T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/115
KARAR NO : 2024/737
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 29/03/2010
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile ... Ltd. Şti. arasında 16/09/1997 tarihinde sabit fiyat garantili Konut Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme içinde konutun en geç 31/03/2000 tarihinde tesliminin garanti edildiğini, geciken her ay için rayiç kira bedeli ödeneceğinin kabul gördüğünü, ancak ödemelerini yapmasına karşın şirketle yaptığı görüşmelerde şirket mal varlığına tedbir konduğunu ve fiili teslimin mümkün olmadığını öğrendiğini, şirketin ...Adı altında kooperatifleştiğini öğrendiğini, kendisine satılan konutların kooperatife üye yapılanlara teslim edileceğini, kendisi üye olmadığı için konutunu teslim alma imkanının bertaraf edildiğini belirterek konutun kira kayıplarıyla birlikte verilmesini, mümkün olmaması halinde rayiç kira bedeli karşılığı 140.000,00 TL ve 31/03/2000 tarihinden itibaren aylık 300,00 TL rayiç kira bedelleri toplamı olarak 36.000,00 TL olmak üzere toplam 176.000,00 TL'nin işleyecek ticari avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafların Savunmalarının Özeti:
Davalılar ...Şti. Ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usule müteallik itirazlarını takiben esasa dair yanıtlarında davalı şirketin sözleşme konusu konutları inşa edip teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen bu taahhüdünü hukuki ve fiili imkansızlıklar nedeniyle yerine getiremediğini, zira ... ve yöneticisi olduğu şirketlerin tüm malvarlığına tedbir konduğunu, 2000 yılı Haziran ayından sonra şirketlerinin ticari faaliyetlerini yapamaz hale geldiğini, rakiplerin şirketlerinin başarılarını hazmedemediklerini, yapılan haksız yayınlarla ihtiyati tedbir kararlarının zeminini hazırladıklarını, davacının 140.000,00 TL'lik rayiç değer ile 36.000,00 TL'lik kira mahrumiyeti talebinin hukuka aykırı olduğunu, zira rayiç bedel talebi ile sözleşmenin feshi istenirken sözleşmenin devamı mahiyetinde olan kira mahrumiyetinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usule mütallik itirazlarını takiben esasa dair yanıtlarında davacının kooparatiflerine ortak olmadığını, ortaklık için başvuruda bulunmadığını, ödemelerini diğer davalı ... Şti.'ne yaptığını, bu şirketten kendilerine davacı adına herhangi bir nakil yapılmadığını, yaptıkları sözleşmenin dahi geçersiz olduğunu belirterek usulü nedenler ve esasa dair itirazları sonucu davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-Bilirkişi kök ve ek raporları,
2-... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası,
3-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Dava dosyası, ... 1. Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı kararına karşı yağılan istinaf başvurusu sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin ...Esas...Karar sayılı kararı gereğince Mahkememize gönderilmiştir.
Dava; davacının davalılardan ... Şirketi ile imzaladığı konut satış sözleşmesi gereğince taşınmazın teslim ve tescili ile kira kaybı tazminatının ödenmesi aksi halde taşınmazın rayiç değerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizce davacı tarafından davalı şirkete yatırılan bedelin diğer davalı kooperatife aktarılıp aktarılmadığı, varsa aktarılan bedelin inşaat yapımında kullanılıp kullanılmadığı, miktarının ne olduğu, koopetarifin diğer ortakları arasında davacı ile benzer nitelik taşıyan kişilere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 23. Maddesindeki esaslar dikkate alınarak ne gibi bir uygulama yapıldığı, davalı şirketin davacı dışında başka şahıslara da aynı şekilde konut satıp satmadığı, davalı kooperatifin yetkili organlarınca, başlangıçta davalı şirket ile muhatap olan kişilerle hukuki ilişki kurmasına dayanak karar alınıp alınmadığı, davalı şirketten konut alan şahısların davalı kooperatif tarafından ortak olarak kabul edilip edilmediği, davacı ile aynı konumda olan şahıslar ile davacı arasında eşitliğe aykırı bir biçimde uygulama yaratılıp yaratılmadığı hususlarında mali müşavir bilirkişisi ile kooperatif uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 13.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "Davalı şirket ile davacı arasında düzenlenen 16.09.1997 tarihli adi nitelikteki sabit fiyatlı konut satış sözleşmesinde, davalı kooperatifin sorumluluğunun bulunduğu
yönünde bir düzenlemenin bulunmadığı, davalı Şirket ile davalı kooperatif arasındaki hizmet akdi sözleşmesinin 31.12.1997 tarihinde fesh edildiği, davacı ile davalı ... şirketi arasındaki sabit bedelli konut satış sözleşmesinin ise iş bu sözleşmenin feshinden 3 ay önce 16.09.1997 tarihinde kurulduğu, davacının senet karşılığı taksitli ödemelerinin bu tarihten sonra belirlenen vadeler gereği 2000 yılına kadar davalı ... şirketine ödendiği, davacı ile davalı kooperatif arasında akdedilmiş olan sözleşme, dosyaya sunulu ödeme belgelerine göre davacının 16.09.1997 – 20.01.2000 tarihler arasında davalı ... şirketine yaptığı ödemeler toplamının 4.640,00TL olduğu, davalı Kooperatif ile davalı ... şirketi arasında düzenlenen 22.06.1995 tarihli hizmet sözleşmesinde davalı şirketin bulacağı iştirakçilerle (müşterilerle), davalı kooperatifin iştirakçilere karşı her hangi bir yükümlülüğünün olmayacağı hususunun açık şekilde düzenlendiği, bakanlığın, davalı şirket ile davalı kooperatif arasında yapılan 22.06.1995 tarihli hizmet sözleşmesinin(genel kurulca oy birliği ile onaylanmasına rağmen) 1163 sayılı kooperatifler kanununa aykırı bulunduğu, davalı kooperatife üye yapma yetkisinin devir edilemeyeceği ilkesi gereği davalı şirketle yapılan hizmet sözleşmesinin geçersiz olduğu, davalı şirket ile sözleşme yaparak bu şirketten daire satın alanların hiçbir bedel ödemeksizin davalı kooperatife zorunlu olarak üye kaydedilemeyeceğinden ,iştirakçilerin davalı şirkete ödediği ödemelerin derhal davalı şirket tarafından davalı kooperatif hesaplarına aktarılması ve anılan kişilerin kooperatife üye olmalarının sağlanması gerektiği yönünde talimatın verildiği, davalı kooperatifin 25.04.2004 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısın da kooperatifin hazirun cetveli dışında, daire satın aldığını iddia eden 3.kişilerin bir ay içerisinde ortaklık talebinde bulunmaları ve evraklarının diğer ortaklarla aynı olması halinde ortak kaydedilmelerinin önerildiği “ bu önerge gereği hazirun cetvelinde gösterilmeyen davalı şirketten daire satın aldığını iddia eden kişilerin 01.06.2004 tarihine kadar geçmişte ortakların ödemiş oldukları ödemeleri de yapmaları şartı ile ortak yapılmalarına karar verilmiş olmasına rağmen davacının davalı kooperatife bu süre içinde ortak olmak amacı ile baş vurmadığı, davalı ... şirketinden adi sözleşme ile konut satın alanlardan sadece davalı
kooperatife üye olmayı kabul eden ve davalı şirkete yapılan ödemeleri davalı kooperatife aktarılan kişilerin kooperatif üyesi sıfatıyla davalı kooperatiften daire sahip olmalarının sağlandığı, eşitlik ilkesi gereği uygulamanın da bu şekilde benimsenmiş olduğu, davalı şirketin iştirakçilerden topladığı ancak kooperatife devir edilmeyen 18.222.151.000.TL’nin şirketin uhdesinde kaldığının, gelirler baş kontrolörlüğünün 17.06.1999 tarihli inceleme ve denetim raporu ile tespit edildiği,17.06.1999 tarihli gelirler baş kontrolörlerinin inceleme tutanağında davalı kooperatif ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin 31.12.1997 tarihi itibari ile rızaen fesh edildiği , hesaplaşmanın ve faturanın 1997 yılı sonu itibari ile
keşide edilmiş ve ilişkinin sonlandırılmış olduğu ancak davalı ... Şirketinin iştirakçilerden topladığı 703.222.151.000.TL – 685.000.000.000.TL= 18.222.151.000.TL yi davalı kooperatife devir etmediği bu ödemelerin davalı şirketin uhdesinde kaldığının tespit edilmesi sonucu davacının davalı ... şirketi ile yapmış olduğu 16.09.1997 tarihli konut satış sözleşmesi ile ... şirketine ödemeye yeni başladığı konut bedelinin davalı kooperatife aktarılmadığının değerlendirildiği,
1163 sayılı kooperatifler kanununun 23. Maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi gereği davacı ile aynı konumda olan şahıslar ile davacı arasında eşitliğe aykırı bir biçimde bir uygulamanın yaratılmadığı davacının davalı şirket ile tanzim ettiği sözleşme 14.07.1995 tarihli olup davalı şirket ile kooperatif arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinin 31.12.1997 tarihinde fesh edildiği ancak davacıdan tahsil edilen ödemelerin kooperatife üyeliğine kabul edilen diğer kişiler(iştirakçiler) gibi ödemelerinin davalı kooperatife aktarıldığının teyit , tespit ve ispat edilemediği, davacının 16.09.1997 tarihli sabit bedelli konut satış sözleşmesi gereği davalı şirkete (...) ödediği konut bedeli karşılığında , sadece davalı şirketin davacıya konut teslim etme yükümlülüğünün bulunduğu, bunun mümkün olmaması halinde davacının davalı ... şirketinden tazminat isteminde bulunabileceği" yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyaya sunulan gerekçeli, somut olay ve dosya içeriği ile uyumlu, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli bilirkişi raporuna Mahkememizce itibar edilerek, davacının davalı şirket ile davalı gerçek kişiden 4.600,00 TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Dosyada mevcut İstinaf incelemesi öncesinde ibraz edilmiş 15.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının alacağı olan 4.600,00 TL'nin dava tarihi olan 23.09.2010 tarihi itibariyle 80.683,00 TL olduğu tespit edildiğinden ve anılan bilirkişi raporuna Mahkememizce itibar edildiğinden, davacının dava tarihi itibariyle güncel alacağının ne kadar olduğu hususunda Mahkememizce ayrı bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirket ve şirket sahibinden alacaklı olduğu, davacının davalı kooperatife üye olmaması nedeniyle alacağının davalı kooperatife karşı ileri süremeyeceği anlaşılmakla davacının davalı kooperatife yönelik davasının pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara yönelik davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacının davalı Tasfiye Halinde ... ilişkin davasının pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL nispi karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davalı Tasfiye Halinde ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Tasfiye Halinde ...'ne verilmesine,
Davalı Tasfiye Halinde ... tarafından yapılan 556,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı Tasfiye Halinde ...'ne verilmesine,
2-Davacının davalılar ... Ltd. Şti. Ve ... hakkındaki davasının KISMEN KABULÜNE,
80.683,00 TL'nin 29/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Diğer taleplerin ve fazlaya dair taleplerin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.511,46 TL nispi karar harcının davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalılar ... Ltd. Şti. Ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 10.415,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 4.774,50 TL yargılama gideri'nin davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... Ltd. Şti. Tarafından yapılan 550,00 TL yargılama giderinin davanın kabul red miktar oranı göz önüne alınarak hesaplanan 252,13 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... Ltd. Şti.'ne verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/10/2024
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır
Davalı Tasfiye Halinde ... yönünden;
Harç/ Masraf Dökümü
Karar Harcı : 427,60 TL
Noksan Harç : 427,60 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 10.537,60 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 556,00 TL
Davalılar ... Ltd. Şti. Ve ... yönünden;
Harç/ Masraf Dökümü
Karar Harcı : 5.511,46 TL
Noksan Harç : 5.511,46 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 10.537,60 TL
Davalılar Gider Avansı
Yatırılan Avans : 550,000 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 10.550,00 TL
Posta Giderleri : 971,00 TL