T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/736 Esas
KARAR NO : 2025/923
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2023
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı aracın, müvekkilinin eşi ... tarafından kullanılmakta iken taraflardan ...'a ait olan ve bu kişinin yönetimindeki ... plakalı ticari nitelikli aracın geçiş yolunu kapatması sonucu, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve bu aracın sol ön sürücü basamak kısmına çarpması sonucu devrildiğini ve hasarlandığını, kullanılamaz hale geldiğini, her ne kadar trafik tespit tutanağında müvekkilinin aracının sürücüsüne de kusur verilmiş ise de esasen bütün kusurun karşı taraf araç sürücüsünde olduğunu, trafik tespit tutanağına ayrı bir şekilde itiraz müessesesinin hukukumuzda bulunmadığından ve ancak bir dava ile itirazının mümkün olduğundan işbu dava ile birlikte trafik tespit tutanağına da kusur yönünden itiraz ettiklerini, aracın hasar ve pert total olması sonucu bedelini almak için karşı tarafın zorunlu sigortası olan ... Sigorta Anonim Şirketi'ne başvuru yapılmış ise de sigorta tarafından talebin kabul edilmediğini, buna ilişkin başvuru yazısını daha sonra sunacaklarını, karşı tarafın aracının kamyon olduğunu, bu anlamı ile ticari nitelikte olduğunu, bu nedenle davanın ticaret mahkemesinde açıldığını, müvekkilinin aracındaki hasarın ancak bir bilirkişi incelemesi sonucu tespitinin mümkün olabileceğini, bu nedenle dava belirsiz alacak davası olarak açıldığını, Arabuluculuk Bürosunun ...numaralı dosyası ile yapılan görüşmeler anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, tüm bu nedenlerden dolayı, hatalı bir şekilde yolu kapatarak kazaya sebep olan davalı araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın bir bilirkişi aracılığı ile belirlenmesine, belirlenen zararın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava değerinin belirleninceye kadar 100 TL olarak belirlenmesine, davalı özel kişi açısından faiz başlangıç tarihinin olay tarihi, sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren başlatılmasına, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı ... tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını,kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılması mümkün olmadığını, dava konusu talebin muaccel olmadığını,dava konusu kazada sigortalı araç ile davacı taraf aracı arasında bir temasın bulunmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olmasının gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil şirketin, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, taraflarına ikame edilen haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun sınırlı olduğunu, Tüm bu nedenlerle, mahkememiz nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddine ve yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsili istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
24.06.2023 tarihinde sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile Yeni Mahalle istikametinden Kestanepınarı Mahallesi yönüne seyir halindeyken yolun iniş aşağı eğimli ve virajlı yol bölümüne geldiği sırada karşı istikamette gelen davalı sürücü ... yönetimindeki, diğer davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plaka sayılı kamyonu fark edince sağa manevra yaptığı ve idaresindeki otomobilin sol yan muhtelif kısımlarıyla davalı idaresinde olan kamyonun sol ön sürücü basamak kısımlarının çarpıştığı ardından yol dışı kalarak yolun sağ tarafında devrilmiş halde son konumunu alması neticesinde otomobilde meydana gelen hasara ilişkin dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
... İlçe Jandarma Komutanlığı'na yazılan müzekkereye verilen 06/06/2024 Tarihli müzekkere cevabında dava konusu kaza tespit tutanağının mahkememize ibraz edildiği, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabında da kazaya konu aracın hasar dosyası ve eksper rapor bilgilerinin mahkememize sunulduğu, davacı tarafından 28/05/2024 tarihli duruşmada beyan edilen ve delil olarak ileri sürülen ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, "Sanık ... hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a karşı üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 89/4 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, tehlikenin ağırlığı, sanığın kastı, kusur durumu gözönüne alınarak takdiren alt sınırdan 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak cezasından 5237 sayılı TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, sanık hakkındaki verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA" karar verildiği, işbu ceza dosyası kapsamında alınan 29/03/2024 tarihli Adli Trafik Kaza Bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, "Şüpheli kamyon sürücüsü (işbu dosya davalılarından) ... sol tarafa viraj olan yol üzerinde seyrettiği, yolun sol tarafa içe doğru viraj almasından dolayı yine aynı şekilde otomobil sürücüsü gibi karşı istikametinden gelen araç ile karşı karşıya gelmeden daha öncesinde aracı uzaktan görebilme imkanı bulunduğu, ancak buna rağmen yolun en dar kısmına kadar seyrederek geçişi mümkün olmadığı yere geldiği, dar olan kısma gelmeden daha geride geniş kısımda otomobil sürücüsüne Karayolları Trafik kanunundaki dar olan yollarda Motorlu araçların birbirine geçiş önceliği vermesi sıralamasında kamyonun otomobile yol verme zorunluluğu bulunduğundan, kamyon sürücüsü ...'ın daha geride durarak otomobile geçiş önceliği vermesi gerekirken yolun en dar kısmında bu kaza meydana geldiğinden, sürücü (dava dışı) ...'ın asli kusurlu olduğu, kamyon sürücüsü (işbu dosya davalısı) ...'ın tali kusurlu olduğu" rapor edilmiştir.
Mahkememizin 05/11/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Kaza Tespit Tutanağı ve Ceza Dosyasının celp edildiği görülmekle dosyanın yüzdelik kusur incelemesi yönünden ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş ve ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 26/12/2024 tarihli raporu ile : "Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davalı sürücü ...'n kusursuz olduğu" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizin 25/02/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile ATK Trafik İhtisas Kurulu'nun 26/12/2024 tarihli raporu ile ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından alınan 19/03/2024 tarihli raporlar arasında çelişki oluştuğundan, dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzman Komisyonu'na gönderilerek raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve tarafların yüzdelik kusur durumlarının tespitinin istenilmesine karar verilmiş, mahkememiz dosyası ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzman Komisyonu'na gönderilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzman Komisyonu' tarafından düzenlenen 09/09/2025 tarihli raporu ile : "Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahaldeki iniş eğimli, dar ve virajlı köy yolu üzerinde seyir halindeyken aracının özelliklerini ve yol genişliğini de dikkate alarak seyrini müteyakkız şekilde sürdürmesi, görüş alanını kontrolü altında bulundurması ve karşı istikametinden gelmekte olan davalı idaresindeki aracın konumunu ve hareketliliğini dikkate alarak kontrollü bir şekilde mahaldeki geçişini tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, dar yolda, virajlı alana kontrolsüzce giriş yaptığı ve sonrasında karşı istikametinden gelmekte olan aracın sol yan kesimlerine çarparak yol dışı kaldığı anlaşılmakla meydana gelen kazada, kusurludur. Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyon ile gündüz vakti, meskun mahalde seyir halindeyken karşı istikametten dikkatsiz ve tedbirsizce gelen otomobil ile karıştığı kazada, atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğuna, Davalı sürücü ...'n kusursuz olduğuna" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
TBK 49. Maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Söz konusu borç doğrudan doğruya kanundan doğmaktadır. Haksız fiili düzenleyen kurallar 'sorumluluk hukuku'nun konusunu oluşturmaktadır. TBK kapsamında haksız fiilden sorumluluk kusurlu ve kusursuz sorumluluk olarak ikiye ayrılabiliyor olsa da, genel anlamda sorumluluk denildiğinde akla kusur sorumluluğu gelmektedir. Somut olayda da bir tazmin sorumluluğu doğmuş ise bu kusura dayanan bir sorumluluk olacaktır zira kusursuz sorumluğa neden olabilecek durumlar kanunla sınırlandırılmış istisnai sorumluluk biçimleridir( numerus clausus ) . Açıklandığı üzre tazminat yükümlülüğü yalnızca kusur sonucu doğmadığından kanundan doğan bu borç doğurucu ilişkiye haksız fiilden doğan borçlar denilmektedir. Sorumluluk hukukunun hukuk mahkemelerinde görünümü ise tazminattır diyebilmekteyiz.
Kusur sorumluluğunda sorumluluğun en önemli unsuru kusurdur. Yine TBK m.50 "Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü amirdir. Buna göre zarar gören zararını ispat etmedikçe davalı aleyhine tazminata hükmedilemeyecektir. TBK m.51 ise " Hakim tazminatın kapsamını ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.". Kural olarak kusur olmadan sorumluluk da doğmayacaktır.
Karayolları Trafik Kanunu 91. Maddesi uyarınca ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca , sigortalının kusuru ile meydana gelen zararlarda zararı gidermekte sigortalısının kusuru oranında sorumluluğu mevcuttur.
26/04/2016 tarihli ve 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı yasanın 4.maddesi ile 2918 sayılı yasanın 92. Maddesine eklenen g-h-i bentleri ile de hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri ile bu kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleriyle tanımlı teminat içeriği haricinde kalan hususlar da kapsam dışı tutulmuştur.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, ATK Trafik İhtisas Kurulu'nun 26/12/2024 tarihli raporu ile ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasından alınan 19/03/2024 tarihli raporlar arasında oluşan çelişki nedeni ile ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzman Komisyonu tarafından düzenlenen 09/09/2025 tarihli rapor ve tüm dosyaya kapsamına göre, davacı adına kayıtlı, dava dışı araç sürücüsü ...'ın davaya dayanak trafik kazasının ve zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları uyarınca sigorta sözleşmesinin akdedildiği tarih itibariyle de kazanın davacı sürücünün tam kusuru ile meydana gelmiş olması nedeniyle davacının kusuruna denk gelen hasar tazminatı taleplerinin diğer davalı Sigorta Şirketi yönünden de sübut bulmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davanın REDDİNE
2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 269,85-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Davalı ..A.Ş. vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Dair tarafların yokluğunda, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
09/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır