T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/53
KARAR NO : 2025/211
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/01/2023
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.10.2015 tarihinde davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... numaralı poliçe ile sigortalı ... plakalı araç ile müvekkili ...'in içerisinde yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı araç kaza yaptığını, bu kazada ağır yaralanan müvekkilinin ciddi bir maluliyete uğradığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasından tanzim edilen bilirkişi raporunda ... plaka numaralı araç sürücüsü ...'in asli kusurlu, araç işleteni ( sahibi ) ...'nın ise tali kusurlu olduğu hususu tespit edildiğini, müvekkili bu kaza sonrası ağır yaralandığını, bel fıtığı ameliyatı olmak zorunda kaldığını, Ameliyat sonrası yürüyemez duruma gelen müvekkili hukuki süreci başlattığını, ilgili kazaya istinaden davalı sigorta şirketine 23.03.2016 tarihinde müvekkili tarafından daimi maluliyete ilişkin tazminat talepli başvuru yapıldığını, müvekkili adına davalı sigorta şirketi nezdinde... numaralı hasar dosyası oluşturulmuşsa da davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline herhangi bir cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından daimi maluliyet dönemine ilişkin maddi tazminat isemli ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ( Son olarak... Esas ) sayılı dosyasından 13.06.2016 tarihinde dava ikame edildiğini, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin15.03.2022 tarihli kararıyla '' davanın kabulü ile 279.338,15-TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine '' hükmedildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından işbu karara karşı istinaf başvurusu yapılmış olup halihazırda istinaf incelemesi devam ettiğini, tüm izah edilen nedenlerle fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle yargılama yapılarak ... plakalı aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, davalıların aracı elden çıkartmış olması ve dava sonunda alınabilecek tazminatın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan, davalı ... ve ...’in adlarına olan araç ve gayrimenkul kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına, bunun için tensiple birlikte baba adları ve doğum tarihleri ile birlikte, ... Trafik Tescil Şube Müdürlüğü ile ... Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunca tespit edilen 21.356,02 TL geçici iş göremezlik tazminatıdan davalı sigorta şirketinin sakatlık teminatı kapsamında kalan bakiye 10.661,85-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı müvekkiline verilmesine, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunca tespit edilen 21.356,02-TL geçici iş göremezlik tazminatından sigorta sakatlık teminat limiti dışında kalan bakiyesi olan 10.694,17-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı müvekkiline verilmesine, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunca tespit edilen 4.940,00-TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı müvekkiline verilmesine, müvekkilinin hayatını karartan ilgili trafik kazasından ötürü 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafların Savunmalarının Özeti:
Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bulunması gereken zaruri hususların dava dilekçesinde bulunmadığını, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı delillerini tarafımıza tebliğ ettirmediğini, öncelikle davaya konu olan kazada kusura ilişkin ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacının maddi bir zararı oluşmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise kusur tespitinden sonra uzman bilirkişilerden rapor alınması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için müzekkere yazılması gerektiğini, müvekkilinin talep edilen giderlerden sorumlu olmadığını, davacı tarafından öncesinde açılan bir dava bulunmadığını, asla kabul anlamına gelmemesi kaydıyla müvekkili şirket poliçe limiti kadar sorumlu olduğundan ilk açılan dava sonucu verilen karar kesinleşmeden müvekkili aleyhine tazminat hesaplanamayacağını, aksi bir karar sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, ilk açılan davada ATK tarafından geçici iş göremezlik süresi ve bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmayacağı tespit edilmediğinden bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hükme esas alınamayacağı ortada olduğunu, asla kabul anlamına gelmemesi kaydıyla davacı araçta yolcu konumunda kendisi hatır için taşındığını, yapılacak hesaplamalarda bu hususların da göz önünde bulundurulması hatır indiriminin mevcut olduğu gözetilerek olası tazminattan indirim yapılması gerektiğini, arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle usul ve esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinden de açıkça anlaşılacağı üzere dava konusu kaza 04/10/2015 tarihinde gerçekleştiğini, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca huzurdaki iş bu davanın davacının zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı tartışmasız olup dava davacının zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendikten sonra 7 yılı geçkin bir süre sonra açıldığını, böylelikle davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı sabit olup reddi gerektiğini, Mahkemece HMK m. 121 hükmü doğrultusunda davanın dayanağını oluşturan deliller müvekkiline tebliğ edilmediğini, öncelikle müvekkiline ait araç ... A.Ş. tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi düzenlendiğini, davanın anılan sigorta şirketine ihbarı gerektiğini, olay tarihinde kazaya karışan ... plakalı araç için ... Anonim Şirketinin ... numaralı poliçesi ile kasko sigortası yapıldığını, söz konusu poliçeyi ekte sunduklarını, davacının iddia ettiği gibi bir zararı oluşmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen zararın varlığının tespiti gerektiğini, davacının iddia ettiği zarar ile kaza arasında illiyet bağının tespiti ve kusur tespiti yönünden uzman raporu tatbiki gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının zararının varlığı ihtimali varsayımında dahi zararın sigorta şirketince giderilmesi gerektiğini, huzurdaki davada manevi tazminata yönelik koşullar oluşmadığını, manevi tazminata ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde bir kısım bakıcı masraflarından bahsetmekte ise de ne dava dilekçesinde bu husus somut olarak ortaya konulmuş ne de delilleri kapsamında ispat edilmiş olmadığını, davacı tarafın afaki bakıcı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği akşikar olduğunu, davacı taleplerine kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmekte ise bu husus da açıkça kanuna aykırı olup ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği her türlü izahtan vareste olduğunu, ayrıca talep edilebilecek faiz yasal faiz olduğunu, arz ve izah edilenler ve Mahkemece resen gözetilecek hususlar ışığında haksız ve mesnetsiz davanın usuli itirazları ve zamanaşımı sebebi ile esasa girilmeksizin reddine, mahkeme aksi kanaatte işse öncelikle davanın ... Anonim Şirketi'ne ihbarına, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası,
2-... Kaykamlığından gelen ..., ... ve ...'nın sosyal ve ekonomik durum araştırması,
3-... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Ceza dava dosyası sayılı yazısı,
4-... Başkanlığından gelen ...'in dosya muhteviyeti,
5-Bilirkişi kök ve ek raporu,
6-Adli Tıp Raporları,
7-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası yaralamalı trafik kazası nedeniyle geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden oluşan maddi tazminat ile, manevi tazminat davasıdır.
Davacının ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında aynı nedenlerle davalılardan ... Sigorta A.Ş. aleyhine kalıcı maluliyete dayanan maddi tazminat davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda alınan Mahkemece ... Esas ... Karar sayılı karar ile 279.338,15 TL sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davaya dayanak teşkil eden ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 21.356,02 TL geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sakatlık teminatı kapsamında kalan bakiye 10.661,85-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, anılan bilirkişi raporunca tespit edilen 21.356,02-TL geçici iş göremezlik tazminatından sigorta sakatlık teminat limiti dışında kalan bakiyesi olan 10.694,17-TL'sinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini, yine anılan Mahkemece alınan bilirkişi raporunda tespit edilen 4.940,00-TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizce işbu davaya dayanak teşkil eden ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi beklenmiş, yargılama sırasında bekletici mesele yapılan dava dosyasında verilen kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ...Karar sayılı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararı ile 04.06.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında 04.10.2015 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç ile davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın çarpışması nedeniyle yaralamalı trafik kazası meydana geldiği ve davanın yaralandığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen kaza nedeniyle davacının davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalıların tazminat sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususundadır.
Dosyaya celp edilen kayıt ve belgelere göre davalı sigorta şirketinin davaya dayanak trafik kazasına karışan ... plakalı aracı zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında sigortaladığı, davalı ...'nın aracın işleteni olduğu ve diğer davalı ...'in ise aracın sürücüsü olduğu anlaşılmıştır.
Davaya dayanak trafik kazasına ilişkin ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kovuşturma dosyası, davalı sigorta şirketince tanzim edilen hasar dosyası, davacının ticari defterleri ilgili yerlerden celp edilmiş, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılarak tanzim edilen tutanaklar dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen kovuşturma dosyasının incelenmesinde, davalılardan ... hakkında ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kaldırılarak, davalı hakkında taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermekten tecziyesine karara verildiği, hükmün bu şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davaya dayanak araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti için ATK Trafik İhtisas Kurulundan alınan tarihli rapora özetle, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyon ile yerleşim yeri içi mahaldeki caddede seyrederken yola yeterli dikkat ve özeni vermesi, ışık kontrollü kavşağa yaklaşırken müteyakkız seyretmesi, ön ilerisinde kırmızı ışık nedeniyle beklemekte olan otobüsün varlığını dikkate alarak zamanında etkin tedbire başvurup bu aracın arkasında durması gerekirken bu hususlara riayet etmediği ve otobüsün sağ arka kısımlarına çarpıp sağ tarafta bulunan yaya kaldırımına çıkması ile meydana gelen kazada kusurlu olduğu, sürücü ...'ın olay mahallinde sevk ve idaresindeki otobüs ile kırmızı ışıkta duraklama halinde olduğu esnada gerisinden gelen davalı idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, davalı ...'nın meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, dava konusu kaza nedeniyle davalı sürücü ...'in % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Her ne kadar davacının maluliyetine ilişkin ATK ... İhtisas Kurulu'nun 29.09.2023 tarihli raporunda davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı ve iyileşme süresinin 7 gün olduğu yönünde görüş bildirilmiş ve anılan ATK maluliyet raporu esas alınarak aktüer bilirkişisinden tazminat hesabına ilişkin 16.10.2024 tarihli rapor alınmış ise de, aynı olaya ilişkin istinaf incelemesinden geçen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı dosyasında hükme dayanak teşkil eden ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen 28.09.2021 tarihli maluliyet raporuna itibar edilerek, anılan maluliyet raporu doğrultusunda davacının talep edebileceği tazminatın hesaplanması için aktüer bilirkişisinden ek rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 25.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 20.372,22 TL, bakıcı giderinden oluşan zararının ise 3.912,75 TL olduğu bildirilmiştir.
Dosyaya ibraz edilen 25.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporuna Mahkememizce itibar edilşmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir. Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu yönünde bir iddia ve talep bulunması hâlinde gerçek zararın tespit edilebilmesi bakımından kusur durumu, kişinin gelir durumu, yaşam tablolarına göre belirlenen bakiye ömür süresi, maluliyet oranı gibi birden fazla veri bir arada göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılmaktadır. Dolayısıyla tazminat hesabında (varsa geçici işgöremezlik süresinin ve) maluliyet, (sürekli iş gücü kaybı) oranının usulüne uygun belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamaları uyarınca kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı kurulmak koşuluyla bu belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi, üniversite ya da araştırma hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlıkları aracılığıyla tespit edilmesi gerekmektedir. Söz konusu bu belirlemenin kayba uğradığı iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve Yargıtay uygulamaları ile benimsenen mevzuata uygun olarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu... Esas... Karar)
Dava konusu olayın gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 56. (BK m. 47) maddesinde;
"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere TBK’nın 56. maddesi gereğince vücut bütünlüğü zarara uğrayanların manevi tazminat isteme hakları vardır. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. (BK m. 47) maddesi hükmüne göre takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar 22.06.1966 tarihli ve... E... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hâkim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü Kanun’un takdir hakkı verdiği hususlarda hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.O hâlde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve ...E., ... K.; 02.03.2021 tarihli ve ... E.,... K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu...Esas ...Karar)
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ... Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı ...'na geçmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere geçici işgöremezlik talebi yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 13.09.2021 tarih ... Esas,... Karar aynı yönde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Esas ... Karar)
TBK'nın 162-163 maddeleri(benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunun 142-142 maddelerinde de mevcuttur) ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 88. madde hükümlerine göre; sigortacı (poliçedeki sınırı aşmamak kaydıyla) dahil zarar sorumlularının tamamı teselsül hükümleri uyarınca tam tazminatla yükümlüdürler. Trafik kazası sonucunda zarar gören ve kusursuz durumda bulunan davacı zarar sorumlularının tamamına veya birkaçına ya da sadece birine karşı dava açarak zararının tamamının giderilmesini isteyebilir. Diğer bir anlatımla davacının seçimlik hakkı mevcuttur. Zarar sorumlusu olan sigortacı ile sigortalının arasındaki ilişki kendi iç ilişkilerini ilgilendiren bir durum olup rücuda dikkate alınabilecek bir husustur.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, dosyaya celp edilen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, davaya dayanak trafik kazasına karışan araç sürücülerinin kusur durumu, davacıda meydana gelen maluliyet oranı, iyileşme süresi ve bakıcıya ihtiyaç duyacağı süre, kazanın oluş şekli nazara alındığında, aktüer bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden oluşan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE,
20.372,22 TL geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 04.10.2015, diğer davalı ... A.Ş. yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, (davalı sigorta şirketi 10.661,85 TL’sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
3.912,75 TL bakıcı giderinden oluşan maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 04.10.2015, diğer davalı ... A.Ş. yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.658,91-TL nispi karar harcının, 943,69-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 715,22-TL harcın davalılar ..., ... ve davalı ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 24.284,97-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... Sigorta A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.011,05-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.011,05-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine,
Davalı ... A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 2.011,05-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE,
200.000,00 TL manevi tazminatın 04.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ve ...’dan tahsili ile davacıya verilmesine
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 13.662,00-TL nispi karar harcının, 943,60-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 12.718,40-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 32.000,00 -TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı ... Sigorta A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine,
Davalı ... A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
Tüm dava yönünden;
Davacı tarafından yapılan toplam 9.377,25-TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 7.612,04-TL yargılama gideri, 943,60-TL peşin harç ve 179,90 TL başvuru harcı toplamı 8.735,54-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.532,67 TL'nin davalılardan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 587,33 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/03/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır