T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/646
KARAR NO : 2025/773
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2021
KARAR TARİHİ : 24/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arabuluculuk toplantısının anlaşamamayla sonuçlandığını, davacı adına kayıtlı ... plakalı aracının ... mevkiinde seyrederken davalıya sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu 26.07.2020 tarihinde maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, olay nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı oluştuğunu, kaza nedeniyle davacıya ait aracın Sigorta Bilgi Merkezi (TRAMER) kayıtlarında % 100 oranında kusurlu bulunduğunu, ancak kaza sonrası kusur ve değer kaybı tespiti için alınan özel raporda ... plakalı aracın KTK 109 b 57 84 maddelerini ihlal ettiğinden % 100 kusurlu bulunduğunu, bu nedenle dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi ile kusur yönünden inceleme yapılmasını ve meydana gelen zararın kusur oranına göre tahsilini istediklerini, kazadan sonra oluşan değer kaybı için eksperden rapor aldıklarını, değer kaybının 5.600,00 TL olarak tespit edildiğini, ancak şimdilik 100,00 TL talep ettiklerini, davacı tarafından 531,00 TL ekspertiz ücreti ödendiğini, bundan da davalı şirketin sorumlu olduğunu, toplam 631,00 TLnin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; avanın haksız olduğunu, reddinin gerektiğini, davacının delillerini tebliğ etmediğini, sigorta kuruluşuna yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, davalı şirkete başvururken zorunlu belgelerin eklenmediğini, davanın usulden reddinin gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın % 100 kusurlu olduğunu, bu nedenle tazminat talep hakkının olmadığını, mevcut kazada tazminat talep eden ... plakalı aracın sürücüsünün ... TRAMER kaza tespit tutanağına göre % 100 (KOMİSYON OYBİRLİĞİ İLE) kusurlu olup davacının davalı şirketin dava konusu kaza sonucu meydana gelen hasardan dolayısıyla da talep edilen değer kaybından herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, karşı araç maliki tarafından özel bir şirkete düzenlettirilen tutanak itiraz ve yeni kusur oranı belirleme raporunun, mevcut TRAMER tespit tutanağı ve ekspertiz raporu karşısında herhangi bir meşruiyetinin olmadığını, bu nedenle davacı şirketten herhangi bir talep hakkı bulunmamakla açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, KTK 90. Maddesine göre değer kaybının hasarlı parçalar dikkate alınarak hesaplanacağını, bu kurallara uyulmasını istediklerini, ayrıca aracın hasar geçmişinin incelenmesi gerektiğini, söz konusu aracın Kmsi de göz önünde bulundurulması gerektiğini, kazada TRAMER kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere davacının tam kusurlu olduğunu, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle sigorta şirketine rücu imkanının olmadığını, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, tazminat limitinin olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi taleplerinin reddinin gerektiğini, tazminat talep eden ... plakalı aracın eski sahibi ...A.Ş.ye ait iken 8 adet hasar dosyasının olduğunu ancak işlem bilgilerine ulaşamadıklarını, dosyada hesaplama yoluna gidilmesi halinde bu hasar dosyası ile değer kaybı tazminatına konu parçaların aynı olup olmadığının tespitinin gerektiğini belirtmiş ve davanın reddini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... Sigorta A.Ş.'den gelen ..., ..., ..., ..., ... ve ... numaralı hasar dosyaları,
2-... Sigorta A.Ş.'den gelen ... plakalı aracın 03/06/2021 tarihli kazası sebebiyle oluşturulan ... nolu ve ... nolu hasar dosyaları,
3-... Sigorta A.Ş.'den gelen ... Nolu hasar dosyası,
4-Bilirkişi kök ve ek raporları,
5-Bilirkişi kök ve ek raporları,
6-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybı bedeli ve eksper giderinin tahsili davasıdır.
Taraflar arasında davacıya ait ... plaka numaralı araç ile davalı tarafından sigortalanan ... plaka numaralı aracın çarpışması sonucunda 26.07.2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, varsa değer kaybı bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususundadır.
Taraflar arasında davaya dayanak trafik kazasının meydana gelmesinde araç sürücülerinin kusur oranları hususunda da uyuşmazlık bulunduğundan öncelikle araç sürücülerinin kusur oranlarınını tespiti yoluna gidilmiştir.
Davacıya ait aracın karışmış olduğu trafik kazalarını gösterir kayıtlar Sigorta Gözetim Merkezinden celp edilmiş ve uyuşmazlığa ilişkin otomotiv alanında uzman bir bilirkişi ile sigortacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 08.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davaya dayanak trafik kazasının meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğu, bu durumda davacının davalıdan tazminat talep hakkının bulunmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekilince dosyaya ibraz edilen kusur oranlarının tespiti için 23.10.2020 tarihli uzman görüşü ile dosyada mevcut bilirkişi raporu arasında çelişki meydana geldiğinden kusur durumuna ilişkin çelişkinin giderilmesi için davacı vekilinin 19.08.2022 tarihli itiraz dilekçesi doğrultusunda bu kez Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur oranlarına ilişkin rapor alınmıştır. ( Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahallesi 8. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı)
Dosyaya ibraz edilen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'nun17.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davaya dayanak trafik kazasının meydana gelmesinde davacının kusursuz olduğu, davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada mevcut bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasındaki çelişkiyi giderir Adli Tıp Kurumu raporuna gerekçeli, somut olaya uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle Mahkememizce itibar edilmiştir.
Mahkememizce itibar edilen kusur oranları nazara alınarak davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için otomotiv alanında uzman bir makine mühendisi Birol Maral tarafından tanzim edilen bila tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının aracının 26.07.2020 tarihinden önce maddi hasarlı trafik kazasına karışmadığı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şatlara göre yapılan hesaplamada davacının davalıdan talep edebileceği değer kaybının toplam 3.358,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini artırarak davayı ıslah etmiştir.
Yerleşik Yargıtay kararları uyarınca değer kaybı hesabının davacıya ait aracın markası, modeli, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek kaza tarihi itibariyle aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının denetime elverişli şekilde emsal araçlarıda gösterecek şekilde hesaplanması gerektiği değerlendirildiğinden, anılan hesaplama yöntemince davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespiti dosya aynı bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişiden ek rapor alınmıştır. ( Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı)
Bilirkişi Birol Maral tarafından dosyaya ibraz edilen 25.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının davaya dayanak trafik kazasından önce toplam 6 adet maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, bu nedenle daha önce karışılan kazalara ait hasar dosyaları celp edildikten sonra değer kaybının oluşup oluşmadığının tespit edilebileceği, Türkiye Sigortalar Birliği verilerine göre davacının aracında meydana gelen değer kaybının 178,068 TL olduğu bildirilmiştir.
Davacının aracının karıştığı maddi hasarlı trafik kazaları nedeniyle tanzim edilmiş hasar dosyaları ekspertiz raporları ile birlikte celp edilerek, 29.11.2024 tarihli celsede "dosyanın daha önce dosyaya rapor sunmayan otomotiv konusunda uzman bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek, davacının aracında dava konusu olan 26.07.2020 tarihli trafik kazasında meydana gelen hasar ile, dosyaya celp edilen 26.07.2020 tarihinden önceki hasar dosyalarında hasarlanan kısımların aynı olup olmadığı, aynı parçaların değişip değişmediği, dava konusu aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, km'si, hasarın nitelik ve niceliği v.s. Gibi hususlar gözönünde bulundurularak kaza tarihi itibari ile serbest piyasadaki 2.el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2.el piyasa değerinin arasındaki farkın bulunarak değer kaybının hesaplanmasının istenmesine" şeklinde ara karar kurularak daha önce dosyaya rapor sunmayan bir başka makine mühendisi bilirkişisinden uyuşmazlığa ilişkin rapor alınmıştır.
Bilirkişi ... tarafından dosyaya ibraz edilen 01.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen değer kaybının 1.745,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, raporun incelenmesinde davaya dayanak trafik kazasından önceki tarihlerde davacının aracının karıştığı maddi hasarlı trafik kazalarında hasarlanan parçalar ile davaya dayanak trafik kazasında hasarlanan parçaların aynı olup olmadığı, esi tarihli 6 adet kaza nazara alındığında davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadan rapor tanzim edildiği anlaşıldığından Mahkememizce istenen yöntem ile hesaplama yapılarak ek rapor tanzim edilmesi için dosya yeniden bilirkişi ...'a tevdii edilmiş ancak bilirkişi tarafından dosyaya sunulan ek raporda Mahkememizce nazara alınması istenen hususlar değerlendirilmeden kök rapordaki görüşler tekrar edilmiştir.
Dosyaya sunulan iki kök ve iki ek raporda dava konusu aracın karıştığı eski tarihli trafik kazalarında hasarlanan parçalar da nazara alınarak emsal Yüksek Mahkeme kararlarında benimsenen yöntem ile davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı tespit edilmediğinden, davacı vekilinin 15.04.2025 tarihli bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesi ile de raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yönündeki talebi de nazara alınarak 06.05.2025 tarihli ara karar ile " Dosyanın daha önce rapor sunmayan otomotiv konusunda uzman makine mühendisine tevdi edilerek davacının aracında dava konusu olan 26/07/2020 tarihli trafik kazasında meydana gelen hasar ile dosyaya celp edilen 26/07/2020 tarihinden önceki hasar dosyalarında hasarlanan kısımların aynı olup olmadığı, aynı parçaların değişip değişmediği, dava konusu aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği gibi hususlar göz önünde bulundurularak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değerleri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değerinin arasındaki farkın bulunarak dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette raporlardaki tespitlere hangi nedenle iştirak edilip edilmediği gerekçeleri ile belirtilmek suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenmesine, " şeklinde ara karar tesis edilerek davacı vekiline 5.000,00 TL bilirkişi avansını dosyaya yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiştir.
Her ne kadar kesin sürenin sonuçlarına ilişkin tesis edilen ara kararında ücretin yatırılmaması halinde sehven davacının davasının dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği ihtar edilmiş ise de, davacı vekili 24.10.2025 tarihli celsede davacının bilirkişi ücretini karşılayacak durumunun olmadığını beyan ederek tahkikatın sonlandırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiğinden, davacı tarafın bilirkişi delilinden vazgeçmiş olduğu kabul edilerek davacı vekiline bilirkişi avansının Mahkememiz veznesine depo edilmesi için yeniden süre verilmesi yönünde ara karar tesis edilmemiştir.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre
“(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. ( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ...Esas...Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu aracın davaya dayanak 26.07.2020 tarihinden önce 6 adet maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, 26.07.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluştuğunun ispat yükünün davacıda olduğu, davacı vekilinin 15.04.2025 tarihli bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesi ile dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette daha önce dosyaya rapor sunmayan bir başka bilirkişiden rapor alınması talebinde bulunduğu, buna rağmen 24.10.2025 tarihli celsede bilirkişi delil avansını yatırmayacaklarını beyan ederek tahkikatın sonlandırılmasını talep etmesi sebebiyle davacının aracında değer kaybı meydana geldiği iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının 59,30 TL peşin harç, 55,63 TL tamamlama harcından harçtan mahsubu ile noksan kalan TL 500,47 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/10/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç : 59,30 TL
Tamamlama
Harcı : 55,63 TL
Karar Harcı : 615,40 TL
Noksan Harç : 500,47 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 8.728,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 5.900,00 TL
Adli Tıp Kurumu
Faturası : 1.578,00 TL
Posta Giderleri : 1.132,90 TL