T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/258 Esas
KARAR NO : 2025/907
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2022
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı ile davalı arasında akdedilen 15.09.2017 tarihli “Taşeron Sözleşmesi"ne göre ...projelerinde yer alan ve sözleşmede detayları belirtilen işlerin yapılması hususunda tarafların anlaştığını, müvekkili davacının sözleşme konusu edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalının, müvekkili davacının bir kısım alacağını ödemediğini, müvekkili davacının bir kısım hakediş alacağı olarak müvekkili davacı şirkete ilgili projeden bağımsız bölüm dükkan ya da daire verileceği taraflar arasında akdedilen “Taşeron Sözleşmesi"nin 6. Maddesinde kararlaştırıldığını, müvekkilinin taşeron sözleşmesinden doğan kaba inşaat imalatı işini eksiksiz şekilde ifa ettiğini müvekkili davacıya ödenecek 1.500.000TL hakediş alacağı ödenmediğini ayrıca 20.02.2018 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile müvekkilinin 630.000TL+KDV alacağının karşılığı olarak müvekkili davacıya devredileceği vaat edilen ... 2 Pafta 3913 Parsel adresindeki ... Blok ... No'lu dükkan da müvekkile devredilmediğini, 3. Kişilere devredilerek müvekkili davacının mağdur edildiğini, müvekkili davacının davalı şirketten alacağını tahsil edemediğini neticeten 15.09.2017 tarihli Taşeron Sözleşmesi uyarınca 1.500.000TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, 15.09.2017 tarihli Taşeron Sözleşmesi uyarınca 630.000TL+KDV davacı alacağının karşılığı olarak davacıya devredileceği vaadedilen 20.02.2018 tarihli ek sözleşme konusu ...adresindeki A1 Blok 4 No'lu taşınmazın denkleştirici adalet ilkesi uyarınca dava sonuçlandığı tarihteki rayiç bedelinin ticari faizi ile ya da bu talebinin kabul edilmesi halinde 630.000TL + KDV'nin sözleşme tarihinden itibaren ticari faizi ile zuhur eden haklı alacağı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL'sinin sözleşme tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; harç eksikliği giderilmeden davaya devam olunamayacağı, tarafların şirket merkezinin ... olması nedeniyle yetkili mahkemenin ... ATM olduğu; müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcunun olmadığını aksine müvekkilinin davacı taraftan alacaklı olduğunu, 15.09.2017 tarihli Taşeron Sözleşmesiyle müvekkili tarafından yapılan ... Projesinin malzeme ve işçilik dahil kaba inşaat imalat işini yapmayı taahhüt eden davacı şirketin taahhüt ettiği edimi ifa etmediğini, davacının imalatını yaptığı ve 08.12.2017 tarihinde dökülen B1 Blok temel betonunun değerlerinin düşük çıktığını, bu nedenle B1 blok inşaatı durdurulduğu, 45 gün beklemeden sonra alınan karot numunelerinin 31.01.2018 tarihinde yapılan kırımında da değerlerin düşük çıktığını, bu durumun yapı denetim şirketi tarafından tutanak altına alındığı ve “inşaata kesinlikle devam edilmemesi, mevcut temel betonun kırılması gerektiği” bildirildiğini, bu duruma dair ...Ltd. Şti.'nin 03.02.2018 tarihli yazısını dilekçe ekinde dosyaya sunduğunu, bu durum davacı şirkete bildirilmiş, davacı şirket 15.02.2018 tarihinde bildirimi elden almasına rağmen temeli sökmediğini ve yeniden yapmadığını, davacı taraf sözleşmeyle yapmayı taahhüt ettiği edimleri yapmayınca sözleşme konusu işin müvekkili tarafından ...ve ... isimli kalfalara yaptırıldığını, sözleşme konusu işin ... ve ... isimli kalfalara yaptırıldığına dair taşeron hakkediş raporlarını dilekçe ekinde dosyaya sunduğunu, müvekkilinin sözleşme konusu işin tüm malzemesini (demir, beton vs.) kendisi temin ettiğini, işçiliğini ise adı geçen kalfalara yaptırdığını, faturalarını da dosyaya sunduğunu, davacı taraf 03.02.2018 tarihli tutanağın elden tebliğinden sonra hiçbir iş ve imalat yapmadığını, sözleşme konusu iş ve imalatlar müvekkili tarafından adı geçen kalfalara yaptırıldığını, müvekkili davacı tarafından alacaklı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile yapmayı taahhüt ettiği işlere karşılık davacıya müvekkili şirkete ait inşaatlardan taşınmazlar verilmesi, bir başka deyişle ödemenin %100 barter yoluyla yapılması kararlaştırıldığını, bu kapsamda müvekkili şirket davacı tarafın basiretli bir tacir olduğuna ve sözleşmeyle taahhüt ettiği edimlerine uyacağına inanarak kendisine ait ... 419 Ada,1 Parselde kayıtlı projedeki, B1 18, B4 1, B4 18, B5 18, B6 18, B8 5 No'lu taşınmazları, 22.12.2017 tarihli sözleşme kapsamında davacı şirketin gösterdiği ...'ye devredildiğini, müvekkilinin davacı tarafın edimlerine uyacağına inanarak, kendisine ait ... Mah., 2 Pafta, 3913 Parselde kayıtlı projedeki, A1 36, A1 44, A2 12, A2 38, A2 46, A2 54 No'lu taşınmazları davacının gösterdiği ... Şti.'ye devrettiğini, müvekkilinin taahhütlerini ifa edeceğine inanarak barter devirlerini yaptığını fakat davacı şirket hiçbir iş yapmadığını, tüm şifahi taleplere rağmen davacı şirket taraflar arasındaki sözleşme ve cari ilişkinin tasfiyesi için müvekkili ile bir araya gelmediğini bunun üzerine davacı şirkete ... 40. Noterliğinin ... tarihli, ... yevmi nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, müvekkili uğradığı zararın tazminini talep ettiğini, ihtarname suretini de dilekçe ekinde sunduğunu neticeten öncelikle harç eksikliğinin tamamlatılması aksi halde davanın dava şartı yokluğundan reddine; yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın yetki yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, alacak davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında akdedilen 15/09/2017 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacının üstlendiği edim borcunu tam olarak ifa edip etmediği, ifa etmiş ise karşı edim borcu olarak gerek hakediş bedeli gerekse yaptığı işler bedeline mahsuben kendisine verilmesi taahhüt edilen dükkanın verilmemiş olması nedeniyle alacağı olup olmadığı varsa miktarının tespiti noktalarından kaynakmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Bu hususun tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Mahkememiz 02/11/2022 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın resen seçilecek hakedişten anlayan bir inşaat mühendisi ile bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme ilişkisi kapsamında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından mahallinde de inceleme yapılmak suretiyle davacının üstlenmiş olduğu edim borcunu eksiksiz olarak gereği gibi ifa edip etmediği, etmiş ise yine sözleşmede öngörülen şartlarda fiyatlandırma yapılmak şayet sözleşmede fiyatlandırma konusunda herhangi bir kural öngörülmemiş ise işin yapıldığı tarihte ve yerdeki rayiç fiyatlar esas alınmak suretiyle yapılan işin bedelinin tespit edilmesi ve davalının yapılan iş karşılığı davacıya yaptığı ödemeler mahsup edildikten sonra davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.Bu kapsamda mali müşavir ... ve inşaat mühendisi ...'dan alınan 22/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin yapıldığı görülmekle her iki taraf ticari defterlerinin de sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, dfavalının ticari defterlerinden yalnızca envanter defterinin açılış tasdikleri ile davacıya ilişkin 2018 ve 2019 yılı muavin defterleri sunulduğu, sunulan defterlerin sahibi lehinde delil vasfını olmadığı, davacının ticari defterlerine göre Davacının kaydi olarak davalıdan 3.923.523,60 TL davalıdan alacaklı göründüğü, 31.12.2018 tarihine kadar davacının 3.923.523,60TL davalıdan alacaklı göründüğü, Davacı adına yapılan SGK ödemeleri sonucu davacının kaydi alacağının 3.922.957,10TL'ye düştüğü, 31.12.2019 tarihli kayıt açıklamasına göre davacının 3.922.957,10TL alacağının daire karşılığından kapatıldığı, yapılan teknik inceleme sonu elde edilen tespitlere göre davacının yaptığı işlerin sözleşme fiyatları ile toplam bedeli 2.907.600TL olduğu, davalının devrettiğini iddia ettiği dairelerin belirtilen fiyatlarının kabulü halinde toplam fiyat 3.440.000TL + 786.500TL = 4.226.500TL olduğu dikkate alındığında davacının alacağı olmadığı, ancak; daire satış listesi olmadığından fiyatların, tapu kayıtları olmadığından devir işlemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin kontrol edilemediği, dosyaya mübrez bilgi ve belgeler, taraflar arasındaki sözleşme içerikleri ve yapılan teknik inceleme sonuçlarına göre bu aşamada davacının alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememiz 18/10/2023 tarihli duruşma ara kararı ile Tapu sicil müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılarak ... Mah. 2.Pafta 3913 Parsel A1 Blok 4 nolu dükkanın tapu sicil kayıtlarının istenilmesine, davalı vekiline dosya kapsamında davaya konu daire satış listesini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ilgili bilgilerin sunulmadığı takdirde mevcut durum üzerinden karar verileceğinin ihtarına, ara kararlar ifa edildiği takdirde, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 17/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile taraflara ait ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, davacının itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor'da değinildiği ve ek rapor aşamasında da davacının yeni bir bilgi ve belge sunmadığı gözetilerek, bu aşamada da, aynı perspektif ile kök rapordaki görüşün özünün muhafaza edildiği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesinde davalının "işveren"; davacının "taşeron" olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun "..." malzeme ve işçilik dahil kaba inşaat imalatı a)beton+ demir (malzeme ve işçilik dahil) b) kalıp işçilik (malzeme hariç) kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. İşin başlangıç tarihinin 15.09.2017 olup işin bitiş tarihinin 15.05.2018 olduğu ve sözleşmenin 17. Maddesinde belirtilen zorlayıcı sebepler dışında süre uzatımı yapılmayacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Ödeme şekli %100 bartır; bartır olarak verilecek daireler 01.08.2017 tarihli... daire satış listesinden %12 iskonta yapılarak ek sözleşme ile belirleneceği ve her hakedişin %10’u kesileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 20.02.2018 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi kapsamında satıcının davalı; alıcının davacı olduğu; sözleşme konusunun...Mah. 2 pafta3913 parsel adresinde yer alan A1 4 nolu dükkan yapılması ve sözleşmedeki şartlar ile davalı tarafından davacıya devredilmesinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça taşınmazın 28.02.2019 tarihinde davacıya teslimin kararlaştırıldığı; sözleşme konusu bölümün satış bedelinin 630.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Davaya konu iş bu bağımsız bölüme ilişkin incelemede davalı tarafından 29.01.2020 tarihinde davadışı ...'e satış yoluyla devredildiği anlaşılmıştır.
Davalı ile davadışı ... arasında imzalanan 22.12.2017 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi kapsamında Bahçelievler Mah. 417 ada 1 parsel B1 Blok 18 numaralı; B4 blok 1 numaralı; B4 blok 18 numaralı; B5 blok 18 numaralı; B6 blok 18 numaralı; B8 blok 5 numaralı bağımsız bölümlerin 30/05/2018 tarihinde devredileceğinin kararlaştırıldığı; dairelerin toplam bedelinin 3.440.000,00 TL'nin davacı şirket tarafından iş karşılığı tahsil edildiği ve daire tapularının ...'ye devredildiği kararlaştırılmıştır.
Davacı taraf taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında edim ve yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğinden bahisle hakediş alacağı ödenmediğini; 20.02.2018 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile müvekkilinin 630.000TL+KDV alacağının karşılığı olarak müvekkili davacıya devredileceği vaat edilen ... 2 Pafta 3913 Parsel adresindeki A1 Blok 4 No'lu dükkan da müvekkile devredilmediğinden bahisle iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının "... " malzeme ve işçilik dahil kaba inşaat imalatı a)beton+ demir (malzeme ve işçilik dahil) b) kalıp işçilik (malzeme hariç) kararlaştırıldığı halde davacı tarafından Al Blok Temel Üstü,
B1 Blok Temel, B1 Blok Temel Üstü, B2 Blok Temel, B2 Blok Temel Üstü, C, D, E Otopark Temel C, D, E Otopark Temel Üstü Kaba İnşaat İşlerinden tamamının yapıldığı hususunun ispatlanamadığı; Al Blok Temel Üstü, B2 Blok Temel,
B2 Blok Temel Üstü işlerini yaptığı; davalı vekili tarafından dosyaya ibraz olunan 21/04/2025 tarihli beyan dilekçesin ekinde yer alan hak ediş formlarında B1 Blok temel betonu laboratuvar basınç dayanım sonuçlarının düşük çıktığı B1 Blok ve otoparkların kaba inşaat işlerinin ...'e yaptırıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının sözleşme kapsamında edim ve yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmediği anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından yerinde inceleme yapıldığı ve dava konusu taşınmazda binaların kaba inşaatlarının tamamlanmış olduğu, caddeye bakan A1 Blok kullanılır vaziyette olduğu ve ikamet edildiği, dava konusu A1 Blok 4 nolu dükkanın kullanılır
vaziyette olduğu ve spor mağazası olarak faaliyette olduğu, diğer bloklarda ince işlerin ve çevre düzenlemesi çalışmalarının devam ettiği tespit edilmiştir. Kök raporda " A1 ve B2 Blokun kaba inşaat işlerinin davacı taşeron tarafından yapıldığı, otoparklar ile ilgili
herhangi bir çalışma yapılmadığı, B1 Blok temel betonu 7, 28 ve 45 günlük laboratuvar basınç dayanım sonuçlarının düşük çıkmasından sonra temel betonun kırılıp yeniden yapılacağı taşeron tarafından taahhüt edildiği halde yapılmadığı, işveren yetkilisi ... bey, beton dayanımının kimyasallarla iyileştirilmesinden sonra alınan karotların laboratuvar sonuçlarının iyi çıkmasından sonra temel betonunun kırılmadığını ve sonraki işlerin başka taşerona yaptırıldığını" beyan ettiği hususunun rapora yer verildiği tespit edilmiştir.
Yapılan işleri bedeli olarak taraflar arasında imzalanmış olan “Taşeron Sözleşmesi”nde kararlaştırılan birim fiyat ve miktarlarla birlikte dava konusu yerde yapılan inceleme sırasında taraf beyanları da dikkate alınarak taşeronun
yaptığı işlerin bedeli hesaplanmış ise de bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya ilişkin denetim elverişli açıklamaların bilgi ve belgelerin yer almadığı, beyana dayalı olarak hesaplama yapılması nedeniyle iş bu rapor ve aynı mahiyette olan ek rapor hükme esas alınmamıştır.
Mahkememizin 09/10/2024 tarihli celse ara kararın uyarınca "Davacı ile davalı şirket yetkilileri adına isticvap davetiyesi tebliğ edilerek davacı ile davalı arasında akdedilen 15/09/2017 tarihli taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacının üstlendiği edim borcunu tam olarak ifa edip etmediği, ifa etmiş ise karşı edim borcu olarak gerek hakediş bedeli gerekse yaptığı işler bedeline mahsuben kendisine verilmesi taahhüt edilen dükkanın verilmemiş olması nedeniyle alacağı olup olmadığı konusunda beyanda bulunması için duruşmaya katılmaları gerektiği, aksi halde duruşmaya katılan tarafın beyanlarına itibar edilerek yargılamaya devam edileceğinin tebligata şerh edilmesine" karar verildiği; davalı şirket temsilcinin 04/12/2024 tarihli celsede alınan isticvap beyanında "Davalı şirket temsilcisi (olduğuna dair imza sirkülerini dosyaya ibraz edildiği görülmekle) ... beyanında: Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi doğrudur ancak davacı taraf sözleşme ilişkisinde edimini yerine getirmemiştir, yapı denetim raporlarında davacı tarafından dökülen betonların, yapılan işlerin hatalı olduğu tespit edilmiştir, sonrasında biz bu işleri kendi personelimize üçüncü bir şirketten aldığımız malzemeler ile yaptırdık, davacı taraf proje kapsamında kaba inşaatı yerine getirecekti, davacı taraf temeli ve üst katlarını yapacaktı, ancak temele ilişkin alınan yapı denetim raporlarında aksaklıklar meydana çıkınca işi yapmayı sürdürmedi ve şantiye alanına gelmedi, bu süreçten sonra davacı taraf hiçbir şekilde edimlerini yerine getirmedi, davacı şirkete işe devam etmesi yönünde, yaptığı işi temizlemesi yönünde ihtarlar çekildi, ihtarlara herhangi bir cevap verilmedi, davacı taraftan bizim alacağımız mevcuttur, icra davası açma hakkımızı saklı tuttuk dedi.
Davacı vekili söz alarak şirket temsilcisine sorusunda, davalı firmanın üçüncü kişilere satmış olduğu dükkana ve hak ediş karşılığı satılan bazı dairelere ilişkin davacı firmanın muvafakatının alınıp alınmadığı hususu soruldu.
Davalı şirket temsilcisi beyanında, sözleşme kapsamında davacı şirket örnek vermek gerekirse 10 birim bedelle yapılacak olan iş için davacı taraf ile 8 birimin karşılığında davacı tarafın kabulü ile üçüncü kişilere tapuda devir yaptık, kalan 2 birimi verecek iken iş zaten durdu, bu nedenle verilmedi, verilen 8 birimin karşılığında da bize yapılan 2 birim iştir, bizim 6 birim iş alacağımız bulunmaktadır, buna rağmen davacı taraf alacaklı olduğunu iddia etmektedir dedi.
Lüzuma binaen davalı şirket temsilcisinden soruldu: Üçüncü kişilere tapuda devir yapılmasının sebebi davacı tarafın talebi ile yapıldı." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
04/12/2024 tarihli celse ara kararı uyarınca davacı şirket temsilcisi....adına usule uygun isticvap davetiyesi tebliğ edildiği ancak mazeretsiz duruşmada hazır bulunmadığı; davalı şirket temsilcisinin 04/12/2024 tarihli duruşmada isticvaben beyanlarının alındığı anlaşılmakla davalı vekilinin cevap dilekçesinde yer alan deliller yönünden dosya kapsamında alınan kök ve ek raporda inceleme yapılmadığı; yerinde incelemede ise yalnızca beyanlar üzerinden inceleme yapılması nedeniyle hüküm kurulmaya elverişli olmadığı anlaşılmakla, cevap dilekçesinde deliller kısmında yer alan ... Şti müzekkere yazılarak 25/01/2018 tarihli...nolu beton basınç dayanımı deney raporu ve karot basınç dayanım raporu ...Ltd Şti müzekkere yazılarak ... tarihli ...nolu karot basınç mukavemeti tayini deney raporunun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Davacı şirket yetkilisinin isticvap davetiyesinin usule uygun tebliğ edildiği halde mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığı anlaşılmıştır. YHGK ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle "..
İsticvabın konusu, dava ile ilgili belli (davanın temelini oluşturan) vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlardır (HMK m. 169/2). İsticvap, isticvap edilecek tarafı bir ikrarda bulunmaya götürebileceğinden ve tarafın gelmemesi hâlinde taraf isticvap konusu vakıayı ikrar etmiş sayılacağından bir taraf, ancak kendi aleyhine olan vakıalar hakkında isticvap edilebilir; yoksa, kendi lehine olan vakıalar için isticvap edilemez. Yani, davacının iddiasını dayandırdığı vakıa hakkında davalı; davalının savunmasını dayandırdığı vakıa hakkında davacı isticvap olunur. Bir taraf, kendi lehine olan vakıalar hakkında ancak HMK'nın 144 veya 31. maddelerine göre dinlenebilir (Kuru B./Arslan R./Yılmaz E.; Medenî Usul Hukuku, Ankara 2016, s. 370).
Kanundaki düzenleme dikkate alındığında, sonuçları bakımından isticvapta ikrar elde etme amacı öne çıkmakla birlikte, isticvabın tek amacı ikrar elde etmek değildir, bilgi ve kanaat oluşturmak şeklinde önemli başka amaçları da vardır (Pekcanıtez H.; Pekcanıtez, Usûl Medenî Usûl Hukuku, İstanbul 2017, s. 1373, 1374).
Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 gün ve 2009/6-477 E., 2009/546 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi taraflar kendi davalarında en şüpheli tanık olarak değerlendirildiğinden, öğreti ve Yargıtay uygulamalarında isticvap başlı başına bir delil olarak kabul edilmemektedir. Fakat, isticvap ile delil elde edilebilir ve bazı hâllerde isticvap davanın aydınlatılmasına yardımcı olabilir." dikkate alındığında davalının savunmasını dayandırdığı vakalar yönünden davacı şirket yetkilisinin beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirket yetkilisinin duruşmada isticvaben alınan beyanında davacı tarafından sözleşme yükümlülüğünün yerine getirilmediği; yapı denetim raporlarında davacı tarafından dökülen betonların, yapılan işlerin hatalı olduğu tespit edildiği ve davacı tarafın bu işlerin tamamlanmadığını beyan ettiği ve dosyaya mübrez olan hak ediş raporları da incelendiğinde davacının sözleşme kapsamında B1 Blok ve otoparkların kaba inşaat işlerinin davadışı taşeron tarafından yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Türk Medeni Kanunun 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükmü düzenlenmiştir.
Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir.
Dosya kapsamında alınan kök ve ek raporda yer alan tespitler yönünden denetime elverişli olamayacak şekilde görüş ibraz edildiği; davalı tarafın alacaklı olduğu savunması ve davaya konu yapılan işlere ilişkin eksik belgeler dosyaya kazandırılmadığından iş bu evrakların dosyaya ibrazı sağlandıktan sonra bilirkişi sarf ücretinin davacı tarafından yatırılmadığı davacı tarafın bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçtiği anlaşılmıştır. Davalı tarafa da bilirkişi sarf ücretinin ihtaratlı ara karar ile bildirildiği halde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı anlaşılmakla davacı tarafın sözleşme kapsamında edim ve yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirdiği hususunu ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 170,78 TL harçtan mahsubu ile noksan 444,62 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır