T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/752 Esas
KARAR NO : 2025/336
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/12/2020
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının, 18.01.2017 tarihli Bayilik Sözleşmesi ile LPG dağıtım şirketi olan müvekkili ... A.Ş'nin bayiliğini yaptığını, bayilik sözleşmesinin normal şartlar altındaki sona erme tarihinin 18.01.2022 olduğunu, davalı tarafından keşide edilen ... 11. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hiçbir gerekçe gösterilmeden sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmenin 32/b Maddesine göre davalının cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, cezai şart hesabının; bayinin LPG alımı yaptığı dönemde LPG alımının en yüksek olduğu aydaki LPG miktarının fesih tarihindeki perakende satış fiyatı ile çarpımıyla hesap edildiğini, her iki tarafında tacir olması sebebiyle müvekkili şirket alacağına fesih ihtarının tebliğ edildiği tarihten itibaren avans faiz oranı üzerinden faiz işletilmesi gerektiğini, davalıya ariyeten teslim edilmiş olan emtianın da müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, elektrik panosunun müvekkili şirkete iade edilmediğini, açıklanan nedenlerle; cezai şart olarak bilirkişi tarafından hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 8.000 TL, ariyet olarak teslim edilmiş emtianın müvekkiline iadesine, emtianın iadesinin mümkün olmaması halinde şimdilik 500 TL rayiç bedelin davalıdan tahsiline, şimdilik toplam 8.500 TL dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı şirket yetkilisi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde yer alan iddiaları kabul etmedikleri, sürekli borç ilişkisinin tek taraflı bir hukuki işlemle sona erdirilebilmesinin mümkün olduğunu, davacının haksız fesih iddiasının kabul edilmediğini, haklı nedenle fesih hakkının kullanıldığı; genel işlem şartına aykırı olarak bayilik sözleşmesi içerisinde maktu olarak yer alan ve üzerinde hiçbir şekilde görüşülmeyen 32/b maddesine dayanarak cezai şart talebinin mümkün olmadığını, davanın alacağın niteliği gereği belirsiz alacak olarak açılamayacağı; ariyet talebine konu malzemenin karşılıksız olarak verildiğini, bir an için ariyet olduğu düşünülse dahi; sözleşmenin son bulmasından itibaren istasyondan söküp teslim alma yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, davacının herhangi bir şekilde iade teslim istediklerine ve taraflarını temerrüde düşürdüklerine dair herhangi bir evrak sunmadığını, neticeten davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında 18/01/2017 tarihinde akdedilmiş olan bayilik sözleşmesinin davalı tarafından ... 11. Noterliği'nin... tarih - ... yevmiye numaralı evrak üzerinden düzenlenmiş ihtar ile feshedilmiş olması nedeniyle feshin haklı olup olmadığı, feshi haklı değil ise davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamında cezai şart talep etme hakkı olup olmadığı, sözleşme ile kararlaştırılmış olan cezai şartın ahlaka ve adaba uygun olup olmadığı uygun olması halinde sözleşmede öngörülün şekli ile uygulanması halinde davalının ekonomik mahvına neden olup olmayacağı ile davacı tarafından iadesi talep olunan emtianın iadesi gerekip gerekmediği, iadesi gerekmesi halinde mevcut olup olmadığı mevcut değil ise değerinin tespiti noktalarında toplanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Mahkememizin 13/04/2022 tarihli duruşma ara kararı ile ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak davalının faaliyet gösterdiği "..." adresinde refakate bir makine mühendisi ve bir mali müşavir bilirkişi alınarak keşif yapılmak suretiyle davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle taraflar arasındaki ilişki kapsamında davacının ve davalının elde ettiği kar nazara alınmak suretiyle davacının davalıdan sözleşme kapsamında talep ettiği cezai şart alacağının ahlaka ve adaba aykırı olup olmadığı, değil ise aynen tahsili helinde davalının ekonomik mahvına neden olup olmayacağı ve de taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının davalıya teslim ettiği ve sözleşmenin feshi nedeniyle iadesi gereken emtianın mahallinde mevcut olup olmadığı, mevcut ise dava tarihindeki rayiç değerinin tespiti konularında rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda Talimat mahkemesince (... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyası) 02/02/2023 tarihinde ... ilçesi ...'de yer alan taşınmazda keşif icra edildiği; mahkeme gözleminde " Dava konusu ... ili ... İlçesi ... mahallesi ... bulvarı no:... olduğu yere gelindi, petrol istasyonunun olduğu ve oradakilerin davalı artekten şanlıyurt olarak 2 yıl önce devir aldıklarını beyan ettikleri, makine mühendisi bilirkişi elektrik panosunu yerinde gördü ve fotoğrafladığı gözlemlendi. " ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.Talimat dosyası kapsamında mali müşavir ... ve makine mühendisi ...l'dan alınan 13.04.2023 tarihli bilirkişi raporu ile ilgili raporun tamamlanabilmesi için davalı ... Şirketi'nin 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin heyetimize ibrazı gerekmekte olup, bu konudaki eksikliğin giderilmesinden sonra heyetimizce yapılacak olan inceleme ve tespitler sonucunda raporumuz tamamlanabileceği görüşü belirtilmiştir.
Mahkememizin 11/10/2023 tarihli duruşma ara kararı ile talimat mahkemesince gönderilen bilirkişi raporunda her ne kadar keşif esnasında fotoğraflama yapıldığı belirtilmiş ise de rapora ekli görüntü bulunmadığı ve makine mühendisi tarafından emtianın dava tarihindeki rayiç değerinin dahi hesaplanmadığı anlaşılmakla ilgili talimat mahkemesine kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetinden emtiaya ilişkin görüntüleri eklemesi ve dava tarihindeki rayiç bedeli denetime elverişli şekilde belirlemesi hususunda ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Bu kapsamda (... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyası) bilirkişi heyetinden alınan 05.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ile dava konusu (emtia) LPG kumanda panosunun; tesiste mevcut olduğu ve çalışır vaziyette bulunduğu, dava tarihi (23.12.2020) itibariyle değerinin ortalama 12.000,00 TL olduğu, güncel rapor tarihini itibariyle ise değerinin ortalama 31.600,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin 05/06/2024 tarihli duruşma ara kararı ile Talimat Mahkemesi’nce dosya arasına alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir, bir sözleşme uzmanı ve akaryakıt konusunda sektör temsilcisi bilirkişiye tevdi ile taraflar arasındaki sözleşmenin haksız fesih olup olmadığı; sözleşme ile öngörülmüş olan cezai şart alacağının tahsil edilip edilemeyeceği; sözleşmeye konu cezai şart alacağının aynen tahsili halinde sözleşmenin imzalandığı tarihte bunun davalı nezdinde sermaye kaybı ve borca batıklığa neden olup olmayacağı konularında rapor alınmasına karar verilmiştir.Bu kapsamda muhasebe-finans uzmanı ..., kimya yüksek mühendisi ... ve nitelikli hesaplama uzmanı ...'dan alınan 01.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle taraf şirketler arasında akdedilen 18.01.2017 tarihli “LPG İle Çalışan Karayolu Taşıtları İçin İkmal İstasyonu Bayiliği Sözleşmesi” ile Protokol bulunduğu, Sözleşmenin 33.maddesi ile; imza tarihinden itibaren 5 yıl süreyle geçerli olduğunun belirlenmiş olduğu, dosyaya sunulan “Demirbaş Teslim ve Tesellüm Belgesi” üzerinde davalı şirket kaşe ve imzası bulunduğu, buna göre; dava konusu (sistemi kontrol edecek modem bağlantılı elektrik kumanda panosu) Elektrik Panosu'nun davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edilmiş olduğunun anlaşıldığı, Davalı şirket tarafından keşide edilen ... 11. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı Fesih İhbarnamesi ile davacı şirkete; ''Dağıtıcı firmam ile aramızda yapmış olduğumuz otogaz LPG sözleşmesini lüzum gördüğüm üzere tek taraflı ve bu sözleşmenni bugünden itibaren hükümsüz olduğunu, hukuken bir bağlayıcı olmadığını tüm haklarım saklı kalmak kaydı ile fesih ettiğimi bildiririm'' şeklinde davalı şirket yetkilisi ... tarafından bildirim yapılmış olduğu,.... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Talimat sayısı ile dosyaya alınan 05.12.2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda; dava konusu LPG kumanda panosunun dava tarihindeki değerinin ortalama 12.000.- TL olduğu, Panonun güncel ikinci el piyasa fiyatının ise ortalama 31.600.- TL olduğunun tespit edildiği; Sözleşmenin 32/b maddesi uyarınca 332.410,00 TL Cezai Şart miktarı hesaplandığı bu cezai şart miktarının davalının öz varlığının %71'inin ortadan kalkması sonucu verebileceğinden iktisaden mahv koşulunun gerçekleşmiş sayılabileceği yönünde tespit yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 30.12.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile cezai şart talebini 332.400,00 TL üzerinden ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, emtia iadesi talebini 43.600,00 TL üzerinden ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede taraflar arasında 18/01/2017 tarihli LPG ile çalışan karayolu taşıtları için ikmal istasyonu bayilik sözleşmesi kapsamında davalının bayi olduğu ve sözleşmenin ... ile sınırlı olan yerde sözleşmeye konu motorlu kara taşıtlarına LPG ikmali yapılacak otogaz istasyonu ile sınırlı olduğu; sözleşmenin konusunun davacı ... tarafından.... markası veya ...'a ait diğer markalar adı altında sevk edilen LPG'nin teslim, muhafaza edilmesi, stoklanması çalışabilir hale dönüştürülmesi ve imal edilen kara taşıtlarına LPG doldurulması işini görecek otogaz ikmal istasyonu kurulması ve işletilmesini kapsadığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 18. Maddesinde LPG ikmal istasyonunun faaliyete geçmesi için gerekli olan cinsi, miktarı davacı tarafından belirlenecek olan malzeme ve demirbaşların "Demirbaş Teslim ve Tesellüm Belgesi" ile mülkiyeti ...'a ait olmak üzere davalı bayiye verileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 26. Maddesinde sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda Bayi kendisine ariyet olarak teslim edilecek malzeme ve teçhizatı 7 gün içinde sağlam ve eksiksiz teslim etmeyi şimdiden kabul ettiği ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 32. Maddesinde bayinin süresinden önce haksız olarak bayilik sözleşmesini feshetmesi veya ...'ın bayinin sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle sözleşmeyi feshetmesi halinde a)..., Bayi'den sözleşmenin süresinden önce feshedilmiş olması sebebiyle maruz kaldığı zarar, ziyan ve anlaşma süresinin sonuna kadar hesap edilmek üzere mahrum kaldığı kar karşılığı tazminatı talep edebileceğini, Bayi peşinen kabul ve taahüt eder. Her türlü temerrüt halinde temerrüt faizinin temerrüt veya tahsil tarihindeki reeskont yıllık faizinin 2 kat oranında temerrüt faizi uygulanacağını taraflar kabul eder. B)32/a maddesinde yer alan yükümlülükten ayrı olarak Bayi'nin ...'dan LPG alımı yapacağı dönem içinde LPG alımının en yüksek olduğu aydaki LPG miktarının fesih tarihindeki perakende satış fiyatı ile çarpımı sonucu bulunacak bedeli cezai şart olarak Bayi ...'a ödemeyi kabul ve taahüt eder. İbaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Sözleşme süresinin m.33'de 5 yıl geçerli olacağı; taraflar süresi sonunda sözleşmeyi yenilemek istedikleri takdirde 3 ay önceden bir araya gelip sözleşmenin sona erme tarihinde yürürlüğe girmek üzere yeni bir sözleşme imzalanacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme ekinde yer protokolde kar paylaşımı ve ödeme opsiyonu koşullarının yer aldığı anlaşılmıştır. Demirbaş Teslim ve Tesellüm Belgesi'nde davalı tarafın kaşe ve imzasının da yer aldığı ve 1 adet ... marka elektrik panosu ve diğer malzemelere ilişkin adet, cins ve ayırt edici özelliklerin tablo halinde yer aldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davacıya gönderilen ... 11. Noterliği'nin... yevmiye nolu fesih ihbarnamesinde özetle, dağıtıcı firma ile aramızda yapmış olduğumuz otogaz LPG sözleşmesini lüzum gördüğüm üzere taraflı ve bu sözleşmenin bugünden itibaren hükümsüz olduğunu, hukuken bağlayıcı olmadığını hakları saklı kalmak kaydıyla feshettiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davalı her ne kadar sözleşmeyi süresinden önce "lüzum gördüğüm üzere" ifadesi kullanmak suretiyle feshetmiş ise de davalının hangi nedenle sözleşmeyi feshettiği hususunu açıklayamadığı ve ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça sözleşmenin süresinden önce haksız olarak feshetmesi nedeniyle sözleşmenin 26. maddesinde sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi durumunda Bayi kendisine ariyet olarak teslim edilecek malzeme ve teçhizatı 7 gün içinde sağlam ve eksiksiz teslim etmeyi şimdiden kabul ettiği ibaresinin yer aldığı hususu dikkate alındığında sözleşmenin ekinde yer alan Demirbaş Teslim ve Tesellüm Belgesi'nde 1 adet ... marka elektrik panosunun davalı tarafından davacıya teslim edilmediği; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında 02/02/2023 tarihinde ... ilçesi ... Bulvarı no:...'de yer alan taşınmazda yapılan keşifte elektrik panosunu yerinde görüldüğünün tespit edildiği;... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında iş bu fotoğraflamaların yer aldığı anlaşılmakla sözleşme kapsamında davacı elektrik panosunu davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla 18/01/2017 tarihli sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen 1 adet ... marka elektrik panosunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı her ne kadar sözleşmenin 32. Maddesinde yer alan genel işlem şartlarına aykırılık teşkil eden 32/b kapsamında belirsiz yoruma dayalı ifade olması nedeniyle cezai şart olarak değerlendirilmeyeceğini talep etmiş ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmede tarafların basiretli tacir olarak Borçlar Kanunu genel işlem koşullarına aykırılık teşkil edecek bir hüküm bulunmadığı; TTK 18/2 md gereğince "ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmü de dikkate alındığında 6098 sayılı TBK'nun 20.maddesinde: "Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz.
Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez.
Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.
Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.
" şeklinde düzenleme kapsamında davalı tacir olup sözleşmeyi serbest iradesi ile imzaladığından sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olarak düzenlenmediği anlaşılmıştır. Davalı taraça haksız olarak sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle sözleşme kapsamında cezai şart ödemekle yükümlü olduğu anlaşılmıştır. İstanbul BAM 13. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamında " Yargıtay 19. HD ... Esas ... Karar 21/12/2016 tarihli karar içeriğinde de işaret edildiği üzere; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını mahkemeden isteyemez ise de bir borçlunun, iktisadî ve ticarî faaliyet ve mevcudiyetinin tehlikeye girmesini veya yıkılmasını mucip olacak bir nisbete ulaşan her (cezaî şart), ahlâk ve adaba aykırıdır. Kararlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebep olabilecek tarzda yüksek olduğunun saptanması halinde bu durum ahlâk ve adaba aykırı olduğundan mahkemece cezai şarttan uygun bir indirim yapılabileceği Yargıtay'ca kabul edilmektedir. Bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumunun, ticari defterlerinin, bilançosunun konusunda uzman bir bilirkişiye incelettirilerek ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve bu inceleme çerçevesinde indirime gerek bulunduğunun saptanması halinde somut olayın özelliği de gözetilerek makul düzeyde bir indirime gidilmesi gerekmektedir." dikkate alındığında davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmesi için 2 kez ihtaratlı kesin süre verildiği halde ticari defterlerini ibraz etmediği bu haliyle davalının ticari defter ibrazından kaçındığı anlaşılmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda davalıya ait 2019 ve 2020 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden inceleme yapılarak "davalının öz varlığının %71'inin ortadan kalkması sonucu verebileceğinden iktisaden mahv koşulunun gerçekleşmiş sayılabileceği" tespit edilmiş ise de sözleşmenin imzalandığı tarih olan 2017 yılı verileri dikkate alınması gerektiğinden sözleşmenin fesih tarihinin dikkate alınarak hesaplama yapılması nedeniyle iş bu görüş dikkate alınmamıştır. 6100 sayılı HMK m.222/1 gereği davaya konu sözleşme kapsamında davalının cezai şarta mahkum edilmesi durumunda davalı şirketin ekonomik mahvına sebebiyet verip vermeyeceği hususunda irdelenmesi için davalı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılacağından, davalı tarafa m. 220/1 kapsamında ticari defterlerini mahkemeye ibraz için kesin süre verildiği, kabul edilebilir bir mazereti olmadan inceleme günü ibraz etmediği takdirde davalı tarafın m.222/3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının ve cezai şart alacağı yönünden aynen tahsili hususunda sermaye kaybı ve borca batıklığı oluşmadığı kabul edilerek yargılamaya devam olunacağı tebliğ edildiği anlaşılmakla davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi ve 2017 yılı ticari defterleri incelenmediğinden defter ibrazından kaçınması nedeniyle cezai şart alacağı yönünden aynen tahsili hususunda sermaye kaybı ve borca batıklığı oluşmadığı kabul edilerek sözleşme kapsamında tespit edilen 332.410,00 TL Cezai Şart miktarının davacının talep edebileceği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 30/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alındığında 8.000,00 TL cezai şartın 23/12/2020 tarihinden; 324.410,00 TL’nin 30/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulüne,
18/01/2017 tarihli sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen 1 adet ... marka elektrik panosunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.000,00 TL cezai şartın 23/12/2020 tarihinden; 324.410,00 TL’nin 30/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 22.706,92 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 145,16 TL harcın ve 6.300,00 TL ıslah harcının mahsubu ile noksan 16.261,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 53.185,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 8.646,70 TL yargılama gideri ile 145,16 TL peşin harç 54,40 TL başvurma harcı ve 6.300,00 TL ıslah harcı toplamı 15.146,26 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/05/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır