T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/71 Esas
KARAR NO : 2025/360
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/01/2021
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ...'ın küçük ...'ın annesi olduğunu, gebelik takibinin dava dışı ... tarafından yapıldığını, ...'ın Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi 31.01.2020-31.01.2021 tarihlerinde geçerli olmak üzere ... no ile davalı ... tarafından düzenlendiğini, Sigortalı doktorun, gebelik takibinde davacı anneyi down sendromunu tespit edilen testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulüne uygun olarak aydınlatmayarak küçük ...'ın down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi ise down sendromunu teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmayan doktorun sorumlu olacağını kabul ettiğini, dava açılmadan önce uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması nedeniyle ... Arabuluculuk Bürosuna 18.11.2020 tarihinde müracaat ettiklerini, tarafların anlaşmaya varamadığı, fazlaya dair talep ve dava hakları mahfuz kalmak kaydıyla; müvekkil ... için; 430.000,00.-TL iş göremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminatı, 40.000,00.-TL manevi tazminat, müvekkili ... (anne) içim 20.000,00.-TL manevi tazminat, müvekkili ... (baba) için 20.000,00.-TL manevi tazminat, olmak üzere toplam 510.000,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesinini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,davaya konu edilen Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin ... tarihinde ... numara ile tanzim edildiğini, Müvekkil şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve Tıbbi Kötü Uygulama sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, Poliçe üzerinde olay başına teminat limiti ile azami 800.000 TL olarak sınırlandırıldığını, Müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle sigortalı ...'ın davaya konusu olayda hastanın tanı ve tedavisi sırasında standart uygulamanın yapılmadığının, bilgi ve beceri eksikliği ile hastaya uygun tedavi uygulanmadığının kesin ve net olarak ispatlanması gerektiğinin, ayrıca faiz türünün yasal faiz olması gerektiği, İşbu davaya tıbbi kötü uygulamada bulunduğunu iddia edilen sigortalı ...'ın fer'i müdahil olarak katılımını teminen, kendisine davanın ihbar edilmesinde tarafımız açısından hukuki yarar olduğunu, davanın reddine, davanın sigortalı ...'a ihbar edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin başvuru sahibine yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı ...'ın hamilelik takibinin ...'ın yaptığı ve ancak davacı ...'ın down sendromlu olarak doğduğu, hamilelik döneminde bu sendromun varlığı ve sonuçları konusunda kendilerine bilgi verilmediği, bu nedenle gerek davacı anne ve babanın gerekse de davacı çocuğun zarara uğramış olduğu, oluşan zararın tespitiyle bu zararın davalı sorumluluk sigortasından tahsili ile manevi zararın tahsili noktalarından kaynaklandığı görüldü. İhtilafın çalışmasından kaynaklanan sorumluluğun sigortalandığı doktorun yanlış tedavi (eksik tedavi) uygulayıp uygulamadığı, uyguladı ise kendisine herhangi bir kusur atfedilip edilemeyeceği ve down sendromlu çocuk ile davacı anne babanın bu sebepten zarara uğrayıp uğramadıkları, uğradılarsa miktarının tespiti noktalarından kaynaklandığı görülmektedir.
Mahkememizin 02.06.2021 tarihli duruşma zaptı ara kararı uyarınca "Dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek davacının annenin gebelik dönemini takip eden doktorun down sendromu konusunda davacıları aydınlatma yükümlülüğünü ifa edip etmediği, davacıya yanlış herhangi bir tedavi uygulayıp uygulamadığı hususlarıda nazara alınmak suretiyle tarafların tazminata esas kusur oranları ile davacı ...'ın maluliyeti tespiti konusunda rapor alınmasına" karar verildiği; ATK 7. İhtisas Kurulu'nun... tarih ... nolu ön raporda ve ... tarih ... nolu ön raporda"1) Küçüğün ... Sağlık Bilimleri Üniverisitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde ve ... Devlet Hastanesinde ve varsa başvurduğu başka sağlık kuruluşlarından dava konusu şikayetleri ile ilgili yapılan tedavilere ve takiplere ait tüm tıbbi kayıtların (poliklinik kayıtları, yatan hasta epikrizi ve yatan hasta dosyasının tamamı vb.) teminen gönderilmesi, 2) Anne ...’ın gebelik takiplerini yaptırdığı Sandıklı Devlet Hastanesi ve varsa gebelik süresinde başvurduğu başka sağlık kuruluşlarından, kendisinden sorularak öğrenilmesi sonrasında söz konusu sağlık kuruluşunda kişi hakkında düzenlenmiş doktor muayene notları, gebelik takibine ilişkin tıbbi belgeler, ikili veya üçlü test sonuçları, ayrıntılı USG raporu (ikinci düzey ultrasonografi de yapıldıysa bu USG raporları ve varsa USG görüntüleri çıktı kağıtları da dahil), yapıldı ise ileri değerlendirme sonuçları (amniosentez, kordosentez.vb), doğum öncesi muayenesi, travay takipleri, vajinal doğum notu veya sezaryan notu, doğum epikrizi, NST tetkik asılları, epikriz raporları, laboratuvar tetkik raporlarının teminen gönderilmesi gerektiği,3) Kişinin bir Üniversite veya Eğitim Araştırma Hastanesi Pediatri bölümüne sevkinin sağlanarak ve ilgili hekimlerce gerekli görülen tetkikler yaptırılarak tetkik asılları da gönderilmek suretiyle düzenlenecek ayrıntılı muayene bulgularını içerir son durum bildirir raporun teminen gönderilmesi, 4. Davalı sağlık personellerinin ifadelerinin de teminen gönderilmesi" talep edildiği; ATK 7. İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... nolu raporda ise "Gebelik takiplerinde Down Sendromlu olduğu tespit edilmediği iddia edilen Halime oğlu, 17.02.2017 doğumlu ... hakkında düzenlenen adli ve tıbbi belgelerin tetkikinde; Küçüğün annesi ...’ın 27.06.2016, 11.07.2016, 23.08.2016, 21.10.2016 ve 15.11.2016 tarihlerinde ... Devlet Hastanesi Kadın Doğum Polikliniğine başvurduğu, ... tarafından muayene ve tetkiklerinin yapıldığı, doğum ve doğum öncesi yapılan tetkikler (USG, ikili veya üçlü test gibi) ile ilgili tıbbi belgelerin dosya içerisinde bulunmadığı, bebeğin 21.02.2017 tarihinde ... Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesinde yapılan değerlendirmesinde trizomi 21 şüphesi olduğu, ailenin genetik sonuç takibi için yönlendirildiği,...Üniversitesi Tıp Fakültesinin 08.03.2017 tarihli raporunda; kromozom kuruluşunun Down sendromu olarak saptandığı, 08.11.2022 tarihinde ... Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesinde yapılan muayenesinde; düzleşmiş yüz görünümü, basık burun, gözlerde epikantus ve yukarı eğilimli palpebral fissür, ağız açık, düşük kulak, boyunda kısalık olduğu, motor gelişimin yaşına uygun, bilişsel gelişimin geri, konuşmasının yaşına göre geri olduğu; Kurulumuzun ... tarih ... karar no.lu ve 30.09.2022 tarih 5763 karar no.lu müzekkerelerinde anne ...’ın gebelik takiplerini yaptırdığı ... Devlet Hastanesi ve varsa gebelik süresinde başvurduğu başka sağlık kuruluşlarından, kendisinden sorularak öğrenilmesi sonrasında söz konusu sağlık kuruluşunda kişi hakkında düzenlenmiş doktor muayene notları, gebelik takibine ilişkin tıbbi belgeler, ikili veya üçlü test sonuçları, ayrıntılı USG raporu (ikinci düzey ultrasonografi de yapıldıysa bu USG raporları ve varsa USG görüntüleri çıktı kağıtları da dahil), yapıldı ise ileri değerlendirme sonuçları (amniosentez, kordosentez vb), doğum öncesi muayenesi, travay takipleri, vajinal doğum notu veya sezaryen notu, doğum epikrizi, NST tetkik asılları, epikriz raporları, laboratuvar tetkik raporları ile davalı sağlık personellerinin ifadelerinin teminen gönderilmesi istenmişse de bu belgelerin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla; Mevcut adli ve tıbbi belgeler ile sorulan hususlarda değerlendirme yapılamadığı, ... tarih ... karar no.lu ve ... tarih ... karar no.lu müzekkerelerimizde teminen gönderilmesi istenen belgelerin gönderilmesi halinde değerlendirme yapılabileceği" tespit edilmiştir.
Mahkememizin 22.11.2023 tarihli celse 1 nolu ara karar uyarınca ATK 7. İhtisas Kurulu’nun 09/06/2023 tarihli ön raporunda dosya kapsamında eksiklikler bulunması nedeniyle rapor tanzim edildiği anlaşılmakla iş bu davaya konu uyuşmazlığın temelinin davacı ...’in down sendromlu doğması nedeniyle dava dışı hekim tarafından diğer davacılara gerekli aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirip getirmemesi nedeniyle açılan tazminat davası olduğu anlaşılmakla ATK 7. İhtisas Kurulu’ndan rapor aldırılması yönündeki ara karardan dönülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 22.11.2023 tarihli celse 2 nolu ara karar uyarınca dava dilekçesi ekinde yer alan davacı ...’e ilişkin ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin ... tarihli sağlık kurulu raporunda %80 engelli olduğunun ve “ağır engelli” olduğunun tespit edildiği; 18/12/2018 tarihli sağlık kurulu raporunda %70 engelli olduğunun ve “ağır engelli durumunun “hayır” olduğunun tespit edildiği verilen her iki raporun da geçici nitelikte olduğu davacı küçüğün sürekli iş görmezlik durumu ve bakıcı ihtiyacı durumlarının tespit edilmediği anlaşılmakla davacı ...’in ... Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalına sevkinin sağlanarak davacının engellilik oranı (diğer geçicici raporlarda yer alan oranlarda dikkate alınarak) rahatsızlığının down sendromu olup olmadığı, iş göremezliği olup olmadığı, varsa oranının tespiti, bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, varsa sürekli mi geçici mi bakıcı ihtiyacı olduğu hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. ... Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 08.07.2024 tarihli raporunda özetle, küçükte Down Sendromu adlı genetik hastalığın mevcut olduğu, yapılan muayenelerden elde edilen bulgular dikkate alınarak “... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik (...) Ek-3 Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo hükümlerince; ORTA ÖGV olarak kararlaştırıldığı, küçüğün engel oranının %55 (yüzdeellibeş) olduğu, kendisinde mevcut hastalık nedeniyle sürekli bakıcı ihtiyacı bulunduğu kanaatinde olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin 06.11.2024 tarihli celse 3 nolu ara karar uyarınca talep edilen maddi tazminat yönünden HMK m.31 kapsamında açıklama yapması için davacılar vekiline süre verildiği; davacılar vekili tarafından 20.11.2024 tarihinde sunulan beyan dilekçesinde özetle, dava dilekçesindeki bakıcı ücreti dahil 430.000,00 TL'lik maddi tazminat taleplerini 425.000,00 TL'si sakatlık (iş göremezlik) tazminatı, 5.000,00 TL'si bakıcı gideri olarak netleştirdikleri beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 06.11.2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın resen seçilecek aktüerya bilirkişisine tevdi ile davacının işgörmezlik ve bakıcı gider tazminatının ayrı ayrı hesaplanması için rapor düzenlenmesine karar verilmiştir. Aktüerya bilirkişi ...'dan alınan 04.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle,hukuki sonuç ve delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 17.02.2017 tarihinde doğan ...'ın Down sendromu adlı genetik hastalığın bulunduğu, davacının dosyada mevcut 08.07.2024 tarihli Adli Tıp Bilirkişilik Kurul Raporundaki maluliyet raporu nazara alınarak davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ücretine kadar olduğu, davalı ... şirketinin varsa dava tarihinden itibaren avans faizin ne olması gerektiği ile ilgili olarak; Davalı ...Ş. tarafından yapılan Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin olay başı limitinin 800.000,00-TL olduğu, Davacı 17.02.2017 doğumlu ...'ın doğuştan Down sendromu adlı genetik hastalığının bulunduğu, engel oranının %55 (yüzdeelibeş) olduğu, mevcut hastalık nedeniyle sürekli bakıcı ihtiyacı bulunduğu dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı ... lehine 23.453.628,15.-TL maddi tazminat hesaplandığı, Davacı tarafından 18.11.2020 tarihinde davalı ...Ş. sigorta şirketine başvurulduğu, arabuluculuk başvuru tarihinin 18.11.2020 olduğu, 11.12.2020 tarihinde anlaşamama şeklinde sürecin bittiği anlaşılmış olup, bu çerçevede Sayın Mahkemece kabul edilebilecek başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalı ...Ş.'nin temerrüde düşeceği, hükmedilecek tazminata avans esasına göre hesaplanan temerrüt faizi uygulanması gerektiği, manevi tazminat taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacılar vekili 17.04.2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile müvekkili küçük ... için: 720.000,00 TL iş göremezlik-maddi tazminat, (bakıcı ücreti dahil), 40.000,00 TL manevi tazminat, Müvekkili anne ... için 20.000,00 TL manevi tazminat, Müvekkili baba ... için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere, toplam 800.000,00 TL tazminatın dava tarihinden (28/01/2021) itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalı ...'nden müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, 17.02.2017 tarihinde doğan ...'in annaesi olan davacı ...'nin gebelik takip sürecinin ... Devlet Hastanesi'nde dava dışı ... tarafından takip edildiği anlaşılmıştır.... Devlet Hastanesi'ne yazılan müzekkere cevabında davacı ...'nin davacı ...'e gebeliği esnasında 17.02.2017 doğum tarihinden önce 11.07.2016- 23.08.2016- 21.10.2016 ve 15.11.2016 tarihinde davalının sigortalısı olan dava dışı ... tarafından istenen tetkik ve kontrole gelecek ibarelerinin yer aldığı anlaşılmıştır.
Davalının sigortalısı olan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ...'ın davacıdan hamilelik sürecinde hangi tetkikleri yaptığı tespit edilememektedir. Davacı annenin down sendromu konusunda bilgilendirildiğine dair yazılı bir belge (aydınlatma formu) de düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Davacı ...'in doğumu öncesi davacı anneye uygulanan tetkik ve tedavilerin neler olduğu hususunu davalı tarafça ispatlanamadığı; davacı anneye davacı ... yönünden tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hasta sağlığı üzerindeki muhtemel etkiler, komplikasyonlar ve reddetme durumda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskler konusunda bilgilendirmenin, davalının sigortalısı olan hekim tarafından davacı annenin sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde yapıldığının, davacı anneye mevzuata ve usule uygun şekilde yerine getirdiğinin geçerli delillerle ispatlanamadığı, davalının sigortalısı hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Hasta vizit detay raporunda yer alan gebelik takibi hakkında hangi bilgilerin verildiği hususunun açıklanmadığı; üçlü teste gerek görülmeme neden ve sonuçlarının izah edilmediği anlaşılmıştır. Anomali USG önerildiği ancak davacı ...'nn reddettiği belirtilmiş ise de komplikasyonlar ve reddetme durumda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskler konusunda bilgilendirmenin yapılmadığı anlaşılmıştır.
YHGK ... Esas...karar sayılı ilamı da dikkate alındığında "... Aydınlatma yükümlülüğünü ispat külfetinin hekim üzerinde olmasının bir diğer sebebi de hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının tıbbî açıdan gerekli olan hususlarda arşivleme ve kayıt tutma yükümlülüğünün bulunmasıdır. Bu yükümlülük her şeyden önce hekimin, teşhis ve tedavi süreci içerisinde sağlıklı karar verebilmesini ve aldığı kararları kontrol edebilmesini kolaylaştırmakta ve ayrıca yapılan işlemlerin belgelenmesini sağlamaktadır. Dolayısıyla arşivleme ve kayıt tutma yükümlülüğü hekim ve hastaların menfaatlerinin bir gereğidir. Arşivleme ve kayıt tutma yükümlülüğünün ihlali bizatihi tazminat sebebi olmasa da hasta lehine tıbbî müdahalenin yapılmadığı yönünde fiili bir karine yaratmaktadır. Bu açıdan bakıldığında da tıbben gerekli olan müdahalenin yapıldığını ispat yükü hekime düşmektedir."
Davacı anneye karşı teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen sigortalı hekim, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışından dolayı sorumlu olacaktır. Davacı ...'nin durumuna uygun tetkiklerin istediği, doğru hekimlik yaptığı, tıbbi kötü uygulamasının bulunmadığı, hastayı aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini hususu davalı tarafından kanıtlamadığı; davacının doğum nedeniyle tedavi gördüğü hastane müzekkere cevaplarında da iş bu evraklar bulunmadığı anlaşılmakla tıbbî açıdan gerekli olan hususlarda arşivleme ve kayıt tutma yükümlülüğünün yerine getirilmediği anlaşılmakla davalının sigortalısı hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davalı ... şirketinden tazminat talep edebileceği anlaşılmıştır. Bu nedenle tespit edilemeyen tedavi evraklarına yönelik ayrıca bilirkişi incelemesi yapılmamıştır.
Mahkememizce aktüerya bilirkişiden alınan ve davacı ...'in down sendromlu doğması ve %55 engelli olması ve sürekli bakıcı giderine ihtiyacı bulunması nedeniyle alınan aktüerya raporunda TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı ... lehine 23.453.628,15.-TL maddi tazminat hesaplandığı, dava dışı ...'a ait davalı tarafından düzenlenen Tıbbi Kötü uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında olay başı mesleki sorumluluk poliçe limitinin 800.000,00 TL olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin 17.04.29025 tarihli bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak davalının Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında davacının davasının maddi tazminat istemi yönünden ( sakatlık (iş göremezlik) ve bakıcı gideri tazminatları yönünden) kabulüne 720.000,00 TL maddi tazminatının 29/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacılar vekili tazminat taleplerine dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep etmiş ise de davacıların tacir olmadığı, davalı ... şirketinin sigortalısının da doktor olup tacir vasfında olmadığı dikkate alındığında avans faizi yerine yasal faiz uygulanmıştır.
Manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede TBK 56. maddesi hükmüne göre "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü gereğince hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... gün ve ...sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Mahkememizce tüm bu hususlar dikkate alındığında, manevi tazminat talepleri yönünden somut olay davalının sigortalısı hekim tarafından tıbbî açıdan gerekli olan hususlarda arşivleme ve kayıt tutma yükümlülüğünün yerine getirilmediği, davacı ...'in down sendromlu olarak dünyaya geldiği ve % 55 malul olduğu, yaşı ve maluliyet durumuna göre bakıcıya ihtiyaç duyduğu dikkate alındığında meydana gelen eylemin ağırlığı dikkate alınarak 40.000 TL manevi tazminatın 29/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’a verilmesine;20.000 TL manevi tazminatın 29/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’a verilmesine;20.000 TL manevi tazminatın 29/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’a verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının maddi tazminat istemi yönünden kabulüne;
720.000,00 TL maddi tazminatının 29/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile;
40.000 TL manevi tazminatın 29/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’a verilmesine,
20.000 TL manevi tazminatın 29/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’a verilmesine,
20.000 TL manevi tazminatın 29/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’a verilmesine,
Maddi Tazminat Yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 49.183,20 TL karar harcının, 1.741,91 TL peşin harç ve 991,00 TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 46.450,29 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 112.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı küçük ...'a verilmesine,
Manevi Tazminat Yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 5.464,80 TL karar harcının, 1.741,91 TL peşin harç ve 991,00 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 2.731,89 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı küçük ...'e verilmesine,
Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
Davacı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam (5.534,50 TL + 3.000,00 TL Adli Tıp rapor ücreti toplamı = 8.534,50) yargılama gideri ile 1.741,91 TL peşin harç ve 991,00 TL ıslah harcı toplamı 11.267,41 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır