T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/590
KARAR NO : 2025/366
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 21/07/2022
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
19.08.2020 tarihinde saat 17.56 sıralarında ... İli ... ilçesinde seyir halinde olan müvekkilinin ... plakalı aracına, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ...'in kendisine kırmızı ışık yanması sonucu yavaşlayıp durduğu esnada ... plakalı aracın müvekkilinin aracına arka kısımlardan çarpması suretiyle meydana geldiğini, söz konusu kazaya yabancı plakaya sahip ... plakalı aracın sürücüsü %100 kusuru ile sebebiyet verdiğini, işbu kaza neticesinde müvekkilinin aracında hasar ve buna bağlı olarak değer kaybı meydana geldiğini, işbu değer kaybı bedelinden, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plaklı aracın sürücüsü ve maliki ..., Türk Borçlar Kanunu ve Karayoları Trafik Kanunu'nda yer alan düzenlemeler uyarınca sorumlu bulunduğunu, yabancı plakalı araçların Türkiye'de karıştıkları kazalarda geçerli bir yeşil kart sigortaları mevcutsa, sebebiyet verilen zararlardan kusur esasına göre kaza tarihindeki sigorta limitleri dahilinde ...'nun da sorumluluğu bulunduğunu, değer kaybı taleplerine ilişkin yapmış oldukları başvuru aracın kilometresi gerekçe gösterilerek reddedilmiş olsa da taleplerinin doğrultusunda müvekkilinin zararının giderilmesi gerektiğini, şöyle ki Anayasa Mahkemesinin, 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 17.07.2020 tarihli ve .... E, ....K sayılı kararı ile, Karayolları Trafik Kanunu’nun zorunlu trafik sigortasına ilişkin 90 ve 92. maddesinde yer alan, “Trafik Sigortası Genel Şartları” iptal edildiğini, işbu sebeple trafik kazası sonucu değer kaybı miktarının Trafik Sigortası Genel Şartları’nın ekinde yer alan, mağdurların araçlarında oluşan gerçek değer kaybı zararını tespit etmeyen ve denetime açık olmayan bir formüle göre hesaplanması da mümkün olmayacağını, bu minvalde müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı bedelinin TBK genel hükümlerine ve Yargıtay içtihatlarına göre hesaplanması gerektiği nazara alınarak “kaza tarihinden bir gün önceki piyasa rayiç değeri ile kazanın gerçekleşmesi sonucu bulunacak rayiç piyasa değerinin farkı” dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı miktarı ancak mahkeme nezdinde toplanacak deliller ve alanında uzman bilirkişi tarafından yapılacak teknik bir inceleme sonucuna tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, işbu nedenle huzurdaki davada değer kaybı talepleri bakımından belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, nitekim güncel Yargıtay kararlarında da değer kaybına ilişkin taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunduğu belirtildiğini, 6100 Sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca açtığımız belirsiz alacak davasında yargılama esnasında toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin hakları ve alacağın kesin olarak tespitinin mümkün olduğu tarihte talepleri değiştirme hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL değer kaybı bedelinin tespiti ile işbu alacak kalemlerine kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderleri ile vekâlet ücreti ve arabuluculuk ücretinin davalı tarafalara müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili büro yabancı plakalı araçların ülkede sebebiyet verdikleri kazalarda ortaya çıkan hasarların tedvirinde bu araçların sahip veya sürücüleri adına hareket etmeyip kaza tarihini kapsayan geçerli Yeşil Kart sigortaları olması halinde bu sigorta şirketi adına hareket ettiğini, yeşil kart poliçesi, kazanın meydana geldiği ülkede yürürlükte olan zorunlu mali sorumluluk sigortası (trafik sigortası) kapsam ve limitleri çerçevesinde teminat verdiğinden kaza tarihinde kazanın olduğu ülkede zorunlu trafik poliçesi teminatları ne ise yeşil kart poliçesi de bu teminatlar kapsamında hasar ve tazminatı gidereceğini, işbu olayda kazanın Türkiye’de meydana gelmesi nedeniyle kaza tarihinde (2020) Türkiye’deki zorunlu trafik poliçesi teminatları kapsamında sorumluluk teminat limitiyle sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun ispat edilmesi halinde ve kusuruna düşen oranda müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilebileceğini, bu nedenle davacı tarafın kusur durumunu ispat etmesi gerektiğini, yabancı plakalı araca kusur atfedilmesi kabul edilemeyeceğini, kazanın oluş şekli, aracın hasar aldığı kısımlar değerlendirilerek kusur araştırılması yapılması gerektiğini, zira kaza öndeki aracın aniden durması sebebiyle meydana gelmiş olduğunu, yabancı plakalı araç sürücüsünün alabileceği hiçbir önlem bulunmadığını, yine kazanın meydana geldiği yerdeki trafik ışıklarının durumu incelenmesi gerektiğini, davacı araç sürücüsünün de seyir halinde olduğu dikkate alındığında kırmızı ışık yanmadan önce hızını kesmediği aniden durduğu dikkate alındığında kazaya tam ve asli kusuruyla sebebiyet verdiği görüleceğini, yabancı plakalı araç kurallara uygun bir şekilde seyrini sürdürdüğünü, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusur, kural ihlali bulunmadığını, trafik kazalarında kusur durumlarını belirlemeye yetkili ve görevli kurum, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi olduğnu bu açıdan kusur durumunun tespiti için rapor alınmasını talep ettiklerini, mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı hasarları teminat dışı olduğunu, bu sebeple plastik olan ön ve arka tampon hasarları değer kaybı hesaplamasında dikakate alınmadığını, yine değer kaybı hesaplamasında plastik aksam dikkate alınmaması gerektiğini, izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle davanın reddine, davacının tüm taleplerinin reddine, tüm yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... Bürosundan gelen ... sayılı hasar dosyası,
2-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden gelen ... plakalı aracın 19/08/2020 tarihinden önce karıştığı maddi hasarlı trafik kazalarını ve hasar miktarını gösterir kayıtlar,
3-...A.Ş.'den gelen ... ve ... sayılı hasar dosyaları,
4-Bilirkişi raporu,
5-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tahsiline ilişkindir.
Taraflar arasında davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı ... sevk ve idaresi altındaki ... plaka numaralı aracın karıştığı 19.08.2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında maddi hasar oluştuğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının davalıdan değer kaybı alacağının bulunup bulunmadığı hususundadır.
Yargılama sırasında davalı ... hakkındaki dava işbu davadan tefrik edilerek Mahkememizin ayrı bir esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyaya celp edilen ve davalı tarafından tanzim edilen hasar dosyası ve ekleri nazara alınarak bir trafik bilirkişisi ile otomotiv alanında uzman bir makine mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 20.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davaya dayanak trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı ...'in tam kusurlu olduğu, davacıya ait aracı sevk ve idare eden dava dışı ...'in kusursuz olduğu, davacının aracında meydana gelen değer kaybının 8.000,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Anılan bilirkişi raporunda her ne kadar, dava konusu aracın karıştığı eski kazalarda aynı parçaların değiştiğinin tespit edilmesi halinde davacının aracında değer kaybının olmayacağını bildirilmiş ise de, dosya üzerinde Uyap vasıtası ile yapılan sorgulamada davacıya ait aracın 2018 yılında tescil edildiği davacı araca ait plaka numaraları üzerinden yapılan hasar sorgulamasında 2018 yılından önceki tarihlere ait hasar kayıtlarının bulunduğu, bu nedenle her ne kadar plaka numarası üzerinden sorgulama yapılsa da şasi numarası üzerinden yapılan sorgulamada eski tarihli hasar kaydına rastlanmadığı anlaşıldığından, davacıya ait aracın hasarsız kabul edilerek değer kaybı bedelinin tespiti için makine mühendisi bilirkişisinden ek rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 27.11.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, değer kaybına ilişkin kök rapordaki görüş tekrar edilmiş, davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini artırmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya dayanak trafik kazasının meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği değer kaybı bedelinin 8.000,00 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
-8.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 27/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL nispi karar harcının, 80,70 TL peşin harç ve 142,00 TL tamamlama harcı toplamı 222,70 TL'den mahsubu ile noksan kalan 392,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 3.633,50 TL yargılama gideri ile 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı ve 142,00 TL tamamlama harcı toplamı 3.936,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı MİKTAR İTİBARİ İLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/05/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 80,70 TL
Karar Harcı : 615,40 TL
Tamamlama
Harcı : 142,00 TL
Noksan Harç : 392,70 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 4.045,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama gideri detayları
Bilirkişi Ücreti : 3.000,00 TL
Posta Giderleri : 633,50 TL