T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1008 Esas
KARAR NO : 2025/77
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.05.2022 tarihinde saat 23:47 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... İli İstikametinden, ... İli istikametine seyir halindeyken,... Otoyolu (...)'e geldiğinde, şeridinde bulunan Lastik parçasının aracının ön, alt ve sağ yan kısımlarıyla çarpması neticesinde, tek taraflı ve maddi hasarlı trafık kazası meydana gelmiş olduğunu, dava konusu kazanın davalının hizmet kusuru nedeni ile meydana gelmiş olduğunu, ve tam kusurlu olduğunu,.. dosya muhteviyatına proforma fatura sunulmuş olduğunu ve bu hasar miktarının kadri marufunda olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, müvekkiline ait aracın 21 model ... 3008 olduğunu ve kaza tarihinde 71.520 km de olduğunu, aracın kasko değerinin 1.162,356,00 TL olduğunu, aracın onarımda olduğu üre içerisinde kullanılamamış olmasından kaynaklı kazanç kaybının bulunduğunu, ..zararın ticari zarar olduğunu, bu vb. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları aklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar,100,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL kazanç kaybının kaza tarihi itibariyle işletilecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı ... A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmiş olduğu yolun ...A.Ş. Tarafından yapılmış olduğunu ve işletildiğini,...bu nedenle müvekkiline karşı açılmış olan davanın hukuken kabul edilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini, hasarın üçüncü kişilerin kusuru nedeni ile meydana gelmiş olduğunu, bu nedenle tutanağı tutan memurun yetkin olmadığını, müvekkilinin sorumluluklarını yerine getirmiş olduğunu,. müvekkili tarafından kaza mahallinde devriye hizmetinin verilmiş olduğunu ve böyle bir cii ile karşılaşılmamış olduğunu, ayrıca davacının müterafik kusurunun da dikkate alınması gerektiğini, hız raporuna göre davacının hızının 5 km/ olduğu tespitinin yapılmış olduğu, söz konusu hız ile davacı aracında hasar meydana gelmiş olduğu yönündeki iddialarının oluşmasının mümkün olmadığını, bu vb. nedenler ile davanın reddedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, tazminat davasıdır.
Uyuşmazlığın, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli değer kaybı ve kazanç kaybı istemlerine ilişkin tazminat hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Mahkememizin 12/12/2023 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir trafik uzmanı ve bir makine mühendisinden oluşan bilirkişiye tevdi ile davacının tazminat taleplerinde haklı olup olmadığı haklı olması halinde talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler ... ile ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 22/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Kusur yönünden; ...Otoyolu İşletme ve Bakım Anonim Şirketi'nin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir ihlalinin bulunmadığı, bu nedenle kusurunun olmadığı, ...'ın 2918 Sayılı KTK Madde 52.b de belirtilen, “Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar” şeklinde belirtilen hususları ihlal etmiş olduğu, Kazanın bu ihlaller neticesinde meydana gelmiş olduğu, kazanın meydana gelmesinde TAM KUSURLU olması gerektiği,
Hasar yönünden; Dava konusu kazalı araçta KDV ve işçilik dahil yaklaşık 4.307,08 TL hasar meydana gelmiş olduğu,(iskontosu) Söz konusu aracın ilgili servi ve tamir atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak makul Yargıtay'ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle REEL PİYASADA ; Dava konusu aracın kazadan önceki kazalı ( 2 (iki) adet geçmiş hasar kayıtları vardır.) 2. El piyasa rayiç değerinin pandeminin 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu olumsuz etkinin ve artışında dikkate alınması ile 826.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (71.520 km de) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 820.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 826.000,00 - 820.000,00 TL — 6.000,00TL civarında olacağı, Nihai taktirin Sn. Mahkemeye ait olduğunu, Söz konusu aracın dava konusu kaza öncesinde geçmiş hasar kayıtlarına yönelik ekspertiz raporlarının dosya muhteviyatında bulunamadığı, KVKK kapsamında da söz konusu bilgilere ulaşılamadığı, Dava konusu aracın geçmiş kazalarındaki hasar gören parçalar ile dava konusu kazada hasar gören parçaların aynı parçalar olması durumunda daha önce değer kaybetmiş parçalar yönünden değer kaybı oluşmayacağından , dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtlarının dosya muhteviyatına sunulmasına mütcakip tekrar değer kaybı değerlendirmesi yapılması gerektiği, yukarıda yapılan hesaplama geçmiş kazalarda aynı parçaların hasar görmemiş olması durumunda geçerlidir.
Bu kapsamda araç mahrumiyet / kazanç kaybı / ikame araç bedelinin 4 gün x 200,00'TL (Intercity, Europecar, Garenta vb. 2. El muadil araç rayiç kiralama bedel ortalamasıdır.) = 800,00 TL civarında olacağı, Ancak söz konusu aracın işlem gördüğü esnada kullanılamamış olmasından kaynaklı davacının elde etmiş faydaların ( yakıt, amortisman, bakım gideri vb.) / giderlerin Yargıtay içtihatları gereği tespiti yapılan bu rakamdan tenzil edilmesi gerektiği, Söz konusu aracın günlük olarak 4 (dört) gün onarımda olduğu süre için amortisman Payının 458,88 TL X 4 - 1.835,55 TL olacağı, Bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının tenzili ile davacının Araçtan Mahrum Kalma / Kazanç Kaybının bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 10/09/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Kaza Tespit Tutanağı ile mahkememizce alınan 22/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundaki kusur dağılımı çeliştiğinden çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine, masrafın davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası Adli Tıp Kurumuna gönderildiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 09/12/2024 tarihli raporu ile : "Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, Otoyol üzerinde bulunan lastik parçasının %100 oranında etken olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 08/05/2022 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobili ile ..Otoyolunu takiben ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiği esnada kaplama üzerinde bulunan lastik parçasına otomobilinin ön, alt ve sağ yan kısımlarıyla çarpması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, dosyada mevcut olan trafik ekiplerince düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde çarpma noktası ve bahse konu lastik parçasının sol şerit üzerinde olduğu, kazanın gece vakti meydana geldiği, 22/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı ... Şirketi'nin kusurunun olmadığı, Sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu kanaati belirtilmiş ise de, Kaza Tespit Tutanağı ile mahkememizce alınan 22/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundaki kusur dağılımı çeliştiğinden çelişkinin giderilmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 09/12/2024 tarihli raporda dava dışı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, Otoyol üzerinde bulunan lastik parçasının oraya nasıl ve ne şekilde geldiği, kaza anından ne kadar süre önce taşıt yolunda bulunduğu, bu hususta otoyol idaresine herhangi bir ihbar yapılıp yapılmadığına dair dosyada herhangi bir veri olmadığından dolayı taşıt yolu üzerinde lastik parçası bulunmasında sorumluluğu olabilecek kişi, kişiler, kurum veya kuruluşun tespiti hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, Otoyol üzerinde bulunan lastik parçasının kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu tespit edilmiştir.
Kaza tespit tutanağı, 22/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ve adli tıp raporundaki belirlemeler dikkate alındığında, davalı şirketin davanın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 19 maddesinde düzenlenen karayolu yapısını ve Trafik işaretlerini, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlülüğünü ihlal ettiği (emsal ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin aynı yönde 30/01/2025 Tarih, ... Esas,...Karar sayılı ilamı) , aracın kaza sonrası ön tampon kısmında kırılma ve çatlama olduğu, hasar oluştuğu, davacı tarafından araç onarımına ilişkin sunulan faturaların bulunan parça ve işçilik tutarlarının onarım tarihi itibariyle, piyasa parça ve işçilik tutarları ile uyumlu olduğu, dava konusu kazalı araçta KDV ve işçilik dahil yaklaşık 4.307,08 TL hasar meydana gelmiş olduğu, Yargıtay'ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi gerekeceği buna göre Makine Mühendisi Bilirkişisi tarafından yapılan incelemede, dava konusu kazadan önce davacıya ait aracın 2 adet geçmiş hasar kayıtları da gözetilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 826.000 TL olduğu, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, 71.520 km'de olması gibi etkenler gözetildiğinde yaklaşık 820.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda değer Kaybının 6.000,00 TL olabileceği, kaza sonucu ortaya çıkan arıza ile davalı tarafından verilen işletme ve bakım hizmeti arasında illiyet bulunduğu anlaşılmakla, aracın dava tarihindeki piyasa rayiçlerine göre belirlenen onarım bedeline ve değer kaybı tazminatına ilişkin taleplerinin kabulü ile 4.307,08-TL hasar bedeli, 6.000-TL değer kaybı olmak üzere toplam 10.307,08-TL tazminatın 08/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından ispatlanamayan kazanç kaybı tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile 4.307,08-TL hasar bedeli, 6.000-TL değer kaybı olmak üzere toplam 10.307,08-TL tazminatın 08/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kazanç kaybı tazminatı talebinin reddine,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 704,08-TL karar harcının, peşin yatırılan 80,70-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 623,38-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.307,08-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 5.269,00-TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.218,37-TL yargılama giderinin ve 80,70 TL peşin harç ve 80,70-TL başvurma harcı ve 172,61-TL ıslah harcı toplamı 5.552,38-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 3.090,02-TL'nin davalıdan, 29,98-TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır