T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/766
KARAR NO : 2024/741
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'da faaliyet gösteren inşaat yıkım işi ile iştigal eden tacir olduğunu, davalı şirketin faaliyet gösterdiği... adresinde bulunan beton kırım işi için tarafların sözlü olarak anlaştığını, müvekkilinin üstlendiği kırım işini “tamamladığını ve ... tarihli ... no.lu 337.800,00 TL tutarlı fatura düzenleyerek davalıya e-posta yolu ile gönderdiğini, davalı tarafından yasal süresi içerisinde faturaya itiraz edilmediğini, alacağın tahsili amacıyla ... 20. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirket yetkilileri tarafından borç ikrar edildiği halde ödeme yapılmadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalı aleyhine asıl alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına ve %l0 oranında para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçeside özetle; müvekkili şirket tarafından faturaya itiraz edilmemesinin fatura içeriğinde belirtilen edimin ifa edildiğini kanıtlamadığını, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca yapılan iş ve verilen hizmetlere karşılık gelen kısım için borcunu ödediğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından herhangi bir borç ikrarında bulunulmadığını, davacının bahsetmiş olduğu müvekkili şirkette inşaat mühendisi olarak çalışan ...'ın şirketi temsil etme yetkisine sahip olmadığını, aynı şekilde müvekkili şirket çalışanı ...'ın şirketi temsil etme yetkisine sahip olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-Gelir İdaresi Başkanlığından gelen ... Şirketinin BA/BS formları,
2-... 20. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
3-Gelir İdaresi Başkanlığından gelen ...'ın sicil kaydı, gelir vergisi beyannameleri, vergi levhası ve 2023 dönemlerine ilişkin BA/BS formları,
4-Bilirkişi raporu,
5-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası itirazın iptali davasıdır.
Davaya dayanak icra takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 20.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, takibe dayanak olarak davalı adına tanzim edilen faturaya dayanmıştır.
Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmişse de davalı tarafından ticari defterler dosyaya sunulmamıştır.
Tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerinden BA BS formları celp edilmiş, davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır.,
Bilirkişi tarafından ibraz edilen 06.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı lehine delil vasfını haiz olduğu, davacının ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan fatura bedeli olan 337.800,00 TL alacaklı olduğu, tarafların celp edilen BA BS formlarına göre davacının takibe dayanak tanzim ettiği faturanın davalı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan edildiği, faturanın davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği ve davalı tarafından iade edilmediği bildirilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...Esas ...Karar, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden faturaların davalı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan edildiği, davalı tarafından faturaların davacıya iade edildiğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, davacının sahibi lehinde delil teşkil eden ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan 337.800,00 TL alacaklı göründüğü, takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosya herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenle takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının davasının takibe konu asıl alacak yönünden olmak üzere kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 20. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 337.800,00 TL asıl alacak yönünden iptaline,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 67.560,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 23.075,15 TL nispi karar harcından, peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 22.805,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 54.048,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.754,17 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 5.285,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 5.196,49 TL yargılama gideri ile 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcı toplamı 5.736,19 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 3.067,74 TL'nin davalıdan, ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 52,26 TL'nin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/10/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç : 269,85 TL
Karar Harcı : 23.075,15 TL
Noksan Harç : 22.805,30 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 5.685,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 5.000,00 TL
Posta Giderleri : 285,00 TL