T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/195 Esas
KARAR NO : 2024/748
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2023
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından mal sahibine vekaleten yönetilen ... kiracılarından olup , davalı ile müvekkili arasında 06.01.2021 tarihli "Tanıtım Çalışmalarına Yönelik” Sözleşme imzaladığını, İşbu Tanıtım Çalışmalarına Yönelik Sözleşme ile müvekkilinin Tanıtım Çalışmalarına Yönelik AVM'nin ve dolayısıyla tüm kiracıların faaliyetlerinin tanıtılması ve AVM'nin müşteri potansiyelinin arttırılması için reklam verdiğini, tanıtım çalışmaları yapmakta olduğunu, konser ve diğer etkinlikler yaparak AVM nin müşteri sayısını ve kiracılarının cirosunun artmasını sağladığını, müvekkili davacının, işbu tanıtım faaliyetlerini yürütmesi için kiracılardan katkı payı talep ettiğini ve bu katkı payının ödenmesi için 3 aylık periyotları kapsayan tanıtım faaliyetleri için kiracılara fatura kesildiğini, kiracı ile akdedilen Tanıtım Çalışmalarına Yönelik Sözleşme çerçevesinde davalı tarafa A.2021 yılı Nisan - Haziran B.2021 yılı Temmuz - Eylül C.2021 yılı Ekim - Aralık D.2022 yılı Ocak - Mart E.2022 yılı Nisan Haziran dönemlerine ilişin reklam katkı payı faturaları gönderildiğini, davalı tarafından işbu faturaların süresi içinde ödenmediğini, davalı hakkında ... 11.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi açıldığını ancak davalının takibe itiraz etmesi sonucu takibi durdurulduğunu, HMK 17. Maddesi gereği tarafların her ikisinin de tacir olması halinde yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, Tanıtım Çalışmalarına Yönelik Sözleşmenin 8.maddesinde işbu sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Merkez İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili kılındığından işbu itirazın iptali davası yetkili kılınan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açıldığını, zira davalının takibe itirazları arasında yetki itirazında bulunmadığını, Taraflara ait Cari Hesap ekstresinden ve ticari defter kayıtlarından anlaşılacağı gibi, davalının takip konusu sözleşmede altındaki imzaya itiraz da etmediğinden sözleşmeyi kabul etmiş sayıldığını, bilindiği gibi, taraflar tacir ise , her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren tüm işlemlerin ticari iş niteliğinde olduğunu, ticari işlere de ticari hükümler uygulanacağını, yukarıda belirtildiği gibi kira sözleşmesinin her iki tarafınında tüzel kişi tacir olduğuna göre tüzel kişi tacir niteliğinde olan şirketlerin bir biri ile yaptıkları her türlü iş ticari iş olacağını, Türk Ticaret Kanunun md.8/1 de , Ticari işlerde temerrüd faizi”nin (ve de kapital faizinin) serbestçe belirleneceğinin hüküm altına alındığını, bu durumda borçlar kanunu adi işlere ilişkin bk.md.120 sınırlama, ticari işlerdeki temerrüt faizi için bir sınırlama getiremeyeceğini, diğer yandan Türk Ticaret Kanunun md.8/1 hükmü ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan B.K.md.88 ve md.120'deki sınırlamaların ticari işlerde uygulanamayacağını, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 8/1. Maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceğinin hükme bağlanmış olduğunu, aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümlerin saklı tutulmuş olduğunu, başkaca bir istisna getirilmediğini, aynı Kanunun 9. Maddesinde, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağının hükme bağlandığını, anılan yasa hükmünde sözü edilen ilgili mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümlerinin amaçlandığını ve 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddelerinin ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerektiğini, başka bir anlatımla 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerektiğini, tüm bu nedenlerle , davalının takibe faiz yönünden yapmış olduğu itirazın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalının, takibe vaki itirazının iptalini, takibin devamına karar verilmesini, davalının takibe itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğundan itiraz edilen miktarın %20 sinden aşağı olmamak kaydı ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekilinin 02/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kiralanan taşınmazların, İcra ve İflâs Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümlerin ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, dava konusu sözleşmenin davacı ile müvekkili arasında imzalanan "Tanıtım Çalışmalarına Yönelik Sözleşme" adlı sözleşmenin tek başına anlam ifade etmediğini, işbu sözleşme incelendiğinde ilk maddesinde müvekkilinin kiracı olduğunu ve bu kiracılık sebebiyle tanıtım sözleşmesinin imzalandığını, bu nedenle de işbu sözleşmenin ancak kira sözleşmesine bağlı bir yan protokol olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevsiz olduğunu görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, çünkü davaya konu sözleşmede de geçtiği üzere tanıtım çalışmalarına yönelik olan bu sözleşme "kiracılara" verildiğini, kiracılardan kasıt ise ... kiracıları olduğunu, bununla birlikte sözleşmenin hemen hemen her yerinde kira sözleşmesine atıflar olduğunu ve bir çok tanımın kira sözleşmesindeki maddelerde geçtiği şekilde açıklanmaya çalışıldığını, dolayısıyla görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, davacı işletenin dosyaya sunmuş olduğu herhangi bir reklam gider faturası bulunmadığını, her ne kadar taraflar arasında kira sözleşmesi imzalanırken işbu sözleşme de imzalanmışsa da davacı şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini ve işletmesi kendisine verilen AVM'yi batma noktasına getirdiğini, davacı tarafınh üzerine düşen yönetim işini kötü yaptığını, işletmesini sürdürdüğü AVM'de dükkanların onda yedisinin boş halde olduğunu, bu iş yerlerinin kiralanması için davacının gereken özeni göstermediğini, AVM'nin yürüyen merdivenlerinin çoğu zaman çalışmadığını, çalıştığı zamanlarda ise tek yönlü olarak çalıştığını, AVM giriş kapılarından ; Arka Giriş Kapısı, otopark Arka Giriş Kapısı ve Metro giriş kapısının davacı tarafından kapatıldığını, ortak alan çalışanlarının yetersiz olduğunu, yeme içme için ayrılan iş bu alanlarda çoğunlukla dağınık ve kirli şekilde bırakıldığını, müşteriler tarafından yenen yemeklerden kalan artıkların temizlenmediğini, AVM lavabo ve tuvaletleri hijyenden yoksun olduğunu, yönetimin olağan bir AVM'de olan tanıtım ve organizasyon etkinlikleri yapmadığını, davacı taraf ile imzalanan tanıtım çalışmalarına yönelik sözleşmenin iki taraflı bir sözleşme olduğunu, bir tarafta kiracıların yani müvekkilinin de içinde bulunduğu grubun tanıtım çalışmaları için belirli bir ücret ödemesi gerekirken, diğer tarafta ise davacının iş bu ücret karşılığında tanıtım çalışması yapması gerektiğini, dosya kapsamında görüleceği üzere davacı taraf tanıtım yapıldığına ilişkin herhangi bir belge sunamadığını, sunmasının da mümkün olmadığını, zira bu iş yerinde tanıtım çalışması yapılmadığını, salt sözleşme imzalanmış olmasının davacının bu ücrete hak kazanacağı anlamını doğurmadığını, davacının bu tanıtım işlerinin hiçbirini yerine getirmediğini dolayısıyla da ücrete hak kazanmadığını, sözleşmenin 3.1 maddesinde davalı ile kiracıların her yılın tercihen sonbahar döneminde yılda bir kez olmak üzere toplantı düzenleyeceğini, önceki yılda yapılan tanıtım ve reklam işleri ile ilgili olarak kiracılara rapor verileceğini müteakip yıl için de yürütülmesi amaçlanan tanıtım ve reklam organizasyonları hakkında bilgilendirme yapılacağı kararlaştırıldığını, buna rağmen davacının ne toplantı organize ettiğini ne de kiracıları bilgilendirdiğini, sözleşmenin 7.1 maddesinde işlerin kim veya kimler tarafından yürütüleceğinin yazıldığını ancak yine bu tanıtım ve organizasyon işlerininde yapılmadığını, kısacası davacı tarafın sözleşme ile kendisine yüklenilen sorumluluklarını yerine getirmediğini, dolayısıyla da sözleşmede kararlaştırılan ücrete hak kazanmadığını, buna rağmen işbu ücretlerin müvekkilden talep edildiğini ve haksız olarak icra takibi başlatıldığını, huzurdaki itirazın iptali davasının haksız bir alacağı konu edinmiş olması sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, mahkemenin görevsizliğini, dosyanın İstanbul Sulh Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talepte bulunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava dosyasına celbedilen ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, 29/05/2022 tarihinde, 16.662,53-TL asıl alacak ve 4.993,85-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 21.656,38-TL üzerinden davalı aleyhine takibe geçildiğini, davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, bu itirazın üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin 21.656,38-TL üzerinden devamı için işbu davanın açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlığın, Taraflar arasında akdedilen 06/01/2021 tarihli tanıtım çalışmalarına yönelik sözleşme kapsamında davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafça ödenmediği iddiası ile ... 11. İcra müd. ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklanmakta olup, ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Bu hususun tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Mahkememizin 14/11/2023 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı gereğince Dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir borçlar hukuku kürsüsünden sözleşmeler konusunda uzman akademisyen bir mali müşavir bir reklam ve tanıtım alanında uzman sektör bilirkişinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile davacının takip alacağın konusunda haklı olup olmadığı davalının işin gereği gibi ifa edilmesine yönelik itirazları tüm itirazları da tek tek irdelenmek sureti ile denetime elveriş rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler ..., ... ve ...tarafından müştereken hazırlanan 22/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda: "dava dosyası, ibraz edilen davacı ticari defterleri, yardımcı kayıt belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı taraf, davalıdan faturaya dayalı bakiye alacağı tahsil edemediği gerekçesi ile ... 11. İcra dairesinin... dosya numarası ile 29.05.2022 tarihinde 16.662,53-TL asıl alacak ve 4.993,85-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 21.656,38-TL üzerinden davalı aleyhine takibe geçtiğini; davalının icra takibine, takip miktarına, borca, faiz ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine davacının davalı aleyhine yaptığı takibin 21.656,38-TL üzerinden devamı için huzurdaki davayı açtığı tespit edildiğini, davacının ibraz edilen 2021-2022 ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığını ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşıdığını, davacının ibraz edilen ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibariyle icra takibine konu edilen faturaların usulüne uygun olarak ticari defterlerde kayıtlı olduğunu ve icra takip tarihi itibariyle icra takibine konu edilen faturalar tutarlarından dolayı davalından 16.662,53-TL alacağı olduğu tespit edildiğini, davacının sözleşme ile yüklendiği AVM ve davalı için reklam yapma yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ispat edilemediğini, Yargıtay kararları gereği sadece fatura alacak için yeterli olmadığını, fatura içerinin yerine getirildiğinin de kanıtlanması gerektiğinden durumun hukuki takdirinin mahkemenin olduğunu, tarafların mahkeme masrafları, vekâleti ücreti, icra- inkâr tazminatları ve benzeri taleplerinin mahkemeninin takdiri içinde kaldığı" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 14/05/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile Bilirkişi raporunun incelenmesinde ... 19. ATM'nin ...Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunun incelenmediği görülmekle, davacı vekilinin itirazları doğrultusunda reklam tanıtım faaliyetlerine ilişkin delillerin de incelenmesi itirazları karşılar nitelikte ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişiler ..., DR. Öğretim Üyesi ... ve ... tarafından müştereken hazırlanan 31/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda:" Davacının işbu davanın sözleşme konusu olan 2021 yılına ait yukarıda yer alan reklam faaliyetlerini yerine getirdiğini ispatlaması gerekmektedir. Bu kapsamda dosyaya kök rapordan sonra 26/05/2024 tarihinde ibraz edilen deliller tarafımızdan incelenmiştir. “...” başlıklı delil üzerinde hem 2021 hem 2016 tarihi yer almaktadır. Bazı başlıklar, veriler ve görseller kesilmiş vaziyette olup hangi etkinliğin hangi tarihler arasında ne amaçla gerçekleştirildiği net olarak anlaşılamamaktadır. Bu sebeple kök rapordaki görüşümüz olan Davacının sözleşme ile yüklendiği avm için reklam yapma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği kanaatimizi muhafaza etmekteyiz." yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının ibraz edilen ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibari ile icra takibine konu edilen faturaların usulüne uygun olarak ticari defterlerde kayıtlı olduğu, ve icra takip tarihi itibari ile icra takibine konu edilen faturalar tutarlarından dolayı davalıdan 16.662,53 TL alacaklı olduğu ancak taraflarca imzalanan 06/01/2021 tarihli "Tanıtım Çalışmalarına Yönelik Sözleşme" kapsamında davalının kiracı olarak içinde bulunduğu ...'nin davacı tarafından reklamlarının yapılması ve kiracıların dükkan büyüklüklerine göre metrekare başına reklam katkı payı ödemesi kararlaştırılmış olup, dosya kapsamında davacının sözleşmede yüklendiği edimlerden olan AVM için gazete, tv, radyo reklamları ve tanıtım organizasyonlarının yapıldığına dair delil bulunmadığı davacının sözleşme ile yüklendiği AVM için reklam yapma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispat edemediği, Yargıtay 11. H.D'nin 07/02/2017 tarih ve ... Esas- ... Karar sayılı ve Yargıtay 19. HD'nin 15/07/2013 tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamlarında ve yerleşik içtihatlarda belirtildiği üzere "salt faturanın bildirilmesi alacak hakkını ve diğer hakları doğurmamakta olup, aradaki ilişkinin, mal veya hizmetin tesliminin de iddia eden tarafından kanıtlanması" gerekeceği, fatura içeriğinde reklamların yapıldığına ilişkin belge bulunmadığından davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça aynı konuya ilişkin dosyaya emsal olarak sunulan kesinleşmiş ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu da incelenmiş ise de ilgili dosyaya ait uyuşmazlığın, davacının yönetiminde olan ...'nin 2017-2018 yıllarına ilişkin reklam çalışmaları ile ilgili olduğu, mezkur raporda davacının 2017-2018 yıllarında AVM'nin reklamını yapmakla yükümlü olduğu faaliyetlerin %70'lik kısmını yaptığı, davacının söz konusu alışveriş merkezinin 2017-2018 yılları arasında reklam faaliyetlerini yerine getirdiğini ispatlamasının 2021 yılındaki reklam çalışmalarını da gerçekleştirdiğini gösteremeyeceği, 14/05/2024 tarihli duruşmada davacı tarafa işbu delillerini sunması için ayrıca kesin süre verildiği ancak kesin süre içerisinde istenilen belgelerin dosyaya ibraz edilmediği anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.479,35-TL karar harcından peşin yatırılan 369,84-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 1.109,51-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 21.656,38-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2022 yılı tarifesine göre toplam 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar miktar itibari ile KESİN OLMAK ÜZERE açıkça okunup anlatıldı. 22/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır