T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/385 Esas
KARAR NO: 2025/454
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 31/05/2017
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/12/2015 tarihinde sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı araçların çarpışması neticesinde çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin bedensel zarara uğradığını, kalıcı maluliyetinin oluştuğu; ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ancak davalının ödeme yapmadığı neticeten fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kazadaki kusur oranlarının ve davacının maluliyet oranının tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edemeyeceği ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği neticeten davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, 6098 sayılı TBK m.54'de düzenlenen bedensel zararın tazmini davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının yaralanmasının ve iş gücü kaybına uğramasından dolayı davalı tarafın tazminat ödeme sorumluluğunun bulunup bulunmadığı işgörmezlik oranın ne kadar olduğu,tazminat talep edilip edilemeyeceği ve miktarının ne kadar olduğu hususununda toplanmaktadır.
Mahkememizin 16/09/2020 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile "...Davacının kaza akabinde tedavi gördüğü tedavi evraklarının dava dosyasına celbi neticesinde davacının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelikler gereği maluliyet oranının tespiti için dosya İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu'na gönderilmiş ise de, daire yaptığı inceleme neticesinde dava dosyamıza gönderdiği 28/03/2018 tarihli cevabi yazı ile davacının bir tıp fakültesi veya eğitim araştırma hastanesine sevki ile yazıda belirtilen muayene ve tetkiklerin (eksikliklerin) giderilmesinden sonra dosyanın yeniden rapor alınmak üzere yeniden ATK'ya gönderilmesi ön rapor olarak bildirilmiştir.
ATK ön raporunun mahkememize ulaşmasından sonra icra edilen 09/05/2018 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararı ile davacı vekiline ATK ön raporunda belirtilen eksiklikleri gidermesi için iki haftalık süre verilmiş olmasına rağmen davacı bu eksiklikleri gidermediği gibi davacı 24/10/2018 tarihli duruşmada kurulan ara kararı gereği ... Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne yazılan ve davacı vekiline elden takip yetkisi verilen yazıya rağmen davacı maluliyet raporu alınması için lazım gelen eksiklikleri ikmal etmek üzere hastaneye gitmemiştir. Bu nedenle .. Üniversitesi Rektörlüğü tarafından dosyaya gönderilen...sayılı cevabi yazı ile de davacının muayene için hastaneye başvurmadığı dava dosyasına bildirilmiştir. Dosya kapsamıyla davacı zarar miktarının belirlenmesi için zorunlu olan maluliyet oranını ispat külfetini yerine getirmediğinden davanın reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2021 tarih .. Esas ... Karar sayılı ilamında özetle ''...Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 31/05/2017 tarihli maluliyet raporuyla birlikte dava öncesinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmuştur. Sigorta şirketinden celp edilen hasar dosyasında da bu rapor yer almaktadır. Ancak Mahkemece, işbu rapor yeterli görülmeyerek, ATK'dan maluliyet raporun alınması yolu gidilmiştir. Bu doğrultuda, 09/05/2018 tarihli ikinci celsenin üç numaralı ara kararı ile ATK ... İhtisas Kurulundan gelen müzekkere cevabı uyarınca eksik tıbbı belgeleri tamamlaması için davacı vekiline iki haftalık süre, 24/10/2018 tarihli üçüncü celsede işlemlerin takibi için davacıya elden takip yetkisi ve sonraki celselerde de, davacının ... Üniversitesi'ne müracaat etmediğinin ortaya çıkması üzerine yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak karar usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Çünkü, Mahkemece, davacı tarafa, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gitmesi için verilen sürenin kesin olduğu ve sonuçları hatırlatılmamıştır. Bu husus, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen "Hukuki dinlenilme hakkı"nın ihlali niteliğindedir. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazlar yerinde görülmüştür.
O halde, Mahkemece, davacıya, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine muayene için gitmesi ve ATK tarafından istenilen gerekli belgelerin alınması için makul kesin sürenin verilmesi, makul kesin süreye rağmen, davacı tarafça ATK raporunda belirtilen eksikliklerin giderilmemesi halinde dosyadaki mevcut rapor ve deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası hakkında nihai kararın verilmesi gerekmektedir.'' şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacının kullanımında olan... plakalı araç ile 29/12/2015 tarihinde davalının sigortalısı olan ... plakalı sürücüsü ...'in kaza yapması nedeniyle davacının kalıcı maluliyeti oluştuğu iddiasıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı hakkında düzenlenen ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD 31/05/2017 tarihli raporda davacının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği kapsamında kayıp oranının %3.3 olduğu tespit edilmiştir.
... SGK'ya yazılan müzekkere cevabında davacıya kaza nedeniyle yapılan geçici iş göremezlik ödemesi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Trafik kazalarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davalarında, davalı işleten ile davalı sigortacının sorumluluğu paralel olup 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu, davalı sürücünün sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu niteliğinde ise de kazada zarar gören davacının kendisi de somut olay itibariyle sürücü olduğundan sorumluluğunu haksız fiil hükümlerine göre tespit etmek gerekir. Bu kapsamda davacı, karşı tarafın kusurunu, maluliyet oranını ve maruz kaldığı zarar miktarını ispat yükü altındadır. Kusur oranı, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile zarar miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi gerekmektedir.
Trafik kusur bilirkişisi ...'dan alınan 29/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle,"..Davacı mağdur sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay mahalli kavşağa yaklaştığı, kural gereği kavşaklara yaklaşan sürücüler hızlarını azaltmak zorunda olduğundan dolayı hızı asgari hadde düşürmediği, seyir istikametine göre karşı yönden gelen ve doğrultu değiştirip sola dönüşe geçen otomobil sürücüsüne yeterli mesafeden yoldaki mevcudiyetini belirtecek tarzda ikaz ve uyarda bulunmadığı, aracının teknik özelliği itibari ile kolayca alabileceği fren ve manevra tedbirine başvurmadığı, 2918 Sayılı KTK 52 maddesinin 1/a (kavşaklara yaklaşan sürücüler hızlarını azaltmak zorundadırlar) kurallırı ihlal ettiğinden olayda tali derecede kusurludur.B- Dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, mevcut sürati ile olay mahalli kavşağa yaklaştığı, karşı yön taşıt trafiğini kontrol etmeden hatali ve tehlikeli biçimde sola doğru doğrultu değiştirip dönüşe geçtiği, düz doğrultuda seyrini sürdüren motosiklet sürücüsüne ilk geçiş hakkını vermediği, önünü kapatarak çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T.K.unun sürücüler için asli kusurlu hallerin belirtildiği 84 maddesinin kod 8 ( kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) kurallını ihlal ettiğinden olayda asi derecede kusurludur. Sonuç: davacı ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'ın %25 oranında ve ... plakalı araç sürücüsü ...'in %75 oranında kusurlu olduğu" tespit edilmiştir.
Bozma ilamı sonrası mahkememiz işbu esasında yapılan yargılamada tensip zaptı ile davacı asile yazı yazılarak İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli yazısında belirtilen tüm eksikliklerin (muayene ve tetkikleri sağlama ve tedavi evraklarını temin etme dahil tüm eksiklikler) giderilmesi için en yakınında bulunan bir tıp fakültesine başvurmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde herhangi bir tıp fakültesine başvurmadığı veya başvurmakla birlikte hastanenin belirlemiş olduğu muayene, tetkik ve tahlil zamanında hastaneye gitmediği takdirde iş bu davaya konu tazminata esas maluliyet oranı ve iyileşme süresini ispat bakımından delil sunma hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, başvurduğu kurumun bu başvuru neticesinde düzenlenen tedavi, tetkik ve tahlil evraklarının bir örneğinin dosyamıza göndermesinin istenilmesine, bu evraklar temin edildiğinde önceki ara kararı doğrultusunda dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir. ... Üniversitesi Hastanesi'ne sevki sağlanan davacı hakkında düzenlenen belgeler ile Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Kurulu'ndan alınan...tarihli ... sayılı rapor ile kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. ATK raporunda .. Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 29.12.2015 tarihli genel adli muayene raporu; ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 15.05.2017 tarihli FTR muayenesinde ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın... tarih ... sayılı raporu; ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın ... tarih ... sayılı raporu; ... Üniversitesi Hastanesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon raporu dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme dikkate alınmıştır. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD düzenlenen heyet raporunda alanında uzmanlığı tespit edilemeyen 3 kişilik heyetten alınması nedeniyle hükme esas alınmamıştır. ATK raporunda aralarında ortopedi, radyoloji, plastik cerrahi, adli tıp uzmanı ve KBB uzmanı yer alan heyetten ve davacı hakkında düzenlenen tüm raporlar ve belgeler incelenmek suretiyle rapor tanzim edilmesi nedeniyle iş bu raporda yer alan tespitler hükme esas alınmakla davacının dava dilekçesinde kalıcı iş göremezlik nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu ve davacının iş bu kaza nedeniyle kalıcı engellilik oranı bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 31,40 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 584,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/06/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır