T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/674
KARAR NO: 2024/472
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/08/2022
KARAR TARİHİ: 14/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin Yazılım Geliştirme Hizmeti, Büyük Veri Küresel Dağıtık Analitiğ hizmetine ilişkin davalı şirkete kesmiş olduğu 01.05.2018 tarihli 47.400,00-TL bedelli, 01.05.2018 tarihli 76.650,00-TL bedelli, 31.05.2018 tarihli 11.850,00-TL bedelli fatura alacağından kaynaklı bakiye borcunu bugüne kadar ödemediğini, dava konusu tüm faturaların davalının eline geçtikten sonra, davalı tarafından bir kısım ödemeler yaptığını, sonraki e-posta yazışmalarından da anlaşıldığı üzere alacağı kabul ettiğini, tarafların 16.08.2018 tarihindeki son ödemeden 3-4 yıl geçtikten sonra bir ödeme planı üzerinde uzlaşmaya çalıştıkları ancak davalı taraf bir kısım ödemeler yaptıysa da borcun önemli kısmının ödenmediğini, alacağın ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü ... Esas. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı müvekkili şirketten 61.650 TL bakiye fatura alacağı bulunduğunu iddia etmişse de müvekkili şirketin davacı şirkete böyle bir borcu bulunmadığından taraflarınca icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, Mart 2022 itibariyle müvekkil şirket ortağı ve yönetiminin değişmiş olup davacının 2018 yılına ait olduğunu iddia ettiği alacağa dair hizmet verildiği iddia edilen hizmetin verildiğine dair kesildiği anlaşılan faturalar haricinde davacı tarafça sunulan başkaca herhangi bir delil bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari kayıtlarında davacı şirkete borcu olduğuna dair bir kayıt bulunmadığını, sunulan yazışmalarda adı geçen kişilerin davalı şirketin imza yetkilisi olmayıp maillerin içeriğinin gerçekliği de şüpheli olup kabul edilmediğini, verilen hizmetin ne olduğu faturalardan anlaşılmadığı, yalnızca fatura kesilmesinin borcun varlığı için yeterli olmayıp hizmetin verildiğinin ve faturaların davalı şirkete teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, 2018 yılında hizmet verdiğini iddia eden tarafın 4 yılı aşkın süre boyunca alacağını tahsil etmek için herhangi bir eylemde bulunmamasının da gerçekte bir hizmet verilmediğini ispatladığını, davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... 25. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası,
2-...Vergi Dairesinden gelen ... Şirketinin BA/BS formları,
3-...Vergi Dairesinden gelen İletken ...Tic Ltd Şti.'nin BA/BS formları,
4-... Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen... Tic Ltd Şti.'nin ticaret sicili kayıtları,
5-Bilirkişi kök ve ek raporu,
6-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası itirazın iptali davasıdır.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 25.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında fatura alacağına dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilmiş faturalara dayanmıştır.
Tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerinden BA BS formları celp edilmiş ve uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir bilirkişisinden rapor ve ek rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 24.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davacı tarafından tanzim edilen takibe dayanak faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve dayanak faturaların tarafların bildirdikleri BA ve BS formlarında beyan edildiği, fatura alacağı nedeniyle davalının takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne dair dosyada bir belge bulunmadığı bildirilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen 02.04.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davacı tarafından tanzim edilen takibe dayanak faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ve davalının ticari defterlerinin birbirlerini doğruladıkları, aralarında mutabakat bulunduğu, fatura alacağı nedeniyle davalının takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne dair dosyada bir belge bulunmadığı bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi 2020/625 Esas 2022/262 Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan i,cra takibine konu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının dayanak faturaları davacıya iade ettiğine dair dosyada bir delil bulunmadığı, tarafların dayanak faturaları bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan ettikleri, davalının takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne dair davacı tarafından dosyaya bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davacının asıl alacak yönünden davasının kabulüne, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davacı lehine asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının ... 25. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazın 61.650,00 TL asıl alacak yönünden iptaline,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-İtiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 12.330,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 4.211,31 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 1.436,26 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.775,05 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 1.994,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.461,67 TL yargılama gideri ile 1.436,26 TL peşin harç ve 80,70 TL başvuru harcı toplamı 2.978,63 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.143,53 TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 416,47 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/06/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç: 1.436,26 TL
Karar Harcı: 4.211,31 TL
Noksan Harç: 2.775,05 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 2.050,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 1.500,00 TL
Posta Giderleri : 494,00 TL