T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/847 Esas
KARAR NO: 2024/608
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/10/2017
KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı şirketin ticari faaliyet içerisinde bulunduğu dava dışı ... Ltd. Şti.'ye (...) sipariş edilen ürünleri gönderdiği ve fatura keşide ettiği, dava dışı ...'nin satın aldığı ürünlerin bedelini ödeyemediği, taraflar arasında yapılan sulh görüşmeleri neticesinde dava dışı ...'nin borcunun bir kısmını ifa edebilmek için davalı şirketten olan 66.595,00 TL alacağını ... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu Alacağın Temlik Sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği, temlik sözleşmesinin davalı tarafa 08/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği; davacının temlik aldığı alacağını tahsil etmek amacıyla gerçekleştirdiği işlemlerin sonuçsuz kalması üzerine ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davalının itirazının haksız ve alacaklarını sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu, davalının itiraz dilekçesine temlik sözleşmesini kabul etmediğine ilişkin beyanının geçerli olmadığı, tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu; davacı şirketin cari hesap ilişkisi içerisinde olduğu dava dışı ...'nin davalı taraftan olan alacağını, ...'den olan alacağını karşılaması amacıyla temlik aldığı, davacı şirket tarafından talep edilen 70.158,29 TL bedelli borç meblağına davalı tarafında vakıf olduğu, borcun likit olduğu neticeten davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin de davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle dava konusu temlik işleminin davalının borçlu olmadığı tutar üzerinden yapıldığı, davalının bu işlemden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, temlik tarihinden önce 31/05/2016 tarihinde dava dışı ... Ltd. Şti.'ye 50.000,00 TL ödeme yapıldığı ancak bu ödemenin ... Ltd. Şti tarafından cari hesaba kaydedilmediği, temlik işlemine konu tutarın 16.595,00 TL olması gerektiği, 50.000,00 TL ödemenin cari hesaba işlenmemesi nedeniyle 66.595,00 TL temlik işlemi yapıldığı ve temlik işleminin tebliğ edildiği; tebliğden sonra ... şirketi ile iletişime geçildiği ve tutarın hatalı olduğu, düzeltilmesi gerektiği bildirildiği; ... şirket sahibi de işlemi derhal düzelteceklerini, ...'ye hemen bir ödeme yapılması halinde temlik edilen bakiye 16.595,00 TL kapatılarak bu firma ile davalı şirketin muhatap edilmeyeceğini bildirmesinin ardından 06/09/2016 tarihinde 50.000 TL daha ödeme yaparak borçtan kurtulduğunu düşünerek ... ile mevcut ticari ilişkisine devam ettiği; takibe konu borca ...'ye ödeme yaptıklarını ve borçtan kurtulduklarını icra takibine borçlu olmadıklarını düşünülerek itiraz ettikleri, takipten sonra icra dosyasına 16.595,00 TL anapara, faiz ve masrafları ile birlikte toplam 20.802,92 TL ödeme yaptıkları, davacının iddia ettiği tutardaki alacağını ispat etmesi gerektiği neticeten davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin de davalı borçlu üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Bozma öncesi mahkememizin 23/10/2019 tarih 2017/965 E. ve 2019/841 K. sayılı kararı ile ''Dosya kapsamı ve davalının kabulü dikkate alındığında davalı borçlunun takip tarihi olan 13/02/2017 tarihinden sonra 20/01/2018 tarihinde 16.595,00 TL asıl alacak ile bu miktar alacaktan kaynaklanan tüm ferileri 20.802,92 TL olarak icra dosyasına ödemiş olması karşısında bu miktar itibariyle dava konusuz kalmış ise de temlik edenin, davalıdan temlik tarihi itibariyle doğmuş ve doğacak alacaklarını, temlik alan davacı alacaklıya temlik etmiş olması ve bu temliknamenin 08/08/2016 tarihinde davalı borçluya tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı borçlunun bu tarihten çok sonra 06/09/2016 tarihinde çekle 50.000,00 TL'yi temlik edene ödemiş olması 6098 sayılı yasanın 186. maddesinde düzenlenen iyi niyetle ifa kapsamında görülemeyeceğinden davalının bu miktarı temlik edene ödemesi ile borcun sona ermediği sonucuna varılarak bakiye borç bakımından davalı itirzanın iptali ile davanın kabulüne ve takipten ve davadan sonra yaptığı kısmi ödeme itirazdan sonra söz konusu olduğundan takip talepnamesine konu 66.595,00 TL alacağın %20'si oranında alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 12. Hukuk Dairesinin 20/10/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile ''Somut olayda; davacı ile dava dışı ... ... Ltd. Şti arasında 02/08/2016 tarihinde ... ... Ltd. Şti'nin davalıdan olan alacağının 66.595-TL kısmının davacıya temlikine dair sözleşme düzenlenmiştir. Bahsi geçen temlik sözleşmesinde mevcut olan alacak hakları ile birlikte henüz doğmamış müstakbel alacaklar da davacıya devredilmiştir. Bu nedenle dava dışı temlik eden şirketin davalıdan temlik tarihinden sonra doğan alacakların da davacıya devredildiğini kabul etmek gerekmektedir.
Ne var ki; davacı dava dilekçesinde, borcun kaynağı olarak dava dışı temlik eden firmaya ait olup da temlik eden firmanın ticari ilişkide bulunduğu firmalarla olan alacak ve borç durumlarını gösteren 02/08/2016 tarihli cari hesap ekstresine dayanmıştır. Bahsi geçen cari hesapda dava dışı temlik eden firmanın davalıdan olan alacağı 66.595,05-TL olarak görülmektedir. Diğer taraftan davacı, icra takibinde 66.595,05-TL alacağa temlik sözleşmesinin davalıya tebliği tarihten itibaren faiz işlettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı, ilk olarak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde olmak üzere aşamalarda temlik sözleşmesinin yapılmasından sonra doğan alacakların da kendilerine temlik edildiğini, taleplerinin temlik tarihinde mevcut olan alacaktan bağımsız olduğunu ileri sürmekte ise de dava dilekçesinde 02/08/2016 tarihli cari hesap raporuna dayanması ve icra takibinde temlik sözleşmesinin tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi karşısında davacının icra takibindeki talebini 02/08/2016 tarihinde mevcut olan alacakla sınırladığının kabulü gerekmektedir.
Dava dışı temlik eden firma ile davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde temlik eden firma ile davalının ticari defterlerinin birbirleri ile uyumlu olmadığı, 02/08/2016 tarihi itibariyle temlik eden firmanın defterlerinde temlik eden lehine 66.158,87-TL, davalı şirketin defterlerinde ise temlik eden lehine 16.595,15-TL alacak kayıtlıdır.Ancak davalının dayandığı 30/05/2016 tarihli çek ödemesinin davalının defterlerinde yer aldığı halde dava dışı temlik eden firmanın defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Bununla birlikte davalı tarafından ibraz edilen "tahsilat makbuzu" başlıklı belgede davalı tarafından keşide edilen ...bank ... Şubesine ait ... seri nolu, 31/10/2016 tarihli ve 50.000-TL bedelli çekin 31/05/2016 tarihinde davalı tarafından dava dışı temlik eden şirkete teslim edildiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen çekte dava dışı temlik eden firma lehdar olarak görünmekte olup, temlik eden firma çeki davacıya, davacı ise ... A.Ş. isimli firmaya ciro etmiştir. Öte yandan çek keşide edilmesi, kambiyo niteliği gereği asıl ilişkiden mücerret ise de bahsi geçen çekin, davalı ile temlik eden firma arasındaki cari hesap ilişkisinden başka bir sözleşme kapsamında verildiğine dair bir iddia da ileri sürülmediğine göre bahsi geçen çekin davalı ile dava dışı temlik eden firma arasındaki devam eden cari hesap ilişkisi kapsamında verildiği kabul edilmelidir.
Ancak TTK m.90/1-c maddesine göre "bir ticari senedin cari hesaba kaydı, bedelinin alınmış olması hâlinde geçerli olmak şartıyla yapılmış sayılır". Çek keşide edilmesi ifa yerine değil ifa uğruna edim yükü doğurduğundan tek başına ödeme olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla çek bedeli ödenmediği sürece ifa gerçekleşmiş olmaz. Bahsi geçen çek dava dışı temlik edene 31/05/2016 tarihinde verilmiş ise de çekin 31/10/2016 tarihli olup, temlik sözleşmesinin yapıldığı tarihte çek henüz ödenmediğinden temlik tarihi itibariyle davalının temlik eden borcu hesaplanırken borç bakiyesine henüz ödenmemiş olan çek bedeli 50.000-TL'nin de ilave edilmesi gerekmektedir. Bu durumda davalının cari hesap ekstresinde temlik günü kayıtlı olan 16.595,15-TL'ye 50.000-TL'nin ilavesi ile temlik tarihinde davalının temlik eden firmaya borcunun 66.595-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Buna karşılık, davalı tarafından temlik eden lehine keşide edilen ve 31/05/2016 tarihinde temlik edene teslim edilen 31/10/2016 keşide tarihli çekin, sonrasında davacıya, davacı tarafından ise ... A.Ş. isimli firmaya ciro edildiği, dolayısıyla davacının ciro zincirinde yer aldığı görülmektedir. Ancak dosyada bahsi geçen çekin ödenip ödenmediği ile ilgili bir bilgi bulunmamakta olup bu husus mahkemece de araştırılmamış, 31/10/2016 tarihli çekin alacaktan düşülmesi gerekip gerekmediği incelenmemiştir.
Diğer yandan davalı, dava dışı temlik edene, temlik sözleşmesinden sonra 06/09/2016 tarihinde 13/01/2017 tarihli 50.000-TL bedelli ikinci çeki verdiğini belirtmekte olup teslime ilişkin tahsilat makbuzu da ibraz edilmiştir. Bahsi geçen bu çekin de ödenip ödenmediği, ciro zincirinde davacının yer alıp almadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu durumda mahkemece HMK'nın 31. maddesi gereğince hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde her iki çekin de ödenip ödenmediği araştırılarak çekin arkalı-önlü görüntüsünün getirtilmesi, temlik eden firmaya sonradan verilen 13/01/2017 keşide tarihli çekin düzenlenme amacının davalıdan sorulmak suretiyle açıklattırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmekle başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davacının istinaf başvurusunun şimdilik incelenmesine yer olmadığına'' şeklinde karar verilmiştir.
Bozma sonrası mahkememiz işbu dosyasında yapılan yargılamada tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı ile dava dışı ...Ltd. Şti.'ye (...) arasında ticari ilişki bulunduğu ve davacı tarafından dava dışı ...'ye gönderilen ticari ürünler karşılığında dava dışı ...'nin satın aldığı ürünlerin bedelini ödeyememesi nedeniyle dava dışı ...'nin davalı şirketten olan 66.595,00 TL alacağını ... 6. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye nolu Alacağın Temlik Sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği anlaşılmıştır. Temlik sözleşmesinin 1. Maddesinde "temlik eden ... muhatap ... (davalı) nezdinde doğmuş veya doğacak alacaklarının 66.595TL miktarını ferileri ve teminatları ile birlikte karşılıksız olarak temellük eden ...(davacı) gayrikabili rücu olarak devir ve temlik ettiğini beyan, kabul ve taahüt eder" ibaresinin yer aldığı ve iş bu temliknamenin 09/08/2016 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde 02/08/2016 tarihli cari hesap raporuna dayanması ve icra takibinde temlik sözleşmesinin tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi karşısında davacının icra takibindeki talebini 02/08/2016 tarihinde mevcut olan alacakla sınırladığı kabul edilmiştir.
... 35. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasında yapılan incelemede davacı tarafından davalı aleyhine 66.595,00 TL asıl alacak; 3.563,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.158,29 TL üzerinden 08/08/2016 tarih 66.595,00 TL asıl alacak için ekinde yer alan alacağın temliki sözleşmesi ile takip başlatıldığı; davalının 23/02/2017 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 22/01/2018 tarihinde icra dosyasına 20.802,92 TL davalı tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Bozma öncesi alınan 19/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı borçlu tarafından 22/01/2018 tarihinde tüm ferileri ile birlikte 20.802,92 TL olarak ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına ödendiğini, ancak temlik eden ile davalı borçlu arasındaki ticari ilişkinin temlikten sonra da devam ettiği, bu şekilde gelişen ticari ilişkiden kaynaklanan borç nedeniyle davalının ... ... Ltd. Şti'ye 13/01/2017 vadeli ve 50.000,00 TL miktarlı çek ile 06/09/2019 tarihinde ödeme yaptığını, yapılan ödeme nedeniyle esasen davalının temlik edene herhangi bir borcu olmamasına rağmen davalının 31/05/2016 tarihinde yaptığı 50.000,00 TL'lik ödeme ile 06/09/2016 tarihinde çekle yaptığı 50.000,00 TL miktarlı ödemeyi kayıtlarına işlememesi nedeniyle 102.209,70 TL alacaklı göründüğünü, bu nedenle davacının davalıdan alacaklı olmadığı tespit edilmiştir. 07/03/2019 tarihli ek raporda da "Davalı ve dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının tetkikinde 02.08.2016 temlik tarihinde davalının cari hesaplarında dava dışı ... 16.595.115 TL alacaklı gözükürken Dava dışı ... ticari defterlerinde ise bu miktar davalının borç bakiyesinin 66.450.92 TL olarak beklediği görülmüştür. Ancak dava dışı ... gerek kendisi tarafından düzenlenen faturalar ve gerekse yapmış bulunduğu tahsilatlar kendi kayıtlarında yer almadığı gibi Yasal ve usulüne göre işlemlerin yapılmadığı tespit edilmiştir.Davalı tarafından 30.05.2016 tarihinde ödenen 50.000.00 TL tutarlı tahsilat dava dışı şirketin kayıtlarına alınmış olsa idi davacı ile temlik veren ... temliknamede 16.595.15 TL tutarındaki alacağını devir edecek ve daha sonra doğmuş ve dağacak alacakları devir edecekti, dava dışı ... gerek 30.05.2016 tarih 50.000.00 TL gerekse 06.09.2016 tarihli 50.000.00 TL tahsilatları kayıtlarına yasala ve usulüne uygun almış olsa idi ihtilaf kalmayacaktı.Dava dışı ... 02.08.2016 tarihinde yapmış bulunduğu temlike rağmen 06.09.2016 tarihinde davalıdan yapılan tahsilatı almak yerine davacıya yönlendirmesi gerekirken ticari örf ve adete uygun olmayarak kötü niyetli olarak kendisi davalıdan tahsilatı gerçekleştirmiştir. Davalının 30.05.2016 ve 06.09.2016 tarihinde dava dışı ... 100.000.00TL tutarında ödemelerde bulunmuş dava dışı ... cari hesaptan kaynaklanan borç bakiyesi bulunmamaktadır. Yukarıda da detaylı açıkladığım üzere Hak ve nefaset kuralları dikkate alındığında davalının gerek dava dışı şirkete gerekse davacıya mükerrer ödeme yapmasının örf adet ve ticari teamüllere uygun bulunmayacağı kanaatindeyim. 22.01.2018 tarihinde ... 35 icra müd, ... E. nolu dosyasına 20.802.92 TL olarak ödenmiştir. İş bu ödeme ile ilgili olarak sayın mahkemenin ara kararı uyarınca Bakiye 16.695.00 TL asıl alacak miktarı için a+b+c= 885.41+ 1.159,58+359.12= 2.404.11 TL faiz tahakkuk ettirilmiştir."
13/09/2019 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda "Temlikname düzenlenirken sadece dava dışı ... kayıtları baz alınmıştır.... Ltd..Şti. kayıtları düzenli tutulmamıştır. Bu nedenle davalının kayıtlarının da dikkate alınması gerekirdi. Davalı ve dava dışı şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının tetkikinde 02.08.2016 tarihli temlikin 08.08.2016 tebliğ tarihinde davalının cari hesaplarında dava dışı ... Ltd. Şti. 16.595.15 TL alacaklı gözükürken Dava dışı ...kebir mizanında ise bu miktar davalının borç bakiyesinin 66.450.92 TL olarak beklediği görülmüştür... Dava dışı ... yapmış bulunduğu temlike rağmen 06.09.2016 tarihinde davalıdan yapılan tahsilatı basiretli bir tüccar gibi davranarak 50.000.00 TL tahsilatı almak yerine davacıya yönlendirmesi gerekirken kötü niyetli olarak kendisi tarafından tahsilat gerçekleştirmiştir. Davacının temlike konu bakiye 50.000.00 TL tutarındaki alacak miktarını hem davalıdan hem de dava dışı ... müteselsilen talep edebilecektir. Davalı iş bu miktarı dava dışı ... yapmakla sorumluluktan kurtulamayacaktır. 22.01.2018 tarihinde ... 35 icra müd. ... E. nolu dosyasınan16.595.15 Asıl alacak ve 3.563.29 İşlemiş faiz olmak üzere 20.802.92 TL olarak ödenmiştir. İşlemiş faiz miktarı 08.08.2016-13.02.2017 dönemi ile ilgili olarak 66.595.15 TL için tahakkuk ettirilmiştir. Davalının kayıtlarında yer alan Bakiye 16.695.00 TL asıl alacak miktarı için a+b+c= 885.41+ 1.159,58+359.12= 2.404.11 TL TL faiz tahakkuk ettirilmiş 20.01.2018 tarihinde yapılan 885.41 TL mahsubu sonucu 1.518.70 TL daha talep edebilecektir. Davacı Ayrıca bakiye 50.000.00 TL için 13.02.2017 takip tarihinden infaz tarihine kadar 3095 sayılı yasa uyarınca TCMB. Belirlenen değişen oranlardaki avans faiz oranlarından faiz talep edebilecektir. Tahakkuk edecek faizden 20.01.2018 tarihinde ödenen 2.697,92 TL nin mahsubu gerekecektir."
Davalının keşideci olduğu; dava dışı ...'nin lehtar olduğu 31/10/2016 tarihli 50.000 TL bedelli olduğu iş bu çekin davalı ile dava dışı ... arasındaki devam eden cari hesap ilişkisi kapsamında verildiği; 1. Cirantanın dava dışı ...; 2. Cirantanın davacı ...; son cirantanın ... Tic. A.Ş olduğu görülmüştür. Bozma ilamı sonrası ...bank'a yazılan müzekkere cevabında iş bu çekin... A.Ş tarafından ibraz edildiği ve tahsil edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı tarafından ciro edilerek ... Tic. A.Ş'ye verilen iş bu çekin tahsil edilmesi nedeniyle 31/10/2016 tarihli 50.000 TL bedelli çekin alacaktan düşülmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bozma ilamı sonrası dosyaya eklenen davalının keşideci olduğu; dava dışı ...'nin lehtar olduğu 13/01/2017 tarihli 50.000 TL bedelli çekin 1. Cirantanın davalı olduğu; 2. Cirantanın dava dışı ... olduğu; 3. Cirantanın ...- ... Ortaklığı olduğu ve 13/01/2017 tarihinde takas aracılığıyla tahsil işlemi gördüğü davacının iş bu çekte ciranta olarak yer almadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili 07/06/2024 tarihli beyan dilekçesinde " Müvekkil Şirket ve dava dışı ... Firması uzun yıllardır ticari ilişki içerisinde olup, taraflar arasında cari şekilde işleyen hesap ilişkisi bulunmaktadır. 13.01.2017 keşide tarihli çek de devam eden işbu ticari ilişki kapsamında Müvekkil Şirket tarafından, huzurdaki dava konusu temlik edilen alacaktan bağımsız bir alacağa ilişkin olarak ...'ye verilmiştir. Nitekim 13.01.2017 keşide tarihli çekin düzenlenme amacını ortaya koyan, Müvekkil Şirket tarafından verilen siparişlere istinaden ... tarafından düzenlenen faturalar 15.05.2024 tarihli dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenizin bilgilerine sunulmuştur. Neticeten; 13.01.2017 keşide tarihli çek, işbu dava konusu temlik edilen alacaktan tamamen bağımsız bir alacağa ilişkin olarak düzenlenmiştir." 13.01.2017 keşide tarihli çekin temlik edilen alacaktan bağımsız bir alacağa ilişkin olarak düzenlendiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İş bu çekin de 3. Ciranta olan ...- ...Adi Ortaklığı tarafından 13/01/2017 tarihinde takas aracılığıyla tahsil işlemi gördüğü davacının iş bu çekte ciranta olarak yer almadığı ve davalı ile davadışı ... arasında temlik sonrasında da ticari ilişki devam ettiğinden iş bu çekin davalı ile davadışı ... arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olması nedeniyle dikkate alınmamıştır.
Neticeten bozma öncesi alınan bilirkişi kök ve ek raporları da dikkate alındığında davacının dava dışı ... firması ile mevcut alacağı kapsamında davadışı ...'nin davalı şirketten olan 66.595,00 TL alacağını ... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu Alacağın Temlik Sözleşmesi ile davacıya temlik ettiği; sözleşme gereği temlik eden ... muhatap ... (davalı) nezdinde doğmuş veya doğacak alacaklarının 66.595,00 TL miktarını ferileri ve teminatları ile birlikte karşılıksız olarak temellük eden davacıya gayrikabili rücu olarak devir ve temlik ettiğini kabul ettiği; dava dilekçesinde 02/08/2016 tarihli cari hesap raporuna dayanması ve icra takibinde temlik sözleşmesinin tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi karşısında davacının icra takibindeki talebini 02/08/2016 tarihinde mevcut olan alacakla sınırladığı anlaşılmakla davalının icra dosyasına 16.595,00 TL'sini 22.01.2018 tarihinde işlemiş faiz ile 20.802,92 TL olarak ödenmesi nedeniyle ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına konu alacağın 16.595,00 TL'si takip dosyasına ödenmiş olmakla bu alacak ve fer'ileri bakımından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalının keşideci olduğu; dava dışı ...'nin lehtar olduğu 31/10/2016 tarihli 50.000 TL bedelli çekin davalı ile dava dışı ... arasındaki devam eden cari hesap ilişkisi kapsamında verildiği; 1. Cirantanın dava dışı ...; 2. Cirantanın davacı ...; son cirantanın ...Tic. A.Ş olduğu; iş bu çekin ...Tic. A.Ş tarafından ibraz edildiği ve tahsil edildiği; davacı tarafından ciro edilerek ...A.Ş'ye verilen iş bu çekin tahsil edilmesi nedeniyle 31/10/2016 tarihli 50.000 TL bedelli çekin alacaktan düşülmesi gerektiği anlaşılmakla takip kapsamında yapılan faizli ödeme neticesinde 66.595,00 TL- 16.595,00 TL'= 50.000 TL asıl alacak yönünden de davalının itirazında haklı olduğu davacıya borcunun bulunmadığı anlaşılmakla ... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 50.000,00 TL asıl alacak bakımından itirazın iptali davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı vekili davacının kötüniyetli olduğunu iddia etmiş ise de davacının 16.595,00 TL yönünden takibe başlamakta haklı olduğu nitekim davalı tarafından iş bu miktarın faizi ile birlikte dosyaya ödenmesi nedeniyle davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağın 16.595,00 TL'si takip dosyasına ödenmiş olmakla bu alacak ve fer'ileri bakımından konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına,
2-... 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 50.000,00 TL asıl alacak bakımından itirazın iptali davasının reddine,
3-Davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.415,50 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 847,34 TL harcın mahsubu ile noksan 2.568,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 16.595,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 974,75 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 909,90 TL yargılama gideri, 847,34 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı toplamı 1.788,64 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/09/2024
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır