T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/222 Esas
KARAR NO: 2024/527
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 29/12/2016
KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile sigortalısı ... A.Ş. tarafından ... nolu All Risk sigorta poliçesi ile 01/11/2014- 01/11/2015 tarihleri arası "... İlçesi ... Mah. 3.Pafta, 23-24-25-26-16519-16520 parseller ve 1/3-3/1 pafta, 17328 parsellerde" yer alan ...şantiyesinde bulunan depodan 02/06/2015 tarihinde kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından gerçekleştirilen hırsızlık neticesinde sigortalı nezdinde hasar meydana geldiği, inşaat şantiyesinin elektrik işlerini yürüten ... A.Ş. isimli şirketin mallarının çalındığı, bu olaya ilişkin olarak bu şirketin proje müdürü ...'nın 02/06/2015 tarihinde ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün ... olay numaralı dosyası kapsamında ifade verdiği, ifadesinde "01/06/2015 günü saat 17.00 sıralarında kapıları kilitlemek ve alarmı kurmak suretiyle işyeri deposundan ayrıldıklarını ancak 02/06/2015 günü saat 07.30 'da depoya geldiklerinde depo giriş kapısındaki asma kilidin kırık kapının açık olduğunu ve alarmın sökülmüş vaziyette olduğunu gördüklerini, içeriye girdiklerinde etrafın dağınık ve 1800 metre 2,5mm kalınlığında ... renkli kablonun, 1800 metre 1,5mm kalınlığında ...renkli kablonun, 1800 metre 1,5mm kalınlığında ... kırmızı renkli kablonun, 1800 metre 1,5mm kalınlığında ... renkli kablonun, 2620 metre 5*4n2xh siyah renkli kablonun ve 1700 metre 5x10n2xh siyah renkli kablonun çalınmış olduğunu fark ettiklerini, çevrede yapılan araştırmalarda hırsızlık yapılan şüpheli şahıs yada şahısları gören olmadığını ve olay yerini gösterir bir kameranın da olmadığını" beyan ettiği, meydana gelen hasar miktarının tespiti için.. tarafından düzenlenen 16/05/2016 tarih ... nolu ekspertiz raporu ile hırsız veya hırsızların asma kilidi bağlı olduğu demir saplamalardan yapılmış kulakları spiral tabir edilen jet taşı ile keserek kapıyı açtıkları ve depoya bu şekilde girdikleri ve tavanda alarm pırı olduğu ve ancak kabloların kapatılarak pasif hale getirildiği, içerde az miktarda kablo bulunduğu ve çalındığı iddia olunan kabloların mevcut olmadığı, riziko alanı dışında bulunan kameralara ait kayıtlar incelendiğinde olay gecesi sabaha karşı inşaat alanına sadece ekmek fırınına ait arabanın girdiği ve çıktığı bunun dışında herhangi bir araç girişine rastlanmadığı, inşaat alanında gündüz ve gece 6 adet özel güvenlik görevlisi bulunduğu, güvenliklerin vardiya usulü çalıştığı ve bölgenin 24 saat koruma altında olduğu, ibraz edilen güvenlik sözleşmesinde inşaat alanının 12/24 vardiya sisteminde 2 vardiya şeklinde korunacağının öngörüldüğü, inşaat alanının dışarıya kapalı olduğu, içeriye ancak belirli noktalardan araç girişinin mümkün olduğu ve bu giriş noktalarında güvenlik görevlisi ve bariyer olduğu ve güvenlik görevlilerinden birinin içerde devriye gezdiği ancak devriye gezintisinin hangi sıklıkta yapıldığının tespit edilemediği, fakat inşaat alanının büyüklüğü nazara alındığında devriyelerin çok sık olmayacağının değerlendirildiği, bu nedenle hırsız veya hırsızların güvenlik personelinin diğer tarafları gezdiğinde riziko adresine girmiş olabileceklerinin değerlendirildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde hırsızlık olayının güvenlik zaafiyetinden kaynaklandığının düşünüldüğünü tespit edildiği, anılan ekspertiz raporu ile depoda kablo kalmadığı için sayım yapılamamakla birlikte malları çalınan kişi tarafından iletilen bilgi ve belgeler kapsamında yapılan değerlendirme sonucu çalındığı iddia olunan malların ilk alış faturalarındaki iskontolu birim fiyat üzerinden yapılan hesaplamada saptanan hasar bedelinin %43'lük kısmına karşılık gelen 32.533,18 TL'nin 20/10/2016 tarihinde sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödendiği, yapılan ödeme nedeniyle davacı sigorta şirketinin malları çalınan kişinin haklarına TTK m.1472 kapsamında halef olduğunu, ekspertiz raporundaki görüşler doğrultusunda hırsızlık olayının davalı güvenlik şirketinin sunması gereken hizmeti iyi ifa etmemiş olması nedeniyle meydana geldiği anlaşıldığından oluşan ve davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen 32.533,18 TL tazminatın davalı güvenlik şirketinden ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne adı altında olursa olsun tazminat sorumlulukları bulunmadığı, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bahse konu hırsızlık olayında dava dışı sigortalının değil sigortalının taşeronu olan ... A.Ş.'nin mallarının çalındığına dair eksper raporu bulunduğu, bu kapsamda davacı tarafından sigortalanan şirketin değil başka şirketin hasarı nedeniyle oluşan ve ödenen zararın talep edildiği, dolayısıyla davacının halefiyet hakkı bulunmadığı, işbu dava bakımından yetkili yerin ... Mahkemeleri olduğu, talebin zamanaşımına uğradığı, herhangi bir sorumlulukları bulunmadığı, eksper raporunda güvenlik zaafiyeti bulunduğu belirtilmiş ise de kusur atfından bulunulmadığı kaldı ki hırsızlık olayı 02/06/2015 tarihinde meydana gelmesine rağmen eksper raporunun olaydan çok sonra 19/10/2015 tarihinde yapılan ihbardan sonra düzenlendiği, kendi güvenlik sorumluluklarının sözleşme ve görev yeri özel talimatının 17.maddesinde tanımlandığı, bu görev tanımı kapsamında sözleşmenin 2.3.maddesi kapsamında 18 güvenlik personeli tahsis edildiği ve her biri 6 kişiden oluşan 3 vardiya şeklinde 617.395 metrekarelik şantiye alanında güvenlik hizmeti sundukları, esasen bu kadar büyük bir alanda bu kadar az sayıda personel ile güvenlik hizmeti sağlanmasının mümkün olmayacağı, kaldı ki sorumluluk alanlarının tüm şantiye olmadığı, sorumluluklarının dış perimetre ve şantiye giriş kapıları olduğu,şantiye içerisindeki yemekhane, depo, koğuş ve benzeri alanların sorumluluk alanlarına girmediği, ek-1'de yer alan özel güvenlik hizmet sözleşmesi ve görev yeri özel talimatında açıkça ifade edildiğini yine ek talimatnamenin 10.maddesiyle taşeron firmaların malzeme depolarının güvenliğinden kendilerinin sorumlu olmadığı açıkça belirtildiği, bu kapsamda hırsızlık olayının sorumluluk alanları dışında meydana geldiği ve sorumlu olmadıkları, sigortalıya bağlı olarak çalışan taşeron çalışanlarının kaldıkları koğuşlarda 27/04/2015 tarihinde yapılan aramalarda alt taşeron kelebek mobilya çalışanı olan ... isimli şahıstan musluk bataryaları tespit edildiği, bunun üzerine idari amir olarak görev yapmakta olan ...'ye haber verildiği ve akabinde 155 aranmak suretiyle olayın güvenlik birimlerine intikal ettirildiği, firma yetkililerine, depoların kapı emniyet sistemlerinin, aydınlatmanın, güvenlik kamerası, alarm vesair güvenlik sistemlerinin yetersizliğinin şifaen ve mail yoluyla defalarca bildirilmesine rağmen eksikliklerin giderilmediği, hırsızlık meydana gelmiş ise bile bu hırsızlığın şantiye sahası içerisinde çalışan taşeron çalışanlarınca gerçekleştirilmiş olma ihtimali nazara alındığında sorumlulukları olmayacağı nedeniyle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, sigorta şirketinin mali mesuliyet sigortası kapsamında zarar gören 3.kişiye ödemiş bulunduğu sigorta hasar bedelini TTK m.1472 kapsamında davalıdan rücu suretiyle tahsili davasıdır.
İhtilaf, hırsızlık rizikosunun şantiye sahası içerisinde çalışmakta olan kişi/kişilerce mi yoksa dışarıdan gelen kişi/kişiler tarafından mı gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, meydana gelen hırsızlık nedeniyle oluşan hasar bedelinin sigorta kapsamında kalıp kalmadığı ve kalmakta ise ödenmiş bulunan hasar bedelini şantiye sahasına güvenlik hizmeti sunan davalı şirketten rücu suretiyle tahsili gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizin 21/12/20187 tarihli 2016/1244 E. 2018/1320 K. sayılı kararı ile ''Dosya içerisinde örneği bulunan inşaat bütün riskler sigorta poliçesi örneğinin incelenmesinde; sigortacılar ... Sigorta A.Ş. (... nolu poliçe sigorta bedelinin %43'ü), ... Sigorta A.Ş. (... nolu sigorta poliçesi sigorta bedelinin %10'u), ... Sigorta A.Ş. (... nolu sigorta poliçesi sigorta bedelinin %10'u), ... Sigorta A.Ş. (... nolu sigorta poliçesi sigorta bedelinin %19,5'i),...Sigorta A.Ş. (... nolu sigorta poliçesi sigorta bedelinin %12,5'i) ve ... Sigorta A.Ş. (... nolu sigorta poliçesi sigorta bedelinin %5'i) ile sigorta ettiren ... A.Ş. Ve ... Dış Tic. A.Ş. Ortak girişimi (...Adi ortaklığı) arasında akdedilen çok taraflı sigorta sözleşmesi sonucu düzenlenen inşaat bütün riskler sigorta poliçesi ile sigorta şirketinin "... Mah. 3 pafta; 22-23-24-25-26-16519,16520 parseller ve 1/3-3/1 pafta, 17328 parsel"'de bulunan riziko adresindeki ve ... (Konut, AVM ve Ofis projesi) projesi kapsamında ".. A.Ş.... A.Ş. Ve ... Dış Tic. A.Ş. Ortak girişinin (... Adi ortaklığı)/İşyeri ve Çalışan Müteahhitler ve/veya Tali Müteahhitler ve/veya Tedarikçiler ve/veya Stajyerler ve/veya bilgileri ölçüsünde sözleşmede yer alan diğer menfaatdarların sigortalı adına yaptıkları faaliyetler sırasında (isimleri poliçede özel olarak belirtilmiş olmasa bile) yukarıda adı geçenlerin yönetici ve/veya ortakları ve/veya çalışanları ve/veya temsilcilerinin başına gelebilecek bir iş kazası neticesinde sigortalıya yöneltilebilecek sorumluluklar teminata dahildir.(Bildirilen işçilik ücretlerine yukarıda belirtilen birimlerin çalışanlarının da işçilik ücretleri dahildir)" şeklinde belirtilen sigortalıların 17/11/2011-01/11/2014 inşaat süresi ve 01/11/2014-01/11/2015 bakım devresi arasında geçen süre için inşaat/montaj bedelleri için "inşaat işleri 699.025.000,00 TL, şantiye tesisleri 396.522,00 TL, enkaz kaldırma bedeli 10.000.000,00 TL, deprem 709.421.522,00 TL ve ... Terör 709.421,522,00 TL" ve 3.şahıs mali mesuliyet maddi bedeni ayrımı yapılmaksızın olay başı ve yıllık toplamda 5.000.000,00 TL sigorta bedeliyle "İnşaat Allrisk Sigortası genel şartları, 3.şahıs mali mesuliyet sigortası genel şartları, işveren mali mesuliyet sigortası genel şartları, özel şartlar ve aşağıda belirtilen Munich Re klozları esaslarınca.... 107 şantiye binaları ve malzeme depoları teminatı limit :396.522,00 TL" şeklinde ve yangın/hırsızlık rizikolarında 1.000,00 USD muafiyet uygulanmak kaydıyla sigorta güvencesine aldığı görülmektedir.
İçeriği yukarıda özetlenen müşterek poliçe kapsamında, davacı sigorta şirketinin kısmi sorumluluğunu belirlemek için davacı ... Sigorta A.Ş. Tarafından düzenlenen ... nolu inşaat Allrisk sigorta poliçesi ile davacının hırsızlık rizikosu için 300.751.254,46 TL ve 3.şahıs mali mesuliyet bakımından ise maddi bedeni ayrımı yapılmaksızın 2.150.000,00 TL kadar kısmi sigorta güvencesi sağladığı görülmektedir. Böylece sigorta ettirenlerin riziko adresinde meydana gelip de sorumlu bulundukları zararlardan dolayı davacı sigorta şirketinin kısmi sigorta poliçesinde öngörülen limitle sınırlı olmak suretiyle sigorta güvencesi sağladığı görülmektedir.
Bu kapsamda ... Şti.'ne bağlı eksper ...tarafından düzenlenen 16/05/2016 tarihli ekspertiz raporu ile; Viaport şantiyesinde 02/06/2010 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği, ihbar geç yapıldığından ekspertizin ancak 19/10/2015 tarihinde yapılabildiği, ekspertizin yapıldığı tarihte faaliyette olan mağazaların rizikonun gerçekleştiği tarihte faaliyette olmadığını, kabloların çalındığı ... isimli taşeron firmaya ait deponun inşaatın altında bulunan otopark alanında bulunduğu, deponun yaklaşık 30 metrekare olduğu, 3 tarafının ve tavanın beton olduğu, ön tarafın yerden tavana kadar demir levhalar ile kapatıldığı ve asma kilit ile kilitlenen kapısının olduğu, hırsız/hırsızların asma kilidin bağlı olduğu demir saplamalardan yapılmış kulakları spiral tabir edilen jet taşıyla keserek kapıyı açtıkları ve bu şekilde depoya girdikleri, tavanda alarm pırı olduğu ancak kabloların kopartılarak pasif hale getirildiği, içeride az miktarda kablo bulunduğu ve çalındığı beyan edilen kablo türlerinin bulunmadığı, duvarlarda bulunan raflarda kutuların içinde elektrik anahtarı vb. Çeşitli elektrik malzemelerinin bulunduğu, hırsızlığın gerçekleştiği deponun bulunduğu yeri gösterir kamera bulunmadığından hırsızlık anına ilişkin görüntü temin edilemediği, sigorta yetkilisinin dışarıda bulunan kameralara ait kayıtların incelendiğini, olay gecesi sabaha karşı inşaat alanına sadece ekmek fırınına ait arabanın girdiğini ve çıktığını bunun dışında araç girişine rastlanmadığını beyan ettiğini, inşaat alanında gece ve gündüz 6 adet özel güvenlik görevlisi bulunduğu vardiya usulü çalıştıklarını, inşaat alanının dışarıya kapalı olduğunun, içeriye araç ile belirli noktalardan girişin mümkün olduğu ve bu noktalarda güvenlik görevlisi ve bariyer olduğu, inşaat alanı çok geniş olduğundan 6 adet güvenlik görevlisinin tüm bölgeye hakim olmasının mümkün olmayacağı ve bunun güvenlik zaafiyeti oluşturacağının düşünüldüğü, hırsızlığın gerçekleştiği deponun bulunduğu otoparkta farklı işler yapan firmaların depolarının olduğu, sigortalıya geceleyin depoların olduğu kısımda bekçi olup olmadığı sorulduğunda sigortalının güvenlik personellerinden birinin gece devriye gezdiğini beyan ettiğini ancak hangi sıklıkta devriye atıldığını ve devriyeler için bir tutanak tutulmadığını beyan ettiğini ancak inşaat alanının büyüklüğü nazara alındığında devriyelerin çok sık olmasının mümkün olmadığı, çalındığı iddia olunan kabloların daire içi klima tesisatı, sayaç tesisatı ve çatılarda bulunan havalandırma sistemi tesisatlarında kullanılabilecek özellikte olduğunun beyan edildiği, yapılan tüm bu incelemelerden hasarın gerçekleşen hırsızlıktan kaynaklandığı ve hırsızlığın meydana geldiği tarihte güvenliğin davalı ... A.Ş. İsimli firma tarafından sunulması nedeniyle rizikonun sunulan güvenlik hizmetinin zaafiyetinden dolayı meydana geldiği anlaşıldığından nihai hasarın bu firmaya rücu edilebileceği kanaatinde olduğunu, hasar miktarının ise sovtaj bedeli düşülüp 1.000,00 USD muafiyet uygulandıktan sonra oluşan toplam hasar bedelinin 75.658,55 TL olduğu ve %43 oranında olmak üzere davacı sigorta şirketinin sorumluluğunda kalan miktarın ise 32.533,18 TL olarak tespit edildiği görülmektedir.
Dosya içerisinde örneği bulunan ... Bankası... Şube tarafından düzenlenen dekontun incelenmesinde davacı sigorta şirketinin 19/10/2016 tarihinde 32.533,18 TL hasar bedelini ödediği görülmektedir.
Taraflar arasında akdedilen özel güvenlik hizmetleri sözleşmesinin 2.maddesinde sözleşmenin kapsam ve konusunun öngörüldüğü ve ancak madde metninde görev tanımı ve alan sınırlamasının yapılmadığı ve ancak altında davalı şirket ile ...ortaklığına ait ... şantiyesi şantiye şefi ... ve şube müdür yardımcısı ... 'in imzalarının olduğu, "... şantiye görev yeri ve özel talimatına ek talimatname" başlıklı ve esas sözleşmenin eki niteliğindeki sözleşmenin 10.maddesinin " Özellikle görev bölgeleri olan şantiye giriş kapıları ve şantiye sahası yol güzergahları dışında bulunan taşeron firmaların malzeme depolarının güvenliğinden ... sorumlu değildir. Firmalar kendi malzeme kayıtlarına ilişkin ... güvenlik şirketini her ne sebeple olursa olsun mesul ve sorumlu tutamazlar. " şeklindeki hükmü itibariyle davalı sigorta şirketinin iç güvenliği sağlamak niteliğinde bir güvenlik hizmeti sunma yükümlülükleri olmadığı görülmektedir.
... Şti. Bünyesinde eksper... tarafından düzenlenen ekspertiz raporunun 5. Sayfasında yer alan "sigorta yetkilisi dışarıda bulunan kameralara ait kayıtların incelendiğini, olay gecesi sabaha karşı inşaat alanına sadece ekmek fırınına ait arabanın girdiğini ve çıktığını, bunun dışında araç girişine rastlanmadığını beyan etmiştir." (bkz.ekspertiz raporu s.5) şeklindeki ifadeden de hasara sebep hırsızlığın şantiye dışından gelen kişi ve kişilerce değilde şantiye içinde bulunan kişi/kişilerce gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Bilirkişiler güvenlik uzmanı ..., mali müşavir ... ve sigorta uzmanı ...'ten alınan 15/11/2018 tarihli bilirkişi raporu ile de; ... ile davalı ... A.Ş. Arasında akdedilen sözleşmenin eki niteliğindeki "... görev yeri özel talimatına ek talimatname" başlıklı belgenin 10.maddesinde "özellikle görev bölgeleri olan şantiye giriş kapıları ve şantiye sahası yol güzergahları dışında bulunan taşeron firmaların malzeme depolarının güvenliğinden ... sorumlu değildir. Firmalar kendi malzeme kayıtlarına ilişkin ... güvenlik şirketini her ne sebeple olursa olsun mesul ve sorumlu değildir." şeklindeki sözleşme hükmünden hareketle meydana gelen hırsızlık olayının davalı şirketin sorumluluğunda olmayan sebeplerden kaynaklandığı keza oluşan rizikonun hırsızlık teminatı kapsamında gerçekleştiğine dair kesin kanıtların yer almadığı, tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin oluşan hasar bedelinden sorumlu olduğu sonucuna varılamayacağının tespit edildiği görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğundan davalı şirketin sorumluluğunda olmayan bir sebepten kaynaklanan riziko nedeniyle ödenmiş bulunan hasar bedelinin davalı şirketten rücu suretiyle tahsiline yönelik davanın reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45.Hukuk Dairesi'nin 01.03.2023 tarihli 2020/1223 Esas 2023/327 Karar sayılı ilamı ile Adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK. 620/1 md.). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.
Adi ortaklığın üçüncü kişilerle ilişkisini düzenleyen TBK 637. maddesinde ''Ortaklardan biri, ortaklık veya bütün ortaklar adına bir üçüncü kişi ile işlem yaparsa, diğer ortaklar ancak temsile ilişkin hükümler uyarınca, bu kişinin alacaklısı veya borçlusu olurlar.
Kendisine yönetim görevi verilen ortağın, ortaklığı veya bütün ortakları üçüncü kişilere karşı temsil etme yetkisi varsayılır. Ancak, temsil yetkisine sahip yönetici ortağın yapacağı önemli tasarruf işlemlerine ilişkin yetkinin, bütün ortakların oy birliğiyle verilmiş olması ve yetki belgesinde bu hususun açıkça belirtilmiş olması şarttır'' hükümleri yer almaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2022/1961 E. 2022/6220 K. sayılı ilamda adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu nedenle adi ortaklığın işlerini yürüten ortağın iki şekilde hareket etme ihtimali vardır. Bunlardan ilki dolaylı temsildir. Dolaylı temsilde, yapılan işlemin hüküm ve sonuçları önce bu hukuki işlemi yapan kişinin şahsında doğar, daha sonra diğer işlemlerle temsil edilen kişiye devredilir. Bu tür temsilin özelliği gereği yapılan işlemden doğan borç ve haklar nedeniyle üçüncü kişinin, diğer ortak ve ortaklara karşı istemde bulunma hakkı olmadığı gibi, diğer ortak ya da ortakların da üçüncü kişiye karşı bir istemde bulunmalarına olanak yoktur. Ortaklığın işlerini yöneten ortak şirketi dolaysız da temsil edebilir. Bu durumda, temsilcinin işlemi kendi hukuki alanına uğramaksızın, doğrudan doğruya temsil edilen kimsenin hukuki sahasında hüküm ve sonuç doğurur.
Sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 533. maddesi gereğince; şirket işlerini idare yetkisini haiz her ortak, ortakları üçüncü şahıslara karşı temsil yetkisine de sahiptir. Bu nedenle ortaklığı, bütün ortaklar elbirliği ile yönetiyorsa bütün ortakların; bir veya birkaç ortak yönetiyorsa bu yönetici ortak veya ortakların adi ortaklığı veya diğer ortakları temsil yetkisi bulunmaktadır. Yani iç ilişkide idare, dış ilişkide temsil yetkisine tekabül eder.
Adi ortaklıkta, ortaklar adına yapılan veya ortakların sonradan icazet (olur) verdikleri işlemlerden doğan borçlar nedeniyle BK'nin 534. maddesi gereğince bütün ortaklar sorumludur.'' belirtilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/14203 E. 2015/9523 K. sayılı ilamında "... Kural olarak; bir hukuki işlem, ilke olarak o işlemi yapan kimse hakkında hüküm ve sonuç doğurur. Bazı hallerde ise hukuk düzeni başka bir kimsenin başkası ad ve hesabına hukuki işlem yapmasına izin vermektedir. Temsil yoluyla yapılan bu işlemlerde işlemi, temsil olunan adına temsilci yapmakla birlikte, bu işlem sanki bizzat temsil olunan tarafından yapılmış gibi işlem görür. Hukuki işlem, bunu yapan temsilcinin değil, temsil olunanın işlemidir.
Temsilcinin, temsil olunanın ad ve hesabına bir sözleşme yapabilmesi için; başkası adına hareket iradesi ile birlikte ayrıca temsil yetkisine de sahip olması gerekir. Bir kimse temsil yetkisi olmadığı halde başka bir kişi adına bir hukuki işlem veya sözleşme yaparsa, yetkisiz temsil sözkonusu olur. Yetkisiz temsilde temsilcinin yaptığı sözleşme kurulmuş olmakla birlikte temsil olunanın hukuk alanında hüküm ve sonuç doğurmaz, temsil olunan aleyhine bir tazminatta doğurmaz. Zira; yetkisiz temsilcinin yaptığı sözleşmenin tarafı, kendisine yetki vermediği için temsil olunan değildir. Bu husus TBK. M. 46/1'de 'bu işlem ancak onandığı takdirde temsil olunanı bağlar' denilmek suretiyle açıkça ifade edilmiştir.
O halde mahkemece; adi ortaklık sözleşmesini imzalayan 3. kişiler ... ve ...'ın davacı şirketin yetkilisi olup olmadığı hususlarının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden sorulup, buna ilişkin belgelerin toplanmasından sonra, eğer dava dışı 3. kişilerin davacı şirketi temsil yetkilerinin bulunduğunun anlaşılması durumunda, işin esasına girilerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi, aksi takdirde, dava dışı 3. kişilerin davacı şirketi temsil yetkilerinin bulunmaması halinde şimdiki gibi aktif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı ve yanılgılı gerekçelerle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.'' belirtilmektedir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında tüm dosya kapsamı bir bütün olarak birlikte incelendiğinde; öncelikle 9. ve 10. maddeleri hükme esas alınan ...Şantiye Görev Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname'sinin yetkili temsilciler vasıtasıyla imzalanmadığı itirazının incelenmesi gerekmektedir. Zira, belirtilmiş olduğu üzere davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde anılan iş bu sözleşmenin ...'nın yetkili temsilcisi tarafından imzalanmadığı itirazı ileri sürülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda bu konuya ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, adi ortaklığı oluşturan şirketlerin ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden temsilcileri sorulmalı, dava dışı ...'ın temsil yetkisinin bulunduğunun anlaşılması durumunda, varılacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekmektedir. Dava dışı ...'ın temsil yetkisinin bulunmadığının tespiti halinde ise ... Şantiye Görev Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname'sinin temsil olunan aleyhine sonuç doğurmayacağı nazara alınarak gerekirse taraftarın kusur durum ve oranına ilişkin bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor hazırlanması istenmeli ve iş bu raporun mahkemece değerlendirmesi sonucunda hüküm tesisi yoluna gidilmelidir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine'' şeklinde karar verilmiştir.
Bozma sonrası mahkememiz işbu dosyasında bilirkişi heyetinden alınan 06.06.2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacının sigortalısının iş yerinde meydana geldiği iddia edilen hırsızlık olayının 02.06.2016 tarihinde meydana geldiği iddia edilmekte olduğunu, şikayetçi ..., 02.06.2016 tarihinde Karadeniz Polis Merkezindeki beyanında; "02/06/2015 günü saat 07:30 sularında iş yerine geldiğimde ise giriş kapısının asma kilidinin kırık, kapının açık olduğunu, alarmın sökülmüş vaziyette olduğunu gördüm, içeriye girdiğimde içerinin dağınık vaziyette..." şeklinde beyanda bulunduğunu, aynı gün yani 02.06.2015 tarihli Olay Yeri İnceleme raporunda; “teknik inceleme yapılacak herhangi bir alan bulunmadığından teknik inceleme ve araştırma yapılamamıştır." şeklinde rapor düzenlediğini, Olay Yeri İnceleme Raporunda kapı kilidinin kırıldığına, depoda bulunan alarmın sökülmüş veya etkisiz hale getirilmiş olduğuna dair herhangi bir görgü ve tespit yapılmadığını, 02.06.2015 tarihinde olduğu iddia edilen hırsızlık olayı ile ilgili olarak sigortaya yaklaşık 2.5 ay sonra bildirim yapılması üzerine ekspertiz incelemesi 19.10.2015 tarihinde yapıldığını, ekspertiz incelemesinde şantiye döneminde faaliyette olmayan mağazaların faaliyete başladığı belirtildiğini, ekspertiz raporunun 5. sayfasında üstte 1. ve 2. Fotoğraf ile ilgili olarak; "Hırsız ya da hırsızların asma kilidin bağlı olduğu demir saplamalardan yapılmış kulakları spiral tabir edilen jet taşı ile keserek kapıyı açtıkları ve depoya bu şekilde girdikleri anlaşılmıştır." aynı sayfada bulunan 3. ve 4. Fotoğraf ile ilgili olarak "Depoda yapılan incelemelerimizde tavanda alarm pıp olduğu ancak kablolarının kopartılarak pasif hale getirildiği, içeride az miktarda kablo bulunduğu ve çalındığı beyan edilen kablo türlerinden bulunmadığı, duvarda bulunan raflarda kutuların içinde elektrik anahtarı vb. Çeşitli elektrik malzemeleri bulunduğu görülmüştür." şeklinde ekspertiz raporu düzenlendiğini, iddia edilen hırsızlık olayı ile ilgili konusunda uzman Emniyet görevlilerinin Olay Yeri İnceleme Raporunda hırsızlık ile ilgili hiç bir görgü ve tespitin yapılmadığı ancak olaydan yaklaşık 2.5 ay sonra yapılan ekpertiz incelemesinde hırsızlık olayının olduğuna dair bir kısım görgü ve tespitler yapıldığını, bu husustaki takdir Sayın Mahkemeye ait olduğunu, iddia edilen hırsızlık olayı ile ilgili kamera görüntüleri ve görgü tanıklarının olmadığı, çalındığı iddia edilen kabloların şantiyeden çıkarılmasında ağır tonajlı kamyon-kamyonet kullanılması ve çalındığı iddia edilen makaralara sarılı kabloların metraj ve ağırlıkları değerlendirildiğinde, hacimsel genişliği büyük bir araca en az 5-6 kişinin yükleyebileceği veya forklift aracı ile yüklenmesi gerektiği, şantiye alanında birden fazla malzeme deposunu olduğu değerlendirilerek çalındığı iddia edilen malzemelerin mesai saatleri içerisinde başka bir depoya nakledilme imkanının da değerlendirilebileceği veya mesai saatlerinde şantiye dışına sevk edilme ihtimalinin mümkün olabileceği, kamyon ve kamyonet türü aracın şantiye alanına giriş çıkış yaptığına dair kayıtlarının olmadığı, şantiye içerisindeki malzemelerin depolardan çıkarılışı, kullanılmasının ve zimmet edilmesinin güvenlik şirketi personellerinin sorumluluğunda olmasının değerlendirilemeyeceği, deponun güvenliğinin sağlanması ile ilgili kamera görüntülerinin takibi ve alarm sisteminin ...A.Ş. tarafından sağlandığı, açıklanan nedenlerle, heyetin 02.06.2015 tarihinde meydana geldiği iddia edilen hırsızlık olayının meydana geldiğine dair kesin bir kanıya varılamamış olduğuğunu, hırsızlık olayının Sayın Mahkeme tarafından kabulü halinde; kabloların çalındığı iddia edilen deponun alarmının dava dışı ...A.Ş. tarafından takip edildiği, Davalı ... A.Ş. Şantiyenin güvenliğinin sağlanmasına yönelik önleme tedbirleri kapsamında teknik ve fiziki yönden alınması gereken tedbirleri davacının sigortalısına Risk Analizi Raporları ile sunduğu ancak sigortalının tavsiyelere uymadığı, Davalı ... A.Ş. personellerinin şüpheli şahıs / şahısları, araç / araçları şantiye giriş kapılarından şantiyenin ortak alanlarına kontrol etmeden aldıklarına dair dosya kapsamında bilgi, belge, kamera görüntüsü olmadığını, hırsızlık olayının Sayın Mahkemece kabulü halinde yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ... A.Ş. nin kusurunun olmadığı kanaatine varıldığını, ... Şantiye Görev Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname'sinin geçerliği yönünden yapılan inceleme: Ticaret Sicil Belgelerinde ...'ın birinci, ikinci ve üçüncü derece imza yetkisinin bulunmadığı, görüldüğünü, ancak taraflar arasında yapılmış özel ve ek sözleşmelerde...'ın adı geçiyor olabileceği, bu nedenle taraflardan varsa bu sözleşmelerin de Sayın Mahkemece talep edilmesi veya kendilerinin sunması gerekeceği tespit ve beyan edilmiştir.
Mahkememizin 06/12/2023 tarihli duruşma ara kararı ile bozma ilamında “Dava dışı ...'ın temsil yetkisinin bulunmadığının tespiti halinde ise ... Şantiye Görev Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname'sinin temsil olunan aleyhine sonuç doğurmayacağı nazara alınarak gerekirse taraftarın kusur durum ve oranına ilişkin bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor hazırlanması istenmeli ve iş bu raporun mahkemece değerlendirmesi sonucunda hüküm tesisi yoluna gidilmelidir.” Hükmü uyarınca dosya kapsamında yer alan ... Şantiye Görev Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname'si dikkate alınmadan; dosyanın daha önce dosyaya rapor sunmamış 3 kişiden oluşacak güvenlik uzmanından ve sigorta alanında uzman bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı sigorta şirketinin oluşan zarardan sorumlu tuttuğu miktarın davalı ile sigortalı arasında akdedilen sözleşmeler nazara alınmak suretiyle davalının bu sözleşmelerden dolayı yükümlülüğünün hırsızlık rizikosunu da önleyecek nitelikte güvenlik hizmeti sunmayı kapsayıp kapsamadığı kapsamakta ise davalının yüzde olarak kusur oranının tespiti ile davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve kusur oranının tespiti ile dolayısıyla davalının tazminattan sorumluluğu bulunup bulunmadığı konularında rapor alınmasına karar verilmiştir.Güvenlik uzmanı ..., güvenlik uzmanı ..., güvenlik uzmanı ...ve sigorta uzmanı ...'dan alınan 14.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ile Davalı ...A.Ş.'nin: 02.06.2015 tarihinde iddia edilen hırsızlık olayının meydana gelmesinde; davalı güvenlik şirketinin %30 oranında kusurlu olduğu, Dava dışı sigortalı ... Ait ... ve ... Adi Ortaklığı'nın: 02.06.2015 tarihinde iddia edilen hırsızlık olayının meydana gelmesinde; dava dışı sigortalı iş ortaklığı şirketinin %70 oranında kusurlu olduğu, Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 20.10.2016 tarihinde 32.533,18 TL ödemede bulunduğu, kusur oranınca 9.759,95 TL yi rücu edebileceği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ...Tic. A.Ş. için ... nolu İnşaat All Risk sigorta poliçesi ile 01/11/2014-01/11/2015 tarihleri arası "... İlçesi ... Mah. 3.Pafta, 23-24-25-26-16519-16520 parseller ve 1/3-3/1 pafta, 17328 parsellerde" yer alan Viaport Venezia şantiyesinde hırsızlık rizikosunu da içerecek şekilde teminat altına alındığı; 02/06/2015 tarihli ... Olay yeri inceleme sarfı nazar tutanağında ... Şantiyesinde şantiye deposundan hırsızlık olayı nedeniyle teknik inceleme yapılacak herhangi bir alan bulunmadığından teknik inceleme ve araştırma yapılmadığına dair tutanak tutulduğu;... A.Ş. isimli şirketin mallarının çalındığı, şirketin proje müdürünün kollukta alınan ifadesinde 01/06/2015 günü kapıları kilitlemek ve alarmı kurup depodan ayrıldıkları; 02/06/2015 günü saat 07.30'da depo giriş kapısındaki asma kilidin kırık kapının açık olduğu ve alarmın sökülmüş vaziyette etrafın dağınık ve 1800 metre 2,5mm kalınlığında ... renkli kablonun, 1800 metre 1,5mm kalınlığında ... renkli kablonun, 1800 metre 1,5mm kalınlığında ... renkli kablonun, 1800 metre 1,5mm kalınlığında ... renkli kablonun, 2620 metre 5*4n2xh siyah renkli kablonun ve 1700 metre 5x10n2xh siyah renkli kablonun çalınmış olduğunu fark ettiklerine dair beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
... Şti bağlı eksper ... tarafından düzenlenen 16/05/2016 tarihli ekspertiz raporunda Viaport şantiyesinde 02/06/2010 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği, ihbar geç yapıldığından ekspertizin ancak 19/10/2015 tarihinde yapılabildiği, ekspertizin yapıldığı tarihte faaliyette olan mağazaların rizikonun gerçekleştiği tarihte faaliyette olmadığını, kabloların çalındığı ...isimli taşeron firmaya ait deponun inşaatın altında bulunan otopark alanında bulunduğu, deponun yaklaşık 30 metrekare olduğu, 3 tarafının ve tavanın beton olduğu, ön tarafın yerden tavana kadar demir levhalar ile kapatıldığı ve asma kilit ile kilitlenen kapısının olduğu, hırsız/hırsızların asma kilidin bağlı olduğu demir saplamalardan yapılmış kulakları spiral tabir edilen jet taşıyla keserek kapıyı açtıkları ve bu şekilde depoya girdikleri, tavanda alarm pırı olduğu ancak kabloların kopartılarak pasif hale getirildiği, içeride az miktarda kablo bulunduğu ve çalındığı beyan edilen kablo türlerinin bulunmadığı, duvarlarda bulunan raflarda kutuların içinde elektrik anahtarı vb. Çeşitli elektrik malzemelerinin bulunduğu, hırsızlığın gerçekleştiği deponun bulunduğu yeri gösterir kamera bulunmadığından hırsızlık anına ilişkin görüntü temin edilemediği, sigorta yetkilisinin dışarıda bulunan kameralara ait kayıtların incelendiğini, olay gecesi sabaha karşı inşaat alanına sadece ekmek fırınına ait arabanın girdiğini ve çıktığını bunun dışında araç girişine rastlanmadığını beyan ettiğini, inşaat alanında gece ve gündüz 6 adet özel güvenlik görevlisi bulunduğu vardiya usulü çalıştıklarını, inşaat alanının dışarıya kapalı olduğunun, içeriye araç ile belirli noktalardan girişin mümkün olduğu ve bu noktalarda güvenlik görevlisi ve bariyer olduğu, inşaat alanı çok geniş olduğundan 6 adet güvenlik görevlisinin tüm bölgeye hakim olmasının mümkün olmayacağı ve bunun güvenlik zaafiyeti oluşturacağının düşünüldüğü, hırsızlığın gerçekleştiği deponun bulunduğu otoparkta farklı işler yapan firmaların depolarının olduğu, sigortalıya geceleyin depoların olduğu kısımda bekçi olup olmadığı sorulduğunda sigortalının güvenlik personellerinden birinin gece devriye gezdiğini beyan ettiğini ancak hangi sıklıkta devriye atıldığını ve devriyeler için bir tutanak tutulmadığını beyan ettiğini ancak inşaat alanının büyüklüğü nazara alındığında devriyelerin çok sık olmasının mümkün olmadığı, çalındığı iddia olunan kabloların daire içi klima tesisatı, sayaç tesisatı ve çatılarda bulunan havalandırma sistemi tesisatlarında kullanılabilecek özellikte olduğunun beyan edildiği, yapılan tüm bu incelemelerden hasarın gerçekleşen hırsızlıktan kaynaklandığı ve hırsızlığın meydana geldiği tarihte güvenliğin davalı... A.Ş. İsimli firma tarafından sunulması nedeniyle rizikonun sunulan güvenlik hizmetinin zaafiyetinden dolayı meydana geldiği anlaşıldığından nihai hasarın bu firmaya rücu edilebileceği kanaatinde olduğunu, hasar miktarının ise sovtaj bedeli düşülüp 1.000,00 USD muafiyet uygulandıktan sonra oluşan toplam hasar bedelinin 75.658,55 TL olduğu ve %43 oranında olmak üzere davacı sigorta şirketinin sorumluluğunda kalan miktarın ise 32.533,18 TL olarak tespit edildiği, ... Bankası ...Şubesine ait dekontta davacı sigorta şirketinin 19/10/2016 tarihinde 32.533,18 TL hasar bedelini davacı tarafından davadışı adi ortaklığa ödendiği anlaşılmıştır.
... CBS ... soruşturma numaralı dosyasında faillerin arandığı; 22/07/2015 tarihinde daimi arama kararı yazıldığı ve 02/06/2030 yılına kadar aranmasının devam edeceği anlaşılmıştır.
Davaya konu hasar dosyası üzerinde yapılan incelemede ... Deposunda 02/06/2015 tarihinde meydana gelen depo soygununa ilişkin çeşitli ebatlarda makara bilgisinin yer aldığı anlaşılmıştır.
Davalı şirket ile dava dışı ... Ortaklığı arasında imzalanan 29/06/2013 tarihli özel güvenlik hizmetleri sözleşmesinin 15/06/2014 tarihinde imzalanan ek protokol ile sözleşmenin yürürlük süresinin 29/06/2015 tarihine kadar uzatıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmesinin 2.maddesinde sözleşmenin kapsam ve konusunun öngörüldüğü ve ancak madde metninde görev tanımı ve alan sınırlamasının yapılmadığı anlaşılmıştır.
...Şantiye Görev Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname'de davalı şirket ile dava dışı ...Adi Ortaklığı ait... Şantiyesi ibaresinin yer aldığı davalı şirket adına şube müdürü tarafından imzalandığı; diğer taraf adına iş ortağı temsilcisi "şantiye şefi ..." tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 10.maddesinde " Özellikle görev bölgeleri olan şantiye giriş kapıları ve şantiye sahası yol güzergahları dışında bulunan taşeron firmaların malzeme depolarının güvenliğinden ... sorumlu değildir. Firmalar kendi malzeme kayıtlarına ilişkin ... güvenlik şirketini her ne sebeple olursa olsun mesul ve sorumlu tutamazlar. " ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır.
Bozma ilamı öncesi mahkememizce iş bu sözleşme maddesi uyarınca davalı şirketin sorumluluğunda olmayan sebepten kaynaklanan riziko nedeniyle davalı şirketten hasar bedelini rücuen talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine bozma ilamı doğrultusunda yapılan incelemede adi ortaklığı oluşturan şirketlerin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden temsilcileri arasında dava dışı ...'ın temsil yetkisinin bulunmadığının anlaşılmıştır. Temsil yetkisi bulunmayan dava dışı ...'ın imzaladığı ... Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname'sinin temsil olunan davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı aleyhine sonuç doğurmayacağı anlaşılmıştır.
Bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda ... Şantiye Görev Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname dikkate alınarak düzenlendiği için hükme esas alınmamıştır. Bozma sonrası da bozma öncesi rapor düzenleyen heyetten alınan raporda davalı şirketin kusurunun bulunmadığı ve ...'ın isminin geçebileceği özel veya ek sözleşmelerin olabileceği ibaresine yer verildiği için hükme esas alınmamıştır.
Bozma ilamında “Dava dışı ...'ın temsil yetkisinin bulunmadığının tespiti halinde ise ...Şantiye Görev Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname'sinin temsil olunan aleyhine sonuç doğurmayacağı nazara alınarak gerekirse taraftarın kusur durum ve oranına ilişkin bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor hazırlanması istenmeli ve iş bu raporun mahkemece değerlendirmesi sonucunda hüküm tesisi yoluna gidilmelidir.” hükmü uyarınca dosya kapsamında yer alan ... Şantiye Görev Yeri Özel Talimatına Ek Talimatname'si dikkate alınmadan; dosyanın daha önce dosyaya rapor sunmamış 3 kişiden oluşacak güvenlik uzmanından ve sigorta alanında uzman bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek davacı sigorta şirketinin oluşan zarardan sorumlu tuttuğu miktarın davalı ile sigortalı arasında akdedilen sözleşmeler nazara alınmak suretiyle davalının bu sözleşmelerden dolayı yükümlülüğünün hırsızlık rizikosunu da önleyecek nitelikte güvenlik hizmeti sunmayı kapsayıp kapsamadığı kapsamakta ise davalının yüzde olarak kusur oranının tespiti ile davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve kusur oranının tespiti ile dolayısıyla davalının tazminattan sorumluluğu bulunup bulunmadığı konularında rapor aldırılmasına karar verildiği ve alınan 14.03.2024 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında dava dışı ... proje müdürü ve koordinatörü şikayetçi ifade tutanağında giriş kapısı asma kilidinin kırık, kapının açık olduğunu, alarmın sökülmüş vaziyette olduğunu gördüğünü beyan ettiği; olay tarihinde inşaat şantiyesinde görevli güvenlik personellerinin (saat 08:15'de) düzenlediği tutanakta; deponun alarm sisteminin olduğunu ve alarm sisteminin kırılmış olduğunu, ayrıca Selim beyin (... çalışanı) beyanına göre tutanak tuttuklarını belirttiği; bu tutanakta da depo giriş kapısı asma kilidinin kırık, kapının açık olduğundan bahsedilmediği; olay yeri inceleme görevlilerinin (saat 10:42'de) düzenlediği ve aynı zamanda firma çalışanın (...) da imzaladığı Olay Yeri İnceleme Sarf-ı nazar Tutanağı'nda teknik inceleme yapılacak herhangi bir alan bulunmadığından teknik inceleme ve araştırma yapılamamıştır.” şeklinde belirtildiği; dava dışı şirkete ait deponun giriş kapısı asma kilidinin kırık olduğu ve alarm sisteminin kırılmış olduğuna dair genel kolluk görevlilerince yapılmış herhangi bir tespitin bulunmadığı, yine inşaat alanında görevli özel güvenlik görevlilerinin de deponun giriş kapısı asma kilidinin kırık olduğuna dair bir tespitleri de bulunamadığı; davalı güvenlik şirketinin dava dışı sigortalıya ait şantiye alanın korunması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla 29.06.2013 tarihinden geçerli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşme kapsamında şantiye alanında (18) özel güvenlik personeli ile işe başladığı, 15.06.2014 tarihli Özel Güvenlik — Hizmetleri Sözleşmesi'nin devamı niteliğindeki Ek Protokol ile şantiye alanında çalıştırılan özel güvenlik personel sayısının (40) kişiye çıkarılarak güvenlik hizmetine devam ettiği, davalı şirketin yukarıda detaylı olarak yazılı olan inşaat alanın korunması ve güvenliğinin daha iyi sağlanması için hazırlamış olduğu risk analiz raporları ile tespit ettiği eksiklikleri ve bununla ilgili önerileri farklı tarihlerde dava dışı sigortalı şirket yetkililerine ilettiği, ancak güvenlik hizmetine devam ettiği süre içerisinde sorumluluklarının da bulunduğunun aşikar olduğu, davalı şirket tarafından çalıştırılan personellerin hangi noktalarda ve ne şekilde görevlendirildiklerine dair çalışma çizelgesi ve ayrıca şantiye koruma ve güvenlik planının bulunmadığı; davalı şirket tarafından hazırlanan 15.11.2014 tarihli risk analiz raporunda belirtildiğine göre; davalı şirketin sözleşme kapsamında inşaat alanında çalıştırdığı özel güvenlik personellerini şantiye A, B, C, D giriş kontrol kapılarında, satış ofisinde, A blok devriye, G blok devriye, koğuşlar bölgesi ve genel devriye, şeklinde görevlendirdiği, fakat meydana geldiği iddia edilen hırsızlık olay (02.06.2015'de) tarihinde güvenlik personellerinin inşaat alanında hangi noktalarda ve ne şekilde görevlendirildiklerinin anlaşılamadığı, davalı güvenlik şirketi tarafından ...'ne yapılan “Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi Bildirim Formu” ndan anlaşıldığına göre; ... tarafından verilen 2013/316 sayılı “Özel Güvenlik İzin Belgesi” nin; ...Ortaklığına ... Şantiyesi ve ... Ortaklığına Ait... Ofisi'ne ait alanları kapsadığı, bu bağlamda davalı şirket ile dava dışı sigortalı şirket arasında yapılan özel güvenlik hizmetleri sözleşmesinin “Özel Güvenlik İzin Belgesi”nde belirtilen inşaat alanı ve satış ofisine ait alanın korunması ve güvenliklerinin sağlanması amacıyla düzenlendiği, davalı şirket tarafından özel güvenlik hizmeti verilen ...Ortaklığına Ait ...Şantiyesi ve ...Adi Ortaklığına Ait ... Satış Ofisi'ne ait alanların, taraflar arasında yapılan özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi kapsamında davalı özel güvenlik şirketi bünyesinde çalıştırılan özel güvenlik personellerinin görev alanı olduğu ve görev alanlarında can ve mal güvenliğinin sağlanması konusunda sorumluluklarının olduğu, bu nedenle iddia edilen hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı güvenlik şirketinin de sorumluluğunun bulunduğu;... Özel Güvenlik Komisyonu'nun 2013/316 sayılı kararı ile “Özel Güvenlik İzin Belgesi” nin ve aynı komisyon kararı ile de güvenlik şirketlerinden hizmet satın almak suretiyle (110) kişilik silahsız özel güvenlik personel kadrosu izninin verildiği, dava dışı sigortalı şirketin davalı güvenlik şirketi ile yapmış olduğu sözleşme ek protokolü kapsamında olay tarihinin de dahil olduğu dönemde (40) özel güvenlik personelinin dava dışı sigortalıya ait inşaat alanında çalıştırıldığı, ayrıca bu sayıda güvenlik personelinin bahse konu alanın korunması ile ilgili yeterli olmadığına dair dosya kapsamında davalı şirket tarafından hazırlanan risk analiz raporunun bulunduğu, bu bağlamda genel olarak özel güvenlik şirketlerinin personel sayısını işverenlerin (sigortalı inşaat şirketi) talebi doğrultusunda ve sözleşmedeki hükümler çerçevesinde çalıştırdıkları, yani çalıştırılacak özel güvenlik personel sayısı ile ilgili inisiyatifin tamamen dava dışı sigortalı şirket yönetiminde olduğu, davaya konu hırsızlık olayının meydana gelmesinde alanın korunması ve güvenliğin sağlanması ile ilgili davalı şirket tarafından yapılan risk analizlerinin, dava dışı sigortalı şirket tarafından değerlendirilmediği, kameraların izlendiği ... (kapalı devre televizyon sistemi)'ni kurmadığı, depolardaki alarm sistemlerinin güvenliğin kontrolüne sunulmadığı, yeterli güvenlik personeli çalıştırmadığı ve denetim- kontrol görevini eksik yapıldığı anlaşılmıştır.
Alınan son bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davadışı sigortalı şirketinde sorumluluğunun bulunduğu; davalı güvenlik şirketinin %30 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı şirketinin %70 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Bu nedenle davacı sigorta şirketinin sigortalısının %70 kusurlu olması nedeniyle sigortalısına ödediği 32.533,18 TL ödemede davalının %30 kusuru oranında (9.759,95 TL) davalıdan talepte bulunabileceği anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulüne, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 20.10.2016 tarihinde 32.533,18 TL ödemede bulunduğu kusur oranınca 9.759,95 TL talep edebileceğinden 9.759,95 TL’nin dava tarihi olan 29/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının ödeme yaptığı tarih değil dava tarihi dikkate alınarak faize hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne,
2-9.759,95 TL’nin dava tarihi olan 29/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 666,70 TL karar harcının, peşin yatırılan 555,59 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 111,11 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.759,95 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 22.773,23 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 12.620,95 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 3.786,28 TL yargılama giderinin ve 555,59 TL peşin harç ve 29,20 TL başvurma harcı toplamı 4.371,07 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/07/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır