün içerisinde teslim alınması ve 2 gün içerisinde otomasyonun devredışı bırakılması hususunun davalıya ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Davacı sözleşmeler kapsamında gerek dava dilekçesinde gerek ihtarnamede davalı tarafından 500.000,00 TL açılan limitin davalı tarafından herhangi bir bilgi verilmeksizin limit düşürüldüğünü iddia etmekle dosya kapsamında alınan son bilirkişi raporunda davalının, davacı bayiye verdiği teminatın 3 katından daha fazla bir limit ile davacının ürün tedarik etmesi için limit tanımladığı; bayiden davaya konu 90.000,00 TL ve 40.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL teminat alınarak 500.000,00 TL finansal ürün almasına olanak sağladığı anlaşılmıştır. Davacı bayide karşılaştığı riskli finansal yapı sonrasında, bayinin finansal olarak zor durumda kalıp ödemelerini aksatıp hatta yapamaz hale geldiğinde iş bu teminatlar dışında ( 90.000,00 TL ve 40.000,00 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL ) 500.000,00 TL- 130.000,00 TL= 370.000 TL tutarında borcunu tahsilinin riskli duruma geleceği sektörel açıdan yapılan tespit ile de ortaya konulmuştur. Davacı bayiye teminat miktarının iki katı kadar limit tanımlandığı cari hesap ekstresinden tespit edilmekle akaryakıt sektöründe bayinin durumu esas alınarak Ana Dağıtım firmasının elinde/uhdesinde yer alan teminatların toplam tutarının %20 ile %25 oranın üstünde fazla limit Ana Dağıtım firmasınca verilebildiği firmanın almak istediği riske göre limit ve vade tanımlandığı anlaşılmıştır. Davalı yönünden 130.000,00 TL teminat dışında kalan kısım risk teşkil edeceğinden davalının davacı bayiye bir miktar tankeri doldurması veya boş bırakması hususu bu kapsamda değerlendirilecektir. Sözleşmenin 4-h maddesi uyarınca peşin alım hususu kararlaştırılmış ise de sektör kapsamında davacı bayi tarafından Ana Akaryakıt firmasına verilen ipotek ve teminatlar karşılığında bayiye ürün alımında 7 ile 10 gün arasında bazen 15 gün vadeli ürün alım hakkı sağlanabildiği; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında uzun bir süre bayi ödemelerinde sorun olmadığı cari hesap ekstreleri incelendiğinde davalının otogazda 10 gün; akaryakıtta 22 günlük vadelerle davacının ürün aldığı ve fesih tarihine kadar iş bu vadeler üzerinden ödeme gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının ihtarnamelerde yer alan davacının anlaşmalı müşterilerine peşin alıp gününden önce ödeme yapmasına rağmen, davalı tarafça, davacıya iki ay gibi bir sürede ödeme yapıldığı iddiasının doğru olmadığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 4/ h fıkrasında ödeme şeklinin peşin veya vadeli olacağı belirtilmiş ise de , davacı tarafa vadeli satış yapıldığı taktirde vadeli satışlara kaç gün vade uygulanacağı sözleşmede belirtilmediği; istasyon bayilik sözleşmenin 8. Maddesinde taraflar arasındaki sözleşmenin eksik ikmal ya da hiç ikmal yapmama durumunda dahi bayinin hiçbir talepte bulunamayacağı, kendi müşterileri ile yaptığı anlaşmalarda da bu hususu dikkate alması gerektiği belirlendiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin 30.maddesine göre davacı tarafın bu sözleşmenin maddelerinden herhangi birine uymaması halinde davalı taraf mal teslimatını durdurabileceği kararlaştırılmıştır.
Davacının sözleşmeler kapsamında davalının kusurlu hareketlerinden kaynaklı sözleşmeleri feshettiğini iddia etmiş ise de incelenen taraf ticari defterlerinde cari hesap hareketleri de dikkate alındığında fesih öncesinde akaryakıt alımında vadenin 22.09.2014 olduğu; 31.08.2014 tarihinde 99.274,71 TL tutarında 22.09.2014 ödeme vadeli alım yapıldığı, vadeli satış kapsamında davacının vadeye uygun sunulan çekler kapsamında davalının risk ve limitler dahilinde bu işlemlerin yapıldığı; davanın ürün almak istediği halde davalı tarafından verilmediğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı yani davalının kasıtlı olarak davacının sözleşmeleri feshetmesine sebebiyet verecek şekilde hareket ettiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının davacıya bilgi vermeden limit düşürdüğüne dair taraf defterlerine yansıyan değişiklik bulunmadığı; davalının davacıya tanıdığı vade kapsamında feshi gerektirecek önemli vade değişikliği bulunmadığı bu nedenle davacının sözleşmeleri feshetmesinin haksız olduğu anlaşılmıştır. Davalının davacının satışlarını durdurduğuna dair ticari defterlere yansıyan dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla davacının haksız olarak sözleşmeleri feshettiği anlaşılmakla davacının sözleşmeleri haklı feshettiği hususunu ispatlayamadığından davaya konu teminat mektuplarının da iadesini isteyemeyecektir. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme alınan 21.07.2025 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının sözleşmeleri haklı nedenle feshetmediğinden davacının sözleşmelerin haklı nedenle feshinin tespiti ve teminat mektubunun iadesi taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespiti ve teminat mektubunun iadesi taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 8.880,30 TL karar harcının peşin yatırılan 2.220,10 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 6.660,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 7.320,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine temyiz dilekçesi sunulmak ve temyiz başvurma ve karar harcı ile temyiz gider avansı yatırılmak suretiyle, Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların temyiz kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/09/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
HMK m.304/1 uyarınca hükümde yazı hatası bulunduğu anlaşılmakla davacının her iki sözleşme yönünden feshi talebinin reddine karar verildiği halde 1 nolu hükümde yer alan "1-Davacının sözleşmenin haklı nedenle feshinin tespiti ve teminat mektubunun iadesi taleplerinin ayrı ayrı reddine, " ifadesinin "1 -Davacının sözleşmelerin haklı nedenle feshinin tespiti ve teminat mektubunun iadesi taleplerinin ayrı ayrı reddine, " şeklinde tashihine karar vermek verildi. 30/09/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır