T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/724 Esas
KARAR NO : 2024/749
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2023
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, davalı tarafından kendisine sipariş edilen emtiayı davacıya sattığını ve teslim edildiğini, satılıp davalıya teslim edilen emtialara ilişkin olarak, takibe konu edilen üç adet fatura tanzim edildiğini ve anılan faturaların davalı tarafın ticari defterlerine işlendiğini, ancak davalı tarafın, faturaların bedelini tam ve eksiksiz olarak ödemediğini, bu nedenlerle ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile bakiye alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde takip başlatıldığını, davalının 09.08.2023 tarihli haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde ise takibin durdurulduğunu, davalı tarafından takibe karşı yapılan itirazda, “takip dayanağı faturaların tutarının tamamen ödendiği ve hiçbir borcun bulunmadığı" ileri sürüldüğünü, müvekkili tarafından tanzim edilen faturalara ve bunlara mukabil ancak eksik olarak davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin faturaların, ... numaralı, 18-04-2023 tarihli ve 4.129,24 USD bedelli fatura ... numaralı, 16-05-2023 tarihli ve 6.247,24 USD bedelli fatura ... numaralı, 29-05-2023 tarihli ve 5.399,30 USD bedelli fatura Toplam fatura meblağı 15.775,78 USD olduğunu, 05.08.2023 vade tarihli ve 78.000 TL bedelli çek (16.05.2023 tarihinde teslim edildiğini, teslim tarihinde USD kuru 19,7154 TL olduğunu 3.956,30 USD'ye tekabül etmektedir). 30.09.2023 vade tarihli ve 200.000 TL bedelli çek (22.06.2023 tarihinde teslim edildiğini, teslim tarihinde USD kuru 23,6665 TL olduğunu 8.450,76 USD'ye tekabül ettiğini) toplam yapılan ödeme teslim tarihindeki kurlar esas alındığı halde dahi, 12.407,06 USD olduğunu, davalıya satılan emtianın fiyatının USD cinsinden belirlenmiş olduğunu, faturalarda USD cinsinden düzenlendiğini ve yasal zorunluluk nedeniyle USD meblağın kayden TL karşılığı belirtilerek tahsilatlar TL cinsinden yapıldığını, faturalardan ve taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarında da USD cinsinden anlaşma yapıldığını, itirazın öğrenilmesinin hemen akabinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 28.08.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah olunan nedenlerle, likit olan alacağın tahsilini geciktirmek maksatlı ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmek zarureti hasıl olduğunu, izah olunan nedenlerle, kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin davaya cevap vermemiş olduğu görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında cari hesaba dayanan itirazın iptali davasıdır.
Dava dosyasına celp edilen ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı-Takip alacaklısının 07/08/2023 tarihinde, 3.368,72 USD takip tarihindeki toplam alacağının yıllık %2,25 oranında ve değişen oranlarda işleyecek kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faizi (USD) fili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden icra gideri ve vekalet ücreti ile birlikte, TBK 100. Mad. Gereğince kısmi ödemeler öncelikle varsa işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edilmek üzere alacağın tahsilinin talep edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 14/05/2024 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile icra dosyası, BA-BS formları ve taraflara ait defter ve kayıtların incelenerek davacı yanın takip talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından sunulan 26/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Davacı taraf ile davalı arasında aşağıda dökümleri bulunan faturalarla ticari mal satışının yapıldığını, bu satışla ilgili taraflar arasında yapılan whatsapp yazışmalarında satışı yapılan malın usd üzerinden anlaştıklarını, ... numaralı, 18-04-2023 tarihli ve 4.129,24 USD bedelli fatura TL karşılığının 80.061,83TL, ... numaralı, 16-05-2023 tarihli ve 6.247,24 USD bedelli fatura TL karşılığı 122.908,20TL, ... numaralı, 29-05-2023 tarihli ve 5.399,30 USD bedelli fatura TL karşılığı 107.916,89TL olmak üzere toplamda 15.775,78 USD, TL karşılıklarının 310.886,92TL faturalar düzenlendiğini, bu faturalara karşı davalı tarafça aşağıdaki iki adet çek teslim edildiğini, 05.08.2023 vade tarihli ve 78.000,00 TL bedelli çek (16.05.2023 tarihinde teslim edildiğini, teslim tarihinde USD kuru 19,7154 TL olup 3.956,30 USD'ye tekabül ettiğini). 30.09.2023 vade tarihli ve 200.000 TL bedelli çek (22.06.2023 tarihinde teslim edildiğini, teslim tarihinde USD kuru 23,6665 TL olup 8.450,76 USD'ye tekabül etiğini) toplam yapılan ödeme, teslim tarihindeki kurlar esas alındığında 12.407,06 USD olduğunu, Türk Lirası bazında faturalar değerlendirildiğinde; toplam 3 fatura tutarı 310.886,92TL, davalı tarafça yapılan 2 adet Türk Lirası çekin 278.000,00TL olduğunu bu durumda davacı tarafça düzenlenen faturalardan (310.886,92-278.000,00)-32.886,92TL bakiye kalarak alacaklı olduğunu, ancak bu alacağa satış şartlarına göre (peşin, vade) durumlarına göre fatura tarihleri ile ödeme tarihleri arasındaki zaman içerisinde faiz talebi halinde ayrıca faiz hesaplaması yapılması gerekeceğini, takipteki alacağın 3.368,72USD, takip tarihindeki dolar kuru 27,0436TL ile çarpıldığında 91.102,32TL yaptığını, her iki bakiyenin değerlendirilmesi hususu mahkemenin takdirlerinde olacağını, davacı taraf USD üzerinden anlaştığını belirterek satışın yapıldığını iddia ederek toplam fatura tutarlarının 15.775,78USD olduğunu, davalı tarafça yapılan çek bedellerinin ise ödeme tarihleri itibariyle 12.407,06USD yaptığını ve aradaki 3.368,72USD bakiye için ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile bakiye alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde takip başlattığını, davalı tarafın 09.08.2023 tarihli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...Şirketi'nin bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesinden 15.11.2023 tarihli yazısı ekinde dosyaya gelen BA, BS Form incelemelerininde; 2023 Yılına ait (faturaların yılı) BS formlarında davacı şirket tarafından düzenlenen dava konusu olan yukarıda tarih, fatura numaraları yazılı 3 adet faturanın BS, (Dönem İçinde Mal ve Hizmet Satışı Yapılan Kişilere İlişkin Bilgiler) kısmında bildirimlerinin usulüne uygun olarak beyan edilerek yapıldığını, ... vergi kimlik numaralı mükellefi ...Şirketi'nin bağlı bulunduğu ... Vergi Dairesinden 14.11.2023 tarihli yazısı ekinde dosyaya gelen BA, BS Form incelemelerinde; 2023 Yılına ait (faturaların yılı) BA formlarında davacı şirket tarafından düzenlenen dava konusu olan yukarıda tarih, fatura numaraları yazılı 3 adet faturanın BA, (Dönem İçinde Mal ve Hizmet Satın Alınan Kişilere İlişkin Bilgiler) kısmında bildirimlerinin usulüne uygun olarak beyan edilerek yapıldığının görüldüğünü, bu bildirimler tarafların ticari defter kayıtlarına da işlendiğini gösterdiğini, zaten her iki tarafta alım, satım işleminin gerçek olduğunu belirttikleri ancak aralarındaki davaya konu ticari ilişkilerindeki anlaşmanın döviz bazında olduğu hususunda fatura ve faturalara karşılık yapılan ödemelerin vade tarihlerindeki döviz kuru farkından kaynaklandığını, bu kur farkından dolayı talep edilen 3.368,72USD bakiye içinde VUK. na göre davacı tarafın kur farkı faturası düzenleyerek kayıtlarına intikal ettirilmesi gerekeceği aralarında sadece döviz bazında ticari alım, satımın yapıldığının davacı tarafça beyan edilen whatsapp yazışmalarının ve faturalar üzerinden not düşüldüğü, aralarında bu ticari ilişkiye ait başkaca herhangi bir yazılı sözleşme/protokolün taraflarca yapılmadığı varsa dosyaya sunulmadığından görülmediği" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Taraflar arasında alım satıma dayanan ticari ilişki olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından tanzim edilen döviz cinsinden faturalardan dolayı davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, davalının TL cinsinden yapmış olduğu ödemelerin borcu ödemeye yeter olup olmadığı hususundadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 215. Maddesi "1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir. 2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz." düzenlemesini içermektedir. Bu durumda Türk parası karşılığını göstermek şartıyla yabancı para biriminde göre fatura düzenlenmesinde herhangi bir usulsüzlük ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 99. Maddesinde konusu para olan borçların ödeme şekli düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrası "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir." düzenlemesini içermektedir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre her ne kadar 20.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda da kabul edildiği üzere davacı tarafından işbu davaya dayanak olarak sunulan cari hesaplara konu faturaların döviz cinsinden düzenlendiği görülmüş ise de, taraflar arasında, fatura bedellerinin döviz cinsinden yapılacağına ilişkin herhangi bir sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davacının ticari defterlerinde kur farkına ilişkin herhangi bir kur farkı değerlemesi yapmadığı, fatura tutarlarının karşılığının davalı tarafından çek ile ödeme yapıldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı bu nedenle davacının kur farkından doğan alacağını davalıdan talep edemeceği kanaatine varılmakla, davacının davasının reddine, ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 6.554,25-TL karar harcından peşin yatırılan 1.183,06-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 5.371,19-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/10/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır