T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/579
KARAR NO : 2024/956
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 14/07/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davalı şirketten alacağı bulunduğunu, müvekkili şirketin mevduat dökümü incelendiğinde davalı müflisten 139.523,79 EUR ve 2.143,31 EUR ile 595,69 TL.alacağı bulunduğunu, davalı şirket iflas ettiğinden ötürü herhangi bir icra takibi başlatılamadığını ve alacağın iflas masasına kaydı için talep dilekçesi ile ... 1.İflas Müdürlüğü ... İflas dosyasına müracaatta bulunulduğunu, toplamda 141.667,10 EUR alacağın masaya kayıt için müracaat ettiğini, 27.04.2022 tarihindeki Merkez Bankası efektif döviz satış kuruna göre TL karşılığı olan 2.242.590,19 TL.’lik talebin 543.085,70 TL.’lık kısmı kabul edildiği halde 1.700.099,56 TL.’lik kısmı reddedildiğini, iflas idaresince alacağın kısmen reddi gerekçesinin hukuka aykırı ve hakkaniyetsiz olduğunu, müvekkili şirketin alacağının dayanağı teminat mektubu mukabili kendisinden istenen nakit teminat olduğunu, ödediği döviz cinsi üzerinden aynen iadesi veya alacak kaydı için müracaat ettiği tarihteki kur üzerinden alacak kaydı başvurusunun kabulü gerektiğini, fazlaya ilişkin her tür dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere; davanın kabulü ile müvekkili şirketin reddedilen 1.700.099,56 TL. için alacaklı olması nedeniyle müvekkilinin bu kısım alacağı için de alacak kaydının kabul edilmesini, toplamda 2.242.590,19TL üzerinden alacağın iflas masasına kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı huzurdaki davayı hak düşürücü süre içinde açmamış ise dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından Banka hesabında 141.667,10-Euro ve 595,69-TL bulunduğu ve alacak kaydı talebinin 1.700.099,56-TL için olumsuz sonuçlandığı iddia edilerek işbu davanın ikame edildiğini, davacı tarafın alacak kayıt talebine konu alacağı yabancı para cinsinden alacak olduğunu, davacının alacak kayıt talebi ... kurulunun birinci alacaklılar toplantısı yerine kaim olmak üzere verdiği yabancı para alacaklarının 22.07.2016 TCMB döviz alış kurundan TL'ye çevrilmesi yönündeki alınan kararı doğrultusunda kabul edilmiş olduğunu, davacının haksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, Fon Kurulu'nun vermiş olduğu ... Tarih ...nolu kararın uygulanması hukuka uygun olup yabancı para cinsinden alacak kayıt taleplerinin Fon Kurulu'nun almış olduğu karar doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini, öncelikle davanın, İİK.m.235 gereği hak düşürücü sürede açılmamış ise dava şartı yokluğundan reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, İİK 235.maddesi kapsamında iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline itiraza ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacının mevduat hesabı nedeniyle iflas masasına kaydını talep edebileceği bakiye alacak miktarının ne kadar olduğu, davacının yabancı cins mevduat alacağının hangi tarihteki kur esas alınarak hesaplaması gerektiği konularından ibarettir.
İflas masasının bu safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilirken (masaya yazdırılabilirken), müflisin iflas açılmasından sonra doğan alacakları, iflas alacağı olmadığından, iflas masasından talep edilemez.
Bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır.
İİK'nın 235. maddesine göre, kural olarak sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde ticaret mahkemesine dava açabilirler. Ancak aynı Kanun'un 223. maddesi hükmüne göre alacaklı tebligata elverişli adresini bildirip kararın tebliği için avans yatırmışsa 15 günlük dava açma süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Davacının kararın tebliği için gerekli avansı yatırdığı, davanın 15 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının mevduat hesabındaki para miktarı, iflas tarihine kadar işlemiş faiz dahil masaya kaydedilecek alacağın iflas tarihindeki efektif satış kuru karşılığının hesaplanması için dosya bankacılık konusunda uzman bilirkişi Yusuf Zaimoğlu'na tevdii edilmiş, bilirkişiye müflis kayıtlarında yerinde inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi ... tarafından sunulan 07.05.2023 havale tarihli raporda özetle, davalı tarafın uyguladığı ... sayılı Fon Kurulu Kararı çerçevesinde, davalı müflis bankanın iflas tarihi itibariyle, davacının masaya ilave olarak talep edebileceği herhangi bir alacak kayıt tutarının bulunmadığı, iflas tarihinde geçerli TCMB tarafından yayımlanan Euro kuru 4,5564 esas alındığında, davacının iflas tarihi itibariyle masaya ilave olarak 103.083,00 TL' nin kaydını talep edebileceği, davalı tarafın mektup tutarlarından ve komisyon borcundan kaynaklanan riskleri hesaplamaya dahil etmemesinin belgelendirilmesi gerektiği yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacının mevduat hesaplarındaki paranın bloke edilmiş tutar olup olmadığı, iade koşullarının oluşup oluşmadığı, iflas tarihi itibarıyla geçerli kur bilgileri nazara alınarak hesaplama yapılması için dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiş, 14.01.2024 havale tarihli ek raporunda özetle,
''Dosyaya sunulan ... İcra Hukuk Mahkemesinin 11.07.2023 tarihli 3 farklı yazısına göre,
Davalı müflis banka tarafından davacı firma lehine düzenlenmiş olan:
... İcra Hukuk Mahkemesine muhatap,
20.04.2011 tarihli, 81.000,00 TL,
20.04.2011 trihli 217.000,00 TL ve
20.04.2011 tarihli 97.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının ... İcra Hukuk Mahkemesince
2016 yılında başka bir bankanın mektuplarıyla değiştirilmelerine karar verilmesi üzerine söz konusu 3 adet teminat mektubunun davacı firma vekiline iade edilerek, yerine dava dışı Yapı ve Kredi Bankasına ait yeni, aynı nitelikte ve miktarda 3 adet mektup alındığı bildirilmektedir. O halde, takdiri yüce Mahkemenize ait olmak üzere, davalı müflis bankanın teminat mektupları muhatabı tarafından davacıya iade edildiğine göre, muhatap açısından geçerliliklerinin kalmadığının söylenebileceği, ancak, muhatabından çıkışı yapılan mektupların, mektupları düzenleyen davalı müflis bankaya iade edilmediği, buna yönelik bilgi ve belgeye rastlanmadığı, dolayısıyla davalı müflis banka açısından mektupların geçerliliğini sürdürdüğü, davalı müflis bankanın söz konusu mektupları kayıtlarında geçerli olarak sürdürmelerinin yerinde olduğu değerlendirilmektedir.
--Dosyaya sunulan ... 4. İcra Dairesinin 20.06.2023 tarihli yazısına göre de,
davalı müflis banka tarafından davacı firma lehine düzenlenmiş olan:
... 4. İcra Dairesine muhatap, 14.01.2015 tarihli, 8.500,00 TL tutarında teminat mektubunun da
Muhatap icra dairesinden alındığı, icra dairesinde teminat mektubunun bulunmadığının belirtildiği görülmektedir. Ancak, söz konusu teminat mektubunun davalı müflis bankaya iade edilmediğine, buna yönelik bilgi, belgeye da rastlanmadığından yukarıda belirtildiği gibi, bu mektubunda geçerliliğini sürdürdüğü değerlendirilmektedir.
Kök raporda belirtildiği gibi, dava konusu edilen davacı mevduatının, tümü, katılma hesabı/vadeli mevduat olarak, süresiz olarak düzenlenmiş söz konusu 4 adet mektubun nakit karşılığı olarak davacının belirtilen hesaplarına yatırılarak bloke edildiği yerinde inceleme de ekranlardan tespit edilmiş, ancak, talep etmemize karşılık GKS, rehin-blokaj taahhütnamesi ve komisyon borcu gibi belgeler tarafımıza tam olarak verilmemiş, blokaja ilişkin ekran görüntüleri dosyaya sunulmuştur. Buna göre ara karar çerçevesinde, davacının mevduat hesaplarındaki paranın tümüyle bloke edilmiş tutar olduğu tespit edilmiştir.
Davalı müflis bankanın söz konusu mektuplardan kaynaklanan komisyon alacaklarına ilişkin olarak, kök raporda belirtildiği gibi tarafımızca bir tespit yapılamamış olup, mektuplardan başlangıçta komisyon tahsil edildiği, ancak, davalının BDDK' nın kontrolüne geçmesiyle komisyon tahakkuklarının durdurulduğu, davalı taraf nezdinde son işlem tarihi 22.07.2016 olan 2.143,31 Euro ve 139.523,79 Euro toplamı 141.667,10 Euro tutarındaki döviz mevduatına da herhangi bir kar payı/faiz işletilmediği tespit edilmiştir.
Buna göre, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, davacının davalı tarafta bulunan dövizli mevduatının 4 adet mektup toplamı olan 403.500,00 TL tutarındaki kısmının bloke edildiğinin ve seçenek olarak da bloke edilmemiş sayılması ihtimalini dikkate alarak, ara karar uyarınca; " iflas tarihi itibariyle geçerli kur bilgileri nazara alınarak hesaplama yapılmasının istenilmesine..." yapılan hesaplama aşağıda arz edilmektedir.
16.11.2017 iflas tarihi itibariyle, TCMB Euro döviz alış kuru k/4,5564 olduğuna göre,
141.667,10 Euro mevduat TL karşılığının 645.492,00 TL olduğu,
16.11.2017 iflas tarihi itibariyle TL hesap alacağının da 677,00 TL olduğu,
dolayısıyla 16.11.2017 iflas itibariyle davacının davalı müflis bankadaki alacak toplamının 646.169,00 TL olduğu, bu tutarın 403.500,00 TL' lik kısmının mektup riski için bloke hesaplarda tutulmasına devam edilmesi gerektiğini dikkate aldığımızda, 646.169,00 TL - 403.500,00 TL= 242.669,00 TL' lik tutarın masaya kaydının talep edilebileceği, ancak, masada halihazırda 543.085,70 TL' lik bir alacak kaydı bulunduğuna göre, söz konusu tutarın yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin ortaya çıktığı hesaplanmaktadır.
Ancak, seçenek olarak teminat mektup riskleri karşılığında bloke edilen 403.500,00 TL' nin, bu mektupların keşidecisi olan davalı müflis bankaya iade edilmemekle birlikte muhatapları açısından hiç bir şekilde geçerliliklerinin kalmadığını, dolayısıyla herhangi bir risk oluşturmadıklarını, bu nedenle de blokenin çözülmesi gerektiği ihtimalini dikkate aldığımızda ise davacı tarafın, 646.169,00 TL-halihazırda kayıt edilmiş bulunulan 543.085,70 TL=103.083,00 TL ilave kayıt talebinde bulunabileceği '' yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
Bankacı bilirkişinin 14.01.2024 tarihli 2. ek raporunda Euro döviz alış kuru üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmakla Emsal Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere iflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarını ve haklarını etkileyeceğinden davacının EURO cinsinden olan alacağının tespit edilmesinden sonra Merkez Bankasınca 16/11/2017 (iflas tarihi) itibari ile geçerli olduğu yayımlanan Euro efektif satış kuru üzerinden hesaplama yapılması suretiyle ek rapor düzenlenmesi için dosyanın önceki bilirkişiye tevdine, bilirkişiye emek ve mesaisi karşılığında 2.000,00 TL ek ücret ödenmesine, masrafın davacı tarafça karşılanmasına karar verildiği ancak takdir bilirkişi ek ücretinin verilen sürede ve de duruşma gününde dahi mahkememiz veznesine depo edilmediği, davacının iade edilmeyen teminat mektupları nedeniyle mahsup/bloke edilmesi gereken mevduat alacağı bulunup bulunmadığı konusunda ve iflas tarihindeki kur bilgilerine göre bakiye alacağı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi için gerekli 2000 TL ek ücreti, delil avansını depo etmediğinden dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği anlaşılmıştır.
HMK’nn 324. maddesine göre; “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. .. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi halde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” madde hükmünde, delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gereklidir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamamışsa, delil avansının kesin süreye rağmen yatırılmaması halinde davanın usulden değil, esastan reddi gerekir.
Davacının ,dava tarihi itibari ile masaya kaydı gereken bakiye alacağının tespit edilebilmesi için ,davalı bankanın dava tarihi itibari ile muhatap kurumlardan çıkışı yapılan ancak bankaya iade edilmeyen teminat mektubu komisyonlarından ve mektup bedellerinden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığının ve davalı bankanın iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihi itibari ile geçerli efektif satış kuru bilgilerine göre varsa bakiye alacağının tespit edilmesi gerektiği , bu yöndeki tespitin (HMK'nun 266.maddesi uyarınca) özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği , alacak miktarının tespiti için yeniden bankacılık konusunda uzman bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasının zorunlu olduğu ancak bilirkişi için takdir edilen ek ücreti duruşma gününe kadar depo etmeyen davacının bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, davacı tarafından sunulan beyan ve bilgilerin davacı alacağının tespiti ve ispatı için yeterli olmadığı ve davacının masaya kaydı gereken bakiye alacağı bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60 TL olduğundan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 33,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/12/2024
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP