T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/476 Esas
KARAR NO : 2024/946
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/12/2022
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının alacağının sağlanması amacıyla... 17. İcra Dairesi ...sayılı icra dosyası ile borçlular hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçildiği; davacının paslanmaz çelik ticareti yaptığı; taraflar karşılıklı olarak Alacak ve borçlarını cari hesaba matlup ve mahsup şeklinde kayıt bulunduğu; davalı borçlu takibe konu Cari hesap özeti fatura muhteviyatı bakiye mal ve hizmet bedelini vadesinde ödemediği, başlatılan takibe ve borca itirazla takibin durduğu;haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, takibin devamına, borçluların % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemelerine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki ticari ilişki yazılı bir sözleşme üzerinden yürümemekte olup sipariş formlarının icap ve kabul iradeleri olarak yöneltilmesi şeklinde yöneltildiği; malların teslimi ile birlikte Amerikan Doları cinsinden fatura kesilmekte olup Amerikan Dolarının ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası cinsinden ödeme yapıldığı; kur farkı faturası, ödemenin fazla yapılması halinde davalı şirket tarafından; ödemenin eksik yapılması halinde ise davacı tarafından düzenlendiği; davalı şirketin kur farkı borcu bulunmamasına rağmen davacı şirket tarafından ... numaralı ve 05.07.2021 tarihli 164.896,03 Türk Lirası tutarında kur farkı ve 29.681,29 Türk Lirası tutarında KDV alacağından ibaret toplamda 194.577,32 Türk Lirası tutarında fatura tanzim edildiği; .... 37. Noterliği ... Yevmiye Numaralı... tarihli ihtarname ile faturanın iade edildiği; icra takibinde ... numaralı ve 05.07.2021 tarihli 164.896,03 Türk Lirası tutarında fatura içeriğinden farklı olarak 199.909,58TL tutarında borcu olduğunu iddia ederek bu hatalı tutarı cari hesabına işletildiği; davacının tanzim ettiği fatura içeriği ile icra takibinde talep ettiği tutarlar birbirinden farklı olduğu davacı tarafından davalı şirketin temerrüde düşürülmediği; muaccel olmayan alacak için faiz işletilemeyeceği; davacının gönderdiği 05.05.2021 tarihli faturada 29.681,29 Türk Lirası tutarında KDV talep ettiği, sonrasında giriştiği icra takibinde de fatura alacağının üstünde 194.577,32 Türk Lirası tutarında fatura alacağını işlediğini ve ardından yine ödeme emrinde 8.908,1 Türk Lirası tutarında KDV alacağı talep ettiği borç için iki defa KDV alacağı talep ettiği sabit olduğu davalının herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle işbu davanın esastan reddine, davacının haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli bir şekilde giriştiği icra takibi nedeniyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava dosyasına celbedilen ...17. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine ilamsız yolla, 199.909,58 TL asıl alacak, 49.489,94 TL işlemiş faiz, 8.908,19 KDV olmak üzere toplam 258.307,71 TL takip başlattığını, asıl alacağa işleyecek yıllık %36 faizden az olmamak üzere tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İhtilaf, taraflar arasında ticari ilişki kapsamında 5.7.2021 tarihli alacaktan kaynaklı takip nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacak miktarının bulunup bulunmadığı varsa miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Bu hususun tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16/07/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne Uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacının takip ve dava konusu alacak iddiasının temelinin 05.07.2021 tarihli ... numaralı 194.577,32TL tutarlı kur farkı faturasına dayandığı, davalı söz konusu faturaya yasal süresi içinde itiraz etmiş olmakla dar anlamda TTK 21/2 bağlamında davalı aleyhine borç doğurmadığı, davacının takip ve dava konusu alacağının dayanağı olan faturanın kur farkı faturası olmasına mukabil dosyaya sunulu mevcut bilgi ve belgeler ile taraf ticari defter kayıtlarından fatura tarihi itibariyle davacının varsa USD cinsinden alacağının tespitinin mevcut sunulu deliller kapsamında mümkün olmadığı, Taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu her bir fatura ve faturanın USD karşılıkları ile davalının yaptığı ödemelerin fiili ödeme tarihindeki USD karşılıklarının listelenip ekine her bir fatura ve ödemeye ilişin dayanak belgeler sunulması halinde USD cinsinden borçl/alacak tespiti ve dolayısı ile kur farkı faturasının borç doğurup doğurmadığının tespit edilebileceği, hususları nazara alınarak bu aşamada davacının takip ve dava konusu alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu, esas ve nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu gözetilerek; Sayın Mahkemece davacının alacak iddiası benimsense bile gerek taraflar arasında akdi faiz yönünden bir sözleşme olmadığından gerekse de takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebi yersiz olduğu, davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 16.09.2021 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 16,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 16,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı tarafından cari hesap özeti fatura muhteviyatı mal ve hizmet bedeli asıl alacak olarak 199.909,58 TL üzerinden takip başlatıldığı; takip dayanağı belge olarak bir sayfadan ibaret döviz bakiyesi de yer alacak şekilde 01.01.2020- 31.12.2020 tarihleri arası ve 05.07.2021 tarihli alacak bakiye kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının ticari defterlerine göre, Davacının 16.09.2021 takip tarihi itibariyle 22.377,04USD karşılığı 199.909,58TL (takipteki asıl alacak miktarı kadar) davalıdan kayden alacaklı göründüğü; davacının alacağının 05.07.2021 tarihli ... numaralı 194.577,32TL tutarlı kur farkı faturasından kaynaklandığı, ancak davacının defterlerinde söz konusu kur farkı faturasına istinaden davalının düzenlediği iade faturasının da kayıtlı olduğu (Davalı tarafından davacıya ... 37. Noterliği'nin .. sayılı ... tarihli ihtarnamesi ile yasal süresi içinde itiraz edildiği anlaşılmıştır.) Davacının ticari defterlerinde olan davalının iade faturası neticesinde davacının Türk Lirası cinsinden alacağının davacının alacak iddiasına dayanak teşkil eden kur farkı faturasının öncesinde olduğu gibi 5.332,26TL'ye düştüğü, 08.09.2021 tarihinde tek taraflı bir borç dekontu kaydı ile davacının alacağının 199.909,58TL'ye çıkarıldığı ancak davacının ticari defter kayıtlarında bazı hesap hareketlerinde USD cinsinden tutarlar yazılmış olmasına rağmen bazılarında yazılmamış olduğu, hesap hareketlerine esas alınan kur farklılıkları nedeniyle taraf defterlerinde Türk Lirası Cinsinden yapılan kayıt tutarlarında da farklılıklar olduğu; davalının defterlerinde kayıtlı olan 26.07.2019 tarihli 100.160,31TL havalenin davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı; davacının düzenlediği ve davalının defterlerinde de kayıtlı olan 18.03.2020 tarihli 57.705,00TL tutarlı fatura kaydı incelendiğinde USD cinsinden karşılığı yazılmamış olduğu söz konusu faturanın da kur farkı faturası olabileceği, taraflar arasında kur farkına ilişkin uygulama olmakla birlikte tarafların düzenledikleri faturaların hangilerinin mal/hizmet alım satımına ilişkin hangilerinin kur farkı olduğuna dair kayıtlarda açıklık olmadığı, icra takip dosyası kapsamında takip talebi ekinde yer alan takip dayanağı belge kapsamında faturaların da dosyaya sunulu olmadığı,davacının ticari defter kayıtlarının kendi içinde çelişkili olduğu, davacının ticari defterlerinin sunulduğu hali ile takip ve dava konusu alacak iddiasının ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından ibraz edilen e-defter beratlarının zamanında oluşturulduğu, envanter defterinin açılış noter tasdikinin süresinde yaptırıldığı; ticari defterlerin birbirini teyit ettiği; davalının 16.09.2021 takip tarihi itibariyle davacıya Türk Lirası Cinsinden borç/alacağı olmadığı, ancak taraflar arasında kur farkı faturalaşmasına ilişkin uygulama olduğu, taraf defter kayıtlarında hangi faturalarının kur farkına ilişkin olduğu dosya kapsamı ve hesap dökümlerinde anlaşılmadığından davalının USD cinsinden olan borç/alacağının olup olmadığı varsa miktarının ne kadar olduğu hususunda bilirkişi raporunda kesin bir kanaate ulaşılamayacağı ve davacının takibe dayanak faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu her bir fatura ve faturanın USD karşılıkları ile davalının yaptığı ödemelerin fiili ödeme tarihindeki USD karşılıklarının listelenip ekine dayanak belgeler sunulması halinde USD cinsinden borç/alacak tespiti ve dolayısı ile kur farkı faturasının borç doğurup doğurmadığının tespit edilebileceği hususunun belirtildiği; davacı vekili 05/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ekinde 2019 ve 2020 yıllarına ait faturalar ile 2018-2019-2020 devir bakiye tablosunun yer aldığı anlaşılmıştır. Dava konusunun itirazın iptali olması, takibe dayanak belge incelendiğinde 01.01.2020- 31.12.2020 tarihleri arası ve 05.07.2021 tarihli alacak bakiye kaydının tablo halinde yer aldığı bu nedenle 2019 yılına ait faturaların incelenemeyeceği anlaşılmıştır. 2020 yılına ait faturalar yönünden davacı taraf ticari defterleri incelendiğinde tespit edilemeyen bu belgeler yeni delil mahiyetinde olup davalı tarafın muvafakati bulunmadığından mahkememizin 20/11/2024 tarihli ara karar uyarınca yeniden bilirkişiye tevdi talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamında davacı tarafın ticari defterlerinde davacının alacağının 05.07.2021 tarihli ... numaralı 194.577,32TL tutarlı kur farkı faturasından kaynaklandığı, ancak davacının defterlerinde söz konusu kur farkı faturasına istinaden davalının düzenlediği iade faturasının da kayıtlı olduğutarafların düzenledikleri faturaların hangilerinin mal/hizmet alım satımına ilişkin hangilerinin kur farkı olduğuna dair kayıtlarda açıklık olmadığı, icra takip dosyası kapsamında takip talebi ekinde yer alan takip dayanağı belge kapsamında faturaların da dosyaya sunulu olmadığı,davacının ticari defter kayıtlarının kendi içinde çelişkili olduğu, davacının ticari defterlerinin sunulduğu hali ile takip ve dava konusu alacak iddiasının ispatlayamadığı; davalının ticari defterlerinde de takip tarihi itibariyle davacıya Türk Lirası Cinsinden borç/alacağı olmadığı, davalının USD cinsinden olan borç/alacağının olup olmadığı varsa miktarının ne kadar olduğu hususunda bilirkişi raporunda kesin bir kanaate ulaşılamayacağı ve davacının takibe dayanak faturasının davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmekle davacı tarafından alacak hususu ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu yalnızca davacı tarafından bu husus ispatlanamadığından davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 13.655,82 TL karar harcının peşin yatırılan 2.122,42 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 11.533,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 31.985,53 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 2021 yılı tarifesine göre toplam 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına (harç tahsil müzekkeresi yazılmasına)
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/12/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır