T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/408
KARAR NO : 2025/967
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 14/06/2023
KARAR TARİHİ : 18/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete cevher satışı yapıldığını ve bu satışa ilişkin faturalar düzenlediğini, davalı şirketin faturalara ilişkin bedeli ödemediğini, müvekkili şirketin davalı şirkete şifahen yapılan bildirimlerden sonuç alınamaması üzerine ... 19. Noterliğinden ... tarihli ve ... yevmiye numaralı bir ihtarname keşide ettiğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren en geç 3 (üç) gün içerisinde ödenmeyen faturaların toplam bedelinin davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmemesi durumunda söz konusu bedellerin tahsili için yasal yollara başvuracağının bildirildiğini, davalı şirketin ise taraflarınca keşide edilen ihtarnameye cevap olarak yalnızca borcu ödemekten imtina etme saikiyle yazıldığı açık olan bir ihtarname keşide ettiğini, müvekkili şirkete olan borcunu ödeme iradesini devam ettirdiğini, davalıya satışa ilişkin faturalar tebliğ edildiğini, davalı tarafından söz konusu faturalara itiraz edilmediğini ve faturalara esas bedelin borç olarak muhasebeleştirildiğini, müvekkili şirket tarafından hem şifahen hem de ihtarname yoluyla davalı şirkete defalarca söz konusu bedelin ödenmesi yönünde uyarıda bulunulduğunu ve iyi niyetle sürecin çözülmesinin amaçlandığını, müvekkili şirketin bu yöndeki çabalarının sonuç vermediğini, nihayetinde davaya konu icra takibinin başlatıldığını, bu doğrultuda davalının borca karşı haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ve alacağın likit olmasından dolayı icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılması gerektiğini, İİK'nın 158. maddesi uyarınca iflas talebinin ilanına, davalının takip konusu borcu ve ferilerini ödemesi amacıyla İİK m.158/2- c.2 uyarınca 7 gün süreli depo kararı verilerek kararın borçluya tebliğ edilmesine, borçlunun depo kararı üzerine borcunu ödememesi veya mahkeme veznesine depo etmemesi halinde İİK m.158/2- c.3 uyarınca ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilmesini, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin ibrazı için davacı tarafa kesin süre verilmesi gerektiğini, davacının ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını daha sonra kendi alacaklarını davacıdan tahsili için yargısal yollara gidilince davacının takibini kötü niyetli olarak iflasa çevirdiğini, İİK'nın 43. maddesine göre başlangıçta iflas talebi olmadığı halde sonradan bu yola gitmesinin kötü niyetli ve kasıtlı olduğunu, icra takibinin dayanağı olarak gösterilen faturalara haklı olarak itiraz edildiğini, muaccel hale gelen bir borcun söz konusu olmadığını ,müvekkilinin temerrüte de düşmediğini, alacaklının takip konusu bir alacağı olmadığını yine yabancı para cinsinden takip yapılırken ilgili kanunlara uyulmadığını, icra takibindeki alacak iddiasının USD cinsinden olmasına rağmen takipte Türk Parasının Kıymetinin Korunmasına Dair Kanun hükümlerine uyulmadığını, davacının keşide ettiği ... 19. Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesine, ... 35.Noterliği’nin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle itiraz edildiğini, davacının keşide ettiği ihtarnamede müvekkilinden ... tarihli 47.200,00-USD,30.11.2021 tarihli 37.960,00-USD, 04.12.2021 tarihli 27.175,40 USD, 07.12.2021 tarihli 21.228,20 USD ve 10.12.2021 tarihli 26.266,80 USD bedelli olmak üzere toplam 159.831,00 USD bedelli 5 adet fatura bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, muhatabın bahsi geçen ihtarnamesinin hukuka ve kanuna aykırı tanzim edildiğini, içeriğinin de gerçekleri yansıtmadığını, davacı ile davalı arasında ABD doları cinsinden herhangi bir sözleşme bulunmadığını bu nedenle ABD doları olarak düzenlenen ihtarnamede bahsi geçen ve taraflarınca ödenmesi talep edilen faturalara itiraz edildiğini, İİK'nın 156. maddesi kapsamında itirazın kaldırılması ve davalı şirketin iflasının istenemeyeceğini, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması ve davacı tarafın alacağını ispat etmesi gerektiğini, davacıya taraflar arasındaki USD cinsinden sözleşmeyi ibraz etmesi için kesin mehil verilmesini, iflas talebi ve diğer taleplerin reddine karar verilmesini, davacı alacaklının kötü niyetli olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İİK 160.maddesi kapsamında iflas avansının depo edildiği anlaşılmıştır.
.... 29. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasının tetkikinden; davacı tarafından .. numaralı 30.11.2021 tarihli 47.200,00-USD, ... nolu 30.11.2021 tarihli 37.960,00-USD, ... nolu 04.12.2021 tarihli 27.175,40 USD, ... nolu 07.12.2021 tarihli 21.228,20 USD ve ... nolu 10.12.2021 tarihli 26.266,80 USD tutarlı faturalar nedeniyle toplam 159.830,40 USD'ye tahsil tarihine kadar işleyecek %5.15 yıllık faizi ile birlikte tahsili için iflas yoluyla takip başlatıldığı , davalının süresi içinde takibe itiraz ettiği, iflas takibine yapılan itirazın kaldırılması için işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, İİK 156 ve devamı maddeleri kapsamında iflas yolu ile yapılan takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, iflas takibi ve ... 19. Noterliğinin .. tarihli .... yevmiye sayılı ihtarnamesine konu ve beş adet faturaya konu, cevher satışından kaynaklı davacı alacağının takip tarihi itibari ile ne kadar olduğu, faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, ihtarnamenin davalıya tebliğinden ve davalının temerrüt tarihinden takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş faiz miktarının ne kadar olduğu, itirazın kaldırılması ve iflas koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplanmıştır.
Tarafların 2020,2021,2022,2023 ve 2024 yılları ticari defterleri incelenerek faturaların ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı konusunda yazılı görüş ibraz etmesi için dosya bağımsız denetçi mali müşavir bilirkişi...'a tevdi edilmiş, bilirkişi ...tarafından sunulan 27/12/2024 tarihli raporda özetle; davacı şirket yetkilileri tarafından incelemeye sunulan ticari defterlerin 1 Numaralı Elektronik Defter Tebliği kapsamında e-defter kullanıcı olduğu, ibraz edilen 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları elektronik defter beratlarının süresi içinde ve usulüne göre oluşturulduğu, TTK ve VUK hükümlerine göre açılış onayı yerine geçen Ocak Ayı ve kapanış onayı yerine geçen Aralık Ayı elektronik defter beratlarının süresi içinde ve usulüne göre oluşturulduğunun tespit edildiği, ibraz edilen davalı şirket ticari defterlerinin basılı defter olarak tutulmakta olduğu ve TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması zorunlu olan açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğunun tespit edildiği, takibe konu edilen davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların, hem davacı hem de davalı şirket defterlerinde süresi içinde ve usulüne göre kaydedilmiş olduğu, yapılan kayıtların ilgili faturaların USD Karşılığı Türk Lirası olarak düzenlenmiş olması ve ticari defterlerin Türk Lirası karşılığı ile tutulması gerektiğinden, USD karşılığı Türk Lirası olarak tutulduğu, davacı ve davalı şirketin ticari defterlerine göre, davacı tarafından takibe konu edilen 5 adet USD karşılığı Türk Lirası olarak düzenlenmiş fatura bedellerinin ödendiğine dair her hangi bir belge mevcut olmadığı ve defter kayıtlarında da ödeme yapıldığına dair bir kayıt mevcut olmadığı, ilgili faturaların ticari defterlere Türk Lirası olarak kaydedilmiş olunmasına karşın her iki tarafça da 2021 yılında kur değerlemesine konu edilmiş olunması (Davalı tarafça 2021 yılından sonra kur değerlemesi yapılmamıştır.) nedeni ile davacı alacağının USD alacağı olarak ve takibe konu edildiği üzere 159.801,00 USD karşılığı alacaklı olduğunun değerlendirildiği, icra takibine konu fatura alacaklarının USD olarak her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olması ve kur değerlemesine de konu edilmiş olunması nedeniyle faiz oranı temerrüt tarihinden (cevabi ihtarname tarihi olan 26.01.2023 tarihi temerrüt tarihi esas kabul edilerek) itibaren yabancı para alacakları için uygulanan en yüksek mevduat faizine göre ve fiili ödeme günü USD Satış Kuru esas alınarak hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak dikkate alınması gerektiği değerlendirilerek, toplam işlemiş faiz 662,67 USD olarak hesaplanmış olduğu, borçlu şirketin, takip tarihi itibari ile 50.000,00 TL tutarlı sermayesinin net öz varlıklar içinde tamamen korunduğu ve (67.127,07 TL Net Öz Varlık değerine sahip olduğu) ve iflas koşullarının oluşmadığının tespit edildiği'' yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
İİK 156.maddesi kapsamında itirazın kaldırılması ve iflas koşullarının mevcut olup olmadığı hususunda toplanmıştır.
İİK'nun 154. maddesi gereğince iflas yolu ile başlatılan takibe karşı borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, takibin duracağı, alacaklının bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceği İİK‘nun 156/3. fıkrasında düzenlenmiştir. İflas davası basit yargılama usulüne göre incelenir. Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, mahkemece ilk önce davacı alacaklının İtirazın kaldırılması hakkındaki talebini inceler. Bu İtirazın kaldırılması talebinin incelenmesi, genel haciz yolundaki İtirazın kaldırılması talebinin incelenmesinden ( m.68-70) tamamen farklıdır. Genel haciz yolunda tetkik merciinin incelemesi yalnız belgelere göre ve ilamsız icra kuralları çerçevesinde yapıldığı halde, buradaki ticaret mahkemesinin incelemesi genel hükümlere ( yani HMK ‘daki hükümlere) göre olur. Bu nedenle borçlu, ticaret mahkemesindeki savunması sırasında ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı borçlu, İflas davasına karşı vereceği cevap layihalarında bütün savunma vasıtalarını ileri sürebilir. Ticaret mahkemesi normal bir alacak davasında olduğu gibi, tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borçlunun gerçekten borçlu olup olmadığını araştırır. İflas davasında alacaklı, alacağını ispat bakımından m.68. ‘de olduğu gibi tahdidi olarak sayılmış olan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi, alacağının varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir. Burada alacaklının alacaklı olup olmadığı maddi hukuk kurallarına göre esastan incelendiğinden ticaret mahkemesi borçlunun İtirazının ya kesin olarak kaldırılmasına veya kesin kaldırma talebinin (bununla İflas davasının) reddine karar verir. Burada, borçlunun itirazı esastan karara bağlanmakta ve alacağın esası hakkında hüküm verilmektedir. Bu hüküm normal bir alacak davasında olduğu gibi kesin hüküm oluşturur. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, davacının alacağının mevcut olduğunu tespit eder ve borçlunun itiraz ve defilerini yerinde bulmazsa, yani borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa borçlunun İtirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verir. Buradaki İtirazın kaldırılması kararı bir ara karardır. (Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Cilt 3.sayfa ,2672 vd, 1993 baskı). Bu nedenle yalnız başına istinaf edilemez.
Yapılacak inceleme sonucu alacağın mevcut olduğu kabul edilirse borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilir ve mahkemece aynı zamanda bir depo kararı verir. Bu depo kararı ile mahkeme, borçluya yedi gün içerisinde faiz ve icra giderleri ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o kadar miktarı mahkeme veznesine depo etmesini emreder (m.158, II c. 2).Borçlu yedi günlük depo süresi içerisinde faiz ve giderleri ile birlikte borcu ödemez veya mahkeme veznesine depo etmez ise, mahkemece depo kararından sonraki ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilir.
İİK 166/2. madde doğrultusunda yazılı basında ve sicil gazetesinde davalı hakkında iflas istemli dava ikame edildiğine dair ilanların yaptırıldığı, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresin mahkememiz yargı çevresinde bulunduğu bu nedenle bu davaya bakma konusunda mahkememizin kesin yetkili olduğu, İİK 156/4. maddesi uyarınca, iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
... tarihli ve ... Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l Esas, 2003/l Karar sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 21 inci maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi, başka bir ifadeyle alım- satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık, davacı tarafından "ticari e-fatura" seçeneği üzerinden düzenlenip davalıya gönderilen ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmeyen faturanın içeriğinde cinsi, miktarı ve bedeli yazılı malların davalıya teslim edilmiş sayılıp sayılmayacağı, ticari satımla ilgili fatura içeriğine itiraz edilmemesinin malların fatura borçlusuna teslim edildiğine karine teşkil edip etmeyeceği hususunda toplanmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için “fatura” kavramı üzerinde durulmasında yarar vardır.
6102 sayılı Kanun'da fatura tanımlanmamış; 213 sayılı Kanun'un 229 uncu maddesinde ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesikadır" şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre fatura, ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını ölçüsünü fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası niteliğinde olup sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenen ve sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belgedir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 373).
Diğer taraftan 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası; "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
" hükmünü haizken ikinci fıkrasında; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır
" hükmü yer almaktadır. Buna göre ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa öneri mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez.
6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi gereğince gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması hâlinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş ya da iş görmüş bir tacir olması gerekir. Bunun doğal sonucu olarak da; esnafın gönderdiği faturaya itiraz olunmaması fatura içeriğini kabul etme sonucunu doğurmaz. Görüldüğü üzere bu düzenleme ile faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu süresinde itiraz edilmemekle içeriğinden sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Ne var ki fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği hâlde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.
Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, başka bir deyişle faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde düzenlenen bu karineden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdî ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde düzenlenen karine aksi ispat edilebilen adi bir karine olduğundan sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.
6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi, niteliği gereği faturaya yazılması gereken hususlar, başka bir deyişle olağan içeriği bakımından uygulanır. Faturanın içeriğinin nasıl olması gerektiği konusunda 6102 sayılı Kanun'da özel bir hüküm bulunmamakta, sadece 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu ve olağan içeriğinin nasıl olması gerektiği 213 sayılı Kanun'da düzenlenmiştir. Bu itibarla 213 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi gereğince faturada en az; faturanın düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası, faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası bulunmalıdır.
Görüldüğü üzere 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkindir.
Takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip konusu faturalarda satılan malın cinsi (krom cevheri), adedi ve bedeli gibi faturanın zorunlu ve olağan içeriklerinin yer aldığı, fatura içeriklerinin satım sözleşmesinin ifa safhasıyla uyumlu olduğu, fatura içeriklerinde ifa safhası dışında sayılabilecek (vade farkı,kâr kaybı vb) hususların yer almadığı, emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ...Esas, ...K. sayılı kararında da açıklandığı üzere davalı defterlerine kaydedilen olağan içerikli faturalara süresinde itiraz edilmemesinin fatura içeriği ürünlerin teslimine karine teşkil ettiği,aksinin ve fatura konusu bedellerin ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği kanaatine varılmakla davacı defterlerinde kayıtlı faturalardan kaynaklı 159.801 USD asıl alacağın tahsili ve davalının iflasına karar verilmesi amacıyla başlatılan ... 29. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında davalının iflas yolu ile takibe itirazının 159.801- USD asıl alacak ve 662,67 USD işlemiş faiz yönünden kaldırılmasına karar verilmiş ve İİK'nın 158. maddesi uyarınca davalı hakkında iflas davası açıldığı İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle ilan edilmiştir.
02.10.2025 tarihli duruşma tarihi itibari ile depo emrine esas kapak hesabının bildirilmesi için ... 29. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, ... 29. İcra Dairesinin cevabi yazısı ekinde gönderilen kapak hesabında faizin hangi oran üzerinden hesaplandığı anlaşılamadığından yeniden ... 29. İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, ... Esas sayılı dosyada takibin USD cinsinden olması sebebiyle bir sonraki duruşma tarihi olan 06.11.2025 günü itibarıyla (takip talebindeki %5,15 faiz oranı ile bağlı kalınarak) kapak hesabının duruşma saatinden önce gönderilmesi istenilmiş, duruşma günü olan 06/11/2025 tarihi itibari ile toplam 8.839.377,84 TL borcun 7 gün içinde ödenmesi veya mahkememiz veznesine depo edilmesi gerektiğinin, aksi halde İİK'nın 158. Maddesi uyarınca davalının iflasına karar verileceği davalı vekiline ihtar edilmiş, buna rağmen depo emrinin yerine getirilmediği, iflas isteminin muvazaalı olduğuna dair süresinde ileri sürülen bir müdahale talebi bulunmadığı anlaşılmakla İİK 158.maddesi uyarınca davalının iflasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı (Vergi No: ..., Mersis No: ...) davalı ... ŞİRKETİ'nin İİK'nın 158/2. maddesi uyarınca İFLASINA,
İflasın 18/12/2025 tarihi saat 17:00 itibarıyla açılmasına,
İflas kararının ilanına,
Kararın derhal .... İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine,
2-Davacı şirket tarafından depo edilen iflas avansının İstanbul İflas Müdürlüğüne gönderilmesine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 615,40 TL olduğundan peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 507,00 TL, bilirkişi masrafı 5.000,00 TL ile ilan masrafı 14.118,00 TL toplamı 19.625,00 TL ile mahsup edilen harç 179,90 TL olmak üzere toplam 19.804,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/12/2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP