T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/241 Esas
KARAR NO : 2024/816
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/03/2016
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresinde ve diğer davalı ... 'a ait olan ... plakalı aracın ...'in ... İlçesi, ... Kavşağında ilerlediği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek dava dışı 2 araca çarptıktan sonra kaldırımda bulunan müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, Meydana gelen kazanın hemen ardından olay yerine gelen 112 acil ekiplerince müvekkilinin ... Devlet Hastanesine kaldırıldığını, müvekkiline burada yapılan ilk müdahale ile sol bacakta uyluktan ayak bileğine kadar uzanan 50 cm'lik derin bir kesik olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin bu hastanede kaza sonrasında 4 gün yattığını, yine kazanın ardından da ... Hastanesi'nde tedavisine deam edildiğini ve müvekkilinin bu hastanede de 5 gün yatmak zorunda kaldığını, Yine ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21/08/2014 tarihli Özürlü Sağlık Kurulu Raporunda müvekkilinin %5 oranında sürekli özürlü olduğunun da tespit edildiğini, davacı müvekkilinin kaza tarihinden günümüze kadar sağlık sebebi ile sürekli tedavi görmek zorunda kaldığını, tedavi süresince davacı müvekkilinin birçok maddi masraf yaptığını ancak bu masrafların hiçbir şekilde kendisine ödenmediğini, kaza sebebiyle maddi anlamda zor durumda kalan davacı müvekkilinin hastane masrafları, hastaneye ulaşım masraflarını karşılayamaz duruma geldiğini, manevi açıdan yıpranarak kazanın etkisi ile tedirginliğin başladığını, psikolojik olarak olayın yansımalarını unutamadığını, Müvekkilinin manevi açıdan yıpranmasının yanında tedavisini devam ettirmek ve sağlığına kavuşabilmek için birçok masraf yaptığını, ekonomik anlamda zaten sıkıntı içerisinde olan müvekkilinin yapılan masraflar nedeni ile manevi açıdan da yıprandığını, manevi açıdan yıpranan müvekkilinde kazanın etkisi ile tedirginliğin başladığını, psikolojik olarak olayın yansımalarını unutamadığını, Tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 3.000-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, 5.000-TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, ayrıca müvekkilinin davayı kazanması durumunda herhangi bir hak kaybının önüne geçilmesi amacıyla kazaya karışan ve davalı ... 'a ait olan ... plaka sayılı araç üzerine 3. Kişilere satış ve devrinin önlenmesi bakımından tedbir konulması ile tedbir konulduğuna dair kararın ilgili tescil müdürlüğüne bildirilmesine, Sulh olma ihtimaline binaen hazırlık aşamasında dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edilmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı ... vekilinin bila tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının dayandığı ve dosyaya giren tüm yazılı delil, dosya, belge örneklerinin taraflarına tebliğ edilmesini aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesini talep ettiklerini, davacının kazanın ne şekilde gerçekleştiğini hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlaması gerektiğini, soruşturma dosyasının celp edilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kamu kurumu niteliğine haiz müvekkili güvence hesabının yönetmelik maddelerine uygun olarak yapılan müracaatı değerlendirdiğini, tesipt edilen tazminat miktarını hak sahiplerine ödeyebilecekken dava öncesinde müvekkili kuruma gerekli belgelerin iletilerek müracaat edilmediğinden tazminatın değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili kurumun zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitleri ve kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, maluliyet oranının kaza sonucu oluşan arazların kaza ile illiyetlerinin de tespit edilmek suretiyle belirlenmesinin gerektiğini, geçici iş görmezlik dönemin tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğini, dolaylı zararların teminat kapsamı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davaya cevaplarının sunumu ile davanın usul ve esasa ilişkin olarak sundukları gerekçeler dikkate alınarak reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili tarafından sunulan 10/10/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın 06/12/2011 tarihinde meydana geldiğini, dava tarihinin ise 24/12/2014 olduğunu, söz konusu davanın zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkillerinin söz konusu kazada yaralanan davacının bütün hastane masraflarını kendisinin ödediğini, kazanın olduğu ilk zamanlarda ise gerek maddi gerekse manevi hiçbir yardımı eksik etmediğini, bununla beraber müvekkilinin davacı ile 2014 yılında gerek maddi gerekse manevi tazminatlar konusunda anlaştığını ve ibraname aldığını, tarafların anlaştığını ve buna rağmen davacı tarafın kötü niyetli olarak işbu huzurdaki davayı açtığını, kazanın ardından 3 yıl geçtiğini ve her türlü maddi manevi ödemesinin yapıldığını, bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava cismani zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce 21/03/2017 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacının tüm davalıları maddi ve manevi tüm zararlarından dolayı ibra etmiş olduğundan açmış olduğu davanın hakkını açıkça kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan mevcut feragatname ve ibraname nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2019 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı bozma ilamında, "Davacı tarafından düzenlenen ve işleten-sürücü-güvence hesabının kazadan dolayı ibra edildiklerine ilişkin ... 1.Noterliği'nin ... tarihli ibraname beyanname feragatname isimli belge dosyaya sunulmuş ibra ve feragata dayanılarak davacının maddi ve manevi tüm haklarını aldığı buna rağmen iş bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanımı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Oysa ibraname ve feragatın düzenlendiği tarih ile dava tarihi arasında 2918 Sayılı Yasanın 111. maddesinde öngörülen iki yıllık hak düşürücü süre geçmeden dava açılmıştır. Keza ibraname ve feragat herhangi bir bedel ihtiva etmediğinden makbuz niteliğini de taşımamaktadır. Bu halde ibraname ve feragatın bedel ihtiva etmemesi ve davanın iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması nedeniyle ibraname ve feragata hukuki bir değer izafe edilmesi mümkün değildir. Bu durumda hukuken bir değer ifade etmeyen ibraname-feragatnameye göre davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması" gerekçesi ile önceki karar bozulmuş, dosya 2021/241 Esas numarası alarak işbu yargılamaya devam olunmuştur.
Usul ve Yasaya uygun Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2019 Tarih, ... Esas,... Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ...'ın davaya dayanak trafik kazasında yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı, varsa oluşan zarardan davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve davalılardan talep edebileceği maddi ve manevi tazminat miktarının ne kadar olduğu konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Mahkememizin 18/01/2022 duruşmasının 9 nolu ara kararı ile dosyanın ATK 2.İhtisas Kurulu'na gönderilerek kaza tarihi itibarıyla (06/12/2011) geçerli olan çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı tespit işlemleri yönetmeliğe göre davacının geçici ve sürekli iş göremezlik oranı konusunda rapor istenmesine, aynı raporda davacının geçici veya kalıcı olarak bakıma ihtiyaç olup olmadığı, varsa ne kadar süreyle olduğu konusunda maluliyet raporunun istenilmesine karar verilmiş olup, mahkememiz dosyası Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesine gönderilmiş olup, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nin 27/05/2022 Tarihli raporunda özetle; "... kızı 1992 doğumlu ...'ın 06.12.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyetinin %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 26/04/2022 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosya döndüğünde bu sefer ATK Trafik Dairesine gönderilerek kusur konusunda rapor istenilmesine karar verilmiş olup, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 30/09/2022 tarihli yazısı ile "Sağlıklı bir irdeleme yapılabilmesi için; açılır ve izlenebilir formatta kaza anı görüntülerini içerecek şekilde ceza/savcılık dosyasının tamamına ihtiyaç duyulmuş olup dosya üzerinde herhangi bir işlem yapılmadan mahalline iade edilmiştir." yönünde bilgi verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 28/11/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdi ile tazminat konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, mahkememiz dosyası Bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 07/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 1.017,96TL olduğu, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik maddi zararının Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2018 Tarih,... Esas ve ... K. Sayılı kararı nazara alındığında ZMSS poliçelerinin tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirildiği" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 28/05/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davacı vekiline davalılardan müteveffa ...'ın veraset ilamını sunması ve mirasçılarını davaya dahil etmesi için süre verilmiş, davacı vekili tarafından sunulan 03/06/2024 tarihli dilekçesi ile mirasçılara ilişkin beyanda bulunduğu görülmekle, ekte sunulan ... 63. Noterliği'nin... Tarihli, ... yevmiye nolu Mirasçılık Belgesinin incelenmesinde; ...'ın 30/09/2020 tarihinde vefatı ile terekesinin 4 pay kabul edilerek; 1 Payın ...'a, 1 Payın ...'a, 1 Payın ...'a, 1 Payın ...'a ait olduğu, mirasçıların davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte tetkik edildiğinde; keşif sonrası hazırlanan 17/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre kaza tarihinde geçerli ZMSS Poliçesi bulunmayan... plakalı aracın müteveffa davalı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğu, bu nedenle kusur tenziline yer bulunmadığı, ATK ... İhtisas Kurulu'nun 21/05/2022 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, davacının geçici iş görmezlik süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, ... İl Müdürlüğü'nün 28/02/2022 tarihli müzekkere cevabında davacının kaza tarihi itibari ile sigorta tescilinin ve sigortalı çalışmasının bulunmadığı, davacıya SGK tarafından rücuya tabi geçici iş görmezlik ödemesi yapılmadığının bildirildiği bu nedenle rücuya tabi ödemeler hususunda indirime yer bulunmadığı, kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi bulunmayan davalıya ait aracın davacının yaralanmasına sebebiyet verdiği, kaza tarihi itibari ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ZMSS poliçe limitlerinin sakatlık yönünden 200.000 TL, tedavi giderleri yönünden de 200.000 TL olduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan ve hükme esas alınan rapor doğrultusunda davacının 1,5 aylık nihai ve gerçek geçici iş görmezlik zararının 1.017,96 TL olduğu, davanın 6111 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden sonra açılmış olmasına göre davacının talep ettiği geçici iş görmezlik bedelinden davalı ... hesabının da sorumluluğunun bulunduğu tüm bu gerekçelerle maddi tazminat talebi yönünden 1.017,96-TL geçici işgörmezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talepleri yönünden ise; Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü gereğince hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de, takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça belirtilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Zira kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK m. 4 hükmünde açıkça belirtilmiştir.
Mahkememizce tüm bu hususlar dikkate alındığında, manevi tazminat talebi yönünden, kazanın meydana geldiği tarih, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, paranın alım gücü, tarafların kusur durumu ve maluliyet durumu dikkate alındığında davacının manevi tazminat talebinin makul olduğu kanaatine varılarak 5.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... mirasçıları ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.017,96-TL geçici işgörmezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-) 5.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... mirasçıları ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.017,96-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.982,04-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
6-)Davacı tarafından yapılan toplam 10.061-00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 7.568,33- TL yargılama giderinin ve 27,35-TL peşin harç ve 25,20-TL başvurma harcı toplamı 7.620,88-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/11/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır