T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/112 Esas
KARAR NO:2024/101
DAVA:6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ:02/03/2022
KARAR TARİHİ:19/02/2024
Mahkememizin 2021/878 Esas sayılı dosyasından tefrik edilen....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının işbu esas numarasını aldığı, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı şirketler ...Gıda San. Tic. Ltd. Şti. Ve ... ... Paz. San. Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 06.04.2021 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi kapsamında, müvekkilinin tescilli “...” ibareli markasını içeren içecek ürünlerinin dava dışı şahıslar tarafından üretimi, dolumu ve ambalajlanması yapılarak müvekkiline teslimi konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkili sipariş ettiği ürünler için dava dışı ... ... Paz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne aşağıda belirtilen çekleri teslim etmişse de, karşılığı olan ürünler halen müvekkiline teslim edilmediğini, herhangi bir fatura da düzenlenmediğini, oysa ki dava konusu sözleşmenin 7.1. maddesi uyarınca sıparışten itibaren 15 gün içinde ürünlerin müvekkiline teslimi gerekmekte olduğunu, 14 Ocak 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek, 10 Şubat 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek, 10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek, haricen yapılan araştırmalar neticesinde, dava dışı şirketlerin tüm üretim faaliyetlerini durdurdukları, hamili olduğu müşteri çeklerini sahte faturalar düzenleyerek faktoring şirketlerine teslim edip bedellerini bu şirketlerden tahsil ettikleri öğrenildiğini, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası ile işbu dava dışı şahıslar ...Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ve ... ... Paz. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine menfi tespit davası açıldığını, ne var ki gelinen süreçte 14 Ocak 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek ödenmek durumunda kalındığını, 10 Şubat 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek ise cirantalardan davalı ... A.Ş. tarafından ihtiyati haciz ve icra takibine konu edildiğini, 10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için ise henüz açılmış bir icra takibi bulunmamakta olduğunu, müvekkili borcu olmâdığı bir bedeli ödemek zorunda kaldığını, aynı suretle müvekkilinin, borçlu olmadığı diğer çekleri de haciz tehdidi altında ödemek durumunda kalabileceğini, davalılardan ... fiktif alacaklar yaratıp sahte faturalar düzenlemek suretiyle kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, diğer davalı ... ise kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediğini, nitekim mal veya hizmet satışının belgeler ile tevsik olunması yeterli olmadığını, bu belgelerin güvenilirliği, satışın fiktif nitelikte olup olmadığını, çek lehdarının alacağının gerçek olup olmadığı araştırılmadan çekler devralındığından, davalı ... A.Ş. de kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu, bu nedenle işbu davayı açmak ve ivedilikle tedbir talep etmek zorunlu olduğunu, İhtiyati Tedbir Talebi: Müvekkilinin uğrayabileceği telafisi imkânsız zararların önüne geçebilmek için, icra dosyasına konu 10 Şubat 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için tedbiren icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde karar verilmesini, İcra takibine henüz konu edilmemiş 10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için tedbiren icra takibinin durdurulması yönünde karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikli ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile .... İcra Mudurlugu nün ... E. sayılı dosyasına ilişkin olarak icra veznesine yatacak paranın İcra İflas Kanunu nun 72. maddesinin 3. fıkrası uyarınca alacaklıya verilmemesine, henüz icra takibine konmamış olan, düzenleyeni müvekkilinin olan ... A.Ş.'nin, ... Sanayi Şubesine ait ... seri nolu, 10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çeke ilişkin olarak İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinin 2. fıkrası uyarınca icra takibinin durdurulmasına, (14 Ocak 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için) müvekkili tarafından ödenen 90.000.-TL”'nin kötü niyetli ve ağır kusurlu olan davalılardan istirdadına, (10 Şubat 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için) Müvekkilimin .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına esas 90.000.-TL asıl alacak ve fer'ileri bakımından kötü niyetli ve ağır kusurlu davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, (10 Mart 2022 tarihli 90.000.-TL bedelli çek için) müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu davalılara 90.000.-TL borçlu bulunmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatılmış olması sebebiyle takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalıların tazminat ödemeye mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından, davacı ve dava dışı borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine özgü takip nedeniyle davacı tarafından menfi tespit ve istirdat talepli dava açıldığını, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü iddialar somut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu iddiaların taraflarınca kabulü mümkün bulunmamakta olduğunu, davaya konu edilen çeklerden yalnızca 10 Şubat 2022 tarihli 90.000 TL bedelli çek hakkında davalı müvekkili tarafından takip yapıldığını, müvekkili diğer iki çek hakkında bilgi sahibi olmadığını, menfi tespit davaları alacaklı görünen aleyhine, istirdat davaları ise bedeli tahsil eden kişi aleyhine açılacağını, somut olayda ise, davaya konu ( 10 Şubat 2022 tarihli 90.000 TL bedelli çek haricindeki) diğer iki çeki elinde bulundurmayan veya tahsil etmeyen davalı müvekkili böyle bir durum söz konusu olmadığını, davacının, davaya konu 14 Ocak 2022 tarihli ve 90.000 TL bedelli çekin davalı müvekkili tarafından tahsil edildiğine, 10 Mart 2022 tarihli ve 90.000 TL bedelli çekin ise davalı müvekkilinde bulunduğuna dair bir beyanı bulunmamakta olduğunu, davalı müvekkilinde bulunmayan veya davalı müvekkili tarafından tahsil edilmeyen çekler nedeniyle davalı müvekkili aleyhine menfi tespit ve istirdat davası açılması hatalı olduğunu, bu nedenle husumet ehliyeti bulunmayan davalı müvekkil yönünden davanın esastan reddi gerekmekte olduğunu, davacının, davalı müvekkili hakkındaki kötü niyet ve ağır kusur iddiasını ispat etmesi gerekmekte olduğunu, ancak davacı tarafından söz konusu iddiasını ispata yarar somut bir dayanak sunulmadığını, davadışı lehtar ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin durumunu davalı müvekkilinin tespit etme imkanı bulunmamakta olduğunu, nitekim davalı müvekkilinin bunu araştırma sorumluluğu da bulunmamakta olduğunu, bunun yanında davacı tarafından dosyaya sunulan ve davadışı şirketler ile aralarında düzenlenmiş olan sözleşmede, sözleşmeye konu borcun davaya konu çekler ile ödeneceğince dair bir ibare de bulunmamakta olduğunu, davacı sunmuş olduğu sözleşme ile davaya konu çekler arasındaki bağı da ispat edemediğini, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davalı müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, kötü niyetli veya ağır kusurlu sayılmasına neden olacak bir durumun bulunmadığı ortada olduğunu, iyi niyetli olarak kambiyo senedine hamil olan davalı müvekkili aleyhine açılan menfi tespit davasının reddi gerekmekte olduğunu, haksız ve her tür hukuki dayanaktan yoksun huzurdaki davanın usul ve esastan reddine, davacı aleyhine alacak miktarının yüzde 20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; İki adet çek yönünden menfi tespit ve ve bir adet çek bedeli yönünden istirdat istemlerine ilişkindir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı uyarınca; 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç
verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde
düzenlenenler hariç),
4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,
5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve
Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,
6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,
7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan,
Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari
nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerler de 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8
numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9
numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına,
(Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere;
a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı,
c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve
7 numaralı,
e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8
numaralı,
f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve
9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) karar verilmiştir.
Davalılardan birisi faktoring şirket olup özel düzenleme gereği finans mahkemelerinde davanın görülmesi gerekmektedir. Her ne kadar özel yetkili olan finans mahkemesi dava dosyaları arasında bağlantı bulunduğundan bahisle mahkememiz dosyası üzerinde davayı birleştirmiş ise de mahkememizin 2021/878 Esas sayılı dava dosyasında yalnızca menfi tespit istemli olduğu, tefrik edilen iş bu davada istirdat ve menfi tespit talep edildiği; her iki davanın davalılarının farklı olduğu davaların bir arada görülmesinin zorunlu olmadığı anlaşıldığından tefrik kararı verilerek iş bu esasa kaydedilen finans mahkemesinin görev alanında kalan dava yönünden mahkememiz görevli olmadığından davanın Finans Mahkemelerinin görev alanında kaldığı anlaşılmakla HMK 114/1-c VE HMK 115/2 maddeleri uyarınca davacının davasının dava şartı - görev yönünden usulden reddine, görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın İstanbul 6,7,8,9 Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-) HMK 114/1-c VE HMK 115/2 maddeleri uyarınca davacının davasının dava şartı - görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-) 6100 SAYILI HMK 20.maddesi uyarınca görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde, dosyanın görevli İSTANBUL 6,7,8,9 ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNDEN BİRİNE TEVZİ EDİLMEK ÜZERE İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE,
3-)HMK 20.maddesi uyarınca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için süresinde başvurulmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-)HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
5-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda, mahkememiz gerekçeli kararının taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf başvurma ve karar harçları ile istinaf gider avansının tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere karar verildi. 19/02/2024
KATİP ...
e-imzalıdır
HAKİM ...
e-imzalıdır