T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/147
KARAR NO : 2025/39
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 17/01/2023
KARAR TARİHİ : 17/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1-11.11.2021 tarihinde müvekkili şirkete ... sayılı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı (...)... plakalı araca maliki... sürücüsü ... olan ... plakalı araç %100 kusurlu bir şekilde hasar verdiğini, kaza tarihinde tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç müvekkili şirkete sigortalı olan ... plakalı aracın sağ arka yan kısımlarına çarparak savrulmasına ve park halinde duran ... plakalı araca çarpmasına sebep olduğunu, bu nedenle ilgili kaza tespit tutanağında sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu KTK 57 1 b maddesini ihlal ettiği kanaatine varıldığını, müvekkili şirket sigortalısının uğradığı zararı tazmin edebilmek için söz konusu hasar sebebiyle yaptırılan ekspertiz sonucunda hasarlı araç için 20.01.2022 tarihinde 97.294,84-TL hasar tazminatı ödediğini, Kusuru nedeniyle kazanın gerçekleşmesine neden olan davalı tarafın zarardan sorumlu olduğunu, karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin bulunduğu davalı sigorta şirketi de zarardan poliçe limitleri kapsamında sorumlu olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun madde 85 hükmü gereğince ... plakalı aracın sahibinden aracın sürücüsünden ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu ... Sigorta A.Ş.'nden halefiyet ilkesi gereğince sigortalıya yapılan ödemeyi talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, uyuşmazlığın çözümü ve söz konusu bedelin rücuen tazmini için dava şartı kapsamında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu,...Arabuluculuk Bürosu ... (...) Arabuluculuk numaralı dosyası kapsamında anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulünü, ödenen 97.294,84-TL tutarındaki maddi tazminatın davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:
Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket genel müdürlük adresi Sarıyer İstanbul olduğunu, bu sebeple yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Sayın yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zira bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerektiğini, davacı tarafın aracının ticari olmadığını, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, dava konusu talebin muaccel olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının iddia ettiği ödeme tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırı olduğunu, tarafımıza ikame edilen haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin faiz sorumluluğu sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere talep edilen maddi tazminat bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebinin fahiş olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücreti bulunmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV’den sorumluluğunun bulunmadığını, baro pulu ve vekalet harcından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, bu giderlerin vekaleti sunan avukata ait olduğunu, Mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazlarının kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazımız kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... ve ...vekili cevap dilekçesinde özetle, işbu davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, huzurdaki davanın yetkili mahkemede de açılmamış olmasının göz önüne alınması gerektiğini, işbu davada talep edilen meblağ için faiz oranı ve faiz başlangıç tarihi hukuka aykırı şekilde belirtildiğini, ayrıca talep edilen bedele ilişkin davacının ödeme tarihinden itibaren faiz istemesi de hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı sigorta şirketi kendi sigortalısına gerçekleştirdiği ödemeye ilişkin müvekkillerine yönelik ihtarname veyahut icra takibi yoluna gitmediğini, dolayısıyla Borçlar Kanunu gereği işbu dava açılana dek muaccel hale gelmemiş olan borca ilişkin ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, talep edilen tüm alacaklar yönünden zamanaşımı itirazımızını ileri sürdüklerini, olay anında müvekkili ... ... plakalı araç ile yola çıkarken yolun sol tarafında park halinde araçların bulunması nedeniyle yoldan gelen araçların kontrolü amacıyla yavaş şekilde ilerlediğini, müvekkilinin aracını gören ... plakalı araç sürücüsü aşırı süratli olması nedeniyle kaza yapacağını düşünerek sola yönelik manevra yaptığını, manevra sonucu araç hakimiyetini kaybederek önce müvekkilinin aracının ön kısmına aracının sağ arka kısmını çarptığını, çarpmanın etkisiyle ilk olarak orta refüje ardından da refüjden sekerek park halindeki ... plakalı araca çarparak durabildiğini, kazanın hemen ardından müvekkilleri aracından inerek kazaya karışan diğer araçtaki kişilere yardıma gittiğini, yardım sırasında müvekkilinin aracının arkasından başka bir olay için ambulansın gelmesi nedeniyle müvekkili ... geri dönüp aracı ileri aldığını, ardından olay yerine gelen kolluk ekipleri tutanak hazırlayıp olay yerinin fotoğraflarını çekerken müvekkiline ait araç kaza anındaki konumunda değil yolun ilerisinde göründüğünü, olay yerine gelen kolluk görevlileri ile görüşen müvekkiller kendileri ile ilgili bir mesele olup olmadığını sorduğunda, "sizlik bir mesele yok, yarın karakoldan tutanakları alırsınız" denildiğini, bunun üzerine müvekkilleri olay yerinden ayrıldığını, Ancak ertesi gün karakolda müvekkillerine teslim edilen tutanakta kazada %100 kusurlu taraf olarak müvekkilleri tespit edildiğini, somut olayda müvekkili KTK 57/1-b maddesindeki hükümleri ihlal etmediğini, aksine ... plakalı araç sürücüsü KTK 51/1, 52/1-a,b maddelerindeki hız sınırlarına uyulması ve hızın sürücü tarafından şartlara uygun şekilde azaltılmasına ilişkin hükümleri ihlal ettiğini, somut olayda kazanın ve zararın meydana gelmesinde tam kusurlu olan taraf ... plakalı araç sürücüsü olduğunu, Kaza Tespit Tutanağında müvekkili asli kusurlu tespit edildiğini, bahse konu KTT'deki tespitler tarafımızca kabul edilemeyeceğini, bu nedenle öncelikle olay yerinde trafik bilirkişisi ve tanık eşliğinde keşif yapılmasını ve bilirkişiden olaya karışan araçların kusur oranına ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı sigorta şirketi somut olay neticesinde ... plakalı araçta toplam 97.294,84-TL tutarında zarar oluştuğunu, bu nedenle yapılan ödemenin tarafımızdan tahsil edilmesini talep ettiğini, davacının dava ve iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla somut olay neticesinde ... plakalı araçta meydana gelebilecek hasar ve bu hasarın makul tamirat bedelinin hesaplanması gerektiğini, dosyaya sunulan faturadaki tamirat kalemlerinin hangilerinin dava konusu trafik kazası neticesinde ortaya çıktığı, hangilerinin ise kaza ile ilgisi olmadığı halde tamirata dahil edildiği hususu şüpheli olduğunu, davacının 97.294,84-TL tutarındaki zarar talebi taraflarınca kabul edilmediğini, Davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise, zararın ZMM Sigorta Şirketinden tahsiline, Her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-Bilirkişi raporu,
2-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen maddi tazminatın davalılardan rücuen tazminine ilişkindir.
Mahkememizin ... Esas ...Karar sayılı davanın usulden reddine karar verilmiş, dosyanın gönderildiği ... 36. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı karşı görevsizlik kararı üzerine merci tayini için dosyanın gönderildiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince verilen ... Esas ... Karar sayılı kararı işbu davaya Mahkememizce çözümlenmesi gerektiği bildirilmiş ve dava dosyası yukarıdaki esas numarasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler ile davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından ibraz edilen hasar dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından 14.07.2021 başlangıç, 14.07.2022 bitiş tarihli genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalanan dava dışı ... plaka numaralı araç ile davalılardan ... adına tescilli ve diğer davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı aracın çarpışması sonucunda 11.11.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazaya karışan ... plaka numaralı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 27.09.2021 başlangıç, 27.09.2022 bitiş tarihli zorunlu trafik sigortası kapsamında sigortalandığı, meydana gelen kazanın davacı sigorta şirketi ile davalı sigorta şirketi bakımından poliçenin geçerli olduğu dönemde meydana geldiği, eş deyişle oluşan zararın teminat kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu trafik kazasına karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının ve davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı hususunda bir trafik bilirkişisi ile otomotiv alanında uzman bir makine mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 25.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle,
Trafik Kazası Tespit Tutanağında; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde, 11.11.2021 tarihinde saat 13.30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... caddesinden, ... caddesine çıkış yapmak istediği esnada, aracının sağ ön kısımları ile ... Hastanesi istikametinden ... caddesini takiben Türbe Kavşağı istikametine seyrederken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ arka yan kısımlarına çarpması ve ... plakalı aracın çarpmanın etkisiyle savrularak, yolun sağında park halinde bulunan ... plakalı aracın sol arka yan kısımlarına sağ ön kısımları ile çarpması ve aracın sağ yan kısımlarından yaya kaldırımına çıkması sonucunda, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazada, sürücü ...’ın 2918 Sayılı KTK’nun madde 57/1.b’yi (bölünmüş yola çıkan sürücülerin bu yoldan geçen taşıtlara geçiş hakkını vermemesi) ihlal ettiğinin anlaşıldığı, bu nedenle asli kusurlu olacağı görüş ve kanaatine varıldığı, kazaya neden olan araçların ilk çarpışma noktasının bölünmüş cadde üzerinde ve sol şeritte kaldığı görülmekte olup, çarpışmanın etkisiyle orta refüje temas eden ... plakalı aracın daha sonra sağ şeride doğru yönelerek, park halindeki ... plakalı araca sol arka yan kısmından çarptığı (2. Çarpma noktası) bu aracın da çarpmanın etkisiyle sağ arka yan kısmının yaya kaldırımına çarptığının (3. Çarpma noktası) anlaşıldığı, ... plakalı araç sürücüsü ...’in kavşağa girerken, kavşakta bulunan araçların hız ve konumlarına dikkat etmesi, uygun zamanda ve uygun hızda kavşağa girmesi gerekirken, bu hususlara yeterince riayet etmeden, trafiğin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeden, hatalı şekilde bölünmüş yola
girmesi nedeniyle oluşan kazada, bu hatalı davranışları nedeniyle Asli ve tam kusurlu olduğu, kontrolsüz kavşağın, bölünmüş yol kesiminde seyreden ... plakalı araç sürücüsü ...’ın, kaza tespit tutanağına ekli krokiye göre kendi şeridi içinde kavşağı geçmekte iken, bölünmemiş yoldan gelen araç tarafından, aracının arka sağ kısmından sademeye uğradığı olayda, önlem alması mümkün olmadığından, atfı kabil kusurunun bulunmadığı, kazaya maruz kalan araca ait hasar resimleri ile hasarın giderilebilmesi için gereken parça ve bedelleri karşılaştırıldığında hasarı yansıttığı ve KDV dahil toplam 97.294,84 TL bir bedele ihtiyaç duyulabileceği ve kadri maruf sayılmasının uygun olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna somut olay ve dosya içeriğine uygun, gerekçeli, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli olması sebebiyle itibar edilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından kasko poliçesi kapsamında sigortalanan ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından zorunlu mali trafik sigortası kapsamında sigortalanan ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'in tam ve asli kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı ve davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemelerin araçta meydana gelen hasar nazara alındığında kadri maruf olduğu, bu durumda davalıların oluşan zarardan sorumlu oldukları, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada belgeye rastlanmadığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
-97.294,84 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden 27/12/2021, diğer davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (davalı ... Sigorta A.Ş. Ana para yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.646,21 TL nispi karar harcının, 1.661,56 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 4.984,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 9.070,00 TL yargılama gideri ile 1.661,56 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı toplamı 10.911,46 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/01/2025
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 1.661,56 TL
Karar Harcı : 6.646,21 TL
Noksan Harç : 4.984,65 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 11.539,50 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama gideri detayları
Bilirkişi Ücreti : 8.000,00 TL
Posta Giderleri : 1.070,00 TL