T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/595 Esas
KARAR NO : 2025/706
DAVA : İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 15/09/2023
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının her iki davalıya karşıda yasal ve hukuki ilişkiye dayalı herhangi bir borcu olmadığı; davacı ile davalı şirket arasında franchise sözleşmesi imzalandığı; sözleşmenin 5.4 maddesinde açıkça "10,000 USD teminat senedi imzalatılacağı" yönünde hüküm bulunduğu, söz konusu senedin sözleşmeye istinaden teminat amaçlı verildiğini; sözleşme hükümlerine rağmen franchise veren taraf sözleşmenin 9.2 maddesine dayalı olarak franchise alanın yükümlülüğünü ihlal ettiğinden bahisle franchise alana 1.000 USD cezai şart uyguladığı; ancak yapılan sözleşmenin 14.1 maddesi gereğince konulan hükme uyulmadığı sözlü uyarı yapılmadan yazılı uyarı yapılmış sonrasında 15 gün beklenmeden cezai şart yürürlüğe konarak sözleşmenin 14.1 numaralı madde gereğince söz konusu hüküm ihlal edildiği; davalı şirket vekilince 07/02/2022 tarihinde davacıya ihtarname gönderildiği, sözleşmede teminatların tahsil yoluna gidileceği, davalının da kabulünde olduğu; davalı tarafa borcun olmadığı ve haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği; senedin teminat senedi olduğu bilindiği halde kötü niyetli senet hamili davalı ...'e karşı ileri sürdüğünü icra dosyasında lehtar olarak şirketin yer almadığı davalı ...’ın davalı şirketin alacağını tahsil etmek için kötüniyetli hareket ettiğini; ... 24. İcra Dairesinde 24.05.2022 Tarihinde ... E. Sayılı dosya ile takip başlatıldığı icra tehdidi altında davacının borcu ödediği; davalının franchise sözleşmesinde yazan şartlar aranmaksızın geçerli ikaz ve uyarılar yapılmaksızın takip başlattığı, kötü niyetli olduğu bu nedenlerle ... tarafından ... 24. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında davalıya ödenen 10.000-USD nin dava tarihi olan 15/09/2022 tarihindeki TL karşılığı 269.554,00 TL ile icra dosyasına ödenen diğer masraf, vekalet ücreti ve harçlarla birlikte toplam 323.670,00- TL olan ödemenin, ilgili ödeme tarihinden itibaren yasal ticari avans faizi ile hesaplanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı şirket yetkilisinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle, davacının, şirketine ait ... ismiyle ...’ta franchise sözleşmesi 03/12/2021 tarihinde yürürlüğe girdiği davacının kötü sunum, servis nedeniyle yemek sepetinde puanların düşmesine sebep olduğu, şubeyi haber vermeden izin ve bilgilendirme olmadan terk ettiğini; davacının, ... ve diğer platformalar üzerinden uyarıldığını; kalitenin artırılması, hizmetin iyileştirilmesi hususunda telkinlerde bulunulduğu; davacının sözlü uyarı yapılmadığı şeklindeki iddiasına itibar edilmeyeceği ; davacıya ... 40. Noterliği'nin ... yevmiye no ve... tarihli ihtarnamesi ile yükümlülüklerin yerine getirilmesi, hizmet ve kalitenin 15 gün içerisinde düzeltilmesi aksi halde sözleşmenin feshedileceği bildirildiği davacı tarafa tebliğ edildikten sonra işyerinin terk edilmiş olduğu buna ilişkin tutuanak tutulduğu diğer davalı ...’ın şirkette çalışan işçi olduğu bir süre önce işten ayrıldığı; işçi alacakları gereği aralarında ibra protokolü düzenlendiği ilgili senedin teminat senedi olmadığını, davacının alacak talep etme hakkı olmadığı davanın husumet yokluğundan reddi gerekeceği neticeten açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, davacının yabancı kişi olması nedeniyle MÖHUK m.48 gereği teminat göstermesi zorunlu olduğu bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği süresinde takibe itiraz etmediği davacının tacir olduğu senet üzerinde teminaten verildiğine dair ibare bulunmadığı, sözleşmede davalının bulunmadığı; dava değerinin hatalı gösterildiği ödemenin dolar üzerinden değil TL karşılığında yapıldığı; dosyada ana para 190.638,35 TL 5.975,04 TL faiz ödemesi olduğu; bu bedelden harç ödemeleri kesildiği harcın hatalı hesaplandığı neticeten davanın öncelikle usulden reddine, sonrasında esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, istirdat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan franchise sözleşmesi kapsamında takibe konu senedin teminat senedi olup olmadığı, takip dosyasında davacı tarafından yapılan ödemenin davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği hususlarından oluşmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı şirket arasında imzalanan franchise sözleşmesi kapsamında 10.000,00 dolar teminat senedi verildiği; davalı tarafından sözleşmenin 14.1 maddesine uyulmadan sözlü ihtar yapılmadan yazılı ihbar yapıldığı ve 15 gün beklenmeden cezai şart uygulandığı; ihtarname ile senedin teminat senedi olduğu hususunun kesinleştiği; senedin teminat senedi olması nedeniyle kötüniyetli hamil davalı ...'a karşı da bu hususun ileri sürülebileceği; 07.07.2022 tarihli ihtarname öncesinde 24.05.2022 tarihinde senedin ciro edilmesi de kötü niyetli olduklarını gösterdiği; davacının cebri icra tehdidi altında ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosya kapsamında 27.10.2022 tarihinde ödeme yapılması nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz 22/05/2024 tarihli duruşma ara kararı ile tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davaya konu sözleşmede incelenerek davacıdan davalıların cezai şart kapsamında tahsil ettiklerini iddia ettiği istirdata ilişkin meblağ yönünden davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı huşunda bir mali müşavir ve sözleşmeler hukuku alanında uzman bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi ... 27/08/2024 tarihli ön raporda özetle, ... mahkeme duruşma salonunda 25.06.2024 tarihinde saat 13.30'da yapılacak inceleme için saat 13.00'da duruşma salonunda hazır bulunulmuş, davalı taraftan gelen olmamış,davacı ise ticari defterlerini ibraz için süre isteminde bulunmuş bilahare yukarıda yazılı olduğu üzere davacı ve davalı tarafından ticari defterler sunulmadığını, yukarıda sözü edilen tespit için davaya taraf olan davalı ve davacının ticari defter ve belgelerinin dosyaya sunulmamasından dolayı uzman görüşü niteliğindeki değerlendirmemi sunamadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz 23/10/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 22/05/2024 tarihli celse 1 nolu ara kararda taraflara ticari defterlerini sunması için 25/06/2024 tarihinde mahkemeye ibraz için kesin süre verildiği, davacı vekilinin 24/06/2024 tarihinde ticari defterlerinin kapsamlı olması nedeniyle inceleme gününe yetişemeyeceğinden bahisle kısa süreliğine erteleme talep ettiği, mahkememizin 25/06/2024 tarihli ara kararı ile bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiği ancak işbu zaptın bilirkişiye tebliğ edilmediği anlaşılmakla, davacı vekili tarafından 25/06/2024 inceleme gününden önce defterlerin ibrazı için yeniden kısa bir süre verilmesi talep edildiğinden yalnızca davacı taraf defterlerini ibraz etmesi için son kez 6100 sayılı HMK m.222/1 gereği davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılacağından, davacı tarafa m. 220/1 kapsamında 2020-2021-2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kabul edilebilir bir mazereti olmadan defterlerini 2 haftalık kesin süre içerisinde ibraz etmeyen tarafın m.222/3 kapsamında defterlerini ibrazdan kaçındığının ve defterlerini ibraz eden tarafın defter kayıtlarının m.222/2'de öngörülen şartları taşıması halinde ibraz edilen defter kayıtlarının ibraz eden taraf lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtarına şeklinde karar verilmiştir.Bilirkişi ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından ibraz olunan 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Taraflardan davacı Kouros Jafari tarafından ticari defter ibraz edilmiş, şirket sadece 2022 yılında faaliyet gösterdiği için o yıla ait defterler sunulmuş, defterlerin Gelir İdaresi başkanlığı tarafından hazırlanmış, defter beyan sisteminde işletme defteri olarak tutulduğu görülmüştür.Defter-Beyan Sistemi vasıtasıyla elektronik ortamda tutulan defterlerin açılış onayı defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk gününde, ilk defa veya yeniden işe başlama ile sınıf de; kullanmaya başlamadan önce, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından elektronik olarak yapılır. Açılış onayı Vergi Usul Kanunda öngörülen tasdik hükmündedir. Davacı tarafından Sayın Mahkemeye sunulmuş olan işletme defteri delil vasfına haizdir. İşletme defterine kaydedilmesi gereken bilgiler Gelir ve Gider niteliğinde olup bunun dışında teminat senedi vb.lerinin deftere kaydedilmesi beklenemez.Dosya mündericatında ...tarafından 27.10.2022 tarihinde ... Bankası A.Ş.aracılığı ile ... Bankası T.A.O nezdindeki ... 24.İcra Dairesi hesabına 242.530,55 TL tutarında hesaptan havale yapıldığına dair banka dekontu görülmüştür.Ayrıca bu işlemle ilgili olarak ... 24.İcra Dairesi...no.lu dosya hesabına 242.539,55TL para yatırıldığına dair Tahsilat Makbuzu tespit edilmiştir. Banka dekontu veya icra dairesi tahsilat makbuzu defterin gider sayfasına yazılmamıştır.Çünkü Bankalar tarafından düzenlenen dekontlar Vergi Usul Kanunu'na göre fatura veya fatura yerine geçen belgeler arasında bulunmazlar. İşletme defterine banka dekontunun gider olarak yazılmaması 213 sayılı vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257.maddesinde açıklanmıştır. Tahsilat makbuzu tahsilatı belgelendirmek amacıyla düzenlenir ve fatura yerine geçmez. Bu nedenle bu belgenin de gider olarak muhasebe kaydına işlenmez. Fatura yerine geçen belgeler Vergi Usul Kanununda aşağıdaki gibi sayılmıştır.. 10.000-USD tutarındaki teminat olarak verilen senedin düzenlenme nedeni taraflar arasındaki sözleşme olduğu;Sözleşmede yazılı meblağ ile, düzenlenen senedin tutarı aynıdır. 10.000-USD işlemlerin temelinde sözleşme ve sözleşmeden kaynaklanan senet ortaya çıkmaktadır. Davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı konusunda görüş bildirebilmek için davalıların ticari defter kayıtları gereklidir.
Senedin üzerinde yazan “teminat senedidir” ibaresi tek başına ispat için yeterli değildir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.03.2001 tarih ve ... sayılı ve yine 20.06.2001 tarih ve ...sayılı kararlarında; “Dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK 169/a maddesi uyarınca belgede takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir.
Somut olayda dava konusu 10.000USD bedelli senede açık şekilde taraflar arasındaki sözleşmenin 5.4 maddesinde atıf yapılmaktadır. Taraflar arasında alacak borç ilişkisi kapsamında verildiğine ilişkin delil bulunamadığı da dikkate alındığında söz konusu senedin teminat senedi kapsamında değerlendirilebileceği hususu Sayın mahkemenin takdirine sunulduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 14.1 hükmü uyarınca cezai şartın talep edilebileceği hususu dosyanın mevcut hali itibariyle ispatlanamamış durumda olduğunu, diğer yandan bu senedin davalı şirketin ticari bir ilişkisi bulunduğu ispatlanamayan diğer davalı ...'e ciro edildiği dikkate alındığında, davacının davalı şirkete karşı sahip olduğu defileri davalı gerçek kişiye karşı da ileri sürebileceği düşünülmekte olduğunu, bu çerçevede teminat senedi niteliğindeki dava konusu senedin tahsili şartlarının oluşmadığı ve bu sebeple davacı talebinin yerinde olduğu" tespit edilmiştir.
Mahkememiz 21/05/2025 tarihli duruşmasında Mahkememizin 19/03/2025 tarihli ara kararı uyarınca davacı vekiline dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşme aslını ya da taraflarca imzalanmış onaylı suretini sunması için kesin süre verildiği halde ibraz edilmediği anlaşılmakla, davacı vekiline işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.Mahkememiz 08/10/2025 tarihli duruşmasında davacı vekilinin sözleşme aslını sunmak için yeniden süre talep etmiş ise de mahkememizin 21/05/2025 tarihli 1 nolu ara kararı uyarınca davacı vekilinin işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılması nedeniyle yeniden süre verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı ile davalı şirket arasında imzalanan franchise sözleşmesi kapsamında 10.000,00 dolar teminat senedi verildiği halde davalı ... tarafından kötüniyetli iktisap ile takibe konulması nedeniyle davacının cebri icra tehdidi altında ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya kapsamında 27.10.2022 tarihinde ödeme yapılması nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmenin yalnızca fotokopisinin yer aldığı; sözleşme hükümlerinde m.5 kapsamında ödemeye ilişkin boşluk ifadelerinin bulunduğu; davacı vekiline sözleşme aslını ya da taraflarca imzalanmış onaylı suretini sunması için kesin süre verildiği halde ibraz edilmediği anlaşılmakla, davacı vekiline işbu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Dava dilekçesi ekinde yer alan davaya konu bono incelendiğinde 23.02.2022 düzenleme 23.03.2022 ödeme tarihli 10.000 dolar bedelli keşidecisinin davacı, lehtarının davalı şirket olduğu anlaşılmıştır. Senet üzerinde taraflar arasında imzalandığı iddia olunan sözleşme kapsamında teminaten verildiğine dair bilgi bulunmamaktadır. Senedin davalı şirket ve davalı ... tarafından cirolandığı anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından davacı aleyhine ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya kapsamında davaya konu bono kapsamında takip başlatıldığı; davacı tarafından 27.10.2022 tarihinde ödeme yapılarak dosyanın infazen kapatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı şirket arasında imzalandığı iddia olunan sözleşme kapsamında takibe konu senedin teminat senedi olarak verildiği iddiası ile takip kapsamında cebri icra yoluyla yapılan ödemede istirdat talep etmiş ise de, Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve ...; 12.10.2011 gün ve ... sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (eTTK)’nun 691/1.maddesi).
Bonoda şekil şartları eTTK’nun 688.maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” yada “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir.
Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Yinelemek gerekirse "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, soyut bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip, edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır.
Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır.
Davacı tarafından davalı şirkete dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmenin 5. Maddesinde ödeme koşullarına ilişkin kısmın boş olduğu; franchices sözleşmesi kapsamında takibe dayanak davalıya 10.000 dolar bedelli teminat senedi verildiğini yazılı olarak ispat edemediği anlaşılmıştır. Davacının defteri işletme defteri niteliğinde olduğu, gelir ve gider kaydı dışında bilgi bulunmadığından senede ilişkin tespit yapılamadığı anlaşılmıştır. Davacının takibe konu senedi teminaten verdiği hususunu ispat edemediği anlaşılmıştır. Davacı vekili yemin deliline dayandığından hangi vakıaların ispatı için yemin deliline dayandığını açıklamak ve yemin deliline başvurmak isteyip istemediğini bildirmek üzere kesin süre verildiği halde yemin deliline dayanmadığı anlaşılmıştır.
Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede takip kapsamında davalının iş bu bonoyu kötü niyetli olarak iktisap ettiğini, davalı şirket çalışanı olduğundan bahisle davalının SGK kaydının ve banka hesap dökümü talep edilmiş ise de davalı tarafından cevap dilekçesinde davalı şirketten çıkışında tahsil edemediği için iş bu senedi aldığı hususunu beyan ettiği; bononun ciro edilmesinin bu haliyle kötü niyeti ispat hususunda yeterli değildir. Davacı bononun keşidecisi olup bono lehdarı ile aralarındaki temel ilişkiden kaynaklanan defileri, bono hamiline karşı ileri süremeyeceğinden davalı tarafın bonoyu kötüniyetli iktisap ettiğini ispat edemediğinden iş bu davalı yönünden istirdat talep edemeyeceği anlaşılmakla bilirkişi raporundaki tespitler hükme esas alınmadan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 615,40 TL olduğundan peşin alınan 5.527,48 TL'den mahsubu ile bakiye 4.912,08 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 51.787,20 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/10/2025
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır