T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/729 Esas
KARAR NO : 2025/754
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... Caddesinde seyir halinde iken ve kendisine yeşil ışığın yandığı esnada dikkatli ve temkinli bir şekilde seyir halinde iken u dönüşünün yasak olduğu ve bu yönde yasak levhası bulunmasına rağmen davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile aniden u dönüşü yaparak davacı müvekkilinin aracının önüne çıktığını, davacı müvekkilinin aracın ön kısmına çarpması sonucu aracının savrulduğunu, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, aynı kaza nedeniyle müvekkilinin aracında annesi ...'in de bulunduğunu, 19/01/2023 tarihli rapordan da görüleceği üzere alın ve saç bileşkesinde saçlı bölgede 3 cmlik bir kesi nedeniyle spinal batın ve ekstremite vuku bulduğunun tespit edildiğini, bu yaralanma nedeniyle tedavi görmek zorunda kaldığını, yaralanma nedeniyle de ... Polis Merkezi Amirliği'nin ... evrak numarası ile ifade verdiğini, bu ifadesinde de kazaya sebebiyet veren kişi ve kişilerden şikayetçi olunduğunu, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında davalı şoför ...'ın u dönüşünün yasak olduğu yerden aniden u dönüşü yaparak davacı müvekkilinin aracının önüne çıkmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğinden %100 kusurlu olduğunun ortada olduğunu, bu kaza nedeniyle müvekkilinin ... model aracı olmasına rağmen kazanın vuku bulduğu tarihe kadar hiçbir trafik kazasının bulunmadığını, kilometresinin düşük, değişensiz, boyasız ve orjinal bir araç olduğunu, bu nedenle hiçbir tramer kaydının dahi bulunmadığını, kaza sonrasında davalı olarak gösterilen ... Sigorta A.Ş'ye sigorta poliçesine istinaden dosya açtırıldığını, açılan dosyaya istinaden ve yapılan tespitler doğrultusunda davacı müvekkilinin sözde %75 kusurlu olduğu ve aracının pert işlemi gördüğü ve tespit edilen çok küçük bir zarar miktarı da belirtmek suretiyle müvekkiline teklif yapıldığını, bu nedenle gerek kusur oranının yanlış gösterilmiş olması ve davacı müvekkilinin aracında vuku bulan hasarın teklif edilenden çok yüksek olması nedeniyle bu teklifin kabul edilmediğini, bilirkişi incelemesi yapılarak davacı müvekkilinin aracında vuku bulan hasarın tespiti ve tazminat olarak ödenmesi gereken bedelin tespitinin yapılmasının gerektiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilinin aracı kullanamadığını, yaralı müvekkilinin olay günü yaşanan trafik kazasında hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen en çok mağdur olan kişilerden bir tanesinin de kendisi olduğunu, tüm bu nedenlerle, araç sahibi müvekkili için aracında vuku bulan hasarların tespiti ve tespit edilecek bedellerin kaza tarihinden itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte ödenmesine, müvekkili davacının aracında vuku bulan değer kaybının tespitine ve tespit edilecek değer kaybının dava tarihinden itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte ödenmesine, yine araçsız kalması nedeniyle tespit edilecek gün sayısı itibariyle kira bedellerinin ödenmesine, yaralanan davacı için vuku bulan trafik kazası nedeniyle yaşamış olduğu korku ve acının karşılığı olan maddi manevi tazminat olarak 10.000-TL ödenmesine, kazaya karışan davalıya ait ... plaka sayılı araca dava sonuna kadar tedbir kararı verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı tarafça herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybı ve araç mahrumiyet bedellerine ilişkin maddi ve manevi tazminat davasıdır.
17.01.2023 tarihinde saat 17:20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa geldiğinde kendi aracının ön kısımları ile karşı istikamette gelmekte olan ve orta refüjde boşluğundan sola manevra yapan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği görülmüştür.
Davacı dava dilekçesinde özetle;17.01.2023 tarihinde saat 17:20 sıralarında müvekkili sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa geldiğinde kendi aracının ön kısımları ile karşı istikamette gelmekte olan ve orta refüjde boşluğundan sola manevra yapan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza nedeni ile müvekkili ... in annesinin yaralanmış olduğunu, karşı taraf araç % 100 kusurlu olduğunu, müvekkili aracının geçmiş hasar kaydının bulunmadığını, sigorta şirketi tarafından müvekkilin % 75 kusurlu olduğu ve aracın pert olduğundan bahisle küçük bir zarar miktarı teklifinde bulunulmuş olduğunu, ayrıca aracın düşük km li olduğunu, ayrıca araç onarımda iken kullanılamamış olduğunu ve araç mahrumiyet tazminatı oluştuğunu, bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı ödenmesinin kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka faizi ile birlikte ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi tarafından öncelikle kusur raporlarını kabul etmediklerini, müvekkiline kusur atfedilebilmesi için sigortalısının kusurunun ispatlanması gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddi gerektiği savunmasında bulunulmuştur.
Türkiye Noterler Birliğinden dava konusu araçların sicil kayıtları, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden dava konusu ... plakalı aracın ilk tescil tarihinden itibaren karışmış olduğu kazaların bulunup bulunmadığının tespiti amacı ile tramer kayıtları, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden... tarihli kaza nedeni ile davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden davacı ...'in dava konusu kaza nedeni ile görürmüş olduğu tedavilere ilişkin tüm tıbbi evrak ve grafilerin kayıtları, ... ve ... İlçe Emniyet Müdürlüklerinden tarafların sosyal ekonomik durum araştırmaları dosya arasına celp edilmiştir.
Mahkememizin 13/11/2023 tarihli tensip tutanağının 10 nolu ara kararı ile dosyanın ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kurul raporu aldırılmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyasının 14/12/2023 tarihli üst yazı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği görülmüş, Adli Kurumu Başkanlığı'nın 20/02/2024 tarihli yazısı ile "Kaza tespit tutanağı incelendiğinde olay mahallinde trafik ışıklarının bulunduğu anlaşılmıştır. Sağlıklı kusur izafesi açısından tarafların kavşak mahallinde hangi ışıkta geçiş yaptıklarının aydınlatılmasına ihtiyaç d uyumuş olup, dosya işlem görmeksizin mahalline iade edilmiştir." şeklinde cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 16/07/2024 tarihli ara kararı ile mahallinde 11/10/2024 tarihinde bir trafik bilirkişi eşliğinde keşif icrasına karar verilmiş, mahkememiz dosyasında trafik bilirkişisi olarak ... belirlenmiş, mahallinde keşif yapıldığı görülmüş ve bilirkişi ...tarafından düzenlenen 20/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle :" yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda , kusur durumu değerlendirilmesi neticesinde;...plakalı otomobil ... in yaralanma ile neticelenen trafik kazasında %20(yüzde yirmi) oranında tali derecede kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın yaralanma ile neticelenen trafik kazasında %80 (yüzde seksen ) oranında asli derecede kusurlu olduğu kanaatini bildirir rapordur." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 15/10/2024 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile bilirkişi tarafından rapor sunulup ibraz edildiğinde ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09/12/2024 tarihli raporunda özetle:"Davalı sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in %20 oranında kusurlu olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 11/02/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile mahkememizce resen seçilecek otomotiv konusunda uzman 1 makine mühendisi bilirkişiye dosyanın tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, ATK tarafından hazırlanan kusur raporu ve tüm dosya kapsamında kazaya konu olay nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarların tespiti ile hasar bedeli, değer kaybının oluşup oluşmadığı, oluşması halinde ne kadar olabileceği, davacının araçsız kalması nedeniyle kira bedeli talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunması halinde ne kadar olabileceği konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 08/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle :"Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, Trafik kazası olduğu, Meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir/ öngörülebilir bir kaza niteliğinde olduğu, Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Dava konusu araç onarımının ekonomik olduğu ve KDV ve işçilik dahil (İskontosuz) 61.900,20 TL hasar meydana gelmiş olduğu, Dava konusu kaza kapsamında ATK tarafından; Sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, Sürücü ... in % 20 oranında kusurlu olduğu yönünde tespitte bulunulmuş olduğu, Dava konusu kaza kapsamında ATK kusur değerlendirmesine göre davacının talep edebileceği hasar miktarının 61.900,20 TL X 4 80 — 49.520,16 TL olacağı, Bu kapsamda 55.725,00 TL hasar ödemesi yapılmış olduğundan bakiye hasar alacağının bulunmadığı, Bu kapsamda dava konusu araçta meydana gelmiş olan hasar ile doğru orantılı olarak aracın Yargıtay içtihatları gereği makul onarım süresinin ilgili servis / onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak makul onarım süresinin yaklaşık 10 (on) iş günü olacağı, Dosya muhteviyatında dava konusu aracın SBM kayıtlarına göre dava konusu kaza öncesi geçmiş hasar kaydının bulunup bulunmadığına yönelik bilgi, belge ve doküman bulunmadığı, Dava konusu aracın dosya muhteviyatına sunulmuş olan Ekspertiz Raporları ve kazalı araç fotoğraflarının incelenmesi neticesinde kaza tarihi itibariyle değer kaybı hesaplamasına esas; Ön kaput, Ön Tampon Demiri, Sol Davlumbaz, Sağ Davlumbaz, Ön Panjur hasarının bulunduğu, Dava konusu aracın yapılan inceleme ve araştırma neticesinde gerek internet siteleri, gerek tamir atölyeleri/ servisleri gerekse galerilerden yapılan araştırmalarda, pandeminin ve ekonomik dalgalanmaların araç 2. El piyasalarda yukarıya doğru iveme ile yaratmış olduğu artışın dikkate alınması ile kaza tarihi itibariyle ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığı / TSB tarafından belirtilen Kasko Değeri ile birlikte dikkate alınması ile 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 325.000,00 TL civarında olduğu, Dava konusu kazada hasar gören parçaların daha önce hasar görmemiş olması Durumunda Yargıtay'ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle reel piyasada; Dava konusu aracın kazadan önceki kazasız (Dosya muhteviyatına sunulmuş olan SBM kayıtlarında dava konusu aracın geçmiş hasar kaydının bulunmadığı belirtilmiştir.) 2. El piyasa rayiç değerinin pandeminin 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu artırıcı etkinin dikkate alınması ile 325.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, marka: özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (130.617 km de) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 315.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 325.000,00 TL - 310.000,00 TL = 15.000,00 TL civarında olacağı, Nihai taktirin Sn. Mahkemeye ait olduğunu, Dava konusu kaza kapsamında ATK kusur değerlendirmesine göre davacının talep edebileceği Değer Kaybı miktarının 15.000,00 TL X % 80 = 12.000,00 TL olacağı, Bu kapsamda aracın onarımda olduğu süre içerisinde kullanılamayacak olmasından kaynaklı Kaza tarihi itibariyle Makul Onarım Süresi 10 ( on) iş günü x 750,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) ( ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ortalamasıdır.) > 7.500,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, Yargıtay içtihatları gereği aracın onarım süresince kullanılamamış olmasından kaynaklı zorunlu olarak tasarruf. edilen giderlerden yakıt gideri, bakım gideri, amortisman vb. giderlerin tenzil edilmesi gerektiği, Söz konusu aracın günlük olarak 10 (on) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının 180,55 TL X 10 = 1.805,50 TL olacağı, Bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 7.500,00 TL- 1.805,50 TL=5.694,50 tl araçtan mahrum kalma tazminatı/ ikame araç bedeli/ kazanç kaybı alacağının bulunduğu, Dava konusu kaza kapsamında ATK kusur değerlendirmesine göre davacının talep edebileceği Araç Mahrumiyet Tazminatını (Kiralamaya esas İkame Araç Bedeli) miktarının 5.694,50 TL X %80 = 4.555,60 TL olacağı" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 27/05/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile davalı vekilinin itirazının değerlendirilmesi için dosyamızın önceki bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 30/05/2025 tarihli ek raporunda özetle; " Dava konusu araca yönelik ilave emsal sunulmamış olup bunun nedeninin rapor tanzim tarihi itibariyle ilanların satış , vazgeçme vb. nedenler ile anlı, saatlik, günlük olarak ilandan kaldırılabildiği, bu kapsamda duruşmanın rapor tanzim tarihinden sonra olduğu dikkate alındığında taraf vekilleri tarafından ilanların yayında bulunmadığından bahisle çok sık itirazda bulunulduğunun görüldüğü, bu nedenle söz konusu olumsuzluğun giderilebilmesi maksadıyla sadece internet ilanları ile değil söz konusu aracın satışını, bakım ve onarımlarını yapan firmalardan da fiyat araştırması yapılarak kök rapora ithal edilmiş olduğu, Söz konusu firmaların kurumsal olmaları nedeni ile kurumsal firmaların ancak yazılı talep ile sınırlı olmak üzere teklif verdikleri, bu teklif sürelerinin ekonomik gelişmeler dikkate alınarak en fazla | ( bir) hafta ile sınırlı tutulduğu, bu nedenle teklif alınmış olsa dahi rapor tanzim tarihinden | (bir) hafta sonra teklifin geçerliliğini yitireceği dikkate alınarak sektörde geçen 34 yıllık mesleki birikim ve iş çevresi , internet taraması, galeriler vb. kullanılarak dava konusu araca yönelik alınan verilerin ortalaması ile değerlendirme yapılmış olduğu,Yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından dikkate alınmasını bunun haricindeki Kök Rapor görüş ve kanaatlerimin aynen devam ettiği " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Tüm toplanan deliller, ATK raporları, alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde 17.01.2023 tarihinde saat 17:20 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa geldiğinde kendi aracının ön kısımları ile karşı istikamette gelmekte olan ve orta refüjde boşluğundan sola manevra yapan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 09/12/2024 tarihli raporunda davacı sürücü ...'in %20 oranında, davalı sürücü ...'ın %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkememiz heyeti ile keşif mahallinde yapılan inceleme sonucu Trafik Bilirkişisi tarafından hazırlanan 02/10/2024 tarihli raporda da kusur oranları bakımından aynı sonuca ulaşıldığı, bilirkişi raporundaki hesaplamaların güncel Yargıtay İçtihatları ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu görülmekle hükme esas alındığı,
değer kaybı tazminine ilişkin yapılan incelemeye göre dava konusu aracın kazadan önce kazasız olduğu, mahkememizce celp edilen tramer kayıtlarından dava konusu aracın geçmiş hasar kaydının bulunmadığı, ikinci el piyasa rayiç değerinin, pandeminin arttırıcı etkisi dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre 325.000 TL olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin ( araç marka, model,yaşı, hasar, yapılan onarım işlemleri, km bilgisi ) 315.000 TL olacağı, buna göre değer kaybının 15.000 TL olacağı ancak ATK tarafından düzenlenen kusur oranlarına ilişkin rapor uyarınca kusur oranında tespit edilen tutardan tenzilat yapıldığında davacının talep edebileceği değer kaybı tazminatının 12.000 TL olabileceği, araç mahrumiyet bedeli yönünden dava konusu aracın kaza tarihi itibari ile makul onarım süresinin 10 iş günü olduğu, araç kiralama şirketleri üzerinden yapılan emsal araştırmaya göre muadil araç kiralama bedelinin günlük 750,00 TL olduğu, dolayısı ile davacının araçtan mahrum kalma süresi içerisinde 7.500,00 TL ikame araç bedeli oluşacağı, 10 iş günü servis onarımda olduğu süre için amortisman payının 1.805,50 TL olduğu, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında amortisman payının Yargıtay İçtihatları ( Yargıtay 17. HD'nin...Esas, ... Karar ) uyarınca değerlendirilmesi sonucu 5.694,50 TL araçtan mahrum kalma tazminatı oluştuğu ancak ATK tarafından düzenlenen kusur oranlarına ilişkin rapor uyarınca kusur oranında tespit edilen tutardan tenzilat yapıldığında davacının talep edebileceği araç mahrumiyet tazminatının 4.555,60 TL olabileceği, hasar tazminatı bakımından ise, dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, dava konusu araç onarımının ekonomik olduğu ve KDV işçilik dahil iskontosuz 61.900,20 TL tutarında hasar meydana gelmiş olduğu, dava konusu kaza kapsamında ATK ve Trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen raporlar dikkate alındığında davacının kusuru oranında bu bedelden tenzilat yapıldığında davacının gerçek zararının 49.520,16 TL olduğu, davalı Sigorta Şirketi tarafından dosya kapsamında herhangi bir ödeme belgesine rastlanılmadığı anlaşılmakla davacının maddi tazminat talebi yönünden 66.075,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
TTBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde ""Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir..” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta davacının uğradığı zararın ağırlığı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak kaza nedeni ile davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 17/01/2023 tarihinde tedavi gördüğü, kazanın oluşunda davalı araç sürücüsünün %80 kusurlu olduğu, kazanın 17/01/2023 tarihinde meydana geldiği de dikkate alındığında hükmedilen maddi tazminat miktarı da dikkate alındığında 8.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-) Maddi tazminat talebi yönünden 66.075,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
Maddi Tazminat Yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 4.513,58-TL karar harcının, 269,85-TL peşin harç ve 1.094,25-TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 3.149,48-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-) Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 8.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Manevi Tazminat Yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40-TL karar harcının, 269,85-TL peşin harç ve 1.094,25-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 748,70-TL harcın davacıya iadesine,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 12.777,25-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası 12.441,33 TL yargılama gideri, 269,85-TL peşin harç ve 1.094,25-TL ıslah harcı ve 269,85-TL başvurma harcı ve 3.030,30-TL keşif harcı ve ATGV yol gideri olan 3.250,00-TL ile Adli Tıp Fatura gideri olan 3.900,00-TL toplamı 24.255,58TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Adli Tıp Faturası olan 650,00-TL'nin davanın kabul ret oranına göre hesaplanması sonrası, 17,09-TL'nin davacıdan, 632,91-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na ödenmesine,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır