T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/843
KARAR NO : 2025/440
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2023
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin tıbbi cihaz sektöründe 1984 yılından beri faaliyet gösteren tanınmış yerli bir firma olduğunu, sözleşme gereği davalının ... Hastanesi'ndeki tıbbi cihazına bakım ve onarım hizmetini davacının verdiğini davacının bu hizmeti ... merkezli ... Şirketi'nin Türkiye'deki tek servis sağlayıcısı olarak verdiğini, davacı şirketin kanser tedavisinde kullanılan ... cihazlarını üreten ...'de yerleşik ...'nin Türkiye'deki tek satıcısı ve tek yetkilisi olduğunu, davalının ... marka cihazı davacıdan temin ederek davacıdan servis hizmeti almaya başladığını, bu hizmetin ... marka ... Seri No'lu ... model tedavi cihazına ilişkin olduğunu, cihazın kurulumunun 01/02/2017 tarihinde gerçekleştirildiğini, bu cihaza ilişkin taraflar arasında 01/01/2022 başlangıç tarihli ...Seri No'lu cihaza ilişkin bakım ve onarım sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme gereği hizmetin davacı tarafından yerine getirildiğini, bu sözleşmenin bakım onarım hizmetleri yanında yedek parça temini hizmetini kapsadığını, müvekkilinin rutin olarak dolar üzerinden yedek parça ithal ettiğini, davacının ise ısrarla ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, sözleşme çerçevesinde kesilen faturalara dair borç bildiriminin davalıya defalarca sözlü ve yazılı olarak yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, bunun üzerine 2022 yılı ve 2023 yılı bakım onarım hizmetleri için davalıya ihtarname keşide edildiğini, ... 16. Noterliği'nin ... tarihli ... Yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 2023 yılı bakım onarım sözleşmesinin feshedildiğini, 2022 yılına ilişkin borçlar için ... 3. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, bu davada servis hizmetinin 01/01/2022 başlangıç tarihli sözleşmeye ilişkin olduğunu, 2023 yılı için ayrı bir sözleşme imzalandığını, davaya dayanak borcun faiz ve vade farkı hariç 107.532,38 USD olduğunu, sözleşmede bakım onarım bedeli-ödeme planı isimli ekte yer alan ödeme planında davalı tarafından ödenecek bakım ve ödeme tarihlerinin belirlendiğini, sözleşmenin 10/D maddesinde davalının ödemeleri fatura tarihlerinden itibaren en geç 15 gün içinde yapması gerektiğini ancak ödemelerin vadelerinde ödenmediği gibi eksik ödendiğini, 2023 yılı hizmet bedelinin görülebilmesi için tahkim sürecinin devam ettiğini, 2022 yılında davalının 12 adet faturadan yalnız dördünü ödediğini, 2023 yılında ise Mayıs 2023 tarihinde bu döneme ilişkin eksik bir ödeme yaptığını, davalının 2022 ve 2023 yıllarına dair güncel borcunun faiz ve vade farkı hariç 259.212,38 USD olduğunu, bu davaya dayanak borç miktarının 01/01/2022-31/12/2022 tarihleri arasında geçerli sözleşmeye dair toplam 107.532,38 USD alacak olduğunu, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının %40'tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalının ödemeleri neden geciktirdiğine dair müvekkiline e-postalar göndermiş olduğunu, davacıdan hizmet vermeye devam etmesini talep ettiğini, müvekkilinin kanserli hastalarının tedavilerinin aksamaması adına hizmet vermeye devam ettiğini, davalı taraf hastanenin ortaklık yapısının değişeceğinden bahisle ödemeleri uzun süre yapmadığını, bu nedenle davalının itirazının iptaline takibin aynen devamına, davalı aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiş; dava değeri 107.532,38 USD olarak belirtilmiştir.
Dava dilekçesi ekinde sunulan "..." başlıklı sözleşmede davacının "firma" ; davalının "müşteri" olarak 01/01/2022- 31/12/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere servis hizmetlerinin sağlanması, periyodik bakımlarının yapılması, onarım hizmeti sağlanması, cihazların talimatlarında belirtilen günlük veya haftalık bakımlarının cihaz operatörleri tarafından yapılması konulu sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin 6. Maddesinde pazartesi-cuma günleri 08.30-18.00 Saatleri arasında çalışma yapılacağının, hafta sonu ve çalışma saatlerinin dışında çalışma istenilmesi durumunda ek teknik servis hizmet opsiyonunun satın alınacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 8. Maddesinde davacının yol ve konaklama dahil periyodik bakım hizmeti vereceğinin, anlaşma kapsamına giren arızalara müdahale edeceğinin ve sözleşmede belirtilen şartlarda yedek parça temin edeceğinin, tamiri yapılan cihazların faal hale getirildiğinin, teknik servis fişi ile belgelendirilmesi gerektiğinin kararlaştırıldığı sözleşmenin 10. Maddesi'nde davalı müşterinin davacı firmaya sözleşmenin ekinde yer alan ödeme planına göre 2022 yılı Ocak ayından Aralık ayına kadar (Aralık dahil) aylık 16.000 USD+ KDV ödemeyi taahhüt ettiği, ödemelerin fatura tarihinden itibaren 15 gün içinde yapılması gerektiğinin ve belirlenen sürede ödeme yapılmaması halinde aylık davalı müşterinin %1,50 vade farkı ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan ... 16 Noterliği'nin ... Yevmiye sayılı ... tarihli ihtarnamesi ile davalıya 01/01/2023 başlangıç tarihli sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin tebliğ şerhinin sunulmadığı anlaşılmıştır.
Davalıya usulüne uygun ihtar ve tebligat yapılmasına rağmen davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Davalının sicil kaydına ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin ilan örneği dosya içerisine alınmış, tetkikinden ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı olarak ...adresinde faaliyet gösterdiği anlaşılmıştır.
... 3. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya içerisine alınmış tetkikinden; davacı tarafından davalı aleyhine 29/07/2022 tarihli - ... nolu, 31/08/2022 tarihli ... nolu, 30/09/2022 tarihli ... nolu, 25/10/2022 tarihli ... nolu, 30/11/2022 tarihli ...nolu, 27/12/2022 tarihli ... nolu 6 adet toplam 107.532,38 USD asıl alacak tutarlı faturalara dayanılarak işlemiş faizleri ile birlikte toplam 114.767,12 USD alacağının tahsili için takip başlatıldığı, takip talebinde USD cinsinde alacağın Türk Lirası karşılığı gösterildiği, davalıya genel haciz yoluyla takip talebine istinaden ödeme emri tebliğ edildiği, davalının 30/10/2023 tarihinde süresinde olmak üzere borca itiraz ettiği, itiraz dilekçesinde takip alacaklısına borcu bulunmadığını belirttiği anlaşılmış, bir yıllık yasal süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ve delil listesi ekinde davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belge ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Davacının 01/03/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbire yönelik 20/02/2024 tarihli tahkim ara kararında davacının 2023 yılı bakım onarım hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacağı yönünden ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, 2023 yılı bakım onarım hizmet bedelinin tahsili için tahkim yargılamasının devam ettiği anlaşılmıştır.
Davalının 2022-2023 yılı BA form bildirimi bilgisini gösteren dökümler dosya içine celp edilmiş, 2022 vergi döneminde 11 adet belgeye dayalı olarak davalı tarafından davacıdan hizmet alındığına dair BA formu düzenlendiği anlaşılmış; tarafların 2021-2024 yılları ticari defterleri incelenerek takip konusu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının kendi defterlerine göre davalıdan alacaklı görünüp görünmediği, alacağın dayanağı belgelerin takip konusu faturalar ile uyumlu olup olmadığı, davacının kendi ticari defterlerinde hangi faturalardan kaynaklı alacaklı göründüğü, takip tarihi itibari ile KDV dahil USD cinsinden alacak miktarı konusunda rapor düzenlenmesi için dosya bağımsız denetçi mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş, davalıya ihtar edilmesine rağmen davalının 2021-2022-2023-2024 yılları ticari defterlerinin ibraz edilmemiş olması sebebi ile davacı ticari defterleri incelenerek düzenlenen 18/01/2025 tarihli raporda özetle: davalı şirket ile devam eden ticari ilişkinin 127.050.016 alıcılar cari hesap kodu ile takip edildiği, davacı tarafından temel fatura senaryosu ile davalı adına düzenlenen aylık bakım onarım bedeli içerikli faturaların süresi içinde ve usulüne göre ticari defterlere kaydedilmiş olduğu, davacı şirket ticari defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, defterlerin usulüne uygun olarak oluşturulduğunun tespit edildiği, cari hesap bilgilerine göre 23/10/2023 icra takip tarihi itibari ile davacının 225.832,83 USD alacaklı göründüğü halde 2022 yılına ilişkin kesilen toplam 226.560 USD fatura bedeline karşılık yapılan 119.826,36 USD'nin farkı olan 106.733,64 USD alacağın icra takibinde 107.532,38 USD olarak talep edildiği, davacının 31/12/2022 tarihli cari hesap alacağının 2021 yılından devir gelen alacak ile birlikte 137.669,62 USD olduğu, takip tarihi itibari ile cari hesap alacağının ise 225.832,83 USD olduğu, davacı şirket tarafından takip konusu edilen faturaların şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu ve uyumlu olduğu, davalı ticari defterlerinin incelemeye sunulmaması sebebi ile bu konuda bir incelemenin yapılamadığını, davacı defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibari ile davalıdan 225.832,83 USD alacaklı göründüğü, 2022 yılına ilişkin 226.560 USD fatura bedelinden 119.826,36 USD düşülerek 106.733,64 USD alacağın takipte talep edildiği, takip tarihi itibari ile sadece 2022 yılı ticari faaliyetlerine göre davacının KDV dahil alacağının 106.733,64 USD olduğu, 2021 yılı cari hesap bakiyesi ile birlikte davacının takip tarihi itibari ile alacağının ise 137.669,62 USD olduğu, tüm cari hesap işlerine göre takip tarihi itibari ile davacı alacağının KDV dahil 225.832,83 USD göründüğü yönünde tespitte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili 29/05/2024 tarihli dilekçesi ekinde "Özel Amaçlı Tespit Raporu" başlıklı Yeminli Mali Müşavir ...imzalı uzman görüşü ibraz ettiği, uzman görüşünde özetle: 01/01/2022-31/12/2022 tarih aralığı için ticari defterlerin de inceleme yapıldığı, defterlerin vergi usul kanunundaki hükümlere uygun şekilde kayıtlara geçtiği, ... AŞ'nin 2022 ve 2023 yılları yasal defter ve belgeleri ile faturalarının , cari hesapların ve ödeme dekontlarının incelenmesi sonucunda; ...Tic. AŞ. cari hesabının 01/12/2022 tarihi itibari ile 30.935,98 USD borç bakiyesi verdiği, 2022 yılında düzenlenen faturalara ilişkin bedelin 226.560 USD; 2023 yılında düzenlenen faturalara ait bedelin ise 151.680 USD olduğu, 31/12/2023 tarihli cari hesap döviz borcu tutarının 409.175,98 USD olduğu, yapılan ödeme tutarının 183.343,15 USD olduğu, borç bakiyesinin ise 225.832,83 USD olarak tespit edildiği, Meditel tarafından 2022 yılında düzenlenen fatura bedellerinin toplamının 226.560 USD olduğu, 2021 yılından devreden 30.935,98 USD borç bakiyesi ile 2022 yılında düzenlenen faturalara isabet eden 226.560 USD ile birlikte toplam bedelin kayıtlara 257.495,98 USD olarak alındığı, ... tarafından 2022 yılı içerisinde toplam 119.826,36 USD ödeme gerçekleştirildiği ve 31/12/2022 tarihi itibari ile cari hesabının 137.669,62 USD borç bakiyesi verdiği,... 2023 yılı içerisinde 63.516,79 USD ödeme gerçekleştirildiği, 30/09/2023 tarihi itibari ile ... AŞ borç bakiyesinin 2021,2022,2023 hesap dönemleri sonunda 225.832,83 USD olarak kayıtlara intikal ettirildiği belirtilmiş olup, uzman görüşüne göre davacının 2022 yılı sözleşme döneminden olan alacak bakiyesinin 74.152,83 USD olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 29/05/2024 tarihli dilekçesiyle takip dayanağı faturalar toplamının 107.532,38 USD olduğunu, işlemiş faizlerle birlikte asıl alacağın 114.767,12 USD olduğunu ancak müvekkili şirket tarafından düzenlettirilen 12/02/2024 tarihli yeminli mali müşavirlik özel amaçlı tespit raporunda; davacının 2022 yılına ilişkin faizsiz fatura alacağının 74.152,83 USD olduğunun tespit edildiği, takip konusu borca ilişkin 33.379,55 USD tutarlı ana para ile bu kısma ilişkin işlemiş faiz 2.623,09 USD'lik kısım yönünden olmak üzere toplam 36.003,45 USD'lik kısımdan feragat edildiğini bildirmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, işgörme sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalıya bakım -onarım hizmeti sunulmasına dair akdedilen sözleşmenin hukuki nitelik bakımından bir iş görme akdi olduğu, sui generis (kendisine özgü) bir sözleşme olup kanunda düzenlenmediği, isimsiz bir akit olduğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 26 ncı maddesinde “Sözleşme özgürlüğü” başlığı altında belirtildiği üzere bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirlenebileceği anlaşılmaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde davalının 2022 yılı bakım-onarım hizmet bedellerine ilişkin 12 adet faturadan 8 adedini ödemediğini iddia ederek 6 adet 29/07/2022 tarihli -... nolu, 31/08/2022 tarihli ... nolu, 30/09/2022 tarihli ... nolu, 25/10/2022 tarihli ... nolu, 30/11/2022 tarihli ... nolu, 27/12/2022 tarihli ... nolu faturaya dayanarak toplam 107.532,38 USD 'si asıl alacak olmak üzere işlemiş fazile birlikte 114.767,12 USD alacağının tahsili için takip başlattıklarını ,takibin asıl alacak 107.532,38 USD yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğini iddia etmiş, yargılama sırasında davalının 2022 yılına ilişkin bakım-onarım hizmetinden kaynaklı borcunun 74.152,83 USD olduğunu bildirerek takibin 74.152,83 USD yönünden devamına karar verilmesini talep etmiş; davalı ise davaya cevap vermemiştir.
24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun ...tarihli ve ... Esas, 2003/l Karar sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 21 inci maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi, başka bir ifadeyle (hizmet) alım-(hizmet) satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, takip konusu faturalara davalı tarafından süresinde itiraz edilmediği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacı tarafından "ticari e-fatura" seçeneği üzerinden düzenlenip davalıya gönderilen ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmeyen faturanın içeriğinde türü ve bedeli yazılı hizmetin davalıya sunulmuş sayılıp sayılmayacağı, işgörme borcu ile ilgili fatura içeriğine itiraz edilmemesinin hizmetin fatura borçlusuna verildiğine karine teşkil edip etmeyeceği hususunda toplanmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü için “fatura” kavramı üzerinde durulmasında yarar vardır.
6102 sayılı Kanun'da fatura tanımlanmamış; 213 sayılı Kanun'un 229 uncu maddesinde ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesikadır" şeklinde tanımlanmıştır.
Diğer taraftan 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası; "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
" hükmünü haizken ikinci fıkrasında; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır
" hükmü yer almaktadır. Buna göre ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa öneri mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez.
6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi gereğince gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması hâlinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş ya da iş görmüş bir tacir olması gerekir. Bunun doğal sonucu olarak da; esnafın gönderdiği faturaya itiraz olunmaması fatura içeriğini kabul etme sonucunu doğurmaz. Görüldüğü üzere bu düzenleme ile faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu süresinde itiraz edilmemekle içeriğinden sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Ne var ki fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği hâlde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.
Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, başka bir deyişle faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde düzenlenen bu karineden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdî ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde düzenlenen karine aksi ispat edilebilen adi bir karine olduğundan sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.
6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi, niteliği gereği faturaya yazılması gereken hususlar, başka bir deyişle olağan içeriği bakımından uygulanır. Faturanın içeriğinin nasıl olması gerektiği konusunda 6102 sayılı Kanun'da özel bir hüküm bulunmamakta, sadece 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu ve olağan içeriğinin nasıl olması gerektiği 213 sayılı Kanun'da düzenlenmiştir. Bu itibarla 213 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi gereğince faturada en az; faturanın düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası, faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası bulunmalıdır.
Görüldüğü üzere 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan mal veya hizmetin cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkindir.
Dava ve takip konusu faturaların tetkikinden 29/07/2022 tarihli - ... nolu, 31/08/2022 tarihli ... nolu, 30/09/2022 tarihli ... nolu, 25/10/2022 tarihli ... nolu, 30/11/2022 tarihli ... nolu, 27/12/2022 tarihli ... nolu fatura içeriklerinde mal ve hizmet açıklamasında "bakım onarım tomotherapy cihazı bakım onarım bedeli (bir adet) ... marka tomotherapy cihazı açıklamasına yer verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından "... " başlıklı sözleşme çerçevesinde düzenlenen takip konusu altı adet faturaya süresinde itiraz edilmediği, takip konusu faturalarda hizmetin cinsi, adedi ve bedeli gibi faturanın zorunlu ve olağan içeriklerinin yer aldığı, fatura içeriklerinin sözleşmesinin ifa safhasıyla uyumlu olduğu, fatura içeriklerinde ifa safhası dışında sayılabilecek (vade farkı,kâr kaybı vb) hususların yer almadığı, emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun...-... Esas, ...K. sayılı kararında da açıklandığı üzere faturalara süresinde itiraz edilmemesinin fatura içeriği bakım-onarım hizmetinin verildiğine karine teşkil ettiği,aksinin ve fatura konusu bedellerin ödendiğinin davalı tarafından iddia ve ispat edilemediği, davacının 2022 yılına ilişkin bakım-onarım hizmeti sunulmasına dair faturalardan kaynaklı alacağının 74.152,83 USD olduğu anlaşılmakla 74.152,83 USD yönünden itirazın iptaline, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan %20 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin feragat nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
Davalının ... 3. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 74.152,83 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarınca USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanarak devamına,
Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20'si oranında 416.203,52 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin feragat nedeni ile reddine,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre tahsili gereken harç (74.152,83 X 29.2307 x 68,31/1000= 148.064,59 ) 148.064,59 TL olduğundan peşin alınan 38.903,16 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 109.161,43 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılıp mahsup edilen harç tutarı 38.903,16 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi masrafı, 365,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere topalm 7.365,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 5.078,80 TL 'sinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 298.429,30 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ...'ın yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2025
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP