T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/445 Esas
KARAR NO : 2025/905
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/01/2023
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müteahhitlik yapan davacı ile Davalı Şirket arasında imzalanan 10.06.2021 tarihli sözleşme ile beton alımı m³ birim fiyatı en fazla 265,00-TL olarak belirlenerek toplam 4 adet çek ile 125.000,00-TL sözleşmenin imzalanmasıyla peşin olarak davalı şirkete ödendiği; ...bank ... Şubesi'nin ... Seri Numaralı 30.09.2021 Tarihli 30.000,00-TL tutarlı çek, ...bank ... Şubesi'nin ... Seri Numaralı 30.10.2021 Tarihli 35.000,00-TL tutarlı çek, ... Şubesi'nin ... Seri Numaralı 30.11.2021 Tarihli 35.000,00-TL tutarlı çek; ... Bankası ... Şubesi'nin ... Seri Numaralı 30.08.2021 Tarihli 25.000,00-TL tutarlı çekler olduğu; sözleşme ile anlaşılan birim fiyattan peşin olarak 125.000,00-TL beton ödemesi yapıldığı; davalı Şirket tarafından sözleşmeye aykırı olarak tek taraflı fiyat artışı yapılmaya çalışıldığı ve anlaşılandan fazla birim fiyatıyla düzenlenen fatura ve fiyat artışlarının kabul edilmediği bildirildiği; peşin ödemeye rağmen davalının beton vermediği ve davacının başka firmalardan beton almak zorunda kaldığı; davalı Şirketin sözleşmeye aykırı olarak düzenlediği faturaların fiyat farklarına ilişkin 12.05.2022 tarihli; 1.752,30-TL ve 34.063,65-TL tutarlı 2 adet iade e-faturası gönderildiği; davacının ödediği tutardan ortalama toplam 35.815,95-TL tutarı kadar m³ fiyatı 265,00-TL üzerinden beton alma hakkı mevcut olduğu; davalı şirketten sözleşmeden sonra yaklaşık 323 m³ beton aldığı; davacının Muhatap Şirketten herhangi bir ödeme yapmadan yaklaşık 135 m³ beton alma hakkı mevcut olduğu ve ... 9. Noterliği'nin...Tarih ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesiyle ihtar edildiği davalı şirketin ödeme yapmadığı bu nedenle neticeten davacının 10.06.2021 tarihli sözleşmeye göre alacaklı olduğu betonun dava tarihi itibariyle değerinin davalı taraftan alınarak ihtarname tarihi olan 16.05.2022'den başlayacak ticari temerrüt faiziyle şimdilik 500,00-TL'sinin davacıya ödenmesine; davalı yanın beton dökümünü yanlış yaptığından dolayı yaşanan gecikmelerin sebep olduğu zararın davalı taraftan alınarak ihtarname tarihi olan 16.05.2022'den başlayacak ticari temerrüt faiziyle 500,00-TL'sinin davacıya ödenmesine, yargılama masrafları ve KDV hariç şekilde hesaplanan ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, somut dava kapsamında talep edilen rakamlar belirli olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuken mümkün olmadığı; sözleşme tarihi 10.06.2021 olmasına rağmen davacı taraf uzun bir süre -yaklaşık 1 yıl boyunca- yükümlüğünü yerine getirmediği ve hazır beton siparişi vermediği; kendi kusuru ile inşaata başlayamadığı aradan geçen süreç itibari ile ülkemizde ağır bir enflasyon dönemi yaşanması ve hammadde ile döviz fiyatları öngörülemeyen bir şekilde artması nedeniyle hammadde fiyatlarında yaşanan aşırı artışlardan dolayı edimin ifası şirket açısından oldukça güçleştiği hatta ifası imkansız hale geldiği öngörülemeyen bir durum olduğu; davacıya ... 29. Noterliği vasıtası ile ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek; "BK. 138. Madde kapsamında belirtilen öngörülemeyen olağanüstü durum sebebiyle hammadde ve döviz fiyatlarındaki artışın neticesi olarak sipariş verilen hazır betonun 31.03.2022 tarihine kadar teslim alınması" ihtar edildiği ; aslında huzurdaki davada "alacaklı temerrüdü" söz konusu olduğu; teslim alınmamasının sebebi davalı tarafın inşaatın yapımı aşamasında gereken izin ve ruhsatları süresinde alamaması olduğu; sözleşme tarihi 10.06.2021 olmasına rağmen ilk bağlantı talebini Mayıs/2022 de davalıya ilettiği; yani 1 yıl boyunca inşaat başlayamamış olması sebebiyle verdiği siparişi teslim alamadığı ticari teamül gereği hazır betonu sipariş geçmesi ve teslim alması gerektiği , ticari teamülün ne yönde olduğu -bir müteahhidin hazır beton sözleşmesi akdetmesi ile bağlantı talep etmesi arasındaki sürenin ne kadar olması gerektiği- yönünde rapor alınmasını talep ettiklerini; 2021 yılında 265 TL olan m3 birim fiyatı aradan geçen 1 yıllık gecikme dönemi sonrası 1.500 TL' ye kadar çıktığı; farkın 6 kat olduğu; davacının taleplerine nazaran tersten gidilecek olunur ise müvekkil firmanın 1400 TL civarında mal ettiği bir ürünü 265 TL' ye davacıya satması gerektiği davacı taleplerinin hakkaniyete aykırı olduğunu açıkça ortaya koyduğu; hazır betonun mamül hale geldikten sonra hemen kullanılması gerektiği 1 senenin uzun zaman olduğu; inşaatın adresinin davacı taraftan sorularak ilgili belediyeye müzekkere yazılmasını ve inşaata ilişkin tüm ruhsat ve yapım sürecini gösteren bilgi/belgelerin celbi gerektiği; davacı taraf dilekçesinde muğlak bir ifade ile "müvekkilin bağlantısını yaptığı betonun dayanımının yeterli olmadığı için yapı denetim şirketi tarafından inşaatın durdurulduğunu" iddia ettiği ancak belge sunamadığı davacının bu yöndeki iddialarının asılsızlığının tespiti için davacıdan ilgili yapı denetim şirketinin unvan ve adres bilgilerinin temini sonrası yapı denetim şirketine yazılacak bir müzekkere ile; "28 günlük ve 45 günlük basınç dayanımı raporlarının" celbini talep ettikleri; davacının TMK m.2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek davalı şirketi zarara sokma kastı ile hareket ettiği; davacının; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava,alacak ve tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı ile davalı arasında akdedilen “hazır beton satış sözleşmesi” kapsamında davalının davacıya teslim etmesi gereken beton bulunup bulunmadığı varsa değerinin tespiti ile davacının beton dökümünün hatalı olup olmadığı, hata var ise davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve sorumluluk miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememiz 27/11/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 2021 ve 2022 yıllarına ait taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak taraflar arasındaki sözleşme ve hazır betona ilişkin raporlar da dikkate alınarak uyuşmazlık konusu bakımından resen seçilecek mali müşavir, inşaat mühendisi ve sözleşme hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Bu kapsamda sözleşme hukuku alanında uzman ..., mali müşavir ...ve inşaat mühendisi ...'den alınan 13/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle İnşaat Mühendisliği yönünden; ... taze beton sonuçlarına göre Temel, 3.Kat kolon, perde ve tabliye, 4.Kat kolon, perde ve tabliye, 5.Kat kolon, perde ve tabliye değerlerinin...'e göre düşük çıktığı,...Denetimin raporuna göre taze beton test sonuçları düşük çıkan katlardan alınan karot numunelerinde yapılan basınç testi sonuçlarının uygun çıkması sonrası inşaata devam edildiği, Karot numunelerine ait test sonuçlarının dosyasında olmadığı, Sözleşmenin 10.06.2021 tarihinde yapıldığı, ilk betonun 17.12.2021 de döküldüğü, 06.01.2022 de temel betonu döküldüğü ve son olarak 18.05.2022 de 4. Kat kolon perde tabliyesinin döküldüğü anlaşılmıştır. Sonuç olarak kaba inşaatın sözleşme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde yaklaşık 690 oranında tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bu tarihler inşaat yapım sürecinin olağan akışına uygun olarak yürüdüğü şeklinde değerlendirildiği, Borçlar Mevzuatı Yönünden; Taraflar arasında 10.06.2021 tarihinde adi yazılı şekilde “Hazır Beton Satış Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde davacının “alıcı”, davalının da “satıcı” sıfatını haiz olduğu; sözleşmenin 3. maddesinde C/30-37 sınıfı betonun m3 birim fiyatının 265TL. olarak kararlaştırıldığı; Davalı satıcı tarafından davacı alıcının bir yıl boyunca beton almadığının; fiyat artışları sebebiyle mücbir sebep meydana geldiğinin ve sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiği; ancak sözleşmenin 4. maddesinde maliyet artışı halinde tarafların karşılıklı görüşerek yeniden fiyatları düzenleyebileceklerinin; sözleşmenin 7. maddesinde sözleşmenin imzalandığı 10.06.2021 tarihinden itibaren sözleşmenin yürürlüğe girdiği ve sözleşme konusu işin tamamlanmasına veya tarafların karşılıklı olarak anlaşmaları ile sözleşmenin sona ereceğinin kararlaştırıldığı; dosya kapsamı incelendiğinde ise tarafların karşılıklı olarak anlaşmaları ile maliyet artışları nedeniyle birim fiyatların yeniden kararlaştırıldığına veya sözleşmenin karşılıklı olarak sona erdirildiğine yönelik bir delile rastlanmadığı; yukarıdaki teknik incelemede de inşaat yapım sürecinin olağan akışına uygun olarak yürüdüğü yönünde tespit yapıldığı, Davalı satıcı tarafından ... 29. Noterliği” nden ...tarihinde davacı alıcıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle ekonomik durum, dalgalanma vs. sebeplerle ifanın aşırı güçleştiği; 31.03.2022 tarihine kadar teslim alınmaması halinde bu tarihten sonra hazır beton talep edilmesi halinde güncel fiyatlar üzerinden satışın yapılacağı; 01.05.2022 tarihine kadar hiçbir şekilde hazır beton talebinde bulunulmaması, sessiz kalınması halinde bu tarihten itibaren davacının cari hesap bakiyesinin banka hesabına iade edileceği aksi halde sözleşmeden fesih hakkının kullanılarak 31.03.2022 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedilmiş olacağı hususunun ihtar edildiği; ihtarnamenin 02.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, Davacı alıcı tarafından ... 9. Noterliği” nden... tarihinde davalı satıcıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle tebliğden itibaren 5 gün içinde 135m3'lük betonun inşaat alanına dökülmesi hususunun talep edildiği, Davalı satıcı tarafından ... 29. Noterliği” nden... tarihinde davacı alıcıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle davalının borcunun bulunmadığı beyan edilerek 2 adet iade e-faturaya ilişkin itirazların sunulduğu, Davacı alıcı dava dilekçesinde davacının sözleşmeye göre alacaklı olduğu betonun dava tarihi itibarıyla değerinin davalı taraftan alınarak ihtarname tarihi olan 16.05.2022'den başlayacak ticari temerrüt faiziyle şimdilik 500TL.nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olup aşağıdaki mali inceleme neticesinde buna ilişkin tespite yer verildiği; davalının beton dökümünü yanlış yaptığından dolayı yaşanan gecikmelerin sebep olduğu zararın ihtarname tarihi olan 16.05.2022 den başlayacak ticari temerrüt faiziyle 500TL.nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olup yukarıdaki teknik incelemede buna ilişkin bir değerlendirme yapılamadığı, Mali İnceleme Yönünden; Taraflar arasında akdedilen Hazır Beton Satış Sözleşmesi'nin 10.06.2021 tarihinde davacı tarafından “Alıcı” olarak ve davalı tarafından “Satıcı” olarak imzalanmış olduğu, Davacı şirket tarafından davalıdan alımı yapılan ürün miktarı toplamının; C30/37 — 312,50 m3 ve C16/20 — 11 m3 olduğu, Davacı tarafından alımı yapılan beton ürününe istinaden davalıya toplam 125.000,00 TL tutarında çek ile ödeme yapılmış oldu; Davacı şirketin, dava dışı şirketten toplam 51 m3 C30 Hazır Beton ürününü 830.- TL birim fiyat ile satın almış olduğu, Taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen birim fiyatlara göre aradaki farkın; 265.- TL birim fiyata göre; (830-265) — 565.- x 51m3 — 28.815,00 TL olduğu, Katkı maddeli 277.- TL birim fiyata göre; (830-277) —553.-x51m3>28.203,00 TL olduğu, Davacının ticari defter ve kayıtlarında; 31.12.2022 tarihi itibarıyla davalı şirket cari hesap bakiyesinin 20.282,67 TL borçlu durumda olduğu, Davalının ticari defter ve kayıtlarında; 20.04.2022 tarihi itibarıyla davacı şirket cari hesap bakiyesinin 15.533,28 TL borçlu durumda olduğu, Taraf şirketler arasındaki cari hesap farkının (20.282,67 TL4 15.533,28 TL -) 35.815,95 TL olduğu, söz konusu farkın; davacı şirket tarafından düzenlenen 1.752,30 TL ve 34.063,65 TL tutarlı iade faturalarının davalı şirket tarafından keşide edilen 20.05.2022 tarihli ihtarname ile yasal süre içerisinde itiraz edilerek davacıya iade edilmiş olduğu ve davalının ticari defterlerine kayıt edilmemiş olduğu, Sözleşmenin 3.maddesi ile belirlenen birim fiyat tablosuna göre; faturanın davalı tarafından kabulü gerektiği, Rapor içerisinde açıklandığı üzere; davacının 87,5 m3 beton alacağının dava tarihi itibarıyla değerinin (87,5m3 x 1.616,01 TL -)141.400,88 TL hesaplandığı tespit edilmiştir.
Mahkememiz 28/05/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekiline Karot numunelerine ait test sonuçları ve inşaat yapım ruhsatı, yapı kullanım izin belgesini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, ara karar yerine getirildiğinde, dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdii ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bu kapsamda bilirkişi heyetinden alınan 08/09/2025 tarihli ek raporda özetle Yapı Ruhsat Belgesi İncelendiğinde; ... Belediyesinden 575 Ruhsat numarası ile 08.11.2021 tarihinde ruhsat alındığı, Yapı Kullanım İzin Belgesi İncelediğinde; 627 Ruhsat numarası ile 05.10.2022 tarihinde tadilat ruhsatı alındığı. 208 Belge Numarası ile 02.12.2023 yılında yapı kullanım izin belgesi verildiği, Karot numunelerine ait test sonuçlarının dosyasında olmadığı, Hazır beton sözleşmesi, Yapı Ruhsatı, Kalitetest Beton Laboratuarının taze beton test sonuç dosyası ve Yapı Kullanım İzin Belgesi incelediğinde; hazır beton sözleşmesi imza tarihinden 151 gün sonra inşaat yapı ruhsatı alındığı, Yapı ruhsat alındıktan 39 gün sonra ilk betonun döküldüğü, İlk beton siparişinin 17.12.2021 taribinde Tin? lük C16/20 beton olduğunu ... numaralı irsaliyeden anlaşılmaktadır. Yapı ruhsat alındıktan 59 gün sonra temel betonunun atıldığı, Yapı ruhsatı alındıktan 163 gün sonra, temel atıldıktan ise 104 gün sonra davalını yin ettiği son beton ile 4.Kat kolon, perde, tabliye betonun döküldüğü anlaşılmıştır. Yapı ruhsatı alındıktan 218 gün sonra, temel atıldıktan ise 166 gün sonra dava dışı diğer beton firmasından temin edilen beton ile son kat (5.Kat) kolon, perde, tabliye betonun dökülerek kaba inşaatın tamamlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki tarihler ve aralarındaki geçen gün sayılarının ruhsat alım ve inşaat yapım süreçleri açısından olağan akışına uygun olduğu, değerlendirildiğinden davalı firmanın sözleşme konusu betonu bu süreçte temin etmesi gerektiği, bazı katlarda 28 günlük taze beton sonuçlarının düşük çıkması sonrası, yapı denetim firması karot numunesi aldırmış ve aldırdığı numunelerle ilgili raporunda belirttiğine göre karot numenlerinden çıkan sonuçlar proje değerlerine uygun çıkmıştır. Karotlara ait basınç testi sonuçlarını gösteren raporlar dosyasında görülmemiş olup yapı denetim firmasının raporuna göre yorum yapılmıştır. Bu durumda betonların döküm tarihleri, laboratuar sonuçlarının tarihler ve karot testlerin alındığı tarihler kontrol edildiğinde, inşaat yapım sürecinin olağan akışa uygun olarak yürüdüğü şekilde değerlendirildiğinden davacı açısından gecikmeye bağlı bir mağduriyet durumunun olmadığı, Borçlar Mevzuatı Yönünden İnceleme; Taraflar arasında 10.06.2021 tarihinde adi yazılı şekilde “Hazır Beton Satış Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurulduğu; sözleşmede yer alan irade açıklamaları incelendiğinde davacının “alıcı”, davalının da “satıcı” sıfatını haiz olduğu; sözleşmenin 3. maddesinde C/30-37 sınıfı betonun m3 birim fiyatının 265TL. olarak kararlaştırıldığı; Davalı satıcı tarafından davacı alıcının bir yıl boyunca beton almadığının; fiyat artışları sebebiyle mücbir sebep meydana geldiğinin ve sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiği; ancak sözleşmenin 4. maddesinde maliyet artışı halinde tarafların karşılıklı görüşerek yeniden fiyatları düzenleyebileceklerinin; sözleşmenin 7. maddesinde sözleşmenin imzalandığı 10.06.2021 tarihinden itibaren sözleşmenin yürürlüğe girdiği ve sözleşme konusu işin tamamlanmasına veya tarafların karşılıklı olarak anlaşmaları ile sözleşmenin sona ereceğinin kararlaştırıldığı; dosya kapsamı incelendiğinde ise tarafların karşılıklı olarak anlaşmaları ile maliyet artışları nedeniyle birim fiyatların yeniden kararlaştırıldığına veya sözleşmenin karşılıklı olarak sona erdirildiğine yönelik bir delile rastlanmadığı; yukarıdaki teknik incelemede de (kök raporda olduğu gibi) “inşaat yapım sürecinin olağan akışma uygun olarak yürüdüğü” yönünde tespit yapıldığı, Davalı satıcı tarafından ... 29. Noterliği'nden ...tarihinde davacı alıcıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle ekonomik durum, dalgalanma vs. sebeplerle ifanın aşırı güçleştiği; 31.03.2022 tarihine kadar teslim alınmaması halinde bu tarihten sonra hazır beton talep edilmesi halinde güncel fiyatlar üzerinden satışın yapılacağı; 01.05.2022 tarihine kadar hiçbir şekilde hazır beton talebinde bulunulmaması, sessiz kalınması halinde bu tarihten itibaren davacının cari hesap bakiyesinin banka hesabına iade edileceği; aksi halde sözleşmeden fesih hakkının kullanılarak 31.03.2022 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedilmiş olacağı hususunun ihtar edildiği; ihtarnamenin 02.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, Davacı alıcı tarafından ... 9. Noterliği” nden ... tarihinde davalı satıcıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle tebliğden itibaren 5 gün içinde 135m3'lük betonun inşaat alanına dökülmesi hususunun talep edildiği, Davalı satıcı tarafından ... 29. Noterliği” nden ... tarihinde davacı alıcıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle davalının borcunun bulunmadığı beyan edilerek 2 adet iade e-faturaya ilişkin itirazların sunulduğu, Davacı alıcı dava dilekçesinde, Davacının sözleşmeye göre alacaklı olduğu betonun dava tarihi itibarıyla değerinin davalı taraftan alınarak ihtarname tarihi olan 16.05.2022'den başlayacak ticari temerrüt faiziyle şimdilik 500TL.nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olup uzmanlık alanı gereğince mali inceleme neticesinde buna ilişkin tespite yer verildiği; Davalının beton dökümünü yanlış yaptığından dolayı yaşanan gecikmelerin sebep olduğu zararın ihtarname tarihi olan 16.05.2022 den başlayacak ticari temerrüt faiziyle 500TL.nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiş olup yukarıdaki teknik incelemede davacının zararının olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı, takdirin elbette TMK m. 4 ve HMK hükümleri uyarınca Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Mali İnceleme Yönünden: Kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı vekili 22/10/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile müvekkilin, 10.06.2021 tarihli sözleşmeye göre davalı taraftan alacaklı olduğu betonun dava tarihindeki değeri için dava dilekçesinde talep ettikleri 500,00-TL tutarını 140.900,88-TL artırarak ihtarname tarihi olan 16.05.2022'den itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte 141.400,88-TL'nin, yargılama masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, taraflar arasında imzalanan 10.06.2021 tarihli hazır beton satış sözleşmesi kapsamında davalının üretici; davacının alıcı olarak yer aldığı, sözleşmenin 2. Maddesinde davanın konusunun alcının şantiyesinin gerekli hazır beton ihtiyacının alıcının talebine yürürlükteki beton standartlarına uygun olarak ve aşağıda belirtilen şartlar dahilinde ve fiyatlar mukabilinde; üreticinin hazır beton tesisinde üretilmesi, üreticinin transmikseriyle şantiyeye taşınması, üreticinin mikser olduğu veya mobil pompası ile basılarak kalıbına teslim edilmesini kapsadığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin 3.c maddesinde ödeme şeklinin toplam beton miktarı yaklaşık 400 m3 olup 90- 120- 150 gün vadeli çek ile bağlantı yapılır 3.c.2 maddesinde fatura bedellerinin belirtilen vadesinde ödenmediği takdirde fatura bedellerine aylık %3 vade farkı ödemeyi ve kabul taahhüt edeceği kararlaştırılmıştır. Beton sınıfı kalitesinin ve pompalı mikserli birim fiyatlarının yer aldığı C30/37 için 265,00 TL+ KDV ; C25/30 için 260,00 TL+ KDV; C16 için 255,00 TL+ KDV; katı maddesi ve brüt beton fiyat farkının ayrı ayrı 12,00 TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Fiyat değişikliği yönünden m.4 kapsamında mevcut fiyatlar bağlantı bitiminde hammadde vb. Maliyetler artışlarında karşılıklı görüşülerek ek protokol ile fiyatlar yeniden revize edilerek düzenlenecektir.
Davacı tarafından keşide edilen ... 15. Noterliği'nin ... tarihli ihtarnamede özetle, inşaat sektöründeki maliyetlerdeki artışın mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği; güncel nakit fiyat uygulamasının kabul edilmesinin mümkün olmayacağı; taahhüt edilen 400 m3 beton borcunun ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından keşide edilen ... 9. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında beton alımı m3 fiyatının en fazla 265,00 TL olarak belirlendiği halde davalının sözleşmeye aykırı olarak tek taraflı artış yaptığı; fiyat farkına ilişkin 1.752,30 TL ve 34.063,65 TL tutarlı 2 adet faturanın iade edildiği; davacının davalıdan 35. 815,95 TL kadar beton alma hakkı olduğu; davalı şirkete herhangi bir ödeme yapmadan 135 m3 beton alma hakkı olduğu ; davalının betonu sözleşmeye aykırı olarak 3 kere geciktirdiği 2 kere döktüğü betonun dayanımı yeterli olmadığından yapı denetim şirketi tarafından inşaat durdurulduğu; ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içinde 135 m3 betonun son beton dökülen inşaata dökülmesi aksi halde başka bir beton şirketinden alınarak fiyat farkının ve gecikme kaynaklı zararların tazmini için ihtarın 18/05/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının 23/05/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.
Davalı tarafından keşide edilen ... 29. Noterliği'nin ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde özetle, ... 29. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile mevcut sözleşme koşullarında alınması gereken hazır beton mamullerinin 31/03/2022 tarihinde alınmadığı takdirde sözleşmeden dönme/ fesih hakkının kullanılmak suretiyle feshedileceği ve bundan sonra alınacak hazır betonların güncel fiyatlar üzerinden hazır beton satışının yapılacağının ihtar edildiği, iade e faturalarına itiraz ederek iade ettiğini ihtar edildiği anlaşılmıştır.
Davanın... 10. ATM ...esas sayılı dosyasına tevzi edildiği; yetkisizlik kararı verilmesi üzeri dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacının çekler karşılığında yapılan ödemeye rağmen davalının davacıya beton alım hakkını yerine getirmemesinden kaynaklı iş bu davayı açtığı;sözleşmenin 10.06.2021 tarihinde imzalandığı ve sözleşmenin süresinin "sözleşme konusu işin tamamlanması veya tarafların karşılıklı mutabakatı "ile sona ereceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye konu beton sınıfı ve miktarlarının sözleşmede 3.a maddesinde belirlendiği; m.4 kapsamında fiyat değişikliğinin "karşılıklı görüşülerek ek protokol" ile revize edileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında iş bu sözleşme dışında fiyat konusunda revize ek protokol bulunmadığı anlaşılmıştır.
Tarafların basiretli tacir olarak sözleşme imzaladığı; davalı tarafça davacı taraf uzun bir süre -yaklaşık 1 yıl boyunca- yükümlüğünü yerine getirmediği ve hazır beton siparişi vermediği; kendi kusuru ile inşaata başlayamadığı aradan geçen süreç itibari ile ülkemizde ağır bir enflasyon dönemi yaşanması ve hammadde ile döviz fiyatları öngörülemeyen bir şekilde artması nedeniyle hammadde fiyatlarında yaşanan aşırı artışlardan dolayı edimin ifası şirket açısından oldukça güçleştiği hatta ifası imkansız hale geldiği öngörülemeyen bir durum olduğunu beyan etmiş ise de 10.06.2021 tarihinde imzalanan sözleşme sonrası 06.01.2022 tarihli davadışı ... Şti tarafından düzenlenen beton deney raporu incelenmek suretiyle düzenlenen kök raporda sözleşmeden sonra 08.11.2021 tarihinde yapı ruhsatının alındığı; ilk beton siparişinin 17.12.2021 tarihinde 11 m3 C16 /20 beton olduğu...numaralı irsaliye ile tespit edildiği;06.01.2022 tarihide temel betonun atıldığı; 4. Kat kolonun 20.04.2022 tarihinde atıldığı anlaşılmıştır. 5. Kat kolonun 14.06.2022 tarihinde davalı şirket tarafından dökülmediği anlaşılmıştır. Sözleşmede hazır beton alımına ilişkin davacı tarafına verilen süre bulunmadığı gibi sözleşme süresinin süreli olarak belirlenmediği; sözleşme konusu işin tamamlanması veya karşılıklı muvafakate bağlandığı bu nedenle davacının kusuru ile inşaata başlamadığı savunmasının davalı tarafça edimini yerine getirmeme nedeni olmayacağı anlaşılmıştır. Sözleşmede birim fiyat şartlarının beton çeşitlerine göre belirlendiği ve fiyatların revizesi konusunda davalı tarafın davacı tarafa bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalının hammadde fiyatlarında yaşanan aşırı artışlardan dolayı edimin ifası şirket açısından oldukça güçleştiği savunmasına itibar edilmemiştir. Davalı tarafça düzenlenen ihtarnamede hazır beton mamullerinin davacı tarafça 31/03/2022 tarihinde alınmadığı takdirde sözleşmeden dönme/ fesih hakkının kullanılmak suretiyle feshedileceği ve bundan sonra alınacak hazır betonların güncel fiyatlar üzerinden hazır beton satışının yapılacağının ihtar edildiği ancak davacı tarafa davalı tarafından verilen kesin sürenin sözleşme kapsamında olmadığı ve sözleşmede taraflardan birine fesih hakkı verilmediği anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesinde ''Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüte düşmüş olur. Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüte düşerse, diğerlerine karşı da temerrüte düşmüş olur.", 107. maddesinde; "Alacaklının temerrüte düşmesi durumunda borçlu hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir" 111.maddesinde ise; ''Borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrütünde olduğu gibi, tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir'' düzenlemesi dikkate alındığında davacının haklı bir sebep olmaksızın hazır beton alımından kaçındığına dair dosyada delil bulunmadığı, davalı tarafça keşide edilen ilk ihtarnamede ise aşırı ifa güçlüğünden kaynaklı davacıdan talepte bulunduğu anlaşılmakla davalının iş bu savunmasına itibar edilmemiştir.
İstanbul BAM 3. HD ...Esas... Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında "Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa-Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (Clausula Rebüs Sic Stantibus -beklenmeyen hal şartı- sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. İşte bu bağlamda hakim, somut olayın verilerine göre alacaklı yararına borçlunun edimini yükseltmeye veya borçlu yaranına onun tamamen veya kısmen edim yükümlülüğünden kurtulmasına karar verilebilir ve müdahale ederek sözleşmeyi değişen koşullara uyarlar. Bununla birlikte her talep vukuunda sözleşmeyi değişen hal ve şartlara uydurmak mümkün değildir. Aksi halde özel hukuk sistemimizde geçerli olan "irade özgürlüğü", "sözleşme serbestisi" ve "sözleşmeye bağlılık" ilkelerinden sapma tehlikesi ortaya çıkar. Sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai, tali (ikinci derecede) yardımcı nitelikte olup, ancak uyarlama kurumun şartlarının mevcudiyeti halinde anılan kurumun uygulanması gündeme gelebilecektir.
Aşırı ifa güçlüğü başlıklı bu yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, “işlem temelinin çökmesi”ne ilişkindir. Ancak az yukarıda ifade edildiği üzere "sözleşmeye bağlılık" ilkesi esas olup, sözleşmeye müdahale müessesesi istisnai nitelikte bir kurum olmakla yasa koyucu tarafından da bu kurumun uygulanması ancak anılan madde de belirtilen dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır. Bunlar; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü durum ortaya çıkması, bu durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması, yine bu durumun sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi ve borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması halidir. Bu dört koşulun birlikte gerçekleşmesi halinde ise borçlunun, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme hakkı bulunmaktadır.
Somut olayda , dosya içeriğine göre taraflar arasında sabit fiyatla elektrik satışına ilişkin sözleşme imzalanmış olup, davalı tarafça davacıya yapılan bildirimde maliyetlerin artması sebebiyle taahhüt edilen sabit fiyat yönünden revizyona gidileceği bildirilmiştir. Ancak ,dosyadaki bilgi ve belgelere göre ,davalı tarafından ,davacı şirkete elektrik enerjisi vermeye devam edilmiştir.İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde ,tek taraflı revizyona gidilmesi hukuken mümkün değildir. Bu durumda ,taraflarca imzalanan Sözleşme uyarınca “Taraflarının Yükümlülükleri”nin devam ettiğinin kabulü gerekmektedir.Davalının sözleşmenin uyarlanması yolunda dava açtığı da tespit edilmemiştir.
Bu durumda ,davalı şirketçe tek taraflı revizyon ile belirlediği fiyat üzerinden fatura düzenlemesi ve tahsil etmesi sözleşmeye ve hukuka aykırı olmakla,yöntemince hazırlandığından hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir." dikkate alındığında davalı tarafça aşırı ifa güçlüğü savunmasının enflasyonist ortama bağlandığı, sözleşmede aşırı ifa güçlüğüne ilişkin madde bulunmadığı davalı tarafça tek taraflı revizyona gidilmesi hukuken mümkün olmadığı; sözleşme kapsamında “Taraflarının Yükümlülükleri”nin devam ettiği ve davalının sözleşmenin uyarlanması yolunda dava açmadığı anlaşılmakla iş bu savunmasına da itibar edilmemiştir.
Davacı tarafça davalı tarafından verilen hazır betona ilişkin numuneler yönünden kullanılan C30/37 beton sınıfının TS-500 Basınç dayanımı 28 günlük deney sonuçları denetim kriterine göre KÜP numuneler için 37,00 (N/mm²)(MPa)
veya üzerinde çıkması gerektiği; temel, 4.Kat kolon, perde ve tabliye ; 5.Kat kolon, perde ve tabliye de 28 günlük basınç dayanım değerleri TS-500’de istenilen 37,00 (N/mm²)(MPa) değerin altında çıktığı; alınan karot numunelerine ait basınç dayanım değerlerinin uygun çıkmasıyla imalatlara devam ettiği ve herhangi bir gecikmeye sebep olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmekle davacının gecikme tazminatı talep edemeyeceğinden iş bu kalem yönünden talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraf ticari defterlerinde yapılan incelemede, 2021 yılında alımı yapılan 23 m3 C 30/37 için davalı şirket birim fiyat olarak (301+8) 309 TL ile fatura kestiği; davacı şirket tarafından 2021 yılında (301- 277) 24 TL birim fiyat ile iade faturası düzenlendiği ve bu fatura davalı tarafından kabul edildiği; 2021 yılında alımı yapılan 11 m3 C 16/20 için davalı şirket birim fiyat olarak (390+135) 525.- TL ile fatura kestiği, buna karşı davacı şirket tarafından 2021 yılında (390-255) 135 TL birim fiyat ile iade faturası düzenlendiği ve bu fatura davalı tarafından kabul edildiği; 2021 yılında alımı yapılan 11 m3 C 16/20 için davalı şirket tarafından fiyat farkı olarak düzenlenen 21.12.2021 tarihli faturada birim fiyat olan 135 TL için davacı şirket tarafından 12.05.2022 tarihli faturada 135 TL birim fiyat ile iade faturası düzenlendiği ve bu faturanın davalı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiği Sözleşmenin 3.maddesi ile belirlenen birim fiyat tablosuna göre faturanın düzenlendiği halde davalının faturayı davacıya iade ettiği anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından düzenlenen 06.04.2022 tarihli 463 no.lu 31.930,80 TL fatura ile C 30/37 ürünü 33 m3 ve 820,00 TL birim fiyat ile düzenlendiği ve 20.04.2022
tarihli 556 no.lu 22.302,00 TL Fatura ile C 30/37 ürünü 31,50 m3 ve 600,00 TL birim fiyat ile düzenlendiği davacı şirket tarafından 12.05.2022 tarihli 2 no.lu faturada (820-265)=555 TL birim fiyat ile iade faturası ve (600-265)=335 TL birim fiyat ile iade faturası düzenlendiği bu faturanın davalı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiği davalının birim fiyata aykırı olarak iade faturası düzenlediği anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından tanzim edilen 2665 no.lu fatura; C 16/20-11.- m3 x 390,00 TL birim fiyat ile düzenlendiği oysa sözleşmede belirlenen birim fiyat 255,00 TL olduğu; davalı şirket tarafından tanzim edilen 1838 no.lu fatura; C 30/37-23.- m3 x 301,00 TL birim fiyat ile düzenlendiği oysa sözleşmede belirlenen birim fiyat (265+12=)277,00 TL olduğu; Davalı şirket tarafından tanzim edilen 463 no.lu fatura; C 30/37-33.- m3 x 820,00 TL birim fiyat ile düzenlendiği oysa sözleşmede belirlenen birim fiyat 265,00 TL olduğu; davalı şirket tarafından tanzim edilen 556 no.lu fatura; C 30/37-31,50 m3 x 600,00 TL birim fiyat ile düzenlendiği oysa sözleşmede belirlenen birim fiyat 265,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Taraf ticari defterlerinde farklılıkların iade faturalarından kaynaklı olduğu davalı tarafından iade olunan 1.752,30 TL ve 34.063,65 TL tutarlı iade faturalarından kaynaklı olduğu ve birim fiyat uyarınca davalı tarafça iş bu faturaların iade edilmesinin sözleşmeye aykırı düştüğü anlaşılmıştır.
Davacı taraf ticari defterlerinde dava dışı ...A.Ş. den yapılan beton alımına ilişkin 15.06.2022 tarihli 34.030,00 TL + KDV=40.155,40 TL tutarlı ve 20.06.2022 tarihli 8.300,00 TL+KDV =9.794,00 TL tutarlı faturaların kayıtlı olduğu
anlaşılmıştır.
Davacının, sözleşme kapsamında davalı şirketten toplam 312,50 m3 C 30/37 sınıfı beton ve 11 m3 C 16/20 sınıfı beton satın almış olduğu; 10.06.2021 tarihli sözleşme ile C 30/37 sınıfı beton ürünü için belirlenen m3 birim fiyat 265,00 TL+KDV = 312,70 TL olup, bu birim fiyat üzerinden 400 m3 beton için davalı şirkete 125.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu; davacının davalıdan (400-312,5=) 87,5 m3 beton alacağı olduğu; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “İnşaat ve Tesisat Birim Fiyatları Kitapçığı” ile açıklanan beton birim fiyatları C 30/37 sınıfı Beton 01.01.2023 tarihinde m3 birim fiyatı 1.616,01 TL olarak davacının 87,5 m3 beton alacağının dava tarihi itibarıyla değeri (87,5m3 x 1.616,01 TL =)141.400,88 TL talep edebileceği anlaşılmakla 141.400,88 TL’nin 23/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne,
141.400,88 TL’nin 23/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının gecikme tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 9.659,09 TL karar harcının, peşin yatırılan 179,90 TL harç ve 2.450,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile noksan kalan 7.029,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 16.356,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 16.298,36 TL yargılama giderinin ve 179,90 TL peşin harç, 2.450,00 TL tamamlama harcı ve 179,90 TL başvurma harcı toplamı 19.108,16 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır