T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/214 Esas
KARAR NO : 2025/353
DAVA :Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Şubat-Mart-Nisan 2021 dönemlerine ait 30.696,30-TL tutarlı faturalara ödeme yapılmadığını, bu sebeple müvekkili şirket adına yıllık %48 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulüne, asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesine, dava yargılama giderleri ve tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının beyanlarının usul ve kanuna aykırı olduğundan reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde her ne kadar davalı olarak ... Şirketi gösterilmişse de davaya konu aboneliğe ait tarafından ... A.Ş'nin olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirketin işbu fatura kapsamında taraf gösterilerek dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın husumet itirazları kapsamında ön inceleme duruşmasında reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle, davacı tarafından haksız ve usulsüz olarak müvekkili şirkete açılan davanın husumet itirazları da dikkate alınarak ön inceleme duruşmasında reddini, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, alacak davasıdır.
Uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen kurumsal hat sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmektedir.
Mahkememizin 03/10/2023 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında akdedilen abonelik sözleşmesi kapsamında ... numaralı hat üzerinden şubat mart nisan 2021 dönemlerine ait faturalardan kaynaklı davacının alacak talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sayın Mahkemenizin 19.03.2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin bulunduğu adreslerin bildirilmesi için 2 haftalık süre verildiği ve aksi halde ilgili delilden vazgeçilmiş sayılacağının belirtildiği, buna karşın davacının bu yönde beyan bulunmadığı ve yerinde inceleme talep etmediği görüldüğünden davacı nezdinde inceleme yapılamadığı,... Ltd.Şti ile davaya sonradan davalı olarak eklenen ...A.Ş. ticari defterleri Vergi Usul Kanunu ...maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, dava konusu faturaların her iki firma nezdinde de kayıtlı bulunmadığı, 27.03.2023 dava tarihi itibariyle dava konusu faturalarla ilgili her iki firma nezdinde de borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, dosyada mübrez davacı ile davalı ...A.Ş. arasında akdedilen iki adet sözleşmede ... ve ... numaralı telefon hatlarının tanımlı olduğu, bu hatlar için 2021 Şubat-Mart ve Nisan aylarında istenebilir toplam tutarın 9.492,31 TL olarak hesaplandığı, faturalarda belirtilen diğer telefon hatlarının sözleşme veya eklerinde tanımlı olmaması nedeniyle değerlendirme dişi bırakıldığı, ilgili tutarın davacıya ödenip ödenmeyeceği ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, Dava dilekçesinde asıl alacağa fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz talep edildiği, sözleşme hükmü ile faturada belirtilen günlük 04 gecikme faizi oranının birlikte değerlendirilmesi neticesinde 9.492,31 TL asıl alacak üzerinden fatura son ödeme tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için istenebilir faiz tutarının 8.990,28 TL olarak hesaplandığı, ilgili tutarın davacıya ödenip ödenmeyeceği ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
TTK'nın 5/A maddesindeki düzenlemeye göre, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olaya dönüldüğünde, dava dilekçesi ve arabuluculuk tutanağından anlaşıldığı üzere davalı olarak; ... vergi kimlik numaralı ...Şirketi'nin taraf olarak gösterildiği ancak davaya konu ... numaralı aboneliğe ait tarafın ... vergi kimlik numaralı.... Şirketi olduğu, davanın usulüne uygun olarak arabulucuya başvurulmadan açıldığı anlaşılmakla, 7155 sayılı Kanuna eklenen 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi hükmü uyarınca davanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olması ve 6325 sayılı HUAK 18/A maddesi hükmü gereğince arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.096,86-TL harçtan peşin yatırılan 524,22-TL den mahsubu ile noksan kalan 1.572,64-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır