T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/176
KARAR NO : 2025/442
DAVA : TAZMİNAT (Haksız Fiilden ve Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklı Tazminat )
DAVA TARİHİ : 06/03/2020
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan esas ve birleştirilen dosyada yapılan açık yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı servis aracında yolcu olarak seyir halindeyken dava dışı ... idaresinde ... plaka sayılı araçla çarpışması neticesinde sakat kaldığını, kazaya karışan araçlardan ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ... nolu poliçe ile Karayolları Zorunlu Sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğunu, müvekkilinin kazanını meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, araçta yer olmaması nedeniyle müvekkilinin tekli iskemleye oturtularak yolculuk yapmak zorunda kaldığını, kaza sırasında ani fren nedeniyle yerinden fırlayarak kafasını araç içerisinde çarpmak suretiyle sakat kaldığını, %96 oranında malül olduğunu dair 24.10.2019 tarihli rapor düzenlendiğini, müvekkilinin kaza sonrası başkasının bakımına muhtaç hale geldiğini, müvekkilinin kaza sonrasında şikayetçi olunmaması sebebiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği, taraflarınca yeni şikayet başvurusunda bulunulduğunu, şikayetten vazgeçme beyanının müvekkillerine ait olmadığı gerekçesiyle yapılan şikayet sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili beyanı hakkında evrakta sahtecilik yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine trafik kazasından kaynaklı olmak üzere şüphelilerin cezalandırılması için ... Cumhuriyet Başsavcılığını başvuruda bulunulduğunu, Kavak Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında müvekkilin kusurlu olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararının verildiği, karara itiraz edildiğini sürecin henüz sonuçlanmadığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun davalıya 05.11.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, ...nolu hasar dosyasının açıldığını, eksik evrakların davalı sigorta şirketine iletilmesine rağmen 05.01.2020 tarihli cevabi yazısında ödeme yapılmayacağının taraflarına bildirildiğini, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilinin meydana gelen trafik kazasında sakat kalması sebebiyle müvekkiline iş göremezlik maddi tazminatı ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, şimdilik 1.000 TL sakatlık tazminatının 05.01.2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın davacı kusuruyla meydana geldiği, 22.10.2018 tarihli trafik kaza tespit tutanağında müvekkiline ... plaka sayılı aracın sürücüsünün kusurlu bulunmadığını, kusur incelemesinin ATK tarafından yapılması gerektiğini, ... plaka sayılı araç için 20.06.2018 - 20.06.2019 vadeli ... nolu ZMMS poliçesinin düzenlendiğini, müvekkilinin araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, davacının maluliyetinin kaza sonucu oluştuğunun ispat edilmesi gerektiğini, yine soruşturma dosyasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesi uyarınca müvekkilinin usule uygun şekilde temerrüde düşürülmediğini, faiz talebinde bulunulamayacağını, davalının reddine karar verilmesi gerektiğini iddia ve talep etmiştir.
Yargılama sırasında davacı tarafından, kazaya karışan araç sürücüleri ..., ... ile kazaya karışan araçların ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş ile ... Sigorta A.Ş aleyhine bakıcı gideri, geçici sakatlık tazminatı, sürekli sakatlık tazminatı, manevi tazminat talebiyle ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesini .. Esas sayılı dosyasında dava ikame edildiği anlaşılmış, ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası birleştirilerek mahkememizin 2020/176 Esas sayılı dosyasına gönderilmiş, yargılamaya mahkememizin 2020/176 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir.
Birleştirilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 22.10.2018 tarihinde davalı gerçek kişilerin karıştığı trafik kazası neticesinde sakat kaldığını, geçici ve sürekli sakatlık tazminatı için ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ... Sigorta A.Ş aleyhine dava açıldığını, işbu dava ile ise ... Sigortadan bakıcı tazminatı ve poliçede yer alması halinde manevi tazminat talep edildiğini, diğer davalılardan ise bakıcı gideri yanında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin bulunduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunulduğunu, başvurunun davalıya 04.08.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketinin 16.08.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, arabuluculuk başvurusunun olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin iyileşme ihtimalinin bulunmadığını, bakıcı yardımıyla hayatını devam ettirdiğini, sigorta poliçesinde manevi tazminat bulunması halinde talep edilen manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, netice olarak şimdilik 500 TL bakıcı giderinin ... Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihinden itibarinden işleyecek avans faizi ile, 500 TL bakıcı gideri, 100 TL geçici sakatlık tazminatı, 900 TL sürekli sakatlık tazminatı olmak üzere toplam 1500 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den tahsiline, 30.000 TL manevi tazminatın ... ve ... Sigorta A.Ş den olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, 170.000 TL manevi tazminatın ... ve ... Sigorta A.Ş'den olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Birleştirilen 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılan başvurunun KTK'nın 99. Maddesine uygun olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminatıyla sorumlu olduğunu, davacı taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini iddia etmiştir.
Birleştirilen 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülmekte olan davanın belirsiz alacak davası veya kısmi dava olarak açılıp açılmadığı dava dilekçesinden anlaşılmamakla birlikte davacı tarafın taleplerinin belirsiz alacak talebine konu olması mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 6704 Sayılı yasa ile değişik 97. maddesi uyarınca işbu davadan önce, bakıcı gideri yönünden müvekkili şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın yaralanmasına konu olay, davacı tarafın kusuru ile meydana gelmiş olup, talebimiz doğrultusunda adli tıp trafik ihtisas dairesi tarafından yapılacak incelemede müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığı sabit olacağından müvekkili şirketin sorumuluğu bulunmadığını, hiçbir talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin bakıcı gideri taleplerinden sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek yadıyla, davacının tazminat talebine konu maluliyetinin iddia olunan kaza sonucu oluştuğu ve davacının iddia ettiği şekilde malul kaldığı ispata ve tespite muhtaç olduğunu, öncelikle davacı tarafın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi, yargılaya konu kaza sonucu malul kalıp kalmadığı davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde araç sürücüsü hakkında şikayetçi olunmadığı gerekçesiyle ceza soruşturmasına ilişkin takipsizlik kararı verildiği belirtilmiş olmakla, C.M.K'nun uzlaşmaya ilişkin hükümleri uyarınca uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, hiçbir iddiayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı talebine konu tazminatın hesaplanması için gerçek gelirin davacı tarafça ispatı ve buna ilişkin delil sunulması gerektiğini, müvekkili şirket, davacı tarafça usulüne uygun temerüde düşürülmediğinden faiz talebine ve oranına itiraz ettiklerini, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinden müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığından, işbu davanın birleştiği esas dosyada poliçe dosyaya ibraz edilmiş olmakla ve birleşen davada davacı tarafın müvekil şirketten manevi tazminat talebinde bulunulmuş olmakla, davacı tarafın müvekkili şirket açısından manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi taktirde, esasa ilişkin cevapları uyarınca davanın esastan reddine arar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Birleştirilen 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında davalılar ... ve ...'a usulüne uygun davetiye tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.
Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinin başlangıç tarihinin 20.06.2018; bitiş tarihinin 20.06.2019 tarihi olduğu, sigorta poliçesi bulunan aracın 2012 model transit 350 L minibüs tipinde ... plaka sayılı 10-17 koltuklu ... markalı minibüs olduğu, sigortalısının dava dışı ... isimli gerçek kişi olduğu ve sigorta şirketinin davalı ... Sigorta A.Ş. olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketlerince tanzim edilen poliçelerin incelenmesinde;
Davalı ... Sigorta A.Ş.’nin davacının yolcu olarak bulunduğu ... plaka numaralı servis aracını 20.06.2018-20.06.2019 tarihleri arasında geçerli ... numaralı ve 23.05.2018 tanzim tarihli poliçe ile sigortaladığı, poliçede tanzim tarihi itibariyle kişi başı sakatlanma ve ölüm tazminatının limitinin 360.000,00 TL olduğu, sağlık gideri tazminatı limitinin ise kişi başı yine 360.000,00 TL olduğu, sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu bakanlık tarafından teminat limitleri arttırıldığı taktirde poliçede yazılı teminat limitlerinin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın limitlerin arttırıldığı tarihten itibaren yeni teminat limitleri üzerinden geçerli olacağının poliçede belirtildiği, manevi tazminat klozunun poliçede bulunmadığı, birleşen dava davalılarından ... Sigorta A.Ş.’nin kazaya karışan ... plaka numaralı aracı 27.10.2017-27.10.2018 tarihleri arasında geçerli ... numaralı ve 26.10.2017 tanzim tarihli poliçe ile sigortaladığı, poliçede tanzim tarihi itibariyle kişi başı sakatlanma ve ölüm tazminatının limitinin 330.000,00 TL olduğu, sağlık gideri tazminatı limitinin ise kişi başı yine 330.000,00 TL olduğu, sözleşme süresi içinde Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu bakanlık tarafından teminat limitleri arttırıldığı taktirde poliçede yazılı teminat limitlerinin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın limitlerin arttırıldığı tarihten itibaren yeni teminat limitleri üzerinden geçerli olacağının poliçede belirtildiği , manevi tazminat klozunun poliçede bulunmadığı anlaşılmakla davacının maddi tazminata dayanak zararlarının kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketlerince tanzim edilen poliçe teminatları kapsamında oldukları anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen davaya dayanak trafik kazasına ilişkin ilgili kolluk tarafından olay günü tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde emniyet kemeri takılı olmayan davacının kusurlu olduğu, birleşen dosya davalısı ...’un kusurunun bulunmadığının bildirildiği ancak diğer araç sürücüsü ...’nın kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirmede bulunulmadığı anlaşılmıştır.
... Devlet Hastanesine müzekkere yazılarak davacıya ait tüm tetkik ve tedavilere ilişkin belgeler 03.07.2020 tarihli müzekkere cevabı ile dosya içine celp edilmiş, davacının 24.10.2019 tarihli sağlık kurulu raporu,... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 17.06.2020 tarihli cevabi yazı ile; davacıya ait 22.10.2018 tarihli tedavi evrakları ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 10.07.2020 tarihli cevabi yazı ile; sistemde kayıtlı davacıya ait tüm evraklar ise ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinden 06.07.2020 tarihli cevabi yazı ve 30.07.2020 tarihli cevabi yazı ile dosya içine getirtilmiştir.
Davacıya rücuya tabi iş göremezlik ödemesi yapılmadığına ve gelir bağlanmadığına dair ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 30.07.2020 tarihli cevabi yazısı ile ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 26.01.2021 tarihli cevabi yazısı dosya içine alınmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında tanzim ettirilen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 11.06.2020 tarihli raporunda; 22.10.2018 tarihinde meydana gelen iki taraflı trafik kazasında ...'un ... plaka sayılı minibüsü sevk ve idare etmekte gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile sol tarafından yaklaşan aracın seyir durumunu gözlemlemeden ilk geçiş hakkınını minibüse verdikten sonra kontrollü bir şekilde katılım sağlaması gerekirken bu kurallara riayet etmeden, kontrolsüz şekilde yola katılım sağlayıp minibüsün seyir şeridini kapatmak suretiyle minibüs sürücüsünün seyir durumunu bozması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tanıklarından ... talimat mahkemesi aracılığıyla alınan beyanında; minibüs şoförünün davacıya yakın yerde ineceği gerekçesiyle iskemleye oturabileceğini söylediğini, 200 metre ilerledikten sonra kazasının meydana geldiğini, davacının ... Devlet Hastanesine götürüldüğünü beyan etmiştir.
Davacı tanıklarından ... talimat mahkemesi aracılığıyla alınan beyanında; minibüs şoförü tarafından yakın yerde ineceği gerekçesiyle davacıya iskemleye oturabileceğini söylediğini, araçta iskemlede oturan başka bir yolcu bulunmadığını, 200 metre ilerledikten sonra kazanın meydana geldiğini, davacının ani fren sonrası şoför koltuğuna vurduğunu ve bayıldığını, sonrasında ... Devlet Hastanesine götürüldüğünü, omurilikten dolayı felçli olduğunu, başkasının yardımı ile yürüdüğünü bildirmiştir.
Davacının maluliyet oranının ve iyileşme süresinin tespiti için ... Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla tanzim ettirilen ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalının 17.02.2022 tarihli raporunda 30.03.2013 tarihli yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli özür oranının %98 olduğu, geçici iş göremezliğine neden olan yaralanmasının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Kusur konusunda rapor tanzim edilmesi için dosya mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, ATK tarafından düzenlenen 20.04.2022 tarihli raporda özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığı, kazaya karışan araç sürücüsü ...'un %15 oranında diğer araç sürücüsü ...'nın ise %85 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının talep edebileceği tazminatın hesaplanması için dosya aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 25.07.2022 tarihli raporda özetle; davacının 18 aylık iyileşme süreci için kusur oranlarına göre 4.963,44 TL + 33.089,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği, davacının çalışma gücünden %98 eksilme meydana gelmesi sebebiyle oluşan sürekli iş göremezlik zararının 868.454,54 TL olduğu, yolcu taşıma işinin ticari iş olması sebebiyle avans faizi talep edebileceği yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan 26...5154-6 nolu poliçenin tanzim tarihinin 26.10.2017, başlangıç tarihinin 27.10.2017, bitiş tarihinin 27.10.2018 tarihi olduğu, sigortalı aracın ... plaka sayılı 1987 model ... adına kayıtlı hususi otomobil olduğu anlaşılmıştır.
Birleştirilen dosya da dikkate alınarak trafik kazası tespit tutanağında yer alan kusur belirlemesine ilişkin tespit ile ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya ... Ulaştırma Birimi Karayolları ve Trafik Öğretim Üyesi 3 bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.02.2024 tarihli raporda; davacının iskemlede oturarak yolculuk yapması sebebiyle tali olarak %15 kusurlu olduğu, davalı ...'un dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi sebebiyle tali %25 oranında kusurlu olduğu, davalı ...'nın ise tali yoldan kontrolsüz şekilde kavşağa girmesi sebebiyle asli derecede %60 kusurlu olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde kaza yerinde bulunan üst geçidin usule uygun yapılmamasının etkisinin bulunduğunu, üst geçici yapan Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kazanın oluşumunda %50 kusurlu olduğunu iddia ederek uzman görüşü ibraz etmiş ise de mahkememizce tanzim ettirilen denetime elverişli kusur raporları ile trafik kazası tespit tutanağında davacıya yalnız emniyet kemeri takmaması sebebi ile müterafik kusur atfedildiği, haksız fiilin meydana gelmesinde kusuru bulunanların kusur oranlarına bakılmaksızın zarardan müteselsilen sorumlu oldukları bununla birlikte ceza dava dosyası ve tanık ifadelerinden davalının kazanın meydana geldiği güzergahta yolcu taşımacılığı yaptığı, üst geçidin varlığından haberdar olan ve yola aşina olan bir sürücünün yolun durumuna göre aracını sevk ve idare etmesi gerektiği, davalının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılmakla kusur konusunda yeniden bilirkişi incelemesi yapılması talebi reddedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davacının bakıcı yardımına muhtaç olup olmadığı, varsa süresi konusunda rapor düzenlenmesi İçin dosya örneği ...Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Adli Tıp Anabilim Dalına gönderilmiş, aynı birim tarafından düzenlenen 25.04.2024 tarihli raporda özetle; 22.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaşam boyu bakıcı yardımına muhtaç olacağı belirtilmiştir.
Asıl ve birleştirilen dosyada davacının güncel asgari ücret miktarı dikkate alınarak talep edebileceği geçici ve kalıcı iş göremezlik zararı ile bakıcı giderinin hesaplanması için dosya aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 08.05.2024 tarihli raporda özetle; davacı ...'ın %98 maluliyet oranı ve %15 kusurunun dikkate alındığında talep edebileceği bakıcı gideri, işlemiş dönem tazminatı ve işleyecek dönem tazminatı toplamının 2.084.622,79 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye yapılan başvuru tarihinin 05.11.2019 tarihi olduğu, arabuluculuk başvuru tarihinin ise 12.12.2019 tarihi olduğu, son tutanak tarihinin 26.12.2019 olduğu, davalıya yapılan başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası davalı ... Sigorta A.Ş'nin temerrüde düşeceği, ... Sigorta A.Ş yönünden sigortalı aracın ticari araç olması sebebiyle avans faizi uygulanması gerektiği, ... Sigorta A.Ş ye davacı tarafından 04.08.2022 tarihinde başvuru yapıldığı, arabuluculuk tarihinin 02.09.2022 olduğu, son tutanak tarihinin 14.10.2022 olduğu, davalı sigorta şirketinin başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasında temerrüde düşeceği, kazaya karışan aracın hususi araç olması nedeniyle bu davalı yönünden yasal faiz uygulanması gerektiği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği bakıcı gideri zararı hesaplanmadığından dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiş ve birleştirilen dosyada davacının talep edebileceği bakıcı giderinin hesaplanması istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 10.10.2024 tarihli raporda; davacının işlemiş dönem bakıcı gideri tazminat tutarının 563.029,65 TL olduğu, işleyecek dönem bakıcı gideri tutarının 2.388.298,50 TL olduğu, işlemiş dönem tazminat tutarının 410.193,25 TL, işleyecek dönem tazminat tutarının 2.033.884,27 TL olduğu ve toplam 5.395.405,68 TL tazminattan davacının %15 oranında kusurunun indirilmesi neticesinde talep edebileceği tazminat toplamının 4.586.094,82 TL olduğu yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Güncel asgari ücrette değişiklik olması sebebi ile güncel asgari ücrete göre davacının talep edilebileceği tazminat miktarının hesaplanması için dosya yeniden son bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi güncel asgari ücret bilgileri dikkate alınarak davacının talep edebileceği işlemiş dönem tazminat miktarının 465.456,75 TL olduğunu, işleyecek dönem tazminat miktarının toplamının 2.575.680,36 TL olduğunu, bakıcı gideri işlemiş dönem zararının 576.032,40 TL olduğunu, işleyecek dönem bakıcı gideri zararının ise 3.092.053,95 TL olduğunu, kusur indirimi yapılmadan talep edilebilecek toplam tazminat tutarının 6.709.223,46 TL olduğunu, davacının %15 oranındaki kusur indirimi neticesinde talep edebileceği tazminat tutarının 5.702.839,94 TL olduğu yönünde tespitte bulunmuştur.
Dosya önceki aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik zararı ve bakıcı gideri zararının ayrı ayrı gösterilmesi suretiyle ek rapor tanzim edilmesi istenilmiş, 10.04.2025 tarihli raporda özetle;Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 28.169,47.TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.556.797,07.TL olduğu, davacının bakıcı gideri maddi zararının 3.117.873,40.TL olduğu, davacı tarafından 05.11.2019 tarihinde davalı ... SİGORTA A.Ş. Sigorta şirketine başvurulduğu, arabuluculuk başvuru tarihinin 12.12.2019 olduğu, 26.12.2019 tarihinde anlaşamama şeklinde sürecin bittiği anlaşılmış olup, bu çerçevede başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalı ... Sigorta A.Ş.’nin temerrüde düşeceği, sigortalı aracın kullanım amacının ücretli yolcu taşıma- ticari araç olması nedeniyle hükmedilecek tazminata avans faiz uygulanması gerektiği, davacı tarafından 04.08.2022 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. sigorta şirketine başvurulduğu, arabuluculuk başvuru tarihinin 02.09.2022 olduğu, 14.10.2022 tarihinde anlaşamama şeklinde sürecin bittiği , başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalı ... Sigorta A.Ş.’nin temerrüde düşeceği, kazaya karışan ... plakalı 1987 model ... aracın kullanım amacının Hususi araç olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Asıl ve birleştirilen dosyada davacı vekili 20.02.2025 tarihli ıslah olarak adlandırdığı harç tamamlama dilekçesiyle asıl dosyada davalı ... Sigorta A.Ş den 100 TL geçici iş göremezlik ve 900 TL kalıcı iş göremezlik talepli dava ikame edildiğini, birleştirilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesin ... Esas sayılı dosyası yönünden davalı ... Sigorta A.Ş den 500 TL bakıcı gideri, davalılar ... ile ... ve ... Sigorta A.Ş' den 500 TL bakıcı gideri, 100 TL sakatlık tazminatı ve 900 TL sürekli sakatlık tazminatı talep edildiğini, 3.000 TL'lik sakatlık tazminatı alacağının bilirkişi raporu doğrultusunda 5.702.839.94 TL olarak ıslah edildiğini, davalı sigorta şirketlerinden poliçe limitlerine kadar tahsiline karar verilmesi diğer davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesi talebinde bulunduklarını bildirmiştir.
Davalılardan ... , ceza dava dosyasında verdiği ifade sırasında evli ve 6 çocuklu olduğunu, şoför olarak çalıştığını, aylık ortalama 2.000,00 TL gelirinin bulunduğunu, diğer davalı ...'nın ceza mahkemesinde verdiği ifadesinde ise evli ve 2 çocuklu olduğu, çiftçi olup 2500 TL aylık gelirinin bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 20.02.2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini asıl ve birleştirilen dosya yönünden hangi tutarlarda arttırdığını açıklamadığından bu konuda açıklama yapmak üzere davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili 29.04.2025 tarihli dilekçesi ile asıl davada yer alan taleplerinden 100 TL geçici iş göremezlik talebini bedel arttırımı ile 27.969,47 TL daha arttırarak toplamda 28.069,47 TL' ye ; 900 TL sürekli iş göremezlik talebini ise 330.030,53 TL daha arttırarak toplamda ise 330.930,53 TL' ye arttırdıklarını, asıl davada yer alan Sürekli ve Geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini toplam 359.000 TL'ye arttırdıklarını , birleştirilen ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. Sayılı dosyası yönünden ise davalılardan ... ile ... ve ... Sigorta AŞ. yönünden 100 TL geçici sakatlık tazminatı taleplerini aynı şekilde bıraktıklarını, davalılardan ... ile ... ve ... Sigorta AŞ yönünden 900 TL olan sürekli sakatlık tazminatı taleplerini sigorta poliçe limitlerine kadar olan sınır için tüm davalılar yönünden; aşan kısım için ise sigorta şirketi hariç diğer davalılar ... ile ... yönünden 2.224.966,54 TL daha arttırarak toplamda ise 2.225.866,54 TL'ye arttırdıklarını , sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin toplamını ise 2.225.966,54 TL'ye arttırdıklarını, davalılardan ... Sigorta AŞ den 500 TL ve ... Sigorta AŞ ile birlikte diğer davalılar ... ve ... yönünden 500 TL olan toplamda ise 1000 TL olan bakıcı gideri talebini sigorta şirketlerinin poliçelerinden kaynaklı sorumlulukları var ise tüm davalılardan poliçe limitlerine kadar (Her iki Sigorta Şirketi için ayrı ayrı 360.000 TL) , poliçeden kaynaklı sigorta şirketlerinin sorumlulukları yok ise diğer davalılar ... ile ... yönünden 3.116.873,40 TL daha attırarak toplamda 3.117.873,40 TL ye arttırdıklarını, birleşen davada yer alan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri taleplerinin toplamını ise 5.343.839,94 TL'ye arttırdıklarını açıklamıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili mevzuatın ve yasal kavramların incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir. Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu yönünde bir iddia ve talep bulunması hâlinde gerçek zararın tespit edilebilmesi bakımından kusur durumu, kişinin gelir durumu, yaşam tablolarına göre belirlenen bakiye ömür süresi, maluliyet oranı gibi birden fazla veri bir arada göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmaktadır. Dolayısıyla tazminat hesabında (varsa geçici işgöremezlik süresinin ve) maluliyet, (sürekli iş gücü kaybı) oranının usulüne uygun belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları uyarınca kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmak koşuluyla bu belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi, üniversite ya da araştırma hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıkları aracılığıyla tespit edilmesi gerekmektedir. Söz konusu bu belirlemenin kayba uğradığı iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay uygulamaları ile benimsenen mevzuata uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Sürekli iş göremezlik oranının tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla Yargıtay Özel Dairesinin istikrar kazanmış kararlarında; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 22.06.1972 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit işlemleri Yönetmeliği 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önceki talepler bakımından getirilen Geçici 1 inci madde ile "... Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir. ... tarih ve ... sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ise 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 22 inci madde de; "1/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti hükümlerine yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır." 23 üncü maddesinde; "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Yönetmelik 28.09.2021 tarihli ve 31612 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmıştır. 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmelik ile 14.1.2012 tarihli ve 28173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Yönetmeliğin özürlü sağlık kurulu raporlarının alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek; özürlülerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hazırlandığı ve özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı hususu hüküm altına alınmıştır. 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ... tarihli ve ... sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas, ... K.sayılı emsal kararında belirtildiği üzere gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan zararların tespitinde fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılır.
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır.
Somut olayda, 22.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'un ... plaka sayılı minibüsü sevk ve idare etmekte gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile sol tarafından yaklaşan aracın seyir durumunu gözlemlemeden ilk geçiş hakkınını minibüse verdikten sonra kontrollü bir şekilde katılım sağlaması gerekirken bu kurallara riayet etmeden, kontrolsüz şekilde yola katılım sağlayıp minibüsün seyir şeridini kapatmak suretiyle minibüs sürücüsünün seyir durumunu bozması ve ani fren yapmasına neden olması sebebiyle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüste yolcu olarak bulunduğu ve kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı ancak yolculuk sırasında iskemlede oturduğu, ani fren nedeniyle ön koltuğa çarptığı, emniyet kemeri takmadığı bu nedenle zararın artmasına neden olduğu, davacının talep edebileceği maddi tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin davacının yolcu olarak bulunduğu ... plaka numaralı servis aracını 20.06.2018-20.06.2019 tarihleri arasında geçerli ... numaralı ve 23.05.2018 tanzim tarihli poliçe ile sigortaladığı, poliçede tanzim tarihi itibariyle kişi başı sakatlanma ve ölüm tazminatının limitinin 360.000,00 TL olduğu, sağlık gideri tazminatı limitinin ise kişi başı yine 360.000,00 TL olduğu, ... Sigorta A.Ş.’nin kazaya karışan ... plaka numaralı aracı 27.10.2017-27.10.2018 tarihleri arasında geçerli ... numaralı ve 26.10.2017 tanzim tarihli poliçe ile sigortaladığı, poliçede tanzim tarihi itibariyle kişi başı sakatlanma ve ölüm tazminatının limitinin 330.000,00 TL olduğu, sağlık gideri tazminatı limitinin ise kişi başı yine 330.000,00 TL olduğu, poliçede Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakanlık tarafından teminat limitleri arttırıldığı taktirde poliçede yazılı teminat limitlerinin herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve ek prim alınmaksızın limitlerin arttırıldığı tarihten itibaren yeni teminat limitleri üzerinden geçerli olacağının belirtildiği bu nedenle teminat limitlerinin kaza tarihi itibari ile ayrı ayrı 360.000 TL olduğu, davacı tarafından 05.11.2019 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye. başvurulduğu, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasın 15.11.2019 tarihinde ... Sigorta A.Ş 'nin temerrüde düştüğü , sigortalı aracın kullanım amacının ücretli yolcu taşıma- ticari araç olması nedeniyle hükmedilecek tazminata avans faiz uygulanması gerektiği, davacı tarafından 04.08.2022 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. sigorta şirketine başvurulduğu, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen 17.11.2022 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.’nin temerrüde düştüğü, kazaya karışan ... plakalı 1987 model ... aracın kullanım amacının hususi araç olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği, davacının kaza nedeni ile sürekli özür oranının %98 olduğu, geçici iş göremezliğine neden olan yaralanmasının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 18 ay olduğu ve davacının yaşam boyu bakıcı yardımına muhtaç olduğu, tanzim ettirilen aktüerya raporundan davacının %15 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde geçici iş göremezlik maddi zararının 28.169,47 TL , davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.556.797,07.TL ve davacının bakıcı gideri maddi zararının 3.117.873,40.TL olarak hesaplandığı ancak davacının müterafik kusuru nedeniyle talep edebileceği tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği bu durumda davacının 26.512,44 TL geçici iş göremezlik maddi zararı, 2.406.397,24 TL sürekli iş göremezlik maddi zararı ile 2.934.469,08 TL bakıcı gideri maddi zararını talep edebileceği, davacı vekilinin yargılama sırasında 21.05.2025 tarihli dilekçesi ile davalılardan ... Sigorta A.Ş ile sulh olduklarını , poliçe limitleri kapsamında davadan feragat ettiklerini, poliçe limitini aşan kısımlar yönünden haklarının saklı tutulduğunu, karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirdiği, birleştirilen dosyada davalı ... Sigorta A.Şnin de yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirdiği, dilekçe ekinde sunulan sulh protokolüne göre davacının sürekli bakıcı gideri ,sürekli işgöremezlik ve tedavi gideri zararlarından ve fer'ilerinden poliçe limiti miktarınca feragat ettiği, ... Sigorta A.Ş.’nin kazaya karışan ... plaka numaralı aracı sigortaladığı poliçede kişi başı sakatlanma ve ölüm tazminatının limitinin 360.000,00 TL olduğu, sağlık gideri tazminatı limitinin ise kişi başı yine 360.000,00 TL olduğu, davacının birleştirilen dosya konusu bakıcı gideri zararının 360.000 TL ; sürekli işgöremezlik zararının 360.000 TL yönünden konusuz kaldığı, birleştirilen dosyada davacının 2.406.397,24 TL sürekli iş göremezlik maddi zararından 360.000 TL'nin düşülmesi sonucu davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 2.046.397,24 TLyi ve 2.934.469,08 TL bakıcı gideri zararından 360.000 TL'nin düşülmesi sonucu davacının 2.574.469,08 TL bakıcı gideri zararı ile geçici iş göremezlik maddi zararı 26.512,44 TL yi talep edebileceği, birleştirilen dosyada davacının 100,00 TL tutarlı geçici işgöremezlik zararının konusuz kaldığı, davacının konusuz kalan zarar talepleri yönünden dava tarihi itibari ile dava ikame etmekte haklı olduğu ancak müteselsil borçluların durumunu ağırlaştıramayacağından ve davalı sigorta şirketinden vekalet ücreti talep etmediğinden konusuz kalan kısım yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceği dikkate alınarak asıl dosyada davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararı talepleri ile bağlı kalınarak talep toplamı 357.442,97 TL'nin davalı ... Sigorta dan tahsiline, birleştirilen dosyada davalı ... sigorta şirketi yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketleri tarafından düzenlenen poliçelerde manevi zarar klozu bulunmadığı, sigorta şirketlerinden manevi tazminat talep edilemeyeceği bu nedenle manevi tazminat yönünden TBK 165.maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı zira sigorta şirketinin sorumlu olmadığı zarardan feragat edilmesinin diğer borçluların durumunu ağırlaştırmayacağı anlaşılmakla davacının ... Sigortaya yönelik manevi tazminat talebinin reddine, ... Sigorta AŞ.'ye yönelik talebinin feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde ""Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir..” şeklinde düzenleme yer almaktadır.
Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta davacının uğradığı zararın ağırlığı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi , davacının manevi tazminat yönünden davacının müştereken ve müteselsilen tahsil talebinin bulunmayışı dikkate alınarak 100.000 TL manevi tazminat takdir edilmiş olup davalıların kusur oranlarına göre 30.000 TL manevi zararın ...'dan , 70.000 TL manevi zararın ...'dan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DOSYA YÖNÜNDEN;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
357.442,97 (330.930,53 TL'lik sürekli işgöremezlik zararı yönünden mükerrer tahsile yer vermemek kaydıyla) TL 'nin 15.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden tahsili gereken harç 24.416,93 TL olduğundan davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç, 19.469,00 TL tamamlama harcı toplamı 19.523,40 TL'nin karar harcından mahsubu ile bakiye 4.893,53 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen harç toplamı 19.523,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 14.600,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL tanık, 1.145,00 TL adli tıp kurumu rapor ücreti, 1.829,65 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere 17.674,65 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 17.597,99 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat istemi yönünden hesap ve takdir edilen 57.190,88 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre reddedilen maddi tazminat istemi yönünden hesap ve takdir edilen 1.557,03 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
8-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davalı ... Sigorta A.Ş 'ye yönelik maddi tazminat talepleri ile manevi zarar talebi yönünden davanın feragat nedeni ile reddine,
2-Davacının daimi işgücü kaybından kaynaklı 360.000 TL zararı ile bakıcı giderinden kaynaklı 360.000 TL zararı ve geçici iş göremezlikten kaynaklı 100,00 TL tutarlı zararı yönünden dava konusuz kaldığından bu miktarlarla ilgili karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacının sürekli işgöremezlik zararı 2.046.397,24 TL 'nin (... Sigorta AŞ. ile mükerrer tahsil oluşturmamak kaydıyla) 22.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan (davalı ... yönünden yasal faiz uygulanmak suretiyle) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin sürekli iş göremezlik zararı talebinin reddine,
4-Davacının 2.574.469,08 TL bakıcı gideri zararının 22.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den (davalı ... yönünden yasal faiz uygulanmak ve de davalı ... Sigorta A.Ş 360.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olmak ve 360.000,00 TL'ye 15.11.2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin bakıcı gideri zararı talebinin reddine,
5-Manevi zarar nedeni ile 30.000 TL'nin, 22.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Manevi zarar nedeni ile 70.000 TL'nin, 22.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Şerafettin Şamlıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
7- Davacının ... Sigorta A.Ş' ye yönelik manevi tazminat isteminin reddine,
8-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden tahsili gereken harç 315.651,38 TL olduğundan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç harcın mahsubu ile bakiye 315.570,68 TL harcın davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ... (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 24.591,60 TL harçtan sınırlı sorumlu olmak kaydıyla)'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen 80,70 TL harcın davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden tahsili gereken 6.831,00 TL'nin davalılar ... ve ... (davalı ... 2.049,30 TL harçtan sorumlu olmak kaydıyla)'dan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
11-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat istemi yönünden 507.043,32 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi, ... ve ... (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi 57.600 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla)'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
12-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre reddedilen maddi tazminat istemi yönünden hesap ve takdir edilen 2.873,62 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...'ya verilmesine,
13-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen manevi tazminat istemi yönünden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
15-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre reddedilen manevi tazminat istemi yönünden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,
16-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre reddedilen manevi tazminat kısmı yönünden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine,
16-Davacı ve davalının talebi gibi ... Sigorta Anonim Şirketi lehine ve aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
... ve ... yönünden konusuz kalan ( 720.100 TL) maddi tazminat tutarı yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
17-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
17-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, asıl ve birleştirilen dosyada davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili ..., birleştirilen dosyada davalı ... vekili ...'ün yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP