T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/543
KARAR NO : 2026/599
DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
DAVA TARİHİ : 18/08/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ... şirketleri iştiraklerinden olduğunu, ...'un uzun yıllardır inşaat eğlence madencilik vs. alanlarında faaliyet gösterdiklerini, ..., ..., ..., ... gibi birçok eserin ...'un inşaat sektöründe faaliyet gösteren iştirakleri tarafından hayata geçirildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 28/02/2023 imza tarihli ... Sözleşmesi imzalandığını, borçlu şirketin sözleşmeye aykırı hareket etmesi sonucu ihtar gönderildiğini, süresi içerisinde aykırılıklar giderilmediği için sözleşmenin 20/07/2023 tarihi itibarıyla haklı sebeplerle feshedildiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında alacakları için ... 29. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası marifetiyle dava konusu icra takibi başlatıldığını, bu doğrultuda davalının borca karşı haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın likit olmasından dolayı icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı ... 29. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın kaldırılmasını, İİK'nın 158. Maddesi uyarınca iflas talebinin ilanını, davalının takip konusu borcu ve ferilerini ödemesi amacıyla İİK'nın 158/2-c.2 maddesi uyarınca 7 gün süreli depo kararı verilerek kararın borçluya tebliğ edilmesini, borçlunun depo kararı üzerine hala borcunu ödememesi veya mahkeme veznesine depo etmemesi halinde İİK'nın 158/2-c.3 maddesi uyarınca ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilmesini, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 68. maddesi gereğince itirazın kaldırılması için mahkemeye sunulması gereken belgeleri sunmadığını, Kanunla sayılı belgeler sunulmaksızın iş bu dava yoluna başvurulmasında hukuki yarar olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın davalı müvekkili şirketin iflasına karar verilmesi talebinde de hukuki yarar bulunmadığını, davalı müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 28.02.2023 tarihli ... İşletme Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket ve çalışanları iş hayatına devam ederken davacı şirket tarafından 10.07.2023 tarihinde haksız bir şekilde iş yerinden çıkartıldıklarını ve müvekkili şirkete ait mallara el konulduğunu, müvekkili şirkete ve mallarına el konulduktan sonra fesih için işleyecek sürelere ilişkin davacı tarafından asılsız iddialarla dolu bir ihtar çekildiğini, borç olarak ileri sürülen miktar da aynı şekilde müvekkili şirketin işyeri ve mallarına el konulduktan sonra düzenlenerek ihtar edildiğini, yani davacı şirketin dava açmak için kendine haklı nedenler bulmak maksadıyla anılı ihtarları hakkaniyete ve hukuka aykırı olarak düzenlediğini, davalı müvekkil şirketin, davacı tarafa borcu olmadığını, aksine davacı şirketin müvekkili şirkete borçlu olduğunu, davacı şirketin davalı müvekkili şirkete ait olan mallara haksız bir şekilde el koyarak haksız kazanç elde ettiğini, davacı tarafın dosyaya sunduğu ihtarların taraflar arasındaki işletme sözleşmesine aykırı olarak düzenlendiğini, bu nedenle fesih bildiriminin hükümsüz olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği personel maaşlarının geciktirildiği hususunun açıkça gerçek dışı olduğunu, davalı müvekkili şirketin yaptığı tüm işlemleri davacı şirketin onayı ve bilgisi dahilinde yapıldığını, tüm bu nedenlere binaen ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı yan tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen iş bu davanın öncelikle usulden reddini, mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava, İİK 156/3. ve İİK 158. madde uyarınca iflas yoluyla başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, konusu hususların taraflar arasında akdedilen 10/04/2023 yürürlük, 28/02/2023 düzenleme tarihli işletme sözleşmesi kapsamında davacının cataring, elektrik-su, gelir paylaşımı, kupon alacağı olarak belirtilen alacak kalemleri yönünden takip tarihi itibarı ile alacaklı olup olmadığı, takip konusu alacağın dayanağı faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, varsa mutabakatsızlık sebepleri konularından ibarettir.
Mahkememizin 22.02.2024 tarihli duruşmasında alınan 2 nolu ara kararı gereğince takip konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, mutabakatsızlık sebeplerinin neler olduğu, taraf defterlerinde mutabakatsızlık olması halinde dayanaksız kayıtların mevcut olup olmadığı ve varsa takip tarihi itibari ile davacının 10/04/2023 yürürlük tarihli sözleşme kapsamında alacak miktarı konusunda tarafların 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterleri incelenerek rapor düzenlemesi için dosyanın 1 mali müşavir, 1 hasılat kirası konusunda uzman sektör bilirkişi ve 1 İcra İflas Hukukunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdine karar verildiği ve bilirkişiler Mali Müşavir ..., İcra ve İflas Hukukunda uzman bilirkişi ...ve Hasılat Kirası konusunda uzman bilirkişi ... tarafından sunulan 25.10.2024 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle,
İncelemeye ibraz edilen davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 Yılları ticari defterlerinin e-defter olarak tutulmakta olduğu, TTK ve VUK hükümlerine göre Açılış onayı yerine geçen Ocak ayı ve kapanış onayı yerine geçen Aralık ayı elektronik defter beratlarının süresi içinde ve usulüne göre oluşturulmuş olduğu, ayrıca basılı olarak tutulması gereken Envanter Defterlerinin açılış onaylarının da süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğunun tespit edildiği,
Davacı şirket ticari defterlerine göre davalı şirket ile devam eden ticari ilişkide 120.30.0896, 120.30.514, 320.10.1841, 320.13.001, 320.12.002, 320.13.003 cari hesap kodları ile devam eden mal ve hizmet alım / satımına ilişkin cari hesap kodlarında işlem yapıldığı, hesapların terse dönmesi halinde 159 avanslar hesabının kullanıldığı,
Dava ve takiplere konu faturaların davacı şirket ticari defterlerinde süresi içinde ve usulüne göre kayıt altına alınmış olduğu,
Davalı şirket ticari defterleri incelemeye sunulmadığından taraf defterleri yönünden mutabakatsızlık olup olmadığının tespit edilemediği,
Taraflar arasındaki sözleşmelere göre ... 29. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından başlatılan 17.07.2023 tarihli takip tarihinde davacının kendi ticari defter bilgilerine göre 9.382.722,97 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği,
Söz konusu alacakların taraflar arasındaki 28.02.2023 tarihli sözleşmeden doğduğu, her ne kadar davalı taraf davacının kendisine ait takım mallara el koyduğundan ve sözleşmenin feshinin haksız olduğundan bahsetmişse de huzurdaki uyuşmazlığın konusun davacının sözleşmeyi haklı sebeple feshi nedeniyle uğramış olduğu zararın tazmini olmadığı; davanın sözleşme yürürlükteyken ilgili sözleşmeden doğan alacaklara ilişkin olduğu; bu nedenle uyuşmazlık konusu alacakların varlığı bakımından sözleşmenin feshinin haklılığının bir önemi bulunmadığı;
İki tarafın karşılıklı alacaklı olduğu bir ihtimalde dahi alacağı fazla olan taraf adına borcun sona erebilmesi için TBK m. 139 uyarınca takas beyanında bulunulması gerektiği; somut olayda davalının mallarına haksız şekilde el konulduğu hususunun kabul edildiği bir ihtimalde dahi davalı tarafın bu durum nedeniyle sahip olduğu alacak hakkını, davacıya olan borcu ile takas edip, söz konusu borcu sona erdirdiğine dair net bir beyanda bulunmadığı;
Sayın Mahkeme tarafından davalının beyanının takas beyanı olarak nitelendiril: bir ihtimalde ise davalının iddia ettiği alacağın varlığı ve miktarına ilişkin dosya muhtevasından bir sonuca varılamadığı; ayrıca davalı taraf defterlerini de sunmadığından davacıdan bir alacağının bulunup bulunamadığı hususunun ticari defterlere göre de tespit edilemedi;
İcra inkâr tazminatı talebine ilişkin olarak ise bu tazminatın talebi için takip yolu açısından kanunda özel olarak düzenlenmesi gerektiği, ancak hukukumuzda iflas yolu ile takiplerde icra inkâr tazminatına ilişkin bu tür bir düzenleme bulunmadığı; bu nedenle söz konusu talebin hukuken yerinde olmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
Mahkememizin 08.05.2025 tarihli duruşmasında alınan 2 nolu ara kararı gereğince davalı vekilince bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen itirazların mahkememizce değerlendirilebileceği anlaşılmakla ek rapor alınması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
İflas avansının yatırıldığı, İİK 158/1 maddesi uyarınca ilan yapıldığı, ... 29. İcra Dairesinin ...E. sayılı dosyasının tetkikinden itirazın ve açılan bu davanın süresinde olduğu, iflası istenilen şirketin sicil kaydından kayıtlı olduğu adresin mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu bu nedenle mahkememizin işbu davaya bakmakta yetkili olduğu tespit edilmiştir.
Yargılama sırasında davalı hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas... Karar sayılı kararıyla iflas kararı verildiği, iflas kararının 22/10/2025 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.
İflasta yurt içinde birlik ( vahdet) ilkesi geçerlidir. Bu nedenle borçlu hakkında muhtelif iflas davalarının açılması eşyanın tabiatı icabı ise de ancak tek iflas kararı verilebilir. İflasın tekliği prensibi sadece yurt içinde geçerli olup borçlunun muamele merkezindeki ticaret mahkemesinde birden fazla iflas davasının derdest bulunması durumunda, bu davalardan birisinde iflas kararı verildiği takdirde, diğer iflas davalarının iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapmaları zorunluluğu vardır. Bu zorunluluğun nedeni, bir borçlu hakkında birden fazla iflas kararı verilemeyeceği ve mameleki hakkında birden fazla iflas tasfiyesi açılamayacağı esasına dayanmaktadır. Bu durum birlik (vahdet) ilkesinden kaynaklanmakta ve iflasın inşai karakterinin doğal sonucunu oluşturmaktadır. Bununla birlikte borçlu hakkında verilen iflas kararı Yargıtayca bozulduktan sonra, daha önce iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapan diğer iflas davalarına bakan mahkemelerin artık bekletici sorun hakkındaki ara kararlarını kaldırarak yargılamayı sürdürmeleri gerekir. Şu kadar ki; iflasa daha önce karar veren ve kararı Yargıtayca bozulan hüküm mahkemesinin direnme kararı vermesi de ihtimal dahilinde olduğundan bozma hakkında yerel mahkemece verilecek karara kadar diğer mahkemeler bekletici sorun hakkındaki ara kararını sürdürmeli, bozmaya uyulması halinde kendi mahkemelerindeki iflas davasına ilişkin yargılamayı devam ettirmelidirler. Direnme kararı doğrultusunda yeniden iflasa karar verilmesi durumunda ise daha önce oluşturulan bekletici soruna dair kararın sürdürülmesi gerektiğinde kuşku yoktur.(Türk İflas Hukuku, Sümer Altay, Sayfa 132)
Somut davada, müflis şirket hakkında ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas ...K. sayılı kararıyla iflas kararı verildiği, iflas kararının 22/10/2025 tarihinde kesinleştiği eldeki davanın konusuz kaldığı, bilirkişi raporlarından davacının davalı şirketten alacaklı olduğu belirlenmekle birlikte birlikte depo emri düzenlenmesi halinde borcun ödenip ödenmeyeceği bu aşamada tespit edilemeyeceğinden davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceği kanaatine varılmış ve işbu dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 269,85 TL ve 113.049,99 TL toplamı 113.319,84 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 112.587,84 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İflas avansı olarak depo edilen 30.000,00 TL iflas avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ...'in yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/07/2026
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP