T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/171 Esas
KARAR NO: 2024/669
DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/03/2021
KARAR TARİHİ: 02/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı taraf arasında "..." adresinde ve "... ili. ... ilçesi, ... Köyü'nde kain ve tapuda 659 Ada, 1 parselde kayıtlı" gayrimenkul üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işletmeciliği hususunda 14.07.2018 tarihli (19.07.2022 tarihine Davalı taraf Bayilik Sözleşmesi ve Çerçeve Protokol'e ilave olarak düzenlenen Ürün Alım Taahhütnamesi ile yıllık asgari 2.000 ton ve sözleşme süresince toplam 8.750 ton beyaz ürünü (benzin ve motorin ürünleri) ...'ten almayı, eksik kalan ton üzerinden 110 USD tutarınca kar mahrumiyetini ödemeyi; söz konusu kar mahrumiyeti tutarını ... tarafından her bir anlaşma döneminin hitamında veya bizzat belirleyeceği dönemlerde, anlaşmanın ifasıyla birlikte talep edilebileceğini veya anlaşmanın hitamında veya anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun sona ermesine müteakip ... tarafından aynı ticari bölgede yeni bir bayilik tesis edilip edilmeyeceğine bakılmaksızın, talep edilebileceğini; ...'in anılan kar mahrumiyeti tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edebileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, Çerçeve Protokolün 13. Maddesi ile; davalı tarafından Bayilik Anlaşması, taahhütlerinin, mevzuatın herhangi bir hükmünün kısmen ya da tamamen ihlal edilmesi, ...'ten satın aldığı ürün bedellerini ve hizmet bedellerini vadesinde ödememesi halinde ...'in anlaşmayı haklı nedenle fesih hakkını haiz olduğu anlaşmanın ... tarafından feshedilmesi, anlaşma ve eklerinin bayi tarafından süresinden önce feshedilmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket edilmesi halinde; 300.000,00 USD tutarındaki cezai şartın davacıya ödeneceğini, davalının, davacının kullanım hakkını haiz olduğu taşınmazı davacıya teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde fesih tarihinden itibaren geç tahliye ettiği her gün için davacıya 500 USD geç teslim bedeli ödeneceğinin düzenlendiğini, Davalı ... 40. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı nolu ihtarnamesi ile sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, davalı taraf vermiş olduğu taahhüde aykırı davranarak davacı şirketten almayı taahhüt ettiği ürün miktarından 7.227,37 tonu almadığını, söz konusu taahhüt çerçevesinde kar kaybıolduğunu, davalı taraf eksik ton başına 110 USD ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu durumda mevcut kâr kaybının 795.010,48 USD olduğunu, davalı taraf, taraflar arasındaki Sözleşmeyi tek taraflı ve haksız şekilde sona erdirmesine rağmen dava konusu istasyonu davacıya teslim etmediğini,ekte yer alan EPDK kaydından da görüleceği üzere davalı taraf sözleşmeyi haksız şekilde sona erdirmesine rağmen 06.07.2020 tarihine kadar taşınmazda haksız işgalci olarak faaliyetine devam ettiğini, davalının bayilik faaliyetinin 06.07.2020 tarihinde sonlandırılması akabinde davacının istasyonu 24.08.2020 tarihinde teslim alabildiğini, Davalı Çerçeve Protokol'ün 13. Maddesi uyarınca teslim edilmeyen her gün için 500 USD tutarı müvekkile ödemekle yükümlü olduğundan 19.02.2020 ile 24.08.2020 tarihleri arasındaki süre için hesaplanan 93.000 USD tutarındaki geç teslim bedelini müvekkile ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşmenin feshiyle muaccel hale gelen alacaklarının tahsili için Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinde dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, bu süreç 20.01.2021 tarihli "Arabuluculuk Son Tutanağı" ile anlaşmama şeklinde sona erdiğini, açıklayarak; müvekkil şirketin fazlaya ilişkin ve diğer hak ve alacaklarına ilişkin her türlü talep hakkı saklı kalmak kaydıyla;Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca hesaplanan 795.010,48 USD tutarındaki kar kaybının şimdilik 1.000,00 USD'sinin, Çerçeve Protokol uyarınca tahakkuk eden 300.000 USD tutarındaki cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD'sinin, geç teslimden kaynaklı hesaplanan 93.000 USD tutarındaki cezai şartın şimdilik 1.000,00 USD'sinin temerrüt tarihinden itibaren yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığı; davacının davayı kısmi dava olarak açmasında hukuki yararının bulunmadığı; kar kaybına ilişkin ... 14. ATM ...Esas sayılı dosyasının derdest olduğu; derdestlik itirazının bulunduğu Taraflar arasında sözleşmeye konu olan ...adresinde bulunan gayrimenkul üzerinde tesis edilen Bayilik sözleşmesi davacının iddiasının aksine 19.07.2022 tarihine kadar geçerli olacak şekilde imzalandığını, Taraflar arasında imzalanış olan sözleşme dürüstlük kuralı ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davalı tarafından 14.07.2018 tarihinde imzalanmış olan bayilik sözleşmesinde müvekkili şirkete haklı fesih hakkının verilmemiş olması davalı şirket tarafından sözleşmenin hiçbir suretle feshedilemeyeceği anlamına gelmeyeceğini, her ne kadar davacı bayilerine imzalatmış olduğu sözleşmeyi tek taraflı olarak bazı yetki ve haklar ile oluşturmuş olsa da gerek dürüstlük gerekse iyi niyet kuralı gereğince sözleşmenin diğer tarafınında haklı nedenler ile sözleşmeyi feshedebileceği, taraflar arasında imzalanan sözleşme akabinde ... tarih, ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki Kararda belirtilen 30 gün içerisinde yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerinin taraflarca Türk Lirası olarak yeniden belirlenme hükmünün davacı tarafından uygulanmaması ve işbu hususun da konkordato sürecindeki davalıyı iflasa götürebilecek düzeyde olması nedeniyle feshedildiğini, açık bir şekilde kanuna aykırı olarak döviz cinsinden cezai şartlar ve neredeyse her konu hakkında döviz cinsinden yaptırım düzenlenen sözleşme ve ürün alım taahhütnamesinin ilgili karar uyarınca revize edilmemesi zaten kanunen bir haklı fesih sebebi olduğunu, davalı şirket ile davacının bayilik sözleşmesine ilave olarak imzalamış olduğu ürün alım taahhütnamesi ise yine aynı şekilde şirket aleyhine tek taraflı yaptırımla içermekte olup davacının sözleşme süresi içerisinde işbu taahhütnameye hiçbir şekilde revize yapılmadığını, 14.07.2018-19.07.2022 yıllarında geçerli olacak bir sözleşmenin yıllık taahhütnamesinin hem her sene aynı şekilde devam etmesi ve hem de Türkiye ekonomisinde döviz cinsinden cezai şartla işbu taahhütnameyi icra etmek davalı ... zamanla ekonomik acıdan zor bir sürece soktuğunu, Keza, ilgili taahhütnamenin ve sözleşmenin imzalanmasından sonra 03.09.2018 tarih, 30534 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 85 Karar Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türk ParasıKıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararın "Döviz" başlıklı 4. maddesine aşağıdaki (g) bendi eklendiğini; davaya konu Ürün taahhütnamesinde ".Ton başına 70- USD tutarının ödeme gününde uygulanmakta olan T.C. Merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığında kar mahrumiyeti ödemeyi..." hükmü haiz olup ve yine ilgili bayilik sözleşmesinde cezai şart olarak günlük 500- USD belirlendiğini,03.09.2018 tarih, 30534 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki Kararda belirtilen30 gün içerisinde yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerinin taraflarca Türk Lirası olarak yeniden belirlenme hükmü hiçe sayılarak aynı şekilde devam ettirildiği ve şuanda da davalı aleyhine ikame edilen işbu davada haksız olarak döviz cinsinden haksız bir kazanç kaybı talebi iddia edildiğini, davalının ülkede ağırlaşan ekonomik şartlarla beraber davacı tarafından hiçbir şekilde revize edilmeyen taahhütname ve sözleşme ile iş yapabilme kapasitesi maalesef durma noktasına geldiği; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanuna aykırı olmasına rağmen tahsilini istemesi de bu yolla haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu gösterdiği, davalı Şirket, bahse konu sözleşme ve taahhütnamenin ağır şartları ve döviz cinsi cezai şartlar ile karşı karşıya kalması neticesinde 16.07.2019 tarihinde konkordato sürecine girdiği, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ... Esas sayılı dosya olan şirket konkordato dosyasına 20.11.2019 tarihinde kesin mühlet verildiğini, Davacı tarafından şirkete ödeme konusunda yapılan baskılar ve şirkete gönderilen mal gönderimlerinin davacı tarafından sürekli aksatılması nedeniyle işbu sözleşme şirket nezdinde çekilmez hale gelmiş olup gerek ödeme gerekse sözleşmenin ifası imkansız hale geldiğini, Bu nedenle davaya konu sözleşme Şirket tarafından ...tarihinde ... 40. Noterliği tarafından ... yevmiye numarası ile haklı nedenle feshedildiğini, hiçbir suretle davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca 2018 tarihli sözleşmeye istinaden 2021 yılında tazminat istemesi de hakkaniyete tümüyle aykırı olduğunu, her yıl için belirlenen asgari oto gaz ürününü müvekkil şirket doldurmamasına rağmen davacı taraf çekince koymadan ifayı kabul etmiş ve sözleşmeyi sürdürdüğünü Davacının dava dilekçesinde de ifade ettiği üzere, muaccel borcu olan bir şirketin sözleşmesini feshetmemesinin nedeni de 03.09.2018 tarih, 30534 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki Karara aykırı olarak döviz cinsinden belirlediği cezai şartlar ile haksız ve kötü niyetli olarak kazanç elde etme amacında olduğunu, davacının istasyon teslim edilmedi iddiaları mesnetsiz olduğunu,... tarihinde ... 26. Noterliği ... yevmiye numaralı evrakı ilenoter huzurunda devredilen işletmenin davacı tarafından ne zaman teslim alınmış olduğu hususu davalı ... ilgilendirmediğini, 02.12.2019 tarihinde şirket tarafından noter huzurunda işletme devir işlemi gerçekleştirildiğini, hiçbir suretle dava ve iddiaların kabulü anlamına gelmemekle beraber, davacının konuya ilişkin olarak keşide edilen herhangi bir ihtarname de bulunmadığını, genel olarak davacı sözleşmedeki döviz cinsinden belirlenen cezai şartlarla haksız menfaat elde etme amacında olduğundan dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu konuların herhangi birine ilişkin (cezai şart, kar kaybı, haksız işgal) bile davalı şirkete bir ihtarname keşide etmediğini, davacının teslim edilmeyen her gün için şirket aleyhine uyguladığı 500 USD cezai şart ile yapmış olduğu hesaplama uyarınca iddia edilen 93.000,00 USD tamamen ve tümüyle mesnetsiz olduğu; şirket tarafından usulüne uygun olarak devri yapılan istasyonla ilgili olarak işbu tutarın istenemeyeceğini konuyla ilgili ihtarname bile keşide etmemiş olan davacının işbu davadaki tavrı tamamen kar etme odaklı olduğunu, hiçbir suretle davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber, davacı dava dilekçesinde belirtmiş olduğu 7.227,37 USD'lik kar kaybının hangi döneme ilişkin olduğunu da belirtmediğini, sözleşmenin şirket tarafından haklı nedenle feshedilmesi akabinde dünya genelinde bir pandemi ortaya çıkmış olup halen de varlığını sürdürdüğünü, davacının hala 2018 yılında imzalanan olan bir ürün alım taahhütnamesine (hukuka aykırı olarak döviz cinsinden belirlenmiş olan cezai şartla beraber) göre otogaz alınmasını beklemesi ve bu sebeple kar kaybı istemesi abesle iştigal olduğu neticeten davanın reddine; HMK m.329 uygulanmasını; lehine vekalet ücretine de hükmedilmesi ile davacının 5.000.00-TL disiplin para cezasına mahkum edilmesini, davanın esastan reddine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ürün alım taahhütnamesinin ihlali nedeniyle kar yoksunluğundan ve cezai şarttan kaynaklanan alacak davasıdır.
Uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ürün alım taahhütnamesinin ihlali nedeniyle kar yoksunluğundan ve cezai şarttan kaynaklanan alacağın tahsili noktalarından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Bu kapsamda finans uzmanı bilirkişi ...ve sektör bilirkişisi ...'tan alınan 29/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ile14.07.2018 tarihli (19.07.2022 tarihine kadar geçerli) Bayilik Sözleşmesi ve yine aynı tarihli Çerçeve Protokol akdedildiği, davalı ...Ş 2018-2019-2020-2021 Ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı ancak 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığının görüldüğü, davacının ticari defterlerinin tekdüzen muhasebe sistemi ilkelerine göre muhasebe kayıtlarının yapıldığı davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, kar yoksunluğu olarak değerlendirilmesi halinde, öncelikle sözleşme devam etmiş olsa idi davacının litre başına ve toplam olarak elde etmesi muhtemel fiili kar; taraflar arasında sözleşme şartlarına uyulmuş ve sözleşme devam etmiş olsa idi davacının yeni bayilik süresi 3 ay kabul edilirse 64.662,43 TL, 1 yıl olarak kabul edilirse 258.649,73 TL gelir elde edeceğinin hesaplandığı, davacı tarafından takip eden yılda henüz davalıya yakıt verilmeden önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirildiğine ilişkin bir belgeye dosya kapsamında ulaşılamadığını, bu bağlamda yalnızca sözleşmenin fesh edildiği son yılına ilişkin olarak davacı tarafından asgari alım taahhüdüne ilişkin olarak tazminat talep edilmesinin Yargıtay içtihatlarına ve sektörel teamüllere uygun olduğu nihai takdir Yüce Mahkeme'ye ait olmak üzere ve değerlendirilmekte olduğunu, bu sebeple 954 ton için 104.940 USD cezai şart hesaplandığını, Sayın mahkemenin kalan tüm süreyi dikkate alması durumunda ise tutar 795.010,70 USD olacağını, taraflar arasında akdedilen 14.07.2018 tarihli (19.07.2022 tarihine kadar) bayilik sözleşmesinin Davalı ...Ş. Tarafından ... 40.Noterliğı ... Tarih ve ... Yevmiye Nolu İhtarname ile feshin haksız olduğuna hükmedilmesi halinde sözleşmenin kalan süresi için 181.309,69USD tutarındaki (ilgili protokol maddesindeki 300.000 USD) cezai şart bedelinin davacıya ödenmesi nihai takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkeme Hakimine ait olduğu, Sayın Mahkemece ... A.Ş'nin kullanım hakkını haiz olduğu davacı şirkete ait taşınmazın teslim tarihinin Lisans sonlandırma tarihi 06/07/2020 olduğu yönünde hükmedilmesi halinde; Çerçeve Protokol'ün 13. maddesi uyarınca teslim edilmeyen her gün için 500 USD tutarın 14.02.2020 ile 06/07/.2020 tarihleri arasındaki süre için hesaplanan toplam ceza bedelinin 71.500 USD olduğu, davacı tarafın belirtiği 24.08.2020 tarihi dikkate alınırsa Toplam Ceza Bedeli 96.000 USD olacağını, Sayın Mahkemece sözleşme hükmünün cezai şart olarak nitelendirilmesi halinde davacının cezai şart miktarlarının aynen tazmini halinde davalının ekonomik mahvına neden olup olmayacağı değerlendirildiğinde Davalı ...Ş'nin 2018-2019-2020-2021-2022 dönemlerine ait gelir tabloları incelendiğinde; davalı şirket ...A.Ş.'nin zarar 5 yıllık dönemin zararla kapattığı toplam zararının 6.151.653.22 TL olduğunun görüldüğü, Sayın Mahkemece cezai şart miktarlarına hükmedilmesi halinde davalı şirketin aynen tazmini doğrultusunda yukarıda belirtilen cezai şart bedellerinin zararda olan davalının Ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinin şirketin ekside olan Öz Sermayesinin daha da eksiye düşüreceğinin düşünüldüğü tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede taraflar arasında 14/07/2018 tarihli Ürün Alım Taahhütnamesi'nde ...adresinde ve tapuda ... ili. ... ilçesi, ...Köyü'nde kain ve tapuda 659 Ada, 1 parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde bulunan akaryakıt istasyonunun işletmeciliği hususunda anlaşma yapıldığı;14/07/2018 tarihli ve 19/07/2022 tarihine kadar süreceği sözleşmede belirlenmiş olan Bayilik Sözleşmesi ve Çerçeve Protokol'de Ürün Alım Taahhütnamesi ile yıllık asgari 2.000 ton ve sözleşme süresince toplam 8.750 ton beyaz ürünü (benzin ve motorin ürünleri) davacıdan almayı, eksik kalan miktar üzerinden ton başına 110 USD tutarınca kar mahrumiyeti ödemeyi taaahüt ettiği protokol hükümlerinin ihlali halinde 300.000,00 USD tutarındaki cezai şartın davacıya ödeneceğini; davacıya teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde fesih tarihinden itibaren geç tahliye ettiği her gün için davacıya 500 USD geç teslim bedeli ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Davalı ... 40. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı nolu ihtarnamesi ile şirketin konkordato sürecine girmesi ve alacaklıların baskısı ile mal alım ve göndermede yaşanan aksaklıklar nedeniyle davacının da faaliyetin durma noktasına gelmesine bilerek ve kasten taşıdığı; zarara uğramaları nedeniyle sözleşmeyi feshetme zorunluluğu doğduğu; bayinin asgari alım taahhüdünü yerine getirmemesi güven ilişkisini zedeliyorsa bu da haklı bir fesih sebebidir denilerek sözleşmeyi süresinden önce tek taraflı feshettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme 14/07/2018 başlangıç tarihli olup 19/07/2022 tarihine kadar devam edeceği kararlaştırıldığı halde davalı tarafın konkordato sürecine girmesi ile davacının da faaliyetin durma noktasına gelmesine bilerek ve kasten taşıdığı; zarara uğradığı iddiaları ile sözleşmeyi haksız olarak feshettiği anlaşılmıştır. Nitekim bu hususu ispata elverişli davacının davalının faaliyetin durma noktasına gelmesine bilerek ve kasten taşıdığı ve zarara uğrattığı iddiası ispatlanamadığından davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesinde haksız olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili her ne kadar 03.09.2018 tarih, 30534 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki Kararda belirtilen 30 gün içerisinde yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerinin taraflarca Türk Lirası olarak yeniden belirlenme hükmünün davacı tarafından uygulanmadığını iddia etmiş ise de sözleşmelerin kurulduğu tarih itibariyle döviz cinsinden kurulmasına yasal bir engel olmadığı; 85 Sayılı Karar’ın 1. Maddesine göre; “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar” ın 4. Maddesine (g) bendi eklenmiştir: Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarında menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.”
85 Sayılı Karar’ın 2. Maddesi’ne göre “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar” a Geçici Madde 8 ile şöyle bir madde eklenmiştir: Bu Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında; Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenir.” düzenlemesi getirilmiştir. Somut olayda dava konusu taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ürün alım taahhütnamesinin ihlali nedeniyle kar yoksunluğundan ve cezai şarttan kaynaklanan alacak davası olduğundan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar” a Geçici Madde 8 ile bir madde eklenmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında değildir.
Davacı her ne kadar ürün alım taahhütnamesinden kaynaklı cezai şart alacağı talebinde bulunmuş ise de ... 14. ATM ... Esas sayılı dava dosyasında yapılan incelemede davacı tarafından aynı dava konusu yere ilişkin cezai şart alacağı talebine ilişkin "-Davanın kabulü ile; 1.000,00-USD cezai şartın davalıdan dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca 1 yıllık vadeli mevduatına uygulanan en yüksek faiz oran ile tahsili ile davacıya verilmesine" karar verildiği ve kararın İstanbul BAM 43. HD ... Esas ...Karar sayılı ilamı ile 28/06/2022 tarihinde istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. İş bu alacak kalemi yönünden mahkememiz dava dosyasından önce açılan ve kesinleşen ilam bulunduğundan ürün alım taahhütnamesinden kaynaklı cezai şart alacağı yönünden ... 14. ATM ... Esas sayılı dosyasında verilen hüküm ile kesinleşen ilam bulunduğundan 6100 Sayılı HMK m.114/1-i kapsamında iş bu cezai şart alacağının kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Çerçeve protokol kapsamında kaynaklı cezai şart alacağı yönünden yapılan değerlendirmede taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı ...Ş 2018-2019-2020-2021 Ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde yapıldığı ancak 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığı, davacının ticari defterlerinin tekdüzen muhasebe sistemi ilkelerine göre muhasebe kayıtlarının yapıldığı; taraflar arasında sözleşme şartlarına uyulmuş ve sözleşme devam etmiş olsa idi davacının yeni bayilik süresi 3 ay kabul edilirse 64.662,43 TL, 1 yıl olarak kabul edilirse 258.649,73 TL gelir elde edeceğinin hesaplandığı tespit edildiği anlaşılmıştır. Ancak davalı şirketin 5 yıllık dönemin zararla kapattığı toplam zararının 6.151.653.22 TL olduğunun görüldüğü, cezai şart miktarlarına hükmedilmesi halinde davalı şirketin aynen tazmini doğrultusunda davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinin şirketin ekside olan öz sermayesinin daha da eksiye düşüreceği tespit edilmekle İstanbul BAM 13. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında " Yargırarlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebep olabilecek tarzda yüksek olduğunun saptanması halinde bu durum ahlâk ve adaba aykırı olduğundan mahkemece cezai şarttan uygun bir indirim yapılabileceği Yargıtay'ca kabul edilmektedir. Bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumunun, ticari defterlerinin, bilançosunun konusunda uzman bir bilirkişiye incelettirilerek ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve bu inceleme çerçevesinde indirime gerek bulunduğunun saptanması halinde somut olayın özelliği de gözetilerek makul düzeyde bir indirime gidilmesi gerekmektedir." dikkate alındığında davacının 1.000 dolar cezai şart alacağı yönünden %95 tenkis uygulanmak suretiyle 50 dolar cezai şarta hükmedilerek Çerçeve protokol kapsamında kaynaklı cezai şart alacağından %95 oranında indirim yapılmak kaydıyla 50,00 USD cezai şart alacağını 04/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davaya konu istasyonun geç teslim edilmesinden kaynaklı cezai şart alacağı yönünden yapılan değerlendirmede davalının 06/07/2020 tarihinde bayilik faaliyetini sonlandırıp 24/08/2020 tarihinde istasyonu davacı tarafa teslim etmesi nedeniyle davacının istasyonun geç teslim edilmesinden kaynaklı cezai şart alacağına hak kazanacağı anlaşılmıştır. Ancak davalı şirketin 5 yıllık dönemin zararla kapattığı toplam zararının 6.151.653.22 TL olduğunun görüldüğü, cezai şart miktarlarına hükmedilmesi halinde davalı şirketin aynen tazmini doğrultusunda davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceğinin şirketin ekside olan öz sermayesinin daha da eksiye düşüreceği tespit edilmekle İstanbul BAM 13. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında " Yargırarlaştırılan cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahvına sebep olabilecek tarzda yüksek olduğunun saptanması halinde bu durum ahlâk ve adaba aykırı olduğundan mahkemece cezai şarttan uygun bir indirim yapılabileceği Yargıtay'ca kabul edilmektedir. Bu şekilde bir indirime gidilebilmesi için borçlunun ekonomik durumunun, ticari defterlerinin, bilançosunun konusunda uzman bir bilirkişiye incelettirilerek ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması ve bu inceleme çerçevesinde indirime gerek bulunduğunun saptanması halinde somut olayın özelliği de gözetilerek makul düzeyde bir indirime gidilmesi gerekmektedir." dikkate alındığında davacının 1.000 dolar cezai şart alacağı yönünden %95 tenkis uygulanmak suretiyle 50 dolar cezai şarta hükmedilerek neticeten Davaya konu istasyonun geç teslim edilmesinden kaynaklı cezai şart alacağından %95 oranında indirim yapılmak kaydıyla 50,00 USD cezai şart alacağını 04/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
2-Ürün alım taahhütnamesinden kaynaklı cezai şart alacağı yönünden ... 14. ATM...Esas sayılı dosyasında verilen hüküm ile kesinleşen ilam bulunduğundan 6100 Sayılı HMK m.114/1-i kapsamında iş bu cezai şart alacağının kesin hüküm nedeniyle reddine,
3-Çerçeve protokol kapsamında kaynaklı cezai şart alacağından %95 oranında indirim yapılmak kaydıyla 50,00 USD cezai şart alacağını 04/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davaya konu istasyonun geç teslim edilmesinden kaynaklı cezai şart alacağından %95 oranında indirim yapılmak kaydıyla 50,00 USD cezai şart alacağını 04/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL karar harcının, peşin yatırılan 379,86 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 47,74 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 747,71 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/3 maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu tarifenin 3. Kısmına göre hükmedilecek ücretin davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlemesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 747,71 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan toplam 1.751,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 58,36 TL yargılama giderinin ve 379,86 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı toplamı 497,52 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 44 TL'nin davalıdan, 1.276,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/10/2024
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır