T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/136 Esas
KARAR NO : 2025/31
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 19/09/2011
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Rekabet Kurulu'nun 05.03.2009 tarih ...sayılı kararlara istinaden Rekabet Kurumu'nun internet sitesinde 12.03.2009'da yayınlanan duyuru ile akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzeri etkiye sahip ekipman, kredi, kira gibi ayni ve şahsi hakları içeren sözleşmelerin rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı; bu tür anlaşmaların varlığı halinde beş yılı aşan süreler bakımından 2002/2 sayılı Tebliğ'de tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağı kamuoyuna bildirildiği; sözü edilen kararlar ve duyuruya göre akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleriyle bağlantılı olarak yapılan intifa, kira, ekipman vb etkiye sahip sözleşmelerden 18.09.2005 tarihinden önce akdedilmiş olanların18.09.2010 tarihine kadar grup muafiyetlerinden yararlanabilecekleri; 18.09.2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin süresi ne olursa olsun yapıldıkları tarihten itibaren 5 yıllık süre boyunca muafiyetten yararlanabileceği, 5 yılı aşan süreler bakımından Tebliğ'de belirtilen muafiyet koşullarının ortadan kalkacağının belirlendiği; sözleşmelerin aşan kısmı 4054 sayılı kanunun 4. Maddesine aykırı hale geldiği ve m. 56 uyarınca geçersiz sayıldığı; Borçlar Kanunu'na yapılan gönderme gereğince sözleşmelerin geçersiz kalan süreye ilişkin yerine getirilen edimlerin geri istenmesi konusunda BK m.63 ve m. 64 kapsamında sebepsiz zenginleşme halinde iadenin gerektiği; davalı ...Ltd. Şti hem dava konusu akaryakıt istasyonunun üzerinde bulunduğu ... ili, ... İlçesi, ... Mah. 29.27 M pafta, 207 ada, 48 parseldeki taşınmazın hem maliki hem de akaryakıt faaliyeti gösteren bayi olduğu, bu taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt istasyonu işleten davalı bayi ve davalı ...Şti ile müvekkili arasındaki bayilik sözleşmesi ve bununla ilintili sözleşmeler Rekabet Kurulu'nun 05.03.2009 tarihli tebliğ ve kararları doğrultusunda "azami hadde indirme ilkesi" gereğince ... tarihine kadar ... sayılı tebliğ ile öngörülen muafiyetten yararlanabildiği; bu tarihten sonraki süreler bakımından geçersiz hale geldiği; davalı ...'nün taşınmazın önceki maliki olduğu, bu kişinin önceden sahip olduğu 1/2 hissesini yine 1/2 hisse sahibi olan ...'den satın aldığı, müvekkili şirketin akdedilmiş sözleşmeler kapsamında üstlenmiş olduğu edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiği, davalı malikin taşınmazda bulunan istasyona 2003-2010 tarihleri arasında toplam 40.692,91 TL tutarında sabit yatırım yaptığı, bu yatırımlardan 3.883,60 TL'lik kısmın malik davalı ...Ltd. Şti'nin malik olduğu dönemde 5.835,63 TL'lik kısmı malik ...'nün tam hisseye sahip olduğu dönemde ve bakiye 30.973,67 TL tutarındaki sabit yatırımın ... ve ...'nün 1/2'şer hisselere sahip olduğu dönemde dava konusu taşınmaza yapıldığı, Rekabet Kurumu'nun öngördüğü şekilde "dikey ilişkinin" sonlandırılması suretiyle bayilik ilişkisi ile ilintili tüm sözleşmelerin birlikte ve öngörülen zamandan önce neticelendirilmesi sonucunda müvekkil şirketin peşinen ve intifa hakkı süresi(16.10.2002- 16.10.2012) öngörerek yapmış olduğu yatırımları geçersiz ve müvekkil şirketin yararlanamayacağı süreye karşılık gelen kısmının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre semereleri ile birlikte iadesi gerektiği; davalı tarafından işletilen akaryakıt istasyonuna yapmış olduğu sabit yatırım bedelinin, geçersiz ve müvekkil şirket tarafından kullanılamayacak intifa süresine karşılık gelen kısmın 18.09.2010 tarihi itibariyle güncellenmiş değeri 18.537,93 TL'nin 18.09.2010 tarihinden itibaren avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla 14.110,26 TL'lik kısmının davalılar ... ve ...'den hisseleri oranında davalı ... Ltd. Şti ile birlikte müştereken ve müteselsilen; 2.658,46 TL tutarındaki kısmın ... ve davalı ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen ve bakiye 1.769,20 TL sabit yatırım bedelinin ise davalı ... Ltd. Şti'den tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 31.10.2010 tarihinde Rekabet Kurumu'nun kararı doğrultusunda sona erdiği, müvekkillerinin davacıya keşide ettiği 14.12.2010 tarihli ihtarname ile ariyet malzemelerinin teslim alınmasını ihtar ettikleri, davacının ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesine cevaben keşide ettikleri 18.02.2011 tarihli cevabi ihtarname ile kendi alacakları olan 9.502,00 TL alacağın ödenmesi ve sebepsiz zenginleşmeden doğan herhangi bir borçlarının olmayacağını davacıya bildirdikleri, davacının sebepsiz zenginleşme iddiası ile... tarihli düzenlemiş olduğu faturanın da ... 1. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde 21.02.2011 tarihinde iade edildiği, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının müvekkillerine ariyet olarak verdiği malzemelerin tümünü iade aldığı ve geride müvekkillerine sebepsiz zenginleştirecek herhangi bir malzeme kalmadığı, böyle bir malzeme kaldı ise de halen almasında müvekkiller açısından herhangi bir mahsur kalmadığı; Borçlar Kanunu 61. Maddesi anlamında müvekkillerin davacıya borcunun olmadığı; davacının almaktan imtina ettiği malzeme varsa bu müvekkillerin işine yarayacak ve onları zenginleştirecek malzeme olmadığından davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dava, davacı ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesi gereği davacı tarafça yapılan sabit yatırımların, bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı ile süresinden önce sona ermesi nedeniyle sabit yatırımların kullanılmayan kısmının davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizin 03.04.2012 tarihl... Esas ... Karar sayılı ilamında "Davaya dayanak yapılan rekabet kurulunun 12.03.2009 tarihli bildiriminde ve bireysel başvurular sonucu verdiği ... tarih ... sayılı, ... tarih ... sayılı, 18.11.2009 tarih ...sayılı ve 09.12.2009 tarih ... sayılı kararlarında bayilik sözleşmeleri ve bu sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğü süresine etki eden kira ve intifa sözleşmelerinin tamamı tek bir dikey anlaşma olarak kabul edilip bu dikey anlaşmalar ile bayiye 5 yıldan uzun süreli rekabet yasağı getirilmesi halinde söz konusu dikey ilişkinin grup muafiyeti kapsamı dışına çıkacağının belirtildiği, sözleşmelerin geçersiz hale geleceğinden bahsedilmediği, rekabet kurulu kararındaki amacın 18.03.2010 tarihli rekabet kurulu kararının 6. sayfasında belirtildiği gibi uzun süreli intifa sözleşmelerinin büyüklerin yararına olduğu ve küçüklerin satış artışını, pazara girişini engellediği ve böylece uzun süredir yoğunlaşmış pazar yapısının devam ettiği şeklindeki tespitlerden hareketle talep edilen muafiyetin esas itibari ile amacı ve etkisinin akaryakıt dağıtıcı bayisinin rakiplerine karşı korunması değil akaryakıt sektöründeki yoğunlaşmanın önlenmesi, azaltılması, böylece amacın rekabetin korunması ve geliştirilmesi olduğu, rekabet kurulunun akaryakıt sektörüyle ilgili olarak ... sayılı dikey anlaşmalara ilişkin grup muafiyeti tebliği uyarınca almış olduğu kararlara göre 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış olan ve bu tarih itibari ile kalan süreleri 5 yılı aşan anlaşmaların 18.09.2010 tarihine kadar, bu tarihten sonra yapılan sözleşmelerin 5 yıl süreyle, bu tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma ve uygulanma süresi bulunduğunun belirtildiği, rekabet kurulunun 12.03.2009 tarihli kararında da belirtildiği gibi tarafların 01.03.2010 tarihinde rızaen anlaşarak yeni bir sözleşme yapmasına da engel olmadığı, sözleşmesi uzun süreli olan tarafların başvurusu üzerine bu konuda rekabet kurulunun ...karar sayılı ve 05.08.2009 tarihli kararında da tarafların müzakere ederek mevcut sözleşmeleri sonlandırmak suretiyle 5 yılı aşmayacak şekilde yeni işleticilik sözleşmesi ve bu süreye uyumlu olarak yeni intifa sözleşmesi akdedebileceklerinin, her iki tarafında rızası olmaksızın herhangi bir sebeple uzatılmaya zorlanması halinde 4054 sayılı kanunun 4. maddesi çerçevesinde işlem tesis edileceğinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin başlangıcından beri geçersiz hale gelmesi ve batıl olmasının söz konusu bulunmadığı, rekabet kurulu kararına uymama yaptırımının idari bir yaptırım olan grup muafiyetinden yararlanamamak olduğu, üstelik davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin 01.03.2010 tarihli ve 5 yıl süreli olup sözleşme süresi sonunun 01.03.2015 olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin rekabet kurulu tebliğinde belirtilen koşullara uygun olarak yapılmış bulunduğu, bu durumda zaten tavsiye niteliğindeki ve sadece idari yaptırım içeren rekabet kurulu kararları sebep gösterilerek herhangi bir talepte bulunulamayacağı gibi, taraflar arasındaki sözleşmenin tarihi ve süresi göz önüne alındığında davacının herhangi talebe hakkı bulunmadığı, Davacı tarafça sadece bayilik sözleşmesi gereğince yapılan sabit yatırım bedelinden dolayı talepte bulunulmuş olmakla bayilik sözleşmesinin tarafı olmayıp taşınmaz maliki olan davalılar ... ve ...'nün pasif dava ehliyeti bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz kanun yoluna başvurması sonrası Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2013 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamında "Mahkemece yapılan yargılama sonunda, Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihli kararında belirtildiği gibi tarafların 01.03.2010 tarihinde 5 yıl sürelik olmak üzere rızaen anlaşarak yeni bir sözleşme yapmalarına engel bulunmadığı, Rekabet Kurulu kararına uymama yaptırımının idari bir yaptırım olup, grup guafiyetinden yararlanmamak olduğu, taraflarca akdedilen 01.03.2010 günlü sözleşmenin de Rekabet Kurulu tebliğinde belirtilen koşullara uygun olarak yapılmış olduğu bu durumda zaten tavsiye niteliğindeki ve sadece idari yaptırım içeren Rekabet Kurulu kararları sebep gösterilerek herhangi bir talepte bulunulamayacağı gibi taraflar arasındaki sözleşmenin tarihi ve süresi gözönüne alındığında davacının herhangi bir talebe hakkı bulunmadığı ayrıca davacının sözleşme gereğince yapılan sabit yatırım bedeli talebine ilişkin olmakla bayilik sözleşmesinin tarafı olmayıp, taşınmaz maliki olan davalılar ...'nün davada pasif husumet ehliyetleri olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ... ve ...'ye yönelik olarak kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacının davalılardan ... Ürün. San. Tic. Nak. İnş. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti.'ye yönelik temyizine gelince; Davacı ile davalı ... Şti. arasında 01.09.2010 tarihli “Protokol” düzenlenmiş olduğu dosya içeriği ile sabit olup, bu protokole taraflar karşı çıkmamışlardır. Anılan protokol ile davalı şirketin edinilen kıymetlerin değerini ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde protokol hükümleri de değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken bu yön gözetilmeden ve karar gerekçesinde gösterilen 01.03.2010 tarihli sözleşmesinin süresi (6) ay olmasına rağmen (5) yıl olduğunun kabulü ile eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılar ... ve ...'ye yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle hükmün BOZULMASINA," karar verildiği anlaşılmıştır.
Bozma ilamı sonrası mahkememizde 2013/302 Esas sayılı dosya numarası üzerinden yargılamaya devam olunduğu; dosya kapsamında alınan 31.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda davacı ticari defterleri ile sabit yatırım olarak belirtilen faturalar; 01/09/2010 tarihli protokol ve taraf şirket ihtarnameleri incelenmek suretiyle 31.12.2010 tarihi itibariyle davacı ve davalı şirket alacağının belirlendiği ve davacının kalan alacağının 160,15 TL tespit edildiği; Yargıtay bozma ilamında 16.10.2012 intifa bitiş tarihine kadar sözleşmenin devam edeceği inancı ile yapıldığından hareketle 31.12.2010 tarihinden sonra yararlanılmayan süreye tekabül eden kısmı 3.820,66 TL; 31.12.2010 tarihine kadar yapıldığı andan itibaren 4.121,16 TL faiz ve iş bu tarihten sonra dava tarihine kadar 486,79 TL olarak hesaplandığı; davalılar vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesi ekinde yer alan 13.04.2011 tarihli tutanakta "P. Ofisi demirbaşı olan mekser marka 2 tabancalı 2 adet akaryakıt pompası meksen adına meksen elemanı olan...'a teslim edilmiştir." teslim alan olarak ... isim ve imzasının yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 29/05/2014 tarihli beyan dilekçesinde davalı yanca sunulan teslim tutanağının sabit yatırım niteliğinde olmadığı; dava konusu sabit yatırım alacaklarının tedarikçi ...Ltd Şti sağlandığına dair faturaların yer aldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporuna karşı itirazlar dikkate alınarak taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için ek rapor alınmasına karar verildiği; 17/02/2015 tarihli bilirkişi ek raporunda ariyet, yatırım listesi, davaya konu talebe ilişkin faturalarda incelenmek suretiyle davacının davalıdan 8.709,06 TL alacaklı kaldığı; kalan alacak tutarından davalının sorumluluğunun mahkemeye ait olduğu tespit edilmiştir.
İlk bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda mahkememizin ... Esas...Karar sayılı ilamında "Dava yazılı yargılama usulüne tabi alacak davasıdır. Davacı yan davalı ile düzenlenen akaryakıt bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararıyla sonlandırılması sonrasında bakiye süre için yapılan yatırımlara ilişkin olarak sabit yatırım bedelinin tahslini talep etmiş, diğer davalılar hakkındaki red kararı kesinleşmiş, davalı yönünden ise Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 16.05.2013 tarihli bozma ilamıyla; davacının davalıyla yaptığı protokol hükümleri değerlendirilerek sonuca varılması gerekeceği yönüyle gerekçe oluşturulmuş, mahkemece 24.10.2013 tarihli oturumda bozmaya uyulmuştur. Davacı yanın keşif ve davalı yanın tanık dinlenmesi hususundaki talepleri de dosya içeriği davanın niteliği gözetilerek reddedilmiştir. Alınan 31.03.2014 havaleli bilirkişi raporuyla davacının kalan alacağının 31.12.2010 itibariyle 160,15 .TL olduğu tesbit edilmiştir. Davalı yan davacıya teçhizatın teslim edildiğini belirterek itiraz etmiş, davacı da 31.12.2010 sonrası cari hesap hareketlerinin irdelenmediğini belirterek ek rapor alınmasını istemiştir. Dosya yeniden bilirkişiye sunulmuş; 17.02.2105 havaleli ek raporda davacının 15.972,04.TL sabit yatırım talebi gibi fatura tanzim edileceği cari hesapta davacının davalıdan 8.709,06.TL alacaklı kaldığının tesbit edildiği belirtilmiştir. Davalı yan ek raporda sunulan belgenin dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile raporlar arasında çelişki doğduğunu , yeniden rapor alınmasını istemiştir. Tüm dosya kapsamından; 15.972,04.TL 'lık faturanın iade edildiği, ardından bu faturanın KDV dahil tazmin edildiği , cari hesap incelenmesinde bu faturanın dahil edilmesi sonunda davalının 8.709,06.TL borçlu kaldığı anlaşılmıştır. Davalı yan, davacının taşeron vasıtasıyla sabit yatırımların tamamını sökerek götürdüğünü iddia etmekle beraber bu konuda delil ibraz edememiştir. Ek raporda 31.12.2010 satış tarihi dışındaki ( protokol ile belirlenen kıstaslara uygun) sabit yatırım hesaplaması liste halinde yapılmış, faiz de hesaplanmıştır. Bu durumda ek raporun yerinde olduğunun kabulü gerekir. Esasen davalı yan kendi defter ve belgeleri incelenmeden ek rapor oluşturulduğunu belirtse de; 01.07.2014 tarihli oturumda açıkça inceleme anında defter ve belge ibrazı yönünden ara karar oluşturulduğu gözetildiğinde davalının bu itirazının reddi gerekmiş , rapor ve ek rapor arasında çelişki olmadığından yani rapora gerek duyulmamıştır. Davacı defter ve belgeleri ile cari hesap alacağının 8.709,06.TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne" karar verildiği anlaşılmıştır.
Taraf vekillerinin temyiz kanun yoluna başvurması sonrası Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 06/06/2016 tarihli ...Esas ... Karar sayılı ilamında " Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının, davacının taşeron vasıtasıyla sabit yatırımların tamamını sökerek götürdüğünü iddia etmekle beraber bu konuda delil ibraz etmediği, keşif ve tanık dinlenmesi hususundaki taleplerinin dosya içeriği ve davanın niteliği gereği reddedildiği, cari hesap incelemesinde davacının davalıdan 8.709,06 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.709,06 TL sabit yatırım alacağının davalı ... Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir
Hükmüne uyulan bozma ilamında sabit yatırım giderlerinin tespiti yönünden inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda mahallinde keşif yapılarak sabit yatırımların nelerden ibaret olduğu belirlenip sözleşmenin 6. maddesi hükmü de gözetilerek bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Bozma ilamı sonrası mahkememizin 2016/896 Esas sayılı dosya numarası üzerinden yargılamaya devam olunduğu ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak keşif icra edilmek suretiyle davaya konu petrol istasyonunda sabit yatırımların neler olduğu ve sabit yatırımların mevcut olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği; 25/05/2017 tarihinde mahallinde keşfin icra edildiği elektrik mühendisi bilirkişi raporu içeriğinde de dava konusu petrol istasyonunun hali hazırda başka bir firma adı altında çalıştığı tespit edilmekle 08/06/2017 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi raporunda" Sonuç olarak; dosya içerisinde yapılan inceleme neticesinde inşai açıdan sadece betonlama kalemi bulunduğu ve bunun da nerede yaptırıldığı belli olmadığından inşai açıdan herhangi bir sabit yatırım tespit edilemediği" hususunun tespit edildiği; rapora karşı itiraz dilekçesinde 21/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda keşif sırasında fotoğraflamalar yapıldığı neticeten" Sabit yatırımlar olarak; a) 4 adet yakıt tankı, b) 3 adet çift taraflı akaryakıt pompası, c) 1 adet LPG dispenser ve ünitesi, d) 4 adet yakıt probu, e) 1 adet hava ve su ünitesi,f) 1 adet kompresör olarak 6 adet yatırım kalemi tespit edilmiştir. 1. Dava dosyasındaki söz konusu sabit yatırımlara ait olan faturalardaki markalarla keşif esnasında tespit edilen markaların uyuşmadığı görülmekle beraber tarafımca tespit edilen sabit yatırımların hiç birinin davacı ...A.Ş'ye ait olmadığı kanaatine varılmıştır. 2. İstasyondaki yakıt tanklarından yakıt pompalarına kadar yakıtın taşınmasını sağlayan tesisatın da sabit yatırımlar içerisinde sayılması gerektiği açıktır. Tarafımca bu tesisatın, istasyonun temelinde yani beton zeminin içerisinde gömülü olduğu için tespit edilmesi mümkün olmamakla beraber, sadece istasyonun inşaat ve tesisat projesine bakılarak tespit edilebilir. Ancak tespit edilse dahi yıllara göre yıpranma payı hesaba katıldığında küçük bir meblağ tutacağı kanaatimce açıktır. Bu sebepten ötürü bu raporda tesisat kalemine yer verilmemiştir. 3. Tarafımdan sadece makine ve techizat açısından tespit talep edilmiş olup, betonarme, elektrik tesisatı ve otomasyon sistemi gibi diğer yatırımlar uzmanlık alanıma girmediği için bu raporda yer verilmemiştir." ifadesinin yer aldığı anlaşılmıştır.
Rapora karşı davacı vekilinin 30/04/2018 tarihli itiraz dilekçesinde davaya konu talebin pompa ve cihazlara ilişkin olmadığı otomasyon alt yapı sistemi ile bu sistemin korunması için yapılan alt yapı betonlamaya ilişkin olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
31/05/2018 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne 2. Kez talimat yazılarak petrol ofisinin bulunduğu belediyeden inşaat ve tesisat projeleri geldikten sonra ek rapor düzenlenmesine karar verildiği 05/09/2018 tarihli inşaat bilirkişi raporunda "Dava konusu parselde bilirkişiden istenen otomasyon alt yapı sistemi ile bu yapının korunması için yapılan alt yapı betonlama ile ilgili sabit yatırımların yeniden inşa edildiği tespit edilmiştir. Fakat yeni benzin istasyonuna geçildikten sonra eski tankların kullanılıp kullanılmadığı ya da kullanılmışsa ne kadar süre kullanıldığı mahkeme dosyasından tespit edilememiştir." tespiti yapıldığı; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan mimari proje incelendiği ve alınan 28/09/2018 tarihli ek raporda "inşaat kalemi olarak sadece... tarih ve ... seri numaralı faturada belirtilen... kodlu “otomasyon altyapı ve betonlama” dikkat çekmektedir. Faturaya bakıldığında ise bu imalatların nereye yapıldığı hakkında bir kanaat oluşmasına imkan yoktur. Bu sebepten ötürü bu kalemin alt yapı sisteminin korunmasına ilişkin betonlama çalışması için yapılıp yapılmadığını söylemek doğru olmaz... Belediyeden gelen projelerin sadece bina ile ilgili olduğu alt yapı sistemini korumasına ilişkin olmadığı görülmüş olup bu sebepten ötürü zemin altında kalan imalatlara ilişkin herhangi bir maliyet hesabı çıkarılamadığı" tespit edilmiştir.
06/11/2018 tarihli makine mühendisi bilirkişi ek raporunda özetle, "davacı tarafın bahsettiği otomasyon alt yapı sistemi ve bu sistemin korunması için yapılan alt yapı betonlamasına ait bilgiye rastlanmadığı; projenin bina ve araç yıkama tesisatına ait olduğu; alt yapı bedelinin hesaplanabilmesi için gerekli olan hiçbir belgeye rastlanmadığı; iş bu belgeler mevcut olsa dahi bu boruların halen kullanılıp kullanılmadığı belirsiz olduğu; davacı tarafın itirazının yakıt hattına ait boru tesisatı algılanıp değerlendirildiği bu konununda uzmanlık alanına girmediği" anlaşılmıştır.
07/11/2018 tarihli elektrik mühendisi bilirkişi ek raporunda özetle,"Davacı vekilin dosyaya sunmuş olduğu faturalar tek tek incelendiğinde; ... tarih ve ... nolu faturada belirtilen elektrik kalemleri olarak 12V DC adaptörün her işyerinde bulunan bir cihaz olduğu ve bununla ilgili faturada adaptörün marka ve seri numarası bulunmaması, ayrıca faturada belirtilen ilave elektrik malzemelerinin ne tür elektrik malzemeleri ve yine faturada belirtilen İIpg dispenserlerinin kablolaması ve pompa haberleşme bağlantısının nerede kullanıldığına dair ve bunların marka ve seri numaraları gibi ayrıntıların faturada belirtilmediği dolayısıyla davacı tarafa mı yoksa davalıya mı ait olduğunun tespitinin mümkün olmadığına; ... tarih ve ... nolu faturada belirtilen kabin/dağıtım panosunun yer değişimi bir işçilik kalemi olup bu işçiliğin yapılıp yapılmadığı tarafımızca tespiti mümkün değildir. ... tarih ve ..., ... tarih ve ..., ... tarih ve ... ve 22.10.2007 tarih ve ... nolu faturalarda belirtilen tank otomasyon sistemleri ve bunların güncellenmesi ve tanıtımı ile ilgili kalemlerde dava konusu işyerinde bilgisayarın koruması dolayısıyla aynı yazılımın ve güncellemelerin aktif olup olmadığı tarafımızca mümkün olmayıp, dava konusu petrol istasyonu halihazırda bu hizmetleri dava dosyasındaki faturalarda belirtilen ... Tic. Ltd. Şti'den almaktadır bu faturalarda belirtilen yazılım ve güncellemelerin aktif olup olmadığını bu firmaya sorularak öğrenilmesi mümkün" olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda yer alan şirkete...Tic. Ltd. Şti'den muhtıra ile ilgili belgelerin talep edildiği ancak İTO sicil kayıtlarından şirket sicil kaydının kapalı olduğu ve şubenin kapalı olduğu tespit edilmiştir.
14/03/2022 tarihli mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporunda özetle, ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 27.06.2018 tarihli yazısı ekinde gönderdiği CD'ye kayıtlı projeler incelenerek değerlendirilmiş olup gönderilmiş olan projelerin akaryakıt istasyonunda bulunan binaların mimari projeleri, kalorifer tesisatı ve sıhhi tesisat projeleri olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusu olan “otomasyon altyapı sistemi ile bu sistemin korunması için yapılan alt yapı betonlamaya ilişkin” bir proje veya ölçekli kroki, dava konusu yerde yapılmış herhangi bir tespit vb... bedel hesaplamaya dayanak teşkil edecek herhangi bir done bulunmaması nedeniyle teknik olarak bir bedel hesaplanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Mali Yönden yapılan ek incelemeler neticesinde Yargıtay Bozmasında belirtilen şekilde sabit yatırımların nelerden ibaret olduğuna ilişkin teknik incelemelerde projelerdeki eksikliklerden bahisle net bir belirleme olmadığı görülmekle yeniden hesaplamaya mahal bir husus bulunmadığı" hususunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 17/05/2022 tarih... E. ...K. sayılı kararı ile ''Bayilik sözleşmesi, protokol, intifa resmi senedi, ariyet sözleşmesi, fatura, ihtarname sunulmuş, ipotek tesisine ilişkin tapu kayıtları getirtilmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuştur. 31.03.2014 havale tarihli kök rapor ve 17.02.2015 havaleli ek rapor yanlara tebliğ edilmiştir.
Dava konusu taraflar arasında düzenlenen akaryakıt bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararına dayanılarak sonlandırılması sonrasında bakiye süre için yapılan yatırımlara ilişkin olarak sabit yatırım bedelinin tahsili davasıdır. Davacı davalı şirket dışında diğer davalılar ... ve ... hakkında da dava açmış ise de bu davalılar yönünden verilen ilk karar (davanın husumetten reddine) Yargıtay'ca bozulmadığından bu davalılar için verilen kararın bu kısmı kesinleşmiştir. Davacı ile davalı ... Ürünleri Limited Şirketi arasındaki bayilik sözleşmeleri dışında 01/09/2010 tarihli protokol düzenlendiğinden ve bu protokolde davalının davacının kıymetli değerlerini ödemeyi kabul ettiği bunun tespiti gerekçesiyle 16/05/2013 tarihli Yargıtay kararıyla dosya bozulmuş olup mahkememiz bilirkişi ...'den 31/03/2014 ve 17/02/2015 tarihli rapor ve ek rapor almış olup cari hesap alacağına göre davanın 8.709,06 TL'lik kısmını kabulü yoluna gidilmiştir. Temyiz üzerine bu sefer Yargıtay ikinci bozma ilamında mahallinde keşif yapılarak sabit yatırım giderlerinin tespiti gerektiği ve de bu tespit sonucu sözleşmenin 6. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılması gerekçesiyle ikinci kez kararı bozmuştur. Bu aşamadan sonra petrol istasyonunun bulunduğu ... Asliye Hukuk (Ticaret Sıfatıyla) Mahkemesi aracılığıyla yerinde keşif yapılmış Makine Bilirkişisi, Elektrik Bilirkişisi, İnşaat Bilirkişi'nden rapor ve ek raporlar alınmış, rapora itiraz sonucu sektör uzmanı bilirkişi Kimya Öğretim Üyesi'nden de rapor alınmıştır. Bu raporlar incelendiğinde davacıya ait sabit yatırımların tespit edilemediği, mevcut sabit yatırımların sonradan inşa edilen davacıya ait olmayan yatırımlar olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz bu rapor ve ek raporlarla yetinmemiş ... Belediye Başkanlığından dava konusu petrol ofisinin bulunduğu 207 Ada 48 Parsele ait taşınmazın mimari ve tesisat projelerine ait bilgilerin bulunduğu CD celbedilmiş daha sonrasında dosyadaki delillerle rapor sunmaları için ilk bilirkişi KGK Bağımsız Denetçi ...'in yanına İnşaat Bilirkişisi ...'da eklenerek yeni rapor alınmıştır. Alınan bu raporlarda da davacının sabit yatırımlarına ilişkin herhangi bir done bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar taraflar arasında yapılan ve Yargıtay'ın 2 bozmasında da gerekçe yapılan 01/09/2010 tarihli protokolün 6. maddesinde bazı sabit yatırımlardan bahsedilmiş ise de gerek yapılan keşif gerek ... Belediyesinden celbedilen dava konusu istasyona ait projelerin bulunduğu CD de davacı tarafın yaptığı veya bu tarafa ait herhangi bir sabit yatırım tespit edilemediği anlaşılmıştır. Mahkememizin tüm araştırmalarına rağmen davacının sabit yatırımları ispatlanamadığından mali müşavir bilirkişinin tespit ettiği ilk rapor ve ek rapordaki 8.709,06 TL alacak dışında davacı alacağı ispatlanamadığından davanın kısmen kabulü yoluna gidilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Davacı taraf 18/09/2010 tarihinden itibaren avans faizi talep etmiştir. Keşifte ve CD de davacı tarafın sabit yatırımları tespit edilememiş olsa bile Mali Müşavir ...'in dosyadaki ve tarafların defter belgelerindeki kayıtlardan davacı tarafın ödenmeyen bakiye sabit yatırım araçlarının değerinin 8.709,06 TL olduğunu tespit etmiştir. Davacı taraf sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak bunun iadesini talep edebilir. Yargıtay İçtihatları gereğince sebepsiz zenginleşme halinde de aynen haksız fiil tazminatlarında olduğu gibi herhangi bir ihtarata ihtiyaç olmaksızın zenginleşmenin oluştuğu tarihten itibaren faiz istenebilir. 18/09/2010 tarihinden önce sebepsiz zenginleşme oluşmuş ise de davacı taraf bu tarihten itibaren faiz talep ettiğinden; taleple bağlılık ilkesi gereğince 18/09/2010 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Taraflar tacir olup ilişki ticari ilişkiden kaynaklandığından avans faizi talebi kabul edilmiştir.'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin temyiz kanun yoluna başvurması sonrası Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı 16.10.2023 tarihli kararı ile ''Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 06.06.2016 tarihli bozma ilamında, dava konusu sabit yatırımlara ilişkin olarak mahallinde keşif yapılarak bunların nelerden ibaret olduğu belirlenip taraflar arasındaki sözleşmenin 6 ncı maddesi hükmü de gözetilerek bir karar verilmesi gereğine işaret edilmiş olup, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada gerçekleştirilen keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporlarına karşı davacı vekilince sunulan 30.04.2018 tarihli dilekçede davaya konu taleplerinin otomasyon alt yapı sistemi ile bu sistemin korunması için yapılan alt yapı betonlamaya ilişkin olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda davacı vekilinin talebinin, bilirkişi raporunda sabit yatırım faturası olarak belirtilen ...tarihli, ... sayılı ve ...tarihli, ... sayılı iki adet faturaya yönelik olduğunun kabulü ile taraflar arasındaki protokolün 6. maddesi dikkate alınarak, davalı şirketin iade ile yükümlü olduğu meblağın, mezkûr faturalardaki güncellenmemiş miktarın, kıstelyevm metoduna göre, yani sözleşmenin başlangıcı ile 01.09.2021 tarihli protokolde öngörülen kısa süreli anlaşmanın sona erdiği 31.12.2010 tarihe kadarki gün sayısından beş yıl+104 gün çıkarıldıktan sonra kalan miktara talep edilen faiz başlangıç tarihine göre karar verilmesi gerekirken bilirkişinin dosya içeriğine uygun olmayan davacı ticari kayıtlarına göre yaptığı hesaplamaya dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
Bozma kararı sonrası mahkememizin işbu esas sırasına kaydı yapılan dosyada yapılan yargılamada 22/05/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın bilirkişi ...’e tevdi ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda “ davacı vekilinin talebinin, bilirkişi raporunda sabit yatırım faturası olarak belirtilen ... tarihli,.. sayılı ve ...tarihli, ... sayılı iki adet faturaya yönelik olduğunun kabulü ile taraflar arasındaki protokolün 6. maddesi dikkate alınarak, davalı şirketin iade ile yükümlü olduğu meblağın, mezkûr faturalardaki güncellenmemiş miktarın, kıstelyevm metoduna göre, yani sözleşmenin başlangıcı ile 01.09.2021 tarihli protokolde öngörülen kısa süreli anlaşmanın sona erdiği 31.12.2010 tarihe kadarki gün sayısından beş yıl+104 gün çıkarıldıktan sonra kalan miktarın hesaplanarak talep edilen faiz başlangıç tarihine göre bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi...'den alınan 04/12/2024 tarihli ek rapor ile sabit yatırım faturası olarak belirtilen ... tarihli,... sayılı ve...tarihli ... sayılı iki adet faturaya yönelik 2 adet fatura tutarı toplam 13.213,85 TL olup Protokolün 6. Maddesi dikkate alınarak, davalı şirketin iade ile yükümlü olduğu meblağın Protokol 6 .maddesi ;Bayi ve Malik,PO'nun iş bu sözleşme ile süresinden önce ve 18.9.2010 tarihi itibarıyla sonlandırılacak dikey anlaşma sebebiyle PO tarafından kendilerine yapılmış ödemelerin ve lehlerine yapılmış yatırımların işlememiş sözleşme süresine karşılık gelen kıstelyevm usulüne göre ve iş bu kısa süreli anlaşma süresine karşılık gelen kısım mahsup edildikten sonra hesap edilecek tutarını, iş bu sözleşme ile kurulan dikey anlaşmanın sona ereceği 31 12 2010 tarihinde, bu para ve kıymetleri edinin tarihlerinden itibaren hesap edilecek TCMB avans faizi oranındaki faizi ve faizin KDV'si ile birlikte PO'ya ödemeyi kabul ve taahhüt ederler. Mezkur faturalardaki güncellenmemiş miktarı toplam 13.213,85 TL olduğu, Sayın Mahkemeye arz edilen raporlar Önceki Yargıtay Bozma İlamlarında belirtilen hususlar ve görevlendirmede belirtilen hususlarda ve itirazlar kapsamında yapılan incelemeler olduğunu, Sayın Mahkemeye 31.03.2014 tarihli Yargıtay İlamı kapsamında verilen ilk raporda , dosyada mevcut tüm sözleşmeler, ihtarnameler, İntifa hakkına ilişkin tapu senetleri faturalar ve davacı kayıtları incelenmiş, söz konusu raporda bozma'dan önce talebe konu faturalar üzerinden tarihleri esas alınarak intifa süresinin sona erdiği tespit edilen 16.10.2012 tarihleri arasında hesaplama yapılmış ve kıstelyevm usulü 31.12.2010 tarihinden sonraki kullanılmayan dönem için davacının iade talep edebileceği tutar her bir fatura yönünden hesaplandığı, Her bir fatura yönünden faturaların güncellenmemiş değeri üzerinden kalan kısma tekabül eden tutar toplam 3.395,39 TL olduğu, Yine protokolün 6 maddesi kapsamında “iş bu sözleşme ile kurulan dikey anlaşmanın sona ereceği 31 12 2010 tarihinde, bu para ve kıymetleri edinin tarihlerinden itibaren hesap edilecek TCMB avans faizi oranındaki faizi” kapsamında her bir fatura yönünden faizi aşağıda ayrı ayrı hesaplandığı, Kalan süreye ilişkin hesaplanan 3.395,39 TL ve protokolün 6. Maddesinde faiz yönünden hükümler kapsamında 31.12.2010 tarihine 3.841,26 TL hesaplanan faiz olmak üzere toplam 7.236,65 TL hesaplandığı, Görevlendirmede belirtilen hususta; kıstelyevm metoduna göre hesaplama yöntemi olarak . “sözleşmenin başlangıcı” ile protokolde öngörülen “kısa süreli anlaşmanın sona erdiği 31.12.2010 tarihine kadarki gün sayısından” beş yıl+104 gün çıkarıldıktan sonra kalan miktar hesaplanması bildirilmiştir. Bu yöntem ile hesaplama yapılabilmesinin ön koşulu “sözleşmenin başlangıcı” tarih olarak alınacak tarih hususunda dosyada sözleşme başlangıcı tarihinin hangi sözleşme esas alınarak yapılacağıdır. Mevcut sözleşmelerin daha önce de belirtildiği üzere davacı delil listesinde 18.09.2010 tarihli, 28.08.2010 tarihli, 01.03.2010 tarihli sözleşmeler bildirilmiştir. 31.12.2010 tarihine kadar sözleşme ayakta kalmış olmakla, sözleşme başlangıcı ile bu tarih aralığında kıstelyevm usulüne göre davacının hesaplanacak bir alacağının tespiti yapılamadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı şirket tarafından Rekabet Kurulu'nun 05.03.2009 tarih... ve ...sayılı kararlara istinaden akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleri ile bağlantılı olarak yapılan intifa ve benzeri etkiye sahip ekipman, kredi, kira gibi ayni ve şahsi hakları içeren sözleşmelerin rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı; bu tür anlaşmaların varlığı halinde beş yılı aşan süreler bakımından... sayılı Tebliğ'de tanınan muafiyet koşullarının ortadan kalkacağı bildirilmesi üzerine taraflar arasında imzalanan son sözleşmenin 18/09/2010 tarihli Petrol Ofisi A.Ş İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi olduğu, sözleşme süresinin 18.09.2010 tarihinden itibaren 31.12.2010 tarihleri olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmeler incelendiğinde davalı şirket ile davacı arasında 01.03.2010 tarihli ...A.Ş İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi imzalandığı; satış yerinin "... Mah. No:21 29.27 pafta 207 ada 48 parselde kayıtlı 2.307 m2 yüzölçümlü satış yerinde akaryakıt müştakları, makine yağları ve sair emtia satışı yapılacağının kararlaştırıldığı; sözleşmenin 3. Maddesinde yazılı olan sözleşme süresinin 5 yıl olduğu ibaresinin paraflanarak 6 ay olarak tespit edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında aynı yere ilişkin 28/08/2010 tarihli ...A.Ş İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 3. Maddesinde yazılı olan sözleşme süresinin 5 yıl olduğu ibaresinin paraflanarak 18.09.2010 tarihine kadar geçerlidir ibaresinin el yazılı şekilde yazıldığı anlaşılmıştır.
01/09/2010 tarihli protokol kapsamında m.2'de taraflar arasındaki dikey anlaşmanın 18/09/2010 tarihinde sonlandırılmasına, bu tarihten itibaren geçerli olmak üzere 31/12/2010 tarihine kadar geçerli bir anlaşma yapılması, davalı şirketin davacı lehine tesis ettiği intifanın terkini ve 18/09/2010 tarihi itibariyle sona erecek dikey anlaşma sebebiyle doğmuş ve doğabilecek hakların muhafazasını teşkil ettiği; m.6 kapsamında iş bu sözleşme ile süresinden önce ve 18.09.2010 tarihi itibariyle sonlandırılacak dikey anlaşma sebebiyle davacı tarafından kendilerine yapılmış olan ödemelerin ve lehlerine yapılmış olan yatırımların işlememiş sözleşme süresine karşılık gelen kısmın mahsup edildikten sonra hesap edilecek tutarını, iş bu sözleşme ile kurulan dikey anlaşmanın sona ereceği 31/12/2010 tarihinde bu para ve kıymetleri edinim tarihinden itibaren hesap edilecek TCMB avans faizi oranında faizi ve faizin KDV'si ile davacıya ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki aynı yere ilişkin 18/09/2010 tarihli ... A.Ş İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 3. Maddesinde yazılı olan sözleşme süresinin 5 yıl olduğu ibaresinin paraflanarak 18.09.2010 tarihinden itibaren 31.12.2010 tarihleri olarak tespit edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi ve 01/09/2010 tarihli protokol kapsamında davalı ... Ltd. Şti'nin maliki olduğu ... ili, ... İlçesi, ... Mah. 29.27 M pafta, 207 ada, 48 parseldeki taşınmaz üzerinde bulunan sabit yatırımlar nedeniyle Rekabet Kurulu'nun kararı doğrultusunda dikey ilişkinin sonlandırılması suretiyle bayilik ilişkisi ile ilintili tüm sözleşmelerin birlikte ve öngörülen zamandan önce sonlandırılmasından kaynaklı 16.10.2002-16.10.2012 tarihleri peşinen ve intifa hakkı süresi için yapmış olduğu yatırımları geçersiz ve davacı şirketin yararlanamayacağı süreye karşılık gelen kısmının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre semereleri ile birlikte iadesini talep ettiği; dava değerinin 18.537,93 TL olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesinin içeriğinde açıkça talep edilen sabit yatırım kalemlerinin açıklanmadığı; davacı vekili tarafından 02.04.2012 tarihli beyan dilekçesi ekinde sabit yatırım alacağına ilişkin 2005- 2007 yıllarına ait ... Ltd. Şti. tarafından davacı adına düzenlenen davalı şirkete ait işlemlerin yer aldığı faturalar ve 2006- 2007 yıllarına ait servis raporlarının fotokopilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Son Bozma ilamı doğrultusunda dikkate alınan 04/10/2005 tarihli ... nolu fatura içeriğinin tank seviye ölç. probe ve ünit; Meksis tank otomasyon sistemi; otomasyon alt yapı ve betonlama (tutarı 6.245,33 TL) toplam kalem tutarı ise (KDV hariç) 12.653,59 TL olduğu ; 08/11/2006 tarihli ... nolu fatura içeriğinin 12V DC adaptör 50 VA 3 AMP; ilave elektrik malzemeleri; istasyon keşif bedeli; LPG dispenserlerini kablolama; AMR montajı ve sistem tanıma günc. pompa haberleşme bağlantısı; İst. ulaşım bedeli ve 25/9 pin çevirici olmak üzere (KDV hariç) 560,26 TL olmak üzere toplam 13.213,85 TL olduğu anlaşılmıştır.
İlk bozma ilamı sonrası mahkememizin 2013/302 Esas sayılı dosyası 05/12/2013 tarihli 2 nolu celse ara kararı uyarınca davacı vekiline sabit yatırımların neler olduğu hususunu açıklaması için süre verildiği; davacı vekilinin 11/12/2013 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan bayi demirbaş tablosunda konventor, pompa ekipmanı, PC Intelegent STB 2000; 2 adet pompa ekipmanı: antivirüs yazılımı;automatic pompa ekipmanı; pompa ekipmanı: ...; Otomasyon Trafik Analiz Yazılım ve Hizmet; Tank otomasyon yazılımı; Auotomatic PC, 5 adet tank seviye ölçüm prosu ve ünitesi; otomasyon lokal network güvenlik donanımı, Auotomaticpompa ekipmanı, alt yapı ve betonlama, istasyon otomasyonu ... olarak yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bozma ilamından sonra düzenlenen bilirkişi raporuna karşı 30/04/2018 tarihli itiraz dilekçesinde dava konusu talebinin otomasyon alt yapı sistemi ile bu sistemin korunması için yapılan alt yapı betonlamaya ilişkin olduğunu anlaşılmıştır.
Davalı şirket tarafından ... 1. Noterliği'nin ... tarihli ihtarnamede davacı tarafa ihtaren bayilik sözleşmesinin sona ereceği 31.12.2010 tarihinden sonra yeni bir sözleşme yapmayacağı ve muhatap tarafından verilen ariyet malzemelerin bayilik sözleşmesi süresinin tamamlandığı 31.12.2010 tarihinden itibaren 10 gün içerisinde teslim alınmasını, malzemelerin teslim alınmaması halinde doğabilecek hasarlardan meshul olunmadığını bununla birlikte masrafları muhataba ait olmak üzere bir depoya kaldırılacağını ihtar ettiği; davalı tarafından 18/02/2011 tarihli cevabi ihtarnamede davacının ... 41. Noterliği'nin ... tarih ve .. yevmiye nolu ihtarnamede davacıya herhangi bir borcu olmadığı sözleşmenin bitim süresi olan 31.12.2010 tarihinde süresi içerisinde sona erdiği, davacıya ait ariyet malzemelerinin iade edildiği ve davacıdan 9.502,00 TL alacaklı olduğu ve taraflarına ödenmesini talep ettiği; Davalı şirket tarafından ... 1. Noterliği'nin... tarihli ihtarnamede davacı tarafa ihtaren ... tarafından 17.02.2011 tarih ve... nolu faturanız karşılığında herhangi bir ürün alınmadığı, bahse konu edilen Sabit Kıymet Satış mal- hizmetlerden kastın ne olduğu firmamızca anlaşılamamıştır. 17.02.2011 tarihinde herhangi bir talebi olmadığı; firmanızdan Sabit Kıymet Satış mal ve hizmet alımı olmuş ise açıklanarak bilgi verilmesi ve bu Sabit Kıymet Satış mal ve hizmetlerin geri iade edileceği hususunun ihtar edildiği anlaşılmıştır.
... Tapu Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında ... Mah. 29.27.M pafta 207 ada 48 parselin malikinin davalı ... Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti olduğu ... tarihli ... yevmiye numaralı resmi senet ile ... A.Ş lehine intifa hakkı tesis edildiği; 5 yıl süreli olarak intifa hakkının taşınmazla birlikte üzerinde bulunan akaryakıt, LPG/Otogaz satış ve servis istasyonunda halen mevcut olan ve intifa hakkı süresinin sonuna kadar yapılacak tüm tesisleri, donanımı, mütemmim cüz ve teferruatı kapsadığı; 2. Maddede tesis edilen intifa hakkı bedelinin taşınmazdaki akaryakıt istasyonuna ... A.Ş tarafından yapılacak yatırımlar dış cephe kaplaması,kanopi vb. (ariyet malzemeleri dışında) sabit donanım inşa ve-veya iktisap bedellerinin ... A.Ş tarafından ödenmesi ve bunlara ilaveten davalı şirket tarafında düzenlenecek faturaların karşılığında şirkete ödeyeceği hususunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu sabit yatırımların yer aldığı ... ili, ... İlçesi, ... Mah. 29.27 M pafta, 207 ada, 48 parseldeki taşınmaz üzerinde keşif yapılmasına karar verildiği ve ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat doğrultusunda keşfin icra edildiği; ... talimat sayılı dosya kapsamında bilirkişiler tarafından ayrı ayrı rapor düzenlendiği; inşaat mühendisi tarafından keşifte yapılan incelemede sabit yatırım olarak market ofis olarak kullanılan betonarme iki katlı yapı; alt katı araç yıkama/ wc ve üst katı konut olarak kullanılan betonarme iki katlı yapı ve kanopi olarak tespit edildiği ancak dosya içerisinde yapılan incelemede bunların davaya konu sabit yatırımlar olmadığı; ...tarihli ve ... sıra nolu faturada belirtilen otomasyon alt yapı ve betonlama kalemi düşünülebileceği; burada belirtilen betonlama işleminin nerede yaptırıldığı belli değildir; akaryakıt istasyonu zeminin betonlamasından bahsediliyorsa zemin beton olmayıp asfalt olduğundan inşai açıdan sabit yatırım tespit edilemediği anlaşılmıştır.
...talimat sayılı dosya kapsamında inşaat mühendisi tarafından düzenlenen rapor yönünden... talimat sayılı dosya içeriğinde ek rapor alındığı iş bu 28/09/2018 tarihli ek raporda " "inşaat kalemi olarak sadece ... tarih ve ... seri numaralı faturada belirtilen ... kodlu “otomasyon altyapı ve betonlama” dikkat çekmektedir. Faturaya bakıldığında ise bu imalatların nereye yapıldığı hakkında bir kanaat oluşmasına imkan yoktur. Bu sebepten ötürü bu kalemin alt yapı sisteminin korunmasına ilişkin betonlama çalışması için yapılıp yapılmadığını söylemek doğru olmaz... Belediyeden gelen projelerin sadece bina ile ilgili olduğu alt yapı sistemini korumasına ilişkin olmadığı görülmüş olup bu sebepten ötürü zemin altında kalan imalatlara ilişkin herhangi bir maliyet hesabı çıkarılamadığı" tespit edilmiştir.
...talimat sayılı dosya kapsamında Elektrik mühendisi tarafından düzenlenen 03/04/2018 tarihli raporda son bozma ilamında yer alan ... tarihli ve ... nolu faturada elektrik malzemeleri ve ... tarihli ... faturada tank otomasyon sistemi ve otomasyon altyapısı olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
... talimat sayılı dosya kapsamında elektrik mühendisi tarafından düzenlenen rapor yönünden ... talimat sayılı dosya içeriğinde ek rapor alındığı iş bu 07/11/2018 tarihli ek raporda "Davacı vekilin dosyaya sunmuş olduğu faturalar tek tek incelendiğinde; 08.11.2006 tarih ve 370349 nolu faturada belirtilen elektrik kalemleri olarak 12V DC adaptörün her işyerinde bulunan bir cihaz olduğu ve bununla ilgili faturada adaptörün marka ve seri numarası bulunmaması, ayrıca faturada belirtilen ilave elektrik malzemelerinin ne tür elektrik malzemeleri ve yine faturada belirtilen İIpg dispenserlerinin kablolaması ve pompa haberleşme bağlantısının nerede kullanıldığına dair ve bunların marka ve seri numaraları gibi ayrıntıların faturada belirtilmediği dolayısıyla davacı tarafa mı yoksa davalıya mı ait olduğunun tespitinin mümkün olmadığına;... tarih ve ... nolu faturada belirtilen kabin/dağıtım panosunun yer değişimi bir işçilik kalemi olup bu işçiliğin yapılıp yapılmadığı tarafımızca tespiti mümkün değildir. 04.10.2005 tarih ve ..., 08.11.2006 tarih ve ..., 14.03.2007 tarih ve ... ve 22.10.2007 tarih ve ... nolu faturalarda belirtilen tank otomasyon sistemleri ve bunların güncellenmesi ve tanıtımı ile ilgili kalemlerde dava konusu işyerinde bilgisayarın koruması dolayısıyla aynı yazılımın ve güncellemelerin aktif olup olmadığı tarafımızca mümkün olmayıp, dava konusu petrol istasyonu halihazırda bu hizmetleri dava dosyasındaki faturalarda belirtilen .... Ltd. Şti'den almaktadır bu faturalarda belirtilen yazılım ve güncellemelerin aktif olup olmadığını bu firmaya sorularak öğrenilmesi mümkün" olduğu tespit edilmiştir. Davadışı ... Tic. Ltd. Şti'nin şube kapatılması nedeniyle iş bu hususun tespit edilemediği anlaşılmıştır.
... talimat sayılı dosya kapsamında alınan 05/09/2018 tarihli raporda "akaryakıt istasyonlarına yerleştirilen tanklar ve olası patlamalara karşı yapılan betonarmeler sabit yatırım sayılır ve benzin istasyonununda başka bir markaya geçilse dahi istenebilir. Fakat dava konusu parselde yapılan inceleme ve belediyeden alınan projeler incelendiğinde eski akaryakıt tanklarının bulunduğu yere yaklaşık 8 metre uzaklığı imal tarihi 2011 olan yeni tankların inşa edildiği ve şu an itibari ile yeni tankların kullanıldığı tespit edildiği sonuç olarak otomasyon altyapı sistemi ile bu yapının korunması için yapılan alt yapı betonlama ve ilgili sabit yatırımların yeniden inşa edildiği tespit edilmiştir. Fakat yeni benzin istasyonuna geçildikten sonra eski tankların kullanılıp kullanılmadığı ya da kullanılmışsa ne kadar süre kullanıldığı tespit edilmediği" anlaşılmıştır.
... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 27.06.2018 tarihli yazısı ekinde gönderdiği CD'ye kayıtlı projeler bilirkişi raporunda incelendiği ve gönderilen projelerin akaryakıt istasyonunda bulunan binaların mimari projeleri, kalorifer tesisatı ve sıhhi tesisat projeleri olduğu; uyuşmazlık konusu olan “otomasyon altyapı sistemi ile bu sistemin korunması için yapılan alt yapı betonlamaya ilişkin” bir proje veya ölçekli kroki, dava konusu yerde yapılmış herhangi bir tespit vb... bedel hesaplamaya dayanak teşkil edecek herhangi bir done bulunmaması nedeniyle teknik olarak bir bedel hesaplanmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
Taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede 17/02/2015 tarihli ek raporda alt yapı ve betonlamaya ilişkin 01/11/2005 bitiş tarihinin 16/10/2012 olduğu anlaşılmıştır.
Son bozma ilamı doğrultusunda mali bilirkişiden alınan raporda bozma ilamında yer alan faturalarla sınırlı olmak üzere 01/09/2010 tarihli protokol kapsamında 6. Madde uyarınca intifa bitiş süresi olan 16/10/2012 tarihinden sözleşmenin bitiş süresi olan 31/12/2010 tarihine kadar kullanılmayan kısma ilişkin hesaplama yapıldığı; kıstelyevm metoduna göre hesaplama yapıldığı sonuç olarak 31.12.2010 tarihine kadar sözleşme ayakta kalmış olmakla, sözleşme başlangıcı ile bu tarih aralığında kıstelyevm usulüne göre davacının hesaplanacak bir alacağının tespiti yapılamadığı anlaşılmıştır.
TBK m.77 uyarınca haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Davacı TBK m.77 vd. uyarınca davalı şirketten aralarındaki bayilik sözleşmesi gereği davacı tarafça yapılan sabit yatırımların, bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı ile süresinden önce sona ermesi nedeniyle sabit yatırımların kullanılmayan kısmını talep ettiği; davanın sözleşme ilişkisinin erken sona ermesi nedeniyle otomasyon alt yapı sistemi ile bu sistemin korunması için yapılan alt yapı betonlama hususunda bozma ilamı doğrultusunda ...tarihli ... sayılı ve ... tarihli ... sayılı iki adet faturalara yönelik sınırlı olmak kaydıyla yapılmış peşin ödemelerin kıstalyevm usulüne göre aşkın kısmının iadesine dayalı olduğu anlaşılmakla temelde borcun kaynağı sözleşmedir.
Davacı vekiline davalı şirket ile arasında kurulan intifanın 2002 yılı esasına dayalı olması nedeniyle sözleşme ilişkisinin başlangıç tarihini bildirmesi ve 16.10.2002 tarihli intifa hakkı kapsamında sözleşmeyi sunması için davacı vekiline HMK m.31 kapsamında kesin süre verildiği; davacı vekili 06/01/2025 tarihli beyan dilekçesinde dosyada mübrez sözleşmelerden önce akdedilen sözleşmelerin tarihi eski olduğundan müvekkil şirket arşivinde örnekleri bulunamadığı açıklanmakla dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmeler dışında taraflar arasındaki davalı şirket ile arasında kurulan intifanın 2002 yılı esasına dayalı olması nedeniyle sözleşme ilişkisinin başlangıç tarihinin bildirilmediği bu durumda bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda kıstelyevm metoduna göre 31.12.2010 tarihine kadar sözleşme ayakta kalmış olmakla, sözleşme başlangıcı ile bu tarih aralığında kıstelyevm usulüne göre davacının hesaplanacak bir alacağının tespiti yapılamadığı anlaşılmakla davacının davasının davalı ... Ür. San. Tic. Nak. İnş. Tur. İth.İhr.Ltd.Şti. Yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizin 2011/492 Esas 2012/43 Karar sayılı ilamında davalılar ...ve ...'nün bayilik sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2013 tarihli ... Esas ...Karar sayılı ilamında "1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ... ve ...'ye yönelik olarak kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir." iş bu karar yönünden kesinleştiği anlaşılmakla davalılar ... ve ... yönünden karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacının davasının davalı ... Ür. San. Tic. Nak. İnş. Tur. İth.İhr.Ltd.Şti. Yönünden reddine,
2-Davalılar ... ve ... yönünden karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.266,33 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 275,30 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 991,03 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ... Şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 18.537,93 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Şirketi'ne verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine temyiz dilekçesi sunulmak ve temyiz başvurma ve karar harcı ile temyiz gider avansı yatırılmak suretiyle, Yargıtay İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların temyiz kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/01/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır