T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/703
KARAR NO : 2025/650
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarafından sigortalanmış olan davalılardan ... isimli şirket adına tescilli ve kazanç sağlayan, ... tarafından güzergah, ücret vs gibi konularda sevk ve idare anlamında fiili olarak hakimiyeti bulunan ... plakalı araç 17/12/2016 tarihinde şoför ... kontrolünde iken müvekkiline ve kardeşine çarparak maddi ve manevi zarar meydana getirdiğini, aracın işleteni trafik kazasına karışan aracın işleteni de oluşan her türlü zarardan sorumlu olduğundan işletene de maddi ve manevi tazminat davası açılabileceğini, bu bağlamda ... tarafından ... sevk ve idareleri hususunda kurallar belirlemiş ve yolcu taşıma hizmetinin işleten olarak bu özel halk otobüsleri vasıtasıyla sunduğunu, haliyle gerçekleşen kazada ...'nin işleten olarak sorumluluğu açık olduğunu, işbu kazayı konu alan ...53. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararından da anlaşılacağı üzere şoförün asli kusurlu olduğunu, doğmuş olan maddi ve manevi tazminat nedeniyle sigorta şirketine, şoföre ve araç işleten şirket ve kuruma karşı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, arz ve izahına çalışılan ve de mahkemece resen nazara alınan sebeplerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması koşuluyla HMK md 107 ( belirsiz alacak) uyarınca davanın kabulü ile öncelikle müvekkilinin öğrenci olması, hiçbir gelirinin olmaması nedeniyle mahkeme harç ve masraflarını karşılayacak maddi gücü bulunmadığından hak arama özgürlüğünün ekonomik nedenlerle kısıtlanmaması için adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, ... plaka sayılı aracın halen davalılar adına kayıtlı olması halinde bu araçların trafik kaydına karar kesinleşinceye kadar tedbir konulmasına karar verilmesini, müvekkilinin kazadan dolayı sürekli iş gücü kaybı tazminatı olup olmadığının tespitine aksi halde geçici iş gücü kaybı oranının, kaza anından tespit tarihine kadar geçen süre için bakıcı ve tedavi giderlerinin ATK ve bilirkişi marifetiyle tespitini, müvekkilin dava konusu kaza nedeniyle iş gücü kaybından dolayı doğan maddi zararının tespitiyle tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımızın saklı kalması kaydıyla şimdilik 100 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber hüküm altına altnarak müvekkiline ödenmesine, sigorta firması dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen müvekkilinin yaşadığı korku, elem ve ızdırap için 60.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber hüküm altına alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafların Savunmalarının Özeti:
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı kazaya karışan araç müvekkili şirkete 04.11.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başına azami 310.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, hiçbir surette işbu başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlanacağını, davacının maluliyet oranının %0 olduğunu, davacı ...'ın kaza sırasında 15 yaşında olduğunu, bir iş gücü kaybı da bulunmadığını, dolayısıyla davacının ''iş gücü kaybı nedeniyle'' bir maddi zararı bulunmamakta olup bu talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile kazaya karışan sigortalı arasındaki sigorta poliçesi karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi olup herhangi bir genişletme veyahut kloz da bulunmadığını, dolayısıyla sigorta poliçesinde müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerini karşılamasıyla ilgili bir şart bulunmadığını, bu sebeple davacının manevi tazminat talebinin sigorta şirketinin sorumluluğu kapsamına girmediğinden mütevellit reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından, huzurdaki başvurunun esastan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, bu suretle dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine verilmesini talep ettiklerini, sunulan nedenlerle müvekkili sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili 17.12.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirkete ait ... plakalı ... şoförü olan davalılardan ...'ın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiaların somut gerçeğe aykırı olduğunu, her ne kadar dosyada mevcut olan kaza tespit tutanağında müvekkili şirkete ait özel halk otobüsünü kullanan davalılardan ...'ın kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de söz konusu tutanak, polis memurları tarafından salt davacı beyanları esas alınarak tanzim edilmiş olduğundan söz konusu kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davacılar tarafından asli kusurun müvekkili şirkete ait araç şoförüne atfedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, zira trafik kazalarında tarafların iddialarına göre kusur tespiti yapılamayacağı gibi tarafların beyanlarının delil değil, birer iddia olduğu hususunun gözden kaçırılmaması gerektiğini, davacı tarafından işbu dava kapsamında talep edilen manevi tazminat bedelleri açıkça fahiş olduğunu, davacıların zenginleşmesine sebebiyet verecek bir bedel olduğunu, manevi tazminat bedelinin, bu tazminatı hak eden tarafı zenginleştiren bir miktarda belirlenemeyeceği hususu izahtan vareste olduğunu, dava davacı tarafından olayın öğrenme tarihi olan 17.12.2016 tarihinden en geç 2 yıl sonra açılması gerekirken, çok daha sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle zamanaşımı itirazları göz önüne alınarak davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin itirazları doğrultusunda haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davada görevli Mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı araç ... envanterinde bulunmadığını, Belediye adına tescilli veya kiralanmış bir araç olmadığını, herhangi bir işletme sözleşmesi bulunmadığını, ...'nin işleten sıfatı da olmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacının söz konusu davayı davalı belediyeye yöneltmesinde hukuki yararı bulunmadığını, söz konusu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazları olup işbu haksız ve hukuka aykırı davanın yasal dava açma süresi içinde açılıp açılmadığının Mahkemece re'sen incelenmesini talep ettiklerini, mniyet Genel Müdürlüğü Trafik Kuruluşları Kurulu Görev ve Çalışma Yönetmeliğinin 94/ş maddesi gereği; Karayolu yapısı üzerinde trafiği güçleştirecek, tehlikeye sokacak veya engel yaratacak, trafik işaretlerinin görülmelerine mani olacak veya güçleştirecek şeklide konulmuş, atılmış, dökülmüş engelleri ortadan kaldırmak, noksanlıkların giderilmesi için ilgili kuruluşları haberdar etmek ve sorumluları hakkında gerekli işlemleri yapmak, Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliğinin görevi olduğunu, talep edilen tazminatın da şartları müvekkil idare açından gerçekleşmediğini, usulüne uygun trafik kaza tutanağı tutulmamış olup, kazanın nerede meydana geldiği açıkça belirtilmediğini, söz konusu kazanın meydana geldiği söylenen yer ile ilgili usulüne uygun tutanak tutulmamış olup, usule uygun tutulmayan tutanağa dayalı bir dava da huzurda bulunmadığını, sürücünün hızı ve kaza birlikte değerlendirildiğinde sürücünün yasal hiz sınırında olup olmadığı Mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle ve başkaca çevap verme ve delil-ilk itirazları sunma hakları saklı kalmak kaydı ile Mahkemece re'sen görülecek sebeplere binaen, haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan işbu davaya ilişkin Mahkemenizin işbu davada görevsiz olmasından dolayı davanın görev yönünden usulden reddine, Mahkemenin aksi düşünmesi ihtimaline binaen davacının davalı idareye dava açmasında hukuki yararının bulunmamasından kaynaklı hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine, Mahkemenizin aksi düşünmesi ihtimaline binaen davanın husumetten reddine, Mahkemenin aksi düşünmesi ihtimaline binaen davanın tümden reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya aidiyetine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek üzere davacı vekili iş bu davayı açarken dilekçesinde dava konusu kısmında "şimdilik 100,00 TL" ibaresini kullanmış olduğundan huzurdaki bu davayı kısmı dava olarak açtığı kanaatinde olduklarını, kısmi dava olarak nitelendirilmesi gereken maddi tazminat talebinde talebin içeriğinin ne olduğu açıkça belirtilmesi gerektiğini, ilgili bedel dava dilekçesi içeriğinden de anlaşılacağı üzere açıklanmadığını, bu nedenle davanın kısmı dava olarak nitelendirilerek, usulüne uygun olarak açılmadığından bahisle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, iş bu dava, davacı tarafından olayın öğrenme tarihi olan(kaza tarihi) 17.12.2016 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde açılması gerekirken söz konusu dava açma süresinden çok daha sonra açılmış olduğundan talep edilen tazminatlara karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, itirazları uyarınca davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin ... plakalı ... 17.12.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sırasında şoför olarak çalıştığını, söz konusu trafik kazasında müvekkilinin kazayı önleyebilmek adına üzerine düşen bütün görevleri eksiksiz yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemek ve kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere hava koşullarının olumsuzluğu ve yol durumu göz önüne alındığında söz konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığı ortada olduğunu, ancak söz konusu kaza neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ...Esas nolu dosyasından alınan 26.07.2019 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafın 2918 Karayolları Trafik Kanununun Yayalara Ait Kusurlardan 68. Maddesinin "b" ve "c" bendini ihlal ettiği gerekçesiyle kazanın oluşumunda tali kusurlu oldukları tespit edildiğini, davacı tarafın kazanın oluşumuna sebebiyet verdikleri gibi yıllar sonra fahiş rakamlarla tazminat talep etmesi kötü niyetli olduklarını gösterdiklerini, fazlaya dair talep, dava ve tüm yasal hakları mahfuz kalmak kaydıyla, izah edilen nedenlerden dolayı ve Mahkemenin resen göz önüne alacağı nedenlerle usul ve zamanaşımı yönünden itirazlarımız göz önüne alınarak davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin itirazları doğrultusunda haksız ve mesnetsiz davanın reddine, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile huzurdaki davanın birleştirlmesine, davalı müvekkilinin yargılama giderlerini karşılama imkânı bulunmadığından HMK’ nın ilgili maddeleri gereğince davalı müvekkili hakkında adli müzaharete karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... 53. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası,
2-... gelen ... plakalı aracın bağlı olarak çalıştığı ... kodlu hattın kiralama sözleşmesi,
3-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından gelen ...'ın 07/12/2016 tarihli trafik kazası nedeniyle herhangi bir iş göremezlik raporu olmadığı, bir ödeme yapılmadığı, gelir bağlanmadığı ve rücuya tabi bir işlem yapılmadığı bilgisi,
4-Türkiye Noterler Birliğinden gelen ... plakalı aracın tescil bilgileri ve güncel bilgilerine ilişkin araç tescil özet raporu,
5-Milli Eğitim Bakanlığından gelen ...'a ait e okul bilgileri,
6-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından gelen...'ın 07/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin hastane medula kayıtları,
7-... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinden gelen ... Esas sayılı dosyası,
8-... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen ...'ın sosyal ve ekonomik durum araştırması,
9-Bilirkişi kök raporları,
10-Adli Tıp Raporları,
11-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası yaralamalı trafik kazası nedeniyle kalıcı ve geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderine dayanan maddi tazminat ile manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasında davalılardan ...Ltd.Şti adına tescilli , diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı araç ile yaya olan davacıya çarpması sonucunda 07.12.2016 tarihinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiği ve davacının yaralandığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yaralanmasına neden olan trafik kazası nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığı, davacının iyileşme süresinin ne kadar olduğu, davacının bir başkasının bakımına muhtaç durumda olup olmadığı, varsa tedavi giderinden davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davalı sigorta şirketi dışındaki davalılara yönelik manevi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır.
Dosyaya ibraz edilen Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk trafik sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 04.11.2016 bitiş tarihinin 04.11.2017 olduğu, sigorta konusu aracın ... marka ... plaka sayılı 24+1 otobüs olduğu, sigortalısının davalılardan ....Şti. olduğu ve sigorta şirketinin davalı sigorta şirketi olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen davaya dayanak trafik kazasına ilişkin ilgili kolluk tarafından olay günü tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında kazanın meydana davacı asil ile davalılardan araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Davaya dayanak trafik kazası nedeniyle davacının tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarından tedavi belgeleri ile kazaya ilişkin ... 53. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı kovuşturma dosyası ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Davacının maluliyet oranının, iyileşme süresinin ve bir başkasının bakımına ihtiyacı olup olmadığının tespiti için ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan 27.02.2023 tarihli raporunda 30.03.2013 tarihli yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli özür oranının %0 olduğu, geçici iş göremezliğine neden olan yaralanmasının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve 1 ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği belirtilmiştir.
Kusur konusunda rapor tanzim edilmesi için dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, ATK tarafından düzenlenen 27.07.2022 tarihli raporda özetle; kazanın meydana gelmesinde davacının %10 oranında kusurlu olduğu ve davalılardan araç sürücüsü ...'ın %90 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının talep edebileceği tazminatın hesaplanması için dosya aktüerya uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş, aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 23.11.2023 tarihli raporda özetle; davacının kalıcı maluliyetinin bulunmaması nedeniyle kalıcı iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talep edemeyeceği, ayrıca davacı kaza tarihi itibariyle 15 yaşından olduğundan davacı lehine geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat talep edemeyeceği, davacının bakıcı gideri olarak talep edebileceği tazminat miktarının ise 1.482,30 TL olduğu bildirilmiştir.
Davacının talep edebileceği tedavi gideri bedelinin hesaplanması için SGK uygulamaları uzman bir hekim bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 19.11.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının talep edebileceği tedavi gideri masrafının 5.269,29 TL olduğu bildirilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili mevzuatın ve yasal kavramların incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir. Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu yönünde bir iddia ve talep bulunması hâlinde gerçek zararın tespit edilebilmesi bakımından kusur durumu, kişinin gelir durumu, yaşam tablolarına göre belirlenen bakiye ömür süresi, maluliyet oranı gibi birden fazla veri bir arada göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmaktadır. Dolayısıyla tazminat hesabında (varsa geçici işgöremezlik süresinin ve) maluliyet, (sürekli iş gücü kaybı) oranının usulüne uygun belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları uyarınca kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmak koşuluyla bu belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi, üniversite ya da araştırma hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıkları aracılığıyla tespit edilmesi gerekmektedir. Söz konusu bu belirlemenin kayba uğradığı iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay uygulamaları ile benimsenen mevzuata uygun olarak yapılması gerekmektedir.
Sürekli iş göremezlik oranının tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla Yargıtay Özel Dairesinin istikrar kazanmış kararlarında; 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 22.06.1972 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit işlemleri Yönetmeliği 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin yürürlük tarihinden önceki talepler bakımından getirilen Geçici 1 inci madde ile "... Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir. 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ise 01.09.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 22 inci madde de; "1/10/2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti hükümlerine yapılan atıflar bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılır." 23 üncü maddesinde; "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malullüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümler yürürlükten kaldırılmıştır." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Yönetmelik 28.09.2021 tarihli ve 31612 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmıştır. 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmelik ile 14.1.2012 tarihli ve 28173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Yönetmeliğin özürlü sağlık kurulu raporlarının alınışı, geçerliliği, değerlendirilmesi ve özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarının tespiti ile ilgili usul ve esasları belirlemek; özürlülerle ilgili derecelendirmelere, sınıflandırmalara ve tanımlamalara gereksinim duyulan alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hazırlandığı ve özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı hususu hüküm altına alınmıştır. 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile 30.3.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas, ...K.sayılı emsal kararında belirtildiği üzere gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan zararların tespitinde fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılır.
Somut olayda, 17/12/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı otobüs ile yaya olan davacıya çarptığı, kazxanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %90 oranında kusurlu olduğu, alınan maluliyet raporunda davacıda kalıcı maluliyet oluşmadığı, her ne kadar kaza tarihinden sonra 9 aya kadar iyileşme süresi bildirilmiş ise de, olay tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancı bulunmadığı anlaşılmakla geçici iş göremezlik zararı da doğmamış olup geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiği, ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) kazayı yapan aracın halk otobüsü olduğu, halk otobüsü hatlarının ...ı'ndan ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ...'nün uygulama ve sorumluluk alanında bulunduğu nazara alındığında davalı ...'na yönelik davanın husumet yönünden reddi gerektiği, davacı tarafından tahkikatın sonuna kadar talep artırımı veya ıslah talebinde bulunulmadığı, bu nedenle talep ile bağlı kalınarak 96,00 TL bakıcı gideri ile 1,00TL tedavi gideri gideri olmak üzere toplam 97,00 TL maddi tazminat talebinin kabulü karar verişmesi gerektiği ve kaza tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu kazanın meydana gelmesinde davacı ile davalı araç sürücüsünün kusur oranları ve özellikle iyileşme ve bakıcıya gereksinip süresi nazara alındığında davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davalı İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik maddi ve manevi davasının pasif husumet yönünden reddine, diğer davalılara yönelik maddi tazminat davasının kısmen kabulüne ve davalı ... ve ...Tic.Ltd.Şti'ne yönelik manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
A-Davacının ... yönelik maddi ve manevi davasının pasif husumet yönünden reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcının 24,00 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 591,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Başkanlığı'na verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... Başkanlığı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... Başkanlığı'na verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
B-Davacının davalılar ... A.Ş., ... ve ...Ltd.Şti’ye yönelik maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE,
-96,00 TL bakıcı gideri ve 1,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 97,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...Şti yönünden kaza tarih olan 17.12.2016, diğer davalı ... A.Ş yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işleyecek müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL karar harcından, 24,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 591,40 TL harcın davalılar ... A.Ş., ... ve ....Ltd.Şti'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 97,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş., ... ve ...Ltd.Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 3,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 3,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
Davalı ...Tic.Ltd.Şti lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 3,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...Tic.Ltd.Şti'ne verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 9.531,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 9.245,07 TL yargılama gideri 24,00 TL tamamlama harcı toplamı 9.269,07 TL'nin davalılar ... A.Ş., ... ve ...Tic.Ltd.Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.513,20 TL'nin davalılar ... A.Ş., ... ve ...Şti.'den, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 46,80 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davalı ...Tic. Ltd.Şti. Tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ret miktar oranı göz önüne alınarak hesaplanan 97,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı...Tic. Ltd.Şti.'ye verilmesine,
C-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE,
-Takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan yönünden kaza tarih olan 17.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ....Ltd.Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL karar harcından, 24,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 591,40 TL harcın davalılar ... ve ...Şti’den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
Davalı ... Şti lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı...Ltd.Şti'ne verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 9.531,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.588,50 TL yargılama gideri ile 24,00 TL tamamlama harcı toplamı 1.612,50 TL'nin davalı ... ve ... Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 260,00 TL'nin davalı ... ve ... Ltd. Şti.'den, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.300,00 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... ve ... vekillerinin yüzüne karşı diğer davalı vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/09/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır