T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/899
KARAR NO: 2024/653
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/11/2022
KARAR TARİHİ: 27/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalılardan ...A.Ş. arasında akdedilen 20.12.2021 Tarihli Güvenlik Sisteminin Temin Kurulum Montaj ve Kiralanması Sözleşmesi kapsamında; ... Şirketi bünyesindeki ... adresinde bulunan “...” isimli işletme ve müvekkili şirketin yetkilisi olduğu...Şti bünyesindeki... adresinde bulunan “...” isimli işletmeye davalı ... tarafından alarm/güvenlik sistemi kurulduğunu, müvekkili şirket bünyesindeki ... adresinde bulunan “...” isimli işletme ... poliçe numaralı, 08.07.2021 tarihli ... Sigorta Poliçesi ile davalı ... tarafında hırsızlık rizikosu ile sigortalandığını, 25.05.2022 tarihinde davalı ... tarafından alarm sistemi kurulan ...adresinde bulunan “...” isimli işletmeye güvenlik sisteminin çalışmaması nedeniyle hırsız girdiğini, davalı ... tarafından hırsızlık rizikosu ile sigortalanan, ...A.Ş. Tarafından alarm/güvenlik sistemi kurulan müvekkili şirkete ait iş yerinde hırsızlık olayı yaşanması nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle Fazlaya dair hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik hırsızlık olayı sonucunda çalınan 2.000 TL değerinde 2 Adet ... marka olan tablet bilgisayarlar, 10 paket ... marka sigara, ...içerisinde bulunan yaklaşık 400 TL, miktarlı para, 1 adet yaklaşık değeri 150 TL olan ... nedeniyle 2.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte faizine, hırsızlık olayı sonucunda ... marka ses sistemde hasar olması nedeniyle 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte faizine, 350 TL noter masrafı olmak üzere toplamda 3.350 TL maddi tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek tarafımıza tahsil edilmesine, davalı ... şirketin eylemlerinin müvekkili şirketin kişisel haklarına saldırı teşkil ettiğinin kabul edilerek davalı ... şirketinden tahsil edilmek üzere olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte; müvekkil şirket lehine 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafların Savunmalarının Özeti:
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; ilk olarak davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olması gerektiğinden bahisle, işbu hususta görev itirazlarının bulunduğunu, açılan işbu davanın konusunu hırsızlık sebebi ile davacı tarafın uğramış olduğu zararın tazmini istemi oluşturmakta olup, davacı ...Tic.Ltd.Şti.'nin sigortalısı olması sebebi ile poliçenin tüketici işlemine haiz olması sonucunda söz konusu davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olması gerektiğini, bu nenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bunun yanında HMK’nın 6. maddesi ile getirilmiş bulunan genel yetki hükümleri gereği ve de müvekkili şirketin adresinin ‘...’ olması da nazarı itibara alınarak, huzurdaki davayı görmeye müvekkili şirketin şirket merkezi adresinin bulunduğu ‘İstanbul Anadolu’ Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca davalı müvekkili şirkete dilekçe eki olarak gösterilen belgeler tebliğ edilmediğini, davaya ilişkin beyanlarının eksiksiz olarak sunulabilmesi için "dava dilekçesi ile eklerinin" de tebliği gerektiğini, davalı müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... no'lu ... ile sigortalı bulunan davacı ... Tic.Ltd.Şti.'nin işletmekte olduğu "..." isimli iş yerinde 25/05/2022 tarihinde meydana gelen hırsızlık fiili neticesinde bir kısım malzemenin ve nakit paranın çalınmış olduğu ve bu sebeple davacı tarafın zarara uğramış olduğu beyan edildiğini, her ne kadar oluşan zarar nedeniyle davacı tarafın sigortacısı konumunda bulunan müvekkili şirkete başvuru yapıldıysa da poliçe kapsamında karşı tarafın davalı sigorta şirketinden talepte bulunması mümkün olmaması nedeniyle müvekkili şirketçe davacıya ret mektubu sunulduğunu, açıklanan nedenlerle dava dilekçesi ekinde belirtilen delillerin taraflarına tebliğ edilmesi halinde bu hususlarda cevap ve karşı delil sunma hakları saklı kalmak üzere, davada görevli Mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olması, Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olması sebebi ile görevsizlik nedeni usulden reddine, takiben, ‘Yetki’ itirazının kabulü ile, davanın yetkisizlik yönünden usulden reddine ve dosyanın, huzurdaki davaya bakmakla yetkili ve görevli olan İstanbul Anadolu Nöbetçi Tüketici Mahkemelerine aksi durumda İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine, aksi kanaatte olunması halinde davalı müvekkil aleyhine açılmış olan işbu haksız davanın esastan reddine, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu meydana gelen hırsızlık olayında müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkil şirket 5188 sayılı kanun, ilgili yasal mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca yerine getirmesi gereken tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu sebeple davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini talep ettiklerini, müvekkili şirkete kusur izafe edilmesi mümkün olmadığını, dava konusu olaya ilişkin sözleşme hükümleri incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, davacıdan çok cüzi tutarda abonelik bedeli talep edilmiştir. sözleşme konusu, davacının aylık olarak ödemekle yükümlü olduğu abonelik bedeliyle talep etmiş olduğu tazminat tutarı açık şekilde nispetsiz ve orantısız olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu hizmet kapsamında hırsızlıkları önleyeceğini taahhüt etmeyeceği de açıkça ortada olduğunu, bu sebeple müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi hakkaniyete ve hukuka aykırı düşeceğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin, sigorta sözleşmesi hükmünde olmadığı ve hırsızlık, yangın vs olaylar bakımından garanti niteliği taşımadığı, sözleşme’de açıkça kararlaştırıldığını, ayrıca sözleşmeyle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getiren müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararı ispat edebilecek nitelikte bir bilgi veya belge sunulmadığını, davacı taraf uğradığı zararı henüz ispat edemediğini, hukuk muhakemeleri kanunu madde 200’de belirtilen değerin üstünde olan uyuşmazlıklar için senetle ispat zorunluluğu getirildiğini, davacının hakkının doğumu ancak bu hakkın varlığının ispatıyla mümkün olduğunu, dosya kapsamında davacı tarafından çalındığı iddia edilen altınlara ilişkin herhangi bir yazılı senet, ticari defter, alış faturası, sevk irsaliyesi, herhangi bir üretim belgesi ve sair hiçbir delil sunulmamıştır. tüm dosya kapsamında ve bilirkişi raporunda çalındığı iddia edilen mallar davacının lafzına dayanmaktadır. hukuk muhakemeleri kanunu uyarınca davacı iddialarını öncelikle senetle ispatlanması gerektiğini, davacı tarafından, çalındığı iddia edilen mallar, aktiflerinde yer aldığı iddia edilen emtia olup; tüm aktifleri gibi çalındığı iddia edilen bu emtianın da şirket bilançolarında, dönem sonu envanterlerinde yer alması gerektiğini, 1 seri no'lu muhasebe sistemi uygulama genel tebliği’nde belirtildiği üzere şirketler muhasebe kayıtlarını tebliğe göre düzenlemek ve eklerine göre de tüm envanterleri tutmak zorunda olduğunu, davacının uğradığını iddia ettiği zararın ispat edilebilmesi için ticari defterlerin ve yukarıda belirtilen davacıya ait ticari kayıt ve belgelerin üzerinde mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, aksi durumda tesis edilecek hüküm her türlü hukuki dayanaktan ve en önemlisi somut ispattan yoksun kalacağını, davacı tacir olması sebebiyle uğradığını iddia ettiği zararı ticari defterleriyle, ticari kayıt ve belgeleriyle ve sair somut yazılı delillerle ispat etmek zorunda olduğunu, tacirin uğradığını iddia ettiği zararını ispat etmesi için yaklaşık olarak ispat etmiş olması hukuken kabul edilemediğini, tarafları tacir olan emsal davalarda alacağın veya uğranılan zararın ispatı için ticari defterler üzerinde inceleme yapılması gerektiğinin tartışmasız olduğu hususu emsal yargıtay içtihatlarında da açıkça belirtildiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, yukarıda açıklanan ve mahkemece resen tespit edilecek olan sebeplerle haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında bulunan güvenlik kamera görüntülerini gösterir CD'den iki suret,
2-... Sigorta A.Ş'den gelen davaya dayanak hasar dosyası,
3-Bilirkişi raporları,
4-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası, davacıya ait iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davalı ... şirketi ile sigorta şirketine açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasında, davalılardan ...A.Ş. Tarafından davacının ...adresinde bulunan ... isimli iş yerine taraflar arasındaki güvenlik siteminin temin kurulum montaj ve kiralanması sözleşmesi kapsamında güvenlik uyarı sistemi ve kamerası kurulduğu ve diğer davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından davacıya ait iş yerinin 08.07.2021- 08.07.2022 tarihleri arasında geçerli " İşletmem ..." ile sigortalandığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından işletilen anılan iş yerine 25.05.2022 tarihinde kimliği belirsiz bir kişi tarafından hırsızlık amacıyla girilmesi nedeniyle davacının maddi zararının bulunup bulunmadığı, bu olay nedeniyle davacının davalı ...A.Ş.'den manevi tazminat talep edip edemeyeceği hususundadır.
Dosyaya celp edilen belgelerin incelenmesinde, davacı ile davalılardan ...A.Ş arasında 20.12.2021 tarihinde "..." imzalandığı, sözleşmenin konusunun davacının istekleri doğrultusunda tasarlanmış ve mülkiyeti davalıya ait olan cihaz ve ekipmanlar ile elektronik güvenlik sistemlerinin temini, tesisi, sözleşme süresince davacıya kiralanmasından ibaret olduğu, sözleşmeye konu montaj hizmetinin verileceği yerin "..." olduğu, adreste bulunan iş yerinin davalı sigorta şirketince 08.07.2021- 08.07.2022 tarihleri arasında geçerli " ..." ile sigortalandığı, hırsızlık vakası nedeniyle oluşacak zararın 25.000,00 TL limiti ile poliçe kapsamında alındığı anlaşılmıştır.
Mahallinde bir güvenlik uzmanı, bir elektrik- elektronik mühendisi ve bir sigorta uzmanı eşliğinde 18.09.2023 tarihinde keşif yapılmış, bilirkişi heyetince tanzim edilen 26.11.2023 tarihli bilirkişi raporu dosyaya ibraz edilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen 26.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, " 25.05.2022 tarihine (hırsızlık olayının meydana geldiği) davacıya ait “...” isimli işyerine kurulu ... Sistemi harici ve dahili sirenlerinin olay sırasında devreye girmediği, dış sirenin devreye girmesi halinde yaklaşık olarak 100-110 desibel ses yayacağı düşünüldüğünde, çevrede bulunan otellerin çalışanlarının sesleri duymaları sonucu tepki verebilecekleri, yine kimliği meçhul şahısın işyeri içerisine girişi ve (22) dakika içeride bulunduğu sırada birden fazla kişinin işyeri önünden (kamera görüntülerinden) geçtiği, bu kişilerin de alarm seslerini duyabilecekleri ve bir hareketliliğin olabileceğinin aşikâr olduğu, davacının 25.0.2022 tarihli “Şikayetçi İfade Tutanağı”nda; “...benim dükkanımda güvenlik alarm sistemi vardı ve açıktı (kurulu), ancak hırsızlık yapan şahıs camı zorlayarak içeri girdiği esnada devreye girmemiş …” yönündeki beyanlarına bakıldığında, davalı ... tarafından davacı işyerine kurulmuş olan alarm sisteminin hırsızlık olayı sırasında sinyal üretmediği, bu nedenle harici ve dahili sirenin çalışmadığı anlaşılmakla birlikte, Özel güvenlik uzmanı bilirkişinin talebi doğrultusunda 18.09.2023 tarihli keşif tutanağı
ile davalı ... vekilinden mahkemeye sunulması istenen “Alarm Sinyal Kayıtları” nın dava dosyasına sunulmaması nedeniyle davalı ... tarafından davacı işyerine kurulmuş olan alarm sistemi sinyal kayıtları ile ilgili herhangi bir inceleme yapılamadığı, davacı tarafından hasar aldığı ifade edilen ...ses sisteminde yapılan inceleme ve kontrollerde ilgili ses sisteminde herhangi bir işlevsel veya fiziksel bir problem olmadığının tespit edildiği, davacı işyerine kurulmuş olan alarm sisteminin hırsızlık olayı sırasında sinyal üretmediği, bu nedenle harici ve dahili sirenin çalışmadığından dolayı davalı ...’in meydana gelen hırsızlık olayında kusurlu olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
Davaya dayanak olayın meydana geldiği iş yerine ait güvenlik kameralarının tam çözümünün yapılması için dosya alanında uzman bir bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur.
Dosyaya ibraz edilen24.06.2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde, davacı tarafından işletilen iş yerine 25.052022 tarihinde kimliği belirsiz bir şahsın gece saatlerinde hırsızlık amacı ile cam kapıları açarak girdiği, şahsın iş yerinde bir kısım yerleri kontrol ederek çalınmaya elverişli eşyaları aradığı, bilirkişi raporuna yansıtılan ve Mahkememizce de incelenen görüntülerde davacının iş yerine giren şahsın iş yerinden dava dilekçesinde ileri sürülen eşyaları aldığına dair bir görüntüye rastlanmadığı anlaşılmıştır.
Davacının manevi tazminat yönünden talebi yönünden ise; manevi zarar mal varlığında bir azalmayı değil, kişilik haklarına vaki tecavüz nedeniyle bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ve ızdırabı, elemi ve böylece yaşama zevkinde bir azalmayı ifade ettiği, 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 49. (TBK 58) maddesine göre, "şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir" hükmünün yer aldığı, şahsiyet haklarına saldırıda, manevi tazminat istenebilmesi için 818 sayılı BK 49. (TBK 58) maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi gerektiği, bu şartların ise şahsiyet haklarına saldırı olması, saldırının haksız olması, manevi zarara uğranılması, kusurlu olunması ve illiyet bağı bulunması olduğu, somut olayda geç teslim durumunun MK'nın 24 ve BK'nın 49. (TBK 58) maddeleri anlamında kişilik haklarının ihlaline neden olacağının kabulü mümkün olmadığı, her sözleşmeye aykırılık halinin manevi tazminat gerektirmeyeceği gibi, davacı tarafça da meydana gelen olay nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği ispat edilemediği, bu itibarla, davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı, BK'nın 49. (TBK 58) maddesinde öngörülen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirjkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı ... A.Ş.'nin davacının iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak taraflar arasında imzalanan sözleşmeden doğan edimini gereği gibi yerine getirmediğinden kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ise de, meydana gelen olay nedeniyle davacının maddi zarara uğradığına dair davacı tarafından dosyaya delil sunulmadığı, incelenen güvenlik kamerası görüntülerinden davacının ileri sürdüğü eşyaların çalındığının tespit edilemediği, manevi tazminat talebi yönünden ise yasal koşulların oluşmadığı nazara alınarak davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 142,60 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 285,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.350,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/09/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç: 142,60 TL
Karar Harcı: 427,60 TL
Noksan Harç: 285,00 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 11.160,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 9.000,00 TL
ATGV Ücreti : 1.400,00 TL
Posta Giderleri : 760,00 TL