T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/299 Esas
KARAR NO: 2024/636
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/10/2021
KARAR TARİHİ: 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı tarafından davacılar aleyhine, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas dosyasından 2.718,02 TL Asıl alacak, 6.357,54 TL takipten önce işlemiş yıllık faiz 1.144,36 TL temerrüt olmak üzere toplam 10.219,92 TL çıkışlı icra takibi yapıldığı, yapılan bu takipte borcun sebebi olarak diğer alacak 2.718,02 TL olarak belirtildiği, davacıların diğer alacak olarak davalı şirkete herhangi bir borcu olmadığı, davalı tarafından yapılan iş bu icra takibi kötü niyetli olarak açıldığını davacılar lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine neticeten davacıların, davalıya ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün... Esas icra dosyasının tüm ferileriyle birlikte iptaline icra dosyasında tahsilat yapılması halinde davanın istirdat davasına dönüşmesine ve devamına, istirdat edilecek meblağa en yüksek banka mevduat faizi oranının uygulanmasına, davalının yaptığı icra takibi kötüniyete dayalı olarak devam ettirildiğinden borçlu olmadığının tespiti istenen kısmın %20'sinden aşağı olmaması kaydıyla davalı aleyhine davacılar lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu davanın görevsizlik sebebiyle reddi gerektiği; davacı yanın borçlu olmadığının tespiti talebi ile açmış olduğu iş bu dava haksız ve mesnetsiz olduğu reddi gerektiği; kurum çalışanlarınca ... nolu tüketim noktasında 16.05.2006 tarihinde yapılan kontrolde davacı yanların kurucusu ortağı olduğu şirkette kuruma kayıtlı olmayan alt kapağı mühürsüz sayaçtan enerji kullanıldığının tespiti yapıldığını ve bu tespite istinaden kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiği; ilgili tutanak kapsamında Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca kaçak elektrik tüketim tahakkuku oluşturulduğu; şirket çalışanları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen kaçak tespit tutanakları aksi ispat edilinceye kadar geçerli ve kesin delil olduğu iş bu tutanak ile davacıların adreste kaçak elektrik kullandığının açık olduğu; kaçak elektrik kullanımı haksız fiil olduğu özel hukuk tüzel kişilerinin haksız filleri ancak organları aracılığıyla işleyebileceği düşünüldüğünde şirketin kurucu ortağı olan davacıların dava konusu kaçak kullanımdan sorumlu olduğu neticeten davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, haksız davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, abonesiz tesisattan kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen kaçak tahakkuk bildirimi bedeline ilişkin takip dosyası kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir.
... 1.Tüketici Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ...E. ... K. sayılı kararı ile ''somut olayda dava konusu kaçak elektriğe ilişkin tutanağın tutulduğu tarihte ve kaçak elektriğe ilişkin talep edilen dönemde taraflar arasında düzenlenmiş bulunan bir abonelik sözleşmesi bulunmadığı, aksine davalı yetkilileri tarafından elektriğinin kesildiği ve kaçak elektrik tutanağı tanzim edildiği, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş bulunan bir abonelik sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmıştır. ... Bölge Adliye Mahkemesi, 37. hukuk dairesi, ...Esas, ...Karar Sayılı İlamında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 4. Hukuk dairesi, ... Esas, ... Karar Sayılı İlamında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, 13. Hukuk dairesi, ... Esas,... Karar Sayılı İlamında; abonelik ilişkisinin kurulmadığından davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olmadığı belirtilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre; tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder. 6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmaması, uyuşmazlığın kaçak elektrik tutanağına ilişkin olması nedeniyle uyuşmazlığın HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından Dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna'' şeklinde karar verilmiştir.
... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarihli ... E....K. sayılı kararı ile ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nin 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nin 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır. TTK'nin 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. TTK'nin 16/1. maddesi "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar" ve TTK'nin 19. maddesi "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükümlerine haizdir.
Belirtilen hususlar doğrultusunda tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; ... Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevabı ile davacılara ait limited şirket kayıtlarının bulunduğu, ... Vergi Dairesi yazı cevabı ile davacıların faal olarak ... vergi numaralı ... Tic. Ltd. Şti. ortağı/yöneticisi oldukları, şirketin bilanço esasına göre defter tuttuğu, davacıların şirketine ilişkin olarak davalı tarafından kaçak elektrik kullanımına ilişkin tespitlerin yapıldığının taraf beyanları ile dosya kapsamında mevcut delillerle sabit olduğu, iş bu davada her iki tarafın tacir olduğu, tarafların tacir olmaları, kaçak elektrik kullanımı yapıldığı iddia edilen yerin ticari iş yeri olması ile yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmak suretiyle ihtilafın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu, uyuşmazlığa konu davanın ticari dava niteliğinde olduğu, TTK'nin 4. ve 5. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin (İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri) görevli olduğu, iş bu davanın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içinde olması ve görevin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiğinden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ve Mahkememizin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine'' şeklinde karar verilmiştir.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/03/2023 tarih ... E. - ...K. sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dava dosyasının esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 09/05/2023 tarihli tensip ara kararı ile dosyanın elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi ile yerinde inceleme yapılarak dosya kapsamı, kurum kayıtları ve geçmiş kullanım endeksleri dikkate alınmak suretiyle takip dayanağı, kaçak kullanım tutanağının kapsam ve kullanım değerinin fiyatlandırılması bakımından ilgili yönetmeliğe uygun olup olmadığı ve bu kapsamda dava dosyası itibariyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının, borçlu ise miktarı konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Elektrik Yüksek mühendisi Mehmet Şen'den alınan 03/08/2023 tarihli bilirkişi raporu ile Yerleşik Yargıtay Kararlarında Elektrik Dağıtım Şirketinin iki elemanının tanzim ettiği kaçak tutanağının kaçak elektrik kullanıldığının kanıtı için yeterli olduğu ve kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli sayıldıkları yer aldığını, ancak, davalı şirket, dava konusu olayda kaçak elektrik kullanımının kanıtı için temel belge olan kaçak elektrik tutanağını ibraz edemediğini, ayrıca, dosyada, kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin doğru bulgu ve belge de olmadığından davacıların kaçak elektrik kullandığına ilişkin bir kanaate varılamadığını, davalı şirket, davacılar aleyhine .. 19. İcra Müdürlüğü'nün ... E numaralı dosyasıyla 2.718,02 TL asıl alacak, 6.357,54 TL gecikme zammı, 1.144,36 TL gecikme zammının KDV'si olmak üzere toplam 10.219,92 TL üzerinden icra takibi başlattığını, ancak, icra takip dosyasında davacıların borçlu olduğunu kanıtlayacak hiç bir bulgu ve belge olmadığını, takibe ilişkin elektrik faturası, kaçak elektrik tutanağı ve hesap bülteni önce ... 1. Tüketici Mahkeme müzekkeresiyle davalı ...A.Ş.' den, daha sonra tarafımdan ve en sonra da Sayın Mahkemenin müzekkeresiyle ... A.Ş.'den istenmişse de davalı şirket talep edilen belgeleri ibraz edemediğini, yukarıdaki nedenlerle davacılar ...ve ...'ın, davalı ... A.Ş.'ne icra takibindeki 10.219,92 TL'den borçlu olmadığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizin 11/10/2023 tarihli duruşma ara kararı ile bilirkişi tarafından raporun 03/08/2023 tarihinde sunulduğu, davaya konu tutanak ve eklerinin 16/08/2023 tarihinde dosyaya sunulduğu görülmekle, dosyanın ek rapor tanzimi için önceki bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
24/01/2024 tarihli ek rapor ile davacıların, kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi kullandığı davalı şirket elemanlarınca ... tarih ve ...sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmeti Yönetmeliği Madde-13; “Yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden elektrik enerjisi tüketilmesi, kaçak elektrik tüketimi kabul edildiğinden dava konusu olay kaçak elektrik tüketimidir. Yerleşik Yargıtay kararlarında elektrik dağıtım şirketinin iki görevlisinin tanzim ettiği kaçak tutanağının kaçak elektrik kullanıldığının kanıtı için yeterli olduğu sayıldığından ve kaçak elektrik tutanağının tanzim edildiği tarihte Elektrik Dağıtım Şirketi Kamu Kuruluşu olduğundan, tutanak tanıkları devlet memuru olduklarından eş söyleyişle kaçak elektrik tutanağı Resmi Belge niteliğinde olduğundan davacıların kaçak elektrik enerjisi kullandığı kanaatine varıldığı, davacı ... ve davacı ...'ın, icra takip tarihi itibariyle ... 19. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası kapsamında davalı ... A.Ş.'ne borcunu 1.553,52 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin 24/04/2024 tarihli duruşma ara kararı ile taraf vekillerinin itirazları da dikkate alınarak dosyanın resen seçilecek üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii ile dava konusu uyuşmazlık yönünden rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Elektrik mühendisi ..., ..., ...'den alınan 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ile iddia edilen abonesiz kaçak elektrik kullanımı hadisesi ile ilgili olarak, iddia ve savunmalar, dosyaya sunulan delil niteliğinde her türlü bulgu, belge ve sunulan CD bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle tespit ve değerlendirme yoluna gidildiğini, perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcut değilken kullandığı elektriği yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen davacıların kaçak elektrik enerjisi kullandığı görüş ve kanaatine varıldığını, kaçak kullanım bedelinin vergili ve cezalı tutarı olarak, tarafımca yapılan hesaplamada elektrik fatura bedelinin toplam 777,28 TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığını, asıl alacağın gecikme zammı ve gecikme zammının KDV değeriyle birlikte toplam olarak 1.759,02 TL olacağı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacıların (... Ltd. Şti şirket ortağı olduğu) ... Ltd. Şti tarafından ... seri numaralı kayıtsız sayaçtan elektrik enerjisi kullandıkları; ... tarih ve... sayılı kaçak elektrik kullanımından kaynaklı 07/06/2006 tarihli faturadan kaynaklı 2.718,02 TL olduğu ancak dosya kapsamında kaçak kullanım başlangıcına ilişkin tutanak dosyada yer almadığından geriye dönük 90 gün süreyle tahakkuk uygulanması gerekeceğinden 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Davacılar aleyhine ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında 2.718,02 TL asıl alacak, 6.357,54 TL gecikme zammı, 1.144,36 TL gecikme zammının KDV'si olmak üzere toplam 10.219,92 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. İcra takibinin 26/04/2018 tarihinde başlatılması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır. Denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıların kaçak elektrik enerjisi kullandığı; kaçak elektrik fatura bedelinin toplam 777,28 TL olduğu anlaşılmakla takip kapsamında 2.718,02 TL - 777,28 TL = 1.940,74 TL yönünden davacıların borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Asıl alacağın faiz tutarının 831,99 TL olduğu bu nedenle 6.357,54 TL gecikme zammı üzerinden 6.357,54 TL- 831,99 TL= 5.525,55 TL işlemiş yıllık faizden davacıların borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Faizin kdv bedeli olan 149,75 TL yönünden takip kapsamında yer alan 1.144,36 TL yönünden 1.144,36 TL- 149,75 TL= 994,61 TL faiz vergisi üzerinden borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Neticeten davacıların davasının kısmen kabulüne, davacıların ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında 1.940,74 TL asıl alacak; 5.525,55 TL işlemiş yıllık faiz ve 994,61 TL faiz vergisi üzerinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların kaçak elektrik kullandığı hususu sabit olduğundan davalının takip başlatılmasında haklı olduğu ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacıların davasının kısmen kabulüne, davacıların ... 19. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında 1.940,74 TL asıl alacak; 5.525,55 TL işlemiş yıllık faiz ve 994,61 TL faiz vergisi üzerinden borçlu olmadığının tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 577,96 TL karar harcının, peşin yatırılan 133,00 TL harcın mahsubu ile noksan 444,96 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 8.460,90 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 1.759,02 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 7.017,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.809,25 TL yargılama gideri, 133,00 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı toplamı 6.022,95 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 3.075,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 2.545,74 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2021 yılı tarifesine göre toplam 720,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 590,40 TL'nin davalıdan alınarak, 129,60TL'nin davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına).
dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 25/09/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır