T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/139 Esas
KARAR NO : 2026/383
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı daireye sunduğumuz dilekçede tarafımızca alacak kaydı talebinde bulunulduğu; alacak kayıt ve dilekçelerin incelenmesi neticesinde müvekkil ile müflis şirket arasında yapılmış olan devremülk satış sözleşmesi ve devremülk kira sözleşmesine dayalı ...nin ... E. Sayılı dosyasına alacak kaydı için tarafımızca ilgili tüm hesaplamalar özenle yapılarak başvuru yapıldığı; hal böyle ise de işbu alacak nedeniyle iflas masasına kayıt talebimize konu alacak miktarının bir kısmını kabul etmiş buna mukabil diğer bir kısmını reddettiği; alacak talebimizden 55.312,54 TL'lik kısım davalı tarafından iflas idare memurlarınca reddedildiği; davalının hani gerekçeye dayanarak bu talebin reddedildiği anlaşılamadığı; ... 2. İflas Dairesi’nin alacağımızın bu reddedilen kısma dair kararı 12.02.2024 tarihinde tarafımıza tebliğ edil diği neticeten fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne, müvekkilimizin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mezkur davada husumet yanlış yöneltildiği; söz konusu davanın tarafı iflas müdürlüğü olması gerekirken iflas memurlarına yöneltilmesi hukuken mümkün olmadığı; söz konusu davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği; davacının süre içerisinde kayıt kabul davasını açmamış olup hak düşürücü süre sebebiyle işbu davanın reddi gerektiği; alacak kaydına ilişkin iflas idaresince verilen karar usule, hukuka ve kanuna uygun bir biçimde düzenlendiği; alacaklılar başvuru dilekçelerinde talep ettikleri bedelleri, hangi hukuki dayanağa ve sebebe dayanarak talep ettiklerini kanıtlayacak tüm bilgi ve belgeleri başvuru dilekçeleri ile birlikte sunmak zorunda olduğu; alacaklının, müflis şirketle yapılan devre mülk satış sözleşmesi ve devre mülk kira sözleşmelerine dayandığı, yapılan sözleşmeler gereğince satın alınan taşınmazın müflis şirketten yıllık toplam 3.393,65 Euro karşılığı kiralanması karşılığı kira sözleşmesi yapıldığı belirtilerek alacak talebinde bulunduğu; ancak yapılan incelemelerde Aralık/2014 tarihi devre mülkün kira başlangıç tarihi olduğu, Aralık/2014 dahil kira ödemesinin yapılmadığı ibraz edilen belgelerden anlaşıldığı; yapılan incelemelerde alacaklının 113.810,37-TL kira geliri, 65.810-TL satış bedeli ve 37.971,46-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 217.591,83-TL alacağı tespit edildiği; fazlaca talep edilen 55.312,54-TL'nin reddi gerektiği; iflas idaresinin davaya konu alacak hakkında vermiş olduğu kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta olup ikame edilen işbu yersiz ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Neticeten Davacı tarafından müvekkil aleyhine ikame edilen işbu haksız ve mesnetsiz davaya karşı cevaplarımızı sunar, müvekkil aleyhine açılan işbu davanın husumetten, dava şartı ve hukuki yarar yokluğundan, hak düşürücü süre, zamanaşımı ve neticede esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ara kararı uyarınca " 2-Dava dilekçesinde her ne kadar iflas idare memurları davalı olarak gösterilmiş ise de kayıt kabul davalarında davalı iflas dairesi olduğundan UYAP kaydından davalı sıfatının iflas idaresi olarak gösterilmesine ve iflas dairesine dava dilekçesi ve eklerinin tebliğine," karar verildiği; sunulan cevap dilekçesinde özetle "T.KONUSU : Davaya karşı cevap ve itirazlarımızın arzıdır. Cevap ve İtirazlarımız 1- İflas açıldıktan sonra her türlü alacak kayıt takip tahsil iddialarının iflas idaresine yapılması gerekir. İlgili ... Şirketi hakkında ... 2.İflas Müdürlüğünde ... Takip iflas Dosyası açılmıştır.Alacak kaydının bu dosyaya yapılması gerekir. 2 - Alacaklı Davacı taraf Müdürlüğümüze Alacak kaydı zaten yaptırmıştır,... Bunun dışındaki iddiaları somut kesin hukuki değer ifade eden bilgi ve belgeye dayalı değildir. iddialar soyut Hayali Hukuki dayanaktan yoksundur.4 - Beyan ve talep edilen yasal haklı alacak aynen kabul edilmiştir dava konusu kalmamıştır. Neticeten davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, sıra cetveline itiraz davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının devremülk kira sözleşmesi kapsamında davalı iflas idaresinden kayıtlı olduğu sıra cetvelinde itiraz edilen miktar üzerinden alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek davalı müflis şirketin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak suretiyle davacının iflas masasına kaydedilebilecek EURO cinsinden ve taraflar arasında imzalanan kiralama sözleşmesinden doğan bir alacağının bulunup bulunmadığı varsa iflas tarihi itibariyle alacak miktarının ne olduğu hususunda rapor tanzim edilmesinin istenmesine karar verildiği; 11/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle,"...
1- Müflis şirketin iflas tarihi olan 26/12/2019 tarihi itibariyle, Müflis Şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ait yevmiye defterleri incelendiğinde, 440 hesapta (Alınan Sipariş Avansları ) kayıt altına alınan 66.372,40 TL ve ... hesapta ( Devremülk Müşterileri Sözleşme Bedellerinden Alacaklar) kayıt altına alınan 65.810,00 TL tutarlarının tespit edildiği, müteakip yıllarda ilgili hesapların aynı tutarlar ile açılıp, yıl kapanışlarında aynı bakiyeler ile kapatıldığı, yani ticari defter incelemesinde davacı adına bu tutarlardan başka bir borç/alacak kaydı yapılmadığı
2- Müflis Şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ait yevmiye defterleri incelendiğinde, Sayın Mahkemenizin, tarafıma vermiş olduğu görev çerçevesinde, davacı tarafın EURO cinsinden bir alacağının olup olmadığı tespit edilemediği, Müflis Şirketin muhasebe kayıtları Türk Lirası cinsinden tutulmakla birlikte, atılan kayıtların açıklamalarında da ilgili TL tutarların EURO cinsinden karşılıklarının yazılmadığı
3- Davacı taraf ... ile müflis şirket (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti. ile arasında 30.07.2013 tarihinde, ... numarası ile akdedilen “Devre Mülk Satış Sözleşmesi” incelendiğinde, davacı tarafın ilgili “Devre Mülk Satış Sözleşmesi” kapsamında müflis şirketten alacağının 66.433 TL olduğu, bunun haricinde EURO bakiye olmadığı
4- Davacı taraf ile müflis şirket arasında ... tarihli ve... sayı ile akdedilen “Devremülk Kiralama sözleşmesi” incelendiğinde, Devre no:...ve Devre no ... için davacının hak ettiği toplam kira gelirinin, takdiri Sayın Mahkemenizin olmakla beraber, 15.001 Euro olduğu" tespit edilmiştir.
Davalı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesi dikkate alındığında dosyanın nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile taraflar arasında imzalan devremülk satış sözleşmesi kapsamında 2/5 sayfada yer alan tablolar dikkate alınarak 162.841,96 TL yönünden talep edilen devremülk tapu mülkiyeti alacağının miktarının tespitine karar verildiği ancak davacı vekilinin verilen ihtaratlı kesin sürelere rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı; davacı tarafın bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, davacı vekili dava dilekçesinde devremülk satış sözleşmesi ve devremülk kira sözleşmesine dayalı olarak sıra cetveline kaydedilmeyen alacak yönünden talepte bulunduğu; iş bu dava dilekçesinde somutlaştırılmayan ancak sıra cetveline kayıt dilekçesinde de “1. Müvekkil ile müflis şirket arasında ... tarihli ve ... sayılı Devremülk Satış Sözleşmesi”akdedilmiş olup; söz konusu sözleşmenin aslı müflis şirkette kalacak şekilde tanzim edilmiştir. (Ek1: Devremülk Satış Sözleşmesi; müvekkilde olan nüshası)2. Yine, Müvekkil ile müflis şirket arasında 30.07.2013 tarihli ve K-11202 sayılı Devremülk KiralamaSözleşmesi” akdedilmiş olup; aslı müflis şirkette kalacak şekilde tanzim edilmiştir. (Ek 2:Devremülk Kiralama Sözleşmesi; müvekkilde olan nüshası.)3. Müvekkil, yukarıda bahsi geçen sözleşmelere dayalı olarak müflis şirketten alacağı bulunmaktadır.Zira; müflis şirket sözleşme yükümlülüklerini bugüne dek yerine getirmemiş, bahse konu hususlar,kira alacağı, işbu dilekçe ekinde detayları yazılı konular vb. yönünden müvekkilin, müflis şirketten alacağı bulunmaktadır. (Ek 3 : Müvekkile ait Bağımsız bölüm adı altında listelenen alacaktutarlarının yazılı olduğu liste.)4. Dolayısıyla, müvekkilin, müflis şirketten 272.904,37 TL alacağı bulunmaktadır. (Ek : 4 Sözleşmeleregöre hesapladığımız Kira Alacağı ve Tapu Mülkiyet toplam alacak listesi.)” ifadesinin yer aldığı anlaşılmakla davacı vekiline hangi yıllarda hangi tarih aralığına ilişkin devremülk kira bedelinin talep edildiğinin somutlaştırılmasına dair davacı vekili tarafından sunulan beya somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında sunulan beyan dilekçelerinde özetle davacının - 6.355,00 Euro (devremülk satış sözleşmesinden kaynaklı alacak)- 6.833,00 Euro (kira sözleşmesinden kaynaklı alacak) toplam: 13.188,00 Euro alacağın karşılığı olan ve iflas masasına başvuru sırasında 55.312,54 TL olarak bildirilen tutarın, reddedilen kısmı yönünden sıra cetveline kaydına ve kabulüne karar verilmesi talep ettiği; dava dilekçesinde devremülk satış sözleşmesi ve kira sözleşmesine dayalı sıra cetveline kaydedilmeyen alacak yönünden 55.312,54 TL'nin kayıt ve kabulü talep edildiği;30/3/2026 tarihli beyan dilekçesinde ise 6.355,00 Euro ve 6.833,00 Euro olarak kayıt dilekçesindeki taleplerin kabulü ile reddedilen kısmın kabulüne karar verilmesi talebini mahkeme ara kararı uyarınca açıklama yapılmadığı; somutlaştırması için sunulan beyan dilekçesinde ise "Kaldı ki; bu hesaplama, dava dosyasında mübrez kayıtlar, ilgili sözleşmeler çerçevesinde ‘’Gösterge Niteliğindeki Merkez Bankası Kurları-tapuda yazılı tarih olan dosyaay sunduğumuz ilgili tarihli kura göre: 1 EURO karşılığı ilgili TL tutarı hesaplanmış olup; buna kaşılık gelen ve 31.12.2019 iflas tarihli döviz kurunun da hesalanarak '' Tapu Mülkiyet alacağı '' na ulaşılmıştır. 3. Müvekkilin ilgili devrelerine ait bağımsız bölümlerin kira alack toplan tutarı ve Tapu Mülkiyet Toplam alacak tutarı içerisine işbu davaya konu reddedilen 55.312,54-TL tutar da dahildir. Şeklinde açıklama da bulunduğu anlaşılmıştır.
... 2. İflas Dairesi'nin cevabi yazısından ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasında 26/12/2019 tarihinde ... Şirketi'nin iflasına karar verildiği, iflas tasfiyesinin ... 2. İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, iflas kararının 12.05.2022 tarihinde kesinleştiği, ... sayılı iflas dosyasında tasfiyenin Adi Usul ile yürütüldüğü,19.01.2023 tarihinde İkinci alacaklılar toplantısının icra edildiği, Av. ..., ... ve ...'nun iflas idare memuru olarak seçildikleri anlaşılmıştır. Davacının alacak ... hakkında ''Alacak kayıt talebinde bulunan ... vekili Av....'ın alacak kayıt dilekçeleri ve eklerinin incelenmesinde alacağın müflis şirketle yapılan devremülk satış sözleşmesi ve devremülk kira sözleşmesine dayandığı, yapılan sözleşme gereğince ... devre nolu devremülkün müflis tarafından alacaklıya satışının yapıldığı, alacaklının söz konusu devremülkü müflis şirkete yıllık toplam 3.393,65 Euro karşılığı müflis şirkete kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesi yapıldığı, (İflas tarihi itibariyle Merkez Bankası 1 Euro efektif satış kurunun 6,5973 olduğu) yapılan inceleme sonucu Aralık 2014 tarihi devremülkün kira başlangıç tarihi olduğu, Aralık 2014 dahil kira ödemesinin yapılmadığı ibraz edilen belgelerden anlaşıldığından alacaklı tarafından devremülk satış bedeli ve kira bedelleri alacakları olarak talep ettiği toplam 272.904,37 TL'nin iflas tarihi itibariyle 113.810,37 TL kira geliri, 65.810,00 TL satış bedeli ile buna işleyen 327.971,46 TL yasal faizi olmak üzere toplam 217.591,83 TL'nin kabulü ile İİK.nun 206. maddesi gereğince sıra cetvelinde 4.sıraya kaydının yapılmasına, fazla talep edilen 55.312,54 TL'nin reddine karar verildi. 24.01.2024'' şeklinde karar verildiği; iş bu kararın davacı tarafa 12/02/2024 tarihinde tebliğ edildiği , davanın sıra cetvelinin tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük yasal süre içinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
637 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) Devre Mülk Hakkı başlıklı 57 nci maddesi şöyledir:"Mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade hakkı, müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı olarak kurulabilir. Bu hakka devre mülk hakkı denir."
Devre mülk hakkı, 10.06.1985 tarihli 3227 sayılı Kanun’la 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na eklenen hükümlerle kabul edilmiştir. Anılan Kanun'un 58 inci maddesinde devre mülk hakkının, ancak mesken nitelikli, kat mülkiyetine veya kat irtifakına çevrilmiş yahut müstakil yapılarda kurulabileceği belirtilmiştir. Buna göre, devre mülk hakkının kurulabilmesi için yapının kat mülkiyetine veya kat irtifakına çevrilmiş bir bağımsız bölüm veya müstakil bir yapı olması ya da müstakil bir yapı söz konusu ise, bu yapının paylı mülkiyet şeklinde mülkiyet konusu olması gerekir. Çünkü, devre mülk “müşterek mülkiyet payına bağlı” bir irtifak hakkı (yararlanma hakkı) olarak kurulabilir. Devre mülk hakkının kurulabilmesi için Tapu Sicil Muhafızlığında resmi senet düzenlenmesi zorunlu olup (KMK m 60 ve 61), devre mülk hakkının yılın belli dönemlerine ayrılması ve 15 günden daha az süreli olmaması gerekir (KMK. M. 59).
Nitekim TBMM Devre Mülk ve Devre Tatil Sektörlerinde Yaşanan Mağduriyet İddialarının Araştırılması ve Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonunun 08.01.2019 tarihli tutanaklarına göre de (...), komisyonda görüş bildiren yetkililer devre tatil sözleşmesinin şahsi hak olarak nitelendirilebilecek olanlarının devre tatil sistemleri, diğerlerinin de ayni hak tanıyan, kişiye mülkiyet hakkı tanıyan ve onun üzerinde sınırsız tasarruf imkânı veren devre mülk sistemleri olarak iki ana gruba ayrıldığını, devre mülk sistemlerinin de kendi içerisinde devre mülk, ya da müşterek mülkiyet payına bağlı olarak paylı sistem, dönem mülk veya hisseli gayrimenkul olarak tanımlandığını açıklamışlardır.
Devre mülk hakkı 634 sayılı Kanun'un 57 vd. maddelerinde düzenlenen taşınmazın müşterek mülkiyet payına bağlı bir hak olup, bu hak gayrimenkul hisse devri vaadi de içerdiğinden devrin anılan yasa hükmü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 706 ncı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci, Tapu Kanunu'nun 26 ncı ve Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olup, haricen düzenlenen satış sözleşmeleri geçersizdir. Geçersiz sözleşmenin bulunması halinde taraflar birbirlerine verdiklerinin iadesini her zaman talep edebilirler. Ancak taraflar arasında haricen düzenlenen sözleşme sonucunda tapuda devir yapılmış ise, geçersiz sözleşme geçerli hale gelecektir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) Dürüst davranma başlık 2 nci maddesi;
"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Taraflar arasında haricen düzenlenen ... tarihli ... sözleşme nolu satış sözleşmesi geçersiz olsa da yukarıda izah olunduğu üzere taraflar arasında haricen düzenlenen sözleşme sonucunda tapuda devir yapıldığından geçersiz sözleşme geçerli hale gelecek olup davacının geçerli hale gelen devremülk satış bedelinin iadesini talep edemeyeceği buna karşılık iflas idaresi tarafından kabul edildiği anlaşılmakla geçerli hale gelen devremülk satış bedelinin iadesi talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasında akdedilen .. devre nolu kira sözleşmeleri yönünden devremülk kira sözleşmesinin tapuya tescil edildiği, Sağmalcılar Mahallesi 46 ada 1 parsel 287 nolu bağımsız bölümdeki devremülk hakkından kaynaklı kira alacağına ilişkin talebinin kayıt kabul talebinde 110.062,41 TL olduğu; sıra cetveline ilişkin müzekkere cevabında 113.810,37 TL'nin sıra cetveline kaydedildiği anlaşılmakla davacının kira alacağı yönünden talep edebileceği ayrı miktar bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda da müflis şirketin ticari defterlerinin TTK Md.64 ve VUK ile tasdike ilişkin hükümlerine uygun,
tasdiklerinin tam ve berat yükleme sorumluluklarının süresi içinde yerine getirilmiş olduğu; müflis Şirketin 2017-2018-2019 yıllarına ait yevmiye defterleri incelendiğinde, 2017 yılı açılış bakiyeleri olan 440 hesapta (Alınan Sipariş Avansları ) kayıt altına alınan 66.372,40 TL ve 941 hesapta ( Devremülk Müşterileri Sözleşme Bedellerinden Alacaklar) kayıt altına alınan 65.810,00 TL tutarları , müteakip yıllarda ilgili hesaplar aynı tutarlar ile açılıp, yıl kapanışlarında aynı
bakiyeler ile kapatıldığı tespit edilmiş, yani davacı adına bu tutarlardan başka bir borç/alacak kaydı yapılmadığı; ...’un (Davacı ...’ın ile diğer devre mülk alıcılarının kaydedildiği) ... Hesaplarda takip ettiği tutarlar, alacak borç ilişkisini göstermeyen, sadece şirketin kendisine bilgi amaçlı not olarak kaydettiği tutarlardır.
Ancak Müflis şirket ...’ un 2019 yevmiye defterinde ....Hesapların kapanış kayıtlarını yapmadığı tespit edildiği anlaşılmıştır. Devremülk kira alacağı yönünden masaya kaydedilen kira alacağının davacının talebinden fazla hesaplandığı ve kaydedildiği anlaşılmakla bilirkişi raporundaki hatalı tespitler dikkat alınmaksızın davacının fazlaya ilişkin devremülk kira alacağı talebinin reddine karar vermek gerekmiş neticeten davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.06/05/2026
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy