T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/303
KARAR NO :2025/431
DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ:04/05/2023
KARAR TARİHİ:30/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilleri davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 16/07/2012 tarihinden beri ortaklarından olduğunu, davalı şirket, ticaret siciline ... no ile kayıtlı olup merkezinin İstanbul'da olduğunu, davalı limited şirket, an itibariyle aktif olarak herhangi bir faaliyet göstermediğini, bu sebeple davacı müvekkillerinin de bu ortaklıktan kaynaklı olarak şirkette herhangi bir çalışmaları bulunmadığını, ayrıca şirketten ayrılmak isteyen davacı müvekkilleri şirketin diğer ortağının yurt dışında olması sebebiyle kendisine ulaşamadıklarını, özetle şirketin çoğunluk hissedarları yurt dışında yaşadığını, Türkiye'ye gelmedikleri gibi çoğunluk hissedarlar şirketin tasfiyesine ilişkin işlemleri de yapmadıklarını, müvekkilleri şirkette azınlık hissedar olduğu için tasfiye işlemlerini yapamadıklarını, ayrıca azınlık hissedar müvekkilleri bu şirket ortaklıkları sebebi ile bankalardaki kredibiliteleri de azalmakta ve mağduriyet yaşadıklarını, ayrıca şirketin geçmişte yaptığı işler nedeni ile hesaplarında dağıtışmamış kar payı ve nakit bedel bulunması gerektiğini, ancak haricen öğrendikleri bilgiye göre çoğunluk hissedarlar, azınlık hissedarlarına halel getirecek şekilde hesapta bulunan parayı çektiklerini, açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle şirkete ait banka hesapları ile ilgili gerekli incelemenin yapılarak, banka hesaplarına tedbir konulmasına, TTK hükümleri uyarınca davacı müvekkillerinin haklı sebeplerle şirket hissesi karşılığı gereği bedel ödenmek suretiyle şirket ortaklığından çıkarılmalarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı limited şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinden gelen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
2-... Vergi Dairesinden gelen davalı şirketin 16/05/2023 tarihinden önce dairelerine bir borcu olmadığı bilgisi ve şirket hakkında tutulmuş en son yoklamaya ait tutanaklar, kurumlar vergisi beyannamesi,
3-Bilirkişi raporu,
4-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Dava, TTK'nın 638. Maddesine dayalı haklı nedenle şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi ile geçmiş yıllara ait dağıtılmadığı iddia olunan kar payı alacağının tahsili davasıdır.
Taraflar arasında davacıların davalı şirkette pay sahibi oldukları hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların haklı nedenle ortaklıktan çıkma taleplerinin yerinde olup olmadığı, çıkma payı talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı hususundadır.
Davalı şirkete ait kayıtlar İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilmiş, davalı şirketin bağlı olduğu vergi müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabının ekinde gönderilen belgelere göre davalı şirketin gayri faal olduğu, ilgili vergi müdürlüğünce yerinde yapılan tespitte davalı şirketin en az 3 yıldır faaliyetinin olmadığı, işini terk ettiği, kesin terk tarihinin bilinmediği, şirketin depo, şube ve iş yerinin olmadığı belirlenmiştir.
Dosyaya celp edilen davalı şirkete ait ana sözleşmenin incelenmesinde, sözlemenin 11. Maddesinin "Şirketin safi karı, yapılmış her çeşit masraf çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Safi kardan her sene evvela %5 ihtiyat akçesi ayrılır; kalan miktardan hissedarlara ödenmiş sermaye üzerinden hisseleri oranında kar dağıtılır.
Kalan kardan hissedarlara dağıtılması kararlaştırılan miktarın %10'u umumi yedek akça olarak ayrılır." şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Yine vergi müdürlüğünden celp edilen kayıtlarda davalı şirketin en son 2018 yılında kurumlar vergisi beyannamesi sunduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir ile bir şirketler hukuku uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan 11.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davalı şirketin 15.12.2011 tarih ve 7962 sayılı 406. ... ticaret sicil gazetesinden, otomotiv
sektöründe faaliyet göstermek üzere 09.12.2011 tarihinde kurulmuş olduğu, davacı tarafın 16/07/2012 tarih ve ... sayı 528 ... ticaret sicil gazetesinden ilgili tarih itibariyle ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortaklarından oldukları, iş bu ortaklık paylarının 12.05.2023 tarih ve 2023/303 Sayılı Sayın Mahkemenizin yazısına istinaden, İ...Ticaret Müdürlüğü 16.05.2023 tarih ve .../... sayılı yazısında, şirket sermayesinin 50.000 TL olduğu, ... ‘in 2500 TL sermaye karşılığı % 5 , ...’ in 2500 TL sermaye karşılığı % 5, ....’ (yi münferiden yetkili olan ... ... olmak üzere) 45000 Tl sermaye karşılığı % 90 olduğu, .... Noterliği 09.12.2024 tarih ve ... sayılı şirket ortaklar kurulu kararında .... nin ve münferiden yetkili olan ... ... ‘nun ikametgah adreslerinin İtalya olduğu, şirketin en az 3 yıldır faaliyette olmadığı tespit olunduğu, 2011-2018 yılları arasında Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde yer aldığı üzere, hiçbir kar dağıtımı yapılmamış olduğu, bütün bunlar uyarıca koşulları oluştuğundan, davacı ortakların haklı sebeple şirkette çıkma istemlerinin (TTK. m. 538/no.2) kabul edilmesi gerektiği," yönünde görüş bildirilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK 5/A maddesine göre TTK'nın 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Somut dava, ticari nitelikli bir alacak davası olduğundan, TTK 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabi davalardandır.
6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesinde, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/259 Esas 2023/205 Karar )
Limited şirketlerde ortağın şahsi haklarından biri de 6102 sayılı TTK’nın 638. maddesinde düzenlenen, ortağın ortaklıktan çıkma hakkıdır. Çıkma hakkı, ortağın özgür iradesi ile ortaklıktan çıkma istemini içerir. Çıkma hakkını kullanarak ortaklıktan ayrılan ortağın, ortaklığa ait bütün hak ve mükellefiyetleri sona ererek şirketle arasındaki bütün ilişkisi kesilmiş olacaktır. Limited şirketlerde ortakların tek yanlı iradeleriyle şirketten ayrılmaları kural olarak mümkün değildir. Bunun için ortağın çıkma iradesinin bir hukuki temele dayanması gereklidir. Bu temel 6102 sayılı TTK’nın 638. maddesi gereğince ya esas sözleşmesel ya da kanuni olabilir. Başka bir deyişle bu temel, ya şirket sözleşmesinin ortağa şirketten tek yanlı irade ile çıkma hakkı veren bir hükmü ya da kanunun ortaklara belirli koşullarda çıkma hakkı tanıyan düzenlemesidir. 6102 sayılı TTK’nın 638/1. maddesi “şirket sözleşmesi ortaklara şirketten çıkma hakkı verilebileceği gibi bu hakkın kullanılması belirli şartlara da tabi tutulabilir” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre, limited şirket sözleşmesi ile ortaklara şirketten çıkma hakkının tanınması veya bu hakkın kullanılmasının belirli şartlara bağlanması mümkündür. Ayrıca bu hakkın kullanılması için sözleşme özgürlüğü kapsamı içinde bazı şartların varlığı da gerekli kılınabilir. Şirket sözleşmesi ile ortaklara tanınan çıkma hakkı, hukuki açıdan onlara tanınmış bozucu yenilik doğuran bir haktır. Ortak bu hakkını kullanıp çıkma iradesini ortaklığa ulaştırdığında çıkma gerçekleşir, ayrıca bu beyanın şirket tarafından kabulüne gerek yoktur. Limited şirkette ortaklara şirketten çıkma hakkı tanıyan bir diğer durum ise 6102 sayılı TTK’nın 638/2. maddesinde yer alan “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir” şeklindeki düzenlemedir.
Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Böylece ortaklar, esas sözleşmede şirketten çıkma hususu düzenlenmiş olsun ya da olmasın şirketten çıkmalarını haklı gösterecek bir sebebin varlığı hâlinde her zaman bu hakkı kullanabileceklerdir. Limited şirket ortağı tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davası ileriye etkili hüküm ifade eden bozucu yenilik doğuran bir dava olup, bu davada çıkmayı gerçekleştiren irade mahkeme kararıdır. Mahkemenin çıkmaya ilişkin kararı şirketle ortak arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirir ve sonuçlarını dava tarihinden değil kararın kesinleştiği tarihte doğurur.
6102 sayılı TTK'nın 638. maddesi gereğince açılan limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin olan işbu davayı ortak, haklı sebeplerin varlığı halinde açabilir. Bilindiği üzere limited şirketlerde, şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamıştır. Buna göre; haklı nedenler somut olayın özelliğine göre ortaya konulup değerlendirilmek durumundadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların niteliği, şirket ortağının ortak sıfatının devamında yarar kalmaması gibi haller, limited şirket ortaklığından çıkma gerekçesi olarak gösterilebilecektir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin uzun süredir gayri faal olduğu, şirket müdürü ve ve çoğunluk pay sahibi olan dava dışı ortağın İtalya ülkesinde mukim olduğu, davalı şirket ortaklarına ana sözleşmede hüküm bulunmasına rağmen kar payı dağıtılmadığı, davalı şirketin organlarının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği, davacılar yönünden haklı sebeple ortaklıktan çıkma şartlarının oluştuğu, ayrılma akçesi talebi yönünden ise dava tarihinden önce dava şartı olan arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmakla davacıların ortaklıktan çıkma talebinin kabulüne, ayrılma akçesi taleplerinin ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacıların ortaklıktan çıkma talebinin kabulü ile TTK'nun 638/2 maddesi gereğince davalı şirket ortaklığından ayrı ayrı çıkmalarına,
Davacıların ayrılma akçesi taleplerinin ayrı ayrı usulden reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL nispi karar harcının, 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
Davacılar tarafından yapılan toplam 11.064,25 TL yargılama gideri ile 427,60 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı ve 296,40 TL tedbir talebi harcı toplamı 11.968,15 TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
Davacılar tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/05/2025
KATİP ...
e-imzalıdır
HAKİM ...
e-imzalıdır
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 427,60 TL
Karar Harcı : 615,40 TL
Noksan Harç :187,80 TL
Davacılar Gider Avansı
Yatırılan Avans : 11.500,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama gideri detayları
Bilirkişi Ücreti : 10.000,00 TL
Posta Giderleri : 1.064,25 TL