T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/155 Esas
KARAR NO : 2025/157
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında tekstil ürünleri ile ilgili ticari ilişkinin başladığını, davacı tarafından davalı yana irsaliyeye konu pantolon ve sweatshirtleri aralarındaki şifahi anlaşmaya uygun olarak üzerlerine dijital baskı yapması için davalı şirket ...ne teslim etmiş, davalı taraf da baskıları yaparak bu ürünleri müvekkiline iade ettiğini, yapılan bu baskı işleminden sonra mallar üzerinde rutin bir inceleme yapıldığını, görünüşte bir hata tespit edilemediğini, bunun üzerine müvekkilinin bu dijital baskı işlemi nedeniyle aralarında kararlaştırılan bedelin ekli faturalar karşılığında davalıya ödendiğini, Müvekkilinin, davalıdan teslim aldığı bu ürünleri yurt dışına ihraç prosedürüne uygun olarak ... ülkesinde bulunan ... isimli müşterisine gönderdiğini, Alıcı firmanın bu ürünleri mağazalarında satışa sunduğunu ancak bireysel müşterileri satınalmış oldukları bu ürünlerin yıkanmaları sırasında dijital baskılarından boya aktığı gerekçesiyle aldıkları ürünleri mağazalara iade etmeleri üzerine firmanın mağazalarındaki bu kusurlu ürünleri toplattığını, ürünler üzerinde yaptırdığı inceleme sonucunda sweatshirtlerin %100 oranında, pantolonların ise %25 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiğini belirterek müvekkiline yapması gereken ödemeden bu orana denk gelen 8.330 EUR tutarında bir kesinti yaptığını, ... numaralı, 08.06.2022 tarihli ve 8.330 EUR meblağlı bu reklamasyon faturasını ve Türkçe çevirisini dava dilekçelerine eklediklerini, Yurtdışı müşteri ... Firması, bu ticari ürünlerle ilgili olarak bu gelişmeleri aşama aşama müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin bu bildirimler üzerine, ihraç ürünlerden ayrılan birer adet numunelerin 01.04.2022 tarihinde bağımsız ve güvenilir bir denetim kuruluşu olan ... ŞTİ'ne göndererek ürünler üzerinde inceleme yaptırdığını, denetim şirketinin yapmış olduğu inceleme sonucunda hazırladığı ... tarihli, ... ve ... numaralı raporlarında numunelerin baskı boya yönünden kusurlu olduğuna dair iki adet rapor düzenlediğini, Müvekkilinin bu süreçte konu ile İlgili olarak bir yandan gerek telefon ve gerekse e-posta yoluyla davalı şirket yetkilileriyle irtibata geçerek onları bilgilendirdiğini, diğer yandan da bu kusurun giderilebilmesinin veya zararın azaltılabilmesinin çarelerini araştırdığını, Bu kapsamda hem davalı taraf ve hem de yurt dışı müşterisiyle sürekli irtibat halinde olduğunu, dilekçeye eklenen ... numaralı yurtdışı faturadan da anlaşılacağı üzere gayretleri kısmen sonuç vermiş, ihraç edilen pantolonlarda kusurun az olması nedeniyle ... tarafından bu ürünlerde sadece %25 oranında bir iskonto yapılarak bu ürünlerin tekrar satışa sunulduğunu,, sweatshirtleri ise çok kusurlu olmaları nedeniyle tamamen satıştan çekilerek ürün bedeli %100 olarak müvekkil şirkete fatura edildiğini, yani müvekkilin alacağından mahsup edildiğini, Müvekkilinin yurtdışı Müşterisi tarafından %100 ayıplıkusurlu olması nedeniyle mağazalarından toplattığı ürünleri, bunların bu haliyle yurt içinde de satılamayacağı nedeniyle nakliye vs. Masraflarıyla zararın daha da artmaması için bu ürünleri geri getirtmemiş, böylece oluşan zararı en aza indirmeye çalıştığını, Bu sebeple malların müvekkilde bulunmadığını, gelinen aşamada, davalı tarafın zararın giderilmesine yanaşmaması üzerine müvekkilinin yurtdışı müşterisi” tarafından alacağından mahsup edilen 8.330 EUR karşılığı olarak icra takibine konu 25.07.2022 tarih, ... numaralı ve 150.026,16 TL tutarındaki e-faturayı düzenleyerek davalı tarafa gönderdiğini, davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın şimdilik 1.000 EUR luk kısmı için iptali ile takibin devamına, Borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın 9020' sinden az olmamak üzere hakkında icra İnkâr tazminatına/kötü niyet tazminatına Mahküm Edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve eklerinde belirtilen “raporların alındığı materyallerin baskısının müvekkili şirket tarafından yapıldığı kanıtlanmadan ve sadece 2 ürünün ayıplı olduğuna dair rapor alınmak suretiyle dava açıldığını, kaldı ki ürünlerin "tacir" olan davacı tarafından incelenerek ihraç edilmiş olduğunu, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde "açık ayıp" niteliğinde iddialarında bulunulduğunu ancak TBK'nun 474/f. |' mmaddesindeki “İş sahibi eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır” hükmüne uyulmama sebebinin belirtilmediğini, ihraç edildikten ve böylece "ayıp" incelemesi yapılma imkânı ortadan kalkan eserlerin ayıplı olduğu iddia edilerek talepte bulunulduğunu, ayıplı olduğu iddia edilen eserlerin de müvekkili firma tarafından yapılanlar olup olmadığının belirlenmesi imkânının ortadan kaldırıldığını, Yaklaşık 2000 adet materyal içinden, baskı işleminden uzun bir süre sonra, müvekkili şirket tarafından baskısının yapıldığı dahi şüpheli 2 adeti için rapor düzenlenerek bu davanın ikame edildiğini, Yasal ayıp ihbar süresi geçirilmesi bir yana tacir olması itibari ile gerekli kontrolleri yapmadan mal ihraç ettiğini iddia ederek ve sonrasında Müvekkiline izafe edilmesi imkânsız olan gerekçelerle talepte bulunulmasının yasal himaye göremeyeceğini, davanın haksız olduğunu, yersiz olarak açıldığını ve reddinin gerektiğini, buna rağmen davacı tarafından şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebi de yersiz olduğunu, HMK Madde 390 gereği "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, " Oysa davacı yanın "yaklaşık olarak" dahi haklılığını ispat etmesinin söz konusu olmadığını, açıklanan ve tespit olunacak nedenlerle; Öncelikle ihtiyati tedbir talebinin ve akabinde haksız ve yersiz davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıya yüklenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlığın, ayıplı ürün iddiasından kaynaklanan fatura alacağına müstenit ... 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı /takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Mahkememizin 26/03/2024 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 tekstil mühendisi 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları sunulan deliller kapsamında numumelerin de fiziki olarak incelenmesi suretiyle dava konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığı , ayıplı olması durumunda açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğu davacının takip talebinde haklı olup olmadığı ve var ise alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişiler ... ile ...'a tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 05/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Somut olaydaki iddia, savunma, vakıa ve sunulan belgeler, Mahkemenin tarafımıza tevdi ettiği görev kapsamında değerlendirildiğinde, Davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ... model pantolonlar bilirkişi incelemesine sunulmadığı gibi ayıplı olduklarını gösteren bağımsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu da sunulmadığından ayıplı olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, Davacının test yapılması için ... Ltd. Şti.'ne teslim ettiği ... ve ... nolu test raporları konusu numunelerin bağımsız kişi veya kurumlarca dava konusu ürünler içerisinden seçilmediği, davacının bu numunelerin dava konusu ürünlerden elinde kalanlar olduğunu beyan ettiği, testi yapılan ürünlerin davacının baskı işlemi yaptığı ürünlerden olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, dava konusu ... model ... ürünler bilirkişi incelemesine de sunulmadığından davacının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu, Yıkama sonrası baskının akması ayıbının yıkama testi yapılarak anlaşılabilecek bir ayıp olduğu, davacının işin olağan akışına göre muayene ve ayıp ihbarını süresinde yapmadığı, detaylıca verilen kayıtlarına göre Davacının davalıdan alacak talebinin olmadığı görülmüştür. " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 17/09/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile davacı vekilinin itirazlarının tek tek değerlendirilmesi için dosyamızın önceki bilirkişiye tevdiine, yeni bir bilirkişi raporu alınması talebinin reddine karar verilmiş, mahkememiz dosyası önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından sunulan 07/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Davacı tarafından dosyaya sunulmuş olan davacı tarafından davalıya gönderilen e-mail yazışma görüntüleri aşağıdadır. E-mail yazışmaları incelendiğinde; davalının baskı yaparak davacıya teslim etmiş olduğu ürünlerin ayıplı olduğunu kabul ettiği sonucuna varılamamaktadır. Ancak yine de takdir sayın mahkemenindir. Taraflar arasında gerçekleşen arabuluculuk sonrasında düzenlenen tutanak incelendiğinde de davalının ayıbı kabul ettiğine dair herhangi bir yazıya rastlanmamıştır. Davacı vekili 05.04.2024 tarihli dilekçesiyle bilirkişi incelemesine herhangi bir ürün veya numune sunamayacağını beyan ettiğinden dava konusu ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Davacının test yapılması için ... Ltd. Şti.’ne teslim ettiği ... ve ... nolu test raporları konusu numuneler bağımsız kişi veya kurumlarca dava konusu ürünler içerisinden seçilmemiştir. Davacı bu numunelerin dava konusu ürünlerden elinde kalanlar olduğunu beyan etmektedir. Testi yapılan ürünlerin davacının baskı işlemi yaptığı ürünlerden olduğu iddiası ispata muhtaçtır. Dava konusu ürünler bilirkişi incelemesine de sunulmadığından davacının ayıp iddiası ispata muhtaçtır Davalı davaya cevap dilekçesinde ayıba itiraz ettiği gibi davalı tarafından muayene ve ayıp ihbarı yükümlülüğünün süresinde yapılmadığına dair itirazı bulunmaktadır. Bilirkişi olarak re'sen ayıp ihbarı yükümlülüğünün işin olağan akışına göre süresinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilmemiş, davalının itirazı değerlendirilmiştir. Baskının akıp akmadığının anlaşılması için tekstilde işin olağan akışına göre yıkama testinin ne zaman yapılması gerektiği hususu hukuki değil teknik bir konudur. Teknik bir hususun bilirkişi tarafından açıklanması bilirkişinin görevidir. Kök raporumuzda muayene ve ayıp ihbarının hukuki yönden değerlendirilmesi sayın hakimin takdirine bırakılmıştır. Daha Sonra davalı tarafından 27.07.2022 Tarihinde iade Faturası düzenlendiği bu hususta davacıyana mail de atıldığı ,Merhaba ... bey;... tarihli ... nolu faturanıza binaen kesilen ... tarihli ... nolu faturayı red ettiniz buitibarla tekraren ekte ki fatura gönderilmiş olup,bunuda red etmeniz durumunda tekrar fatura kesilmeyeceği hiç bir talebinizin ve göndermiş veyagönderilecek fatura ve içeriklerini kabul etmediğimizive etmeyeceğimiz ihtaren bildiririz.Ancak yapılan incelemelerde davacı tarafından reddedildiği yani sistemlere alınmadığı ve davacıtarafından kabul edilmediği görülmüştür. " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... Ltd. Şti. tarafından davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne gönderilen ürünlere baskı işlemi yapılarak davacıya teslim edildiği, davacı tarafından teslim alınan baskılı ürünler yurt dışı (...) müşterisi ... firmasına ihraç edildiği, davacı tarafından davalının bir kısım ürünlere yapmış olduğu baskı işleminin ayıplı olduğunu iddia ettiği, ayıplı baskı nedeniyle ürünlerin ayıplı hale geldiğini, müşterisinin kendisine reklamasyon kestiğini, kendisinin de müşterisinin reklamasyonunu davalıya yansıttığını iddia etmektedir.
Davacının, davalıdan teslim aldığı ürünleri 26.03.2024 tarihindeki duruşmada dinlenen tanık ifadelerine göre basit kontrolleri yapılarak yurt dışı müşterisine ihraç edildiği, nihai tüketiciler tarafından ürünler yıkanınca baskı boyasının aktığının tespit edildiği ve yurt dışı müşterisi tarafından davacıya ayıp bildiriminin yapıldığı, yurt dışı müşterisinin ayıp bildirimi üzerine davacı tarafından davalıya 01.04.2022 tarihinde ayıp ihbarı yapıldığı taraflar arasında gerçekleşen e-mail yazışmalarından anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından ... sipariş numaralı sweatshirt ürünlerden 1 adet siyah renk ve 1 adet gri renk ürün 01.04.2022 tarihinde ...Ltd. Şti.'ne teslim edilerek test yapılması istenilmiş,... Ltd. Şti.'nin ... tarihli ... nolu test raporuna göre; yapılan yıkama testi sonucunda ... sipariş nolu siyah renk ... ürünün baskı görünümü yönünden testten kalmış olduğu, ... Şti.'nin ... tarihli ... nolu test raporuna göre; yapılan yıkama testi sonucunda ... sipariş numaralı gri renk sweatshirt ürünün baskı görünümü yönünden testten kalmış olduğu görülmüştür.
Davacı vekili 05.04.2024 tarihli dilekçesiyle bilirkişi incelemesine herhangi bir ürün veya numune sunamayacağını beyan ettiğinden dava konusu ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi ise “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” hükmünü içermektedir. Anılan hükümlerde ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmıştır. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşıyacaktır. İspat yükünün belirlenebilmesi için önce ilgili maddi hukuk kuralındaki koşul vakıaların doğru bir şekilde tespit edilmiş olması ve buna uygun somut vakıaların ortaya konulmuş olması gerekir. Her bir vakıa bakımından lehine hak çıkarma çerçevesinde ispat yükü kuralları belirlenir.
Bu bağlamda satım sözleşmesinden kaynaklanan tazminat isteminde alıcı- davacı, satılanın ayıplı olduğu iddiasına bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf konumunda olduğundan satım sözleşmesine konu ürünlerin ayıplı olduğuna dair iddiayı ispatla mükelleftir. Bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere, davacının test yapılması için ...Şti.'ne teslim ettiği ... ve ... nolu test raporları konusu numuneler bağımsız kişi veya kurumlarca dava konusu ürünler içerisinden seçilmediği anlaşılmaktadır. Davacı bu numunelerin dava konusu ürünlerden elinde kalanlar olduğunu beyan etmekle, testi yapılan ürünlerin davacının baskı işlemi yaptığı ürünlerden olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, adli makamlarca ürünlerin ayıplı olduğuna dair yapılmış bir tespit kararının da sunulamadığı, ürün içeriğinin mahkememizce tespitine imkan sağlayacak şahit (örnek) numunelerin davacı tarafından ibraz edilemediği dolayısıyla ürünlerin ayıplı olduğu iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın REDDİNE,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.366,20-TL karar harcının peşin yatırılan 341,55-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 1.024,65-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır