T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/628
KARAR NO : 2025/170
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 29/09/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...tarihinde davalı şirket nezdinde ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç davacının oğlu ... sevk ve idaresinde olan davacı ...'ye ait ... plakalı özel aracına ... Caddesi ... adresinde hatalı ve tam kusurlu bir şekilde arkadan çarparak maddi hasara sebebiyet vermiş olduğunu, bu kaza nedeniyle davalı şirkette sigortalı olan aracın sürücüsü kusurlu bulunmuş olup bu kusur neticesinde davacının aracında hasar meydana gelmiş olduğunu, kaza tespit tutanağı örneği ile kusur tespit evraklarının dosya ekine sunulduğunu, davalı sigorta şirketine davacıya yalnızca 4.251,80 TL (146,11 Euro- Euronun 29.09.2023 tarihindeki kur değeri olan 1 Euro-29,10 TL üzerinden hesaplama yapılarak) ödeme yapılmış olduğunu, oysa davacının sigorta şirketinden zarar talebi esnasında ödemiş olduğu bilirkişi ücreti ile avukatlık masrafları kalemlerinden araçta meydana gelen hasar dışında da maddi zararları meydana gelmiş olduğunu, davacıya yalnızca 4.251,80 TL gibi neredeyse yok denecek kadar az bir meblağ ödenmesinin kabul edilemeyeceğini, zira gerçek zarar ilkesi gereğince davalı şirket sigortalısının aracının sürücüsünün kusurunun tam olarak değerlendirilmesi ve hem araçta oluşan maddi hasarın hem de oluşan diğer maddi kayıpların tam olarak ödenmesinin gerektiğini, Mahkemece de bilindiği üzere 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30'uncu maddesi çerçevesinde yine 2918 sayılı KTK'nın 97'nci maddesi "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içerisinde dava yoluna gitmeden öne ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabileceğini, 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü yer almakta olduğunu, Bu hüküm gereğince davacı adına sigorta şirketine başvuru yapılmış olduğunu, sigorta şirketi tarafından yalnızca 4.251,80 TL ödendiğini, sigorta şirketi eksik ödeme yaptığı için müvekkili adına ... Arabuluculuk numarası ve ... büro dosya numarası ile arabuluculuk müessesesine başvurulduğunu, ancak tutanaklardan da anlaşılacağı üzere arabuluculukta bir anlaşmaya varılamadığını, izah edildiği şekilde meydana gelen kaza sonucunda davacının aracında oluşan hasardan doğan maddi zararın eksik ödendiğinden kalan miktarı ve oluşan diğer maddi zararları (bilirkişi ücreti vs.) davalıdan talep etme zorunluluğu doğmuş olduğunu, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak maddi tazminatın işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı
Davayı kabul anlamına gelmemek üzere huzurdaki davanın kısmi dava olarak açılması gerekirken belirsiz alacak davası olarak açılması usuli bir eksiklik olup dava şartı olan hukuki yararın yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, 6100 sayılı HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davalarının, davanın açıldığı tarihte alacağın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hallerde davacının belirsiz alacak davası açabileceğinin belirtilmiş olduğunu, yine dava şartlarının açıklandığı 6100 sayılı HMK m. 114/f.1-h bendinde davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması gerektiğinin belirtilmiş olduğunu, somut olayda hasar tutarı tam ve kesin olarak belirlenemeyecek durumda olmadığını, hasar tutarının belirlenebilmesi için gerekli olan belgelerin tümünün davacıda bulunmakta olduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere deliller arasından eksper raporunun da sunulmuş olduğunu, buna karşın dava değerinin tam ve kesin olarak olarak belirlenemeyecek durumda olduğu iddiasının kabulü mümkün olmadığını, bu halde belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmayan davacının açmış olduğu davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafa söz konusu kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasarın onarımı için trafik sigortası genel şartları doğrultusunda 146,11-Euro ödenmiş olmakla davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddinin gerekmekte olduğunu, dava konusu kaza sonrasında şirketlerince yapılan ihbar üzerine hasar dosyasının açılmış ve açılan dosyanın ekspertizinin davalı şirket tarafından yaptırılmasının akabinde mutabık kalınan yedek parça ve işçilikler, trafik sigorta genel şartları ve şirketlerinin tedarik yedek parça iskontosu ve işçilik ücretleri hakkında servis yetkilisine eksperleri tarafından bilgi verilmiş olduğunu, neticede eksper raporunda tespit edilen 146,11-Euro tazminat 27.03.2023 tarihinde davacı vekili hesabına ödenmiş olduğunu, talep edilen farkın yüksek tedarik ve işçilik tutarları hesaplanmasından ve KDV'den kaynaklanmakta olduğunu, bununla birlikte dava konusu araçta meydana gelen gerçek zarar dışında kalan herhangi bir tutardan davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı gibi Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereğince davacı taraf yapılan bilgilendirmeye rağmen anlaşmalı servisleri tercih etmediğinden ve orijinal parça kullandırdığından davalı şirketin yedek parça tedarik ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan ve fatura sunulmaması sebebiyle KDV'den kaynaklanacak bakiye bedelden sorumluluğu bulunmadığını, açıklanan sebeplerle davacının ödenen tutarın üzerinde bir zarar oluştuğunu ispatlaması gerektiğini, açıklanan sebeplerle yapılan taleplerin kabulü mümkün olmadığını, talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, davacının gerçek zararının tespiti gerekmekte olduğunu, bu sebeple Mahkemece dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafça ibraz edilen kendi talepleri doğrultusunda yokluklarında alınan özel mutalaa içeren raporun kabulünün mümkün olmadığını, belirtmiş oldukları üzere davacı taraf söz konusu hasar ve değer kaybına ilişkin olarak kişisel müracaatı ile almış olduğu yargılamaya esas alınması mümkün olmayan ve delil niteliğinde sayılamayacak ekspertiz raporuna dayanarak tazminat talebinde bulunmakta olduğunu, gerekçeli ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davanın usulden reddine kabul edilmez ise usulden reddine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... Sigorta A.Ş.'den gelen 25/08/2022 tarihli trafik kazasına ilişkin tanzim edilen hasar dosyası,
2-Bilirkişi raporu,
3-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Dava; trafik kazası neticesinde yabancı plakalı araçta meydana gelen hasara dayanarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Taraflar arasında davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı tarafından sigortalanan ... plaka sayılı aracın karıştığı 25.08.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının aracında hasar meydana geldiği ve davalı tarafından dava tarihinden önce davacıya hasar bedeli olarak 4.251,80 TL ödeme yapıldığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıdan bakiye hasar bedeli ile ikame araç bedeli alacağının bulunup bulunmadığı hususundadır.
Hasar gören yabancı plakalı aracın ülkemizde tamir ettirilme zorunluluğu olmadığından, aracın hasarlı hali ile yurt dışına çıkarılarak onarımının kayıtlı olduğu ülkede yaptırılması halinde, oluşan zarar bedeli o ülke koşullarına göre belirlenmelidir. Uğranılan zararın yabancı para cinsinden talep edilmesine de yasal herhangi bir engel mevcut değildir. Yani yabancı para cinsinden oluşan bir zarar yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görebilir.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar)
Uyuşmazlığa ilişkin otomotiv konusunda uzman bir makine mühendisi ile sigorta bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 26.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının aracındaki bakiye hasar bedelinin KDV hariç 24.259,20 TL olduğu, aracın ortalama tamir süresinin yaklaşık 5 gün olduğu, bu durumda talep edilebilecek ikame araç bedelinin de 14.800,00 TL olduğu bildirilmiştir. ,
Davacı vekili avro cinsinden bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini arttırmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda davacının yurt dışında ikamet ettiği ve aracının yabancı plakalı olduğu, bu nedenle davalının sigortaladığı dava dışı aracın neden olduğu hasar bedelini Euro cinsinden talep etmesinde herhangi bir yasal engel bulunmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre davacının bakiye hasar bedeli ve ikame araç bedeli olarak bildirilen TL cinsinden zararın kaza tarihi itibariyle geçerli olan kur üzerinden hesaplaması yapıldığında ( 24.259,20+14.800,00= 39.059,20 TL 39.059,20 /18,20 ) 2.146,10 Euro olduğu nazara alınarak taleple bağlı kalınmak suretiyle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-700,48 Euro hasar bedeli tazminatı ve 427,35 Euro ikame araç bedeli olmak üzere toplam 1.127,83 Euro'nun (poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.241,92 TL nispi karar harcının, 269,85 TL peşin harç ve 535,64 TL ıslah harcı toplamı 805,49 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 1.436,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 10.416,75 TL yargılama gideri ile 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı ve 535,64 TL ıslah harcı toplamı 11.492,09 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda MİKTAR İTİBARİYLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/02/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 269,85 TL
Karar Harcı : 2.241,92 TL
Islah Harcı : 535,64 TL
Noksan Harç : 1.436,43 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 11.300,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama gideri detayları
Bilirkişi Ücreti : 10.000,00 TL
Posta Giderleri :416,75 TL