T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/247 Esas
KARAR NO : 2024/823
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/05/2020
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ili ... ilçesi ... mevkünde ... a ait ... santrali yapımı şantiyesinde 02.06.2018-09.06.2018 tarihleri arasındaki günlerden birinde meydana gelen hırsızlık hadisesi sonucu şantiye sahasında bulunan ve henüz montaj işlemi gerçekleştirlmemiş muhtelif kabloların kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından çalındığını ve jandarmaya haber verilerek gerekli yasal işlemlerin yaptırıldığını, söz konusu şantiyenin davalı şirket nezdinde ... no.lu İnşaat All Risk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Bu poliçede müvekkili şirketin “sigorta ettiren” ... ın “sigortalı” sıfatına haiz ve poliçe vadesinin 28.12.2016-19.09.2018 olduğunu, hırsızlık hadisesinin davalı şirkete ihbarı akabinde ... Ltd. Şti. tarafından yapılan tespitler sonucunda müvekkili şirketin mağdur edildiğini,16.10.2018 tarihli eksper raporundan hareketle davalı şirketin ... tarihli red yazısı ile ... numaralı hasar dosyası açıldığını ve ilgili poliçenin özel şartlar bölümünün 10.maddesinde yer alan özel şartların ekspertiz esnasında bahsi geçen şartın yerine getirilmediğinin tespit edildiğini, Jandarma tutanaklarında da bunun teyit edildiği belirtilerek hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığının ve hasar talebi ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılamadığının belirtildiğini, Somut olayda özel şartlarınin gerektirdiği tüm şartların mevcut olduğunu, 24 saat bekçi bulunduğunu ve şantiye sahası etrafının betonarme duvar ile komple çevrili olduğunu, bu hususta davalı şirketin 04.12.2018 tarihli yazısında acentenin bilgilendirildiğini belirtmekle müvekkilinin bilgilendirilmediğini kabul ettiğini, davalı şirketin etrafın özel şart hükmünü karşılayan çevrelenme şartını taşıyan şantiye duvarlarını görmezden gelerek hiçbir detaylı ayrıntı/şart/özellik vb. olmadığı halde yok saymasının TMK m.2 ve m.3 ile de bağdaşmadığını, çalınan emtiaya ilişkin kayıtların müvekkilinin ticari defterlerinde mevcut olduğunu, 51.485,97 USD tutarından poliçe muafiyet miktarı olan hasarın 010 u 5.148,89 USD tenzili sonrası kalan 46.337,08 USD karşılığı 209.003,39 TL nın hasar tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, hasarın teminat dışında olduğu ispatının sigortacıda olduğunu, belirterek açıklanan nedenlerle; 209.003,39 TL nın 09.06.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan 22/06/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçede yer alan ön şart yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça sigortalanan iş ile bağlantısı bulunmayan ve başkaca şantiye ile firmalar adına temin edilen kablolar açısından talepte bulunulduğunu ve kablolara ilişkin alış faturalarında bu hususun tespit edildiğini, müvekkili şirket aleyhine hesaplama yapılacak olması halinde poliçede yer alan muafiyet tenzilinin gözetilmesi gerektiğini, söz konusu hasarın teminat kapsamı dışında kalıp kalmadığı hususunda sigorta hukuku bilirkişisinden rapor alınmasını, çalındığı iddia edilen kabloların alış faturalarının incelenmesini, Rayiç bedel tespiti yapılmasını ve muafiyet hususunun gözetilmesini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde dahi 6102 sayılı TTK ve poliçe uyarınca indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin hiçbir şekilde faizden sorumlu tutulamayacağını, Açıklanan nedenlerle; davanın reddine, aksi kanaatte olunması halinde poliçe teminat kapsamı değerlendirmesi yapılabilmesi adına sigorta hukuku bilirkişisinden görüş alınmasına, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasını, hesaplamaya ilişkin olarak uzman bilirkişi heyetinden rapor tanzim ettirilmesini, istediklerini belirterek davanın açılmasına sebep olunmadığından aleyhe faiz, vekalet ücreti, yargılama giderleri ve sair kalemlerin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, haksız fiilden kaynaklı tazminat davasıdır.
Uyuşmazlığın davacının ... İli .. İlçesi ... mevkinde ...'a 'ait trafo santrali yapımı şantiyesinde 02/06/2018 - 09/06/2018 tarihleri arası meydana geldiği belirtilen kablo hırsızlığı sonucu oluşan zararın miktarı ile iş bu zararı ... nolu inşaat All Risk Sigorta Poliçesi kapsamında davalıdan talep edip edemeyeceği ve miktarı hususundan kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Mahkememizin 02/11/2021 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile dosyanın sigorta hukuku uzmanı bilirkişi ile elektrik mühendisi bilirkişi ile mail müşavir bilirkişisine verilerek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Bilirkişiler ...,... ve ... tarafından müştereken hazırlanan 23/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı taraf Somut olayda özel şartlarının gerektirdiği tüm şartların mevcut olduğunu, 24 saat bekçi bulunduğunu ve şantiye sahası etrafının betonarme duvar ile komple çevrili olduğunu beyan etmiş olmakla T.T.K.ve sigorta genel şartında hüküm bulunmadığı, ancak sözleşme yapılırken dürüst davranma, sigorta sözleşmesinin azami iyiniyet akti olması, T.T.K.nun sigorta ettireni koruma, tüketicinin korunması ve aydınlatılması ilkelerinden hareketle, sigorta sözleşmesinin esaslı unsurlarına yönelik olarak somut biçimde sigorta teminatının kapsamının, muafiyet ve istisnaları hakkında sigortacının kapsam dışında bir halin varlığı ile rizikonun gerçekleştiğini ispat edememesi halinde teknik bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ile ortaya konulduğu raporumuz içeriğinde detayları yer aldığı üzere ; Muafiyet, sigorta sözleşmesinin önemli bir parçası OLUP, riskin poliçe sahibi ve sigorta şirketi arasında paylaşılma şeklini gösterdiği dikkate alınarak Taraflar arasında münakit ... nolu İnşaat All Risk Sigortası Poliçesi kapsamında (3x185+95 mm2 NYCY kablo bedeli (256 metre x 50,55685 USD/metre) = 12.942,55 USD (4,5105 TL. kur) VE Poliçe muafiyet miktarı olan hasarın %10 olan = 12.942,55 USD x 10 muafiyet 1.294,25 USD tenzili ile 11,648,30 USD olacağı ve (X 4,5105 TL KUR” 52,539,65 TL) talebin sigortacının sorumluluğunda olabileceği" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 12/09/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davacı vekilinin itirazlarının tek tek değerlendirilmesi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, Bilirkişiler tarafından düzenlenen 10/03/2024 tarihli ek raporda özetle; " Kök taporumuzdaki hesaplamada, Eksper tarafından Reddedilen kalemler dikkate alınarak 3x185495 mm2 NYCY kablo bedeli (256 metre x 50,55685 USD/metre) — 12.942,55 USD talebinin olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin kök raporumuza itirazları dikkate alındığında, Eksper tarafından kabul gören yukarıda B ve C maddelerine konu kablo bedelleri de kök raporumuz toplam bedele dahil edilebilecektir. 29.434,25 USD x 4,5105 TL/USD — 132.763,18 TL. Talebin sigortacının sorumluluğunda olabileceği kanaatine varılmıştır." yönünde ek rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 06/050/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile; 10/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunun incelenmesinde davalı vekilinin kök rapora itiraz dilekçesinde yer alan 3 ve 5 numaralı bendindeki itirazlara yer verilmediği görülmekle dosyamızın önceki bilirkişiye tevdi ile, bu itirazlarla birlikte davacı vekilinin de itirazlarının değerlendirilmesi suretiyle son kez rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler tarafından sunulan 25/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " Her ne kadar davacı vekilince “bilirkişilerin ekspertiz raporuna bağlı kaldıkları” belirtilmişse de, dava dilekçesindeki talebin de ekspertiz raporunda belirlenen tutar üzerinden belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle heyetimizce ekspertiz raporunun değerlendirilmesi gerektiği hususu açıktır. Kök ve ek raporlarımızda hasar bedeline ilişkin olarak her bir kablo için ayrı ayrı teknik değerlendirme yapılmıştır. 10.03.2024 tarihli ek raporumuzdaki kanaat aynen devam etmektedir. Yine davacı vekilinin, “bilirkişilerin red ettikleri hususların açıklama ve izabatını yapmalarını talep ederiz?” şeklindeki talebi ile ilgili olarak; 10.03.2024 tarihli ek raporumuzda davacı talebine konu hangi kablonun hangi faturada yer aldığı, kabloların hangi şantiye için alınmış olabileceği, faturaların kim adına düzenlendiği hususları gözetilerek her bir kablo için ayrı ve gerekçeli değerlendirme yapılmıştır. Davacı vekilinin kök taporumuza karşı itirazları dikkate alınarak 10.03.2024 tarihli raporumuz düzenlenmiştir. Teknik değerlendirmelerde davacı talebinin olamayacağı kalemler için, kablo faturalarının davacının taşeron şirketi adına (...) kesilmiş olması gerekçe gösterilmiştir. Sunulan Alt Yüklenici sözleşmesinden ... şirketinin davacının alt taşeronu olduğu hususu sabittir. Bu hususta nihai kanaat sigorta uzmanı bilirkişiye ait olacak olup, nihai karar sayın Mahkemeniz takdirlerindedir. Açıklanan gerekçeler doğrultusunda 10.03.2024 tarihli raporumuzdaki teknik görüş ve kanaat aynen devam etmektedir. 10.03.2024 tarihli ek bilirkişi taporunun incelenmesinde davalı vekilinin kök rapora itiraz dilekçesinde yer alan 3 ve 5 numaralı bendindeki itirazlara yer verilmediği hususu; 5 nolu itiraz bakımından; Söz konusu hırsızlığa uğrayan kabloların açıkta bırakılmasına ilişkin olarak güvenlik tedbirlerinin alınmamasına dair kusur atfı, heyetimizde bulunmayan güvenlik uzmanı bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gereken husus olduğu kanaatindeyiz. 3 nolu itiraz bakımından; 10.03.2024 tarihli ek raporumuz sonuç bölümü; 29.434,25 USD x 4,5105 TL/USD = 132.763,18 TL talebin sigortacının sorumluluğunda olabileceği kanaatine varılmıştır. 10/03/2024 tarihli ek raporumuz sonuç bölümünde davalı vekilinin itirazına konu %10 muafiyet tenzili uygulanarak görüş ve kanaat belirtilmiştir. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Taraflar arasında akdedilen .... Poliçe numaralı 28.12.2016 - 19.09.2020 dönemini kapsayan Montaj All Risk Sigorta Poliçesi Sigortalı ... olup, Riziko Adresi: ... olduğu, Sigorta Konusu/Bedel: Şantiye Tesisleri 50.000,00 TL, İnşaat Makineleri 1.850.000,00 TL, Enkaz Kaldırma 896.840,00 TL, Montaj İşleri 44.842.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğu görülmüştür.
Montaj Sigortaları Genel Şartları” Sigorta Teminatının Kapsamı'na ilişkin Madde 1- Bu sigorta; konusunu teşkil eden değerlerin teminat müddeti içinde, montaj sahasında bulunduğu sırada, bu poliçede gösterilen istisnalar dışında kalan, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple herhangi bir ziya ve hasara uğraması halini temin ettiği Teminat Müddetine dair 4. Madde gereği Teminatın müddeti, poliçede belirtilen başlangıç tarihi esas olmak kaydiyle poliçede yer alan ekli listedeki kıymetlerin montaj sahasına boşaltıldığı andan itibaren başlayacağı ve poliçede belirtilen bitiş tarihinden sonra sona ereceği ifade olunarak teminat verildiği anlaşılmıştır Aynı zamanda riziko göz önünde bulundurulduğunda Teminat Dışında Kalan Hallerden herhangi birinin gerçekleştiğinin ispat olunduğu her ahvalde davalı sigorta kuruluşunun meydana gelen zarardan sorumlu olmayacağı anlaşılmıştır.
Buna göre ; Poliçe Özel Şartları 10.maddesi, hırsızlık veya hırsızlığa teşebbüsün; kırma, delme, yıkma, devirme ve zorlamayla girilerek, öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanma veya tehditle, Araç, gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanma veya aşma suretiyle girilerek, Sigortalı yerlere gizlice girip saklanarak veya kapanarak, yapılması halinde meydana gelecek hasarlar teminat altına alınmış olduğu görülmüştür.
Aynı zamanda taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan Poliçede; açıkta bulunan muhteviyat için 24 saat bekçi bulundurulması ve etrafının kifayet edecek halde kapatılmış/çevrelenmiş olmasına ön şart olarak yer verilmiştir .TTK'nun 1401.maddesine göre sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamış ise de, sözleşme yapmaya ehil kişilerin karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla sigorta sözleşmesinin kurulacağı kuşkusuzdur. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem taşır ve 6100 Sayılı HMK'nın 200. ( mülga 1086 Sayılı HUMK 288 md. ) maddesinde düzenlenmiş şekilde ispati gerekir. Sigortacının TTK 1425 ve maddesi uyarınca imzalı bir sigorta poliçesini 24 saat içinde belli bir süre içinde sigortalıya verilmesi gerektiği belirtilmiştir
5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun 11/3.maddesinde “ sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından gerek sözleşmenin kurulması, gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehtar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususların yönetmelikte düzenleneceği” öngörülmüş, anılan yasa hükmüne dayanılarak Hazine Müsteşarlığınca çıkarılan ve 28.10.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Sigorta Sözleşmesinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin 5.maddesinde “Sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünün sigortacı tarafından sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirileceği, bilgilendirmenin yazılı yapılmasının esas olduğu, sigortacının asgari bilgilendirmenin yapıldığını ispatla yükümlü bulunduğu, bilgilendirme yükümlülüğünün sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlayacağı ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde de devam edeceği, sigortacının dürüstlük ilkeleri çerçevesinde davranmak, sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hal ve davranıştan kaçınmak zorunda bulunduğu” Yönetmeliğin 7.maddesinde “bilgilendirme yükümlülüğü gereği gibi yerine getirilmemiş, bilgilendirme formu gereği gibi teslim edilmemiş veya bilgiler gerçeğe aykırı düzenlenmiş ise bu hallerden herhangi birinin sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini feshedebileceği veya uğradığı zararının tazminini de talep edebileceği” Yönetmeliğin 8.maddesinde, “bilgilendirme formu içeriğinden akdedilecek sözleşmeye ilişkin genel uyarılar, sözleşme ile verilen teminatlar, sözleşmeye eklenebilecek özel hükümler... vs bulunacağı” Yönetmeliğin 9.maddesinde “bilgilendirme formunun en az 2 nüsha düzenlenerek sigortacı tarafından kaşelenip imzalandıktan sonra 1 nüshasının sözleşmeye taraf olmak isteyen kişiye imza karşılığı verileceği, imzanın sigorta ettirenin sigorta sözleşmesi ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu hususunda aksi ispat edilebilir karine teşkil edebileceği” öngörülmüştür.
Somut olaya dönüldüğünde, 11.06.2018 tanzim tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu'nun incelenmesinde, “10.06.2018 günü ... ili, ... ilçesi, ... köyünde faaliyet gösteren ...” a ait Şalt Trafo İl Merkezi Şantiyesine gelindi. Olay yerinde ... ilçe J.K. lığı asayiş ekipleri tarafından gerekli enmiyet tedbirlerinin almmış olduğu görüldü. Olay yerinde yapılan araştırma ve incelemede şantiyeye ait malzemelik alanda bulunan makaradaki kabloların şüpheli yada şüpheliler. tarafından çalınmış: olduğunun belirtilmesi üzerine olay yeri incelemesine geçildi. Olay yerinin etrafının beton duvarla çevrili olduğu ancak bu duvarların yüksekliğinin en yüksek 150 cm ve kolaylıkla geçilebilir vaziyette olduğu görüldü. Olay yerinde bulunan ve kabloların çalınmış olduğu beyan edilen makaraların açık alanda korumasız vaziyette bulundukları berbangi bir emniyet tedbirinin olmadığı görüldü. Kabloların çalınmış olduğu beyan edilen makaralar ve makaralar üzerinden çıkartılmış naylon parçaları üzerinde yapılan vücut izi araştırmasında berbangi bir ize rastlanılmamıştır. Bu alanın kuru toprak ve taşlık alan olması sebebiyle zemin üzerinde herbangi bir izin olmadığı görüldü. Olay yerinin meydana gelmiş olduğu yerden 40 metre güneybatıya doğru çevre beton duvarı üzerinde kablolara ait olduğu değerlendirilen sürükleme izlerinin olduğu görüldü, devam eden incelemede bu duvar kısmından yaklaşık 100 metre kadar güneybatı kısmına doğru tarlalara giden patika yol üzerinde kablo makarasına ait olduğu değerlendirilen izlerin olduğu görüldü ve fotoğraflandı. Bu bölümde bulunan ambalaj naylonları üzerinde de yapılan vücut izi araştırmasında herhangi bir vücut izine rastlanılmamıştır. Olayın meydana geldiği bölgenin yakın ve uzak çevresinde yapılan araştırma neticesinde başkaca herhangi bir iz ve bulguya rastlanmaması üzerine olay yeri tüm detaylarıyla fotoğraflanarak olay yeri” incelemesine aynı gün saat 15:40 sıralarında son verilmiştir.” şeklinde tespit yapıldığı, dosya kapsamına göre sigortalı şantiyede poliçe vadesi içinde 11.06.2018 tarihinde hırsızlık olayının gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Davaya konu hırsızlık olayının sigortacıya ihbarı üzerine dava dışı ...Şti. tarafından düzenlenen 16.10.2018 tarihli Ekspertiz Raporuna göre, 3x185+95 mm ...Kablo 256 m, 3x95+50 mm ... Kablo 509 m, 4x16 mm ... Kablo 1.010m, 4x16 mm ... Kablo 1.010m, 4x16 mm ... Kablo 500 m, 2x50 mm ... Kablo 502 m,16 mm ... Kablo 1.148 m kabloların şantiye sahasından çalındığı, 3x185+95 ... Kablo 256 m kablonun alış faturasının davacı tarafça kendilerine iletilmemiş olması sebebiyle hasar tespiti yapılamadığını, 3x95+50 mm ... 509 metre kablonun ... firmasından 30.02.2015 tarihli alış faturasının bulunduğunu, geçmişte farklı şantiye için alınmış olup, kullanılmayan kablonun riziko adresi şantiyesine nakledildiği kanaatine varılarak 13.484,63 USD hasar tespitinde bulunulduğunu, 4x16 mm ... 1.010m kablonun Simtes firmasından 17.01.2018 tarihli alış faturasının bulunduğu ve 6.277,54 USD hasar tespitinde bulunulduğunu, çalındığı tespit edilen diğer kabloların ise faturalarının ... firması adına düzenlenmiş olduğundan işbu kablolar yönünden hasar tespiti yapılmadığının bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede ise, dava konusu, hasar talebine konu edilen emtialara ilişkin faturalarda; ... A.Ş. tarafından tanzim edilen 03.12.2015 tarihli e-fatura muhatabının davacı ... A.Ş. olduğu, bu fatura içeriğinde; 3x185+95 mm 256 m kablo bulunduğu, davacının 256 m. 12.942,55 USD bedelli hasar talebine konu kablo alış faturasının davacı şirket adına düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi Heyeti raporunda eksper tarafından reddedilen kalemler dikkate alınarak yapılan inceleme ile yalnızca 3x185+95 mm 256 m kablo yönünden farklı değerlendirmede bulunulduğu, diğer kalemler yönünden ise eksper raporunda belirtildiği şekilde hasar talebine konu kablo alış faturalarının dava dışı şirket ( ...) adına düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir.
Tüm bu açıklamalar muvacehesine toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek raporları bir arada değerlendirildiğinde, davacının davaya konu hırsızlık olayı nedeni ile hasar talebine konu edilen emtialara ilişkin 3x185+95 mm ... 256 m kablo yönünden 12.942,55 USD, 3x95+50 mm ... 509 m kablo yönünden 13.484,63 USD ve 4x16 mm ... 1.010 m kablo yönünden 6.277,54 USD olmak üzere toplamda 32.704,32 USD'den taraflar arasında akdedilen poliçede yer alan %10 muafiyet tenzili ile birlikte 29.434,25 USD'nin olay tarihindeki kur üzerinden (4.5105 TL) yapılan hesaplamaya göre davacının 132.763,18 TL'den davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından ... İl Jandarma Komutanlığı tarafından tanzim edilen olay yeri inceleme raporuna atıfta bulunularak olay yerinin etrafının betonlarla çevrili olduğu ancak duvarların son derece kolaylıkla geçilebilecek durumda olduğu, kabloların açık alanda ve korumasız olduğu, herhangi bir önlem alınmadığı dolayısı ile poliçede belirtilen ön şartın yerine getirilmediğinden bahisle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı savunmasında bulunmuş ise de, davalı sigorta şirketi tarafından 09.11.2018 tarihli yazı ile davacı şirkete; hasar talebi ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, 04.12.2018 tarihli yazı ile; bilgilendirme yükümlülüğünün acentelik sözleşmesine istinaden acenteye verildiğinin bildirildiği görülmekle, poliçede davacı sigortalının imzasının bulunması halinde de davacı sigortalının poliçede gösterilen özel şartın varlığından haberdar olduğu kabul edilebilir. Dosyaya ibraz edilen sigorta sözleşmesinde davacı sigortalının imzasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi-E. ...-K. ... kararında da belirtildiği üzere üzere poliçede davacı sigortalının imzasının bulunması halinde de davacı sigortalının poliçede gösterilen özel şartın varlığından haberdar olduğu kabul edilebilir.Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davalı sigorta şirketine özel şartın poliçe metninde bulunduğuna dair savunmasını ispat zımnında, davacının imzasını içeren poliçe aslını ibraz etmesi, özel şartın poliçe metninde bulunduğuna ilişkin tüm kesin delillerini sunması, sigortalının imzasının ve özel şartın mevcut olduğu poliçenin varlığı halinde davacının özel şarttan haberinin olduğunun aksi halde ise davacının özel şarttan haberinin olmadığı, davalının bilgilendirme yükümlülüğüne uymadığının kabulü gerekecektir. Anılan nedenlerle tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile 132.763,18-TL'nin 09/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile bilikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile 132.763,18-TL'nin 09/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile bilikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 9.069,05-TL karar harcından, peşin yatırılan 3.569,26-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 5.499,79-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan toplam 3.161,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 2.007,93-TL yargılama giderinin ve 3.569,26-TL peşin harç ve 54,40-TL başvurma harcı toplamı 5.631,59-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 838,49-TL'nin davalılardan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 481,51-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/11/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır