T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/530
KARAR NO: 2024/644
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/08/2021
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlunun ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yaptıkları haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı-borçlunun asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, davalı-borçlu şirketin ticari ilişki kapsamında müvekkili şirkete borcu bulunmasına rağmen icra takibine itiraz etmesinin yasaya aykırı olduğunu,müvekkili şirket ile davalı arasında gerçekleşen çakmak ve ham madde ticaretine ilişkin olarak davalı şirket teslim aldığı ürün ve ham madde bedelleri ile ürün ve ham madde yansıtma bedellerini müvekkili şirkete ödemediklerini, müvekkili şirketin elinde bulunan çakmak stoklarının alımı konusunda davalı şirket ile müvekkili şirket arasında satış sözleşmesi imzalandığını, imzalanan satış sözleşmesine göre davalının ham madde ithalat borcunu ve sözleşmeye konu proforma faturadaki mallara ait ilk taksit ödemesini müvekkili şirkete ödemek şartıyla malların tamamının davalıya tek seferde sevk edilmiş olup davalının hakim ortağı ... yetkilisi ve aynı zamanda vekili olan ...'ın müteaddit defalar vermiş olduğu sözler üzerine mal bedelinin davalı tarafından en azından dört eşit taksitte ödeneceğine itimat edilerek malın sevkiyatının yapıldığını, söz konusu stoklar davalıya fatura edilmiş olup faturalar vadesinde ödenmediği gibi borcun tamamının bugüne kadar kapatılmadığını, davalıya gönderilen ... 12. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile toplam 5.395.073,99 TL borcun ödenmesi talep edilmiş akabinde davalı tarafından 03.12.2020 tarihinde 1.500.000 TL, 09.02.2021 tarihinde 1.500.000 TL kısmi ödemeler yapıldığını, ödenmeyen kısım için davalıya ... 12.Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek bakiye borcun ödenmesi talep edilmiş ise de davalının hiçbir şekilde ödeme yapmaya yanaşmadığını, davalının kalan borcunu ödememesi üzerine ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takibi başlatılmış ancak davalı-borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, davalının icra takibine yaptığı itiraz haksız ve kötü niyetli olup itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı-borçlunun icra takibine yaptığı itiraz haksız olduğundan ve dava konusu alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesini, dava konusu alacağın miktarının çok yüksek olması davalıların yargılama süreci boyunca mal kaçırma ihtimallerinin bulunması nedeniyle davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı-borçlunun itirazının haksız olması ve asıl alacağın likit olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ile ...Sermayesi Ortaklığı Anonim Şirketi iştirakinde bulunan...Tic. A.Ş.’nin tüm hisselerinin satın ve devir alınmasına ilişkin görüşmeler sonucunda 09.12.2019 tarihli Pay Devir Sözleşmesi imzalandığını, gerekli ön koşulların sağlanmasının ardından 09.03.2020 tarihinde kapanış işlemlerinin ardından şirketin devir alındığını, ... çakmaklarının ...'a ait olduğunu, ürünlerin teslim yerinin fabrika olarak belirlenmiş olmasının ... tarafından satışı yapıldığı görünen bu ürünlerin aslında ...'a ait olduğunun açık olduğunu, vergisel sorunlar ve satış bedelinden farklı olarak fazladan haksız kazanç sağlama gayreti içinde olan karşı tarafın müvekkilden fazladan hak talep ettiğini ve ortaya çıkarıldığını, düzenlenen faturalarda yer alan iskonto oranları ile maliyetlerin çok altında satış gerçekleştirildiğini, değer düşüklüğü olmayan ve yeni üretilen ürünlerin bu şekilde çok yüksek iskontolarla ve emsal fiyatlardan düşük kesilmesi usule ve yasalara aykırılık oluşturduğunu, devir tarihi öncesinde iki grup şirketi tarafından kendi aralarında düzenlenen faturaların bu açıklamalara aykırı olduğunu, aşırı iskontolar ile düzenlenen faturalar devir alınan şirketin de 2019 - 2020 yılı için mali tablolarını etkilemekte karlılığı düşürmekte olduğunu, zararı arttırdığını, daha önce satış fiyatları 2,40 TL olan ürünler, ihtarname konusunu oluşturan faturalarda ortalama 0,75 TL ye satıldığını, maliyetlerinin altında satışın VUK açısından suç olduğunu, ürünlerin bedeli maliyet fiyatı üzerinden belirlenmesi gerekirken önce ... ... fatura ile satış gösterildiği ancak ürünlerin teslim edilmediği gibi fabrikada bulundurulduğu, sonra bu satış bedellerinde de fiyat farklılığı gösterilerek aslında ...'a ait olan malın yeniden fatura edilerek iki defa tahsilat yapılmaya çalışıldığının anlaşıldığını, davacının kendisine gönderilen ihtarnameleri dosyaya ibraz etmediği, cevabı ihtarın gönderildiği vekiller ve tebliğ şerhlerinden de anlaşıldığını, ihtiyati haciz alabilmek adına var olan hukuki durumu farklı gösterme çabası içinde olan davacının müvekkilinden herhangi bir hak veya alacağı olmadığını, faturalardaki farklılık ve hileli işlemlerle borçlandırma çabasının detaylı olarak defter incelemesi sonucu ortaya çıkacağını, davacı ... 12. Noterliği... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinde ...'a tek seferde sevk edilerek mal bedelinin dört eşit taksitte ödenmesini kabul ettiği ve mal pazarlığında iyi niyet gösterdiğini beyan etmiş ise de satış sözleşmesi başlıklı belgede ürünlerin fabrikada teslim alınacağı yani ortada bir sevk olmadığını kabul ettiğinin anlaşıldığını, davacının şirkete hakim olduğu dönemde açıkça suç işleyerek farklı bir şirketine usulsüzce fatura ettiği malların fiyat farklarının ortaya çıkması durumunda bunun ...'a yönelik olarak tanzim edilmesi ticari münasebet gereği olup şirketi zarara uğratan eski ortakların ürünler üzerinden haksız kazanç sağlama gayretinin mahkemece değerlendirilmesini, tazminat talep ettiklerini, İİK 67/2 gereği kötüniyetli takip yapan davacının takip tutarı alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, ayrıca haksız ihtiyati hacizden kaynaklı şirket zararının giderilmesini, dava hakkının saklı olduğunu ve ihtiyati haciz için yatırılan teminatın iadesine muvafakat etmediklerini, davacının kendi keyfiyetiyle bir alacak oluşturarak karşılıksız yararlanma olgusuyla hareket ettiğini, bir faturanın tanzim edilmiş olmasının borç ortaya çıkarmadığını, taraflar arasında hesap mutabakatı dahi sunulmadığını, fatura içeriği hizmet verilmeksizin ticari kayıtlarda fatura tanzim edilmiş olmasının da borç doğuran bir işlem olmadığını, davacı faturaya dayanarak araç tamiri ve işçilik bedeli alacağının tahsili amacıyla icra takibinde bulunulduğunu, davalının araç tamiri hususunda anlaşma olmadığını bildirerek temel ilişkiyi inkar ettiğini, davacının tacir olmadığını, tek taraflı düzenlenmiş bulunan fatura alacağının ispata yeterli olmadığını, mürafaa duruşmasında BA formlarını talep ederek faturanın varlığı konusunda bir araştırma dahi yapmadan haciz kararı verildiğinin anlaşıldığını, müvekkili ticari faaliyeti zarar görmemesi adına bu haciz bedelini de icra dosyasına yatırmış olmakla birlikte kaçmak ya da mal kaçırmak gibi bir düşünce de olmadığını gösterdiğini, İİK 257. maddesi gereği kararın hukuka aykırı olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini, İİK 67/2 maddesi kapsamında kötüniyetli icra takibi yapan alacaklı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Davalı cevap dilekçesi ekinde sunulan ... 59. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı tarafından davacıya 16/09/2020 tarihli 2 adet faturanın iade edildiğinin ve davacıya 18/09/2020 tarihli 2 adet iade faturasının düzenlendiğinin ihtar edildiği görülmüştür.
... vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının 2020 yılına ait BA formları dosya içine celp edilmiştir.
Dosya içerisine sunulan ... 12. Noterliğinin ... ve.., 28/09/2020 tarihli ihtarnameler ile davalı tarafından düzenlenip davacıya gönderilen faturaların iade edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan "İbraname" başlıklı belgede " Sayın ...A.Ş.Sayın ... A.Ş. Sayın ... A.Ş. (ve yukarıda adı geçen söz konusu şirketlerin doğrudan ve dolaylı gerçek ve tüzel kişi ortakları, doğrudan ve dolaylı iştirakleri, yöneticileri, çalışanları ve danışmanları dahi olmak üzere hepsi birlikte veya ayrı ayrı “Muhataplar” olarak anılacaktır)
A) ... 2. Noterliği ... tarih ve ... yev. nolu ve ... 2. Noterliği ... tarih ve ... yev. nolu ihtarnamelerimizde dile getirdiğimiz her türlü iddia, hak ve taleplerle ilgili olarak;
B) Muhtelif tutar, içerik ve açıklamaları havi ve ... 12. Noterliği ... tarih ve ... yev. no ile, ... 12. Noterliği ... tarih ve ... yev nolu ihtarnamelerle ...A.Ş. ('...') tarafından, ...Tic. A.Ş'ye (...) iade edilmiş olan faturalar ve bu faturalara konu edilen her türlü iddia, hak ve taleple ilgili olarak;
C) İşbu İbraname tarihinden önce veya sonra ...'a devri yapılan ve devir esnasında tarafımızca kontrolü de yapılan stoklarla ilgili olarak ve/veya ...'ın Muhataplardan olabilecek her türlü hak ve alacak talebi ile ilgili olarak,
D) ... paylarının satışına dair 09.12.2019 tarihli Pay Alım Sözleşmesi ve Kapanış Protokolü dahil tüm ekleri tahtında; ...'ın finansal tabloları, bilanço, defter ve stokları dahil olmak üzere her türlü defter ve kaydı ile ilgili olarak, ... paylarının değeri veya değerine etki edecek hususlar ile Şirket aktif ve pasifleri ile aktif ve pasiflerine etki edecek her türlü vakıa ve/veya kayda ilişkin olarak; keza ...'ın ... dahil diğer Muhataplarla arasında pay devrinden önceki döneme ilişkin her türlü ticari ilişki tahtında doğmuş veya doğabilecek her türlü talep, hak ve iddialarımızla ilgili olarak,
Yukarıda (A), (B), (C) ve (D) tahtında doğmuş ve doğabilecek her türlü iddia, talep ve haklarımızdan yukarıda yazılı Muhataplara karşı gayrikabili rücu feragat ettiğimizi, Muhataplar'dan hiçbir talepte bulunmayacağımızı, Muhataplar'ı bu hususlarla ilgili olarak en geniş manada ve gayrikabili rücu olarak İBRA ETTİĞİMİZİ, kabul beyan ve taahhüt ederiz. " hususlarının kararlaştırıldığı, ibranamenin dava dışı şirketler ile birlikte davalı ve davacı tarafından da imzalandığı anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesi kapsamında ürün bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının tetkikinden; davacı tarafından davalı aleyhine, 2.400.542,04 TL tutarlı fatuıralardan kaynaklı asıl alacak ile 33.507,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.534.049,61 TL 'nin tahsili için takip başlatıldığı, davalının takibe süresinde 15/06/2021 tarihinde itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edildiği belirtilen ürünler nedeniyle davacının icra takip tarihi itibariyle alacak miktarının ne kadar olduğu, faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacı alacağından mahsup edilebilecek (hisse devir sözleşmesinden önce stokların maliyetin altında satışı nedeniyle oluşan) zarar-alacak bulunup bulunmadığı, davalının imzasını havi ibranamenin mahsup talebine engel teşkil edip etmediği, tarafların ticari defter ve kayıtlarındaki mutabakatsızlık sebepleri konularında toplanmıştır.
Mahsup , bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Meselâ, bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir. Bunun gibi, haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görülüyor ki bu olaylarda karşılıklı alacaklar yoktur; sadece, alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır (Sermet Akman, Halûk Burcuoğlu, Atillâ Altop, Selâhattin Sulhi Tekinay, Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 1013). Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 24.05.2023 tarihli ve 2022/(15)6-448 Esas, 2023/506 Karar sayılı kararında da değinilmiştir.
Takip konusu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, fatura konusu ürünlerin teslimine ilişkin irsaliye bulunup bulunmadığı, davalı tarafından yapılan kısmi ödeme nazara alınarak davacının icar takip tarihi itibari ile alacak miktarının ne kadar olduğu, taraf defterlerindeki mutakabatsızlık sebepleri konularında tarafların 2019,2020,2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları incelenerek rapor düzenlenmesi için dosya bir yeminli mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, yeminli mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 08/08/2022 tarihli raporda özetle; davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, HMK 222 md uyarınca kendi lehlerine ve aleyhlerine delil teşkil eder nitelikte olduğunu, taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesine konu mallara ilişkin düzenlenen faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların davalının ticari defterlerine ise önce kaydedildiği daha sonra iade faturası düzenlenerek kayıtlardan çıkarıldığı, taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesine konu proforma fatura sureti ve söz konusu ürünlere ait fatura ve sevk irsaliyesi suretleri dikkate alındığında fatura konusu ürünlerin teslimine ilişkin irsaliyelerin bulunduğu, davacı tarafından keşide edilen 03/05/2021 tarihli ihtarname ile bakiye alacağın ödenmesi hususunun davalıya ihtar edildiği, davalının takip tarihinden önce temerrüde düştüğü, davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan 2.400.541,62 TL asıl alacak ve 4.993,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.405.531,76 TL alacağının bulunduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığından, davalı defterlerine kaydedilen faturalara süresinde itiraz edilip edilmediği, iade faturalarının süresinde düzenlenip düzenlenmediği, davacı ve davalı defterlerinin kendi içinde uyumlu olup olmadığı, tarafların defterleri arasındaki mutabakatsızlığın sebepleri, dayanak belgelerinin defterlerde kayıtlı olup olmadığı, davalının kendi ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü 11.530.203,34 TL'nin dayanaklarının neler olduğu konusunda BA formları da dikkate alınarak satış sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edildiği belirtilen ürünler nedeniyle davacının icra takip tarihi ve dava tarihi itibari ile alacaklı olup olmadığı konusunda tarafların 2019,2020,2021 ve 2022 yılları ticari defter ve kayıtlarının incelenerek rapor tanzim edilmesi için dosya öncekilerden farklı bağımsız denetçi 3 bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler 09.07.2023 tarihli raporda özetle; sözleşme konusu ürünlere ilişkin 7 adet faturanın davacı tarafından davalıya hitaben düzenlendiği, faturaların davacı ve davalı defterlerinde eksiksiz olarak kaydedildiği ve bu konuda iki tarafın kayıtlarında bir uyumsuzluğun bulunmadığı, tarafların bu konuda karşılıklı itirazlarının da yer almadığı, sözleşme konusu malların sevkiyatının yapıldığının nakliyeci araç plakası ve imzasının e irsaliye üzerinde yer almasından anlaşıldığı, taraflar arasında mutabakatsızlığa neden olan asıl unsurun davalı tarafından alım yapılan ürünlere ilişkin olmak üzere 02/09/2020 tarihinde davacı tarafa iade fatura kesilmesinden kaynaklandığı, dosyada iade sürecine ilişkin devir protokolüne rastlanmadığı, ayrıca malların iadesinin yapıldığına dair teslim tutanağı gibi bir belgenin de sunulmadığı, davacı kayıtlarında yer almayan ancak davalı tarafından iade olarak kesilen faturalara itiraz edildiğine dair noter ihtarnamesi veya kep görüntüsünün dosyada bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen ve iadeye konu olan faturaların BA formları ile bildirildiği, davacının icara takip tarihi itibari ile davalıdan 2.400.541,62 TL alacağının bulunduğu, mutabakatsızlığın asıl nedenin davalı tarafından kesilen 21 adet 13.9830.743,38 TL tutarındaki iade faturaların davacı şirketin muavin dökümlerinde yer almamasından kaynaklandığı ve fatura içeriklerinin dava konusu sözleşmeden kaynaklı çakmak, demirbaş, gümrük masrafları ve fiyat farkından oluştuğunun tespit edildiği yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “ (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir. 7251 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64/1. maddesinde, her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiş, aynı Kanun’un 64/3. maddesinde de, tacirlerin tuttuğu yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterinin açılış onaylarının, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce yapılacağı, yevmiye defterinin kapanış onayının ise, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılması gerektiği belirtilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; her iki tarafın kendi ellerindeki vesikaları Mahkemeye ibraz etmek zorunda olduğu, bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı durumlarda karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi gerektiği , bundan kaçınması hâlinde bağlanması gereken hukuksal sonuçların 6100 sayılı Kanun'un 220 ve devamı maddelerindeki konuya ilişkin düzenlemelere tabi olduğu,6100 sayılı Kanun'un 220 ve devamında yer alan düzenlemelerin Türk Ticaret Kanunu’nun 64. maddesindeki hüküm ile birlikte değerlendirildiğinde, her iki tarafın ticari işletmesininden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydı ile kesin delil niteliğinde bulunduğu, davacı ticari defterlerinde davalıdan 2.400.542,04 TL alacaklı olduğunun kaydedildiği, bu bedelin dayanağı 7 adet faturanın davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu ve faturaların BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ve davacının borçlandırıldığı fatura konusu masrafların ve zararın davacı tarafından ödenmesi gerektiğine, davacı alacağından mahsup edilmesi gereken zararının ve alacağının bulunduğuna dair yazılı/dayanak belge ibraz edilemediği gibi taraflar arasında akdedilen ibraname kapsamında davalının zarar ve masraf adı altında davacıdan talepte bulunamayacağı, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı 7 adet fatura bedeli için yapılan 3.000.000 TL kısmi ödeme sonrası davacının, 2.400.542,04 TL alacaklı olduğu, 2.400.542,04 TL bakiye fatura ve ürün bedelinin ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalının 11.05.2021 tarihi itibari ile temerüde düştüğü, davacının 12.05.2024 tarihinden takip tarihine kadar 33.507,57 TL işlemiş faizi talep edebileceği dosya kapsamı ve denetime elverişli her iki bilirkişi raporundan anlaşılmakla davanın kabulüne,davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20'si oranında 506.809,22 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Davalının ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin talepnamedeki koşullarla devamına,
Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20'si oranında 506.809,22 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 173.100,92 TL olduğundan peşin yatırılan 29.397,24 TL' nin mahsubu ile bakiye 143.703,68 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen harç miktarı 29.397,24 TL, davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 3.000,00 TL, posta ve tebligat masrafı 192,60 TL olmak üzere toplam 32.589,84 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
4-Davalı tarafından yapılan (bilirkişi ücreti 7.500,00 TL , posta masrafı 60,00 TL olmak üzere toplam 7.560,00 TL) yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 264.702,48 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
26/09/2024
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP