T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/564 Esas
KARAR NO : 2025/570
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/10/2016
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin merkezinin "...." adresi olduğu; "..." adresini depo olarak kullanmak üzere kiraladığını ve davalı sigorta şirketi ile 12/04/2016 - 23/03/2017 tarihlerini kapsayan ... poliçe no ile davacının adresinde bulunan trikotaj deposu olarak faaliyet gösteren işletmesindeki malvarlığını poliçede belirtilen rizikolara karşı sigorta sözleşmesi akdettiğini, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği prim borçlarını ödediği, 30/05/2016 tarihinde müvekkilinin sigortalanan deposunda hırsızlık olayı meydana geldiği, olay yeri inceleme raporunda da müvekkil şirketin deposunda asma kilidin kesilmesi ve camın kırılması suretiyle hırsızlık meydana geldiği; şirket yetkilisinin hırsızlık yapan şahıs- şahıslardan şikayetçi olduğu, polis merkezinde alınan ifadesinde "30.05.2016 günü saat 8 sıralarında işyeri komşularının kendisini aradığı, işyeri kapısının açık olduğu söylemesi üzerine işyerine gittiği, ... ve karışık marka 23.000 adet bayan kazağının çalınmış olduğunu belirttiği; hırsızlık neticesinde şirketin zararına ilişkin tirko kazak giriş ve çıkış faturalarının sunulduğu; net zararın tespiti için ticari defterlerin incelenmesi gerektiği; TTK m.1459 kapsamında sigortacı sigortalının uğradığı zararı tazminle yükümlü olduğundan zararın poliçe kapsamında tazmin edilmesi gerektiği; emtia hırsızlık rizikosuna karşı şirketin deposunun 500.000,00 TL ile sigortalandığı; davacının zararının tazmin edilmemesi nedeniyle iş bu davanın açıldığı neticeten davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan hırsızlık olayının meydana geldiği 30/05/2016 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rizikonun gerçek bir hırsızlık sonucu gerçekleştiği ve riziko ve hasarın poliçe teminatı içinde kaldığının ispat yükü davacı üzerinde olduğu; davacının rizikonun gerçekleştiğini kanıtlamak zorunda olduğu, somut olayda hırsızlık olayının şüpheli olduğu; davacıya ait konfeksiyon atölyesinde bulunan emtianınn hırsızlık riskine karşı 1.0000.000,00 TL bedel üzerinden işyerim paket poliçesi ile teminat altına alındığı; davacının talebi üzerine 12.04.2016 tarihinde düzenlenen zeyilname ile 500.000,00 TL'ye düşürüldüğü; hasar ihbarı üzerine tanzim edilen hasar araştırma raporunda deponun şirket merkezine uzak olduğu; 2,5 ay önce kiralandığı; triko ürünlerinin torbalar halinde depoya stok yapıldığı; davacının güvenlik önlemi almadığı; deponun civarında oturan ...'ın depodan çalınan malları görmesine rağmen polise haber vermediğini, davacı şirket yetkilisinin numarası kayıtlı olduğu halde aramadığı; işyerinin civarında bulunan bina sakinlerinin hırsızlık olayını görmediği, hırsızların malları istiflemeye dikkat etmeyeceğinden daha az emtianın çalınmış olması gerektiği; ...'nın sigortaya yazılı beyanında sayım yapıldıktan sonra 200 çuval triko çalındığını beyan ettikten sonra kendisine hırsızlığın gerçekleştiği kamyonetin kapasitesinin 200 çuval alması mümkün olmadığı anlatıldığında beyanını değiştirerek 100 çuval demeye başladığı; çelişkili beyanlarının bulunduğu; bir kısım faturaların iplik satışı yapıldığı ancak faturaların el ile düzeltilerek satış konusu malın triko kazak olarak değiştirilerek fatura tutarlarının artırıldığı; 15 faturadan sekizinde hata yapıldığı hususunun inandırıcı olmadığı; olayın şüpheli olduğu; her durumda hırsızlık olayına ilişkin ceza dosyasının beklenmesi gerektiği; sigortalı işyerinde olay anında mevcut emtianın tespit edilmesi gerektiği; Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.6 maddesi uyarınca tazminatın sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki orana göre belirlenmesi gerektiği; davacının hasar tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi talebinin yersiz olduğu, ticari işlerde talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu neticeten davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 1427. maddesinden kaynaklanan sigorta tazminatının tahsili davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın,poliçe kapsamında hırsızlık rizikosunun gerçekleşip gerçekleşmediği ve bu doğrultuda davacının bu teminat kapsamında isteyebileceği hasar tazminat alacağının olup olmadığı ve eksik sigortanın blunup bulunmadığı ve varsa hasar bedeline etkisinin ne olduğu konusundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 06/09/2018 tarih... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle, "... Ayrıca davacı şirket temsilcisi...'nın rizikonun gerçekleşmesinden yaklaşık 1 yıl 3 ay sonra aynı soruşturma dosyası üzerinden "01/08/2017 günü saat 18:00 sıralarında beraber iş yaptığımız tedarikçinin elemanı olan ...üzerinde yolda yürüdüğü sırada caddede işporta tezgahında ... marka ibarelerinin yazılı olduğu ürünleri görünce bana haber etti bende bunun üzerine polis merkezine gelerek haber verdim, ayrıca görgü tanığı olan ... işportacıya konu hakkında bilgi vererek kendisinin polis merkezine gitmesi gerektiğini söylemesi üzerine işportacının tezgahı ile birlikte polis merkezine geldiği ve tezgah üzerindeki 150 adet üründen kontrol ettiğinde sadece 2 adet ürünün ambalaj ve içerisinde bulunan bayan triko kazağın kendi imalatımız olan ürünler olduğunu tespit ettim ayrıca tezgahta bulunan 70-80 adet ürününde üzerinde ... yazan ambalajların bize ait olduğunu tespit ettim, açık kimliğini bilmediğim ilk defa polis merkezinde gördüğüm benim depomdan çalınan ürünleri satan ve polis merkezine gelerek işportacıya malları sattığını iddia eden şahıstan şikayetçiyim" şeklinde şikayette bulunarak çalınan mallarının ...'deki bir işportacı tezgahında satılmasını öğrenmesi üzerine işportacı ve işportada satılan malları işportacıya satan şüpheliler ... ve... hakkında şikayetçci olması ve bu şahıslar hakkında yürütülen soruşturma kapsamı ile çalınan 2 ürünün ve çalınan ürünlere ait 70-80 ambalajın ele geçirilmiş olması karşısında bu şüpheliler hakkında 18/09/2017 tarihli karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olsa da hırsızlık olayının meydana geldiğini şüpheden uzak bir şekilde ortaya koyduğu ve davalı sigorta şirketinin aksini dosya kapsamıyla ispat edemediği görülmektedir.
Rizikonun bu şekilde meydana geldiğinin kabulü nedeniyle davacı sigortalının vaki riziko nedeniyle riziko adresinde sigorta güvendesindeki emtia bakımından meydana gelen zararın miktarını tespit amacıyla bilirkişiler ... (Yeminli Mali Müşavir), ... (Sigorta Eksperi), ...(E. Emniyet Müdürü) ve ...(Tekstil Müh.)'ten alınan 17/05/2018 tarihli bilirkişi raporu ile; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile davacı ve davalı beyanları doğrultusunda davacı işyerinde hırsızlık rizikosunun meydana geldiği kanaati ile birlikte davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde dosya kapsamında yapılan incelemede hırsızlık rizikosunun meydana geldiği 30/05/2016 tarihine kadarki giriş faturaları toplam tutarının 3.195.200,00 TL (KDV hariç), çıkış faturalarının toplamının ise 2.458.200,00 TL olduğu, bu giriş çıkışlar çerçevesinde olay öncesinde riziko adresindeki depoda toplam 737.000,00 TL (KDV hariç) mal bulunduğu, %10 enflasyon korumalı mal sigorta bedelinin riziko tarihinde 509.315,07 TL olduğu, riziko tarihindeki toplam mal bedeli ile sigorta bedeli karşılaştırıldığında %30,8934 oranında eksik sigorta yapıldığının tespit edildiği, eksik sigorta bedeli nazara alındığında davacıya ait riziko adresinde çalınan mallar nedeniyle 268.997,44 TL, kırılan kapı kilidi nedeniyle 150,00 TL zararı olmak üzere toplam 269.147,44 TL zarar meydana geldiği ve bu zararın sigorta kapsamında kaldığı saptanmıştır.
Bu şekilde değerlendirilen deliller kapsamında rizikonun meydana geldiği ve davacının zararının 269.147,44 TL olduğu kanaatine varılarak bu zararın davalı sigorta şirketinden tahsiline'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraf vekillerinin işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 18/05/2022 tarih ... Esas ...Karar sayılı ilamında özetle ''HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; ...
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Islah dilekçesinde belirtilen tutarın zaman aşımına uğradığı yönündeki davalı tarafça sunulan istinaf sebebinin incelenmesi ;
Rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nun 1420. maddesi genel kural olarak sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yılda zaman aşımına uğrayacağı hükmünü getirmiştir. Aynı Kanunun 1446. maddesinde, sigorta ettirenin, rizikonunun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiği, 1427/2. bendinde, sigorta tazminatı veya bedelinin, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı düzenlenmiştir.
Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden, ek dava ile talep edilecek (ya da ıslahla artırılacak kısım yönünden) miktar için de zaman aşımı süresinin dolmamış olması gerekir.
Davaya konu somut uyuşmalıkta, hasar tarihinin 30.05.2016, dava tarihinin 10.10.2016, ihbar tarihinin 30.05.2026, ıslah tarihin ise 11.06.2018 olduğu ,ihbar tarihinden 45 gün sonra alacağın muacceliyet kazandığı ve bu haliyle ıslah tarihinde dava konusu edilen alacağın zaman aşımına uğramadığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu somut olayda; 30.05.2006 tarihinde meydana gelen davacıya ait triko emtialarının çalınması olayına ilişkin sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uyuşmazlığa konu hırsızlıkla ilgili olarak soruşturma dosyası düzenlendiği ve daimi arama kararı çıkarıldığı, davaya konu hırsızlık olayının poliçe dönemi içerisinde gerçekleştiği, hırsızlık olayı şüphelilerinin aranmaya devam edildiği, bu haliyle bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere aksi somut delillerle kanıtlanamadığından hırsızlık olayın gerçekleşmesi mümkün olduğu kanaatine varıldığı, hırsızlık sigortası genel şartlarında göre davaya konu edilen hırsızlık olayında kepenk kilidinin ve depo kapısı kırılarak hırsızlık olayının gerçekleştiği beyan edilmekle olayın oluş şekli nazara alındığında da poliçe teminatı kapsamında olduğu, hüküme esas alınan bilirkişi heyet raporunda depoda olay öncesinde bulunan malların miktarı ve değeri mevcut faturalara göre tespit edilerek hesaplamanın yapıldığı iş bu nedenle çalınan sigortalı malın tutarına, kırılan kepenk anahtar sisteminin onarımı için tespit edilen tutarın eklenmesi sonucunda toplam 269.147,44 TL sigorta bedelinin hesaplandığı ve tespit edilen sigorta bedelinin teminat bedeli altında yer aldığı, bu haliyle mahkemece toplam 269.147,44 TL zararın davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişi raporunda davacı sigortalının söz konusu depoda alarm sistemi kamera gibi güvenlik önlemlerini almamış olmasının kusur oluşturduğu ancak sigorta poliçesindeki hırsızlık teminatında mesai saatleri dışında sigortalı işletmenin tüm pencere ve kapılarında bulunması kaydıyla kepenk parmaklık dış cephesinde darbelere dayanıklı güvenlik alarm sistemi özel güvenlik ya da gece bekçisi koşullarından en az birinin bulunması ve aktif durumda olması kaydıyla hırsızlık teminatının geçerli olduğu aksi halde her bir hasarda minimum 500 USD olmak üzere hasarın %10 oranında muafiyet uygulanacağı belirtilmekle poliçe şartındaki kepenk ve parmaklık koşullarından en az biri yeterli görüldüğünden hırsızlık teminatının muafiyetli olarak verildiği ve söz konusu depoda kepenk bulunduğundan ilgili teminat şartını da karşılandığı belirtilmiştir.
Sigorta şirketince düzenlenen araştırma raporunda hırsızlık olayında kullanılan kamyonetin ölçüsü yönünden yapılan incelemede uzunluğunun 2,5 m genişliğinin 1,65 m olduğu, iş yerinde kalan triko çuvalları incelendiğinde kalın malların çuval ebadının 90x60x25 cm, ince kumaş ebadının 80x70x20 cm olduğu, çalınan çuvallar en ve boy olarak hesaplandığında istifli yüklenmesi halinde 40 çuval mal alınabileceği ancak hırsızların istifli yükleme yapamayacağı düşünüldüğünde daha az malın çalınması gerektiği ve sigortacıya doğru beyanda bulunmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir
Bilirkişi raporunda depoda olay öncesinde bulunan malın miktarı ve değeri mevcut faturalara göre incelendiğinde; kalın kazak giriş adedinin 139.267 ,giriş tutarı 2.785.200 TL, çıkış adedi 109.735 ,çıkış tutarı 2.194.701 TL kalan adet 29.525 ve kalan tutar 590.500 TL, ince kazak yönünden giriş adedi 41.000, giriş tutarı 410.000 TL çıkış adedi 26.350, çıkış tutarı 263.500 TL, kalan adet 14.650 ve kalan tutar 146.500 TL olmak üzere toplam kalan tutar 737.000 TL olarak hesap edilmiş ise de ; öncelikle hırsızlık olayında kullanıldığı belirtilen ... aracın boyut ve iç hacimlerinin her ne kadar değişiklik gösterdiği belirtilse de iş bu dosyadaki bilgi ve belgeler, tanık anlatımları ve ceza soruşturmasında yer alan beyanlar nazara alınarak hırsızlık olayında kullanılan aracın kamyonet ya da minibüs tarzda ticari araç olup olmadığı belirlenerek aracın iç hacmi tespit edilmeli, azami ebatları uyarınca yaklaşık alabileceği çuval sayısı tespit edilmelidir. Zira bilirkişi raporuna sunulan itiraz dilekçesinde rapor içerisinde belirtilen aracın minibüs tarzı ticari araç olduğu ve panelvan tipi bir aracın iç hacminin 14,3 m3 olmasının mümkün olmadığı iddia edilmiştir.
Aynı zamanda bilirkişi raporunda depoda olay öncesinde bulunan malların miktarı ve değeri mevcut faturalara göre tespit edildiği belirtilmiş ise de; işbu faturaların hangi dönemleri kapsadığı, defterlerin usul ve yasaya uygun tutulup tutulmadığı, faturalarda belirtilen değer ve miktarın davacının tutmakta yükümlü olduğu ticari defter, mali kayıtlar ile şirketin stok kayıtları, KDV beyannameleri ve diğer bilgi ve belgelerle uyumlu olup olmadığının tespit edilmesi ve şüpheye mahal bırakılmaması gerekmektedir.
Aynı zamanda mahkemece ''259.147,44 tl'nin ıslah tarihi olan 02/07/2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2.maddesinde düzenlenmiş avans faizi üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine '' dair hüküm kurulmuş ise de , yapılan inceleme de ıslah dilekçenin 11/06/2018 olduğu anlaşılmakla, ıslah edilen kısım yönünden faiz başlangıç tarihi yönünden yeniden inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan hususlarla ilgili bilirkişi heyetinden denetime elverişli, hükme esas alınacak ek rapor tanzim edilmesi istenilerek varılacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerektiğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde işlem yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu esasında yapılan yargılamada 07/12/2022 tarihli duruşmada dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi ile olay öncesinde depoda bulunduğu belirlenen mallara ilişkin faturaların hangi dönemleri kapsadığı, davacı defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulup tutulmadığı, faturalarda belirtilen değer ve miktarın davacının tutmakla yükümlü olduğu ticari defter, mali kayıtlar ile şirketin stok kayıtları, KDV beyannameleri ve diğer bilgi ve belgelerle uyumlu olup olmadığının şüpheye mahal bırakmamak kaydıyla ve de hırsızlığın yapıldığı aracın fiili taşıma kapasitesi rapor alınmasına karar verilmiştir.Bu kapsamda bilirkişi heyetinden alınan 18/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, aksi somut delillerle kanıtlanamadığından hırsızlık olayının gerçekleşmesinin mümkün olduğu, hırsızlık olayının oluş şekli itibariyle poliçe teminatı kapsamında bulunduğu, 14,3 m3 hacmindeki ... araca 105 x 200 = 21.000 adet, 127x200 =25.400 adet olmak üzere ortalama 23.200 adet triko ürünün sığabileceği, çalınan ürünler için 268.997/44 TL ve kırılan kepenk ve kilit sisteminin onarımı için 150,00 TL olmak üzere toplam 269.147,44 TL sigorta bedelinin kök raporumuzda hesaplanmış olduğu, ancak çalınan ürünlerin hırsızlık tarihi öncesindeki alış belgeleri ve defter kayıtları ile doğrulanamadığı, davacı şirket merkezinde davacıya ait defter ve belgeler incelenmek istenmesine rağmen, önce hazırlanacağı bilgisi verildikten sonra 08.02.2023 tarihinde ekteki belge (Ek:1 Vergi İnceleme Tutanağı) gönderilerek, defter ve belgelerin kendilerinde olmadığı, vergi idaresine incelenmek üzere sunulduğu ve tekrar iade alınmadığı dolayısıyla bizlere sunulamayacağının bildirildiği tespit edilmiştir.
Mahkememiz 31/05/2023 tarihli duruşma ara kararı ile bilirkişi ek raporundaki defter ve belge teslim tutanağı örneği eklenmek suretiyle ... Vergi Dairesine müdürlüğüne yazı yazılarak davacıya ait defter ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine, geldiğinde bilirkişilere teslimi ile önceki ara karar doğrultusunda defter ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmasına karar verilmiştir.Mali müşavir bilirkişiden alınan 11/09/2023 tarihli ek raporunda özetle, kök raporumuzda ve 1.Ek Raporumuzda ulaştığımız aşağıdaki sonuçları değiştirecek bir durumun olmadığı, aksi somut delillerle kanıtlanamadığından hırsızlık olayının gerçekleşmesinin mümkün olduğu, hırsızlık olayının oluş şekli itibariyle poliçe teminatı kapsamında bulunduğu,14,3 m3 hacmindeki... araca 105 x 200 = 21.000 adet, 127x200 =25.400 adet olmak üzere ortalama 23.200 adet triko ürünün sığabileceği, ... Vergi Dairesinde davacıya ait belgelerin incelenmesi neticesinde; alış ve satış faturaları üzerinde yapılan incelemeye göre; çalınan ürünler için 268.997,44 TL ve kırılan kepenk ve kilit sisteminin onarımı için 150,00 TL olmak üzere toplam 269.147,44 TL sigorta bedelinin kök raporumuzda da hesaplanmış olduğu gibi bu tutarı değiştirecek bir hususun bulunmadığı, ... Vergi Dairesinde davacının ticari defterlerinin bulunmadığı, çünkü davacının e-defter mükellefi olduğu ve defterlerini elektronik ortamda tuttuğu, bu defterleri saklama yükümlülüğünün kendisinde olduğu, bu nedenle kendi bilgisayar sistemlerinden alarak ibraz etme yükümlülüğünü bugüne kadar yerine getirmediği, bu nedenle 30.05.2016 tarihinde ticari defter kayıtlarına göre ne kadar stoklarının bulunduğu veya çalındığı iddia edilen miktarların stoklarda olup olmadıklarının defter kayıtları ile doğrulanamadığı tespit edilmiştir.
Mahkememiz 01/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mali müşavir bilirkişi ...'a tevdi ile olay öncesinde depoda bulunduğu belirlenen mallara ilişkin faturaların hangi dönemleri kapsadığı, davacı defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulup tutulmadığı, faturalarda belirtilen değer ve miktarın davacının tutmakla yükümlü olduğu ticari defter, mali kayıtlar ile şirketin stok kayıtları, KDV beyannameleri ve diğer bilgi ve belgelerle uyumlu olup olmadığının şüpheye mahal bırakmamak kaydıyla ve de hırsızlığın yapıldığı aracın fiili taşıma kapasitesi rapor alınmasına karar verilmiştir.Mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 18/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının ibraz olunan ticari defterlerinin e-defter Beralarının süresinde oluşturulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süresinden yaptırılmış olduğu, davacının 2016 yılı ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, dava konusu sigorta tazminatına esas hırsızlık hadisesinin vuku bulduğu 30.05.2016 tarihinde kaydi olarak 5.704.807,58TL bedelli tekstil (triko) ürünü emtiası bulunduğu, buna mukabil davacının 31.03.2016 30.05.2016 (hırsızlık tarihi) arasında 2.405.099,50TL maliyet bedelli ürün satmış olduğu, davacının ticari defter kayıtları çerçevesinde 30.05.2016 hırsızlık tarihinde deposunda olabilecek azami ürün parasal değerinin 5.704.807,58TL - 2.405.099,50TL = 3.299.708,08TL olduğu, dolayısı ile davacının ticari defter kayıtları ve dayanağı belgelerdeki kayıtların dava konusu hırsızlık hasarına ilişkin hasar dosyasında yer alan ekspertiz raporunda tespit edilen 422.300,00TL hasar bedeline aykırılık teşkil etmediği tespit edilmiştir.
Mahkememiz 17/07/2024 tarihli duruşma ara kararı ile Bam bozma ilamı öncesi alınan raporda davaya konu hırsızlıkta kullanılan araca ilişkin verilere yönelik bozma ilamında “Bilirkişi raporunda depoda olay öncesinde bulunan malın miktarı ve değeri mevcut faturalara göre incelendiğinde; kalın kazak giriş adedinin 139.267 ,giriş tutarı 2.785.200 TL, çıkış adedi 109.735 ,çıkış tutarı 2.194.701 TL kalan adet 29.525 ve kalan tutar 590.500 TL, ince kazak yönünden giriş adedi 41.000, giriş tutarı 410.000 TL çıkış adedi 26.350, çıkış tutarı 263.500 TL, kalan adet 14.650 ve kalan tutar 146.500 TL olmak üzere toplam kalan tutar 737.000 TL olarak hesap edilmiş ise de öncelikle hırsızlık olayında kullanıldığı belirtilen ... aracın boyut ve iç hacimlerinin her ne kadar değişiklik gösterdiği belirtilse de iş bu dosyadaki bilgi ve belgeler, tanık anlatımları ve ceza soruşturmasında yer alan beyanlar nazara alınarak hırsızlık olayında kullanılan aracın kamyonet ya da minibüs tarzda ticari araç olup olmadığı belirlenerek aracın iç hacmi tespit edilmeli, azami ebatları uyarınca yaklaşık alabileceği çuval sayısı tespit edilmelidir. Zira bilirkişi raporuna sunulan itiraz dilekçesinde rapor içerisinde belirtilen aracın minibüs tarzı ticari araç olduğu ve panelvan tipi bir aracın iç hacminin 14,3 m3 olmasının mümkün olmadığı iddia edilmiştir.” hususlar irdelenmeden rapor tanzim edildiği anlaşılmakla hırsızlığa konu araca ilişkin otomotiv konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden bozma ilamında yer alan yukarıda hususların tamamının açıklanması için rapor alınmasına karar verilmiştir. Makina mühendisi bilirkişiler,,,, ,,, ve ,,,'tan alınan 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, araç model yılı, modeli, taşıma amacı,konfigürasyon bilinemediği için bilgi ve belge çerçevesinde yorum ve hesap yapılmış olduğu, araç çeşitliliğinin çok fazla olması nedeniyle tanık ve dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanlar dikkate alınarak değerlendirme yapılmış olduğu, piyasada ... Van tipinin çok yaygın olması nedeniyle ,,, araca göre sayısal fazlalık ve olayla oransal ilişki olasılığı mevcut olduğu kanaatinin oluştuğu, bu çerçevede ... tip bu ağırlık ve hacim bakımından taşıyamayacağı, (menfi) ancak ... tipi aracın taşıyabileceği, (müspet), bu kapsamda tarafımızdan dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanlar baz alınarak yapılmış olan değerlendirme ve tespit hilafında aracın teknik özelliklerine yönelik bilgi, belge ve doküman ibraz edilmesi durumunda nihai taktiri Sn. Mahkemede olmak üzere tekrar değerlendirme yapılması gerektiği tespit edilmiştir. Mahkememiz 15/01/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın makine mühendisi bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişi heyetine sigorta uzmanı bilirkişi ve tekstil bilirkişi de eklenmesi suretiyle kök raporda hacim bakımından yapılan hesaplamada yalnızca 118 küçük ve 106 büyük çuvalın toplamda yaklaşık olarak kaç adet trikoya karşılık geldiği hususunun açıklanarak 18/05/2018 tarihli bozma öncesi alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede değerlendirilmek suretiyle, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarda dikkate alındığında davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının tespitinin istenilmesine karar verilmiştir. Makina mühendisi bilirkişiler..., ... ve ...ve tekstil mühendisi ... ve sigorta uzmanı ...'dan alınan 29/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Sigorta açısından oluşan hasarın sigorta sözleşmesi kapsamında olup, kesinleşen sözleşmede hasara konu teminatta herhangi bir kısıt muafiyet olmaması sebebi ile tazminatın ödenmesinin uygun olduğu sonucuna varıldığı, 106 adet çuval içerisine 6.572 adet, 98.580,00 TL ortalama değerde, 118 adet çuval içerisine 7.316 adet, 109.740,00 TL ortalama değerde ince/kalın triko kazak yerleştirilebileceği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacının "..." adresini depo olarak kullandığı esnada 30.05.2016 tarihinde işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde ... ve karışık marka 23.000 adet bayan kazağının çalınması neticesinde davalının ... poliçe no ile malvarlığını poliçede belirtilen rizikolara karşı sigorta sözleşmesi kapsamında zararın tazmini amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirketin "..." adresinde trikotaj atölyesi olarak faaliyet gösteren işyerinin ... tarihleri arasında ... nolu işyerim paket poliçesi kapsamında emtea hırsızlık nedeniyle 1.000.000,00 TL teminat altına alındığı; emtea olarak "riziko adresinde bulunan ve sigortalının ticari kazanç sağlamak amacıyla ürettiği ve/ veya sattığı mallar" olduğu anlaşılmıştır. Eksik sigorta klozunda kısmi hasarlarda poliçede belirtilen sigorta bedeli ile gerçek bedel arasındaki fark %10 veya daha az ise eksik sigorta uygulaması yapılmayacaktır. Sigorta bedeli ile gerçek bedel arasındaki farkın bu oranı aşması halinde, aşan kısım kadar eksik sigorta uygulaması yapılacağı kararlaştırılmıştır. 12.04.2016 tarihli teminat tutarında değişiklik yapılarak 500.000,00 TL olarak emtea hırsızlık poliçe limitinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davaya konu hırsızlık olayına ilişkin davacı şirket yetkilisi tarafından şikayette bulunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında olay yerinde yapılan incelemede olay yerinin ilk halinin fotoğrafının çekildiği; no 2 sayılı apartmanın giriş katında depo olarak kullanıldığı kapı kilidinin kilit dilinin dışarıda olduğu, sol kapı kanadının camının kırık olduğu, cam kırıklarının yerde olduğu;kapı önünde bulunan kafes telli kepengin açık olduğu, sağ alt zemindeki asma kilit takma halkasının kesilmiş olduğu; depoya girişe göre kapı önü yerde dağınık halde giyim ürünleri olduğu, depo orta kısmının boş olduğu yerde plastik palet tabanlıklar olduğu; 3 adet parmak izi tespit edildiği ve müşterinin beyanında miktarı yapacağı sayımdan sonra tespit edileceği muhtelif giyim ürünlerinin çalınmış olduğunu tutanak altına alındığı anlaşılmıştır. Davaya konu hırsızlık olayı nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında ... CBS ...soruşturma dosyasında şüpheli faili meçhul olması nedeniyle Daimi Arama Kararı verildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket temsilcisi ...'nın 30/05/216 tarihli hırsızlık soruşturma dosyası kapsamında kollukta alınan beyanında "01/08/2017 günü saat 18:00 sıralarında beraber iş yaptığımız tedarikçinin elemanı olan ... tesadüfen ...üzerinde yolda yürüdüğü sırada caddede işporta tezgahında ... marka ibarelerinin yazılı olduğu ürünleri görünce bana haber etti bende bunun üzerine polis merkezine gelerek haber verdim, ayrıca görgü tanığı olan ... işportacıya konu hakkında bilgi vererek kendisinin polis merkezine gitmesi gerektiğini söylemesi üzerine işportacının tezgahı ile birlikte polis merkezine geldiği ve tezgah üzerindeki 150 adet üründen kontrol ettiğinde sadece 2 adet ürünün ambalaj ve içerisinde bulunan bayan triko kazağın kendi imalatımız olan ürünler olduğunu tespit ettim ayrıca tezgahta bulunan 70-80 adet ürününde üzerinde ... yazan ambalajların bize ait olduğunu tespit ettim, açık kimliğini bilmediğim ilk defa polis merkezinde gördüğüm benim depomdan çalınan ürünleri satan ve polis merkezine gelerek işportacıya malları sattığını iddia eden şahıstan şikayetçiyim" şeklinde şikayette bulunduğu; ... soruşturma dosyasında bu şüpheliler hakkında "şüphelilerin müştekinin deposundan çalınan markası aynı olan 2 adet kazağı suç eşyası olduğunu bilerek satın alıp kabul ettiğine dair delil ve emare bulunmadığından" Ek Kyok kararı verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalıya hırsızlık neticesinde çalınan emtialar yönünden hasarın poliçe limit kapsamında tazmini için 30/05/2016 tarihinde ihbar ile başvuruda bulunduğu; 29/05/2016 saat 18:00'de sayım yaparak malları yerleştirdikten sonra saat 18:00 sıralarında işyerinin tüm güvenlik önlemlerini alarak kapıyı kilitleyerek ayrıldığını; 30/05/2016 saat 08:00 sıralarında deponun bulunduğu yerde komşularının kendisini arayarak işyeri kapısının açık olduğunu beyan ettiği, işyerine gittiğinde işyeri kepenginin kesilmiş olduğu, depoda ... ve çeşitli markalarda 23.000 adet bayan kazığının çalındığını polise bilgi verdiği; depoda alarm ve kamera sistemi bulunmadığı tahmini 450.000,00 TL zararının olduğundan bahisle yapılan başvuruda, davalı tarafından hasar dosyası kapsamında alınan eksper raporunda ekspertiz esnasında yapılan sayımda işyerinde 390 çuval kalın triko malzemenin kalmış olduğu, kalın triko malzemelerin çuvallarında ortalama 35 adet olduğu bilgisine istinaden işyeri deposunda toplam 13.650 adet kalın triko kazağın kalmış olduğu birim fiyatının 10,00 TL olduğu bilindiğinden kalan mal değerinin 136.5000,00 TL olduğu; ancak ibraz edilen giriş çıkış faturalarına göre işyerinde hasar tarihi öncesinde çalındığı beyan edilen mallar ile birlikte toplam karsız 737.000,00 TL ince ve kalın trikoların olduğunu tespit edilerek eksik sigorta uygulaması yapıldığı; eksik sigorta koruma klozunda hasara %20,89 oranında eksik sigorta uygulandığı; neticeten 509.315,07 TL sigorta bedeli; 737.000,00 TL sigorta değeri ve 422.300,00 TL hasar miktarı %20.89 eksik sigorta uygulanmak suretiyle 334.081,53 TL tazminat tutarının belirlendiği ancak araştırma sonucunun olumsuz olduğu anlaşılmıştır.
TTK m.1409 gereği sigortacı sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur. Sigorta tazminatı, sigortacının sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve ödemekle yükümlü olduğu en temel borcudur. Sigorta tazminatı sigortalının uğradığı gerçek zarara karşılık gelir. Bu zarar sigortalanan menfaatin riziko anındaki değeri esas alınarak hesaplanır. Sigorta zararının tespitinde amaç sigortalanan menfaatin rizikonun gerçekleşmesinden önceki durumuna getirilmesidir.
Hasar dosyasında beyanı alınan ...'ın 29/05/2016 tarihinde saat 24:00 sıralarında balkonda sigara içerken beyaz renkli plakası kapatılmış vaziyette ... marka panelvan kamyonet hırsızlığının olduğu; deponun önünde durduğu deponun kilidini maskesiz bir şahıs kamyonetten inerek kesmeye çalıştığı, kamyonetten 3 kişi daha indiği, şahısların yanında bir kadın ve çocuk olduğu, şahıslara bağırarak polisi arayacağını söylediği ve şahısların araca binerek kaçtığı; polisleri aradığı ancak polislerin gelmediği kendisinin de gidip uyuduğu; 30/05/2016'da saat 02:30'da kendisini uyandırarak baba, dükkandaki malı hırsızlar çalıyor dediği ancak kendisinin uyuduğu ve polise bilgi vermediği; deponun sahibi ve yetkililerini tanımadığı beyan ettiği anlaşılmıştır. ...'ın duruşmada alınan beyanında ise gece 2:30'da baktığında geldiklerini gördüğünü, polisi aradığı geleceğini söyleyip gelmediklerini, silahları olabileceğini düşünüp müdahale etmeye korktuğunu;3-4 kişinin depodaki çuvalları çekip minibüse yüklediği, sonuna kadar izlemediğini beyan ettiği; hasar dosyasında da aynı şekilde beyan verdiğini, ne şekilde yazdıklarını bilmediğini beyan etmiş ise de tanığın hasar dosyası kapsamında alınan imzalı beyanından farklı olarak mahkemede davaya konu emtiaların çalındığını gördüğü hususunda beyanına çelişki bulunması ve olayın ilk sıcaklığında alınan yazılı ifadesinin dikkate alınması gerektiğinden mahkememizde olay anını gördüğüne dair beyanına itibar edilmemiştir.
Hasar dosyası kapsamında hırsızlık yapılan araca ilişkin yapılan tespitte ...'ın verdiği beyan üzerine hırsızlık olayının gerçekleştiği kamyoneti uzunluğunun 2,5 metre; genişliğinin 1.65 cm olduğu tespit edildiği; çalınan trikoların bulundupu çuvalların boyu, genişliği ve eni hesaplandığında istifli yüklenmesi halinde 40 çuval mal alabileceği ancak hırsızların istifli yükleme yapamayacağından daha az mal çalınması gerektiği; işyerinde hiçbir güvenlik önlemi alınmadığı, hırsızlık olayının belirtilen yerde gerçekleştiğine dair görüş oluşmadığı tespit edilmiştir.
Kaldırma kararı öncesi davacı vekili tarafından ıslah harcının 12/06/2018 tarihinde yatırdığı ve ıslah dilekçesinde özetle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL üzerinden ikame edilen davada bilirkişi incelemesi ile zararımız tespit edilmiş olup, ıslah ile dava değerini 269.147,44 TL olarak arttırmaktayız; neticeten Müvekkil şirkete ait depoda meydana gelen hırsızlık sebebi ile oluşan zarar neticesinde 269.147,44 TL'nin sigorta poliçesine dayalı olarak davalıdan hırsızlığın meydana geldiği / davalıya ihbar edildiği 30.05.2016 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline; yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili için ıslah dilekçesine karşı sunulan beyan dilekçesinde davacının ıslaha konu maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı, zira TTK'nun 1420 maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tüm istemlerin 2 yılda zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımı süresinin 30.05.2016 tarihinden itibaren işlemeye başladığı ve 11.06.2018 tarihinde ıslah dilekçesi ile zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava değerinin arttırdığı ve bu haliyle ıslahla artırılan kısım yönünden zaman aşımı nedeniyle talebin reddine karar verilmesi talep etmiş ise de, ihbar tarihinden 45 gün sonra alacağın muacceliyet kazandığı ve bu haliyle ıslah tarihinde dava konusu edilen alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.
Kaldırma kararı öncesi alınan 18/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde dosya kapsamında yapılan incelemede kapsamında yapılan tespitte kaldırma ilamı da dikkate alınarak depoda olay öncesinde bulunan malların miktarı ve değeri mevcut faturalara göre tespit edildiği belirtilmiş ise de; işbu faturaların hangi dönemleri kapsadığı, defterlerin usul ve yasaya uygun tutulup tutulmadığı, faturalarda belirtilen değer ve miktarın davacının tutmakta yükümlü olduğu ticari defter, mali kayıtlar ile şirketin stok kayıtları, KDV beyannameleri ve diğer bilgi ve belgelerle uyumlu olup olmadığının tespit edilmemesi nedeniyle hükme esas alınmamıştır. Kaldırma kararı sonrası alınan 18/02/2023 tarihli ek raporda davacı taraf ticari defterlerinin vergi müfettişi tarafından incelenmesi nedeniyle bilirkişi heyetine sunulamadığı bu nedenle tespit yapılmadığı anlaşılmakla iş bu ek raporda hükme esas alınmamıştır.
Davacı taraf ticari defterlerinin ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nde bulunması nedeniyle 12/06/2023 tarihli ara karar uyarınca bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiği; 11/09/2023 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda ... Vergi Dairesinde davacının ticari defterlerinin bulunmadığı, çünkü davacının e-defter mükellefi olduğu ve defterlerini elektronik ortamda tuttuğu, bu defterleri saklama yükümlülüğünün kendisinde olduğu, bu nedenle kendi bilgisayar sistemlerinden alarak ibraz etme yükümlülüğünü bugüne kadar yerine getirmediği, bu nedenle 30.05.2016 tarihinde ticari defter kayıtlarına göre ne kadar stoklarının bulunduğu veya çalındığı iddia edilen miktarların stoklarda olup olmadıklarının defter kayıtları ile doğrulanamadığı tespit edilmiştir. Mahkememiz ara kararında yerinde inceleme yetkisi verildiği halde ek raporda "... Vergi Dairesinde bulunan, Vergi Denetim Ofisinden gönderilmiş olan kutular açıldığından 2016 yılına ilişkin alış ve satış faturalarının bulunduğu görülmüş ancak ticari defterlerinin olmadığı tespit edilmiştir." hususu üzerinden değerlendirme yapılması nedeniyle tespitler hükme esas alınmamıştır.
01/11/2023 tarihli duruşma ara kararı uyarınca HMK m.222 uyarınca kesin süreli ihtaratlar ile ticari defterler üzerinde yapılan inceleme üzerine düzenlenen 18/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının ibraz olunan ticari defterlerinin e-defter Beralarının süresinde oluşturulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin süresinden yaptırılmış olduğu, davacının 2016 yılı ticari defterlerinin sahibi lehinde delil vasfına haiz olduğu, dava konusu sigorta tazminatına esas hırsızlık hadisesinin vuku bulduğu 30.05.2016 tarihinde kaydi olarak 5.704.807,58TL bedelli tekstil (triko) ürünü emtiası bulunduğu, buna mukabil davacının 31.03.2016 30.05.2016 (hırsızlık tarihi) arasında 2.405.099,50TL maliyet bedelli ürün satmış olduğu, davacının ticari defter kayıtları çerçevesinde 30.05.2016 hırsızlık tarihinde deposunda olabilecek azami ürün parasal değerinin 5.704.807,58TL - 2.405.099,50TL = 3.299.708,08TL olduğu, dolayısı ile davacının ticari defter kayıtları ve dayanağı belgelerdeki kayıtların dava konusu hırsızlık hasarına ilişkin hasar dosyasında yer alan ekspertiz raporunda tespit edilen 422.300,00TL hasar bedeline aykırılık teşkil etmediği tespit edilmekle 30/05/2016 tarihine kadar faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.
Davaya konu hırsızlık olayına ilişkin araç tipine ilişkin ölçülerin davalının hasar dosyası kapsamında araştırma raporunda yer aldığı, bu ölçü özelliğine ilişkin tespitin hasar dosyası kapsamında beyanı alınanların açıklaması üzerine belirlendiği anlaşılmakla kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan değerlendirmede 09/12/2024 ve 29/05/2025 tarihli bilirkişi raporlarında yer alan tespitler bir arada değerlendirildiğinde davacıya ait...adresinde depo olarak kullanan alanda 30.05.2016 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle 29/05/2025 tarihli denetime ve hüküm kurmaya elverişli iş bu rapor dikkate alınarak davacının dükkanında bulunan 106 adet çuval içerisine 6.572 adet, 98.580,00 TL ortalama değerde; 118 adet çuval içerisine 7.316 adet, 109.740,00 TL ortalama değerde ince/kalın triko kazağın ... tipi araç ile çalındığı anlaşılmıştır. Davacının sigorta güvencesinden faydalanabilmesi için rizikonun gerçekleştiğini ve zarar miktarını, davalı sigortacının ise gerçekleşen rizikonun sigorta güvencesi dışında kaldığını ispat etmesi gerekir. Davalı iş bu hasar dosyası kapsamında hırsızlık olayının gerçekleşmediğini iddia etmiş ise de hırsızlığın gerçekleşmediğine dair iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Davacı şirket yetkilisinin hırsızlık olayının meydana geldiği gün polise başvuruda bulunduğu; olay yeri inceleme raporunda kapı kilidinin kilit dilinin dışarıda olduğu, sol kapı kanadının camının kırık olduğu, cam kırıklarının yerde olduğu;kapı önünde bulunan kafes telli kepengin açık olduğu, sağ alt zemindeki asma kilit takma halkasının kesilmiş olduğu anlaşılmakla davacının dükkanı için gerekli güvenlik önlemini aldığı anlaşılmıştır. Sigorta poliçesindeki hırsızlık teminatında mesai saatleri dışında sigortalı işletmenin tüm pencere ve kapılarında bulunması kaydıyla kepenk parmaklık dış cephesinde darbelere dayanıklı güvenlik alarm sistemi, özel güvenlik ya da gece bekçisi koşullarından en az birinin bulunması ve aktif durumda olması kaydıyla hırsızlık teminatının geçerli olduğu aksi halde her bir hasarda minimum 500 USD olmak üzere hasarın %10 oranında muafiyet uygulanacağı belirtilmekle poliçe şartındaki kepenk ve parmaklık koşullarından en az biri yeterli görüldüğünden hırsızlık teminatının muafiyetli olarak verildiği ve söz konusu depoda kepenk bulunduğundan ilgili teminat şartını da karşılandığı anlaşılmıştır. Eksik sigorta klozunda kısmi hasarlarda poliçede belirtilen sigorta bedeli ile gerçek bedel arasındaki fark %10 veya daha az ise eksik sigorta uygulaması yapılmayacağından iş bu kloz uyarınca eksik sigorta klozu uygulanmamıştır. Nitekim davacı şirket yetkilisinin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında daimi arama kararı alındığı anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerinde yapılan incelemede hırsızlık gününe kadar depoda bulunan mallar yönünden davalının eksper raporunda tespit edilen hasar miktarı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Hırsızlığa konu aracın davalının hasar dosyasında dosya kapsamında alınan beyanlar doğrultusunda varılan kanı sonucu tespit edildiği; dosya kapsamında plakası dahi bilinmeyen araca ilişkin çalınan emtia yönünden sığabilecek büyük ve küçük çuvallar dikkate alındığında 106 adet çuval içerisine 6.572 adet, 98.580,00 TL ortalama değerde; 118 adet çuval içerisine 7.316 adet, 109.740,00 TL ortalama değerde ince/kalın triko kazağın ... tipi ticari araç ile çalındığı anlaşılmakla davacının hırsızlık nedeniyle çalınan emtia değerinin toplamda 98.580,00 TL+109.740,00 TL= 208.320,00 TL zararının oluştuğu ve davalı tarafından iş bu zararın giderilmesi gerektiği anlaşılmakla, kaldırma kararı öncesi dosyaya ibraz olunan ıslah dilekçesi dikkate alındığında TTK 1446. maddesinde, sigorta ettirenin, rizikonunun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmesi gerektiği, 1427/2. bendinde, sigorta tazminatı veya bedelinin, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağından davacının davalıya 30/05/2016 tarihinde ihbarda bulunması nedeniyle 15/07/2016 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla Davacının davasının kısmen kabulüne,10.000,00 TL tazminatın 15/07/2016 tarihinden; 198.320,00 TL’nin 12/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2.maddesinde düzenlenmiş avans faizi üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne,
10.000,00 TL tazminatın 15/07/2016 tarihinden; 198.320,00 TL’nin 12/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2.maddesinde düzenlenmiş avans faizi üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 14.230,34 TL karar harcının, peşin yatırılan 170,78 TL harç ve 4.425,59 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 9.633,97 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3,Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 33.331,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 24.062,30 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 18.624,20 TL yargılama giderinin ve 170,78 TL peşin harç, 4.425,59 TL tamamlama harcı ve 29,20 TL başvurma harcı toplamı 23.249,77 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 4.700,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 3.637,79 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/07/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır