T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/151 Esas
KARAR NO: 2023/775
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/02/2020
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in müteveffa ...'in eşi olduğunu, ...'in 03/03/2019 tarihinde ... plakalı aracıyla ... ilçesinden ... ilçesine doğru giderken havanın yağışlı ve yolun virajlı olmasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkarak gidiş istikametine göre sağ tarafta bulunan kayalıklara çarpmasından dolayı tek taraflı ölümlü maddi zararlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu trafik kazası sonucunda müvekkilinin eşi ...'in vefat ettiğini, müteveffa ...'in işbu trafik kazasına karıştığı ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... A.Ş. tarafından ... sayılı poliçe ile yapıldığını, poliçenin başlangıç tarihinin 05/10/2018, bitiş tarihinin ise 05/10/2019 olduğunu, mevcut trafik kazasının poliçe kapsamında olduğunu belirterek . Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Genel Şartlar Kapsamında 04/07/2019 tarihinde davalı sigorta şirketinden poliçe kapsamında müvekkili adına destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğunu, talebin davalı sigorta şirketince reddedildiğini, müvekkilinin ev hanımı olduğunu ve geçimini ancak eşinin verdiği destek ile sağladığını, yaşanan kaza neticesinde maddi destekten yoksun kaldığını ve destekten yoksun kalma durumunu teminat altına almış olan sigortacı şirkete lehtar olarak başvurma gereksiniminin doğmuş olduğunu belirterek davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları sakkı tutulmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatın, kazanın meydana geldiği 03/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Doğa Sigorta Şirketi'nden işbu aracın sigorta poliçe İimiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalının davaya cevap vermediği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava, 6098 sayılı TBK'nın 53.maddesinde düzenlenen ölüm nedeniyle yoksun kalınan destek tazminatının tahsili davasıdır.
Dosya kapsamında yapılan incelemede, 03/03/2019 tarihinde sürücü (müteveffa) ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonla ... İlçesi istikametinden, ... İlçesi istikametine doğru seyir halindeyken ... İlçesine 21+400 m kala yolun virajlı, havanın yağışlı olması sebebi ile direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkarak gidiş istikametine göre sağ tarafta bulunan kayalıklara çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, kaza esnasında araç sürücüsü ...'in vefat ettiği, davacı olan ...'in, müteveffanın eşi olduğu, müteveffanın desteğinden yoksun kalması nedeni ile davalı sigorta şirketinden maddi zarar tazmini talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının nüfus kayıt örneği incelendiğinde vefat eden ...'in davacının eşi olduğu anlaşılmıştır.
03/03/2019 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında, olayın tek taraflı trafik kazası olduğu, davalı tarafa sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü davacının murisi ...'in 2918 Sayılı KTK'nun 52/1-b maddesini ihlal ettiği belirtilerek başka herhangi bir kişi ve unsura kusur atfedilmediği, buna göre davalı tarafça sigortalı olan ... plakalı aracın sürücüsü davacının murisi ...'in %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu poliçe incelendiğinde poliçe başlangıç tarihinin 05/10/2018 bitiş tarihinin ise 05/10/2019 olduğu ve 03/03/2019 tarihinde meydana gelen kazanın sigorta kapsamında kaldığı görülmektedir.
Mahkememizce hasar dosyası, SGK kayıtları celp edilmiş dosya arasına alınmıştır.
Dosya kapsamında ... SGK Müdürlüğüne yazılan müzekkerede, davacıya davaya konu kaza nedeni ile geçici iş görmezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı sorulmuş, müzekkere cevabında geçici iş görmezlik ödemesinin yapılmadığı, ayakta tedavi, tıbbi malzeme, yolluk ödemesinin bulunmadığı ve rücuya tabi herhangi bir gelir bağlanmadığı bildirilmiştir.
İhtilaf, 03/03/2019 tarihinde ... plakalı aracın müteveffa ... idaresinde tek yanlı kaza yapması neticesinde sürücünün vefat etmesi neticesinde davacı eşin müteveffanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalıp kalmadığı, kaldı ise destek tazminatının tespiti ile bu tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Kusur oranı ve destek tazminatı miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirilmesi gerekmektedir.
Sigorta Hukuku Uzmanı ...ve Tazminat Hesap Uzmanı Yüksek Mühendis...'ın 17/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda, ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartların sonrasında 05.10.2018 tarihinde akdedildiğini, davacının dayandığı Y. 17. HD E. 2016/14573 K. 2017/6035 T., 29/05/2017 sayılı ilam nazara alındığında destekten yoksun kalma maddi zararı yönünden davalı ... A.Ş' nin sorumluluğuna gidilemeyeceği, buna göre; destekten yoksun kalma maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığı kanaatine vardıklarını belirtmişlerdir.
Davacı itirazları doğrultusunda yapılan ek inceleme aynı bilirkişi heyeti tarafından alınan 06/03/2023 tarihli ek raporda, bilirkişiler kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde değişiklik gerektiren bir hususun bulunmadığını, ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartların sonrasında 05.10.2018 tarihinde akdedildiğini, davacının dayandığı Y. 17. HD E. 2016/14573 K. 2017/6035 T., 29/05/2017 sayılı ilam nazara alındığında destekten yoksun kalma maddi zararı yönünden davalı ... A.Ş' nin sorumluluğuna gidilemeyeceği, davacı ...'in indirimsiz maddi zararının 636.665,26 TL olarak hesaplanmış ise de; müteveffa desteğinin kusuru tenzil edildiğinde davacının talep edebileceği maddi zararının kalmayacağı; davacı eşin destekten yoksun kalan üçüncü kişi olduğunun kabulü halinde hesaplanan indirimsiz maddi zararın davacının maddi zararını teşkil edeceği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin, 10/12/2023 tarihinde, dava değerini arttırarak davayı ıslah ettiği görülmüştür.
Davacı desteğinin davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsü iken gerçekleşen tek taraflı kazada, asli ve tam kusurlu olarak kendi kusuru sonucunda öldüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. maddesinde: “Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler.
g) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
h) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
i) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarihli ve E.:2019/40; K.:2020/40 sayılı Kararı ile)” hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre, sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olup yeni Genel Şartların C.10. maddesi ile, 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında akdedilen sözleşme (05.10.2018-05.10.2019 tarihli poliçe) ve kaza tarihi(03.03.2019) itibarı ile 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartların yürürlükte olduğu açıktır.
Yeni Genel Şartların C.11. maddesine göre; yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu 11. madde hükmüne göre ise, sigorta sözleşmesinin ana muhtevası müsteşarlıkca onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde; "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise Genel Şartlar A.3. maddesinde; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı; "Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır." şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde "İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri" ve (d) bendinde "Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır.
Somut olayda; desteğin sürücüsü olduğu araç ile seyri sırasında 03.03.2019 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonucu vefat ettiği; poliçenin düzenlenme tarihinin de 05.10.2018 olduğu görülmektedir. Davacı eş, kazada hayatını kaybeden ve tam kusurlu olan sürücü desteğin kendi zorunlu mali mesuliyet sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 05.10.2018-05.10.2019 olup davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise, poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 05.10.2018 tarihinden önce 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre, ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre; somut olayda, işleten/sürücü murisin (destek) üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir.
Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda tam kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de yoktur. Bu sebeplerle; desteğin davaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve davacının desteğin idaresindeki aracın sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, somut olaya benzer nitelikteki Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/4425 Esas, 2021/318 Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede, davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu karar harcından,54,40 TL peşin harç ve 2.445,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.229,55 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 95.133,14 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/12/2023
Katip
e-imza
Hakim
e-imza